
Hristiyanlık, Nasıralı İsa'nın yaşamına, öğretilerine ve vaazlarına dayanan, tek Tanrılı İbrahimî bir dindir. Günümüzde Hristiyanlık, dünya nüfusunun yaklaşık %30,1'ini oluşturmaktadır ve 2,4 milyarı aşkın takipçisi ile dünyanın en kalabalık dinidir. Takipçilerine, "Mesihçi" anlamına gelen Hristiyan veya Nasıralı İsa'ya ithafen İsevi veya Nasrani denir. Kitâb-ı Mukaddes'e inanan takipçileri, Yahudi metni olan Tanah'ta kehanet edilen İsa'nın Mesih olarak gelişinin bir Yeni Ahit olduğuna inanırlar.

Samsa veya samsa böreği Güney Asya ülkeleri Hindistan, Pakistan ve Nepal'de çokça tüketilen, Portekiz (chambuça) ve Doğu Afrika'ya da yayılmış bir börek çeşididir. Tarihi kayıtlardan Eski Pers İmparatorlarının da sevdiği bir yiyecek olduğu anlaşılmış ve bu nedenle geçmişinin en azından MÖ 500'lerden daha eskiye uzandığı tahmin edilmiştir. 1980'lerden itibaren Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde de tanınmış ve tüketilmeye başlanmıştır. Tatlı veya tuzlu olabilir. Genelde çok baharatlı yapılır. İran'da Farsça sanbosag (سنبوساگ) olarak bilinir. Arapça konuşulan ülkelerde sambusak olarak söylenirken, Orta Çağ Arapça tarif kitaplarında bazen sambusaj yazılır. Kitâb-ı Me’kûlât'da Senbuse olarak tarifi verilmiştir.

Güllaç, mısır nişastası, gül suyu, süt ve şeker ile hazırlanan geleneksel Türk tatlısıdır. Kitâb-ı Me’kûlât'da Gülac olarak tarifi verilmiştir. Kitâbü't-Tabîh (Bağdâdî) “terkib-i güllac” başlıklı tarifte sadece yufkasının yapımını anlatır.

Âdi yaprak dolması, Sarma, Yaprak sarması ya da Yaprak dolması, bulgur ya da pirinç başta olmak üzere çeşitli iç malzemelerin, genellikle asma yaprağı, beyaz lahana, kara lahana, dut yaprağı veya kiraz yaprağıyla sarılmasıyla yapılan bir yemektir. Osmanlı mutfağı kökenli olup, Osmanlı İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü topraklarda yapılmaktadır. Asma yaprağıyla olanı Nevşehir, Tokat, Ege mutfağına özgü olan Zeytinyağlı sarma ya da kıymalı sarma şeklinde farklı çeşitleri vardır.

Türkiye'de faaliyet gösteren 62 banka bulunmaktadır. Bunlar; 33 mevduat bankası (3 adet devlet mevduat bankası, 30 adet yerli ve yabancı sermayeli özel mevduat bankaları, 1 adet TMSF'ye ait banka, 19 kalkınma ve yatırım bankası ve 9 katılım bankası şeklindedir.

Anar Dara ilçesi (Peştuca: انار درہ), Afganistan'ın Ferah Vilayeti'ne bağlı olan 11 ilçeden birisidir.
Bab Anar, İran'ın Fars Eyaleti'nde şehir.

Nızbaç veya Nirbaç, malzemeleri oğlak eti, soğan, havuç, dövülmüş kişniş, tarçın, karabiber, dövülmüş damla sakızı, zencefil, kuru siyah üzüm, nardenk, taze nane, tuz, ceviz içi, su, gül suyu olan et yemeğidir. Osmanlı mutfağında yer alır.

Mutancana, malzemeleri kuzu eti, arpacık soğan, soyulmuş iç badem, kuru kayısı, razaki üzüm, kurutulmuş mürdüm eriği, kuru incir, tereyağı, bal, tuz, su ve sumak olan et yemeğidir. Osmanlı mutfağında yer alır. Edirne mutfağında yer alır. Kitâbü't-Tabîh (Bağdâdî) mutancana adı ile daha kısa bir tarif olarak yer verilmişken Kitâb-ı Me’kûlât'da butancana daha uzun bir tarif olarak tarifi verilmiştir.

Paluze (Felûzec), nişasta ve şekerle yapılan ve üzerine dövülmüş ceviz serpilerek servis edilen bir tür Osmanlı tatlısıdır. Kıbrıs mutfağında yer alır. Geleneksel Türk tatlılarındandır. Bolu yöresinde palize, Şanlıurfa yöresinde palıza, Aydın yöresinde pelvize, Samsun ve yöresinde palüze Mersin yöresinde paluza, denilmektedir. Diyarbakır mutfağında yer alır.

Kavurma-yı kabakiyye bir çeşit kabak kızartması veya yoğurtlamasıdır. Osmanlı mutfağında bulunur.Tarifi Kitâb-ı Me’kûlât da günümüz Türkçesi ile şu şekilde verilmiştir:Kabaklar uzunca doğranır, çekirdekleri çıkarılır ve kabuğu soyulur. Tuzsuz suda haşlanır.Piştikten sonra una batırılıp yağda kızartılır.Üstüne yoğurtlu sarımsak konulur ve kuru nane serpilir.

Acem pilavı, bir çeşit pirinç pilavıdır. Koyun eti veya dana eti ile hazırlanır. Çam fıstığı, üzüm, tarçın, karanfil ve kakule eklenerek hazırlanır.

Sumâkiyye sumak suyu ile yapılan et yemeğidir. Abbâsî ve Osmanlı mutfağında yapılan yemektir.

İşkembe dolması veya Zerbûdil (Zerbedûl) bir çeşit dolmadır. Osmanlı mutfağında yapılan yemektir.

Elma dolması veya Tuffâhiyye bir çeşit dolmadır. Osmanlı mutfağında yapılan yemektir. İstanbul mutfağında yapılmaktadır. Zeytinyağlı elma dolması Erzincan mutfağında yapılmaktadır.

Rummâniyye veya Nar Ekşili Et Yemeği bir çeşit et yemeğidir. Osmanlı mutfağında, Memlûk mutfağında ve Abbâsî mutfağında yapılan yemektir.

Curcaniye, bir çeşit et yemeğidir. Osmanlı mutfağında yapılan et yemeklerinden biridir. Malzemeleri; kuzu eti, tuz, su, beyaz soğan, kuru kişniş, karabiber, tarçın, zencefil, havuç, nar tanesi, taze üzüm, sirke, badem, şeker, hünnap ve gül suyudur. Kitâbü't-Tabîh (Bağdâdî) Muhammed bin Mahmûd-ı Şirvânî çevirisinde yemek tarifi verilmiştir.

Gil helva , Osmanlı döneminde yapılan bir çeşit un helvasıdır. Gil Farsça sıradan demektir. Malzemeleri; un, bal, şırlağan yağı, badem, gül suyu, safrandır. Safran, badem ve gül suyu isteğe göre konulur. Kitâb-ı Me’kûlât'da tarifi verilmiştir.

Hay hay, Osmanlı döneminde yapılan bir çeşit pastırma yemeğidir. Malzemeleri yağlı pastırma, un ve bal köpüğüdür. Kitâb-ı Me’kûlât'da tarifi verilmiştir.Kitâb-ı Me’kûlât tarifi; Yağlı pastırma ufak doğranıp kavrulur ve yağı çıkarılır. Elenmiş undan bulamaç hazırlanır ve kavrulmuş pastırmanın üstüne aktarılır. Karışım devamlı olarak karıştırılır. Bulamaç pişip kızardıktan sonra balın köpüğü alınıp içine konulur. En son yemek pişirildiği tencereden servis yapmak üzere servis tepsine aktarılır.
Kitâb-ı Me'kûlât , Osmanlı dönemine ait yemek kitabıdır. Kitâb-ı Me'kûlât yemek kitabı Manisa İl Halk Kütüphanesinde 1848/1 numarası ile kayıtlıdır. Kitâb-ı Me'kûlât yemek kitabı olmasını yanında çeşitli hastalıklara karşı ilaç olarak kullanılacak şerbet ve macun tariflerini de içermektedir. Kitabın yazarı hakkında her hangi bir bilgi bulunmamaktadır. İmla ve dil özellikleri incelendiğinde kitabın 16. yüzyılda yazıldığı düşünülmektedir. Beş farklı kitaptan oluşturulmuş bir mecmuanın içinde bulunmuştur. Diğer kitaplar Muhtasar Terceme-i Câmi’u’l-Müfredât, İhtiyârât-ı Bedî’î, Muhtasar-ı Tıbb ve Makâle fî Tedâriki’l-Hata fî Te’dîbi’t-Tıbbdır. İhtiyârât-ı Bedî'î ve Muhtasar-ı Tıbb Muhammed b. Mahmûd Şirvânî tarafından yazılmıştır.