
Immanuel Kant, Prusya kökenli Alman filozof. Alman felsefesinin kurucu isimlerinden biri olmuş, Aydınlanma Çağı ve felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemini belirgin olarak etkilemiştir. Bugün Rusya topraklarında bulunan Königsberg'de doğan Kant'ın epistemoloji, metafizik, etik ve estetik alanlarındaki kapsamlı ve sistematik çalışmaları, onu modern Batı felsefesinin en etkili isimlerinden biri hâline getirmiştir.

Numen (Noumenon) veya Ding an sich, yani "kendinde olan şey", Kant felsefesinde fenomenin ötesindeki bilinemez ve tanımlanamaz "gerçeklik", "gerçek bilgi" manasındadır. Bilginin imkânı ya da imkânsızlığına yönelik düşünceler çerçevesinde, özne'nin ilişki kurduğu nesnenin görüntüsünün ardındaki gerçek özünü tanımlama çabası olan numen, somutun ifade bulduğu "fenomen"'in karşıtı olup, varoluşsal özü ifade eder. Herhangi bir varlığın algımızdan bağımsız, kendi içinde oluşur.
Cümlenin ögeleri, cümlede yüklem ile görev ve anlam yönünden yükleme eşlik eden diğer parçalardan her biri. Cümlenin ögeleri tek bir sözcükten veya sözcük grubundan oluşabilir. Ögeler anlamlı ve doğru cümleler kurulabilmesini sağlar. Türkçede cümlenin ögeleri şunlardır:
- Yüklemler
- Yapım ekleri
- Çekim ekleri
- Nesneler
- Bağlaçlar
- Dolaylı tümleçler
- Zarf tümleçleri
- Edat tümleçleri
- Özneler
- Noktalama işaretleri
Devrik cümleler, öğeleri bir dilin yaygın kullanım kurallarına göre sıralanmamış cümlelerdir. Türkçede devrik cümleler, yüklemi cümle sonunda olmayan cümlelerdir. Devrik cümleler edebî sanat yapmak için, yüklemi vurgulamak için veya pratik amaçlarla kullanılırlar. Hatalı veya bozuk cümleler değillerdir. Devrik olmayan cümlelere kurallı cümle denir. Aşağıdaki devrik cümle örneklerinde yüklemlerin altı çizilidir:
- Çıkar ağzından şu baklayı artık.
- Babam söyledi bugün geleceğinizi.
Akadca, Doğu Sami dillerine ait Antik Mezopotamya'da, özellikle Asur ve Babil imparatorluklarında kullanılmış ölü dil. Dil, kayda geçmiş ilk Sami dili olup, aslen soysal açıdan akraba olmadığı Sümerce için kullanılmış çivi yazısı ile yazılmıştır. Akadca ismini Akad İmparatorluğu'nun başkenti Akad şehrinden almıştır. Bir izole dil olan Sümerce ve Akadcanın birbirleri üzerindeki karşılıklı etkileşimleri, bu iki dilin bir dil birliği içerisinde sınıflandırılmasına yol açmıştır.

Fenomenoloji veya görüngü bilimi, kurucusu Edmund Husserl olan bir felsefe akımı. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde görülen bilimlerdeki ve düşüncedeki genel bunalım içinde doğup gelişen bir felsefe akımıdır. Husserlci fenomenoloji, bu bağlamda, Metafiziği sona erdirerek somut yaşantıya dönmek ve böylece tıkanmış olan felsefeye yeni bir başlangıç yapmak iddiasıyla ortaya çıkmıştır.
Bilginin nesnel olarak varolabildiği düşüncesinden ileri gelen kavramlaştırma. Felsefe tarihi içerisinde her farklı felsefe okulu ya da eğilimi, bu düşünceyi bir şekilde ele almış ve genelde de kendi felsefi konumunu bu bilginin olanaklılık zemini olarak ileri sürmüştür. Buna göre, nesnel bilgi, öteki nesnel-olmayan bilgilerden ayrı olarak, her tür öznellikten, yani özneye ait her tür yargı ve hükümden ayrılmış, arındırılmış, nesnelliğin ya da başka bir deyişle gerçekliğin saf bir bilgisi olarak ortaya konulmuş bir bilgidir. Pozitivizm ve ampirizm okullarında bu yaklaşım en katı haliyle görülür.
Nesnellik, yaygın olarak her tür öznel etki ve ögelerden bağımsız olabilme durumunu ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Nesnel bilginin temellendirilmesinde ileri sürülen argümanları şekilde burada da geçerlidir. Nesnellikten kastedilen, özneden kesin bir şekilde bağımsızlıktır, daha doğru bir deyişle öznenin birebir nesnenin kendisine uygunluğudur. bunun nasıl olabildiği, kuramsal düzlemde açık değildir; dolayısıyla da bu haliyle nesnellik bir varsayımdan ibarettir. Örneğin resimde çizgi tekniği kullanılması.

Nicolai Hartmann. Ünlü Alman spekülatif metafizikçisi.
Özne ya da fâil, bir cümlede yüklem ile bildirilen işi, eylemi ya da oluşu yerine getiren veya yüklem aracılığıyla hakkında bilgi verilen ögedir. Özne, yükleme sorulan "kim" ve "ne" sorularıyla bulunur.
- Öğrenciler yerlerine oturdular.
- Kitap yere düştü.
- Manzara ne kadar da güzel.

Georg Lukács, Batı Marksizminin ünlü isimlerinden Macar Marksist filozof ve edebiyat bilimcisidir. Marksizmi Hegelci anlamda yeniden değerlendirmiş ve geliştirmiştir. Ernst Bloch, Antonio Gramsci, Karl Korsch ile birlikte Lukacs, 20. yüzyılın ilk yarısında, Marksist felsefe ve Marksist teorinin yeniden oluşturulmasında en önemli isimlerden biri olmuştur.
Töz ya da cevher, değişen yüklemlere desteklik eden değişmez gerçeklik; kendi kendisiyle, kendi kendisinde var olan anlamındaki felsefi kavram. Öznede değil, kendinde var olan. Bağımsızca kendi içinde var olan.
Fiil veya eylem, varlıkların yaptığı işi, hareketi, oluşu çeşitli ekler alarak şahıs ve zamana bağlı olarak anlatan kelimedir.
Alman felsefesi, 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarından itibaren belirgin bir ağırlık kazanan, bir bakıma felsefenin yurdu hâline gelen Alman felsefe geleneğini ya da başka bir açıdan farklı felsefi eğilimlere sahip olan Alman felsefecilerinin bütünlüğünü ifade etmektedir.
Nesne ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:
- Fiziksel cisim
- Şey veya nesne, belirli bir kütlesi ve hacmi olan her türlü cansız varlık
- Nesne (programlama), programlama dizisinde nesne-yönelimli programlamada, basit yapılı blok programları olarak kullanılan, işletim zamanı verilerinin saklanması için oluşturulmuş özel birimi
- Nesne, geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç
- Nesne (felsefe), öznenin dışında kalan her konu
Nesne, cümlede öznenin yaptığı iş ve eylemden doğrudan etkilenen ögedir. Düz tümleç olarak da bilinir. Yüklemi geçişli bir fiil olan cümlelerde bulunur. Yükleme "ne", "neyi" ve "kimi" soruları sorularak bulunur.
Sıralı cümleler; virgül, noktalı virgül gibi noktalama işaretleri ile birbirlerine bağlanan cümlelerdir.
- Mart kapıdan baktırır; kazma kürek yaktırır.
- Sakla samanı, gelir zamanı.
- Geldim, gördüm, yendim. – Jül Sezar

Lingua Franca Nova, C. George Boeree tarafından Shippensburg Üniversitesi'nde geliştirilen yapay dildir. Kelimeleri Latin dilleri Fransızca, İtalyanca, Portekizce, İspanyolca ve Katalanca'dan türetilmiştir. Dil kuralları büyük miktarda basitleştirilmiştir ve Romen kreol dillerine benzer. Öğrenmesi ve anlaması kolaydır. Latin ve kiril harflerini kullanan fonetik bir alfabaye sahiptir.
Bilgisayar güvenliğinde genel erişim denetimi; tanımlama, yetkilendirme, kimlik doğrulama, erişim onayı ve kimlik denetimini içerir. Erişim kontrolünün daha dar bir tanımı, sadece erişim onayını kapsar. Erişim onayı yapısında sistem; nesnenin erişim yetkisine bağlı olarak, zaten kimliği doğrulanmış bir nesneden erişim isteği verme veya erişim isteğini reddetme kararı alır. Kimlik doğrulama ve erişim kontrolü genellikle tek bir işlemde birleştirilir; böylece erişim, başarılı kimlik doğrulamasına veya anonim erişim belirtecine(jetonuna) dayalı olarak onaylanır. Kimlik doğrulama yöntemleri ve belirteçleri arasında parolalar, biyometrik taramalar, fiziksel anahtarlar, elektronik anahtarlar ve aygıtlar, gizli yollar, sosyal engeller, insanlar ve otomatik sistemler tarafından izleme bulunur.
Ergatif dil veya özegeçişli dil, geçişsiz eylemlerin öznesinin, geçişli eylemlerdeki nesne gibi davrandığı dildir. Baskça, Maya dilleri, Hintçe, Güney Kafkas dilleri, Kuzeydoğu Kafkas dilleri, Kuzeybatı Kafkas dilleri, Kürt dilleri Tibetçe, Trans-Yeni Gine dilleri, Çipça dilleri, Çinuk dilleri, Eskimo - Aleut dilleri, Saliş dilleri, Çimmesyan dilleri, Assam dili, Çukçice ve çoğu Avustralya Aborjin dili günümüzde konuşulan; Urartuca, Sümerce ve Hurrice ise ölü ergatif dillere örnek olarak verilebilir. Öznenin hem geçişsiz hem de geçişli eylemlerde aynı durum örüntüsünü koruduğu diller ise yalın-belirtme dilleri olarak adlandırılır.