
Rubidyum, Rb sembolü ile gösterilen, 37 atom numarasına sahip alkali metaller grubundan bir kimyasal element. 1861 yılında Gustav Kirchhoff ve Robert Bunsen tarafından Almanya'da keşfedilmiştir. Kimyasal açıdan potasyum ve sezyumun özelliklerine benzer özellikler gösterir ama potasyuma oranla çok ender bulunur. Oda sıcaklığında gümüşi beyaz renkli, yumuşak ve parlak bir katıdır. Kuru havada bile çok çabuk yükseltgenir, bu yüzden açık havada saklanamaz. Suyu şiddetle ayrıştırır ve ortaya çıkan hidrojeni tutuşturur.

Karbon, doğada yaygın bulunan ametal kimyasal elementtir. Evrende bolluk bakımından altıncı sırada yer alan karbon, kızgın yıldızlarda hidrojenin termonükleer yanmasında temel rol oynar. Dünyada hem doğal halde, hem de başka elementlerle bileşik halinde bulunan karbon, ağırlık olarak Dünya'nın yerkabuğunun yaklaşık %0,2'sini oluşturur. En arı (katışıksız) biçimleri elmas ve grafittir; daha düşük arılık derecelerinde maden kömürünün, kok kömürünün ve odun kömürünün bileşeni olarak bulunur. Atmosferin yaklaşık % 0,05'ini oluşturan ve bütün doğal sularda erimiş olarak bulunan karbon dioksit, kireç taşı ve mermer gibi karbonat mineralleri, kömürün, petrolün ve doğalgazın başlıca yapıtaşları olan hidrokarbonlar, en bol bulunan bileşikleridir.

Allotrop (Yunanca'da "diğer" anlamına gelen ἄλλος (allos) sözcüğü ile biçim anlamına gelen τρόπος (tropos) sözcüklerininden oluşur), aynı elementin uzayda farklı şekilde dizilerek farklı geometrik şekillerdeki kristallerine denir. Örneğin; grafit - elmas, beyaz fosfor (P4) - kırmızı fosfor (P8), rombik allotrop kükürt (S4) - monoklinik kükürt (S8), ozon (O3) -oksijen (O2), kireç taşı - mermer, gri (alfa) kalay - beyaz (beta) kalay birbirinin allotropudur.

Oksijen atom numarası 8 olan ve O harfi ile simgelenen kimyasal elementtir. Oksijen ismi Yunanca ὀξύς (oxis - "asit", tam anlamıyla "keskin", asitlerin acı tadı kastedilir) ve -γενής (-genēs) ("üretici", tam anlamıyla "sebep olan şey") köklerinden gelmektedir, çünkü isimlendirildiği zamanlarda tüm asitlerin oksijen içerikli olduğu sanılırdı. Standart şartlar altında, elementin iki atomu bağlanarak çok soluk mavi renkte, kokusuz, tatsız, diatomik yapıdaki, O2 formülüne sahip dioksijen gazını oluşturur.

Kükürt, simgesi S, atom numarası 16 olan, limon sarısında ametal, yalın katı bir elementtir.

Fosfor, simgesi P ve atom numarası 15 olan ve insan vücudunda kalsiyumdan sonra en fazla bulunan kimyasal elementtir.

Çelik, demir elementi ile genellikle %0,02 ila %2,1 oranlarında değişen karbon miktarının bileşiminden meydana gelen bir alaşımdır. Çelik alaşımındaki karbon miktarları çeliğin sınıflandırılmasında etkin rol oynar. Karbon genel olarak demir'in alaşımlayıcı maddesi olsa da demir elementini alaşımlamada magnezyum, krom, vanadyum ve tungsten gibi farklı elementler de kullanılabilir. Karbon ve diğer elementler demir atomundaki kristal kafeslerin kayarak birbirini geçmesini engelleyerek sertleşme aracı rolü üstlenirler. Alaşımlayıcı elementlerin, çelik içerisindeki, değişen miktarları ve mevcut bulundukları formlar oluşan çelikte sertlik, süneklilik ve gerilme noktası gibi özellikleri kontrol eder. Karbon miktarı yüksek olan çelikler demirden daha sert ve güçlü olmasına rağmen daha az sünektirler.

Karoten, C40H56 formüllü birbiriyle ilişkili birkaç bileşik için kullanılan bir terimdir. Karoten, fotosentez için önemli bir fotosentetik pigmenttir. Soğurduğu ışığı klorofile aktararak fotosenteze katkıda bulunur. Havuç ve çoğu başka sebze ve meyvelerin turuncu renginden sorumludur.

Ozon gazı (O3), 3 oksijen atomundan oluşan molekülleriyle renksiz bir gazdır ve atmosferin üst katmanlarında yer alır.
Fi02 (İngilizce: Fraction of inspired oxygen) alınan havanın oksijen yüzdesi anlamına gelir.

Oksijen doygunluğu, kandaki oksijen derişimini belirten bir terimdir. İnsan vücudu, kandaki oksijen düzeyinin çok duyarlı olarak özellikli bir değerde bulunmasına ihtiyaç duyar ve vücut bunun için gerekli düzenlemeleri yapar. İnsan kanındaki oksijen düzeyinin yüzde 97 ile 100 arasında olması olağan kabul edilir. Yüzde 90'ın altındaki oksijen düzeyi düşük olarak kabul edilir ve bu, hipoksemiye neden olabilir. Yüzde 80'in altındaki oksijen düzeyleri, bu düzeylerde beyin ve kalp gibi organların çalışması bozulabileceğinden, gecikmeksizin müdahale gerektirir. Düşük oksijen düzeyinin sürekli olması, solunum krizi ya da kalp krizi ile sonuçlanabilir.
Sıvı oksijen element halinde bulunan oksijenin fiziksel olarak sıvı halde bulunan çeşididir. Genellikle havacılık ve uzay, denizaltı ve gaz sanayinde kullanılır.

"American Oxygen", Barbadoslu şarkıcı Rihanna'nın bir şarkısı. Albümün üçüncü single'ı olarak 14 Nisan 2015'te yayımlandı. Şarkının yazarlığını Alexander Grant, Candice Pillay, Sam Harris ve Robyn Fenty üstlenirken yapımcılığını Alex da Kid ve Kanye West üstlendi. "American Oxygen" yazılırken Amerikalı şarkıcı Bruce Springsteen'in 1984'te yayınladığı "Born in the U.S.A." adlı şarkısından esinlenildi. 5 Nisan 2015'te Tidal üzerinden yayınlanırken 14 Nisan tarihinde ise iTunes üzerinden dijital indirilmeye sunuldu. Şarkıda dubstep ve ballad karışımı etkiler gözlenirken sözleri de vatanseverlik açısından 2009 yapımı Jay Z ve Alicia Keys ortak iş birliğinden çıkan şarkı Empire State of Mind'a benzetildi.
"Oxygen", Büyük Britanya bilimkurgu dizisi Doctor Who'nun onuncu sezonunun beşinci bölümü. 13 Mayıs 2017 tarihinde BBC One kanalında yayınlanmıştır. Jamie Mathieson'ın yazdığı bölümün yönetmenliğini Charles Palmer üstlenmiştir.

Oksijen konsantratörü, havada serbest şekilde mevcut olan oksijeni süzerek, % 90 - 95 oranında saf hale getiren, soluma güçlüğü çeken hastaların kullandığı bir cihazdır.

Hipofloröz asit, kimyasal formül HOF, florun bilinen tek oksoasididir. Hipofloritlerde oksijenin oksidasyon durumu 0'dır. Aynı zamanda katı olarak izole edilebilen tek hipohaloid asittir. HOF, suyun, hidrojen florür, oksijen diflorür, hidrojen peroksit, ozon ve oksijen üreten flor ile oksidasyonunda bir ara maddedir. HOF oda sıcaklığında patlayıcıdır, HF ve O2 oluşturur:
- 2 HOF → 2 HF + O2

Sir Peter John Ratcliffe, FRS, FMedSci ,İngiliz nefrolog ve Nobel ödüllü bilim insanıdır. Oxford'daki John Radcliffe Hastanesi'nde klinisyen ve 2004'ten 2016'ya kadar Oxford Üniversitesi'nde Nuffield Klinik Tıp Bölümü Profesörü ve Klinik Tıp Bölümü başkanı olarak çalıştı. 2004'ten beri Oxford Magdalen College'ın bir üyesidir. 2016 yılında Francis Crick Enstitüsü'nde Klinik Araştırma Direktörü oldu. Oxford'da Ludwig Kanser Araştırmaları Enstitüsü üyesi ve Oxford Üniversitesi Hedef Keşif Enstitüsü Direktörü olarak görevini sürdürdü.

Gregg Leonard Semenza, Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde bir Çocuk Doktoru ve Genetik Tıp Profesörüdür. Hücre Mühendisliği Enstitüsü'nde vasküler program direktörü olarak görev yapmaktadır. Albert Lasker Temel Tıbbi Araştırma Ödülü'nü 2016'da aldı. Kanser hücrelerinin oksijen açısından fakir ortamlara uyum sağlamasına izin veren HIF-1'i keşfiyle tanınıyor. William Kaelin Jr. ve Peter J. Ratcliffe ile "hücrelerin oksijen varlığını nasıl algıladığı ve buna uyum sağladığına dair keşifler" için 2019 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü paylaştı.

2017 Uttar Pradeş Japon ensefaliti salgını, 2017 yılında Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletindeki Gorakhpur kentindeki BRD Tıp Fakültesi hastanesinde meydana gelen çocuk ölümlerini ifade eder. 2 Eylül 2017 itibarıyla 1.317 çocuk hastanede öldü. Ağustos 2017'de hastanenin oksijen tüplerinin tükenmesi sonucu 63 çocuğun hastanede ölmesi üzerine bu ölümler kamuoyunun ilgisini çekti. Çocuk ölümü rakamları 2014 yılında 5.850 iken; 2015'te 6.917; 2016'da 6.121 olarak seyretmiştir.

Oksozon olarak da adlandırılan tetraoksijen molekülü (O4), dört oksijen atomundan oluşan bir oksijen allotropudur.