Nesli tükenen türler, nesli tamamen yok olmuş canlı türleridir. Bazı türler doğal afetlerle veya seçilim baskısı ile, bazıları ise insan türünün evrimleşmesinden çok önce yok olmuş (kuş olmayan dinozorlardan insan olmayan homininanlara), bazıları da insanoğlunun aşırı avlanması, nüfus artışı ve şehirleşmeyle doğal yaşam alanları tahrip olduğundan dünya üzerinden tamamen yok olmuştur.
Geç Pleistosen'den Holosen'in başlangıcına kadar olan dönemde, dünyadaki megafaunal (tipik olarak 44 kilogramın (97 lb) üzerinde vücut kütlesine sahip olarak tanımlanır)[1] hayvan türlerinin (Pleistosen megafaunası) çoğunluğunun nesli tükenmiş, bu da dünya genelinde faunal yoğunluk ve çeşitlilikte bir çöküşe neden olmuştur.[2]
Senckenberg Müzesindeki T-Rex maketi
Kuş olmayan-Dinozorlar: Yüzlerce türü vardı. 65.5 milyon yıl önce soyları tükendi (dev meteor çarpışması, karbon döngüsünün bozulması...)
Moa: Yeni Zelanda'da yaşamış en büyük kuş türü. İnsanlar tarafından yok edildi.
Tazmanya kaplanı veya Tazmanya kurdu (Thylacinus cynocephalus): 1930'lara kadar yaşadı. Tazmanya hükûmeti ve çiftçilerin desteğiyle sürdürülen avlarla soyu tüketildi. 1936'dan bu yana türün varlığına dair hiçbir kanıt bulunmamıştır.
Anadolu'da
Anadolu coğrafi konumuyla çeşitli hayvan ve bitki türlerini içinde barındırmıştır. Günümüzde ismi çoğu kimse tarafından dahi bilinmeyen Aşağıda nesli tümüyle yok olmuş bazı türler yer almaktadır.
Hazar kaplanı: İran, Afganistan, Türkiye, Irak ve Moğolistan bölgelerinde yaşamaktaydı. En son 1970 yılında Rusya'daki türün son üyesinin ölümüyle yok oldu.
Beta kobrası: Sklansky felaketinden sonra varlığına dair hiçbir kanıt bulunamamıştır.
Anadolu aslanı: En son 1890 yılında vurulmuştur.
Anadolu kaplanı: Son kaplan 1970 yılında öldürülmüştür.
Çizgili sırtlanlar: Bir çeşit sırtlan türüydü.
Archelon: Soyu tükenmiş bir deniz kaplumbağasıdır.
Tasmanya ya da Tazmanya, Avustralya'nın güneydoğusunda bulunan bir ada. Avustralya'nın bir eyaleti olup, başkenti Hobart, en büyük ikinci şehri ise Launceston'dur.
IUCN Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi ve bitki ve hayvan türlerinin dünyadaki en kapsamlı Küresel Koruma durumu envanteridir. IUCN Kırmızı Listesi Uluslararası Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından sürdürülmektedir.
Sazlık kedisi, görece uzun bacaklı ve kısa kuyruklu bir yaban kedisidir. Asya'nın nemli bölgeleri bu kedinin yaşam alanıdır.
Türkiye direyi, hayvanlar âleminin Türkiye sınırları içerisinde yaşayan üyelerinin tümüdür. Birçok farklı hayvan türünü barındırması ile dikkat çeker. Anadolu'nun Asya ile Avrupa arasındaki konumu bunda başlıca etkendir. Farklı iklim özelliklerinde coğrafi bölgelere sahip olduğu için, bitki örtüsünün diğer Orta Doğu ülkelerine göre daha zengin olması ise diğer önemli etkendir ve bu yüzden, farklı iklim ve besin ihtiyacı olan birçok hayvan türü kendisine uygun yaşam alanı bulabilmektedir.
Kuvaterner, jeolojide yaklaşık son 2,588 ± 0,005 milyon yıllık dönemi kapsayan, Uluslararası Stratigrafi Komisyonunun (ICS) kabul ettiği jeolojik zaman cetveline göre tanımlanmış, Senozoik Zaman'ın sonuncu bölümüdür. Neojen'in sonundan günümüze kadar devam eder. Gayriresmî "Geç Kuvaterner" kavramı, son 0,5–1,0 milyon seneyi kapsar.
Soy tükenmesi, biyolojide ve ekolojide, bir türün veya cinsin varlığının sona ermesi, biyosferin küçülmesidir. Soy tükenmesi durumu doğal evrim sürecinin bir parçasıdır. Türler değiştikçe bazen yaşadıkları çevrelere daha iyi uyarlanmış ve aynı zamanda çevre tarafından değişikliğe uğratılmışlardır. Bu türler varlıklarını sürdürürken, çevreye uyum sağlayamayanlar ise var olma savaşında yenik düşüp yeryüzünden silinmişlerdir.
Cingulata veya Zırhlı memeliler, Xenarthra üst takımının bir parçası olan, zırhlı Yeni Dünya plasentalı memelilerinin bir takımıdır. Dasypodidler ve Chlamyphoridler (armadillolar), takımdaki hayatta kalan tek familyalardır. Yakın zamana kadar mevcut armadillolardan çok daha büyük iki cingulate grubu : 200 kg'a (440 lb) kadar ulaşan pampatheriidler ve 2.000 kg (4.400 lb) veya daha fazla kütleye ulaşan glyptodontlardır.
Kılıç dişli kaplan, soyu tükenmiş kedigil cinsi. Smilodon ya da Kılıç Dişli Kaplan, nesli tükenmiş olan kılıç dişli kedilerden. Bu hayvanların nesli tükenmeden Amerika kıtasının ormanlık alanlarında yalnız dolaşan büyük cüsseli hayvanları avladığı bilinmekte. Bu hayvanların grup halinde avlandıklarına dair bir veriye rastlanmamıştır, Genellikle yalnız dolaşıp nadiren bir araya gelirlerdi. Smilodonların 20 cm boyundaki dişleri onu oldukça tehlikeli bir yırtıcı yapıyor. 300-400 kilo ağırlığa çıkabilen bu yırtıcılar saatte 50 kilometre hızla koşabiliyordu. 12 bin yıl önce Buzul Çağının sona ermesiyle ve en çok avladıkları hayvan olan Amerika bizonlarının ormanlık alanlardan çıkıp açık arazide dolaşmaya başlamalarından ötürü nesillerinin tükendiği bilinmekte.
Camelops, Buzul Çağı'nda Kuzey Amerika kıtasında yaşamış ve nesli tükenmiş bir deve türüdür.
Zoolojide megafauna büyük ya da dev hayvanlar için kullanılan bir terimdir. Büyüklüğü belirlemekte kullanılan en yaygın sınırlar 45 kg ile 100 kg'dır. Bu sınırlamalar dahilinde çok büyük olduğu düşünülmeyen ak kuyruklu geyik ve kızıl kanguru gibi türler ve hatta insan da bulunur.
Kuaterner döneminde Pleistosen'den Holosene geçiş sırasında özellikle megafaunal türlerde birçok yok oluş olayı görülmüştür. Ancak, yok olma dalgası Pleistosen'in sonunda durmamış özellikle izole adalarda Holosen yok olmaları olarak devam etmiştir. Paleontologlar tarafından ortaya atılan hipotezlere göre yok olma olaylarının başlıca nedenleri olarak Orta-Geç Pleistosen ve Holosen sırasında dünyanın birçok bölgesine yapılan göçler, doğal iklim değişiklikleri ve insanlar tarafından yapılan avcılık faaliyetleri gösterilmektedir. Avcılığın diğer bir varyantı ise ikinci dereceden avlanmadır ve insan olmayan avcılardan kaynaklanan üstün rekabetten dolaylı gerçekleşen yok olmalar üzerine odaklanılmaktadır. Hastalıkların yayılması da olası bir neden olarak ele alınmaktadır.
Pleistosen ya da Pleyistosen, genellikle halk dilinde Buz Devri olarak adlandırılan, yaklaşık 2.580.000 ila 11.700 yıl öncesini kapsayan jeolojik çağdır. Dünyanın en son tekrarlanan buzullaşma dönemidir. Pleistosen'in sonu, son buzul döneminin sonuna ve arkeolojide kullanılan Paleolitik çağın sonuna karşılık gelir. Pleistosen, Kuvaterner Döneminin ilk dönemi veya Senozoik Çağın altıncı dönemidir. ICS zaman ölçeğinde, Pleistosen üç aşamaya ayrılır. Bunlar;
Gelasiyen,
Kalabriyen,
Çibanyen Bu uluslararası alt bölümlere ek olarak, çeşitli bölgesel alt bölümler sıklıkla kullanılır.Pleistosen'i alt bölümlere ayırmak için çeşitli şemalar.
Pleistosen Park, son buzul döneminde bölgede gelişen kuzey subarktik bozkır ekosisteminin yeniden oluşturulması çalışmalarının gerçekleştirildiği, Rusya'da, kuzeydoğu Sibirya'daki Saka Cumhuriyeti, Chersky şehrinin güneyinde bulunan Kolima Nehri üzerinde yer alan bir doğa koruma alanıdır.
Arkozorlar (Archosauria), kuşların ve timsahların yaşayan tek temsilcileri olduğu bir diapsid kladı. Arkozorlar genel olarak sürüngen olarak sınıflandırılır. Kladistik bakımdan kuşlar da sürüngenlere dahil edilir. Soyu tükenmiş arkozorlar arasında kuş olmayan dinozorlar, pterozorlar ve timsahların soyu tükenmiş akrabaları bulunur. Modern paleontologlar, Arkozorları yaşayan kuşların, timsahların ve onların soyundan gelenlerin en son ortak atasını ve onun soyundan gelenleri içeren bir taç grubu olarak tanımlar. Arkozorlar iki ana klada ayrılır: timsahlar ve soyu tükenmiş akrabalarını içeren Pseudosuchia kladı ve yine aynı şekilde kuşlar ve soyu tükenmiş yakın akrabalarını içeren Avemetatarsalia kladı.
Moho braccatus veya yerel adıyla Kauaʻi ʻoʻo Hawaii adalarından Kauai adasına özel endemik bir kuş türüydü. Bu nedenle de yaşadığı adanın adını almıştı. Söylediği son şarkısı en son 1987'de duyuldu ve soyu tükendi. Yok olmasının nedenleri arasında Polinezya sıçanı, evcil domuz ve sivrisineklerdi. Bu misafirler yeni adapte olacakları adanın kurallarını da etkilemiş oldular. Karşılıklı bu etkileşim sonunda adalı canlılar daha önce hiç karşılaşmadıkları virüslerle karşı karşıya kaldılar. Nesiller boyunca bu hastalıklarla daha önce karşılaşmamış canlıların bu hastalıklara karşı bağışıklıkları da yoktu.
Sauropsida, büyük ölçüde Reptilia sınıfına eşdeğer olan bir amniyot grubudur. Sauropsida, memelileri içeren amniyotların kladı olan Synapsida'nın kardeş taksonudur. Erken sinapsidler tarihsel olarak "memeli benzeri sürüngenler" olarak anılsa da, tüm sinapsidler, herhangi bir modern sürüngenden çok memelilerle daha yakından ilişkilidir. Sauropsidler ise memelilerden çok modern sürüngenlerle daha yakından ilişkili tüm amniyotları içerir. Buna, Linnaean taksonomisinde başlangıçta ayrı bir sınıf olarak adlandırılmasına rağmen, şu anda arkosauriyen sürüngenlerinin bir alt grubu olarak tanınan Aves (kuşlar) dahildir.
Pachystruthio dmanisensis deve kuşu benzeri soyu tükenmiş bir koşucu kuş türüdür. Struthionidae familyası içindeki Pachystruthio cinsi içinde yer alır ve bayağı deve kuşu ile akrabadır. 450 kiloya ulaşan kütlesi ve 3.5 metrelik uzunluğu ile kuzey yarımkürede yaşamış en büyük kuş türlerindendir. Doğu Avrupa ve Kafkasya'da yaşadı. Oldukça büyük bir vücuda sahip olmasına rağmen iyi bir koşucuydu bu sayede etoburların bulunduğu bölgelerde yaşayabildi. Pleistosen dönemde Karadeniz'in kuzeyinde, Pliyosen dönemde ise Anadolu ve Gürcistan'da yaşamıştır. Kırım'da bulunan ilk fosilden elde edilen bilgilere göre Homo erectus ve modern insan arasındaki bir tür olan Homo georgicus ile aynı dönemde yaşadığı için H. georgicus tarafından bir et kaynağı olarak avlanmış olabilir. Hatta bu türün neslinin tükenmesinde ilkel insanların etkisi olabilir.
Sıkça Triyas sonu yok oluşu olarak da adlandırılan Triyas–Jura (Tr-J) yok oluşu, 201,3 milyon yıl önce gerçekleşmiş olup Triyas ve Jura dönemleri arasındaki sınırı belirler. Fanerozoyik'te hem kara hem okyanuslardaki yaşamı derinden etkileyen beş büyük yok oluştan biridir. Denizlerde konodont sınıfının tamamının ve deniz canlısı cinslerinin %23-34'ü bu yok oluşla ortadan kalktı. Karada, krokodilomorflar, teruzorlar ve dinozorlar dışındaki bütün arkozoromorfların nesli tükendi. Önceden bolca bulunan aetozorlar, fitozorlar ve rauisukitler gibi grupların nesli tükendi. Jura öncesinde birçok büyük temnospondil amfibinin ve hâlâ hayatta olan birtakım memeli olmayan terapsidin nesli tükendi. Ancak Tr–J sınırı ile kara omurgalıları arasındaki bağlantı, kara fosillerinin Triyas'ın son katı olan Resiyen'deki eksikliğinden ötürü hâlâ tartışmalıdır. Korunan canlılar arasında bitkiler, dinozorlar, teruzorlar ve memeliler bulunur. Bu durum dinozorlar ve teruzorların gelecek 135 milyon yıl boyunca Dünya üzerindeki baskın hayvanlar olmasına yol açtı.
Türdiriltimi, soyu tükenmiş türlerin genetik, ekolojik ve fiziksel olarak benzer organizmalarının yeniden oluşturulması sürecine verilen isimdir. Bu süreç, teknolojik yeniliklerden etik meselelere kadar geniş bir yelpazede çeşitli avantaj ve dezavantajları beraberinde getirir. Türkçede genellikle "nesli tükenmiş canlıların geri getirilmesi" şeklinde ifade edilse de, bu terimin anlamını doğru şekilde yanıstmaz çünkü bu ifade mantıksal olarak hatalıdır. Türdiriltimi terimi, 2023 yılında Evrim Ağacı platformu aracılığıyla, Alper Kaan Selçukoğlu öncülüğünde ve Deha Kaykı'nın destekleriyle Türkçeye kazandırılmıştır.
Panthera tigris trinilensis, nesli 1,2 milyon yıl önce tükenmiş bir kaplan türü.
Bu sayfa, bu Vikipedi makalesine dayanmaktadır. Metin, CC BY-SA 4.0 lisansı altında mevcuttur; ek koşullar uygulanabilir. Görseller, videolar ve sesler kendi lisansları altında mevcuttur.