
Kırgızca ya da Kırgız Türkçesi, Kırgızların ana ve Kırgızistan'nın resmî dili. Altay dillerinin içerisinde sınıflanan Türk dillerinin Kıpçak grubuna ait bir dildir. Kazakça ile yakın özellikler gösteren Kırgızca 4 milyondan fazla kişi tarafından konuşulmaktadır.

Farsça ya da Persçe, Hint-Avrupa dillerinin İran dilleri koluna ait bir batı İran dilidir. Başta İran olmak üzere, kuzeyde Rusya ve Azerbaycan, doğuda Afganistan ve Tacikistan, Orta Asya'da Özbekistan ve Basra Körfezi üzerinde Kuveyt ve Irak gibi ülkelerde 100 milyonun üzerinde kişi tarafından konuşulmaktadır. Antik Pers halkının konuştuğu dilden türemiştir.

Altay dilleri ilk olarak 18. yüzyılda ileri sürülmüş Avrasya'da yaygınca konuşulan Türk dilleri, Moğolca, Tunguzca ve bazen Japonca, Korece ve Aynu dillerinin ortak bir ataya sahip olduklarını savunan varsayımsal bir dil ailesidir.

Moğollar, Doğu ve Orta Asya kavimlerindendir. Asıl yurtları olan Moğolistan'ın ve Moğolistan devleti ile sınır paylaşan, fakat Çin'e bağlı olan İç Moğolistan bölgesinin yerli halkıdırlar.

Orta Asya, dar anlamıyla geçmişte Sovyetler Birliği'nin parçası olan beş ülkeyi tanımlar. Geniş anlamda ise Afganistan, Pakistan'ın kuzeyi, Çin'in batısı, Moğolistan ve Rusya'nın bir kısmı ile kuzeydoğu İran'ı içeren bölge ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan coğrafi terim. Asya'nın dünya okyanuslarından uzak iç kesimini belirtmek için kullanılır, bölgenin bu denizlere kapalı oluşu başlıca ana özelliğidir. Orta Asya, aynı zamanda Türk halklarının anayurdudur.

Moğolca, Moğolistan ve civardaki bazı özerk bölgelerde resmî dil olan Asya dilidir.

Çağatay Hanlığı, Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın oğullarından Çağatay Han’ın adını taşıyan Türkleşmiş Moğol devletidir.

Türk dilleri veya Türkî diller, Doğu Avrupa'dan Sibirya ve Çin'in batısına dek uzanan bir alana yayılmış ve içerisinde 35 yaşayan dil barındıran dil ailesi. Toplamda yaklaşık 180 ile 200 milyon kişi tarafından konuşulan Türk dillerinin en çok konuşulan lehçesi Türkçe olup tüm Türk dili konuşurlarının %40'ı bu dili konuşmaktadır. Bu dili Azerice, Özbekçe, Uygurca, Kazakça, Türkmence ve Tatarca takip etmektedir.
Hitaylar, Hıtaylar, Kitanlar , 4. yüzyıldan itibaren modern Moğolistan, Kuzeydoğu Çin ve Rusya'nın Uzak Doğu bölgelerine tekabül eden bir bölgede yaşayan Kuzeydoğu Asya'dan tarihsel bir Moğol göçebe halkıydı.

İç Moğolistan ya da resmî adıyla İç Moğolistan Özerk Bölgesi, Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı bir özerk bölge. Ülkenin kuzey ve kuzeydoğusunda bulunur. Kuzeyde Moğolistan, doğuda Heilongjiang, Jilin ve Liaoning, güneyde Hebei, Şansi ve Şensi yönetim bölgeleri ile Ningxia özerk bölgesi, batıda da Gansu yönetim bölgesi ile çevrilidir. Yüzölçümü 1.183.000 km², yönetim merkezi Huhhot'tur. Nüfus; 24.049.155 (2020).

Ogur grubu, Oğur grubu, Ogur öbeği, Oğur öbeği, Ön Bulgar grubu, Lir Türkçesi, Hun-Bulgarca ya da R-Türkçesi Türkî diller ailesinin bir koludur. Bu grubun günümüzde tek hayatta kalmış olan dili, yaklaşık iki milyon kişinin konuştuğu Çuvaşçadır. Gruba ait tarihi bir dil olan Ön Bulgarca bugün ölü dillerdendir.

Moğol dilleri, Orta Asya'da konuşulan on üç dilin oluşturduğu dil öbeği. Moğolca, Buryatça gibi diller bu gruba girer. Altay dil ailesinin bir koludur fakat bazı dilbilimcileri tarafından Altay dil ailesi artık destek görmemektedir.

Merkit, Moğol İmparatorluğu kurulmadan önce Moğolistan'da yaşamış göçebe kabile. Kökenleri ilk önce Türk olduğu öne sürülmekle birlikte Moğol istilasıyla Moğollaştığı belirtilir. İstiladan sonra Moğol dilleri konuştukları için Moğol oldukları tahmin edilmektedir.

Dongxianglar, Çin Halk Cumhuriyeti'nin 56 resmî etnik grubundan biri olan Müslüman Moğol azınlık halkıdır. Dongxiang ismi doğudaki köy halkı anlamındadır. 2000 yılında yapılan nüfus sayımında sayıları 513.805 bulan Dongxianglar 13. yüzyılda İslâm dinini benimsemişlerdir. Dongxianglar Gansu Eyaletinde Sincan Uygur Özerk Bölgesinde, Qinghai Eyaletinde ve Ningxia Özerk bölgesinde yaşarlar. Dongxiang dili Moğol-Altay dilleri dalına aittir.
Kıpçakça, Eski Kıpçakça veya Batı Orta Türkçe; Orta Türkçe dönemine ait Deşt-i Kıpçak sahası ile Mısır ve Suriye'de 13. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar kullanılmış Türk dillerinin Kıpçak grubundan ölü dil. Eski Kıpçakça günümüzde Yeni Kıpçakça adıyla da anılan Kıpçak grubundan Türk dillerinin oluşumuna kaynaklık eden dillerden biridir. Günümüzde geriye dönük dil sınıflandırmalarında Eski Kıpçakça, Kıpçak grubunun Kıpçak-Kuman alt grubunda ele alınır.

Orta Türkçe Orta Çağ'ın (900-1500) çoğunu kapsayan Türk dil ailesinin gelişimindeki bir aşamayı ifade eder. Özellikle bu terim dilbilimciler tarafından Orta Asya, İran ve Selçuklu Türklerinin kontrol ettiği Ortadoğu'nun diğer bölgelerinde bu dönemde konuşulan bir grup Karluk ve Oğuz ve ilgili dillere atıfta bulunmak için kullanılır.

Ethnologue verilerine göre Çin'de toplam 298 yaşayan dil konuşulmaktadır. Bu dillerin birçoğu, Çin'deki tanınmış etnik gruplar tarafından konuşulur. Çin'deki en yaygın dil yedi ana lehçe grubuna bölünür ve Hanyu olarak bilinir. Çin'de bu dille ilgili çalışmalar, kendine özgü bir akademik disiplin olarak düşünülmektedir. Hanyu kapsamına giren lehçe grupları, birbirinden hem morfolojik hem de fonetik açıdan o kadar çok farklılık gösterir ki farklı bölgelerde konuşulan lehçeler karşılıklı olarak anlaşılmaz. Çince, Moğolca, Tibetçe, Uygurca ve Zhuangca, Çin'de en çok öğrenilen ve hükûmetten en çok destek gören dillerdir.
Daurlar, Çin'de Moğol dillerini konuşan bir etnik gruptur. Çoğunlukla Hulunbuir, Heilongjiang ve Qiqihar'da yaşamaktadırlar. Daurlar, Çin'in 56 resmi etnik grubundan biri olarak kabul edilmektedir.

Türk-Moğol veya Türk-Moğol geleneği; 14. yüzyılda Asya'da, Altın Orda ve Çağatay Hanlığı'nın yönetici seçkinleri arasında ortaya çıkan bir etnokültürel sentezdi. Bu hanlıkların yöneticileri olan Moğol soyluları, sonunda fethettikleri ve yönettikleri Türk halklarına asimile oldular ve böylece Türk-Moğollar olarak bilinmeye başladılar. Bu seçkinler, Moğol siyasi ve yasal kurumlarını korurken yavaş yavaş önceki dinleri olan Tengricilik'den ayrılıp İslam'ı ve Türk dillerini benimsediler.

Oyratça Moğol grubuna ait bir dil. Akademisyenlerin kimi Oyratça'yı ayrı bir dil olarak görürken kimisi de onu Moğolcanın bir lehçesi olarak görür. Oyratça'yı konuşanlar, Moğolistan'ın en batısı, Çin'in kuzeydoğusu ve Kalmukların yoğun olarak yaşadığı Hazar Denizi kıyısında yer alan Rusya'ya bağlı Kalmukya'ya kadar dağılmıştır.