
Artuklu Beyliği ya da diğer adıyla Artuklular, Harput, Mardin ve Hasankeyf bölgelerinde 1102-1409 yılları arasında hüküm sürmüş bir Oğuz Türkmen beyliğidir.

Selahaddin Eyyubi, Eyyûbîler Devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarıdır. 1187 yılında Kutsal Topraklar'ı Haçlılardan geri almak için bir ordu kurdu ve komutasındaki ordusuyla beraber 4 Temmuz 1187 tarihinde gerçekleşen Hıttin Muharebesi ile Kudüs Kralı Lüzinyanlı Guy'ın ordusunun büyük bir bölümünü yok etti. 2 Ekim 1187'de ise Kudüs'ü Haçlı kuvvetlerinden alarak bölgedeki 88 yıl süren Katolik egemenliğine son verdi ve kenti İslam dünyasına geri kazandırdı. Avrupalı Katolik Hristiyanlar yaşadıkları bu yenilgiden sonra, Kudüs'ü tekrar hâkimiyetlerine geçirebilmek amacıyla Üçüncü Haçlı Seferi'ni düzenlediler.

Tokluca, Mardin ilinin Savur ilçesine bağlı bir mahalledir.

Yeşilkaraman, Antalya ilinin Aksu ilçesine bağlı bir mahalledir.
Necmettin Cevheri, Türk siyasetçi.

Elyesa, İslam ve Yahudilik dinlerinde kutsal olan bir peygamberdir. Elyesa, Kur'an'da adı geçen peygamberlerdendir. İlyas Peygamber'den sonra gelir.

Dvin, Ermenistan'nın Ararat İdari Bölgesinde bulunan bir şehir. Ermenistan'ın eski başkentlerindendir.
Necmettin Halil Onan, Türk şair, öğretmen, akademisyen ve edebiyat tarihçisidir. Türk edebiyatının artık klasikleşmiş eseri olan ve Türk ordusunun Çanakkale Savaşı'ndaki savunmasını anan "Bir Yolcuya" şiirini kaleme alan şairdir.
Türkçedeki alıntı sözcüklerin değiştirilmesi, Atatürk'ün Türkleştirme politikasının bir parçasıdır. Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsçadan birçok alıntı sözcüğe sahipti, aynı zamanda Fransızca, Yunanca ve İtalyanca gibi Avrupa dillerinden bulunan diğer alıntı sözcükler de resmî olarak Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından önerilen Türkçe karşılıkları ile değiştirildi. Türkçedeki yabancı kökenli sözcüklerin (alıntı) Türkçeleştirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra Atatürk Devrimlerinin daha geniş çerçevesindeki kültürel reformların bir parçasıdır.

Bahrî Hanedanı, Kahire merkez olmak üzere Mısır, Suriye ve Hicaz'da hüküm süren genellikle Kıpçak Türk asıllı Memluklu kölemenler ve bunların neslinden oluşan hanedandır.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri veya Arapların Gözünden Haçlı Seferleri Lübnan asıllı yazar Amin Maalouf'un Fransızca olarak 1983 yılında Paris'te yayımlanmış eseridir. Türkçede ilk olarak 1997'de Mehmet Ali Kılıçbay çevirisiyle yayımlanmıştır. Yapı Kredi Yayınları'ndan 2006'da yayınlanan nüshanın çevirisi ise Ali Berktay'a aittir.

Türk Alfabesi, Necmettin Sadık Sadak'ın yeni Türk harflerini tanıtmak amacıyla 1928 yılında yayımladığı 24 sayfalık dilbilimi eğitim kitapçığıdır.
Necmettin Sahir Sılan, Türk siyasetçidir.
Necmeddin Kılıç, Türk bürokrat.

Necmeddin Eyyub veya tam adıyla Necmeddin Eyyub bin Şadi bin Mervan, Selahaddin Eyyubi'nin babası ve Eyyûbîler Hanedanı'nın atası olan Kürt komutandır. İbn Hallikân Necmeddîn Eyyûb'un, Duvîn'in girişindeki bütün halkı Ravadî Kürtleri olan Ecdânekân Köyü'nde dünyaya geldiğini aktarmaktadır

Mısır arması, Afrika ülkesi Mısır tarafından kullanılan resmî devlet armasıdır.
Fuat veya Fuad, Arapça kökenli bir isimdir. Fuad kelimesi "Gönül" anlamına gelir.
Mehmed Necmeddin Okyay, Türk hattat, ebru sanatçısı, kemankeş, gül yetiştiricisi, tuğrakeş ve is mürekkebi imali, aharcılık, mücellidlik gibi kitap sanatları ustası, imam ve hatip. Pek çok sanat dalında bilgisi, yetkinliği ve ustalığı ile Hezârfen unvanıyla da tanınmaktadır. Ebru sanatında Necmeddin üslubu'nu oluşturmuştur.

Necmeddin Kerim, Iraklı Kürt siyasetçi, doktor, eski Kerkük valisi.
Esâdüddîn Şirkuh bin Şadhi,, kısaca Şîrkûh el-Mansûr veya Şirkuh, Kürt askeri komutan ve Selahaddin Eyyubi'nin amcasıdır. Mısır'daki askeri ve diplomatik çabaları, Eyyubi ailesinin o ülkede eğemenlik kurmasında kilit bir faktördü. Eyyûbî ailesi önceleri Duvîn'de Şeddâdîler'in hizmetinde bulunuyordu. Bağdat şahnesi Bihrûz el-Hâdim'in yakın dostu olan Şâdî, oğulları Necmeddin Eyyûb ve Şîrkûh'la beraber onun hizmetine girdi. Bihrûz'un Tikrît'e vali tayin ettiği Şâdî'nin ölümünün ardından bu göreve oğlu Necmeddin Eyyûb getirildi. Şîrkûh da ağabeyine yardımcı olarak onunla birlikte kaldı. Bir müddet sonra Bihrûz'la araları bozulan iki kardeş 532 (1137) yılında Musul'a gidip İmâdüddin Zengî'nin hizmetine girdi ve onun Haçlılar'la mücadelesinde aktif rol oynadı. İmâdüddin Zengî'nin öldürülmesinin ardından (541/1146) Halep'te yönetimi ele geçiren Nûreddin Mahmud Zengî'nin en büyük yardımcısı Şîrkûh oldu. İmâdüddin Zengî'nin ölüm haberini alan Urfa Kontu II. Joscelin'in iç kale dışında Urfa'yı zaptetmesi üzerine Nûreddin Mahmud ve Emîr Savar ile Şîrkûh Urfa'ya gidip şehri kurtardılar. Receb 543'te Antakya yakınlarındaki Yağra'da ve Safer 544'te Azâz yakınlarındaki İnnib'de (İnab) Haçlılar'ı ve İsmâilîler'i mağlûp ettiler. Gösterdiği kahramanlıktan dolayı Nûreddin Mahmud, Artah Kalesi'ni Şîrkûh'a verdi