İçeriğe atla

Odadaki fil

Odadaki fil, insanların konuşmak istemediği bariz bir sorunu veya zor durumu temsil ediyor.[1]

Odadaki fil (veya " oturma odasındaki fil ") ifadesi [2][3] herkesin bildiği ya da aşikar olan ancak en azından bazılarını rahatsız ettiği ve kişisel, sosyal ya da politik olarak utanç verici, tartışmalı, kışkırtıcı ya da tehlikeli olduğu için kimsenin bahsetmediği ya da tartışmak istemediği önemli ya da muazzam bir konu, soru ya da tartışmalı mesele için kullanılan mecazi bir deyimdir. Mecazi fil, insanların hakkında konuşmak istemediği bariz bir sorunu veya zor durumu temsil etmektedir.[1][4][5]

Bir fil kadar göze çarpan bir şeyin kodlanmış sosyal etkileşimlerde gözden kaçmış gibi görünebileceği ve baskı sosyolojisinin/psikolojisinin makro ölçekte de işlediği fikrine/düşüncesine dayanmaktadır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b Anon (2023). "An elephant in the room: idiom, informal". cambridge.org. Cambridge University Press. 27 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Nisan 2024. 
  2. ^ "the elephant in the (living) room | meaning of the elephant in the (living) room in Longman Dictionary of Contemporary English | LDOCE". www.ldoceonline.com. 16 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2020. 
  3. ^ "World Wide Words: Elephant in the room". World Wide Words (İngilizce). 9 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2020. 
  4. ^ Cambridge University Press. (2009). Cambridge academic content dictionary, p. 298.
  5. ^ "Elephant in the room Idiom Definition – Grammarist". Grammarist. 24 Eylül 2015. 20 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Urduca</span> Pakistanın iki resmî dilinden biri

Urduca, Hindustani dilinin Pakistan'da kullanılan standart biçimine verilen isim. Pakistan'ın iki resmî dilinden biridir. Hindistan'ın bazı bölgelerinde de resmî dilidir. Hintçe ve Urdu Hindustani adlı dilin iki ayrı standart biçimi olarak kabul edilmekle beraber Urduca özellikle Pakistan ve Hindistan'ın kuzeyinde Müslümanların daha yoğun olduğu yerlerde konuşulmakta ve Hintçeye kıyasla daha fazla Farsça aktarma sözcük içermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Çince</span> Çin ve çevresinde konuşulan bir dil

Çince, Çin anakarası ve çevresinde yaşayan bir milyardan fazla kişi tarafından konuşulan Eski Çinceden türemiş dillerin oluşturduğu diller grubudur. Dünyadaki her beş kişiden birinin anadili olarak konuştuğu Çince, lehçeleriyle birlikte dünyada en çok konuşulan dildir. Çince ve lehçeleri Büyük Çin olarak adlandırılan Çin anakarası, Hong Kong, Makao, Tayvan ve Malezya, Endonezya, Tayland, Singapur, Myanmar, Vietnam, Güney Kore gibi Doğu ve Güneydoğu Asya ülkelerinde konuşulmaktadır. Çince, dünyanın en çok konuşulan dil olmasına bağlı olarak Birleşmiş Milletler'in altı resmî dilinden biridir. Aynı zamanda Çin, Tayvan, Singapur, Hong Kong ve Makao'nun resmî dilidir.

<span class="mw-page-title-main">Fil</span> hortumlu bir memeli hayvan

Fil, hortumlular takımının filgiller (Elephantidae) familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya fili ve Afrika fili olmak üzere iki türü tanınır; ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülür. Filler, Sahra altı Afrika ile Güney ve Güneydoğu Asya'da bulunur. İçinde mamutlar ve mastodonlar gibi soyu tükenmiş türleri de barındıran hortumlular takımından günümüzde soyunu sürdüren bir tek filler kalmıştır. Karada yaşayan en büyük hayvan olan Afrika filinin erkeği 4 m boya ve 7.000 kg ağırlığa ulaşabilir. Fillerin dikkat çekici ve ayırt edici özellikleri arasında, nesneleri yakalamak gibi çeşitli amaçlar için kullanılan uzun hortumları başta gelir. Uzun ve sivri olan kesici dişlerini nesneleri taşımak, yeri kazmak için kullanırlar. Fildişinin kaynağı olan bu kesici dişler aynı zamanda dövüşürken silah olarak da kullanılır. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür.

<span class="mw-page-title-main">Dev yıldız</span>

Dev yıldız, aynı yüzey sıcaklığına sahip bir anakol yıldızından önemli ölçüde daha büyük bir yarıçapa ve aydınlatma gücüne sahip olan yıldızdır. Büyük bir boyut mutlaka büyük kütle anlamına gelmez, dev bir yıldızın yoğunluğu bazen çok düşük olabilir. Hertzsprung-Russell diyagramındaki anakolun tepesinde yer alırlar ve aydınlatma sınıfları II ve III'e karşılık gelir. Dev ve cüce terimleri, 1905 civarında Ejnar Hertzsprung tarafından benzer sıcaklık veya tayf tipine rağmen oldukça farklı aydınlatma gücüne sahip olan yıldızlar için türetilmiştir.

İlerlemecilik, ilericilik ya da progressivizm, her alanda ileri düzeyde önlemler uygulayarak insanların mevcut durumlarını iyileştirmeyi ve toplumun statüsünü yükseltmeyi amaçlayan, bu doğrultuda toplumsal reformu destekleyen politik felsefedir. Bilim, teknoloji, ekonomik kalkınma ve sosyal organizasyondaki ilerlemelerin insanın yaşam koşullarını geliştirmede büyük öneme sahip olduğunu ifade eden İlerleme Düşüncesine dayanır. Modern siyasette ilerlemecilik, siyasi değişim ve hükûmet eylemlerinin desteği yoluyla sıradan insanların çıkarlarını temsil etmeyi amaçlayan bir sosyal veya siyasi harekettir ve genellikle sol-liberal geleneğin bir parçası bağlamında düşünülür. Ancak bu, ideolojilerin eş anlamlı olduğu anlamına gelmez.

Toplumsal sınıf toplumlar veya kültürler içindeki bireyler veya gruplar arasında hiyerarşik farklılığı ifade etmektedir. Genellikle bireyler sınıf içinde ekonomik konumlarına ve katmanlaşma sistemi içinde benzer siyasi ve ekonomik ilgilerine göre gruplaşmaktadırlar.

Ann Fienup-Riordan, Amerikalı kültürel antropoloji uzmanı olan antropolog.

<span class="mw-page-title-main">Filozof</span> kapsamlı bir felsefe bilgisi olan kişi

Filozof, felsefe ile uğraşan kişidir. Filozof kelimesi Antik Yunanca bilgelik aşığı anlamına gelen φιλόσοφος (filasofos) kelimesinden gelir. Cicero ve Diogenes Laertius’un, Eflâtun’un öğrencisi Herakleides Pontikos’un bugün elde bulunmayan bir eserine dayanarak verdikleri pek kesin olmayan bir rivayete göre filozof kelimesini ilk kullanan düşünür Pisagor olmuştur.

Donald MacGillivray Nicol, İngiliz Bizantolog.

Berelvi, Sünni İslam içinde Hanefi mezhebine bağlı Hindistan'ın Bereilli kentinden çıkan 200 milyon mensubu olan bir hareket. Hareket ismini lider İmam Ahmed Raza Han'ın (1856-1921) şehrinden alır. Medya ve akedemisyenler tarafından Berelvi ismiyle anılan harekete bağlı olanlar, kendilerine Ehl-i Sünnet vel Cemaat olarak hitab etmeyi tercih ediyor.

Eynular Çin'in batı kesiminde yer alan Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan bir toplum. Nüfusları 30.000 kişidir. Çoğunlukla Taklamakan Çölü dolaylarında yaşarlar.

Drungarios, Geç Roma ve Bizans dönemlerinde drungos olarak bilinen yapının komutanına verilen rütbe.

Polari Birleşik Krallık'ta oyuncular, sirkçiler, suçlular, seks işçileri ve eşcinseller tarafından kullanılan bir argo sözcük. Kökenleri tartışmalı olmasına rağmen genellikle 19. yüzyıla, kimi zaman 16. yüzyıla tarihlenir. Punch ve Judy adlı sokak kukla performansları geleneksel olarak konuşmak için Polari kullandığından bu performansla Polari arasında uzun süreli bir bağlantı vardır.

<span class="mw-page-title-main">Cambridge University Press</span> Cambridge Üniversitesinin yayıncılık işi

Cambridge University Press, Cambridge Üniversitesi'ne bağlı faaliyet gösteren Cambridge, Birleşik Krallık merkezli yayınevidir. Kral VIII. Henry tarafından 1534'te kurulmuştur. Dünyanın ilk kurulan yayınevi ve Oxford University Press'in ardından en büyük ikinci yayınevi konumundadır.

<span class="mw-page-title-main">Henri (Chambord kontu)</span> Fransız soylu (1820 – 1883)

Prens Henri Charles 2 - 9 Ağustos 1830 arasında V. Henry adıyla tartışmalı bir şekilde Fransa kralı oldu, ancak hiçbir zaman resmi olarak kral ilan edilmedi. Daha sonra, 1844'ten 1883 yılına, ölümüne kadar Fransa tahtının meşru taht talibi oldu.

Uluslararası bilimsel kelime dağarcığı, köken dili belli olan veya olmayan, ancak birkaç modern dilde şu anda kullanımda olan bilimsel ve özel sözcüklerden oluşur. "Uluslararası bilimsel kelime dağarcığı" terimi ilk kez Philip Gove tarafından Webster's Third New International Dictionary'de (1961) kullanılmıştır. Crystal tarafından belirtildiği gibi bilim, yeni sözcükler için özellikle verimli bir alandır. Webster's Third'e göre, "bazı ISV kelimeleri, antik çağ dillerinden birinden, genellikle Latince ve Yunanca'dan oldukça genel ve basit bir anlama sahip bir kelime alınarak ve ona çok özel ve karmaşık bir anlam kazandırılarak yaratılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Theda Skocpol</span> Amerikalı sosyolog

Theda Skocpol, Harvard Üniversitesi'nde Victor S. Thomas Yönetim ve Sosyoloji Profesörü olan Amerikalı sosyolog ve siyaset bilimci. Her iki disiplinde de etkili bir figür olan Skocpol, en çok tarihsel-kurumsal ve karşılaştırmalı yaklaşımların yanı sıra "devlet özerkliği teorisi" ile tanınır. Hem popüler hem de akademik kitle için çok sayıda yazı yazdı. Amerikan Siyaset Bilimi Derneği ve Sosyal Bilimler Tarih Derneği Başkanlığı yapmıştır.

The Cambridge History of Turkey; Cambridge University Press taraafından yayınlanan, Türkiye tarihi hakkında 4 ciltlik bir kitap serisidir. Seri, 1071'deki Malazgirt Meydan Muharebesi ile Türklerin Anadolu'ya girmesinden başlayıp 2010'a kadar olan dönemi konu alır. 1071 ile 1453'te İstanbul'un fethedilmesi arasındaki dönemi konu alan ilk cilt 2006'da, 1839 ile 2010 arasını konu alan son cilt ise 2012'de yayınlanmıştır. Yayınlanmasından sonra çoğunlukla olumlu eleştiriler alan serinin dördüncü cildi, bazı kitleler tarafından Ermeni Kırımı'ndan bahsederken soykırım kelimesini kullanmadığı ve Rum Kırımı ile Süryani Katliamı'ndan hiç bahsetmediği için eleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Fil polosu</span>

Fil polosu, fillere binerek oynanan polonun bir çeşididir.

<span class="mw-page-title-main">Gine (madeni para)</span>

Gine, 1663 ile 1814 yılları arasında Büyük Britanya'da basılan ve yaklaşık çeyrek ons altın içeren bir madeni paraydı. İsmi, paraların yapımında kullanılan altının büyük bir kısmının temin edildiği Batı Afrika'daki Gine bölgesinden gelmekteydi. İngilizlerin makine ile bastığı ilk altın sikkesi olan gine, başlangıçta sterlin cinsinden 20 şiline, yani bir pounda eşit bir değeri temsil ediyordu. Ancak altının gümüşe göre fiyatının yükselmesi, ginenin değerinin artmasına neden oldu ve zaman zaman otuz şiline kadar çıktı. 1717'den 1816'ya kadar değeri resmi olarak yirmi bir şilin olarak sabitlendi.