İçeriğe atla

Offshore dengeleme (uluslararası ilişkiler)

Offshore dengeleme, uluslararası ilişkilerde realist teoride kullanılan stratejik bir kavramdır. Büyük bir gücün, potansiyel olarak düşman güçlerin yükselişini kontrol etmek için tercih edilen bölgesel güçleri kullandığı bir stratejiyi tanımlar. Bu strateji ABD'deki baskın büyük strateji olan liberal hegemonya ile zıttır. Offshore dengeleme, büyük bir gücün karadaki pozisyonlarından çekilmesi ve offshore kabiliyetlerini dünyanın üç kilit jeopolitik bölgesine odaklamasını gerektirir: Avrupa, Basra Körfezi ve Kuzeydoğu Asya.

Tarihi

Christopher Layne, 1997 tarihli makalesinde “offshore dengeleme” teriminin ortaya çıkışını kendisine atfetmektedir.[1][2] John Mearsheimer,[3] Stephan Walt,[4] Robert Pape,[5] Andrew Latham,[6] Patrick Porter[7] ve Andrew Bacevich gibi birçok strateji uzmanı da bu yaklaşımı benimsemiştir. Bu düşünürler, denizaşırı dengelemenin tarihsel köklerinin İngilizlerin Avrupa'ya ilişkin büyük stratejisine dayandığını ve bu stratejinin daha sonra ABD ve Japonya tarafından da tarihlerinin çeşitli dönemlerinde benimsenip izlendiğini savunmaktadırlar.[8]

Siyaset bilimci John Mearsheimer'a göre Chicago Üniversitesi'nde verdiği “Amerikan Büyük Stratejisi” dersinde, offshore dengelemesi ABD tarafından 1930'larda ve 1980-1988 İran-Irak Savaşı’nda kullanılan bir stratejiydi. Mearsheimer, ABD'nin 1940'larda İngiltere'ye Ödünç Verme-Kiralama yardımı yaptığında ABD'nin demokrasi için savaşan değil, demokrasinin cephaneliği rolünde olarak offshore dengeleme yaptığını savunmaktadır.

Bu, offshore dengelem ile tutarlıdır çünkü ABD başlangıçta Avrupa'daki çatışmaya Amerikalı askerleri adamak istememiştir. ABD, İran-Irak Savaşı'nda kaybeden tarafı (Irak) destekleyerek nihayetinde Amerikan nüfuzunu tehdit edebilecek bölgesel bir hegemonun gelişmesini engellemiştir. Dahası, 1930'larda olduğu gibi uluslararası ilişkilerde güç dengesinin bozuk olduğu durumlarda offshore dengeleme izolasyonizm gibi görülebilir. Ayrıca offshore dengeleme, ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaş sırasında sıkça kullanılan bir stratejiydi.

Teori

“Offshore dengeleme” büyük stratejisi, büyük bir gücün dünya çapında büyük askeri konuşlanmaların maliyeti olmadan gücünü korumasına izin verir. Bu strateji, imparatorluklardaki federalizmin gayriresmi imparatorluklardaki benzeri olarak görülebilir (örneğin Britanya İmparatorluğu’nun son dönemlerindeki İmparatorluk Federasyonu önerisi). Offshore dengelemesi, adından da anlaşılacağı üzere sadece Avrasya'nın kenarlarındaki ada devletleri ve ABD gibi izole büyük güçler tarafından izlenebilecek büyük bir stratejidir.

Strateji, bu devletlerin dünyanın üç kilit jeopolitik bölgesinde güç dengesini korumalarını öngörmektedir: Avrupa, Basra Körfezi ve Kuzeydoğu Asya. Bu üç bölge odak noktasıdır çünkü Avrupa ve Kuzeydoğu Asya dünyanın başlıca sanayi merkezleridir ve diğer tüm büyük güçleri barındırır, Basra Körfezi ise küresel petrol piyasasındaki önemi nedeniyle buradadır. Bu bölgelerin dışında, bir offsohre dengeleyecisi gelişmeler konusunda endişelenmemelidir. Ayrıca, offshore dengelemesi peşinde olan bir devlet öncelikle sorumluluğu yerel güçlere bırakmaya çalışmalı ve ancak tehdit bölgedeki diğer güçlerin başa çıkamayacağı kadar büyükse müdahale etmelidir.[4]

Offshore dengelemenin önemli düşünürleri

  • Christopher Layne
  • John Mearsheimer
  • Stephen Walt
  • Robert Pape
  • Barry Posen
  • Michael Lind
  • Andrew Bacevich

Ayrıca bakınız

  • Thukididis Tuzağı

Kaynakça

  1. ^ Layne, Christopher (26 Nisan 2012). "The End of Pax Americana: How Western Decline Became Inevitable". The Atlantic (İngilizce). 3 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Ekim 2020. 
  2. ^ Layne, Christopher (1997). "From Preponderance to Offshore Balancing: America's Future Grand Strategy". International Security (İngilizce). 22 (1). ss. 86-124. doi:10.1162/isec.22.1.86. ISSN 0162-2889. 20 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2024. 
  3. ^ Mearsheimer, John J. (16 Aralık 2010). "Imperial by Design". The National Interest (İngilizce). 14 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Ekim 2020. 
  4. ^ a b Mearsheimer, John J.; Walt, Stephen M. (14 Ağustos 2019). "The Case for Offshore Balancing". Foreign Affairs: America and the World (İngilizce). ISSN 0015-7120. 18 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Ekim 2020. 
  5. ^ Pape, Robert Anthony (2012). Cutting the fuse : the explosion of global suicide terrorism and how to stop it. Pbk. Feldman, James K. (James Kendrick), Chicago Project on Security and Terrorism. Chicago: University of Chicago Press. ISBN 978-0-226-64565-0. OCLC 793208206. 
  6. ^ Latham, Andrew (October 2021). "The U.S. Grand Strategy of Liberal Internationalism Is Dead" (İngilizce). 12 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2024. 
  7. ^ "Losing Struggle". Losing Struggle (İngilizce). 28 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Ekim 2020. 
  8. ^ Kennan, George (2012). American Diplomacy Sixtieth-Anniversary Expanded Edition. Chicago and London: The University of Chicago Press. ss. xi-xvi. 

Kaynakça

İleri okumalar

Kitaplar

  • Walt, Stephen (2018). The Hell of Good Intentions: America's Foreign Policy Elite and the Decline of U.S. Primacy 978-0374280031
  • Walt, Stephen (2005). Taming American Power: The Global Response to U.S. Primacy 978-0393052039
  • Mearsheimer, John (2014). The Tragedy of Great Power Politics, Chapter 6, The Offshore Balancers 978-0-393-34927-6
  • Layne, Christopher (2007). The Peace of Illusions: American Grand Strategy from 1940 to the Present 978-0-393-34927-6

Makaleler

  • Layne, Christopher (2002). Offshore Balancing Revisited (The Washington Quarterly, Spring 2002)

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Irak-İran Savaşı</span> 1980-1988 yılları arasında İran ve Irak arasında geçen savaş

Irak-İran Savaşı, İran'da Tahmilî Savaş veya Mukaddes Müdafaa, Irak'ta Saddam'ın Kadisiyesi ve Arap Dünyasında Birinci Körfez Savaşı olarak anılan 1980-1988 yılları arasında İran ve Irak arasında yaşanmış savaş. Yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, iki milyon kişinin yaralanmasına, 150 milyar Amerikan Doları maddi hasara, her iki ülkede de ağır yıkımlara yol açmıştır. Irak'ın zaferleri ile başlayan savaş, İran'ın direnmesiyle yıpratma savaşına dönüşmüş ve galibi olmadan sonuçlanmıştır.

Süper güç, uluslararası sistem içerisinde ilk sırada bulunan, dünya çapında olaylara etki edebilen ve güç kullanabilen devlettir. Uluslararası sistem içerisinde büyük güç statüsünden daha yukarıdadır. Soğuk Savaş süresince ABD ve SSCB için kullanılan terim, II. Dünya Savaşı sonrasında kısa bir süre için de olsa Birleşik Krallık için de kullanılmıştır. Tarihsel süreç incelendiğinde ise: Han Hanedanı, Ahmemiş İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu, Sasani İmparatorluğu, Raşidin Halifeliği, Emeviler, Abbasiler, Tang İmparatorluğu, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Song Hanedanı, Yuan Hanedanı-Moğol İmparatorluğu, Pers İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa Hun İmparatorluğu, Asya Hun İmparatorluğu'nun da altın çağlarında dönemlerinin süper güçleri olarak dünya siyasetinde bulundukları kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Joachim von Ribbentrop</span> Alman politikacı

Joachim von Ribbentrop, Nazi Almanyası Dışişleri Bakanı ve diplomat.

<span class="mw-page-title-main">En İyi Kısa Animasyon Filmi Akademi Ödülü</span>

Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından 5.Akademi Ödülleri'nden (1931-1932) itibaren verilmeye başlanmıştır ve kısa konulu çizgi film ile animasyonlara verilir.

Amerika Birleşik Devletleri'nin dış politikasını ve askerî operasyonlarını İsrail lehine etkileyerek, İsrail'in tek başına yapamadığı "Irak İşgali" türü operasyonların ABD tarafından yapılmasını ve finanse edilmesini sağlayan sivil toplum örgütleri koalisyonudur.

<span class="mw-page-title-main">Amerika Birleşik Devletleri Donanması</span>

Amerika Birleşik Devletleri Donanması veya Birleşik Devletler Ulusal Donanması ABD Silahlı Kuvvetleri'nin deniz koludur. Yedi Amerika Birleşik Devletleri düzenli servisi'nden birisidir. 31 Aralık 2008 itibarıyla ABD Deniz Kuvvetleri etkin görevde 347.487 personele ve Deniz Kuvvetleri Yedekleri'nde ise 96.710 personele sahiptir. Askerlik hizmetinde 296 gemi ve 3.700'den fazla uçak işletmektedir. ABD Deniz Kuvvetleri dünyanın en büyük deniz kuvvetlerine sahiptir; muharebe donanma tonajı, sonraki 13 ortağından daha büyüktür. ABD Deniz Kuvvetler aynı zamanda Hizmet-içi 11 ile dünyanın en büyük taşıyıcı donanmasına sahiptir ve bir tanesi de henüz yapım aşamasındadır.

<span class="mw-page-title-main">John Mearsheimer</span> Amerikalı siyasetbilimci

John J. Mearsheimer Chicago Üniversitesi'nde görev yapan bir Amerikalı Siyaset Bilimi profesörüdür.

April Catherine Glaspie, Amerikalı eski diplomat. 1991 yılındaki Körfez Savaşı'na kadar ulaşan süreçteki rolü ile bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Carter Doktrini</span>

Carter Doktrini Amerika Birleşik Devletleri başkanı Jimmy Carter'ın, 23 Ocak 1980 tarihinde, Temsilciler Meclisi ve ABD Senatosu üyelerinin katıldığı ortak oturumda, geleneksel olarak her yıl yaptığı konuşmada açıkladığı ve ABD'nin ulusal çıkarlarını korumak için İran Körfezinde gerekirse askerî güç kullanmaktan kaçınmayacağı yolundaki politikaya verilen isimdir.

<span class="mw-page-title-main">17 Temmuz Devrimi</span> Irakta 1968 Baas darbesi

17 Temmuz Devrimi, 1968'de Irak'ta Ahmed Hasan el-Bekir, Abdurrezzak en-Naif ve Abdurrahman el-Davud liderliğinde, Cumhurbaşkanı Abdurrahman Arif ve Başbakan Tahir Yahya'yı deviren ve Arap Sosyalist Baas Partisinin Irak Bölgesel Şubesini iktidara getiren bir darbeydi. Darbeye ve ardından Naif liderliğindeki ılımlı fraksiyonun tasfiyesine katılan Baasçılar, Hardan et-Tikriti, Salih Mehdi Ammaş ve gelecekteki Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin'i içeriyordu. Darbe öncelikle Yahya'ya yönelikti. Yahya, Arif'in ılımlı hükûmetini Irak'ın petrolünü İsrail'e karşı savaşta bir silah olarak kullanmak için Birleşik Krallık ve ABD'nin sahip olduğu Irak Petrol Şirketi'ni (IPC) kamulaştırmaya zorlamak için Haziran 1967 Altı Gün Savaşı'nın yarattığı siyasi krizi istismar eden açık sözlü bir Nasırcıdır. IPC'nin tam olarak kamulaştırılması, Baas yönetimi altında 1972 yılına kadar gerçekleşmedi. Darbenin ardından yeni Irak hükûmeti, sözde Amerikan ve İsrail entrikalarını ifşa ederek daha geniş bir tasfiyenin ortasında 14 kişiyi - 9 Irak Yahudisi de dahil - uydurma casusluk suçlamalarıyla alenen infaz ederek ve Irak'ın Sovyetler Birliği ile geleneksel olarak yakın ilişkilerini genişletmeye çalışarak gücünü pekiştirdi.

<span class="mw-page-title-main">Liberya-Türkiye ilişkileri</span>

Liberya-Türkiye ilişkileri, Liberya ile Türkiye arasındaki dış ilişkilerdir. Türkiye'nin Gana Büyükelçisi 2013'ten beri Liberya'ya akredite edilmiştir. Brüksel'deki Liberya Büyükelçilisi ise Türkiye'ye akredite edilmiştir. 22 Haziran 2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre Türkiye en kısa zamanda Liberya'nın başkenti Monrovia'da büyükelçilik açacaktır.

Saldırgan realizm, uluslararası ilişkilerde neorealist düşünceye ait yapısal bir teoridir ve siyaset bilimci John Mearsheimer tarafından savunmacı realizme tepki olarak ortaya atılmıştır. Saldırgan realizm, uluslararası sistemin anarşik doğasının uluslararası politikada saldırgan devlet davranışlarının teşvik edilmesinden sorumlu olduğunu savunur. Teori, büyük güçleri, uluslararası sisteme hükmetme yönündeki tutarlı amaçları doğrultusunda dengeleme stratejileri yerine sorumluluk yükleme ve kendi reklamını yapmaya öncelik veren yani gücü maksimize eden revizyonistler olarak tasvir ederek savunmacı realizmden temelde ayrılır. Teori, uluslararası ilişkilerin incelenmesi ve anlaşılması için önemli alternatif katkılar getirmekte ancak bir eleştiri konusu olmaya devam etmektedir.

Savunmacı realizm ya da savunmacı neorealizm, uluslararası ilişkilerde neorealizm ekolünden yapısal bir teoridir. Teori, siyaset bilimci Kenneth Waltz’un Uluslararası Politika Teorisi’nde temellenmektedir. Waltz, uluslararası sistemin anarşik yapısının, devletleri millî güvenliklerini sağlamak için ılımlı ve çekingen politikalar izlemeye teşvik ettiğini ileri sürmektedir. Buna karşılık, saldırgan realizm ise devletlerin tahakküm ve hegemonya yoluyla güvenliklerini sağlamak için güçlerini ve etkilerini en üst düzeye çıkarmaya çalıştıklarını varsaymaktadır. Savunmacı neorealizm, saldırgan neorealistler tarafından teşvik edilen saldırgan politikaların devletlerin güç dengesi teorisine uyma eğilimini bozduğunu ve birincil hedef olarak iddia ettikleri güvenlik durumunu bozduğunu ileri sürer. Savunmacı realizm ne devletlerarası çatışmanın gerçekliğini ne de devlet genişlemesi için politikaların varlığını reddeder, ancak bu teşviklerin düzensiz olduğunu ileri sürerler. Savunmacı neorealizm, çatışmanın patlak vermesini açıklamak için güvenlik ikilemine, coğrafya gibi “yapısal değişkenlere” ve elitlerin inanç ve algılarına işaret eder.

<span class="mw-page-title-main">Güç dengesi (uluslararası ilişkiler)</span>

Uluslararası ilişkilerde güç dengesi teorisi, devletlerin herhangi bir devletin diğerlerine üstünlük kuracak kadar askerî güç kazanmasını önleyerek hayatta kalmalarını güvence altına alabileceğini öne süren teoridir. Teori, bir devlet çok daha güçlü hale gelirse daha zayıf komşularından yararlanacağını ve böylece onları savunma amaçlı bir koalisyona iteceğini öngörür. Bazı realistler, rakip koalisyonlar arasında güç dengesi olduğunda saldırganlığın karlı olmamasından dolayı güç dengesi sisteminin, baskın bir devletin olduğu bir sistemden daha istikrarlı olduğunu savunurlar.

Yumuşak dengeleme, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana, özellikle de 2003 Irak Savaşı sonrasında ortaya çıkan askeri olmayan dengeleme biçimlerini tanımlamak için kullanılan, güç dengesi teorisine yakın zamanda eklenen bir kavramdır. Bir strateji olarak yumuşak dengeleme Robert Pape ve T. V. Paul’un çalışmalarına dayandırılır. Stephen Brooks, William Wohlforth ve Augusto Dall’Agnol tarafından ise eleştirilmiştir. Yumuşak dengeleme Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika gibi birçok gelişmekte olan ülkede uygulanmıştır. Çoğu ülkenin ortak paydası güçlü bir askeri güce sahip olmamalarıdır, bu nedenle saldırgan güç yerine iç güç kullanmaktadırlar.

Büyük Güç Siyasetinin Trajedisi, Amerikalı akademisyen John Mearsheimer’ın 2001 yılında yayınladığı uluslararası ilişkiler teorisi konulu kitabıdır. Mearsheimer, “saldırgan realizm” teorisini, temel varsayımlarını, erken dönem realist teoriden evrimini ve öngörü kabiliyetini belirterek açıklamakta ve savunmaktadır. Kitaptan uyarlanan bir makale daha önce Foreign Affairs dergisinde yayınlanmıştır.

Tehdit dengesi teorisi, Stephen M. Walt tarafından 1985 yılında International Security dergisinde yayınlanan “Alliance Formation and the Balance of World Power” adlı makalesinde ortaya atılmıştır. Daha sonra “The Origins of Alliances” (1987) adlı kitabında daha da detaylandırılmıştır. Teori, neorealist uluslararası ilişkiler okulundaki popüler güç dengesi teorisini değiştirmiştir.

Uluslararası ilişkilerde eklemlenme ya da yandaşlık veya peşine takılma bir devletin daha güçlü, hasım bir güçle ittifak kurması ve birlikte ele geçirdikleri ganimetlerden daha güçlü hasmın orantısız bir şekilde kazanç sağladığını kabul etmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle bu eklemlenme durumu, kendilerini zayıf bir konumda bulan devletler tarafından kullanılan bir stratejidir. Mantık, silahsız ve zayıf bir devletin daha güçlü bir düşmanla aynı safta yer almasını öngörür çünkü güçlü olan zaten istediğini zorla alabilir. Thukididis'in meşhur “güçlüler yapabileceklerini yapar, zayıflar ise çekmeleri gerekeni çeker” sözü eklemlenme (bandwagoning) stratejisinin özünü yansıtır.

<span class="mw-page-title-main">Dengeleme (uluslararası ilişkiler)</span>

Dengeleme kavramı, realist düşünce ekolünün en etkili teorisi olan ve çok devletli bir sistemde hegemonya oluşumunun ulaşılamaz olduğunu çünkü hegemonyanın diğer devletler tarafından bir tehdit olarak algılandığını ve bunun da potansiyel bir hegemona karşı dengeleme yapmalarına neden olduğunu varsayan güç dengesi teorisinden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Sorumluluk yükleme (uluslararası ilişkiler)</span>

Sorumluluk yükleme, sorumluluk devretme, suçu başkasına atma, topu başkasına atmak ya da suçlama oyunu kişinin kendi sorumluluğunu başka bir kişi veya gruba yükleme eylemidir. Genellikle güç politikasında bir devletin kendisi kenarda dururken başka bir devletin saldırgan bir devleti caydırmasını veya onunla savaşmasını sağlamaya çalıştığı bir stratejiye atıfta bulunmak için kullanılır.