
Bu maddede, Türkiye'de resmî olarak faaliyet gösteren siyasi partiler listelenmektedir. Türkiye, cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemli cumhuriyet ile yönetilmektedir ve 1945 yılından beri çok partili sistem uygulanmaktadır. Siyasi parti illerin kuruluşları, teşkilatlanmaları, işleyişleri, faaliyetleri ve denetlenmeleri gibi esaslar 22 Nisan 1983 tarihinde kabul edilen Siyasi Partiler Kanunu ile düzenlenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes, yasa ile belirlenen şartları sağladığı sürece önceden izin almaksızın siyasi parti kurma hakkına sahiptir.

Necmettin Erbakan, Türk yüksek makine mühendisi, akademisyen, siyasetçi ve Millî Görüş ideolojisinin kurucusudur. Başbakan yardımcılığı ve başbakanlık görevlerinde bulunmuştur. 1974 yılında Bülent Ecevit liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi ile kurulan koalisyon hükûmetinde başbakan yardımcısı ve devlet bakanı olmuştur. 1974 Genel Affı ve Kıbrıs Harekâtı'na destek vermiştir. 1996'da başbakan olmuş, başbakanlık görevini 28 Haziran 1996 ile 30 Haziran 1997 tarihleri arasında sürdürmüştür. 28 Şubat sürecinde istifa etmeye zorlanmış, partisi kapatılmış ve kendisine 5 yıl süreliğine siyaset yasağı getirilmiştir. Kayıp Trilyon Davası'nda 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştır.

Tunus, resmî adıyla Tunus Cumhuriyeti, Kuzey Afrika'da, Akdeniz'e kıyısı olan bir ülkedir. Kurucusu Habib Burgiba'dır. Batısında Cezayir, doğusunda Libya ve Akdeniz, Kuzeyinde de Akdeniz yer alır. Ülkenin güney kısmını Büyük Sahra Çölü kaplar.

Erdal Eren, Halkın Kurtuluşu ve Türkiye Devrimci Komünist Partisi mensubu militan. 12 Eylül Darbesi'nden sonra 1980-1984 arasında idam edilen 50 mahkûmdan biridir. 2 Şubat 1980 günü Piyade Er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiası ile yargılanıp 19 Mart 1980'de ölüm cezasına çarptırılmış, darbe sonrasında idam edilmiştir.
Yüce Divan, Türkiye'de Anayasa Mahkemesinin; Cumhurbaşkanını, TBMM Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, yüksek yargı mensuplarını, Genelkurmay Başkanını ve kuvvet komutanlarını görevleriyle ilgili suçlarından ötürü yargılarken kullandığı sıfattır. Mahkemenin bu yetkisi Anayasa'nın 148. maddesinin 6. fıkrasına dayanır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye'de anayasal denetimi yürüten en yüksek yargı organıdır. Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Görevleri, Türkiye Anayasası'nın 148. ve 153. maddeleri arasında belirtilmiştir.
Şiddet, bir kişi veya gruba yönelik; mağdurun bedensel bütünlüğüne, mallarına veya simgesel ve kültürel değerlerine zarar verecek şekildeki her türlü davranıştır.
Suç, kanunlar tarafından yanlış veya zararlı olduğu için ceza tehdidiyle yasaklanan ve bazı durumlarda cezalandırılabilen davranıştır. Genel olarak suç, saptanan ve saptanamayan suçlar olarak ikiye ayrılır. Saptanamayan suçların gerçekleşip gerçekleşmedikleri belirsiz olduğu veya kanıtlanamadıkları için cezalandırılmaları söz konusu değildir. Ceza hukukunda suça göre para cezası, tutuklama, hapis, hatta ölüm cezası verilebilir.
Para aklama, çok genel tanımı ile, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin yasal olmayan kaynağının gizlenmesi amacıyla meşru bir kaynaktan elde edilmiş gelir gibi gösterilmesi yönündeki işlem ve eylemlerdir.
Sami Selçuk, Türk hukukçu.
Teşebbüs, ceza hukukunda, bir failin suç işlemek üzere harekete kalkışması ancak elinde olmayan nedenlerle sonucu elde edememiş olması halini ifade eder.
Fethullah Gülen Davası, 1999 yılında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde, 22 Ağustos 2000 tarihinde Fethullah Gülen aleyhine laik devlet yapısını değiştirerek dini kurallara dayalı bir devlet kurmak suçuyla açılan davadır. İddianamaye göre Gülen; ''laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine şer'i yasaların hakim olduğu İslam devletini kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlik ile oluşturacağı toplumu kullanmayı'' planlamıştır.
Nahum kitabı, Tanah'ta bulunan kitaplardan biridir. Küçük Peygamberler kitaplarının yedincisidir.

Nahda Hareketi, Nahda Hareketi Partisi ya da Ennahda, Yeniden Doğuş (Rönesans) Partisi olarak da bilinir. Tunus'taki ılımlı İslamcı siyasi partidir.

Vatan Partisi, 15 Şubat 2015 tarihinde Doğu Perinçek liderliğinde kurulan ve Türkiye'de faaliyet gösteren siyasi partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "Vatan Partisi" şeklindedir. Simgesi iki buğday başağının arasında yer alan yıldızdır. Genel başkanı Doğu Perinçek'tir.

Türkiye Komünist Hareketi, 18 Ağustos 2015 tarihinde yayınladığı "Yolumuza Devam Ediyoruz" bildirisiyle kuruluşunu ilan eden siyasi parti. Resmi kısaltması ''TKH'' olmakla beraber resmi logosu kırmızı arka plan üzerine sarı renkte orak-çekiç ve yıldızdır. Parti Merkez Komite tarafından Kolektif Önderlik ile yönetilir ancak yasal gereklilik sebebi ile Genel Başkan Aysel Tekerek olarak seçilmiştir. TKH, 1 Temmuz 2021 itibarıyla seçimlere katılmak için gerekli şartları ve örgütlenme yeterliliğini tamamlamıştır. Türkiye Komünist Hareketi, 1920’de temelleri atılan Türkiye Komünist Partisi’nden bugüne kadar yürütülen mücadelenin ana hattı içerisinde kendini tanımlayan geleneksel sol bir parti kimliği taşıdığını iddia etmektedir.
Muhafazakâr demokrasi, Türkiye'deki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının kendi siyasi ideolojisini ve politik pozisyonunu tanımlama şeklidir.

Ehlibeyt, Ankara ilinin Çankaya ilçesine bağlı bir mahalledir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi bu mahallede konumlanmıştır.

Tacikistan-Türkiye ilişkileri, Tacikistan ile Türkiye arasında sürdürülen uluslararası politikaları içerir. İki ülke arasındaki ilişkiler dost ve işbirliğine dayalıdır ve 1991'den beri iki ülke arasında imzalanmış 30'dan fazla anlaşma ve protokolün yasal dayanağı ile vurgulanmaktadır.
"Kadının beyanı esastır", cinsel suç ve cinsel şiddet vakalarında delil yetersizliği durumunda kadının ve çocuğun beyanının esas olduğunun kabul edilerek soruşturmanın başlatılması ve bazı durumlarda ifadenin delil olarak kabul edilmesine dair ilkedir. İlke bazı Yargıtay kararlarınca sabitken durum hala tartışmalıdır ve çelişki yaratan dava örnekleri de bulunmaktadır. İlk olarak cinsel suçların yargılamasında ortaya çıkan ilkenin bütün şiddet olaylarında geçerli olması yönünde savunular bulunmaktadır.