İçeriğe atla

Ningişzida

Gudea Vazosu, Lagaş

Ningişzida, Mezopotamya mitolojisinde yeraltı dünyası­ tanrısı.

Sümer kaynaklarında Gılgamış'ın, Ningişzida ve Dumu­zi'yle yeraltı dünyasında bir araya geldiği aktarılmaktadır. Lagaş'ın, Ningirsu tapınağını yaptıran SümerIi hükümdar Gu­dea, Ningişzida'yı kendi koruyucu ilahı kabul etmiştir. Ningişzida'nın simgesi boynuzlu yılan yahut başmu ejderhası olarak kabul edilir.[1]

Kaynakça

  1. ^ Jeremy Black, Anthony Green, Mezopotamya Mitolojisİ Sözlüğü Tanrılar İfritler Semboller, 2003, Aram Yayıncılık, s. 159.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sümerler</span> Güney Mezopotamyadaki eski medeniyet ve tarihi bölge

Sümerler, yaklaşık MÖ 4000-2000 yılları arasında Irak'ın güneyinde yerleşik hayata geçmiş olup medeniyetin beşiği olarak bilinen coğrafi bölgede yaşamış bir uygarlıktır. MÖ 6'ncı ve 5'nci milenyumda Kalkolitik ve Erken Tunç Çağı dönemi arasında ortaya çıkmış olup Dünyanın bilinen en eski uygarlıklarından birisi olarak kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Elam</span> Antik bir medeniyet

Elam, İran'ın güneybatısında MÖ 3000'li yıllarda var olmuş antik bir medeniyet ve tarihsel bölge.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya</span> Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge

Mezopotamya, Orta Doğu'da, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge. Mezopotamya günümüzde Irak, kuzeydoğu Suriye, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve güneybatı İran topraklarından oluşmaktadır. Büyük bölümü bugünkü Irak'ın sınırları içinde kalan bölge, tarihte birçok medeniyetin beşiği olmuştur. Mezopotamya'da yer alan şehirler günümüzde sürekli gelişmektedir. Ayrıca bu bölgede bol miktarda petrol bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya mimarisi</span>

Mezopotamya sözcüğü Grekçe Potamos (nehirler) ve Mezos (arası)sözcüklerinin birleşiminden doğmuştur ve bu yeni sözcük genel anlamda Fırat ve Dicle nehirlerinin Anadolu'yu terk ettiği bölgeden başlayıp iki nehrin birleşerek Basra körfezine döküldüğü noktaya dek uzanan nehirler arasındaki geniş alanı kapsar.

Utu, Akadca Şamaş adıyla da bilinen eski Mezopotamya Güneş tanrısıdır. Her gün dünyada olan biten her şeyi gördüğüne inanıldı ve adaletten ve gezginlerin korunmasından sorumluydu. İlahi bir yargıç olarak, yeraltı dünyasıyla ilişkilendirilebilirdi. Ek olarak, tipik olarak hava tanrısı Adad ile birlikte kehanet tanrısı olarak hizmet edebilirdi. Evrensel olarak birincil tanrılardan biri olarak kabul edilirken, özellikle Sippar ve Larsa'da saygı görüyordu.

<span class="mw-page-title-main">Akad İmparatorluğu</span> Mezopotamyada tarihi bir devlet

Akad İmparatorluğu veya Akkad İmparatorluğu, uzun ömürlü Sümer uygarlığından sonra Mezopotamya'nın ilk antik imparatorluğuydu. Merkezi, Akad şehri ve çevresindeydi. İmparatorluk, Mezopotamya, Levant ve Anadolu'da nüfuz sahibi oldu ve Arap Yarımadası'nda Dilmun ve Magan'a kadar güneye askerî seferler düzenledi.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya mitolojisi</span> Dicle ve Fırat nehirleri arasında ki bölgede gelişen fikirler ya da öğretiler

Mezopotamya mitolojisi, Sümerlerin dini evrendeki güç, nesne ve varlıkları temsil eden Antropomorfik tanrı ve tanrıçalar içerirdi. Sümerlerin inanışına göre insanlar başta tanrılar tarafından hizmetçi, köle olarak yaratılmış fakat daha sonra özgürleştirilmiştirler.

<span class="mw-page-title-main">Üçüncü Ur Hanedanı</span>

Üçüncü Ur Hanedanı, Üçüncü Ur Sülalesi, III. Ur Hanedanlığı ve benzeri isimlerle anılan, Mezopotamya'da bir dönem egemen olmuş, Ur kenti temelli Sümer hanedanıdır. Bundan dolayı “Yeni Sümer Devleti” olarak da tanımlanmaktadır. Kısa bir dönem boyunca bölgesel bir siyasi güç olmuştur. Hanedan kısaca Ur III veya III. Ur olarak da anılmıştır.

Sümerce, Sümerlerin ana dili. Güney Mezopotamya'da MÖ 4000 yılında konuşuluyordu. MÖ 2000'li yılların başlarında yerini konuşma dili olarak Akadcaya bıraktı ancak Mezopotamya'da MS 1. yüzyıla kadar kutsal, şölensel, edebî ve bilimsel bir dil olarak kullanılmaya devam etti. Daha sonra ise bu dil 19. yüzyıla kadar unutuldu. Mezopotamya'da konuşulan diğer dillerin aksine Sümercenin izole dillerden olduğu kabul edilir.

Damu, iyileştirme özelliği ve şeytanları kovma yetenekleriyle ünlü bir Sümer tanrısı. Larşa, Ur ve muhtemelen Girsu'da onurlandı­rılan Damu'nun kim olduğunun belirlenmesi yönünde zorluklar vardır. Çoğu zaman tanrı Ningişzida oğlu olarak kabul edildiği görülse de bu konu hakkında kaynaklar farklı ifadelere de sahiptir. Damu'nun Suriye'deki Ebla ve Emar şehirlerinde tapınılan bir tanrı mı yoksa bölgede ün kazanmış bir kahraman mı olduğu saptanamamıştır. Damu'nun kültü Babil dönemi sonrası ortadan kalkmıştır.

Asuroloji, Asurlular ve ilgili Mezopotamya uygarlıklarını arkeolojik, tarihsel ve dilbilimsel yönlerden inceleyen bilim dalıdır. Sümer ve Babil uygarlıkları da Asurolojinin konuları arasında sayılmaktadır. Dalın odaklandığı zaman dilimi ise MÖ 3. binyıl ile İslam'ın Arap Yarımadası sınırlarını aştığı 7. yüzyıldır.

<span class="mw-page-title-main">Gallu</span>

Sümer ve Antik Mezopotamya dininde gallû veya galla, Antik Mezopotamya yeraltı dünyasının büyük şeytanları ya da demonlarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Antik Mezopotamya dini</span> din

Antik Mezopotamya dini, Antik Mezopotamya medeniyetlerinin, özellikle yaklaşık MÖ 3500 ve 400 yılları arasında Sümer, Akad, Asur ve Babil medeniyetlerinin dinî inançlarına ve uygulamalarına atıfta bulunur. Antik Mezopotamya dininin temelleri Erken Sümer Hanedanları tarafından atılmış, daha sonra oluşan uygarlıklar ve bölgeye yerleşen kavimler bu dinî yapıyı benimsemiştirler. Her ne kadar bölgenin bölümleri arasında farklılık gözlense de temel dinî figürler, destanlar ve inanışlar aynı kalmıştır. Politeistik bir din olan Mezopotamya dininin tanrı ve tanrıçaları zaman içinde isim değiştirse de özellikleri genelde aynı kalmıştır fakat dinler tinsel olarak nitelik kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Mušḫuššu</span> mitolojik yaratık

Muşuşu veya mušḫuššu , antik Mezopotamya mitolojisinde yer alan bir yaratıktır. Bir kartalın pençelerine benzeyen arka ayakları, kedi gibi ince ön bacakları, uzun boynu ve kuyruğu, boynuzlu bir kafası, yılan benzeri bir dili ve bir tepesi olan pullu bir ejderhadır. En bilinen Mušḫuššu, MÖ 6. yüzyıla ait Babil şehrinin yeniden inşa edilmiş İştar Kapısı'nda bulunmaktadır. “Mušḫuššu” biçimi, Sümercedeki 𒈲𒄭𒄊 MUŠ.ḪUS kelimesinin Akadcadaki yalın hâlidir.

<span class="mw-page-title-main">Antik Mezopotamya Ölüler Diyarı</span>

Antik Mezopotamya Ölüler Diyarı veya Yeraltı Dünyası, daha çok Sümercede Kur, Irkalla, Kukku, Arali ya da Kigal ve Akadcada Erṣetu olarak bilinir, sakinlerinin "dünyadaki yaşamın karanlık bir örneğini" sürdürdüklerine inanıldığı yerin derinliklerinde bulunan karanlık, kasvetli bir mağaradır. İçecek ya da yiyecekleri sadece kuru tozdur ve ölen kişinin aile fertleri, libasyon içmeleri için serbest bırakılır. Sümer yeraltı dünyasında, antik dünyanın diğer yaşamdan sonra hayatlarından farklı olarak ölenin kesin bir yargısı yoktur ve ölüler yaşamdaki işlerinden dolayı ne cezalandırılır ne de ödüllendirilir. Bir insanın yeraltı dünyasında var olma niteliği, onun gömülme şartlarına göre belirlenir.

<span class="mw-page-title-main">Ereşkigal</span> Mezopotamya mitolojisinde tanrıça

Ereşkigal, Mezopotamya mitolojisinde Kur'un tanrıçasıdır. Daha sonraki Doğu Semitik mitlerde, İrkalla'yı kocası Nergal ile birlikte yönettiği söylenir. Bazen kendisinden İrkalla olarak bahsedilir. Sümer mitlerinde Ereşkigal, krallığında hüküm verebilen ve kanun koyabilen tek kişidir. Ona adanmış ana tapınak Kutha'da bulunmuştur. Antik Sümer şiiri olan İnanna'nın Ölüler Diyarı'na İnişi'nde İnanna'nın ablası olarak tasvir edilir. Ereşkigal'ı içeren iki ana efsane, İnanna'nın Yeraltı Dünyası'na iniş hikâyesi ile Ereşkigal'ın tanrı Nergal ile evlenmesinin hikâyesidir.

Irak tarihi, Irak coğrafyasında geçen olaylardır. Irak coğrafyası Antik çağlardan beri yerleşke alanıdır. Tarihi boyunca pek çok etnik ve dine ev sahipliği yapmıştırIrak, Batı Asya'da büyük ölçüde eski Mezopotamya topraklarına karşılık gelen bir ülkedir. Mezopotamya'nın tarihi, Aşağı Paleolitik dönemden MS 7. yüzyılın sonlarında Halifeliğin kuruluşuna kadar uzanır ve bu tarihten sonra bölge Irak olarak anılır. Mezopotamya tarihinin Neolitik Ubeyd döneminde M.Ö. 6000 ile 5000 yılları arasında ortaya çıkan ve yaygın olarak kayıtlı tarihteki en eski uygarlık olarak kabul edilen kadim Sümer toprakları Irak topraklarında yer almaktadır. Burası aynı zamanda Akkad, Neo-Sümer, Babil, Neo-Asur ve Yeni-Babil imparatorluklarının tarihi merkezidir; Bronz ve Demir Çağı'nda Mezopotamya'da ve Eski Yakın Doğu'nun diğer çeşitli bölgelerinde hüküm süren yerel yönetici hanedanların bir dizisidir.

<span class="mw-page-title-main">Ningal</span>

Ningal Antik Sümer dininde sazlık tanrıçasıydı. Enki ve Ningikurga'nın kızı, ay tanrısı Nanna'nın eşi ve Inanna'nın, bazı metinlerde Ishkur'un, kardeşidir. Esas olarak Ur şehrinde kabul edilmektedir ve muhtemelen ilk inek-çobanları tarafından Güney Mezopotamya'nın bataklık topraklarında doğmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Neti (tanrı)</span>

Sümer, Babil ve Akad mitolojisinde Neti, yeraltı dünyasında yaşayan küçük bir tanrıdır. Yeraltı dünyasının baş bekçisi ve tanrıça Ereshkigal'in hizmetkarıdır. Neti, diyarın yedi kapısını açıp tanrıçayı kabul ettiği destansı "Inanna'nın Yeraltı Dünyasına İnişi" efsanesinde belirgin bir şekilde öne çıkmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya tanrıları listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Mezopotamya tanrıları, bölge halkları tarafından tapınım gören tanrılardır.