
Evren, Kâinat veya Kozmos, gezegenler, yıldızlar, gökadalar ve diğer tüm madde ile enerji yapıları dahil olmak üzere uzay ve zamanın tamamı ve muhtevasıdır. Bununla birlikte gözlemlenebilir evren, temel parçacıklardan başlayarak gökadalar ve gökada kümeleri gibi büyük ölçekli yapılara kadar tüm madde ve enerjinin mevcut düzeniyle sınırlıdır.

Kahverengi cüceler, ilk kez 1995 yılında keşfedilen, ne yıldız ne de gezegen kategorisine konabilen gök cisimleri. Ancak son yıllarda bazı gök bilimciler kütlelerinin büyüklüğüne ve buna bağlı olarak sıcaklıklarına ve buna da bağlı olarak renklerine göre O, B, A, F, G, K ve M olarak sıralanan geleneksel yıldız kategorilerine kahverengi cüceleri de T ve Y sınıfları olarak eklemektedir.

Karanlık madde, astrofizikte, elektromanyetik dalgalarla etkileşime girmeyen, varlığı yalnız diğer maddeler üzerindeki kütleçekimsel etkisi ile belirlenebilen varsayımsal maddelere denir. Karanlık maddelerin varlığını belirlemek için gök adaların döngüsel hızlarından, gök adaların diğer gök adalar içerisindeki yörüngesel hızlarından, geri planda yer alan maddelere uyguladığı kütleçekimsel mercekleme özelliğinden ve gök adaların içerisindeki sıcak gazların sıcaklık dağılımından yararlanılır. İncelemeler, gök adalarda, gök ada gruplarında ve Evren'de, görülebilen maddelerden çok daha fazla karanlık madde olduğunu göstermektedir. Karanlık maddelerin bileşenleri tamamen bilinmemekle birlikte, WIMP'ler, aksiyonlar, sıradan ve ağır nötrinolar, gezegenler ve sönmüş yıldızlarla birlikte verilen isim MACHO'lar ile ışıma yapmayan gaz bulutlarından oluşur.

Messier 77, Balina takımyıldızı yönünde bulunan bir çubuklu sarmal gökada. Dünya'dan uzaklığı yaklaşık olarak 47 milyon ışık yılı olup, 1780 yılında Pierre Méchain tarafından keşfedilmiştir. Messier kataloğunun en büyük gökadalarından biridir.

Gözlemlenebilir evren, evrenin ışık ve başka sinyallerin galaksiler ve maddenin, kozmolojik genişlemeden beri Dünya’ya ulaşacak zamanı bulması sonucu, şimdiki zamanda Dünya'dan gözlemlenebilen cisim ve maddelerden oluşan bölgesidir. Evrenin izotropik olduğu varsayılırsa, gözlemlenebilir evrenin sınırı, her yönde aşağı yukarı aynıdır. Dolayısıyla, gözlemlenebilir evren, gözlemcisini merkeze alan, küresel bir hacme sahiptir. Evrendeki her nokta kendi gözlemlenebilir evrenine sahiptir ve bu evren Dünya merkezli olanla çakışıyor olabilir de, olmayabilir de.

Kedi Gözü bulutsusu, Ejderha takımyıldızı yönünde bulunan bir gezegenimsi bulutsu. Yapısal açıdan, bilinen en karmaşık bulutsulardandır; Hubble Uzay teleskobu ile düğümler, püskürtmeler ve yaysal yapılar gözlemlenmiştir. Merkezinde, 1000 yıl önce dış zarfını kaybederek bulutsuyu üretmiş olan parlak ve sıcak bir yıldız vardır.

Madde ya da özdek, uzayda yer kaplayan hacmi ve kütlesi olan tanecikli yapılara denir. Beş duyu organımızla algılayabildiğimiz (hissedebildiğimiz)ve eylemsizliği olan canlı ve cansız varlıklara denir.

NGC 4631, Av köpekleri takımyıldızında yaklaşık olarak 38,81 MIy (11,9 Mpc) uzaklıkta bulunan ve kenardan görünen bir çubuklu sarmal gökadadır. William Herschel tarafından 20 Mart 1787 tarihinde keşfedildi. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve yakınındaki NGC 4627 ile birlikte "çift ve çoklu gökadalar" kategorisi altında "çekilen ve düşen gökadalar" olarak Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir. Gökada, hafifçe bozulmuş şeklinin balinayı andırması nedeniyle Balina Gökadası olarak adlandırılır.

Bir gökada kümesinde bulunan gökadalar arasındaki etkileşimler nispeten sıklık göstermekte olup, evrimlerinde önemli bir rol oynarlar. Etkileşime geçmiş iki gökada çarpışmasa da “gelgit etkileşimleri”nden dolayı hem birtakım eğrilip bükülme deformasyonlarına uğrar, hem de aralarında bir miktar gaz ve toz alışverişi olur. İki gökada arasında çarpışma, birbirlerinin tam üzerine geldikleri ve birleşmelerine imkân tanımayacak ölçüde bir devim niceliğine sahip oldukları zaman meydana gelir. Bu denli etkileşime girmiş gökadalardaki yıldızlar, birbirleriyle çarpışmadan, birbirlerinin arasından geçerler. Bununla birlikte gaz ve tozları etkileşime geçerler. Bu da, yıldızlararası ortamın bozulup ve parçalanıp sıkışmış hale gelmesiyle "yıldız doğumları"nın patlak vermesine neden olur. Gökadaların çarpışması birinde ya da her ikisinde ciddi anlamda, çubuk, halka veya kuyruk benzeri eğilip bükülme bozulmalarına yol açar.
Gökadaların ortaya çıkma ve evrimlerinin incelenmesi bir bakıma gökadaların nasıl meydana geldikleri ve evren tarihinde nasıl bir evrim yolu izledikleri sorularının yanıtlanması girişimleridir. Bu alandaki bazı teoriler geniş ölçüde kabul görmekle birlikte, bu alan astrofizikte hâlen ilerlemeler bekleyen etkin bir alandır.
Büyük kütleli sıkı halo cisimleri veya MACHO (ing-Massive compact halo object), gökada halesindeki baryon kökenli karanlık maddenin en ciddi adayı.

NGC 1097 Ocak takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 45 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan çubuklu sarmal gökadadır. William Herschel tarafından 9 Ekim 1790 tarihinde keşfedildi. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve Arp 77 olarak "Eşlikçileri küçük ama yüksek yüzey parlaklığına sahip sarmal gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir. Bu gökadanın Arp 77 olarak listelenmesine yol açan "nesne", hemen yanında yer alan eliptik gökada NGC 1097A'dır. NGC 1097 içerisinde SN 1992bd, SN 1999eu ve SN 2003B olmak üzere üç süpernova gözlenmiştir.
Abell 3266, Saat takımyıldızı yönünde bulunan bir gökada kümesi. Saat Süperkümesi'nin bir parçasıdır. Güney yarıküredeki en büyük ve yakın evrendeki en yoğun kütle konstrasyonlu gökada kümesidir.

NGC 7252, Kova takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 199,6 MIy (61,2 Mpc)uzaklıkta bulunan bir çubuksuz merceksi gökadadır. William Herschel tarafından 26 Ekim 1785 tarihinde keşfedildi. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve Arp 226 olarak "Biçimsiz sarmal kollara sahip gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir. NGC 7252, milyarlarca yıl önce başlayan iki gökada arasındaki etkileşimin sonucu olan tuhaf bir gökadadır. Atom çekirdeği yörüngesinde dönen bir elektronun diyagramına benzeyen görünümünden dolayı "Atoms For Peace Galaxy" olarak da adlandırılır.

NGC 1316, Ocak takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 62 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan bir merceksi gökadadır. James Dunlop tarafından 2 Eylül 1826 tarihinde keşfedildi. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve Arp 154 olarak "İç emilim ile bozulmuş gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir. NGC 1316 bir radyo gökadadır. Gökyüzündeki dördüncü en parlak radyo kaynağıdır.

Büyük Macellan Bulutu, bir zamanlar Samanyolu gökadasının uydusu olduğu düşünülmüş olan yakın bir gökadadır. 50 kiloparsekten(≈160,000 ışık yılı) birazcık daha az mesafedeki Büyük Macellan Bulutu, Samanyolu merkezine yakın uzanan Yay Eliptik Cüce Gökadası (~ 16 kiloparsek) ve Büyük Köpek Cüce Gökadalarından (~ 12.9 kiloparsek) sonra Samanyolu'na en yakın üçüncü gökadadır. Güneş kütlesinin yaklaşık 10 milyar katı (1010 güneş kütlesi) büyüklüğünde bir kütleye sahiptir, bu da Samanyolu'nun yaklaşık yüzde biri kütleye sahip olduğunu gösterir. Büyük Macellan Bulutu, Yerel Grup'taki en büyük gökada Andromeda Gökadası (M31), ikinci sıradaki Samanyolu Gökadası ve üçüncü sıradaki Üçgen Gökadası'ndan (M33) sonra Yerel Grup'taki dördüncü en büyük gökadadır.

Merceksi gökada, biçimsel gökada sınıflandırma şemalarında eliptik (E) ve sarmal gökada (S) arasında yer alan bir gökada türüdür. Büyük ölçekli bir disk içermesine karşın, büyük ölçekli sarmal kollara sahip değildir. Merceksi gökadalar, yıldızlararası maddelerinin çoğunu tüketmiş veya kaybetmiş ve bu nedenle devam eden çok az yıldız oluşumuna sahip disk gökadalarıdır. Buna rağmen, disklerinde önemli miktarda toz barındırabilirler. Sonuç olarak, tıpkı eliptik gökadalar gibi çoğunlukla yaşlı yıldızlardan oluşurlar. Merceksi ve eliptik gökadalar morfolojik farklılıklarına rağmen spektral özellikler ve ölçekleme ilişkileri gibi ortak bazı özellikleri paylaşırlar. Her ikisi de, en azından evrenin yerel kısmında, pasif olarak evrimleşen erken tip gökadalar olarak kabul edilebilir. "E" gökadaları ile "S0" gökadalarını morfolojik olarak birbirine bağlayan, orta ölçekli disklere sahip "ES" gökadalarıdır.

NGC 2276 Kral takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 106,32 MIy (32,6 Mpc)uzaklıkta bulunan bir ara sarmal gökadadır. Friedrich August Theodor Winnecke tarafından 26 Haziran 1876 tarihinde keşfedildi. Halton Arp'ın Tuhaf Gökadalar Atlası'nda, "Tek kolu yoğun olan sarmal gökadalar" kategorisinde Arp 25 olarak ve "Yakınında rahatsız edici sarmal gökadalar olan eliptik gökadalar" kategorisinde de NGC 2300 ile birlikte Arp 114 olarak iki defa yer almıştır.

Düşük yüzey parlaklığına sahip gökada, gökyüzündeki diğer gökadalara göre daha soluk görünen bir tür gökadadır. Dünya'dan bakıldığında gece gökyüzü ortamından en az bir kadir daha düşük olan yüzey parlaklığına sahiptir.

Uydu gökada, daha büyük kütleli ve parlak bir konak gökadanın kütleçekimsel potansiyeli içinde bağlı yörüngelerde hareket eden daha küçük bir yoldaş gökadadır. Tıpkı Güneş Sistemi'ndeki gezegenlerin Güneş'e kütleçekimsel olarak bağlı olması gibi, uydu gökadalar ve bileşenleri de konak gökadalarına bağlıdır. Çoğu uydu gökada cüce gökada olsa da, büyük gökada kümelerinin uydu gökadaları çok daha büyük bir kütleye sahip olabilir. Samanyolu'nun etrafında en büyüğü Büyük Macellan Bulutu olmak üzere elliye yakın uydu gökada dönmektedir.