İçeriğe atla

Onibaba (film)

Onibaba (Kadın Katiller)
Onibaba
"Onibaba" filminin Almanya'da basılmış bir sinema afişi
YönetmenKaneto Shindô
YapımcıHisao Itoya
Tamotsu Minato
Setsuo Noto
SenaristKaneto Shindô
OyuncularNobuko Otowa
Jitsuko Yoshimura
Kei Sato
MüzikHikaru Hayashi
Görüntü yönetmeniKiyomi Kuroda
KurguToshio Enoki
Kazuo Enomoto
StüdyoKindai Eiga Kyokai
Tokyo Eiga Co Ltd.
DağıtıcıToho Company
The Criterion Collection (DVD)
CinsiSinema filmi
TürüKorku, dram, fantastik
RenkSiyah-beyaz
Yapım yılı1964
Çıkış tarih(ler)i21 Kasım 1964, Japonya
4 Şubat 1965, ABD
Süre103 dakika
ÜlkeJaponya Japonya
DilJaponca
Diğer adlarıKadın Katiller (Türkiye)
La femme diabolique (Fransa)
Onibaba (İspanya)
Onibaba - Die Töterinnen (Batı Almanya)
Devil Woman
The Demon
The Hole
The Ogress
The Witch

Onibaba (鬼婆, Türkçe anlamı: Şeytan Kadın), 1964 Japonya yapımı fantastik korku filmidir. Film birçok ülkede genellikle özgün adıyla, ara sıra da özgün adının o dildeki anlamına karşılık gelen adlarla gösterilmiştir. Türkiye'de de birkaç kaynakta filmin adı Onibaba[1][2] olarak belirtilmiş olmakla birlikte, tek bir kaynak filmin Türkçe adının Kadın Katiller olduğunu belirtmiştir.[3]

Japon folklorunda ihtiyar kadın görünümündeki insan yiyen canavarlara Onibaba adı verilmektedir, film adını bu efsaneden almıştır.[4]

Hiroshimalı Japon yönetmen Kaneto Shindō'nun senaryosunu yazıp yönettiği, Budist bir efsaneye dayanan cinsellik dozu yüksek bu lirik hayalet hikâyesi, fantastik sinemanın dönüm noktalarından birini oluşturur.[5] Konusu Orta Çağ Japonyasında iç savaşlar sırasında geçen bu doğaüstü dramda, oğlu savaşa gidip dönmemiş yaşlı bir kadının, geliniyle birlikte yaşadıkları bataklıklarda gelip geçen yaralı askerleri tuzağa düşürerek öldürmeleri, sonra da silah ve teçhizatlarını yiyecek karşılığında satarak geçimlerini sağlamaları konu edilmektedir. Bir erkeğin beklenmedik bir şekilde devreye girmesiyle olaylar bir karakter çatışmasına dönüşür.[6]

Çekildiği zamanın çok ilerisinde olan bu cesur film, insan doğası, cinsellik, Freudyan sembolizm, din, tabu, erdem üzerine ilginç altmetinler barındırmaktadır. Onibaba, kendi ülkesinde "en iyi görüntü yönetimi" ve "en iyi yardımcı kadın oyuncu" (Jitsuko Yoshimura) dallarında Blue Ribbon Shou ödüllerini kazanmıştı.

Konusu

14. yüzyılda Japonya'da Nanboku-chō döneminde Kuzey ve Güney hükümdarlıkları arasında uzun süreden beri devam eden iç savaş sırasında zorla askere alınan ama bir daha geri dönmeyen savaşçı Kichi'nin yaşlı annesi (Nobuko Otowa) ve karısı (Jitsuko Yoshimura), insan boyundaki yabani otlarla (susuki otları) kaplı bataklık bir bölgede fakirlik içinde hayatta kalmaya çalışırlar. Kichi'nin dönmesini beklerken o bölgeden gelip geçen, yolunu kaybetmiş yaralı askerleri sazlıklarda tuzağa düşürerek öldürürler, sonra da üzerlerinde ne var ne yok soyarlar, çıplak cesetlerini de bataklıktaki derin bir kuyuya atarlar. Askerlerin değerli silah ve zırhlarını da yiyecek karşılığında civardaki bir tüccara satarak geçimlerini sürdürürler.

Bir gün oğluyla birlikte savaşa gitmiş olan komşularından Hachi (Kei Sato) savaştan kaçarak gelir ve yaşlı kadına oğlunun öldüğünü kendi gözleriyle gördüğünü söyler. Gelinini yanında tutan tek şeyin oğlunun bir gün çıkıp geleceği umudu olduğunu çok iyi bilen yaşlı kadın bu haberle yıkılır. Yakınlardaki kendi kulübesine yerleşen bu güvenilmez, çıkarcı asker kaçağı gelinine asılmaya başlar, gelin de ona karşı ilgisiz değildir. Her üçü birlikte askerleri öldürüp soymayı sürdürürlerken gelini ve Hachi arasında başlayan cinsel yakınlaşma yaşlı kadını kaygılandırır. Gelini kendisini terk ettiği takdirde bu işi yalnız başına sürdüremeyip aç kalacağı endişesine kapılan yaşlı kadın bu birlikteliğe engel olmak için çareler aramaya başlar, hatta bu hoyrat, kaba saba adama gelini yerine kendisiyle yatmasını bile teklif eder ama ret cevabı alır. Bir sonraki aşamada ise gelinine, yaptığı zina yüzünden (Kichi'nin ölüp ölmediği bile kesin değildir) cehennemde çekeceği ızdıraplarla ilgili korkunç hurafeler anlatmaya başlar, yani onu elinde tutabilmek için dini inançlarını kullanmaya kalkar. Bu da fayda etmeyince ikilinin geceleri buluşmalarını engellemek ve gelinini adamdan uzak tutmak için son bir çözüme baş vurur: öldürdüğü Samuraylardan birinin korkutucu maskesini alarak kendi yüzüne takar. Maske sayesinde gece karanlığında şeytani bir yaratığın görünümünü kazanan yaşlı kadın, ölmüş kocasını aldattığı için cezalandırılacağı inancına kapılan gelinini korkutmayı başarır. Ama bu kez daha da garip bir şey olur ve maske kadının yüzüne yapışır kalır.

Oyuncu kadrosu

Onibaba'da yaşlı kadın şeytan maskesini takar ama yüzüne yapışan maskeyi bir daha çıkartamaz.
Oyuncu Rolü
Nobuko OtowaKichi'nin Annesi
Jitsuko YoshimuraKichi'nin Karısı
Kei SatoHachi
Jukichi UnoSamuray General
Taiji TonoyamaUshi
Senshô MatsumotoKaçak Savaşçı A
Kentaro KajiKaçak Savaşçı B
Hosui ArayaUshi'nin Takipçisi
Fudeko TanakaYaşlı Kadın
Hiroyoshi YamaguchiAtlı Samuray A
Hiroshi TanakaAtlı Samuray B

Film hakkında notlar

  • William Friedkin 1973'te The Exorcist (Şeytan) filmini çekerken kullandığı beyaz suratlı iblis makyajı için "Onibaba" daki şeytani maskeden esinlenmişti.[7]

Temalar ve tarz

Şoke edici ölçüde sert vahşi sahnelerle dolu olan film ilk planda, savaş şartlarının ve bunun getirdiği kargaşa ve kıtlığın insanları vahşileştirerek zalimleştirmesi temasını işler. Filmde de Orta Çağ Japonyasında çok uzun süren ve kimin kazandığı hemen belli olmayan bir iç savaşın bir avuç insanı nasıl etkilediği üzerine yoğunlaşılmıştır. Uzun süren savaş ve zorla askere almalar nedeniyle tarımsal üretim neredeyse durmuştur. İnsanlar hayatta kalabilmek için temel dürtüleriyle hareket ederler. Ortada bir cehennem tasviri vardır. Yaşlı kadın ve gelininin içinde yaşadığı bataklık bölge susuki otları adı verilen insan boyunda yabani sazlarla kaplıdır. Sürekli olarak rüzgarla dans edercesine dalgalanan bu otlar filmin karakterlerinden biri gibidir ve filmin klostrofobik atmosferini başarıyla oluştururlar. Filmin siyah beyaz çekilmiş olmasının da bu iç karartıcı, korkutucu atmosfere katkısı vardır. Hiçbir konuşmanın olmadığı filmin ilk 10 dakikalık bölümünde iki kadının iki yaralı askeri soğukkanlılıkla öldürüp üzerlerindekini soymaları ve onları yine bu otların arasına gizlenmiş derin bir kuyuya çıplak olarak atmaları hep bu sazlığın içinde kimse görmeden olup biter, onlar işlerini görürken sazların rüzgârla dans edişi bir bakıma alevleri andırır ve seyirciye cehennemin yeryüzünde de mevcut olabileceğini hatırlatır.

İnsan doğası, cinsellik, Freudyan sembolizm, din, tabu, erdem üzerine ilginç altmetinler barındıran filmde cesetlerin atıldığı derin kuyu kadın cinsel organını simgeler. Gelinle adamın bataklıkta çırılçıplak koşmaları Adem ve Havva'yı çağrıştırır. Cinsellik de tıpkı cinayet gibi en doğal, saf haliyle betimlenir filmde. Karakterlerin ruh halini, sıkışmışlıklarını simgeleyen maske ise bir yerde II. Dünya Savaşı'nın Japon halkına getirdiği olumsuz etki ile oluşan bastırılmış ruh halininin dışavurumu olarak yorumlanabilir. İnsanlığın bugüne kadar oluşturmuş olduğu hiçbir değer bu bataklıkta geçerli değildir, insanlar asalet duygularıyla davranmazlar, üzülmezler, yas tutmazlar, sevinmezler. Sadece ölmemek, hayatta kalabilmek için çabalarlar. Öncelikle temel dürtüleri doğrultusunda yemek bulmak için davranırlar ve daha sonra da ikincil dürtüleri olan cinsel dürtüleriyle hareket ederler. Yaşlı kadın, gelininin cinsel dürtülerine yenik düştüğünde kendisini terkedeceğini bilir. Bu terk etme yaşlı kadın için ölüm demektir, çünkü kendi başına kaldığında yiyecek bulması imkânsız olacaktır. Bunu önlemek için de tabuları kullanır, kendi çıkarı için inanç istismarına başvurur.

Savaşın kendisi filmde doğrudan gösterilmemekle birlikte "Onibaba" savaş karşıtı bir filmdir aynı zamanda.[5][6][8][9]

Kaynakça

  1. ^ Sinema, Uygulayımı - Sanatı - Tarihi, Nijat Özön. 1985 Hil Yayınları s. 233
  2. ^ Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film, Steven Jay Schneider (editör), 2005 Caretta Yayınları s. 442
  3. ^ Rekin Teksoy'un Sinema Tarihi, 2005. Oğlak yayınları. s. 449
  4. ^ "Arşivlenmiş kopya". 22 Ağustos 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Haziran 2009. 
  5. ^ a b "Arşivlenmiş kopya". 17 Nisan 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Haziran 2009. 
  6. ^ a b http://www.epinions.com/review/mvie_mu-1015627/content_160904154756 []
  7. ^ "Arşivlenmiş kopya". 17 Haziran 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Haziran 2009. 
  8. ^ http://www.fantastikedebiyat.com/fantastik_sinemanin_kayip_kultu_onibaba-186-sinema-yazi.html[]
  9. ^ "Arşivlenmiş kopya". 27 Şubat 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Haziran 2009. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Ingmar Bergman</span> İsveçli oyun yazarı ve yönetmen

Ernst Ingmar Bergman, İsveçli oyun yazarı ve film yönetmeni.

<span class="mw-page-title-main">Danyal Topatan</span> Türkiye Ermenisi sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu

Danyal Topatan, asıl adıyla Ahmet Danyal Bayrı,, Türk sinema, tiyatro ve dizi oyuncusudur.

<span class="mw-page-title-main">William Wyler</span> Alman asıllı Amerikalı film yönetmeni, yapımcı ve senarist (1902-1981)

William Wyler, Amerikalı sinema yönetmeni. 1920'de Hollywood'a gitti ve 1926'da çevirdiği ilk filmi Lazy Lightning den beri sürekli olarak film çevirdi. Oldukça üretken olan Wyler, aynı zamanda amerikan sinemasının en büyük ustalarından ve dünyadaki ilk sinema eleştirmenlerinden biridir. Filmlerinde her sahneyi onlarca defa çekmesi ve tam bir yer, hikâye, ekip kontrolü istemesiyle bilinirdi. Bu mükemmeliyetçiliği onun hem halk hem de eleştirmenler tarafından çok başarılı kabul edilmesiyle ödüllendirildi.

<i>Sapık</i> (film, 1960)

Sapık, Alfred Hitchcock tarafından çekilen, senaryosu Joseph Stefano tarafından psikozlu bir katili hakkında yazılan 1960 tarihli korku ve gerilim filmidir. Film, Robert Bloch'un Wisconsinli katil Ed Gein'nin suçlarından esinlenerek yazdığı aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Film, bir sekreter olan Marion Crane ve yalnız yaşayan bir motel sahibi Norman Bates arasındaki karşılaşmayı anlatır. Film Türkiye'de 24 Ocak 1965'te gösterime girmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Mae West</span> Amerikalı aktris

Mae West, Amerikalı tiyatro ve sinema sanatçısı. Oyunculuğunun en belirgin yanını oluşturan içten tenselliğiyle 1930'ların cinsellik simgesi olmuştur.

<i>Seks Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey</i> (film)

Seks Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey, 1972 ABD yapımı komedi filmdir. Özgün adı Everything You Always Wanted to Know About Sex *But Were Afraid to Ask'tır. Dr. David Reuben'in 1969 tarihli çok satan kitabından senaryosunu Woody Allen'ın uyarlayıp yazdığı filmi yine Woody Allen yönetmiş ve başrolünde oynamıştır. Filmin diğer önemli rollerinde John Carradine, Tony Randall, Gene Wilder, Anthony Quayle, Burt Reynolds, Lou Jacobi ve Lynn Redgrave oynamışlardır.

<i>Yaz Günüydü</i>

Yaz Günüydü 1971 ABD yapımı dramatik filmdir.Özgün adı Summer of '42 dur. Senaryosunu Herman Raucher'in kendi anılarına dayandırarak yazdığı filmi Robert Mulligan yönetmiş, önemli rollerinde Jennifer O'Neill, Gary Grimes, Jerry Houser ve Oliver Conant oynamışlardır. Filmin müziklerini Michel Legrand yapmış ve bu çalışması ile 1972 yılında En İyi Orijinal Müzik Akademi Ödülünü kazanmıştır.

12 Kahraman Haydut, 1967 Birleşik Krallık-ABD ortak yapımı savaş-aksiyon filmidir. Özgün adı The Dirty Dozen olan film 1969 yılında Türkiye'de de gösterime girmişti.

<i>Constantine</i>

Constantine, DC Comics'in korku çizgi romanı olan Hellblazer'dan sinemaya uyarlama 2005, ABD yapımı film. İlk olarak 8 Şubat 2005'te Hong Kong'da, daha sonra 18 Şubat 2005'te de ABD ve Kanada'da gösterime girmiştir.

<i>Mavi Askerler</i>

Mavi Askerler 1970 ABD yapımı revizyonist western filmidir. Özgün adı Soldier Blue olan film Ocak 1973'te Türkiye'de sinemalarda gösterime girmişti.

<i>Gündüz Safası</i> (roman)

Gündüz Safası, Fransız gazeteci yazar Joseph Kessel'in 1928 yılında yayımladığı romanının adıdır. Özgün adı Belle de Jour olan kitap, Türkiye'de ilk kez 1955 yılında Varlık Yayınları tarafından, ardından da 1989 yılında da Milliyet Yayınları tarafından Gündüz Safası adlarıyla, son olarak 1995'te de E Yayınları tarafından Gündüz Güzeli adıyla yayımlanmıştır. Varlık ve Milliyet'ten çıkan kitapların Türkçe çevirisi İhsan Akay'a aitken E Yayınlarından çıkan kitabın çevirisini Samih Tiryakioğlu yapmıştır.

<i>Küçük Dev Adam</i> (film)

Küçük Dev Adam 1970 ABD yapımı western komedi filmdir. Özgün adı Little Big Man olan film Kasım 1972'de Türkiye'de de sinemalarda gösterildi. Sinemalarda biraz kısaltılarak gösterilen film yıllar sonra TRT televizyonunda tam uzunluğuyla gösterilmiştir.

<i>Dekameronun Aşk Öyküleri</i>

Dekameron'un Aşk Öyküleri 1971 İtalya - Fransa - Batı Almanya ortak yapımı erotik güldürü filmidir. Özgün adı Il Decameron olan film ABD'de The Decameron adıyla gösterime sunulmuştur.

Türk sinemasında, LGBT temaları, ilk kez 1962 yılından çekilen Ver Elini İstanbul ile başlamakta ve bu filmde, ilk defa iki kadının öpüşmesi yer almaktadır. 1960'lı yıllarda Yeşilçam sinemasında LGBT bireylerin içine dahil olunduğu on dokuz film vardır ve bunlardan on altısı lezbiyenlik, ikisi erkek eşcinselliği, biri ise trans bireyleri konu almıştır. Erkek eşcinselliği ise lezbiyen ilişkiyen ilişkilerin anlatılmasından yirmi dört yıl sonra gerçekleşmiştir ve bu döneme kadar yan karakterlerde genellikle bir güldürü unsuru olarak efemine erkeklere yer verilmiştir. 1970'ler itibaren trans bireyler filmlerde cinsel kimlikleri gizlenerek yer almıştır.

<i>Kadın Affetmez</i>

Kadın Affetmez, 1971 ABD yapımı dramatik savaş filmidir. Özgün adı The Beguiled olan film Türkiye'de Eylül 1972'de sinemalarda gösterime girmişti.

<span class="mw-page-title-main">Hüseyin Zan</span>

Hüseyin Zan, Türk sinema oyuncusudur. Yüzlerce filmde yardımcı rollerde oynayan Zan bir dönemin Yeşilçam filmlerinde kötü adam rolleriyle ünlenmişti.

<span class="mw-page-title-main">İsveç sineması</span>

İsveç sineması, 20. yüzyılda İskandinavya'nın önde gelen sinema endüstrisi olarak bilinir. Bu popülerlik büyük ölçüde Victor Sjöström ile Ingmar Bergman'ın; daha yakın dönemlerdeyse Roy Andersson, Lasse Hallström ve Lukas Moodysson gibi yönetmenlerin başarılarından kaynaklanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">İslam'da cinsellik</span>

İslami cinsel içtihat İslam'da cinsellik İslami yasaları açıklar. Büyük ölçüde erkekler ve kadınlar arasındaki evlilik ilişkilerinin cinsel aktivite sınırlamaları Kur'an, hadis ve fetva'ya dayanmaktadır. Çoğu gelenekler tüm cinsiyetler arasında herhangi bir ilişki konusunda sıkı iffet, tevazu, teşvik ve bekârlık vazgeçirmek. İslam cinsel aktivite büyük ölçüde evlilik için saklıdır. Evlilik dışı cinsel farkı ve tevazu Bu duyarlılık gibi İslami elbise yorumların ve cinsiyet ayrımı derece olarak İslam'ın şimdiki belirgin yönleri görülebilir.

Çetin İnanç,, Türk film yönetmenidir. Hızlı film çekmesi sebebiyle jet rejisör olarak anılır, Dünyayı Kurtaran Adam filmiyle üne kavuşmuştur.

Antiseksüalizm cinsel ilişkiye ve cinselliğe karşı olma veya düşmanlık tutumudur.