İçeriğe atla

Odontodactylus scyllarus

Tavus Mantis Karidesi
Biyolojik sınıflandırma
Âlem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Arthropoda (Eklem bacaklılar)
Alt şube: Crustacea (Kabuklular)
Sınıf: Malacostraca
Takım: Stomatopoda (Mantis Karidesi)
Familya: Odontodactylidae
Cins: Odontodactylus
Tür: O. scyllarus
Odontodactylus scyllarus
(Linnaeus, 1758)

Tavus mantis karidesi, harlequin mantis karidesi veya boyalı mantis karidesi olarak bilinen Odontodactylus scyllarus, Guam’dan Doğu Afrika’ya Hindu-Pasifik’te yaşayan büyük mantis karideslerindendir.[1]

Özellikleri

A side view of a female Odontodactylus scyllarus

O. scyllarus genellikle 3 ila 18 santimetre arasında değişen, büyük ve çok renkli mantis karideslerinden birisidir.[1] Bu karideslerde çoğunlukla yeşil renk hakim olmakla beraber turuncu ayakları ve sert ön kısımlarında ise leopar deseni bulunmaktadır.[1]

Dairesel polarize ışık görebilme kabiliyetlerinin, CD ve benzeri optik depolama cihazlarında kullanılabilirliğini belirlemek için bilimsel çalışmalara yol açmıştır.[2][3]

Ekoloji

Odontodactylus scyllarus oyuklarda yaşadığından, mercan resiflerinin 3 ila 40 metre derinliklerindeki gevşek alt katmanlarında “U” şeklinde delikler oluşturarak yaşarlar.[1]

O. scyllarus kürek şeklindeki yırtıcı uzantıları ile bir darbecidir.[1] Aktif bir avcı, tüketim için karından bacaklılar,kabuklular ve midyeleri[1] tercih eder ve avının yumuşak dokularına erişinceye kadar darbeleriyle parçalar. Saatte 80 km hızla avını darbelediği bildirilmiştir. Dünyada yaşayan en hızlı darbeci hayvandır. Darbeleri, 22 kalibrelik bir tabancanın etkisi gibi, vuruş başına 91 kglık bir güçle vurur. Ayrıca uzantılarının yüzeyi, kırılmaya çok dayanıklı bir şekilde katmanlı ve oldukça yoğun olarak hidroksiapatitten oluşur. Darbeleriyle en kalın akvaryum camını kırabilir. Vücudunun bileşim maddesi, potansiyel sentez ve mühendislikte kullanımı için araştırılmaktadır.[4][5][6][7]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f Roy Caldwell. "Species: Odontodactylus scyllarus". Roy's List of Stomatopods for the Aquarium. 20 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2006. 
  2. ^ John Roach (27 Haziran 2011). "Shrimp eyes inspire optical tech". MSNBC. 30 Haziran 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2011. 
  3. ^ Yi-Jun Jen, Akhlesh Lakhtakia, Ching-Wei Yu, Chia-Feng Lin, Meng-Jie Lin, Shih-Hao Wang & Jyun-Rong Lai (2011). "Biologically inspired achromatic waveplates for visible light". Nature Communications. Cilt 2. s. 363. doi:10.1038/ncomms1358. PMID 21694711. 
  4. ^ Sarah Everts (2012). "How a peacock shrimp packs a punch: layered structure is behind animal's resilient club". Chemical & Engineering News. 90 (24). s. 6. 11 Haziran 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2013. 
  5. ^ James C. Weaver, Garrett W. Milliron, Ali Miserez, Kenneth Evans-Lutterodt, Steven Herrera, Isaias Gallana, William J. Mershon, Brook Swanson, Pablo Zavattieri, Elaine DiMasi & David Kisailus (2012). "The stomatopod dactyl club: a formidable damage-tolerant biological hammer". Science. 336 (6086). ss. 1275-1280. Bibcode:2012Sci...336.1275W. doi:10.1126/science.1218764. PMID 22679090. 
  6. ^ ntvmsnbc 16 Ocak 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.; retrieved on June 09, 2012
  7. ^ Samanyolu Haber 31 Aralık 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.; retrieved on December 29, 2012

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">DNA</span> Canlıların genetik bilgilerini barındıran molekül

Deoksiriboz nükleik asit veya kısaca DNA, tüm organizmaların ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan bir nükleik asittir. DNA'nın başlıca rolü bilgiyi uzun süre saklamasıdır. Protein ve RNA gibi hücrenin diğer bileşenlerinin inşası için gerekli olan bilgileri içermesinden dolayı DNA; bir kalıp, şablon veya reçeteye benzetilir. Bu genetik bilgileri içeren DNA parçaları gen olarak adlandırılır. Bazı DNA dizilerinin yapısal işlevleri vardır, diğerleri ise bu genetik bilginin ne şekilde kullanılacağının düzenlenmesine yararlar.

<span class="mw-page-title-main">Otizm</span> Bilinçsel ve zihinsel rahatsızlık

Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. Bu belirtiler otizmi, Asperger sendromu gibi daha hafif seyreden otistik spektrum bozukluğundan (OSB) ayırır. Otizm kalıtımsal kökenlidir ancak kalıtsallığı oldukça karmaşıktır ve OSB'nin kökeninin çoklu gen etkileşimlerinden mi yoksa ender görülen mutasyonlardan mı kaynaklandığı çok açık değildir. Nadir vakalarda, doğum sakatlıklarına neden olan etmenlerle yakından bağlantılıdır. Diğer görüşlere göre ise çocuklukta yapılan aşılar gibi nedenler tartışmalıdır ve aşı kökenli varsayımların ikna edici bilimsel kanıtları yoktur. 2007 yılında yapılan araştırmalara göre otizmin prevalansını 1.000 kişiye bir ya da iki vaka olarak tahmin eder, aynı araştırmalardaki tahminlere göre OSB yaklaşık 1.000 kişide altı vakadır ve erkeklerde rastlanma oranı kadınlara göre 4,3 kat daha fazladır. 2022 yılı CDC verilerine göre otizmin görülme sıklığı 44 çocuktan 1'e yükselmiştir. Otizm vakalarının sayısı 1980'lerden beri oldukça fazla oranda artmıştır. Bunun nedeni kısmen tanı koyma yöntemlerindeki değişikliklerdir; gerçek prevalansın artıp artmadığı anlaşılamamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bakteri</span> mikroorganizma üst âlemi

Bakteri (İngilizce telaffuz: [bækˈtɪəriə] ( dinle); tekil isim: bacterium), tek hücreli mikroorganizma grubudur. Tipik olarak birkaç mikrometre uzunluğunda olan bakterilerin çeşitli şekilleri vardır, kimi küresel, kimi spiral şekilli, kimi çubuksu, kimi virgül şeklinde olabilir. Yeryüzündeki her ortamda bakteriler mevcuttur. Toprakta, deniz suyunda, okyanusun derinliklerinde, yer kabuğunda, deride, hayvanların bağırsaklarında, asitli sıcak su kaynaklarında, radyoaktif atıklarda büyüyebilen tipleri vardır. Tipik olarak bir gram toprakta bulunan bakteri hücrelerinin sayısı 40 milyon, bir mililitre tatlı suda ise bir milyondur; toplu olarak dünyada beş nonilyon (5×1030) bakteri bulunmaktadır, bunlar dünyadaki biyokütlenin çoğunu oluşturur. Bakteriler gıdaların geri dönüşümü için hayati bir öneme sahiptirler ve gıda döngülerindeki çoğu önemli adım, atmosferden azot fiksasyonu gibi, bakterilere bağlıdır. Ancak bu bakterilerin çoğu henüz tanımlanmamıştır ve bakteri şubelerinin sadece yaklaşık yarısı laboratuvarda kültürlenebilen türlere sahiptir. Bakterilerin araştırıldığı bilim bakteriyolojidir, bu, mikrobiyolojinin bir dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">RNA</span> nükleotitlerden oluşan polimer

Ribonükleik asid (RNA), bir nükleik asittir, nükleotitlerden oluşan bir polimerdir. Her nükleotit bir azotlu baz, bir riboz şeker ve bir fosfattan oluşur. RNA pek çok önemli biyolojik rol oynar, DNA'da taşınan genetik bilginin proteine çevirisi (translasyon) ile ilişkili çeşitli süreçlerde de yer alır. RNA tiplerinden olan mesajcı RNA, DNA'daki bilgiyi protein sentez yeri olan ribozomlara taşır, ribozomal RNA ribozomun en önemli kısımlarını oluşturur, taşıyıcı RNA ise protein sentezinde kullanılmak üzere kullanılacak aminoasitlerin taşınmasında gereklidir. Ayrıca çeşitli RNA tipleri genlerin ne derece aktif olduğunu düzenlemeye yarar.

Restriksiyon enzimi veya restriksiyon endonükleazı, çift zincirli DNA moleküllerindeki belli nükleotit dizilerini tanıyan ve her iki zinciri birlikte kesen bir enzim türüdür. Bu özel enzimler, bakteri ve arkelerde bulunurlar ve virüslere karşı bir savunma mekanizmasına aittirler. Konak bakteri hücresinde restriksiyon enzimleri seçici olarak yabancı DNA'ları keserler; konak DNA'yı restriksiyon enziminin etkinliğinden korunmak için bir değiştirme (modifikasyon) enzimi tarafından metillenir. Bu iki süreç toplu olarak restriksiyon modifikasyon sistemi olarak adlandırılır. Bir restriksiyon enzimi DNA'yı kesmek için DNA çift sarmalının her şeker-fosfat omurgasından birer kere olmak üzere iki kesme yapar.

<span class="mw-page-title-main">Denizyıldızı</span> Omurgasız ve derisi dikenli deniz canlısı

Denizyıldızı, hayvanlar âleminin derisi dikenliler şubesine bağlı Asteroidea sınıfından olan deniz omurgasızlarına verilen ortak addır. Dünya üzerinde, tropikal bölgelerden soğuk kutup denizi sularına kadar deniz tabanında 1.500 kadar denizyıldızı türü bulunur. Deniz kıyısından 6.000 m derinliğe kadar olan bölgede yaşarlar.

<span class="mw-page-title-main">Kazsılar</span>

Kazsılar, kuşlar sınıfına ait, ördekler, kazlar ve kuğuları kapsayan bir takımdır.

Gen kopya sayısı bir bireyin genomunda bulunan bir genin kopya sayılarında bulunan farklılıklardan oluşan genetik karakter özelliklerini ifade eder. Bazı genlerin kopya sayılarında görülen farklılıkların insanlarda genetik çeşitliliğe katkıda bulunduğu gerçeği İnsan Genom Projesi'nin tamamlanmasıyla ortaya çıkarılmıştır. Bazı insanlarda yalnızca bir kromozomda bazı genlerin delesyonu görülürken bazı insanlarda aynı genlerin birçok kopyası görülmektedir. Yaklaşık 20.000 insan geni içinde, akraba olmayan insanlar tipik olarak yaklaşık 12 farklı yerde değişik kopya sayısına sahiptir ve büyük çaplı değişikliklerin boyutları birkaç kilobaz ile 2 megabaz arasında değişir.

<span class="mw-page-title-main">MikroRNA</span> yaklaşık 21-23 nükleotit uzunluğunda tek iplikli RNA molekülü türü

Genetikte, mikroRNA (miRNA) yaklaşık 21-23 nükleotit uzunluğunda tek iplikli RNA molekülü türüdür, gen ifadesinin düzenlenmesinde rol oynar. miRNA'lar kodlamayan RNA'lardandır, yani DNA'dan transkripsiyonu yapılan ama proteine çevirisi yapılmayan genler tarafından kodlanırlar. Pri-miRNA olarak adlandırılan primer transkriptler işlenerek, önce pre-miRNA adlı kısa sap-ilmik yapılarına, sonra da fonksiyonel miRNA'ya dönüşürler. Olgun miRNA moleküller bir veya daha çok mesajcı RNA (mRNA) ile kısmî tamamlayıcıdır ve başlıca işlevleri gen ifadesini aşağı ayarlamaktır. 1993'te Lee ve çalışma arkadaşları tarafından Victor Ambros laboratuvarında keşfedilmişlerdir, ancak mikroRNA terimi ilk 2001'de kullanıma girimiştir.

<span class="mw-page-title-main">Wolfgang Ketterle</span>

Wolfgang Ketterle, Alman fizikçi. 2001 yılında Eric Allin Cornell ve Carl Wieman ile beraber Nobel Fizik Ödülü'nü kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Frank Drake</span> Amerikalı gökbilimci (1930 – 2022)

Frank Donald Drake, Amerikalı astronom ve astrofizikçi. SETI'nin kurucusu olması ve Drake denklemi ile Arecibo mesajının yaratıcı olmasıyla tanınır.

Dünyadaki yaşamın evrimsel tarihi, fosil ya da günümüz yaşayan canlı organizmaların evrildiği süreçlerin izlerini takip eder. Yaşamın evrimsel tarihi, yeryüzünde yaşamın kökeninden, günümüzden yaklaşık 4,5 milyar yıl önceki bir tarihten, günümüze kadar uzanmaktadır. Günümüz tüm canlı türleri arasındaki benzerlikler, bilinen tüm canlı türlerin, evrim süreçleri içinde giderek birbirlerinden ayrıldığı ortak bir ataya sahip olduklarına işaret etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Elizabeth Blackburn</span> Avustralyalı-Amerikalı araştırmacı

Elizabeth Helen Blackburn Avustralya doğumlu Amerikalı moleküler biyolog. Kromozomların uç kısımlarında bulunan ve kromozomları koruyan telomer isimli yapılarla ilgili çalışmalarıyla bilinir. Telomer yapımında etkin telomeraz enziminin kaşifleri arasındadır. Bu çalışmalarından dolayı 2009 yılında Carol W. Greider ve Jack W. Szostak ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü kazandı. Tıbbi etik üzerine de çalışmaları vardır.

<span class="mw-page-title-main">Hepatit</span> Karaciğer inflamasyonu

Hepatit, karaciğer hücrelerinde inflamasyon ile karakterize tıbbi durumdur. İsim Yunanca hepar (ἧπαρ); hepat- (ἡπατ-), karaciğer kökünden ve sonek -itis, "inflamasyon" 'dan türemiştir (c. 1727) Karaciğerdeki inflamasyon zamanla kendini sınırlayabilir ya da fibrozis ve siroza ilerleyebilir.

<span class="mw-page-title-main">Werner Arber</span>

Werner Arber İsviçreli mikrobiyolog ve genetikçi. Amerikalı araştırmacılar Hamilton Smith ve Daniel Nathans ile birlikte, Werner Arber 1978 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü restriksiyon endonükleaz enzimlerini keşfi nedeniyle kazanmıştır. Bu araştırmacıların çalışmaları rekombinant DNA teknolojisinin gelişimine öncülük etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Konstantin Novoselov</span>

Konstantin Sergeevich "Kostya" Novoselov, daha çok grafenler üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Rus-İngiliz fizikçi. Andre Geim ile birlikte 2010 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü aldı. Novoselov şu anda Royal Society üyesi olarak Manchester Üniversitesi'nde mezoskopik fizik alanındaki araştırma grubunun bir üyesidir. Aynı zamanda European Research Council ERC Starting Grant 'ın da katılımcılarındandır.

<span class="mw-page-title-main">Jules A. Hoffmann</span> Fransız biyolog (d. 1941)

Jules A. Hoffmann Lüksemburg doğumlu Fransız biyologdur. StrazburgFransa'daki Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi'nin CNRS araştırma direktörü ve yönetim kurulu üyesidir. 2007 yılında, Fransız Bilimler Akademisi'nin başkanı olmuştur. Bruce Beutler ile birlikte yaptıkları "doğuştan gelen bağışıklık sisteminin aktivasyonu" ile ilgili keşifleri sayesinde 2011 yılında Hoffmann Fizyoloji veya Tıpta Nobel ödülünün dörtte birine sahip olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Phillip Allen Sharp</span> Amerikalı biyolog

Phillip Allen Sharp, Amerikan genetikçi ve moleküler biyolog. RNA bağlanmasının kaşiflerinden biridir. Richard J. Roberts ile birlikte ökaryot hücrelerinin DNA dizelerindeki genlerin bitişik sırada olmadığını, aralarda intron denilen okunmayan ve protein sentezine katılmayan bölümlerin olduğunu keşfettiler. Bu sayede mRNA'lar aynı DNA dizesinden bu bölümleri farklı şekilde silmeleri ile farklı proteinleri kodlayabilmektedir. İkili bu keşifleri ile 1993 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü kazanmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Xianren Mağarası</span>

Xianren Mağarası, yakındaki Diaotonghuan kaya sığınağı ile birlikte, Çin'in Jiangxi eyaletindeki Wannian İlçesi'ndeki Dayuan Kasabası'nda (大源乡) yer alan bir arkeolojik sit, tarih öncesi çömlek parçalarının önemli keşiflerinin yapıldığı, erken pirinç ekiminin kanıtı niteliğinde buluntuların ortaya çıkarıldığı bir alandır. Mağaranın adı Çin'in efsanevi aydınlanmış insanı, Xian'ın "ölümsüzlüğünü" ifade eder. Mağara 7 m (23,0 ft) yüksekliğinde, 11 m (36,1 ft) genişliğinde ve 14 m (45,9 ft) derinliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Megacheira</span>

Megacheira', omurgalı "büyük uzantılara" sahip olmaları ile tanımlanan soyu tükenmiş bir yırtıcı eklembacaklı sınıfıdır. Taksonomik konumları tartışmalıdır, çalışmalar onları kök grubu euarthropodlar ya da kök grubu chelicerates olarak kabul etmektedir. Büyük uzantıların diğer eklembacaklıların sefalik uzantılarıyla homoloji ilişkisi de tartışmalıdır. Grubun tartışmasız üyeleri, alt Kambriyen döneminden orta Kambriyene kadar dünya genelinde deniz ortamlarında mevcuttu.