
Adolf Hitler (Almanca telaffuz: [ˈadɔlf ˈhɪtlɐ],

Analjezik ya da ağrı kesici ağrıyı dindirmek ve analjeziye yol açmak için kullanılan her türlü ilaca verilen isimdir.

Weimar Cumhuriyeti, Almanya'da, Philipp Scheidemann'ın 9 Kasım 1918 tarihinde cumhuriyetin kurulduğunu ilan etmesi ile başlayıp 30 Ocak 1933 tarihinde Adolf Hitler'in şansölye olmasına kadar süregelmiş döneme verilen isimdir. “Weimar Cumhuriyeti” adı tarih yazımı için kullanılan bir terimdir. Bu adın kaynağı, I. Dünya Savaşı'ndan yenilgiyle çıkılması sonucu lağvedilen Alman monarşisi yerine millî meclisin yeni anayasayı oluşturmak için 1919 yılında toplandığı Weimar kentidir. Parlamenter demokrasiye dayanan bir rejimin kurulmuş olduğu bu dönemde “Deutsches Reich” yani Alman İmparatorluğu adı muhafaza edildi. Almanya'da liberal demokrasi yerleştirmek için yapılan bu ilk girişim, yoğun sivil anlaşmazlıkların ve ekonomik sorunların olduğu bir dönem getirdi.

Büyük Buhran, Büyük Depresyon veya 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, 1929'da başlayan ve 1930'lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhrana verilen isimdir. Buhran, Kuzey Amerika ve Avrupa'yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında da yıkıcı etkiler yaratmıştır.

Hermann Wilhelm Göring, Nasyonal Sosyalist Partinin ileri gelenlerinden Alman siyasetçi, Nazi Almanyası'nın hava kuvvetleri komutanı ve hüküm giymiş savaş suçlusudur. 1933'ten 1945'e kadar Almanya'yı yöneten Nazi Partisi'nin en güçlü isimlerinden biriydi.

Joachim von Ribbentrop, Nazi Almanyası Dışişleri Bakanı ve diplomat.

Nazi Almanyası, Almanya’nın 1933 ile 1945 yılları arasında, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) idaresi altında, tek parti rejimine dayalı yönetim sistemiyle “Führer” unvanlı hükûmet (1933-1945) ve devlet başkanı (1934-1945) Adolf Hitler’in liderliğinde egemenlik sürdüğü döneme verilen isim. Alman tarihi içerisinde “Reich”ların üçüncüsüdür; bundan dolayı Üçüncü Reich ismiyle de nitelendirilir.

Paperclip (Ataş) Harekâtı, ABD askeri istihbarat servisinin II. Dünya Savaşının sonu ve sonrasında Nazi Almanyası'ndan önemli bilim adamlarının ülke dışına kaçırılması operasyonunun kod adıdır.

Julius Schaub 30 Nisan 1945'te diktatörün intiharına kadar Adolf Hitler'in başyardımcısı ve emir subayı idi.

Neo-Nazizm veya yeni Nazizm, II. Dünya Savaşı'ndan sonra nasyonal sosyalizmi yeniden canlandırmak ve bu amaçla nasyonal sosyalist yönetimleri demokratik veya silahlı yollarla başa geçirmeyi hedefleyen veya nasyonal sosyalizmi savunan tüm siyasi hareket ve düşüncelere verilen ortak isimdir.

Nazilerden arındırma veya denazifikasyon, II. Dünya Savaşı'nın ardından Müttefik Devletler tarafından Alman ve Avusturya toplumlarında uygulanan ve nasyonal sosyalizmin etkisini kültür, toplum, ekonomi, basın, hukuk ve siyaset alanlarından silmek için uygulanan politikaları anlatır. Politika kapsamında sorumlu örgüt liderleri görevden alınmış, ilgili kurumlar kapatılmıştır. Politika, savaşın hemen ardından toplanan Potsdam Konferansı'nda kararlaştırılmıştır. Politika kapsamındaki uygulamalar Soğuk Savaş'ın başlamasıyla beraber fiilen sona erdirilmiştir.

Bu madde, Nazi Partisinin liderleri ve yetkililerinin listesidir.

Kurt Blome II. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında üst düzey bir Nazi bilim insanıydı. Reich Araştırma Konseyi'nde Reich Sağlık Lideri Yardımcısı (Reichsgesundheitsführer) ve Kanser Araştırması Ortak Yardımcısıydı. Otobiyografisinde Arzt im Kampf, yaşam ve ölüm savaşlarındaki tıbbi ve askerî gücü eşitledi.

Adolf Hitler'in askeri kariyeri, Adolf Hitler'in hayatının iki ayrı bölümüne bölünebilir. Esas olarak, I. Dünya Savaşı sırasındaki dönem Hitler'in Bavyera Ordusunda Gefreiter (onbaşı) olarak görev yaptığı dönem ve Nazi Almanyası Führer'i olarak Wehrmacht'ın Başkomutanı olarak görev yaptığı dönemdir.

Almanya-Amerika Birleşik Devletleri, 1680'lerden beri süre gelen ticaret ve yatırımlar gibi ekonomik ilişkileri, demografi, göç ve kültürel ve entelektüel değişimleri de içermektedir.

1930'lar, 1 Ocak 1930'da başlayan ve 31 Aralık 1939'da sona eren, Gregoryen takviminin içinde bulunan bir onyıldır.

Adolf Hitler'in siyasi görüşleri tarihçilere ve biyografilere bir miktar zorluk çıkarmıştır. Antisemitizm, anti-komünizm, anti-parlamentarizm, Alman Lebensraum gibi bazı sabit temalar olmasına rağmen, yazıları ve yöntemleri, Ari ırkının üstünlüğüne ve aşırı bir Alman milliyetçiliğine olan inancı genellikle ihtiyaca ve o dönemin koşullarına göre uyarlanmıştır. Hitler, kişisel olarak "Yahudi Bolşevizmi"ne karşı savaştığını iddia etmiştir.

Nazi yağması, Almanya'nın iktidardaki Nazi Partisi adına hareket eden ajanlar tarafından Üçüncü Reich döneminde Avrupa ülkelerinin organize yağmalanması sonucunda sanat eserlerini ve diğer eşyaları çalınması olayına denir. Yahudi mülklerinin yağmalanması, Holokost'un önemli bir parçasıydı. Yağma, 1933'ten, Alman Yahudilerinin mülklerine el konulmasından başlayarak, II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar, özellikle de Kunstschutz olarak bilinen askeri birimler tarafından yapıldı, ancak çoğu yağma savaş sırasında elde edildi. Altın, gümüş ve paranın yanı sıra, resimler, seramikler, kitaplar ve dini hazineler dahil olmak üzere büyük öneme sahip kültürel öğeler çalındı. Bu öğelerin çoğu, Savaşın hemen ardından Müttefikler adına Anıtlar, Güzel Sanatlar ve Arşivler programının ajanları tarafından kurtarılmış olsa da, çoğu hala kayıp. Öğeleri hak sahiplerine, ailelerine veya kendi ülkelerine iade etmek amacıyla, hala hesaba katılmamış olan Nazi yağmasını tespit etmek için uluslararası bir çaba gerçekleştirilmektedir.

Adolf Hitler'in kişilik kültü, Nazi Almanyası'nın (1933–1945) öne çıkan bir özelliğiydi, ve 1920'lerde Nazi Partisi'nin ilk günlerinde başladı. Führerprinzip'e dayanarak, aralıksız Nazi propagandasının her zaman öne sürerek, liderin her zaman haklı olduğu ve Hitler'in Almanya'nın ekonomik sorunlarını çözmedeki bariz başarısıyla, İkinci Dünya Savaşı öncesinde dış politikadaki kan dökmeden elde ettiği zaferleriyle pekiştirildi ve savaşın başlarında Polonya ve Fransa'daki hızlı askeri başarıları, sonunda Alman halkının Nazi kontrolünün merkezi bir yönü haline geldi.
Volksgemeinschaft, Volk bileşeninin çevirisine bağlı olarak "halk topluluğu", "ulusal topluluk", veya "ırksal topluluk" anlamına gelen Almanca bir ifadedir. Bu ifade ilk olarak I. Dünya Savaşı sırasında Almanların savaşı desteklemek için bir araya gelmesiyle popüler hale geldi ve birçoğu "bir anda tüm sosyal ve politik bölünmelerin büyük ulusal denklemde çözülebileceğine dair bir rahatlama" yaşadı. Volksgemeinschaft fikrinin kökleri, milli bir amaca ulaşmak için sınıfsal bölünmelerin ötesindeki insanları birleştirme fikrine ve milli birliğin "işverenler ve çalışanlar, kasaba ve kırsal, üreticiler ve tüketiciler, sanayi ve zanaat arasındaki tüm çatışmaları ortadan kaldıracağı umuduna dayanıyordu."