İçeriğe atla

Mısır hiyeroglifleri

Mısır hiyeroglifleri
I. Seti'nin mezarından (KV17) hiyeroglifler
TürEbced olarak kullanılabilen logografi
DillerMısırca
DönemMÖ 3200[1][2][3] - MS 400[4]
Kardeş alfabelerHiyeratik, Proto-Sinaitik
ISO 15924ltr, Egyptian Hieroglyphs
YönSoldan sağa
Unicode adıEgyptian Hieroglyphs
Unicode aralığı
Bu sayfa UFA fonetik Unicode semboller içerir. Doğru bir görüntüleme desteğiniz bulunmadığı takdirde, soru işaretleri, kutular veya diğer Unicode karakterleri görebilirsiniz. IPA sembolleri ile ilgili rehberi okumak için, bakınız Yardım:IPA.
Mısır Hiyeroglif yazısı örneği.

Mısır hiyeroglif yazısı, birbirinden kolaylıkla ayırt edilebilecek yüzlerce sembolden oluşur. Her işaret belli bir sesi veya nesneyi temsil eder. Bu yazı soldan sağa veya sağdan sola ya da yukarıdan aşağı yazılabilir, okumak için ölçüt sembollerdeki insan ya da hayvan figürlerinin baktıkları yöndür. Mısır hiyerogliflerinde 700'den fazla işaret bulunmaktadır. Bu yüzden de okuma yazma oranı düşüktür. Çünkü hiyeroglif bir harf yazısı değildi. Bunlar için yazıcı adlı bir meslek vardı. Bu insanlar uzun bir eğitimden geçerlerdi. Ayrıca hiyeroglif öyle zor bir yazıydı ki sanat halini almıştı.

Kimi işaretler 1 harfe, kimileri 2, kimileri de 3 harfe bazılarıysa bir kelimeye karşılık gelir. Buna örnek olarak latin kökenli dillerde 'x' işaretinin Türkçedeki 'iks' harflerine karşılık gelmesi verilebilir. Ayrıca yazılan kelimenin anlamını güçlendiren ve tamamlayan çizimler de vardır. Mesela bastonlu adam çiziminin yaşlı kelimesini tamamlaması gibi.

Bu yazım tarzı tapınak duvarlarında ve mezarlarda görülür. Bu tarzdan başka 3 yazım tarzı daha vardır. Bunlar daha çok papirüslerde görülür.

  1. Hieratik: Hiyerogliflerin el yazısı hali olarak düşünülmelidir. Katipler ve rahipler tarafından kayıt tutmak için M.S. 300'e kadar kullanılmıştır.
  2. Demotik: Çizimlerin daha basit olduğu demotik (Yunanca demos - halk kelimesinden gelir) günlük yazışmalarda halk tarafından kullanılmıştır.
  3. Koptik: Hristiyan Mısırlıların (Kıpti) Yunan alfabesine yaptıkları 6 harflik ilaveyle oluşan yazı. Kıpti Kilisesi tarafından hâlâ kullanılır.

Mısır Hiyeroglif yazısı unutulduktan sonra 1799 yılında Rosetta Taşı'nın bulunması üzerine deşifre edildi. Rosetta taşı Demotik Mısır yazısı, Hieratik Mısır yazısı ve hiç unutulmamış olan Antik Yunancayla yazılmıştı.

Etimoloji

Hiyeroglif kelimesi ἱερός (hierós 'kutsal')[5] ve γλύφω (glýphō '(Ι) oymak, işlemek'; bkz. glif)[6] kelimelerinin birleşimi Yunanca bir sıfat olan ἱερογλυφικός (hieroglyphikos)'tan gelir.[7]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

Özel
  1. ^ "...The Mesopotamians invented writing around 3200 bc without any precedent to guide them, as did the Egyptians, independently as far as we know, at approximately the same time" The Oxford History of Historical Writing. Vol. 1. To AD 600, page 5
  2. ^ Richard Mattessich (2002). "The oldest writings, and inventory tags of Egypt". Accounting Historians Journal. 29 (1): 195-208. doi:10.2308/0148-4184.29.1.195. JSTOR 40698264. 19 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Ağustos 2016. 
  3. ^ Allen 2010, s. 2.
  4. ^ Allen 2010, s. 8.
  5. ^ Liddell, Henry George; Scott, Robert. "ἱερός". A Greek–English Lexicon. Perseus Projesi. 18 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Nisan 2021. 
  6. ^ Liddell, Henry George; Scott, Robert. "γλύφω". A Greek–English Lexicon. Perseus Projesi. 11 Mayıs 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Nisan 2021. 
  7. ^ Liddell, Henry George; Scott, Robert. "ἱερογλυφικός". A Greek–English Lexicon. Perseus Projesi. 18 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Nisan 2021. 
Genel

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hiyeroglif</span> antik bir yazı türü

Hiyeroglif, antik döneme ait bir yazı sistemi. Birçok türü olan hiyerogliflerin en bilinen türü Mısır hiyeroglifleridir. Ayrıca Luvi hiyeroglifleri ve Urartu hiyeroglifleri de bu yazı sisteminin Mezopotamya'da kullanılan diğer örneklerindendir. Girit hiyeroglifleri ise Girit Uygarlığı tarafından kullanılan başka bir tür hiyerogliftir.

<span class="mw-page-title-main">Stereo</span>

Stereo ses ya da kısaca stereo, insan işitme duyusunun doğasına uygun, hoş bir izlenim vermek amacıyla sesin, farklı yönlerde ve simetrik olarak yerleştirilerek iki veya daha fazla bağımsız ses kanalına bağlanmış hoparlörler yardımıyla tekrar üretilmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Mısırca</span>

Mısırca, Afroasya dillerine bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kitonik</span>

Kitonik, tanrılara ait olmak, ilahi, yer altı ruhlarına ait olmak, özellikle Antik Yunan Dini bağlamında.

Melissa veya Melisa bir kıza verilen isimdir. İsim, Yunanca μέλισσα (melissa), "Bal Arısı"ndan gelmektedir. Bu kelime ise μέλι (meli), "bal"dan gelmektedir. İrlanda'da bazen bir feminen formu olarak da kullanılır. Kelt dilinde erkek ismi olarak kullanılan benzer Maoilíosa ise, İsa'nın kulu anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Nimonik</span> hafızaya yardımcı bir öğrenme tekniği

Nimonik hafızaya yardımcı bir öğrenme tekniğidir. Bir takım hatırlatıcılarla bilgilerin hafızadan daha kolay çağrılması hedeflenmiştir. Özellikle uzun süreli hafızayı geliştirmede ve öğrenmeyi kolaylaştırıcı bir teknik olarak kullanılır. Bu teknik sayesinde hatırlama sürecinin etkinliği artar ve bilgiler kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya daha kolay bir şekilde taşınır. Nimonik tekniği genellikle sözlü bilgilerin hatırlanmasında kullanılır. Örneğin bir şiirin ezberlenmesinde ya da bir listenin akılda tutulmasında kullanılabilir. Bunun yanında nimonik görsel, işitsel ya da kinestetik olarak da kullanılabilir. Bu teknik hatırlanması zor olan şeyleri, hatırlanması kolay şeylerle ilişkilendirip daha etkin bir şekilde hafızadan geri çağırma yöntemi olarak özetlenebilir. Yapılan araştırmalarda insan zihninde rastgele dizilere göre; mekansal, kişisel, şaşırtıcı, fiziksel, cinsel, esprili ya da başka anlamlı bilgilerin çok daha kolay bir şekilde hatırlandığı gözlemlenmiştir.

Polemik, belirli bir inanç ile ilgili gerçeğin ortaya çıkartılması veya tam aksine inanç kurmaya, oluşturmaya yönelik tartışılan argümandır. Polemik genellikle siyasi, bilimsel, edebi konularda sert tartışma, zıtlaşma ve münazara şeklinde gerçekleşir. Bu tür yargılama sanatı veya uygulamalara da polemik denilir. Sıkça polemik yazı yazan yazarlar ve konuşanlara ise polemist veya polemikçiler denilmektedir.

Sözlükbilim, leksikografi veya sözlükçülük, sözlüklerin düzenlenmesi, derlenmesi veya yazılması işine veya bu sanata verilen isim olmakla birlikte, teorik olarak sözlükbilim bir dil sözlüğündeki kelimelerin dizilimsel ve pragmatik ilişkilerini inceleyen, sözlüklerde birbirleri ile ilgili bilgilerin veya bileşenlerin ya da yapıların teorilerini geliştiren, belirli durumlar için kullanıcılar tarafından ihtiyaç duyulan bilgileri düzenleyen ve basılı veya elektronik sözlüklere veri ekleyerek kullanıcılar tarafından erişilmesini sağlayan, tüm bunları semantik açıdan açıklayarak bilimsel olarak tarif eden bir bilim dalıdır. Bazen bu bilim dalı "metaleksikografi" olarak da isimlendirilebilir. Ayrıca bu bilim ile uğraşan kişilere de "leksikograf" (leksikolog) veya "sözlükbilimci" ya da "sözlükçü" adı verilir.

Yankı ya da eko, akustikte bir sesin belli bir süre sonra duyulan yansıması. Yankının tipik örnekleri bir kuyunun içinden, bir binadan ya da boş bir odanın duvarlarından gelen yansıma sesidir. Gerçek yankı, bir ses için alınan bir tek yansımadan oluşur. Yankıya sebep olan yüzeyin uzaklığı, ses ile yankı arasındaki zaman farkının ses hızıyla çarpılmasıyla bulunabilir. Yankı için batı dillerinden kullanılan eko isminin kaynağı Yunan mitolojisinde yer alan, adını Yunanca ses kelimesinden alan Ekho karakteridir.

Teknofobi Teknolojik aygıtların ve karmaşık aygıtların, özellikle bilgisayarlara karşı olan korku ya da nefret duygusudur. Teknofobinin sayısız farklı yorumlanması olmasına rağmen, teknoloji gelişmeye devam ettikçe bu tanım karmaşıklaşıyor. Terim genellikle mantıksız bir korku anlamında kullanılır, ancak bir grup korkuların haklı olduğu görüşündedir. Fobi, Sibrofobi ile alakalı ve technophilia'nın tam tersidir. Dr. Larry Rosen, araştırma psikoloğu, bilgisayar eğiticisi ve Kaliforniya Devlet Üniversitesi profesörü, "rahatsız edici kullanıcılar", "bilişsel bilgisayar bulmacaları" ve "endişeli bilgisayar işaretleri" olmak üzere üç ana kategoride teknofobi olduğunu iddia etmektedir. İlk önce Sanayi Devrimi sırasında yaygın olarak dikkat çeken teknofobinin, dünyadaki çeşitli toplumları ve toplulukları etkilediği gözlemlendi. Bu, bazı grupların ideolojilerini korumak için bazı modern teknolojik gelişmelere karşı durmalarına neden oldu. Bu durumların bazılarında yeni teknolojiler, basitlik ve mütevazı yaşam biçimlerini kişisel değerleri gibi belirleyen inançlarla çelişmektedir. Teknofobik fikirlerin örnekleri, Frankenstein gibi edebi eserlerden Metropolis gibi filmlere kadar birçok sanat eserinde bulunabilir. Bu çalışmaların birçoğu teknofobik olarak algılanan teknolojinin daha karanlık tarafını tasvir etmektedir. Teknoloji gittikçe daha karmaşık hale gelip, anlaşılması güçleştiğinden, modern teknolojileri kullanmak ile ilgili endişelerin yayılması olasıdır.

Jinefobi veya feminofobi kadınlara karşı olan anormal korkudur, özel bir sosyal fobi türüdür. Geçmişte bu fobi latin bir terim olan horror feminae ile betimlenmekteydi.

Gymnophobia veya gimnofobi çıplaklık korkusu. kelimelerinden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Stereoskopi</span>

Stereoskopi, bir görüntüdeki derinlik yanılsamasını, binoküler görüntünün stereopsisi vasıtasıyla oluşturmak veya cismin birbirine benzer iki görüntüsünü birleştirerek, ona üç boyut kazandırması için kullanılan bir tekniktir. Stereoskopi kelimesi Yunancada katı anlamına gelen στερεός (stereos) ve görmek için anlamına gelen σκοπέω (skopeō) kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Herhangi bir stereoskopik görüntüye stereogram denir. Başlangıçta, stereogram bir stereoskop kullanılarak görüntülenebilen bir çift stereo görüntü anlamına gelmekteydi.

<span class="mw-page-title-main">Mizofobi</span>

Verminofobi, germofobi, germafobi, bakillofobi veya bakteriyofobi olarak da bilinen mizofobi, kontaminasyon ve mikropların patolojik korkusudur. Terim, 1879'da William A. Hammond tarafından defalarca ellerini yıkayarak sergilenen bir obsesif-kompulsif bozukluk vakasını (OKB) tarif ederken icat edildi. Mizofobi uzun zamandan beri zorlayıcı el yıkama ile ilgilidir. Doğrudan anormal kir ve pislik korkusuyla ilgili isimler arasında, molopobi veya molizofobi, ripofobi ve rupofobi yer alır; oysa bakteri fobisi ve bakteriyofobi terimleri, genel olarak bakteri ve mikrop korkusu anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Sholarhes</span>

Skholarkhes, Antik Yunanistan'daki okullardan birinin başında bulunan kişiydi. Terim, özellikle Akademia gibi felsefe okulları için kullanılmıştır. İlk skholarkhes da hem kurucu hem de mülk sahibi olması bakımından Platon'dur. Bu görevi kırk yıl kadar yürüttükten sonra yeğeni Speusippos'a devretti. Daha sonra skholarkhesleri Akademia'nın üyeleri seçti.

Sözlükçe, lügatçe veya leksikon, bir dilin şubesini oluşturan söz varlığı, şube bilgisi ve ek sözlüktür. Dilbilimde bir dilin sözlük birimlerinin envanteridir. Leksikon sözcüğü Koini Grekçesinde "sözcükler için" anlamına gelen "λεξικός" sözcüğünden türemiştir.

Nozokomefobi, aşırı hastane korkusuna verilen isimdir. Nozokomefobi, Yunanca νοσοκομεῖον (nosokomeion), "hastane" ve φόβος (phobos), "korku" sözcüklerinden gelir.

İhtiyofobi veya balık korkusu, balık yeme korkusu, çiğ balığa dokunma korkusu veya ölü balık korkusu gibi kültürel fenomenlerden irrasyonel korkuya kadar değişir. Selakofobi veya galeofobi ise, köpekbalıklarına özel gelişen korkudur.

<span class="mw-page-title-main">Oread</span>

Yunan mitolojisinde Oread veya Orestiad dağ nemfidir. Meskenlerine göre birbirlerinden ayrılırlar: Idaeae, İda Dağı'ndan, Peliades Pelion Dağı'ndan vb. Artemis ile ilişkilendirildiler, çünkü tanrıça avlanmaya çıktığında dağları ve kayalık uçurumları tercih etti.

<span class="mw-page-title-main">Sebastian (isim)</span>

Sebastian hem verilen bir isim hem de bir soyadıdır. Şu anda Türkiye'nin orta kesiminde yer alan ve şimdi Sivas olarak bilinen şehrin adı olan "Sebastia'dan" (Σεβάστεια) anlamına gelen Yunanca Sebastianos (Σεβαστιανός) adından gelmektedir; Batı Avrupa'da isim Latinleştirilmiş aracı Sebastianus'tan geliyor. Şehrin adı Yunanca σεβαστός (sebastos), "muhterem" kelimesinden türetilmiştir, σέβας (sebas), "huşu, saygı, korku", σέβομαι (sebomai) fiilinden sırayla "huşu hissedin, vicdan azabı çekin, utanın". Sebastos, Roma imparatorları için kullanılan Augustus adlı Yunan kalkasıydı. Sebastian, üçüncü yüzyılda bir Hıristiyan şehidi olan Aziz Sebastian'ın adı olduğu için yaygın olarak kullanılan bir isim haline geldi.