
Moskova Muharebesi veya Moskova Meydan Muharebesi, II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'nde, 1941 yılında Alman ordularının, bir duraklamanın ardından Moskova yönünde yeniden başlattıkları genel taarruzlarıdır. Moskova Muharebesi bazı tarihçiler tarafından II. Dünya Savaşı'nın dönüm noktalarından biri olarak kabul edilmektedir. Sovyet savunması, Hitler'in Barbarossa Operasyonu'nun önemli stratejik hedeflerinden biri olan Moskova'nın ele geçirilmesini engelleyerek savaşın uzamasına ve Barbarossa harekâtının başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur.

İşçi ve Köylü Kızıl Ordusu, genellikle Kızıl Ordu olarak kısaltılır.

Kursk Muharebesi, II. Dünya Savaşı sırasında Doğu Cephesi'nde, Alman kuvvetlerinin Kursk çıkıntısına karşı 1943 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında giriştikleri genel taarruzdur. II. Dünya Savaşı sırasında yapılmış en büyük tank çarpışmalarından biri ve bir günde en fazla kayıp verilmiş hava çatışmaları bu muharebede gerçekleşmiştir. Almanların Doğu Cephesi'nde gerçekleştirdiği son stratejik taarruzdur. Sonucundaki Sovyet zaferi, Doğu Cephesi'nde inisiyatifi Sovyetlere vermiştir ve savaşın sonuna kadar da öyle kalmıştır.

Blitzkrieg ya da yıldırım harbi, II. Dünya Savaşı sırasında Almanların temel savaş doktrinidir. Doktrinin amacı hızlı ve ani saldırılarla, düşmanın düzenli bir savunma kurmasını engelleyip sonra da hızlı bir şekilde yok etmektir. I. Dünya Savaşı'nda uygulanan siper savaşı yöntemine karşı geliştirilmiştir. Tankların, uçakların ve zehirli gazların gelişmesiyle siper savaşları terk edilmeye başlanmış, daha çok hareketli savunmaya geçilmiştir. Almanların bütün savaş araçları bu doktrin üzerine üretilmiştir.

Kış Fırtınası Harekâtı, II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'nde, Stalingrad Muharebesi sonucunda kuşatılan Mihver kuvvetleri kurtarmak için girişilen bir Alman taarruz harekâtıdır. Taarruz, 12 - 23 Aralık 1942 tarihleri arasında esas olarak Alman 4. Panzer Ordusu tarafından yürütülmüştür. Kızıl Ordu 19 ve 20 Kasım 1942 tarihlerinde başlattığı bir karşı taarruzla (Uranüs Harekâtı Stalingrad'daki Mihver kuvvetleri kuşatmıştı. Hitler'in kararıyla, esas olarak Alman 4. Panzer Ordusu'nun takviye edilmesiyle oluşturulan Don Ordular Grubu, dışarıdan bir yarma hareketiyle Kızıl Ordu kuşatmasına saldırmıştır. Stalingrad'da kuşatılmış bulunan Mihver kuvvetleri General Friedrich Paulus komutasında yeniden tertiplenirken Don Ordular Grubu da General von Manstein komutasına verilmişti. Don Ordular Grubu, B Ordular Grubu yerine geçtiği için aslında bütün bu teşkiller Mareşal von Manstein emrindedir. Bu arada Stavka, Kafkasya'da petrol sahalarını ele geçirmek için muharebe halindeki A Ordular Grubu'nu, geri çekilme hattını keserek tecrit etme planları içindedir. Bu harekât planına Satürn Harekâtı kapalı adı verilmiştir. Stalingrad'da kuşatılmış birliklerin, Kurtarma harekâtına kadar ikmali için tek çözüm Luftwaffe'nin hava köprüsüyle ikmal sağlamasıydı. Luftwaffe bu görevi yerine getirmekte başarısız oldu. Bu durumda, başarılı bir yardım hareketi ancak mümkün olduğunca erken başlarsa, işe yarar olabileceği açıkça ortaya çıkmıştır.

Uranüs Harekâtı II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'nde Rumen 3. Ordusu, 4. Ordusu, Alman 6. Ordu ile 4. Panzer Ordusu'ndan bazı birliklerin Stalingrad ve batısında kuşatılmasıyla sonuçlanan bir Sovyet stratejik taarruzunun kapalı adıdır. Harekât, Stalingrad Muharebesi'nin son evrelerinde, Stalingrad ve civarındaki Mihver kuvvetleri imha etmeyi amaçlamıştır. Harekâta ilişkin planlar 1942 yılının Eylül ayı ortaları gibi erken bir tarihte oluşturulmaya başlanmıştı. Esas olarak Kafkasya'daki Mihver kuvvetlerini ve Stalingrad'a taarruz durumundaki B Ordular Grubu'nu kuşatmayı ve imha etmeyi, eş zamanlı olarak planlıyordu. Kızıl Ordu, Alman kuvvetlerinin Stalingrad içindeki yırtıcı çatışmalara çekmiş, zaman kazanmak için toprak vermiş, inatçı bir savunma sürdürerek bu kuvvetlerin gücünü zayıflatmış ve moral olarak yıpratmıştır. Öte yandan Mihver kanatlarının savunması, zayıf donanımlı ve fazlasıyla yayılmış Macar, Rumen ve İtalyan birlikleri tarafından tutulmaktaydı. Kızıl Ordu taarruzu da Rumen kuvvetlerin cephesi üzerinden yapılmıştır. Ayrıca bu birliklerin, Kızıl Ordu taarruzlarını göğüslemeyi sağlayacak ağır silahları yoktu ya da yetersizdi.

Bagration Harekâtı, II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu'nun yürüttüğü Beyaz Rusya Stratejik Taarruz Harekâtı'nın kapalı adıdır. Harekât, 22 Haziran ve 19 Ağustos 1944 tarihleri arasında icra edilmiş olup sonuçta Alman kuvvetleri Beyaz Rusya'dan ve Doğu Polonya'dan çıkartılmıştır. Harekâta verilen Bagration kapalı adı, 18. ve 19. yüzyıllarda yaşamış ve Borodino Muharebesi sırasında ölümcül bir yara almış olan Çarlık generali, prens Pyotr Bagration'a dayanmaktadır.

Kırım Seferi, II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'nde Alman ve Rumen ordularının Kırım Yarımadası'nın işgali ve Sivastopol'ün düşürülmesi için giriştikleri bir askeri seferdir. Barbarossa Harekâtı'nın başlarında Aşağı Dinyeper'e kadar ilerleyen Alman 11. Ordusu ve Rumen 3. Ordusu, Kırım'ı anakaraya bağlayan Perekop Kıstağı'nda Kızıl Ordu savunmasını 29 Ekim 1941'de aşmış, hızla Kırım işgal ederek Sivastopol'ü kuşatmıştır. Ancak Kızıl Ordu'nun Kırım Cephesi kuvvetlerinin Kerç Yarımadası'na 26 Aralık 1941'de bir çıkarma yapmaları üzerine Sivastopol taarruzu durdurulmuştur. Daha sonra Mihver kuvvetlerin Kerç Yarımadası'nda yerleşmiş olan Sovyet kuvvetlere taarruz etmiştir. Yenilgiye uğrayan Kızıl Ordu birlikleri geride tüm ağır silahlarını ve çok sayıda tutsak bırakarak denizden tahliye edilmiştir. Sivastopol'e ikinci taarruz 2 Haziran 1942 tarihinde başlatıldı ve bir aydan biraz fazla süren şiddetli çatışmalardan sonra 3 Temmuz 1942 tarihinde kent Alman-Rumen kuvvetlerinin eline geçti.
Prohorovka Muharebesi, II. Dünya Savaşı sırasında Alman 4. Panzer Ordusu ile Sovyet 5. Muhafız Tank Ordusu arasında gerçekleşen muharebedir. Askeri tarihteki en büyük tank savaşlarından biridir.

1. Tank Ordusu, II. Dünya Savaşı sırasında Doğu Cephesi'nde, Kızıl Ordu'ya bağlı olarak görev almış bir Sovyet tank ordusudur. Ordunun komutanlığını uzun süre boyunca General Mikhail Katukov yapmıştır. Ordu, Temmuz 1942'de Sovyet 38. Ordu'sundan Stalingrad Muharebesi sırasında oluşturuldu. Fakat aynı yılın Ağustos ayında başka birliklere dağıtıldı. Esas kuruluşu 30 Ocak 1943 tarihinde, ünlü zırhlı birlikler komutanı General Mikhail Katukov komutasında oldu ve Kuzeybatı Cephesi'ne katıldı. Uranüs Harekâtı'na katılan birlik daha sonra Kursk Muharebesi'ne katılmak üzere Voronej Cephesi'ne aktarıldı. Başarılı muharebeleri dolayısıyla ödüllendirilen ordu Nisan 1944'te 1. Muhafız Tank Ordusu olarak yeniden adlandırıldı ve teşkilatlandırıldı.
Lublin-Brest Taarruzu, Kızıl Ordu'nun Belarus Stratejik Harekâtı kapsamında sürdürdüğü bir taarruz harekâtıdır. Harekât, 18 Temmuz - 2 Ağustos 1944 tarihleri arasında yapılmış olup Alman kuvvetlerini merkez ve doğu Polonya'dan çıkarmayı amaçlamaktadır. Genellikler Bagration Harekâtı olarak bilinir. 1. Belarus Cephesi'nin güney kanadı (sol) tarafından Alman Güney Ukrayna Ordular Grubu'na ve Merkez Ordular Grubu'na karşı icra edilmiştir.

Debrecen Muharebesi, II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi 'nde, Sovyet 2. Ukrayna Cephesi kuvvetlerince 6 - 28 Ekim 1944 tarihleri arasında gerçekleştirilen Debrecen Taarruz Harekâtı'dır. Sovyetler'in Macaristan'a yönelen genel taarruzu Debrecen bölgesini hedef almış, Mareşal Rodion Malinovski'nin 2. Ukrayna Cephesi, General Maximilian Fretter-Pico'nun Alman Güney Ukrayna Ordular Grubu cephesine yönelmiştir. Bu mevzilerde, müttefiki Macaristan'ın 7. Kolordusu da mevzi almıştı. Sovyet taarruzu, bu mevzileri atmış ve Alman - Macar kuvvetlerini yer yer 160 kilometre geri çekilmek zorunda bırakmıştır.
Gün Dönümü Harekâtı, II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesinde gerçekleşen son Alman tank taarruz harekâtıdır. Harekât, bazı kaynaklarda "Stargard Tank Muharebesi" olarak geçmektedir. Alman plânlamasında geniş kapsamlı bir taarruz olarak ele alınmıştı, fakat uygulamada daha dar kapsamlı olarak hayata geçirildi. Alman saldırısı Kızıl Ordu tarafından püskürtüldü. Fakat yine de Sovyet Yüksek Komutanlığı'nı (STAVKA), Berlin Harekâtı'nı ertelemeye yöneltmiştir.

Tatsinskaya Taarruzu, bir Sovyet tank kolordusunun, Stalingrad'da kuşatılan Mihver kuvvetlerin havadan ikmali için Luftwaffe tarafından kullanılan Tatsinskaya Havaalanı'nın ele geçirilmesi operasyonudur. Havaalanı, Stalingrad'daki Pitomnik Havaalanı'na sefer yapan iki havaalanından biridir. Harekât, General Vasili Badanov komutasındaki 24. Tank Kolordusu tarafından 1942 yılı Aralık ayı sonlarında, Küçük Satürn Harekâtı'nın son aşaması olarak gerçekleştirilmiştir. Sovyet kuvvetleri, taarruz ettikleri Tatsinskaya havaalanını ele geçirerek 300'den fazla uçağı yerde imha ettiler. Ağır tank kayıplarına karşın General Badanov'un başarısı parlak bir stratejik zafer olmuştur.

227 No.lu Emir veya bilinen adıyla Geri adım yok!, devam eden Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında Halk Savunma Komiseri olarak görev yapan Josef Stalin tarafından 28 Temmuz 1942 tarihinde verilen emirdir. Emiri konu alan Geri adım yok! sloganı 1942 yazında Sovyet basınının ana sloganı haline geldi.

Movlid Aleroyeviç Visaitov, Çeçen Kızıl Ordu albayı ve Sovyetler Birliği Kahramanıydı. Visaitov, 2. Dünya Savaşı sırasında 255. ayrı Çeçen-İnguş süvari alayının komutanıydı.

İrbayhan Adılhanoviç Baybulatov İkinci Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu'da kıdemli teğmen ve tabur komutanıydı. Ölümünden sonra Sovyetler Birliği Kahramanı unvanını almıştır.
Üzeir Abduramanoviç Abduramanov, Alman-Sovyet Savaşı sırasında Kızıl Ordu'da bir kazıcıydı. Ağır düşman ateşi altında ve buzlu suyla örtülü Soj Nehri boyunca askerlerin güvenli bir şekilde nakledilmesini sağladıktan sonra, 15 Ocak 1944'te Sovyetler Birliği Kahramanı ilan edildi. Tüm savaş boyunca Kızıl Ordu'da görev yapmış olmasına ve cesaretinin tanınmasına rağmen, Kırım Tatarı etnik kökeninden dolayı 1945'te Özbekistan'a sınır dışı edildi. Tüm ailesi de 1944 tehcirinde sürgüne gönderildi.

Seitnebi Abduramanov Kırım Tatarı asıllı Sovyet asker. II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu'da 1. sınıf Şeref Nişanı ile ödüllendirilen genç bir müfreze komutanıydı. Ancak, savaşın bitiminden kısa bir süre sonra ordudan terhis olan Abduramanov, daha sonra Kırım Tatar etnik kökeni nedeniyle Özbekistan'a sürgüne gönderildi ve yıllarca kendisine tevcih edilen ödülden bihaber yaşadı.
İsmail Bulatov, II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu'da görev yapan Kırım Tatar generaliydi. Çatışmanın başlangıcında yarbay olan rütbesi yükseltilerek tümgeneralliğe terfi ettirildi ve Berlin üzerinden birlikleri yönettiği 21. Ordu'nun komutan yardımcısı oldu. Savaştan sonra sağlığı nedeniyle ordudan istifa etmek zorunda kalmış ve uzun süre askerlik yapmasına rağmen Kırım'a bir daha dönememiş, hayatının geri kalanını Odessa'da geçirmiştir. Kardeşi Zekeri Bulatov da askerlik hizmeti sayesinde 1944'te sınır dışı edilmekten kurtuldu, ancak savaştan sonra Kırım'da ikamet edemedi ve Kattakurgan'da yaşadı.