
Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Kütlenin enerjiye dönüşümünü ifade eden, Albert Einstein'a ait olan E=mc² formülü ile ilişkilidir.
Fizik mühendisliğinin konusu, doğadaki maddelerin yapısını ve aralarındaki etkileşimi inceleyen fizik bilimi bulgularının uygulama alanına dönüştürülmesi ile ilgilidir.

Nükleer enerji mühendisliği, nükleer fizik ve radyasyonun madde ile etkileşimi ilkelerine dayalı olarak atomun çekirdeği üzerine pratik uygulamalar yapan bir bilim dalıdır. Bu mühendislik alanında çalışmalar genel olarak nükleer santrallerin ve reaktörlerin, kısacası nükleer fisyon sistemlerinin ve alt elemanlarının tasarımı, analizi, geliştirilmesi, bakımı, test edilmesi, modellenmesi, inşaatı, işletmeye alınması ve sökülmesi gibi konular üzerinde yoğunlaşmıştır. Nükleer enerji mühendisliği kapsamında aynı zamanda nükleer füzyon, radyasyonun tıbbi uygulamaları, nükleer güvenlik, ısı transferi, nükleer yakıt teknolojisi, nükleer verimlilik, radyoaktif atıklar, atom bombaları ve radyoaktivitenin çevreye olan etkileri üzerine çalışmalar çok yaygın bir şekilde bulunmaktadır. Türkiye'de nükleer enerji mühendisliği dalında lisans eğitimi veren kuruluşlar Hacettepe Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi'dir.

Arthur Holly Compton, 1927'de elektromanyetik radyasyonun parçacık doğasını gösteren Compton etkisinin keşfi ile Nobel Fizik Ödülü kazanmış Amerikalı fizikçidir. Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur. Işığın dalga doğası o zamanlarda iyi anlaşılmış olsa da ışığın hem dalga hem parçacık olabileceği fikri kolay kabul görmemiştir. Kendisi ayrıca Manhattan Projesindeki Metallurji Laboratuvarının başı ve 1945 ile 1953 seneleri arasında St. Louis Washington Üniversitesi Rektörüdür.

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Cumhuriyet döneminin ilk kurulan fakültesi Ankara Üniversitesi'nin mühendislik ve temel bilim alanlarındaki öncü kuruluşlarındandır. Kuruluşundan bu yana fakülte Türkiye'de bilim ve teknolojinin gelişmesinde, ülkenin kalkınmasında, çağdaş düzeyde temel ve uygulamalı araştırmalar yapılmasında önemli katkılarda bulunmuştur.

Muhammed Abdüsselam, elektrozayıf etkileşim ile ilgili çalışmalara katkılarından dolayı 1979 yılında Nobel Fizik Ödülünü paylaşan kuramsal fizikçidir. Abdüsselam Nobel Ödülü kazanan ilk Pakistanlı ve Mısırlı Enver Sedat'tan sonra Nobel Ödülü kazanan ilk Müslüman olmakla birlikte fen alanında bu ödülü kazanan ilk Müslüman olarak tanındı.
Ahmed Yüksel Özemre, ilk Türk atom mühendisi ve yazar.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, 1956 ve 2022 yılları arasında faaliyet gösteren, Türkiye'nin radyasyon ve nükleer enerji politikalarına yön vermek üzere kurulmuş kurumdur.

1933 Üniversite reformu ile birlikte kurulan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi, yurt dışından davet edilen öğretim üyelerinin de katkıları ile Zeynep Hanım Konağı'nda eğitim öğretime başlamış, 1935 yılında Rasathane, 1936 yılında Botanik Enstitüsü binaları tamamlanmış, ancak 28 Şubat 1942 tarihinde çıkan yangın ile Zeynep Hanım Konağı tamamen yanmıştır. Yeni binanın yapımına başlanmış ve 1952 yılında tamamlanmıştır.
Nazmi Turan Okumuşoğlu,, Türk akademisyen.

Eugene Paul "E. P." Wigner, Macar-Amerikalı teorik fizikçi ve matematikçiydi.
Erkan İbiş,, tıp doktoru, nükleer tıp uzmanı, akademisyen, İstinye Üniversitesi Rektörü, eski Ankara Üniversitesi rektörü.

Paul Scherrer, İsviçreli fizikçi.
Medikal fizik genellikle fizik konularının, teorilerinin ve metodlarının sağlık ve ilaç sektöründe kullanılmasına dayanır.Hastanelerde çalışan fizikçilere medikal fizikçi denmektedir. Medikal fizikçiler genellikle özel sağlık görevlerinde doktorların yeterli bilgisinin olmadığı, radyoloji, nükleer medikal, radrasyon onkolojisi alanlarında çalışırlar. Bu alanlarda doktor fizikçi ilişkisi esastır. Medikal fizikçilerin diğer çalıştıkları alan ise psikolojidir ve psikiyatri alanıdır. Bu alanda hastaların psikolojik verilerinin toplanması ve analizinin yapılmasından sorumludur. Birçok ülkede medikal fizikçiler sağlık sektöründe etkin bir rol oynamaktadırlar. Örneğin, Finlandiya'da nürolojik bilimlerde ve Hollanda'da odyoloji alanında bile çalışmaktadırlar.
Sait Akpınar, Türk fizikçi.
Elektron spektroskopisi ya da elektron spektroskopi, atom ve moleküllerdeki elektronik yapıları ve bunların dinamiklerini inceleyen analitik bir tekniktir. Genel olarak, X ışınları, elektronlar ya da sinkrotron radyasyonu gibi bir çıkış kaynağı, bir atomun çekirdeğinin iç kabuğundan elektron fırlatmaktadırlar. X ışınları ile fırlatılan fotoelektronlar X ışını fotoelektron spektroskopisi ya da kimyasal analiz elektron spektroskopisi olarak adlandırılır. Elektron geçişleri sırasında enerjiyi koruma amacıyla daha yüksek orbitallerden fırlatılan elektronlar ise Auger elektron spektroskopisi olarak adlandırılmaktadır.

Mustafa Fahir Yeniçay İlk Türk atom fiziği profesörü, Fenerbahçe SK eski futbolcusu ve İstanbul Üniversitesi eski rektörü. Fahir Bey, “Su ve Cıva Üzerinde Tek Moleküllü Filmler” adlı teziyle, bir Türk bilim insanı tarafından tarihteki ilk fizik doktorasını hazırlayan kişi unvanına sahip olmuştur. Ayrıca, 60 yıllık bilim-eğitim hayatı boyunca Türkiye'de Çağdaş Atom Fiziği dalının kurulması için birçok hamleler yapmış, Türk Fizik Derneği, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi gibi Türkiye atom fiziği birimi için önemli kurumların kurucu başkanı olmuş bir bilim insanıdır. Ayrıca Fahir Bey, Türk edebiyatının önemli simalarından Abdülhak Hamit Tarhan'ın torunudur.

Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), merkezi Ankara'da bulunan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ilgili kamu kurumu.
Fahri Domaniç Türk fizik profesörüdür. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun (TAEK) kuruluşunda çalıştı. Türkiye'nin ilk nükleer reaktörünü kurdu.
Namık Ak, Türk mühendis, akademisyen ve eski rektör.