İçeriğe atla

Objektif (fotoğrafçılık)

Fotoğrafik bir lens: Canon EF 50mm F1.4 USM, bir prime lens (tek odak uzaklığı olan) ve normal lens örneği
Kutu fotograf makinesi çalışma prensibi. Bir nesnenin ışık ışınları bir görüntü oluşturmak üzere bir delikten geçiyor
35mm Nikon objektifi

Objektif veya lens, fotoğraflanacak konunun odak noktasında film emülsiyonuna veya sensöre, ışığın iletilerek görüntünün oluşmasını sağlayan, mercek veya mercekler topluluğudur. Objektifin fikir babası Aristo olarak bilinir. Fakat yaptığı düzeneği kaydedebilecek film ancak 18. yüzyılda icat edilebilmiştir.

Objektif genellikle objektif grubundan görüntü düzlemine olan mesafeyi ayarlayarak veya objektif grubunun elemanlarını hareket ettirerek odaklanır. Performansı artırmak için bazı objektiflerde, objektif odaklanırken gruplar arasındaki mesafeyi ayarlayan bir kam sistemi bulunur. Üreticiler buna farklı isimler vermektedir: Nikon buna CRC (yakın mesafe düzeltmesi); Canon buna yüzer sistem; Hasselblad ve Mamiya ise FLE (yüzer lens elemanı) adını vermektedir.[1]

1951 USAF çözünürlük testi tablosu, bir merceğin çözümleme gücünü ölçmenin bir yoludur. Malzemenin, kaplamaların ve yapının kalitesi çözünürlüğü etkiler. Lens çözünürlüğü nihai olarak kırınım ile sınırlıdır ve çok az sayıda fotoğraf lensi bu çözünürlüğe yaklaşır. Bunu yapanlar “kırınım sınırlı” olarak adlandırılır ve genellikle son derece pahalıdır.[2]

Fotograf makinesine bir lens kalıcı olarak sabitlenmiş olabilir ya da farklı odak uzaklıklarında, diyaframlarda ve diğer özelliklerdeki lensler fotograf makinesi üzerinde değiştirilebilir olabilir. Bir objektifin kalitesi milimetrekare'ye düşürebildiği ışık miktarı ile ölçülür. En fazla ışık geçiren ve odak noktasına düşüren objektif en kalitelisidir. Işığı az kıran ve genellikle mavi objektifler ışığı daha fazla geçirir. Objektifin kalitesini (mercek kalitesini) belirleyen iki unsur vardır.

  1. Odak uzaklığı: Objektifin odak uzaklığı büyüdükçe odak noktasına düşebilecek ışık miktarı genellikle azalma eğilimi gösterir.
  2. Objektif çapı: Objektifin çapı büyüdükçe ışık objektife giren ışık artacağı için, odak noktasındaki ışık da fazla olacaktır.

Odak uzaklığına göre objektifler

  • Kısa odaklı objektifler: Geniş açılı objektiflerdir, genellikle 65 derece ve daha fazlasını görürler. Odak noktasına düşürdükleri saha alanı geniştir, hedef odağa küçük olarak düşer.
  • Orta odaklı objektifler: Orta açalı objektiflerdir. Görüş açıları 65-40 derece arası olanlardır. Bu objektiflerde odağa düşen saha büyüklüğü ve hedef büyüklüğü normal boydadır. *Portrelerde sıklıkla tercih edilirler.
  • Uzun odaklı objektifler: Teleobjektifler olarak adlandırılır. Görüş açıları 40 dereceden daha azdır. Bu objektiflerde odak noktasına düşen saha küçük, hedef olarak nispeten büyüktür. Uzak konular için tercih edilirler.

Görüş açısı

Fotoğraf makineleri kullandıkları objektiflere göre belli bir genişlikte açıyla kadraj oluşturur. Her objektifin aynı konuya aynı uzaklıktan bakarken gördüğü alan odak uzaklığı ile değişir. Odak uzaklığı büyük olan Objektifler dar açıyla baktıkları için daha küçük alanlar görürler. Bunlara Teleobjektif denir. Odak uzaklğı küçük olan objektifler ise daha geniş alana baktıkları için, daha büyük bir alanı Sensör'e düşürür. Dijital fotoğraf makinelerinde sensör boyutları küçük olan makineler (Krop faktörlü makineler), aynı objektif ile Sensörü büyük olan (Krop faktörsüz makineler) objektiflerden daha dar alan görür. Özetle Sensörü büyük olan makineler daha geniş alana bakarlar, odak uzaklığı büyük olan objektifler daha dar alana bakarlar.

Kaynakça

  1. ^ "PhotoNotes.org Dictionary – Floating element". photonotes.org. 10 Ağustos 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ekim 2014. 
  2. ^ "Understanding Lens Diffraction". luminous-landscape.com. 25 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ekim 2014. 

Ayrıca bakınız

  • Teleobjektif (fotoğrafçılık)

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Fotoğraf</span>

Fotoğraf, “ışık “, “aydınlık“ ve Yunanca: γράφειν (grafein), “çizmek“, “kazımak“, “resim yapmak“, "yazmak" kelimeleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Osmanlı döneminde fotoğraftan bahsedilirken ilk olarak "ateş yazması" şeklinde bir tanımla adlandırıldığı belirtilmektedir. Halk dilinde fotoğraf anlamında kılık sözcüğü tespit edilmiştir. Fotoğraf anlamında yaygın bir kullanımı bulunmamakla birlikte yaçın sözcüğü de mevcuttur. Fotoğraf, cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler meydana getiren dalga boylarıyla olan fotoğraflardır.

<span class="mw-page-title-main">Alan derinliği</span>

Netlik derinliği, odak derinliği veya Net Alan Derinliği, fotoğrafı çekilen konunun ön ve arka kısmında kaldığı halde göze net gibi görünen alanı anlatan fotoğrafçılık terimidir.

<span class="mw-page-title-main">Teleskop</span> uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen, astronomların kullandığı, bir rasathane cihazı

Teleskop veya ırakgörür, uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen astronomların kullandığı, bir rasathane cihazıdır. 1608 yılında Hans Lippershey tarafından icat edilmiştir ve 1609 yılında Galileo Galilei tarafından ilk defa gökyüzü gözlemleri yapmakta kullanılmıştır. Uzaydaki cisimlerden yansıyarak veya doğrudan gelen görülen ışık, ultraviyole ışınlar, kızılötesi ışınlar, röntgen ışınları, radyo dalgaları gibi her türlü elektromanyetik yayınlar; kozmos hakkında bilgi toplamak için çok gerekli kanıtlardır. Bu kanıtlar, klasik manada optik teleskoplarla ya da çok daha modern radyo teleskoplarla incelenir.

<span class="mw-page-title-main">Oküler</span>

Oküler diğer adıyla göz merceği, mikroskop, teleskop vb. sistemlerde kullanılan gözün hemen önündeki genelde akromatik mercek grubudur. Asıl amacı önündeki mercek sisteminin renk ve şekil alanlarındaki kusurlarını asgariye indirerek kullanıcıya net bir görüntü sağlamak görüntü kalitesini arttırmadır.

<span class="mw-page-title-main">Dijital fotoğraf makinesi</span>

Dijital fotoğraf makinesi, fotoğrafları elektronik olarak çeken ve saklayan elektronik bir cihazdır. Geleneksel fotoğraf makinelerinde olduğu gibi fotoğraf filmleri kullanılmaz. Bunun yerine ışık film görevi gören ve adına sensör denen yeşil, kırmızı ve mavi renge duyarlı hücrelerden oluşan sandviç tipinde sıkıştırılmış bir katmandan geçer ve bu katmandan alınan değerlerle fotoğraf dijital olarak saklanabilir. Günümüzün dijital fotoğraf makineleri tipik olarak çok fonksiyonludur ve fotoğraf çekiminin yanı sıra ses ve/veya görüntü kaydetme özelliklerine de sahiptir.

Sinematografi veya görüntü yönetimi, sinema filmi için görüntü kaydederken ışıklandırma ve kamera tercihleri yapma disiplinidir. Birçok açıdan fotoğraf sanatıyla yakından ilgilidir; fakat kamera ve görüntü elemanlarının hareket hâlinde olduğu durumlarda birtakım ek özellikler de gösterir. Elektronik görüntü sensörüyle görüntü yakalamak, görüntüdeki her piksel için elektronik olarak işlenen ve sonraki işleme veya görüntüleme için bir video dosyasında saklanan bir elektrik yükü üretir. Fotoğraf emülsiyonu ile yakalanan görüntüler, film stoğu üzerinde kimyasal olarak "geliştirilen" bir görünür görüntüye dönüşen bir dizi görünmez/gizli görüntüyle sonuçlanır.

<i>Bokeh</i>

Bokeh veya boke, fotoğraf çekilirken, fokus yani odak dışında kalan net olmayan kısımların fotoğrafçının seçtiği objektif, kullandığı diyafram gibi ayarlar neticesinde fotoğrafta oluşan bulanıklık efektidir. Bokehin belirleyicisi öncelikle objektiftir. Her objektifin bokehi farklı olduğu gibi, seçilen diyafram değeri ile bokeh efekti ve derecesi değişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Digital single-lens reflex</span>

Digital single-lens reflex, "Sayısal Tek Mercek Yansımalı" anlamına gelir. SLR şeklinde bilinen değişebilen objektifli filmli fotoğraf makinalarının aksine ışık algılayıcısı olarak film değil CCD ya da CMOS görüntü algılayıcı kullanır. Buradan alınan ışık bilgisi kameranın içinde değişik sayısal işlemlere, dengeleme ayarlarına ve dosya sıkıştırmasına uğradıktan sonra basıma yahut depolamaya hazır hale gelir. Depolama alanı olarak ilk DSLR makinelerinde dahili bellekler ve Disket sürücüler varken günümüzde SD, CF, MS gibi kartlar kullanılır. Fotoğraflar sıkıştırılmış JPEG veya RAW formatında kaydedilir. JPEG sıkıştırılmış bir format olduğu için kayıplıdır. Profesyonel fotoğrafçılar sonradan işlenme yeteneği olan, hiçbir müdahaleye uğramamış RAW formatını tercih ederler. RAW formatında çekilmiş fotoğraflar bilgisayarda uygun pozlama, ışık, beyaz ayarı, contrast gibi ayarlardan geçirildikten sonra TIF, JPEG veya istenen herhangi bir başka format biçiminde kaydedilip basılmaya veya dijital ortamda saklanmaya hazırlanır.

Kuş fotoğrafçılığı, doğa fotoğrafçılığından kuşları gözlemleyen özel fotoğrafçılık dalıdır. Kuş fotoğrafçılığında diğer fotoğrafçılık dallarında kullanılan standart lensler yerine teleobjektifler kullanılır. Fotoğrafçılık tekniği açısından en zor dallardan biridir. Zaman, sabır ve pahalı ekipman gerektirir. Çekilecek güzel bir fotoğraf için saliseler içinde doğru ayarları yapıp odaklayıp, net bir şekilde fotoğrafı oluşturmak gerekir.

Optik mikroskop ya da ışık mikroskobu küçük nesneleri büyütmek için merceklerden oluşan bir sistem ile görünür ışığı kullanan bir mikroskop türüdür. Optik mikroskoplar en eski mikroskop tasarımıdır ve muhtemelen 17. yüzyılda günümüzde kullanılan bileşik mikroskop türü şeklinde keşfedilmiştir. Temel optik mikroskoplar oldukça basit olabildiği gibi çözünürlüğü ve kontrastı iyileştirmek için çok sayıda karmaşık tasarımı da bulunmaktadır. Elektron mikroskobunun aksine genellikle sınıflarda ve evde kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Mercek</span>

Mercek ya da lens ışığın yönünü değiştiren (kıran), ışık ışınlarını birbirine yaklaştıran ya da uzaklaştıran optik alet.
Basit mercek tek bir optik elemanın kullanıldığı, bileşik mercek ise iki optik elemanın bir arada olduğu mercek tipidir. Bileşik mercek, basit mercek kullanıldığında ortaya çıkan sapınç olayının etkisini azaltmak için kullanılır. Mercekler genelde camdan ve saydam plastikten yapılır. Lensler, gereken şekle göre taşlanır, parlatılır veya kalıplanır. Bir mercek, ışığı odaklamadan kıran bir prizmadan farklı olarak, bir görüntü oluşturmak için ışığı odaklayabilir. Mikrodalga lensler, elektron lensler, akustik lensler veya patlayıcı lensler gibi görünür ışık dışındaki dalgaları ve radyasyonu benzer şekilde odaklayan veya dağıtan cihazlara da "mercekler" denir.

<span class="mw-page-title-main">Teleobjektif</span>

Teleobjektif lens, fotoğrafçılık ve sinematografide, uzun-odaklı lensin belirli bir türüdür. Bazen bunların fiziksel uzunlukları, odak uzaklıklarından daha kısadır. Bu "telefoto grubu" olarak bilinen özel bir lens grubuyla birleştirilerek elde edilir. Bu lensler, daha kısa bir tasarımla uzun-odak üretmek amacıyla ışık yolunu genişletirler. Uzun-odak uzunluğu halk arasında genellikle telefoto lensler olarak adlandırılsa da bu teknik olarak yanlıştır: bir telefoto lens özellikle telefoto grubu içerir.

<span class="mw-page-title-main">Renk sapması</span>

Renk sapması, renk sapıncı, renkser sapınç, kromatik sapma veya kromatik aberasyon, optikte bir lensin tüm renkleri aynı uyumda odaklayamamasından kaynaklanan bir sorundur. Bunun nedeni lenslerin değişik dalga boyları ve değişik ışıklar için değişik sapma endekslerinin olmasıdır. Sapma endeksi dalga boyu arttıkça azalır. Bu sorun en çok kırılmalı teleskoplarda görülür ve çözümleri vardır ancak giderirken çıkan maliyet, kırılmalı teleskop yapımındaki en büyük problemlerdendir.

<span class="mw-page-title-main">Optik teleskop</span>

Optik teleskoplar esas olarak elektromanyetik spektrumun görünür ışık kısmından ışığı toplayan ve odaklayan teleskop çeşididir. Kullanım amacı bakılan nesnenin doğrudan görünümü için büyütülmüş görüntüsünü oluşturmak, fotoğrafını çekmek ya da elektronik görüntü sensörleri üzerinden veri toplamaktır.Optik teleskop, başlıca elektromanyetik spektrumun görünür bölgesinden olmak üzere direkt görüş için büyütülmüş bir imaj oluştururken, bir fotoğraf yaratırken ya da elektronik imaj sensörleri boyunca veri toplarken ışığı odaklar ve toplar.

<span class="mw-page-title-main">Magnifikasyon</span>

Magnifikasyon bir şeyin fiziksel boyutunu değil, yalnızca görünüşünü büyütme işlemidir. Bu büyütme işlemi hesaplanmış bir sayı olan ve yine ‘magnifikasyon (büyütme)’ olarak adlandırılan bir değerle gösterilir. Bu sayı 1'den küçük olduğunda, bazen minifikasyon veya de-magnifikasyon olarak adlandırılan, boyutlarda bir azalmaya tekabül eder.

<span class="mw-page-title-main">Kırılmalı teleskop</span> görüntülemek için lens kullanan bir optik teleskop türü

Kırılmalı teleskop veya refraktör, bir görüntüyü görüntülemek için lens (mercek) kullanan bir optik teleskop türüdür.Işığı kırmak yoluyla görüntüyü elde eder.Bunun için tüp sonunda odak dediğimız en büyük merceğin olduğu kısim vardir.ışık buradan görerek tüpün ucuna kadar ilerler tüp ucunda ise gözlemcinin büyütmede kullandığı mercek oküler bulunur. Sonradan çıkan aynalı teleskop'dan bu yönleri ile ayrılır. İlk ve uzun dönemden beri bilinen teleskop türüdür. Kırılmalı teleskop tasarımı başlangıçta casusluk camları ve astronomik teleskoplarda kullanıldı halen de belli ölçekte kullanılmaktadır ancak aynı zamanda uzun odaklı kamera mercekleri için de kullanılmaktadır. Bir refraktörün büyütmesi, objektif merceğinin odak uzunluğunun okülerinkine bölünmesiyle hesaplanır. Kırılma teleskoplarının tipik olarak önde bir lensi, ardından uzun bir tüp, daha sonra teleskop görüntüsünün odaklandığı arkada bir mercek veya enstrümantasyon bulunur. Başlangıçta teleskopların merceği bir elementdi, ancak bir asır sonra iki ve hatta üç elementli lensler yapıldı. Kırılma teleskopu teknolojisi, dürbün ve büyüteç lensleri gibi diğer optik cihazlarda sıklıkla uygulanan bir teknolojidir.

<span class="mw-page-title-main">Katadioptrik sistem</span>

Bir katadioptrik optik sistem biri kırılma ve yansıma genellikle lens ve kavisli aynalar (katoptrik) yoluyla bir optik sistem içinde bir araya getirilmiştir. Katadioptrik kombinasyonlar, projektörler, farlar, erken deniz feneri odaklama sistemleri, optik teleskoplar, mikroskoplar ve telefoto lensler gibi odaklama sistemlerinde kullanılır. Lensleri ve aynaları kullanan diğer optik sistemlere, gözetleme katadioptrik sensörleri gibi "katadioptrik" de denir.

<span class="mw-page-title-main">Petzval alan eğriliği</span>

Adını Joseph Petzval'den alan Petzval alan eğriliği, optik eksene dik olan düz bir nesnenin düz bir görüntü düzleminde düzgün bir şekilde odağa getirilemediği optik sapmayı tanımlar. Alan eğriliği bir alan düzleştirici kullanılarak düzeltilebilir, tasarımlar ayrıca odak yüzeyindeki görüntü kalitesini iyileştirmek için insan gözünde olduğu gibi kavisli bir odak düzlemi içerebilir.

<span class="mw-page-title-main">Barlow mercek</span>

Adını Peter Barlow'dan alan Barlow merceği optik bir sistemdeki diğer optiklerle seri olarak kullanılan, optik sistemin etkin odak uzaklığını, sistemdeki kendisinden sonra gelen tüm bileşenler tarafından algılandığı şekilde artıran, ıraksak bir mercektir. Pratik olarak, bir Barlow merceği yerleştirmenin sonucu görüntüyü büyütmesidir. Gerçek bir barlow lens, tek bir cam eleman değildir, çünkü bu, kromatik aberasyona ve mercek asferik değilse küresel averasyona neden olur. Barlow mercekler bu sebeple yaygın olarak, akromatik düzeltme veya apokromatik düzeltme ile daha yüksek görüntü kalitesi için iki, üç veya daha fazla elementli mercek (cam) kombinasyonu kullanır.

<span class="mw-page-title-main">Objektif (optik)</span>

Optik mühendisliğinde objektif, gözlenen nesneden ışık toplayan ve gerçek bir görüntü üretmek için ışık ışınlarını odaklayan optik elemandır. Hedefler, tek bir mercek veya ayna veya birkaç optik elemanın kombinasyonları olabilir. Mikroskoplarda, dürbünlerde, teleskoplarda, kameralarda, slayt projektörlerinde, CD çalarlarda ve diğer birçok optik alette kullanılırlar. Objektiflere ayrıca obje lensleri, obje gözlükleri veya objektif gözlükleri de denir.