İçeriğe atla

Orta yaş krizi

Orta yaş krizi veya erişkin sendromu; kadınlarda menopoz, erkeklerde ise andropoz süreci öncesi değişen hormonal faaliyetlere bağlı olarak kişilerin cinselliğe karşı aşırı istek artışının oluşmasına verilen genel addır. Genelde bilinç daha doğru bir ifade ile altbilincin vücut bütünlüğü olarak artık üreme faaliyetlerinin risk altında olduğunu algılayarak canlılığın (neslin) devamı dürtüsüyle oluşan bir psikolojik savunma dürtüsü mekanizmasıdır. Ayrıca sosyal hayatı olan canlılarında bilimsel olarak (508 şempanze ve orangutan) incelenmesinde hayvanlarda da orta yaş krizi bulguları görülmüştür.[1]

Orta yaş sendromu ilk olarak 1965 yılında Elliott Jaques tarafından ortaya atılmış ve Batı toplumunda orta yaşlarda ya da orta yaşlılarda, gençlik çağlarını geride bırakmanın duygusallığı ve yaşlanmanın hissedilmesi ile dramatik olarak özgüvenin azalması sonucu görülen bir süreç olarak tanımlanmıştır.[]. Orta yaş döneminde olan erişkinlerin çoğu, hayatlarının yarısını tüketmiş olabilecekleri düşüncesi ile orta yaş sendromuna girebilmektedir. Kriz bu süreçte, evlilik dışı ilişki, andropoz, menopoz, aileden birinin ölümü veya başka üzüntüler, işsizlik ya da eksik istihdam, başka bir iş tecrübesi olmamakla beraber işinden ya da kariyerinden hoşnut olmamak ya da çocukların evden ayrılması gibi etkenler dolayısıyla tetiklenebilir. Bu kişiler amaçları ya da idealleri ile ilgili olarak yeniden bir değerlendirmeye girebilir ve bu durum kariyer, iş-yaşam dengesi, evlilik, duygusal ilişkiler, harcamalar veya fiziksel görünüm gibi günlük yaşamda ya da rutinde, önemli değişimler yapma arzuna dönüşebilir.

1980'lere kadar yapılan akademik araştırmalar orta yaş sendromu olgusunu, erişkinlerin çoğunda görülen bir evre olarak kabul etmemiştir. Yapılan bir çalışmaya göre ABD'de yaşayan insanların %10'undan daha azı yaşlanmaya ya da yaşlarına bağlı olarak psikolojik bir kriz yaşamışlardır.[2] Kişilik tipi ve psikolojik kriz geçmişinin "geleneksel" bir orta yaş krizi için zemin hazırlayacağına inanılmıştır.[3] Bu evreden geçmekte olan kişiler bazı belirtiler ile birbirinden farklı davranışlar sergilerler.

Olgu

Bu sorun genel olarak 40 ila 60 yaş aralığında ortaya çıkar ve yetişkinlerin yaklaşık %10'u orta yaş krizine yakalanır (1990'larda yapılmış geniş bir çalışmaya göre[4] hastalığın başlangıç yaşı ortalama 46 idi.). Erkekler de 3-10 yıl, kadınlarda ise 2-5 yıl sürmektedir.

Orta yaş krizi yaşlanmadan kaynaklanabileceği gibi, yaşlanma ile gelen değişiklik, problem ya da pişmanlık gibi olgular dolayısıyla da tetiklenebilir:

  • İş ya da kariyer (veya olmaması)
  • Karı-koca ilişkileri (veya olmaması)
  • Çocukların büyümesi (veya olmaması)
  • Ebeveynlerin yaşlanması ya da ölmesi
  • Yaşlanmayla oluşan fiziksel değişimler

Orta yaş krizi kadın ve erkekte farklı etkilere yol açmaktadır. Araştırmacılar kadın ve erkekler arasında orta yaş krizini tetikleyen,[5] erkeklerde genellikle iş kaynaklı sorunlar gibi, farklı etkenlerin olduğunu ortaya koymuşlardır.

Diğer bir varsayıma göre de eşinin menopoza girmesi ya da doğurganlığının sona ermesi, erkekte orta yaş krizi sebebi olarak sayılmaktadır.[6]

Karakteristik özellikleri

Orta yaş krizinin duygusal etkileri:

  • Belirsiz bir hayalin ya da amacın peşinden gitmek
  • Gerçekleştirelememiş amaçlar için derin bir pişmanlık duyulması
  • Başarılı meslektaşları tarafından aşağılanma korkusu
  • Kendini genç hissetme tutkusu
  • Kendi başına ya da akranlarıyla daha fazla zaman geçirme isteği

Bu kişiler aşağıdaki birtakım davranışları sergilerler:

  • Alkol bağımlılığı
  • Motosiklet, tekne, elbise, spor arabalar, mücevher, alet edevat, dövme, piercing gibi alışılmadık ya da pahalı şeyleri elde etme isteği
  • depresyon
  • Hatalarından dolayı kendilerini kınama ya da kendilerinden utanma
  • Saç dökülmesini gizleme, daha genç gözükebilecekleri bir giyim tarzı benimseme gibi fiziksel görünümlerine aşırı özen gösterme
  • Daha genç insanlarla ilişkide bulunma (seksüel ya da profesyonel olarak, boş yuva sendromu gibi)
  • Spor, sanat ya da akademik gibi alanlarda çocuklarının daha iyi olması yönünde aşırı bir ilgi göstermesi

Ayrıca bakınız

  • Hayatın anlamı
  • Quarter-life crisis
  • Empty nest syndrome
  • Understanding the Mid-Life Crisis

Notlar

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 19 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2012. 
  2. ^ ""Midlife Without A Crisis," Washington Post, Monday, April 19, 1999". The Washington Post. 23 Nisan 1999. 29 Ağustos 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mayıs 2010. 
  3. ^ Lachman, Margie E. (2004). "Development in Midlife". Annual Review of Psychology. Cilt 55. ss. 305-331. doi:10.1146/annurev.psych.55.090902.141521. 
  4. ^ "More On The Midlife Crisis You May Never Have". 10 Temmuz 2006. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ocak 2012. 
  5. ^ "Are Male and Female Midlife Crises Different?". 19 Temmuz 2006. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ocak 2012. 
  6. ^ "Ten Politically Incorrect Truths About Human Nature". 6 Temmuz 2007. 8 Haziran 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ocak 2012. 

Kaynakça

  • Elliott Jaques. "Death and the Midlife Crisis," International Journal of Psychoanalysis, 1965.
  • Gail Sheehy. "Passages: Predictable Crises of Adult Life," 1976. ISBN 0553271067.
  • Margie Lachman, ed. "Handbook of Midlife Development," John Wiley & Sons, 2001. ISBN 047133331X.
  • Huyck, Margaret H. (1993). Middle Age. Academic American Encyclopedia, 13, 390-391.
  • "Midlife Without A Crisis" 29 Ağustos 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Washington Post, Monday, April 19, 1999; Page Z20.
  • Kruger, A. (1994). The Mid-life Transition: Crisis or Chimera? Psychological Reports, 75, 1299-1305.
  • Margie Lachman. "Development in Midlife," Annual Review of Psychology Vol. 55: 305-331, 2004.
  • Myers, David G. (1998). Adulthood's Ages and Stages. Psychology, 5, 196-197.
  • Shek, D.T.L. (1996). Mid-life Crisis in Chinese Men and Women. Journal of Psychology, 130, 109-119.
  • Whitbourne, Susan Krauss (2010). The Search for Fulfillment: Revolutionary New Research Reveals the Secret to Long-Term Happiness. New York: Ballantine Books.
  • Whitbourne, S.K., Sneed, J.R., & Sayer, A. (2009). Psychosocial development from college through midlife: A 34-year sequential study. Developmental Psychology, 45(5), 1328-1340.

İlgili Araştırma Makaleleri

Psikoloji veya Ruh bilimi, içgüdüsel davranışları ve zihni inceleyen bilimdir. Bilinçli ve bilinçsiz olayların yanı sıra daha çok duygu ve düşüncenin incelemesini içeren Psikoloji, çok kapsamlı bir bilimsel alandır. Bu alanda uzman olan ve aynı zamanda bilgi araştırması yapanlara psikolog denir. Psikologlar, beyinin ortaya çıkan özelliklerini ve ortaya çıkan özelliklerle bağlantılı tüm fenomenleri anlamaya çalışırlar ve bu şekilde daha geniş nöro-bilimsel araştırmacı grubuna katılırlar. Psikoloji bilimi, bir sosyal bilim olmasına rağmen aynı zamanda doğa bilimleri olarak da kategorize edilebilir. Özellikle beyin biyolojisi bilgisini oldukça kullanır ve geliştirir.

Siyaset bilimi, politika bilimi ya da politoloji, siyasi teorileri ve siyasi teorilerin pratiklerini inceleyen, siyasi sistemler ve siyasi davranışlar alanıyla ilgilenen bir sosyal bilim alanıdır.

Amnezi veya hafıza kaybı, belleğin (hafızanın) rahatsız olması, bozukluğa uğraması durumudur. Amnezinin nedenleri organik veya fonksiyonel olabilir. Travma veya hastalıklar yüzünden beynin zarar görmesi veya belirli maddelerin kullanımı organik nedenlerindendir. Fonksiyonel nedenler psikolojik faktörlerdir, savunma mekanizmaları gibi. Histerik travma-sonrası (post-travmatik) amnezi bunun örneklerindendir. Amnezi aniden olabilir, geçici global amnezi gibi. Bu tip amnezi orta yaş veya daha yaşlı kişilerde, özellikle erkeklerde daha yaygındır ve genellikle 24 saatten kısa sürer.

<span class="mw-page-title-main">1997 Asya mali krizi</span> Temmuz 1997nin ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan ve Taylandda başlayan bir domino etkisi ile tüm Asyayı sarmış ekonomik kriz

Doğu Asya Mali Krizi Temmuz 1997'nin ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan ve Tayland'da başlayan bir domino etkisi ile tüm Asya'yı sarmış ve Güneydoğu Asya krizi adını almış finans krizidir. Asya Kaplanları olarak bilinen birçok Doğu Asya ülkesinin para birimleri, borsaları ve diğer kıymetleri ekonomik krizden etkilenmiştir. Yerel olarak IMF Krizi olarak da bilinir ama bu isim tartışmalıdır. Krizin varlığı ve sonuçları üzerinde görüş birliği olsa da nedenleri, kapsamı ve çözümleri tartışmalıdır. Uluslararası fon akımlarının yön değiştirmesine sebep olan ekonomik bir krizdir.

Ergen veya adolesan, çocukluk ile yetişkinlik dönemi arasındaki fiziksel, cinsel, toplumsal ve psikososyal geçiş dönemindeki kişidir. Bu dönemde görülen fiziksel ve cinsel gelişim ergenlik dönemi olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">İrritabl bağırsak sendromu</span> Hastalık

İrritabl bağırsak sendromu (IBS) veya huzursuz bağırsak sendromu. Teşhis edilen farklı bir hastalığın olmaması durumunda, kesintili abdominal ağrı, kasılma ve ishal kombinasyonu ya da kriz şeklinde bunların yaşanması durumunda ortaya çıkar.

Williams sendromu , 7. kromozomun uzun kolunda 26 genin silinmesiyle ortaya çıkan; ektodermal displazi bulguları da içeren, otosomal dominant geçen kalıtsal bir sendromdur. Genel gelişme geriliği izlenir, hastaların çoğu zayıftır. Kafatasındaki gelişme duraklamasının sonucu olarak oldukça geniş bir alın vardır. Yabancılara kolay güvenme, geç gelişen dil becerileri, kalp rahatsızlığı, geç gelişen koordinasyon-denge becerisi gibi sonuçlar doğuran nörolojik bozukluktur. Algılama (kognitif) sorunları vardır, psikiyatrik bulgularla karşılaşılabilir. Ses telleri felci nedeniyle ses kabadır. Hasta aktiftir ve mutlu bir görünüm ile aşırı dostça davranış sergiler. Uyku sorunları ve zeka geriliği olabilir.

Yaş ayrımcılığı herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür. Yaş ayrımcılığı sistematik bir şekilde ya da istemsizce gerçekleşebilir. Yaş ayrımcılığı üç temel kategoride ele alınabilir. Bunlar yaşlı bireylere, yaşlanma sürecine ve yaşlılığa karşı oluşmuş önyargılı yaklaşımlar; yaşlı bireylere karşı ayrımcı tavırlar ve yaşlı bireyler hakkındaki kalıplaşmış algıları destekleyen kurumsal uygulamalar ve politikalar olarak sınıflandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Endokrin hastalıkları</span>

Endokrin hastalıkları endokrin sisteme ait bozukluklarıdır. Endokrin bozukluklarla ilişkili tıp dalı endokrinoloji olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Cinsel uyarılma</span> cinsel aktivite sırasında veya beklentisiyle cinsel arzunun uyarılması

Cinsel uyarılma, cinsel aktivite beklentisiyle cinsel arzunun uyarılmasıdır. Cinsel ilişki için hazırlık olarak vücutta ve zihinde birtakım fizyolojik tepkiler oluşur ve bu süreç boyunca devam eder. Erkek uyarılması sertleşmeye neden olur. Kadın uyarılmasında vücudun tepkisi meme başı, vulva, klitoral ereksiyon, vajinal duvarlar ve vajinal yağlama gibi cinsel dokulardır. Zihinsel uyarıcılar, dokunma gibi fiziksel uyarıcılar ve hormonların iç dalgalanması cinsel uyarılmayı etkileyebilir.

Cinsiyet kimliği, kişinin kendi cinsiyetine ilişkin kişisel duygusudur. Cinsiyet kimliği, bir kişinin atanmış cinsiyetiyle ilişkili olabilir veya ondan farklı olabilir. Çoğu bireyde, cinsiyetin çeşitli biyolojik belirleyicileri, bireyin cinsiyet kimliğiyle uyumludur ve tutarlıdır. Cinsiyet ifadesi tipik olarak bir kişinin cinsiyet kimliğini yansıtır, ancak bu her zaman böyle değildir. Bir kişi, belirli bir toplumsal cinsiyet rolüyle tutarlı davranışlar, tutumlar ve görünümler ifade etse de, bu tür ifadeler mutlaka cinsiyet kimliklerini yansıtmayabilir. Cinsiyet kimliği terimi, 1964 yılında psikiyatri profesörü Robert J. Stoller tarafından icat edildi ve psikolog John Money tarafından popüler hale getirildi.

Askerî psikoloji dost ve düşman kuvvetlerinde veya sivil topluluklardaki davranışları anlama, tahmin etme ve karşı koymaya yönelik psikolojik teorilerin ve ampirik verilerin araştırılması, tasarımı ve uygulanmasıdır. Askerî harekâtların yürütülmesi için istenmeyen, tehdit edici veya potansiyel olarak tehlikeli olabilecek davranışlara özel önem verilmektedir. Askerî psikoloji, askeri zaferler için askerî birlikler arasındaki dayanıklılığı teşvik etmek ve düşman güçlerine karşı koymak için psikolojinin çoklu alt disiplinlerini kullanır. Askerî psikoloji altında incelenen stres ve zihinsel hastalıklar askeriyeye özgü değildir. Ancak, askerler genellikle savaş ve savaş ortamlarında benzersiz stres kombinasyonlarıyla karşılaşırlar ve stresle ilişkili psikiyatrik bozukluklar yaşayabilirler. Askerî personelin karşılaştığı sorunların özel örnekleri arasında Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), suçluluk, aile ve partner zorlukları, kâbuslar ve geri dönüşler sayılabilir. Uygulamalı askerî psikoloji özellikle danışmanlık ve askerî personelin ve ailelerinin stres ve yorgunluğunun tedavisi üzerine odaklanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Akran grubu</span> yaklaşık olarak aynı yaştaki ve genellikle benzer rütbe veya sosyal statüdeki ortaklar

Sosyolojide, bir akran grubu hem bir sosyal grup hem de benzer ilgi alanlarına (homofilik), yaşa, geçmişe veya sosyal statüye sahip birincil bir grup insandır. Bu grubun üyeleri, kişinin inançlarını ve davranışlarını etkileyebilir. Akran grupları hiyerarşiler ve farklı davranış kalıpları içerir. Örneğin bir lise ortamında, 18 yaşındakiler 14 yaşındaki bir akran grubudur çünkü okulda benzer ve paralel yaşam deneyimlerini birlikte paylaşırlar. Bunun aksine, öğretmenler öğrencileri bir akran grubu olarak paylaşmazlar çünkü öğretmenler ve öğrenciler iki farklı rol ve deneyime sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Hafıza ve yaşlanma</span>

Bazen "normal yaşlanma" olarak tanımlanan yaşa bağlı hafıza kaybı, Alzheimer hastalığı gibi demans türleriyle ilişkili hafıza kaybından niteliksel olarak farklıdır ve farklı bir beyin mekanizmasına sahip olduğuna inanılır.

İnsan vücudunun gelişimi, döllenmeden olgunluğa kadar olan büyüme sürecidir. Süreç, bir dişinin yumurtalığından salınan bir yumurtanın, bir erkekten gelen bir sperm hücresinin döllemesi ile başlar. Ortaya çıkan zigot, mitoz ve hücre farklılaşması yoluyla gelişir ve ortaya çıkan embriyo daha sonra rahim içinde implante olur. Doğumdan sonra büyüme ve gelişme devam eder ve genetik, hormonal, çevresel ve diğer faktörlerden etkilenerek hem fiziksel hem de psikolojik bir gelişme gözlenir. Bu, yaşam boyunca devam eder: çocuklukta ve ergenlikten yetişkinliğe.

Keymafobi üşüme korkusu ile ilişkili bir fobidir. Keymafobi esas olarak Çin kültüründe görülen bir durumdur. Bu rahatsızlığa sahip olan kişiler ortam sıcaklığından bağımsız olarak kalın ve ağır giysiler giyerler. Bu bozukluk, hipokondriyazis ve obsesif-kompulsif bozukluk gibi diğer psikolojik bozukluklarla bağlantılıdır. 1975'te Tayvan'daki etnik Çinliler arasında yapılan bir çalışmada, Keymafobinin kültürel olarak koro ile bağlantılı olabileceği belirtildi. Bu rahatsızlığa sahip erkek hastalar penislerinin vücuda geri çekildiğini hissetmelerine neden olduğu durumlarda olayı "erkek unsur" yetersizliği ile veya soğukluğu aşırı miktarda "dişi unsur" ile ilişkilendirebilir.

Boş yuva sendromu, ailenin son çocuğunun da evden ayrılmasıyla birlikte ebeveynlerin yaşadığı psikolojik semptomlardır. Ebeveynler üzüntü, korku, kayıp duyguları yaşayabilirler ve ebeveynlik rollerini tanımlamada zorluk çekebilirler. Çocukların evden ayrılmasının yaratabileceği olumsuz etkiler her ne kadar daha çok olsa da ebeveynlere birlikte geçirebilecekleri boş zaman ve birbirleriyle yeniden ilişki kurma fırsatı da oluşturabileceğinden olumlu sonuçları da olabilir.

Orta yaş, bir insanın hayatının genç yetişkinliğin ötesinde, ancak yaşlılığın başlangıcından önceki dönemidir. Kesin aralık akademik olarak tartışılmaktadır ancak terim genellikle yaklaşık 40-45 ile yaklaşık 60-65 yaş aralığını belirtmek için kullanılır ancak daha erken başlayıp daha geç de bitebilir. Yaşamın bu aşaması, bireylerde yaşlandıkça kademeli olarak fiziksel, bilişsel ve sosyal gerileme ile birliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Ruhsal kriz</span>

Ruhsal kriz, ruhsal deneyimler sonucunda bedensel ve zihinsel düzlemde bireyde güçlük doğuran durumları ifade eden psikospiritüel dönüşüm süreci.

<span class="mw-page-title-main">Christina Grof</span>

"Spiritual Emergence Network"un kurucusu ve Holotropik Nefes Çalışmalarının kurucularından olan Amerikalı kadın yazar, psikoterapist.