İçeriğe atla

Nusretiye Camii

Koordinatlar: 41°01′38″K 28°58′59″D / 41.02722°K 28.98306°D / 41.02722; 28.98306
Nusretiye Camii
Harita
Temel bilgiler
KonumBeyoğlu, İstanbul, Türkiye
Koordinatlar41°01′38″K 28°58′59″D / 41.02722°K 28.98306°D / 41.02722; 28.98306
İnançİslam
Açılış1826
DurumEtkin
Mimari
Mimar(lar)Krikor Balyan
Mimari türCami
Mimari biçimOsmanlı
İnşaat başlangıcı1823
Tamamlanma1826
Özellikler
Kubbe yüksekliği (iç)33 metre
Kubbe çapı (iç)7,5 metre
Minare sayısı2
12 Mart 1924 tarihli Resimli Gazete'nin 32. sayısında Tophane (Nusretiye) Cami.

Nusretiye Camii, İstanbul'un Tophane semtinde bulunan 19. yüzyılda inşa edilmiş selatin camidir. Halk arasında daha çok “Tophane Camii” olarak anılır.[1]

1823’teki Firuzağa yangınında yanmış olan “Arabacılar Kışlası Camii”’nin yerinde II. Mahmud tarafından yaptırılan ve “Nusretiye” adı verilen camii, 1826’da ibadete açıldı. Mimarı Krikor Balyan'dır. Yapı, tarihi İstanbul’un sınırları dışında inşa edilmiş en büyük camilerden birisidir[1]

Yapıldığı yıllarda İstanbul'da etkin olan ampir ve barok üslup etkisindeki caminin sebil, muvakkithane ve şadırvanı da Tophane'yi süsler.

Tarihçe

Nusretiye Camii ve Tophane Saat Kulesi (1862)

18. yüzyılın sonlarında Tophane yakınlarında Padişah III. Selim'in yaptırdığı “Arabacılar Kışlası Camisi” bulunmaktaydı. Ahşap cami, 24 Şubat 1823'teki Firuzağa yangınında yanıp kül oldu. II. Mahmud 1823'te yanan caminin yerine yeni bir caminin inşaatını başlattı. Yeni bir askeri teşkilat kurmakta olan II. Mahmud, caminin yapımını askeri binalarla birlikte başlamıştı. Bu nedenle vakıf binalarla değil, top dökümhanesinin önüne inşa edilen çeşitli askeri yapılarla çevrilendi. Vakıf yapıları yerine etrafındaki Tophane-i Amire ve Tophane Kışlası ile bir bir bütünlük gösteren camii, bu özelliği ile eski külliyelerden ayrılır. Caminin adının yangın yerindekilere yapılan yardımlardan ötürü “Nusretiye” olduğu düşünülür.

Caminin mimarlığını Osmanlı'ya sonradan saraylar, köşkler inşa edecek Balyan ailesinin ilk kuşağından Meremetçi Bali Kalfa 'nın oğlu Krikor Amira Balyan üstlenmişti. İnşaat üç yıl sürdü ve 8 Nisan 1826'da II. Mahmud, saltanat kayığı ile Tophane İskelesi'ne çıkıp yere serilmiş değerli kumaşların üzerinde at sırtında ilerleyerek camiye gelerek, açılışı yaptı.[2] Açılış töreninde topçu birliklerini selamlayıp yeniçerileri selamlamadığı görülen II. Mahmud'un birkaç ay sonra yeniçeri ocağını kaldırması üzerine yeniçerilere karşı kazandığı zaferin anısına camiye “Nusretiye” denilmeye başlandığı da söylenir[3]

Caminin açılışı nedeniyle bir madalya yaptırılmıştır. Madalyanın ön yüzünde tuğra, ay içinde Nişanı Iftihar, arka yüzünde Camii Nusret, 1247 yazısı bulunmaktadır[4]

Minarelerin yeniden yapılması ve diğer onarımlar

Nusretiye Camii’nin açıldığı 8 Nisan 1826 günü gerçekleşen törene II. Mahmud deniz yoluyla gelmiş, kubbenin mahyaları örttüğünü fark etmişti. Bunun üzerine 14 Mayıs 1826’da minareler alt şerefelere kadar yıktırıldı ve üst şerefeler daha yükseğe aldırılarak baştan yapıldı. Hacı Mıgırdiç Çarkyan (1799-1899) ikinci kalfa ve resimcibaşı olarak çalıştı.

1960’lara doğru minarelerden birinin petek kısmı tehlikeli bir biçimde eğrilmiş olduğundan bütünüyle sökülerek tekrar yapılmıştır.[1] Cami, 1955-1958 arasında tamir gördü. 1956'da yol çalışması sırasında caddenin karşısında kalan sebil ve muvakkithane sökülerek caminin yanına taşınmıştır. Cami, 1980-1982 arasında kısmen restore edildi.[5]

Mimarisi

Caminin içinden bir görünüm (Mart 2019)
Caminin merkez kubbesi (Nisan 2009)

Yüksek bir kaide üzerine kurulmuş, 15,5*15,5 m ölçülerinde kare plan üzerine inşa edilmiş bir camidir.

Camiye barok üslupta inşa edilmiş 4 m yüksekliğinde ve 2,10 m genişliğinde görkemli bir kapıdan girilir. Giriş kapısı üstündeki yazı Yesarizade Mustafa İzzet Efendi'ye aittir.

Tek kubbelidir. Kubbesinin cami iç kısmından yüksekliği 29 metre, çapı 15 metredir.

İkişer şerefeli iki minaresi vardır; minareler çok ince ve yüzeyi yivlidir.

Doğu ve batı yakasındaki çıkıntılı yapı, hünkâr kasrıdır. Hünkâr mahfilindeki kafes pirinç dökme ve altın yaldızlıdır. Hünkâr Kasrına son cemaat bölümündeki odalardan ve dış yan revaklardan da girişler verilmiştir. Sultan girişi ise, denize bakan güney cephededir. Hünkâr Kasrının duvarları renkli bitki motifleriyle süslenmiş ve kemerli kapısında Hattat Mustafa Rakım’ın yazdığı Nebe(Amme) Suresi yer alır.[5] Caminin içini çevreleyen Amme suresi de Mustafa Rakım Efendi’ye aittir. Camide Recai Şakir Efendi’ye ait hat eserleri de görülür.

Şadırvan avlusu caminin sol yanında bulunur. 10 sütun üzerine oturan kubbeli bir şadırvanı vardır. Değişik üslûba sahip bu şadırvan külâhının tepesinde güneş ışınları biçiminde başka hiçbir şadırvanda olmayan bir alem bulunuyordu. 1855-1860 yıllarına doğru çekilen bir fotoğrafta görülen bu alem bugün yerinde yoktur.[1] İç ve dış süslemelere sahip camide, yazılar dışındaki süslemeler, Türk motifleri içermez. Avrupa’nın barok ve ampir üslûplarının karma bir şekilde uygulandığı görülür.[1]

Avluda muvakkithane ve sebil olmak üzere iki yapı daha bulunur. Eskiden caddenin karşısında, kışla kapısı yanında bulunan yapılar, bugünkü yerlerine sonradan taşınmıştır. Caminin mimarisi ve dış süslemesine uygun biçimde tam önüne II. Abdülhamid tarafından 1901’de İtalyan mimarı Raimondo D'Aronco’ya çeşme yaptırılmıştır. Söz konusu çeşme, 1956’da yerinden sökülerek Maçka’da İstanbul Teknik Üniversitesi binasının karşısında kurulmuştur.[1]

Kaynakça

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Fatih Camii</span> İstanbul, Fatihte Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmış olan cami ve külliye

Fatih Camii ve Külliyesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde II. Mehmed tarafından yaptırılmış olan cami ve külliyedir. Külliye içinde 16 adet medrese, darüşşifa (hastane), tabhane (konukevi) imaret (aşevi), kütüphane ve hamam bulunmaktadır. Şehrin yedi tepesinden birinde inşa edilmiştir. Cami 1766 depreminde yıkıldıktan sonra onarılarak 1771'de bugünkü halini almıştır. 1999 Gölcük Depreminde zemininde kaymalar tespit edilen camide 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından zemin güçlendirme ve restorasyon çalışmalarına başlandı ve 2012 yılında tekrar ibadete açılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Dolmabahçe Camii</span> Bezmialem Valide Sultanın isteğiyle yapılmış dinî yapı

Dolmabahçe Camii, Sultan Abdülmecid'in annesi Bezmialem Valide Sultan tarafından başlatılıp ölümü üzerine Sultan Abdülmecid tarafından tamamlanan ve tasarımı Garabet Balyan'a ait olan bir yapıdır.

<span class="mw-page-title-main">Tophane</span> İstanbul da semt adı

Tophane, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, boğaz kıyısında bir semttir. II. Mehmet İstanbul’u fethinden sonra 1455'te Tersane-i Amire (Haliç) ve 1460 Tophane-i Amire’yi (Tophane) kurarak İstanbul’da ilk sanayi hamlesini başlatmıştır. Tophane, bu özelliği nedeniyle Osmanlı döneminde İstanbul'un en eski sanayi bölgelerinden biridir denilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Tophane Çeşmesi</span>

Tophane Çeşmesi ya da I. Mahmud Çeşmesi, İstanbul’un Tophane Meydanı'nda yer alan çeşmedir. Osmanlı Padişahı I. Mahmud tarafından 1732 yılında yaptırılmıştır. İstanbul’un üçüncü büyük çeşmesidir ve şehirdeki en yüksek duvarlı çeşmedir. Tarih kitabesi şair Nafihi'ye aittir. 1. Mahmud Han Çeşmesi adıyla da bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Pertevniyal Valide Sultan Camii</span> İstanbulda bulunan tarihî cami.

Pertevniyal Valide Sultan Camii, Sultan II. Mahmut'un eşi ve Sultan Abdülaziz'in annesi olan Pertevniyal Valide Sultan tarafından yaptırılan cami. Cami 1869-1871 yılları arasında inşa edildi. Planlarını Sarkis Balyan'ın çizdiği, hazırlanmasına Hagop Balyan'ın katıldığı da bilinmektedir. Mimarı Montani'dir. Çizim işlerinde, desinatör Osep çalışmıştır. Uygulama ve şantiye yönetimi için Bedros Kalfa ve duvarcı Ohannes ile dülger kolbaşısı Dimitri görevlendirilmiştir. Caminin, neogotik tasarımıyla klasik camilerden oldukça farklı bir mimarisi vardır. Devlet ileri gelenlerinin, din bilginlerinin, hocaların katılımıyla düzenlenen büyük bir törenle temeli atıldı. Pertevniyal Sultan temel atma töreninini meydanı görebilen bir evin penceresinden izledi. Tek şerefeli iki minaresi, Dolmabahçe Camii'nin minarelerinden daha geniş tutulmuştu. İç mekân bakımından da bu camiden daha genişti. Tek kubbesi yüksek, fakat küçüktür. Neogotik yüzey bezemeleri bu camiye ayrı bir güzellik kazandırır. Aynı bezeme zenginliği ve güzellik caminin iç kısımları için de geçerlidir. Altın yaldızla parlatılan mavi rengin egemen olduğu kalem işi süslemeler, iç mekanı baştan sona süslemektedir. Caminin Aksaray Meydanı'na bakan avlu kapısı, İstanbul'daki camiler için pek alışılmadık ve aynı zamanda da göz kamaştırıcıdır. Bu kapı Osmanlı taş oyma sanatının nadide ürünlerindendir. 1956-59 arasındaki Aksaray Meydanı düzenlenmesi esnasında sebil gibi camiye ait bazı unsurlar kaldırılmış veya yeri değiştirilmiştir. Caminin çevresindeki eserler bir çeşme, bir kütüphane ve Pertevniyal Sultan'ın kendi için yaptırdığı türbeden oluşmaktadır. Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi'ne taşınmıştır. Trafikten en çok etkilenen cami bu camidir. Caminin kahyası Hüseyin Bey cami masrafı olarak 7961 kese 396 kuruş 10 para harcamış; üç ayrı temel çukuruna olmakla 3225 lira temele gömülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Balyan ailesi</span> Ermeni asıllı Osmanlı bir mimar ailesi

Balyan ailesi, 18. ve 19. yüzyıllarda hassa mimarı olarak Osmanlı padişahları ve hanedanı tarafından yaptırılan birçok mimari esere imza atan ve birçok mimar yetiştiren Ermeni bir ailedir. Tarihçi İlber Ortaylı, bu ailenin her ne kadar Kayserili olduğu bilinse de aslen Maraş kökenli olduklarını iddia eder.

<span class="mw-page-title-main">Zeynep Sultan Camii</span>

Zeynep Sultan Camii 1769 yılında III. Ahmed'in kızı Zeynep Sultan tarafından Ayazma Camii'nin de mîmarı olan Mehmed Tahir Ağa'ya yaptırılmış barok tarzındaki câmidir. Mîmârî tarzına bulunduğu mekân göz önüne alınarak karar verilmiştir. Bu özel tarzı ve yapımında kullanılan malzemeler nedeniyle Bizans kiliselerini anımsatır.

<span class="mw-page-title-main">Tophane Kasrı</span>

Tophane Kasrı, Sultan Abdülmecid'in emriyle inşa edilen kasır. Tophane'de, Necatibey Caddesi üzerinde ve Nusretiye Camii'nin yanındadır. Eski Tophane Meydanı'nın en önemli ögelerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Arap Camii</span>

Arap Camii, Türkiye'nin İstanbul iline bağlı Beyoğlu ilçesindeki Galata semtinde yer alan cami. Önceleri Aziz Paolo (San Paolo) veya Aziz Domeniko Kilisesi (San Domenico) olarak bilinen ibadethane, 1453 yılında şehrin Osmanlı egemenliğine girmesinin ardından camiye çevrildi.

<span class="mw-page-title-main">Bayezid Camii</span>

Bayezid Camii İstanbul'un Beyazıt semtinde Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılmış bir cami.

<span class="mw-page-title-main">Laleli Camii</span> 1760-1763 yıllarında III. Mustafa tarafından inşa ettirilmiş camii

Laleli Camii, 1760-1763 yılları arasında Osmanlı padişahı III. Mustafa tarafından inşa ettirilmiş ve bulunduğu semte adını vermiş olan bir camidir. Caminin adı 3. Mustafa'nın velisi saydığı Laleli Baba'nın ismini bu ibadethaneye vermesinden gelir.

<span class="mw-page-title-main">Nuruosmaniye Camii</span> İstanbulda Barok mimari tarzında yapılan ilk cami

Nuruosmaniye Camii, İstanbul'da inşa edilmiş ilk barok özellikli camidir. Çemberlitaş semtinde, Kapalıçarşı girişinde yer alır. 1748-1755 yıllarında inşa edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Cami</span> İstanbulda bir cami

Yeni Cami ya da Valide Sultan Camii, İstanbul'da 1597 yılında Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle temeli atılan ve 1665'te zamanın padişahı IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan'ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlanıp ibadete açılan camidir.

<span class="mw-page-title-main">Yıldız Camii</span>

Yıldız Hamidiye Camii ya da Yıldız Camii, Beşiktaş'ta Barbaros Bulvarı'nın kuzey kesiminde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Asıl adının Hamidiye olmasına karşılık daha çok Yıldız Camii olarak bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Eski Valide Camii</span> İstanbulda tarihi bir cami

Eski Valide Camii ve Külliyesi İstanbul'un Üsküdar ilçesinin hakim konumu Toptaşı sırtına II. Selim'in eşi, III. Murat'ın ise annesi Afife Nur-Bânû Valide Sultan tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Camii, medrese, tekke, dârüşşifa, dârulhadis, dârulkurrâ, sıbyan mektebi ve imaretten oluşan tesis, Mimar Sinan'ın inşa ettiği tam teşekküllü ve tek parça kalabilmiş son külliye olarak kabul edilmektedir. Mimar Sinan'ın inşa ettiği cami vefatından sonra talebesi Davud Ağa tarafından genişletilmiştir. Son olarak da II. Mahmud döneminde eski İstanbul evlerini andıran ve müstakil bir girişi bulunan hünkâr kasrı ve mahfili eklenmiştir. Yapılış tarihi 1570-1579 tarihleri arasını kapsamakla 1583 yılında Mimar Sinan'ın talebesi Davud Ağa tarafından genişletilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hekimoğlu Ali Paşa Camii</span>

Hekimoğlu Ali Paşa Camii, İstanbul'un Fatih ilçesinde, Cerrahpaşa mahallesinde Kızılelma caddesi ile Hekimoğlu Ali Paşa caddesi kavşağında Osmanlı dönemi, 18. yüzyıla özgü bir camidir. Külliyesi ile birlikte klasik Türk mimarisinin son eseri olarak kabul edilir. 1734-1735 yılları arasında inşa edilmiştir. Üç kere sadrazamlık yapmış olan Hekimoğlu Ali Paşa adına yapılmıştır. Mimarları Çuhadar Ömer Ağa ile Hacı Mustafa Ağa'dır.

<span class="mw-page-title-main">Selatin camileri</span>

Selatin camileri, Osmanlı İmparatorluğu döneminde sultanların yaptırdıkları camilere verilen addır. Osmanlı dönemindeki ilk selatin camileri Bursa'daki Ulu Camii ve Yeşil Camii'dir. İstanbul'daki ilk selatin camisinin, İstanbul'un ele geçirilmesi sonrası camiye çevrilen Ayasofya olduğu öne sürülse de II. Mehmed tarafından yaptırılmış Fatih Camii ilk selatin camii olarak kabul edilmektedir. İstanbul’da özgün halini koruyan en eski selatin camii ise II. Bayezid'in yaptırdığı Bayezid Camii olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Büyük Selimiye Camii</span> Üsküdar Mahallesinde bir cami

Büyük Selimiye Camii, Osmanlı Padişahı III. Selim tarafından Barok ve Osmanlı mimarisi tarzlarında yaptırılmış, İstanbul'un Üsküdar semtinde bulunan tarihi cami.

<span class="mw-page-title-main">Galataport</span>

Galataport, İstanbul Karaköy'de yer alan ve kruvaziyer limanı ve karma kullanımlı tesis niteliği taşıyan yapıdır. İnşaatı kısmi miktarda tamamlanmış olmakla birlikte çalışmalar 2022 yılı itibarıyla devam eder. Konum olarak İstanbul Boğazı'nın Avrupa yakasında, Haliç ile birleştiği noktada yer almaktadır. Proje, Doğuş Grubu ve Bilgili Holding ortak girişimidir. Her iki grup da projeye 1,8 milyar ABD dolarının üzerinde yatırım yapmıştır. Tesis, Boğaz kenarında 1.2 km'ye sahip sahil şeridinde yer alır. Otel, kafe, restoran, butik mağazaları, ofisleri ve iki sanat müzesini bünyesinde barındırır.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı barok mimarisi</span>

Osmanlı Barok mimarisi, aynı zamanda Türk barok mimarisi olarak da bilinir, 18. yüzyıl ve 19. yüzyılın başlarında Avrupa barok mimarisinden etkilenilen Osmanlı mimari dönemidir. Lale Devri ve Lale Devri mimarisindeki değişimlerin ardından gelen bu tarz, Osmanlı mimarisinin klasik tarzından ayrılışını temsil etmektedir ve geleneksel Osmanlı bina tiplerine yeni dekoratif formlar eklemiştir. 1740'larda I. Mahmud'un (1730-1754) saltanatı sırasında ortaya çıkmış ve bu dönemin en önemli erken döneme ait eseri, 1755'te tamamlanan Nuruosmaniye Camii olmuştur. 18. yüzyılın ortalarında Avrupa etkilerine dayanan yeni bina tipleri de tanıtılmıştır. Tam anlamıyla Barok tarzda inşa edilen son eserler, II. Mahmud (1808-1839) döneminde 19. yüzyılın başlarında inşa edilen Nusretiye Camii gibi yapılar olmuştur. Ancak 1820'lerden sonra Avrupa etkisinde yeni tarzlar ortaya çıkmış ve barok tarzının yerini almıştır.