İçeriğe atla

Okuryazarlık

Okuryazarlık; bir dilin yazınlarını okuyabilme, okunan ögeleri algılama ve kavrama yetisine sahip olunmasıdır.

UNESCO'nun tanımına göre okuryazarlık; değişik türdeki yazılı kaynakları, kayıtları kullanarak tanımlama, anlama, yorumlama, bir araya getirme, iletişim kurma ve hesap yapma yeteneğidir. Toplumun geniş bir kitlesine hitap edebilmesi, bilgisini ve gücünü geliştirerek hedeflerine ulaşabilmesi için bireye olanak veren olgudur.

Günümüzde her yıl 8 Eylül günü Dünya Okuryazarlık Günü olarak kutlanır.

Dünyada okuryazarlık

Dünyada okuryazarlık oranı (2015)

Pek çok araştırmacı okuma yazma bilme oranının direkt olarak insan için hayati önem taşıdığını öne sürer. Bu iddiayı savunanlara göre, köle pazarlarında okuma yazma bilenlerin daha pahalıya satılması, Hindistan'da 1960'ta yapılan eğitim reformunun ardından anne-bebek ölüm oranlarının hızla düşüş göstermesi bunun en açık kanıtıdır.

Dünya üzerinde okuryazarlık oranlarının en düşük olduğu bölgeler Güney Asya, Arap ülkeleri ve iç Afrika ülkeleridir. Bu bölgelerde okuryazar olmayan nüfus %40-50'lere kadar varmaktadır. Okuryazarlık oranının yakın zamana kadar çok düşük olduğu Çin, Vietnam gibi ülkelerde bugün okuryazarlık oranları hâlâ düşükken, Brezilya, Endonezya gibi gelişmekte olan ülkelerde bu oran hızla artış göstermektedir. Okuryazarlık oranlarının en yüksek olduğu ülkeler Avrupa ülkeleri ve SSCB'nin dağılması ile ortaya çıkmış olan Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus gibi devletlerdir.

Okuryazarlığın tarihi

Dünyadaki 15 yaş ve üstü okuma yazma bilmeme oranı. Bu oran 1970 ile 2005 arasında yarıya düşmüştür.

Okuryazarlık kavramının geçmişi binlerce yıl öncesine dayanır fakat okuryazarlığın dünya üzerinde yaygınlık kazanması çok yeni tarihlere, Endüstri Devrimi'nin yapılması ile kâğıt ve matbaanın ucuzlaması ile kitapların daha kolay ulaşılır hâle gelmesine dayanır. Bu nedenle okuryazarlık oranında çok hızlı bir artış yaşanmıştır. Avrupa'da okuryazarlığın hızla yayılmasının sebebi İncil'i kendi başına okuyabilme isteği idi. 1840'lı yıllarda İngiltere'de evlilik kâğıtlarını parmak boyaları ile işaretleyen erkeklerin oranı %33 iken, kadınlarda bu oran %44 idi. Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.

Okuryazarlık geçmişte halkı sınıflandırmak ve kolayca yönetmek için kullanılmıştır. Geçmişte Amerika Birleşik Devletleri'nde oy kullanma hakkına sahip olabilmek için kişinin okuryazar olma şartı var idi.

Eski çağlarda okuryazarlık

Okuryazarlığın dünyaya tarihî yayılımı:
  MÖ~2300
  MÖ~1300
  MÖ~300

Okuryazarlığın yavaş yayılımına bakıldığında, lacivert renkle gösterilmiş bölgelerde M.Ö. 2300'lerde, koyu yeşil ile gösterilmiş bölgelerde M.Ö. 1800'lerde, açık yeşil ile gösterilmiş bölgelerde de M.Ö. 300'lerde okuryazarlığın hâkim olduğunu söyleyebiliriz. Dünyanın diğer yerlerine kıyas ile okuryazarlık oranının çok yüksek olduğu bu alanlarda bile okuryazarlık sadece belli bir statüye erişebilmiş elit kesimin öğrenmeye güç yetirebildiği zor bir olguydu. (Aynı dönemlerde okuryazarlığın yaygın olduğu Japonya, Çin gibi alanlar haritada gösterilmemiştir.)

Pompei gibi bazı eski Roma şehirlerinde duvar kalıntıları üzerinde bulunan grafiti ve tabelalar bir dönem buralarda da halkın tabelalar ile yönlendirilebilecek kadar okuryazar olduğunu gösterir.

Bunun yanında semavi dinlerden olan İslam'a göre okumak Tanrı'nın ilk buyruğudur. Buna göre İslamiyet kişinin okumasını, daha da fazlası ilim öğrenmesini emreder. Büyük İslamî kişiliklerden biri olan Ali (halife) ise; "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum." diyerek okuma yazma hakkındaki görüşlerini belirtmiştir. Araplar, İslamiyet'in doğuşunu müteakip birkaç yüzyıl boyunca dünyada en fazla okuryazar nüfusa sahip millet idi.

Orta Çağ'da, Avrupa'da okuryazar Yahudilerin oranı, Hristiyan nüfusa oran ile çok daha yüksek idi. Birçok Yahudi en azından İbranice okuma ve yazmayı öğrenirdi. Yahudilik Tanah ve Talmud'u okumayı emrettiği ve okunmasına büyük önem verdiği için birçok Yahudi o zamanlarda okuma ve yazma bilirdi.

İngiltere'de okuryazarlık 17. yüzyılın ikinci yarısında %50'lerin üzerindeydi. Bu oran 1710'da %70'i aştı. Amerikan Devrimi zamanında %90'ları buldu. Bu artışın sebebi İncil'i her zaman her yerde okuyabilme isteği idi. Öyle ki Griffth Jones adlı bir devrimcinin Galler'deki okullarda başlattığı, herkesi İncil'i okuyabilir hâle getirme amacı sayesinde 1750'lerde Galler bölgesi dünyada okuryazar nüfus oranının en yüksek olduğu yerdi.

Okuma yazma öğrenimi

Okuma yazma öğretmenin çeşitli yöntemleri vardır. Bunlardan en yaygını heceleme ve ayrık harf özellikleridir. Buna göre ayrık harf yönteminde her harf sahip olduğu sese göre öğretilirken, heceleme özelliğinde harfler cümle içinde bulunabilecekleri durumlara göre öğretilir.

ba, be, bo, bö, bu, bü, bı, bi...

Her dilde okuma yazma zorluğu, kullanılan alfabeye, yazım sistemine göre değişkenlik gösterir. Latin1, Kiril², Yunan³ alfabelerinde olduğu gibi ayrıntısız ses göstergelerine sahip olunabileceği gibi, Çincedeki4 gibi karmaşık karakterlerde olabilir. Japonca5 gibi bazı dillerde harfler ba, so, he, zu gibi heceleri ifade ederken, Arap6 alfabesinde olduğu gibi bir sesli harf cümle içinde kullanımına göre birkaç sesi karşılayabilir.

1. Latin harfleri : K, U, R, W, J, G, I

2. Kiril harfleri : Б, Д, Я, Л, Й, З, Ж

3. Yunan harfleri : β, Π, Γ, Ω,Ψ, Ξ, Θ

4. Çin harfleri : 疵, 疑,畖, 痒, 疗, 疇, 畑

5. Japon harfleri : ぺ (pe), ゴ (go), ヅ (zu), く (ku), プ (pu), ギ (gi), い (i)

6. Arap harfleri : ت (tu), ر (ru), ك (k) (harfleri ile oluşturulan تُرُك birleşimi ile Türk ve Tork yazılabilir).

Türkiye'de okuryazarlık

Mustafa Kemal Atatürk, 20 Eylül 1928'de Kayseri'de Cumhuriyet Halk Fırkası önünde, halka yeni Türk harflerini öğretirken.

1 Kasım 1928 tarihinde gerçekleştirilen Harf Devrimi ile Türkiye'de okuryazarlık için Latin kökenli Yeni Türk Alfabesi alfabesi kabul edilmiştir.

Türkiye'de 2013 yılı itibarı ile okuryazarlık oranı %95.78'dir. [1]8 Ağustos 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Ülke genelinde düzenlenen pek çok kampanya, belediye kurslarının açılması, kırsal kesimde kızların okula gönderilme çalışmaları sayesinde bu oran her geçen yıl artmaktadır.

Okuryazarlığın en yüksek olduğu ülkeler

#SıraÜlkeOkuryazarlık oranı
11Gürcistan99.99
22Küba99.9
33Estonya99.9
43Litvanya99.8
54Azerbaycan99.8
64Barbados99.7
74Slovenya99.7
84Beyaz Rusya99.7
94Litvanya99.7
104Ukrayna99.7
115Ermenistan99.7
125Kazakistan99.6
135Tacikistan99.6
145Türkmenistan99.5
155Rusya99.5
166Macaristan99.4
177Kırgızistan99.3
187Polonya99.3
198Tonga99.2
209Arnavutluk99.1

Okuryazarlığın en düşük olduğu ülkeler

SıraÜlkeOkuryazarlık
oranı
123Sierra Leone29,6 []
124Çad25,5 []
125Mali19,0 []
126Nijer14,4 []
127Burkina Faso12,8 []

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkçe</span> Türk halkının Oğuz Türkçesi dili

Türkçe ya da Türk dili, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da konuşulan, Türk dilleri dil ailesine ait sondan eklemeli bir dildir. Türk dilleri ailesinin Oğuz dilleri grubundan bir Batı Oğuz dili olan Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Dil, başta Türkiye olmak üzere Balkanlar, Ege Adaları, Kıbrıs ve Orta Doğu'yu kapsayan eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulur. Ethnologue'a göre Türkçe, yaklaşık 90 milyon konuşanı ile dünyada en çok konuşulan 18. dildir. Türkçe, Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ulusal resmî dil statüsüne sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Hindistan</span> Güney Asyada bir ülke

Hindistan, resmî adıyla Hindistan Cumhuriyeti, Güney Asya'da bulunan bir ülkedir. Dünyanın en büyük yedinci coğrafi alanı ve en büyük nüfusuna sahip olan ülkenin ulusal marşı Jana Gana Mana'dır. Ülkede resmî dilleri İngilizce ve Hintçe oluşturur, ancak 22 adet tanınmış bölgesel dil de bulunur. Hindistan'da baskın din Hinduizm olup, ülke Endonezya ve Pakistan'dan sonra sayıca en kalabalık Müslüman nüfusa sahiptir. Hindistan nominal fiyatlarla dünyanın en büyük on ikinci ekonomisine ve satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük dördüncü ekonomisine sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Kitâb-ı Mukaddes</span> Yahudiliğin ve Hristiyanlığın kutsal metinlerini oluşturan kitapların kanonik bir koleksiyonu

Kitâb-ı Mukaddes, Mukaddes Kitap veya Kutsal Kitap, Eski Ahit ve Yeni Ahit'i kapsayan, Hristiyan inanışının temelini oluşturan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan kitaptır.

<span class="mw-page-title-main">Honduras</span> Orta Amerikada bir ülke

Honduras, Orta Amerika'da bir demokratik cumhuriyettir. Britanya Hondurası'ndan farklı olarak İspanyol Hondurası olarak da bilinir. Batısında Guatemala, güneybatısında El Salvador, güneydoğusunda Nikaragua bulunur.

Yahudi İspanyolcası veya Ladino, Hint-Avrupa dil ailesinin Latin koluna bağlı Eski İspanyolca kökenli bir dildir. Yahudiler tarafından konuşulduğu için "Judeo- (Yahudi)" öntakısını almış olan dil, bazı filologlarca Standart İspanyolcanın tarihi bir varyantı olarak da değerlendirilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Eski Türk yazısı</span> Türk dillerinin yazılması için kullanılmış ilk yazı düzeni

Orhun, Göktürk ya da Köktürk alfabesi, Göktürkler ve diğer erken dönem Türk kağanlıkları tarafından kullanılmış, Türk dillerinin yazılması için kullanılmış ilk yazı sistemlerinden biridir. Alfabe, 4'ü ünlü olmak üzere 38 damga (harf) içermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kentleşme</span>

Kentleşme, kentsel yaşam biçimlerinin gelişimi olarak tarif edilmektedir. Başka bir deyişle, dar bir alana yerleşen büyük nüfus birikimi, yeni fiziksel ve sosyal oluşum, karmaşık ilişkiler ağı, iş dallarının farklılaşması ve kendine özgü bir kültürel sistemin ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Kentleşme, kente göç eden bireyin ya da kentte ikamet eden nüfusun değişim sürecini oluşturur ve sosyal, kültürel, ekonomik özellikleri ile ele alınır. Kentlileşme sosyal bakımdan, kente özgü tavır ve davranış biçimlerinin benimsenmesi ile gerçekleşirken kırsal alanlarda yaşayanlar daha farklı ekonomik ve sosyo-kültürel yaşam biçimine sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Harf Devrimi</span> Türkiyede Arap harflerinin yerini Latin harflerinin alması

Harf Devrimi veya Harf İnkılâbı, Türkiye'de 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı "Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun"un kabul edilmesi ve yeni alfabenin yerleştirilmesi sürecine genel olarak verilen isimdir. Yasa, 3 Kasım 1928 günü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasanın onaylanmasıyla o güne değin kullanılan Arap harfleri esaslı Osmanlı alfabesinin geçerliliği son buldu ve Latin harflerini esas alan Türk alfabesi yürürlüğe kondu.

Litvanya tarihi bugünkü Litvanya topraklarının tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan tarihini kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Kiril ve Methodios</span>

Kiril ve Methodios MS 9. yüzyılda Selanik'te doğmuş olan Bizanslı Yunan kardeşler, Moravya ve Panonya'da Slavlar arasında Hristiyanlığın yayılmasını sağlayan misyonerler. Misyonerlik görevleri sayesinde Slav halklarının kültürel gelişmelerini etkilemiş ve “Slavların Önderleri” unvanına layık görülmüşlerdir. Glagolitik alfabeyi geliştirmişlerdir. Bu alfabe Eski Slav dilinin yazılabilmesi için geliştirilen ilk alfabedir. Kiril alfabesi bu alfabeyi temel almıştır ve bugün Slav dillerinde kullanılmaktadır. Ölümlerinden sonra Slav halkları arasındaki çalışmalarına öğrencileri tarafından devam edilmiştir. Ortodoks Kilisesince iki kardeş de “Havarilere denk” aziz ilan edilmiştir. 1880 yılında Papa XIII. Leo kardeşlerin bayramını Roma Katolik Kilisesi takvimine dahil etmiş, 1980 yılında ise Papa II. İoannes Pavlus kardeşleri Benedict ile birlikte Avrupa'nın koruyucuları ilan etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Cezayir'deki Yahudilerin tarihi</span>

Yahudiler ve Yahudiliğin Cezayir'de uzun bir geçmişi vardır fakat 20.yy'ın sonlarına doğru gelişen politik gerginlik sebebiyle ülkedeki Yahudi nüfusu tükenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Millet mektebi</span>

Millet Mektepleri, Türkiye'de 1 Kasım 1928'de yeni harflerin kabulünden sonra halkı okuryazar kılmak amacıyla gerçekleşen eğitim seferberliği için kurulmuş dört ay süreli eğitim veren halk eğitimi kurumlarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye demografisi</span> Türkiyede yaşayan çoğunluk ve azınlıklar

Bu maddede Türkiye sınırları içinde yaşayan nüfusa ve bu nüfusun çeşitli özelliklerine ait veriler bulunur.

Kutsal İbranice veya klasik İbranice, İbranicenin arkaik bir formu olup, Akdeniz ile Şeria Nehri arasında kalan Kenan toprakları denen bölgede Semitik Kenan dillerinden biriydi. Ahit İbranicesi MÖ yaklaşık 10. yüzyıldan, İkinci Tapınak döneminin sonu olan MS 70 yılına kadar kullanılmıştır. Ahit İbranicesi en nihayetinde gelişip Mişna İbranicesine dönüştü ve bu dil MS 2. yüzyıla kadar devam etti. Tanah, sessiz harf iskeletinin ve Orta Çağ'da kullanılmaya başlanan sesli harf sisteminin geçirdiği evrelerin belgesel kanıtıdır. Ayrıca, kuzeydeki İsrail Krallığı ile güneydeki Yehuda Krallığı'ndaki lehçe farklılıkları da göze çarpmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu'nda diller</span>

Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet işlerinde ve sarayda kullanılan dil Osmanlı Türkçesi olmasına karşın imparatorluğun hâkimiyeti altındaki bölgelerde diğer diller de kullanılmaktaydı. Ekalliyet kendi cemaatleri içinde kendi dillerini kullanmak konusunda serbest idi ancak hükûmet ile resmî konularda devletin resmî dili olan Osmanlı Türkçesini kullanmak zorundaydı.

<span class="mw-page-title-main">I. Artaserhas</span> Ahameniş İmparatorluğunun Altıncı Kralı

I. Artaserhas (Antik İranca: Artaxšaça. Bu ismin antik Grek formu babasının I. Serhas ismini taşımasından ortaya çıkartılmıştır.

1940 Türkiye nüfus sayımı, 20 Ekim 1940 Pazar günü, 63 il, 370 ilçe, 34.024 nahiye ve köyde yapılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sovyetler Birliği'nde latinizasyon</span>

Sovyetler Birliği'nde latinizasyon veya latinleştirme 1920'ler ve 1930'larda, Sovyetler Birliği'nde konuşulan tüm diller için geleneksel yazı sistemlerini Latin alfabesini kullanan sistemlerle değiştirmeyi veya o sırada bir yazı sistemi olmayan diller için Latin alfabesine dayanan bir tanesini oluşturma çabasıydı.

<span class="mw-page-title-main">Cin Ali Müzesi</span> Ankarada bir müze

Cin Ali Müzesi, Ankara'da, Bülten Sokak No:32 Kavaklıdere'de bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Dai halkı</span>

Dai halkı, Çin Halk Cumhuriyeti devletinin resmî olarak tanıdığı 56 etnik gruptan biri. Çin'in Yünnan Eyaleti'ne bağlı Xishuangbanna Dai Özerk İli ile Dehong Dai ve Jingpo Özerk İli'nde yaşayan ve Tay dillerini konuşan farklı etnolinguistik grupları kapsar.