İçeriğe atla

Nanoteknolojinin endüstrideki uygulamaları

Nanoteknoloji kolay temizlenebilirlikten dayanıklılığa kadar uzanan yeni özellikleri olan ürünler sağlayarak tüketim sektörünü etkilemektedir.

Modern tekstil ürünleri kırışıklığa ve lekeye dayanıklıdır. Bu ürünler içlerine gömülü “giyilebilen elektronikler” sayesinde akıllı bir hal alacaklar. Nanomateryaller birçok ürünün bünyesinde vardır ve birçok insan ürünlerin nanopartiküller içerdiklerini fark etmezler. Örneğin araçların tamponlarını parlak yapmada, kıyafetleri kir tutmaz yapmada, güneş koruyucuları radyasyona karşı daha dayanıklı hale getirmekte, sentetik kemikleri daha güçlü hale getirmekte, cep telefonlarının ekranlarını daha hafifleştirmede, içeceklerin raf ömrünü uzatmak için cam şişelemede ve birçok spor için topları daha dayanıklı hale getirmekte nanoteknolojiden faydalanılır. Böyle yeni üretimler özellikle kozmetik alanında da umut vadedici bir potansiyele sahiptir. Ağır endüstride de nanoteknoloji sayısız potansiyel uygulamalara sahiptir. Nanoteknolojinin yüksek perfromanlı materyaller, akıllı sistemler, toplumun tüm açılardan yeni üretim şekilleri içerdiği, teknolojinin ana direği ve yüzyılın meselesi olduğu tahmin edilmektedir.

Gıdalar

Nanoteknoloji yoluyla mühendislik ve bilimsellik bir araya gelerek biyoüretim endüstrisinde yüksek kalitede, güvenilir gıda üretimi sağlanabilir. Bakterilerin tanımlanması ve biyosensörleri kullanarak gıda kalitesinin gözlemlenmesi, ustaca, aktif ve akıllı gıda paketleme sistemleri, biyoaktif gıdaların nanokapsüllenmesi nanoteknolojinin gıda endüstrisindeki son uygulamalarıdır. Paketlemedeki bir nanokompozit mikrobiyal ajanların yüzeye yerleşmesini engelleyerek gıda paketlenmesinin kalitesini arttırır. Nanokompozitler farklı üretimler için farklı astarların gaz geçirgenliğini arttırabilir ya da azaltır. Nanokompozitler ısı dayanıklılığını, mekanikliği ve oksijenin geçiş oranının azlatılmasını arttırabilir. Gıdaların kimyasal ve biyolojik maddelerinin tanımlanması, nanoteknoloji uygulanması için araştırma yapılmıştır.

Genel olarak,gıda, ilaç ve kozmetik hareketine göre gıda maddelerinin karışıklığına izin verilmez. Katlı maddelerinin gıdalara eklenmesi 1958 yılında ve 1997 de FDA modernizasyon hareketi ile belirlenen gıdalarda katkı maddelerine dair düzenlemeye uymak zorundadır. Ek olarak, renklendirici katkı maddeleri tümüyle 1960 yılında yapılan renklendirici katkı maddeleri düzenlemesine uymak zorundadır. Tüm gıdalar için bir güvenlik değerlendirmesi zorunludur ve FDA tarafından onaylanmalıdır. Bu değerlendirmede zorunlu kimlik, teknik etkiler, kullanım kısıtlamaları, beslenme etkileri ve güvenlik bilgilerini içeren nanoteknoloji kullanımını da içeren üretim süreçleri kullanılmıştır. Gıda üreticileri ürentim sürecindeki bir değişim durumunda kimlik, güvenlik, gıda kalitesi değişirse para cezası ödemek zorundadırlar.

Nanogıdalar

609 bilinen ya da iddia edilen nano üretim alt yapısına sahip, yeni geliştirilen nanoteknoloji projesine (PEN) göre nanoteknoloji üretimi yeni gıdalar haftada 3-4 oranında marketlere gelmektedir. PEN'in listesindeki üç gıda, kanola aktif yağı olarak adlandırılan mutfak kanolası yağı markası nanoçay olarak adlandırılan bir çay ve nanosetikal ince çikolata olarak adlandırılan bir diyet çikolatası vitamin mineral ve fitokimyasalları sindirim sistemi ve üre yoluyla taşımak üzere tasarlanan nanodamla denilen bir katkı maddesi içerir. Amerikan üreticilerine göre ekstra şekere ihtiyaç duymaksızın nanokümeler kakaonun tadını ve sağlıklılığını arttırır.

Tüketim Malları

Yüzey ve kaplama

Nanoteknolojinin en önemli uygulaması evlerde kendi kendini temizleyen ya da kolay temizlenen seramik ya da cam yüzeylerdir. Nanoseramik partikülleri ütü gibi ev aletlerinde pürüssüzlüğü ve ısı dayanıkılığını arttırır . Koruyucu ve ultra ince polimer kaplı yansıtıcı ilk güneş gözlükleri piyasadadır. Nanotekloji çizilmeye dayanıklı nanokompozit tabanlı yüzey kaplamalarını optik için kullanıma sunmuştur. Göz cerrahisinde göz bebeği tamiri ve lazerlerin doğrunun artırılmasında nano optik bir çözüm oluşturabilir.

Tekstil

Düzenlemiş nanofiberlerin kullanımı kıyafetleri su ve leke tutmaz ya da kırışmaz yapmaktadır. Nanoteknoloji üretilen tekstil ürünleri daha düşük sıcaklıkta ve daha az sayıda yıkanma gereksinimine sahiptir. Nanoteknoloji ince karbon partiküllerini yüzeye entegre etmede ve giyen kişiyi elektrostatik yüklenmeden korumak için kullanılmaktadır. Cornell Üniversitesindeki tekstil nanoteknoloji laboratuvarı ve İngiltere'deki Dstl şirketi gibi araştırma enstitülerince diğer birçok uygulama geliştirilmiştir.

Kozmetik

Bir uygulama alanı güneş kremleridir. Geleneksel kimyasal UV koruma uzun süreli kalıcı olamamaktadır. Güneş koruyucu, titanyum oksit gibi mineral tabanlı nanopartiküller birçok avantaj sunmaktadır. Önemli bir materyal olan titanyum oksit nanopartikülleri kıyaslanabilir bir UV korumasına sahiptir, fakat partikül büyüklüğü azaldıkça kozmetik olarak istenmeyen beyazlaşmayı azaltır.

Spor

Nanoteknoloji futbol ve beyzbol gibi sporlarda da rol oynamaktadır. Yeni atletik ayakkabılar için kullanılan materyaller ayakkabıları daha hafif yapmak(atleti daha hızlandırmak) için yapılabilir. Hafifleştirilerek performansı artırmak üzere reçine ile sağlamlaştırılmış karbon nanotüplerden yapılan beyzbol sopaları çoktan piyasada yer almıştır. Spor havluları, yoga paspasları, egzersiz paspasları gibi diğer ürünler piyasadadır ve metisilin dayanıklı stapilakokus aurus (MRSA) bakterisi gibi bakterilerin neden olduğu hastalıklardan korunmak isteyen Ulusal Futbol Liginde oynayan oyuncularca kullanılmaktadırlar.

Havacılık ve araç üreticileri

Hafif ve güçlü materyaller uçak üretiminde ilerlemiş performansı sağlayan büyük bir kullanıma sahip olacaklar. Temel faktörün ağırlık olduğu uçaklar büyük fayda göreceklerdir. Nnaoteknoloji ekipmanların büyüklüğünü azaltmaya ve böylece yakıt tüketimini azaltmaya yardımcı olabilir. Planörler nanoteknojik materyallerin kullanımı yoluyla güçlülük ve dayanıklıklarını artırırlarken ağırlıklarını da yarıya indirebilirler. Nanoteknoloji elektrik motorlarına güç verip yardımcı olacak süperkapasitörlerin ağırlığını, planörleri fırlatmak için azaltır.

Havacılığa benzer şekilde hafif ve dayanıklı materyaller hızlı ve güvenilir araç üretiminde de kullanışlıdır. Sert kaplı ve ısıya dayanıklı parçalar yanma motorları için faydalı olabilir.

Askeri

Biyolojik sensörler

Nanoteknoloji biyolojik ajanları fark ederek askerî gücü arttırabilir. Nanoteknolojinin kullanımı ile biyolojik ajanları fark edebilen askeri sensör sistemleri üretilebilir. Bu sensör sistemleri çoktan iyi bir şekilde geliştirilmiştir ve askeri alanda kullanılacak ilk nanoteknolojik formlardır.

Üniforma malzemesi

Nanopartiküller askerlerin üniformalarına sadece daha uzun süre kullanım için değil ayrıca askerleri yüksek sıcaklık, kimyasallar gibi tehlikelerden korumak için enjekte edilebilir. Materyalin içindeki nanopartiküller bir vurulma esnasında ve vurulmanın olduğu alanda bir sertleştirme oluşturmak için bir araya gelerek askerleri tehlikelerden korumaktadır. Bu sertleştirme her ne şekilde olursa olsun uygulanan etkiyi azaltır. Kuvvetin etkisini azaltarak nanopartiküller bu üniformaları giyen askerleri herhangi bir yaralanmadan korumaktadırlar.

Askeri üniformaların geliştirilmesinde diğer bir nanoteknolojik yol ise daha iyi kamuflaj şekillerinin geliştirilmesidir. Materyallere entegre edilen modern pigment nanopartiküller daha iyi bir kamuflaj şekli olabilir.Bu mobil pigment partikülleri askerin bulunduğu bölgeye göre renk değiştirebilir. Hala kendi kendine renk değiştirme kamuflajı üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Nanoteknoloji termal kamuflajı geliştirebilir. Termal kamuflaj askerleri, gece görüş teknolojisi kullanan insanlardan korumaya yardımcı olur. Farklı ordu gereçlerinin yüzeyleri elektromanyetik radyasyonu azaltma yoluyla tasarlanabilir. Askeri üniformaların yüzeyleri ve asleri araçların yüzeyleri bu yolla tasarlanmış birkaç yüzeydendir. Kızılötesi imzayı azaltmayla hem askerler hem de askerlerin kullandığı askeri araçlar kızılötesi güdümlü silahlardan ya da kızılötesi gözetim sensörlerinden korunacaklardır.

İletişim metodu

Askerlerin üniformalarına gömülmüş kaplama polimerleri üretmek nanopartikülleri kullanmanın bir diğer yoludur. Üniformaları kaplama sistemi farklı dalga boyları ayarlayarak başkası tarafından dinlenmeyi elimine eder. Bu istenmeyen dinleyicilerce araya girilme riskini düşürebilir.

Tıbbi sistem

Askerleri giydirmek için medikal bir gözleme sistemi nanoteknoloji kullanılarak yapılabilir. Bu sistem onların sağlıklarının izlenmesi ve streslerinin düşürülmesini sağlayabilir. Eğer sistem bir kanamalı bir yaralanmayı saptarsa ileri medikal uygulamalar yapılana kadar yaralı bölgeye kompres yapabilir.Bu sistem ayrıca askerin vücuduna yaralanma durumunda ağrı kesici verilemesi gibi ilaç salınımı da yapabilir. Askerlerin bu sistemi giydikleri her zaman askerlerin sağlık durumları sağlık görevlilerine bildirilebilir. Bu bilginin aktarımı için gerekli enerji askerin vücut hareketleri yoluyla üretilmektedir.

Silahlar

Nanosilahlar son zamanlarda gelişmekte olan modern savaş alanında nanoteknolojinin gücünden faydalanan askeri teknolojilere verilen addır.

Askeriyedeki riskler

  • Devlet ajansları, suçlular ve işlemelerce nanorobotları özel tutulan konuşmaları dinlemek için kullanabilirler.
  • Grey goo : kontrol edilemez, kendini kopyalayabilen bir nanomakine ya da robot.
  • Farklı askeri materyallerde kullanılan nanopartiküller bu materyalleri giyinen askerler için potansiyel birer tehlike olabilir. Üniforma yıprandıkça nanomateryallerin kırılması ve askerin bedenine girmesi mümkündür. Askerlerin bedenlerine girmiş nanopartiküllerin olması çok sağlıksız olabilir ve onlara ciddi hasarlar verebilir. Böylesi bir durumda cilt yoluyla nanopartiküllerin entegrasyonu konusunda balıklarda pek çok çalışma olmasına rağmen nanopartiküllerin askerin vücudunda nasıl bir hasar oluşturacağı konusunda henüz pek bilgi yoktur. Bu çalışmalarda farklı balıkların farklı derecelerde beyin hasarından acı çektikleri gösterilmiştir. Beyin hasarının ciddi etkileri olmasına rağmen, bu çalışmalar ayrıca eğer askerin vücuduna nanopartiküller girerse ne olur konusunda bir sonuca ulaşmış değillerdir. Nanopartiküllerle üretim yapan bilim insanları üzerinde sıkı düzenlemeler vardır. Bu katı düzenlemelerle nanopartiküllerin giyilmesive askere giriş tehlikesini azaltabilirler.

Katalizasyon

Kimyasal katalizasyonun faydaları özellikle geniş yüzey hacim oranlarından ötürü nanopartiküllerden gelmektedir. Nanopartiküllerin katalizdeki uygulanma potansiyelleri katalitik dönüştürücülere yakıt hücresinden fotokatalitik aletlere kadar uzanır. Kataliz kimyasalların üretimi için ayrıca önemlidir. Örneğin, belirgin bir kimyasal çevreye sahip nanopartiküller (ligantlar) ya da özel optik özellikler.

Platin nanopartikülü otomotiv katalitik dönüştürücülerinin bir sonrası nesli olarak görülmektedir. Çünkü yüksek yüzey alanına sahip nanopartiküller gerekli platin miktarını düşürmektedir. Fakat, metanın hava ile karışıp kendiliğinden yanması durumunu gösteren deneylerin sonucu bazı endişeler açığa çıktı. Fransa da, CNRS (Centre National de la Scientifique) de sürdürülmekte olan çalışma onların katalitik uygulamalar için doğru kullanışlılığını analiz edebilir. Nanofiltrasyon mümkün olan toksisitenin araştırılmasında dikkatli olunması gerekmesine rağmen önemli bir uygulama haline gelmiştir.

İnşaat

Nanoteknoloji yapımı daha hızlı, daha ucuz, daha güvenli ve daha çok çeşitli hale getirme potansiyeline sahiptir. Nanoteknolojik yapıların otomasyonu gelişmiş evlerden devasa gökdelenlere kadar çok daha düşük bütçelerle çok daha hızlı bir üretimi mümkün kılmıştır. Mimari yapıların temellerindeki bazı çatlakların fark edilmesi için nanoteknoloji nanorobotların o bölgeye gönderilmesiyle ve o bölgeyi tamir etmesiyle kullanılabilir.

Nanoteknoloji elektronik, biyomekanik ve kaplama gibi birçok disiplini bir araya getiren aktif bir çalışma alanıdır. Eğer evlerin inşasında ve altyapısında nanoteknoloji uygulanırsa bu yapılar daha güçlü hale geleceklerdir. Eğer yapılar güçlü olursa daha az yeniden yapılandırılmaya ihtiyaç duyacaklardır ve üretimleride daha az kirli olacaktır.

İnşada nanoteknoloji aluminyum ve silika gibi nanopartiküllerin kullanımını içermektedir. Üreticiler ayrıca nano çimento üretim metodlarını araştırmaktadırlar. Eğer nano ölçekli partiküllerle bir çimen işlenip, üretilebilseydi, seramik, yüksek standartlarda kompozitler ve elektronik uygulamalar için çok sayıda fırsatlar sunabilirdi.

Nanomateryaller geleneksel maddelere göre hala daha yüksek maliyetliler, bu geleceğin önemli yapı malzemesi olmaya yakın olmadıkları anlamına geliyor.

Çimento

Nano düzeyde yapısının anlaşılması için çok analiz yapıldı. Bu analizler Atomik kuvvet mikroskopisi (AFM), Taramalı elekron mikroskopu (SEM) ve Odaklı ion demeti (FIB) gibi bu ölçekte çalışan çalışmalar için geliştirildi. Bu bu aletlerin gelişiminde yararlı bir taraf oldu ve temel bir seviyede betonun davranışı önemli ve uygun bir nanoteknolji kullanımı oldu. Nanoteknolojinin en önemli taraflarından biri onun disiplinler arası doğası ve medikal mühendisliği için kemik modellemenin betonda klorür difüzyonu çalışmalarına imkân tanımasıdır.

Silika (SİO2) normal karışımın bir parçası olarak geleneksel betonun içinde vardır. Fakat nano ölçekte beton çalışmaları nano silikaların kullanımıyla betonun yoğunluğunu arttırabilirler. Çimentoya nano silika eklenmesi sudaki kalsiyum liçinin ve su sızmasının bloklanmasıyla temel C-S-H (kalsiyum-silikatetrahidrat) bozulmasının kontrol edebilir ve böylece dayanıklılığı artırabilir. İleri partikül paketleme, Portlant çimenin yüksek enerji milleri ve standart kum geleneksel olanlara göre büyük parçacık küçülmesini sağlamaktadırlar. Sonuç olarak arıtılmış maddenin bu sıkı gücü 3 ten 6 kata kadar daha yüksektir.

Çelik

Çelik yapı endistürisinde hayli geniş kullanıma sahip bir materyalidir. Çelikte nanoteknolojinin kullanımı çeliğin fiziksel özelliklerinin yükseltilmesine yardımcı olmaktadır. Çeliğin dayanıklılığını yitirmesi döngüsünden ileri gelir. Son dönem çelik tasarlamaları olası baskıyı azaltma yönündedir. Baskı artırıcılar dayanıklılığı yitirme halinde çatlakların başlamasından sorumludur. Ek olarak bakır nanopartikülleri de çeliğin yüzey düzenini azaltmakta sonra baskı arttırıcıların sayılarını limitlendirmekte ve böylece dayanıklılığı kaybetmekten çatlaklar meydana gelmektedir. Nanopartiküllerin kullanımı ile bu teknolojideki ilerlemeler güvenliğin artmasına, daha az düzenli kontrol gerektirilmesine ve yapı için daha etkili malzemelere yol açmıştır.

Çelik kablolar karbon nanotüpler kullanılar güçlendirilebilir. Daha güçlü kablolar yapının maliyetini ve yapım süresini azaltır özellikle köprülerin asılmasında bu tip güçlü kablolar süreci daha da kolay hale getirmektedir.

Vanadyum ve molibden nanopartiküllerinin kullanımı yüksek güçlü vidalarla ilgili çatlak problemlerinin ertelenmesini uzatabilir. Bu ara granüler sementit faz etkilerini azaltarak hidrojen gevremesini azaltır ve çelik mikro yapısını yükseltir. Cisim enerji aldığından, kaynak ve ısı etkili bölge (HAZ) kolay kırılabilir ve uyarı vermeksizin dağılabilir. Magnezyum ve kalsiyum gibi nanopartiküllerin eklenmesi çeliği HAZ tanecikli düz bir plaka yapar. Nanopartiküllerin eklenmesi kaynakları güçlendirir. Artan gücün sonucu daha az kaynak gereksimi duyulur çünkü basıncı uygun limitlerde tutmak için daha az madde gerekmektedir.

Ahşap

Yeni ürünlerin geliştirilmesi için nanoteknoloji, üretim maliyetlerini azaltarak ve pazara yeni biyotabanlı materyaller sunarak ahşap endüstrisine büyük fırsatlar sunar.

Ahşaplar nanotüplerden ya da nanofibrillerden oluşmaktadır.Yani odunsu (odunsu doku) elementler çeliğin iki katı daha güçlüdür. Bu nanofibrillerin toplanması sürdürülebilir yapılar ve yenilenebilir döngülerin bir parçası olmaları konusunda yeni paradigmalara yol açmıştır. Bazı geliştiriciler nanoölçekteki odunsu yüzeylerin kendi kendini temizleyebilen, kendini tamir edebilen ve elektronik odunsu aletler gibi konularda yeni fırsatlar açabileceğini iddia etmişlerdir. Bu zor olmayan ve geçmiş nanoölçekli sensörler üretim performansı ve yapısal yükler, ısılar, nem içeriği, mantar çoğalması, ısı kaybı ya da hava alınımı ile çevresel koşullara karşı bir geridönüşüm sunabilir. Fakat son zamanlarda bu alanlarda araştırma kısıtlı biçimde ortaya çıkmaktadır.

Doğal kökenlerinden dolayı ahşap ortak disipliner ve modelleme tekniklerinde öncü bir yol olmuştur. BASF silika, aluminyum nanopartüller ve hidrofobik polimerlerin birleştirilmesiyle nilüfer bitkisinin yaprağı gibi yüksek su geçirmezlik özelliğine sahip sıva geliştirdi. Kemiğin mekanik çalışmaları kuruma süreci için ahşap modeline adapte edildi.

Cam

İnşaatta, cam nanoteknoljik uygulama çalışmaları sürmekte olan bir diğer önemli maddedir. Titantum dioksit (TiO2) partükülleri temizlenebilirlik ve kir tutmama özellikleri nedeniyle cam kaplamada kullanılmaktadır Bu partiküller organik kirleticilerin, uçucu bileşiklerin ve bakteri hücre zarlarının parçalanmasını katalize etmektedir. TiO2 kirleticilerin yıkanmasından sonra yağmur damlalarını çekebilen hidrofilik özelliktedir. Cam endüstrisinde nanoteknoloji kullanımı camın kendini temizleme özelliğini geliştirme amacındadır.

Yangın korumalı cam da diğer bir nanoteknoloji uygulamasıdır. Bu cam panellerinin arasında ısındığında katı ve mat hale dönen ateş siperleri silika nanoparçacıklarından (SİO2) oluşan kabaran yüzeylerin kullanımı ile mümkün olur. Binaların dış yüzeylerindeki çoğu cam yapı bu şekildedir. Böylece cam yoluyla giren ısı ve ışıktan bina korunmuş olur. Bu nanoteknoloji camlardan gelen ısı ve ışığı bloke etmede daha iyi sonuçlar vermektedir.

Kaplama

Kaplama inşaatta duvar, kapı ve cam boyaması için geniş kullanım alanları olan önemli bir alandır. Kaplama istenilen koruyuculuğu ve fonksiyonelliği sağlamalıdır. Kaplama kendi kendini toplama işlemiyle kendini düzeltebilmelidir. Kendini yenileme ve aşınmadan korunma için nanoteknoloji uygulanmaktadır. Çünkü bu kaplamalar hidrofiliktir ve metalden suyu uzaklaştırabilir ve metali su ve tuz etkilerinden korur.

Nanopartikül bazlı sistemler daha iyi yapışma ve şeffaflık özellikleri gösterir. Titanyum dioksit kaplama iyi çevresel kullanıma imkân sağlayan fotokatalik süreçlerle organik ve inorganik hava kirleticilerini yakalar ve parçalar.

Yangın tespiti ve koruması

Ateşe karşı dayanıklı yapılar çimentolama işlemi ile kaplama ile sıkça sağlanır. Nanoçimento bu alanın uygulanmasında yeni paradigmalar üretme potansiyeline sahiptir. Çünkü bu madde dayanıklı, sağlam, yüksek ısı kaplamalarında kullanılabilir. Bu geleneksel yalıtıma göre yangın dayanıklılığını ve ucuz seçenekleri artırır.

İnşaattaki riskler

Binaların inşaasında nanomateryaller kendi kendini temizleyen camlardan esnek güneş panelleri ve wi-fi bloklayan boyalara kadar geniş bir alanda kullanılmaktadır. Kendini düzeltebilen beton, ultraviyoleyi ve kızıl ötesi radyasyonu bloklayan materyaller, dumanı emen kaplamalar, ışık yayan duvarlar ve tavanlar inşaattaki yeni nanomateryallerdir. Nanoteknoloji akıllı ev yapımı için bir umut konumundadır. Nanoteknoloji bazlı geliştirilmiş bataryalara ihtiyaç duyan nano etkili sensörler ısı, nem ve hava kaynaklı toksinleri görüntüleyebilir. Sensörlerin kablosuz bileşenleri kullanması bina bileşenlerini akıllı ve interaktif bir hale getirecektir. Eğer nanosensörler ve nanomateryaller akıllı evler olarak yapıların birer parçası haline gelirse, bunun insan üzerindeki etkilerinin sonuçları,

  1. Nanopartiküllerin sağlık ve çevre üzerindeki etkisi: Eğer su ticari olarak ulaşılabilen nanofiltreler yoluyla filtrelenirse, insan vücuduna girebilir. Hava ve su kaynaklı nanopartiküller bina havalandırılması ve atık su sistemleriyle girebilirler.
  2. Sosyal konulara nanoteknolojinin etkisi: Artan akıllı binalarda kullanılan bileşenlerin sonucu olarak bir sensör yaygın hale geldiğinde, gizlilik ve özerklik kaybolabilir

Ekstra bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Cam</span>

Cam ya da sırça, saydam veya yarı saydam, genellikle sert, kırılgan olan ve sıvıların muhafazasına imkân veren, inorganik amorf yapıda katı bir malzeme. Antik çağlardan beri gerek inşaat malzemesi, gerekse süs eşyası olarak camdan faydalanılmaktadır. Günümüzde hâlen basit araç gereçlerden iletişime ve uzay teknolojilerine kadar çok yaygın bir kullanım alanı vardır. Örneğin pencere camları, cam ambalaj, ayna, lamba, sofra takımı ve optiklerde yaygın pratik, teknolojik ve dekoratif kullanıma sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Nanoteknoloji</span> Maddenin atomik kontrolü

Nanoteknoloji, maddenin atomik, moleküler ayrıca supramoleküler seviyede kontrolüdür.

<span class="mw-page-title-main">Malzeme bilimi</span> yeni malzemelerin keşfi ve tasarımı ile ilgilenen disiplinlerarası alan; öncelikli olarak katıların fiziksel ve kimyasal özellikleriyle ilgilidir

Malzeme bilimi, malzemelerin yapı ve özelliklerini inceleyen, yeni malzemelerin üretilmesini veya sentezlenmesini de içine alan disiplinlerarası bir bilim dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kontrplak</span>

Kontrplak, yoğun olarak inşaat sektöründe kullanilan bir orman ürünüdür. Suya dayanıklılığı ve yüksek mukavemeti bu sektör için önemlidir. Özellikle beton kalıplarının hazırlanmasında kullanılır. Brüt kalıp olarak da nitelendirilen sıvasız kalıp sistemleri için çok uygun bir malzemedir.

Mikroelektro-mekanik sistemler (MEMS) günümüzde var olan mekanik ve elektrik sistemlerin entegre ve minyatürize versiyonları olup mikron boyutlarında olan bu sistemleri nanoelektromekanik sistemler (NEMS) vasıtası ile nanoteknoloji uygulamaları için de kullanmak da mümkündür. MEMS kavramı ilk olarak 1987 yılında bir mikrodinamik çalıştayı esnasında telaffuz edilmiştir. Fakat MEMS kavramının ortaya çıkması esas olarak entegre devre çalışmalarında yaşanan gelişmeler ışığında olmuştur. Bu gelişmeler içinde kalıba alma, kaplama teknolojileri, ıslak oyma metotları, kuru oyma metotlarında yaşanan gelişmeler mikro aygıt yapımını mümkün kılmıştır. Küçük aygıtların yapılması konusunda ortaya çıkan ilk fikir ünlü fizikçi Richard Feynman tarafından 1959 yılında yapılan "There's plenty of room at the bottom" isimli konuşmada ortaya atılmıştır. Mikro-elektromekanik sistemlerin boyutları 1 ile 100 mikrometre arasında değişim gösterir. Bu küçük boyutlarda standard fizik kuralları genellikle geçersizdir. MEMS yapılarında yüzey alanının hacime oranı oldukça yüksektir bu sebep ile yüzey etkileri hacim etkilerine baskın gelir. Mikro elektro-mekanik sistem yapıları üç bölümden oluşur. Bu bölümler mekanik bölüm, mekanik bölümü çalıştıran tahrik bölümü ve mekanik hareketin davranışını inceleyen algılama bölümü olarak özetlenebilir. MEMS tahrik mekanizmaları verilen tahrik tipine göre farklılık gösterir. MEMS yapıları termal, elektrostatik, manyetik, pnömatik ve optik olarak tahrik edilebilir. Algılama işlemi ise genellikle optik ve elektronik sinyaller vasıtası ile yapılır. MEMS, Makina-Malzeme-Elektronik başta olmak üzere, temelde tüm mühendislik dalları ve temel bilimlerle birlikte pek çok dalı kapsayan çalışmaların yapıldığı disiplinlerarası bir kavramdır.

<span class="mw-page-title-main">Titanyum nitrür</span> güçlü ve aşınması zor bir şey bu yüzden çok üretilen bir şey ve azot bileşimidir

Titanyum nitrür, substratın yüzey özelliklerini iyileştirmek için genellikle titanyum alaşımları, çelik, karbür ve alüminyum bileşenler üzerinde fiziksel buhar biriktirme (PVD) kaplaması olarak kullanılan son derece sert bir seramik malzemedir.

<span class="mw-page-title-main">Kimyasal buhar biriktirme</span>

Kimyasal buhar biriktirme. Von Guerkie, sürtünme ile kıvılcım üreten kükürt topunu, eğlence amaçlı yapması bu prosesin başlangıcı sayılır. Birbirlerine sürterek kıvılcım çıkarmakta ve hidrojensülfat oluşturulmaktaydı. 1798'de Henry, hidrokarbon gazı içerisinde, kıvılcım yaratarak karbon biriktirme yapmayı başardı.

<span class="mw-page-title-main">Optik lif</span>

Optik lif(optical fiber) veya bilinen diğer adıyla ışıklifi(fiberoptic), yüksek kaliteli püskürtülmüş cam veya plastikten yapılmış olan esnek ve şeffaf bir lifdir. Kabaca insan saçından daha kalındır. Işığı lifin iki ucuna iletmek için bir ışık kılavuzluğu veya ışık borusu görevini görür. Işıkliflerin dizayn ve uygulaması ile ilgilenen uygulamalı bilim ve mühendislik dalı “fiber optik” olarak bilinir. Optik lifler, iletişimin diğer formlarına göre iletimin daha uzun mesafelerde ve daha geniş bant genişliği ile olmasına imkân veren “ışıklifi iletişim” alanında yaygın olarak kullanılır. Liflerin metal kablolar yerine kullanılmasının nedeni sinyallerin lifler üzerinde daha az kayıpla ilerlemesi ve aynı zamanda elektromanyetik engellerden etkilenmemesidir. Lifler aynı zamanda ışıklandırma için de kullanılır ve yığınlar halinde sarılır. Bu şekilde sınırlı alanlarda görüntülemeye imkân verecek şekilde görüntü taşımak için kullanılabilirler. Işıklifleri özel tasarlanmış lifli sensörler ve lifli lazerler dâhil, birçok değişik uygulama içinde de kullanılırlar.

Nanorobot bilimi, bir nanometre (10−9 metre) veya buna yakın ölçekli parçalar içeren makine veya robot yaratan gelişen bir teknoloji alanıdır. Daha özel bir deyişle, nanorobotics, 0,1-10 mikrometre ölçekli cihazlar ile nanoteknoloji mühendislik disiplini içinde nanorobotlar tasarlama ve inşa etmek ve aynı zamanda nano ölçekler ve moleküler bileşenler üretmektir. Nanobots, nanoids, nanites,nanomachines veya nanomites gibi özel isimlere sahip Türkçe anlamları cüce, nanomakina, böcekçik gibi anlamlara gelen bu isimler sürekli olarak araştırma ve geliştirme altında olan bu nanorobotları tanımlamak için kullanılırlar.Nanomakinalar büyük ölçüde araştırma v, e geliştirme aşamasında olmasına rağmen bazı ilkel moleküler makineler ve nanomotorlar test edilmiştir. Örneğin, yaklaşık 1,5 nanometre uzunluğundaki bir anahtara sahip bir sensör, bir kimyasal örnekteki özel moekülleri sayma yeteneğine sahiptir. Nanaomakinelerin ilk yararlı uygulamaları tıbbi teknoloji alanında; kanser hücrelerini tespit ve imha için olabilir. Bir diğer potansiyel uygulama alanı ise, ortamdaki zehirli kimyasalları tespit ve konsantrasyonunu ölçme olarak düşünülebilir. Rice üniversitesi kimyasal yollarla tek moleküllü ve jantları bucky küreleri içeren bir araba geliştirdi. Araba, çevre sıcaklığını kontrol ederek ve taramalı tünelleme mikroskobunu yerleştirerek çalıştırıldı.

Moleküler nanoteknoloji (MNT) mekanosentez yoluyla atomik özellikli, kompleks yapılar yapabilen bir teknolojidir.

Nanosensörler, nanoparçacıklarla ilgili bilgileri makroskopik dünyaya iletmek için kullanılan biyolojik, kimyasal ya da cerrahi sensör noktalarıdır. Temel olarak, çeşitli tıbbi amaçlarların yanı sıra nano robotlar ve nano ölçeklerde kullanılan bilgisayar çipleri gibi başka nano ürünlerin yapımında bir araç olarak kullanılırlar. Şu sıralar, nanosensör yapımı için önerilen pek çok yöntem vardır. Yukarıdan aşağı (top-down) litografi (baskı), aşağıdan yukarı düzenlenme (bottom-up) assembly, moleküler kendiliğinden düzenlenme(self assembly) bu yöntemlerden bazılarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Mezoporlu silika</span>

Mezoporlu silika isminden de anlaşılacağı gibi silikanın mezoprolu halidir ve nanoteknoloji alanındaki gelişmelerden bir tanesidir. En çok bilinen mezoprolu silika yapısı ise MCM-41 ve SBA-15 olarak tabir edilen yapılardır. Bu konudaki araştırmalar kataliz, ilaç iletimi ve medikal görüntüleme alanında devam etmektedir.

Nanoteknolojinin etkileri nano sağlık, etik, yasal ve çevresel uygulamalar, mühendislik, biyoloji, kimya, programlama, malzeme bilimi ve iletişime kadar uzanmaktadır. 

<span class="mw-page-title-main">Baryum sülfat</span> inorganik bileşik

Baryum sülfat BaSO4 formüllü inorganik bileşik. Bu beyaz kristal katı renksizdir ve suda çözünmez. Barit halinde bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Gorilla Glass</span>

Gorilla Glass Corning Inc.'in geliştirdiği ve ürettiği, şimdi beşinci nesli olan inceliği hafif ve hasara karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlanmış uzmanlaşmış sertleştirilmiş bir cam markasıdır. Gorilla Cam Corning'e özgüdür; Ancak Asahi Glass Co. Dragontrail ve Schott AG Xensation da dahil olmak üzere yakın benzerlikler mevcut.

<span class="mw-page-title-main">Çört</span> tortul

Çört, Silisyum dioksit bileşimli ve ince taneli olan kimyasal bir tortuldur. Çört karakteristik olarak biyolojik kökenlidir, ancak taşlaşmış ağaçta olduğu gibi kimyasal bir çökelti veya diyajenetik bir ikame olarak inorganik olarak da oluşabilir.

<span class="mw-page-title-main">Nanofotonik</span>

Nanofotonik ya da nano-optik, ışığın nanometre boylarındaki özelliklerini ve bu boyutlardaki maddelerle etkileşimini inceleyen fotonik ile nanoteknolojinin bir alt dalıdır. Optik, malzeme bilimi ile elektrik mühendisliği ile yakın bir ilişki içinde olan nanofotoniğin uygulamaları arasında dalga boyundan küçük nano-anten sensörleri, nanometre boyutlu dalga kılavuzları, yeni nesil fotolitografi teknikleri, yüksek çözünürlüklü mikroskoplar ve metamalzemeler bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Nanokompozit</span>

Nanokompozit, kendini oluşturan fazlardan birinin 100 nanometreden (nm) küçük bir, iki veya üç boyuta sahip olduğu kompozitlerdir. Diğer bir tanımı ise malzemeyi oluşturan farklı fazlar arasında nano ölçekli tekrar mesafelerine sahip yapıların bulunduğu çok fazlı katı kompozitlerdir.

ISO / TS 80004' te nanomateryal, "nano ölçekte herhangi bir dış boyuta sahip olan veya nano ölçekte iç yapıya veya yüzey yapısına sahip malzeme" olarak tanımlanmaktadır. Nano ölçekte "yaklaşık 1 nm (nanometre) ila 100 nm arasındaki uzunluk aralığı" olarak bilinmektedir. Bu, hem ayrı ayrı malzeme parçaları olan nano nesneleri hem de nano ölçekte dahili veya yüzey yapısına sahip nano yapılı malzemeleri içermektedir. Bir nanomateryal bu iki kategorinin de üyesi olabilmektedir.

Biyocam, üç boyutlu bir SiO2 ağının Na2O, CaO ve P2O5' in dahil edilmesiyle değiştirildiği, özel olarak tasarlanmış silika bazlı bir cam serisidir. Biyocamın, onun kompozitlerinin ve diğer biyoaktif camların sentezi için geleneksel eriyik söndürme, sol-jel, alev sentezi ve mikrodalga ışıması dahil olmak üzere çeşitli yöntemlerle sentezlenmektedir.