İçeriğe atla

Mütevazı bir öneri

Mütevazı bir öneri
YazarJonathan Swift
TürHiciv denemesi
Yayım1729

Mütevazı bir öneri, Fakir insanların çocuklarının, ebeveynlerine veya ülkelerine yük olmalarının önüne geçilebilmesi ve halka yararlı hale getirilebilmeleri üzerine bir öneri ortaya koyan “Mütevazı Bir Öneri”, İrlandalı-İngiliz yazar ve vaiz Jonathan Swift tarafından 1729'da anonim olarak yazılan ve yayımlanan bir hiciv denemesidir.[1]

Deneme, zaten çocuklarına bakamayacak kadar fakirleşmiş İrlandalıların çocuklarını zengin insanlara “yem olarak” satarak toplumun ekonomik dengesine fayda sağlayabileceklerini öne sürmektedir. Bu hiciv, İrlandalı Katoliklere karşı Protestan egemenliği ve Dublin yönetiminin duyarsız ve aşağılayıcı politikalarına alaycı bir eleştiridir.[2]

Özet

Jonathan Swift Swift'in denemesi, İngiliz edebiyat tarihinin en büyük ironilerinden biri olarak geniş çapta yankı uyandırmıştır. Denemenin ilk kısmının İrlanda'daki açlığı ve dilencilerin durumunu betimlemesiyle başlaması, sonrasında okuyucunun karşılaşacağı sürprizin dozunu şiddetlendirmektedir, çünkü başlangıçta normal bir toplumsal betimlemeyle karşı karşıya olduğumuzu düşünürüz."

"İyi bakılan genç sağlıklı bir çocuk, bir yaşında, püre halinde, ızgara, fırınlanmış veya kaynatılmış olarak en lezzetli, besleyici ve sağlıklı yiyeceklerden biridir; ve hiç şüphem yok ki, aynı şekilde bir tencerede pişirilmiş ya da sote olarak da kullanılabilir.” ifadeleriyle şaşırtır.

Swift, çocuklar için olası hazırlama stillerinin bir listesini ve önerisinin finansal faydalarını gösteren hesaplamaları ortaya koyarak önerisini desteklemek için büyük bir çaba harcar. desteklenmesi için, o dönemde etkili olan William Petty ve Francis Bacon'un takipçileri arasında popüler olan toplumsal mühendislikle alay eden bir tarz da kullanır. Bu tarzda alaylar, "Londra’da tanıdığım çok bilgili bir Amerikalı" ve "Formoza adasının yerlisi olan ünlü Psalmanazar"ın otoritesine başvurmayı önermek” gibi cümleler içerir (ki Psalmanazar 1706'da Formoza'dan olmadığını zaten itiraf etmişti).

Roma hiciv geleneğinde, Swift gerçekte önerdiği reformları ima yoluyla tanıtır:

Bu nedenle, hiç kimse bana başka çarelerden bahsetmesin: Yerlerimizi bir pound için beş şilin vergilendirmekten: Sadece kendi yetiştirdiğimiz ve imal ettiğimiz giysi ve ev eşyalarını kullanmaktan: Yabancı lüksü teşvik eden malzemeleri ve araçları kesinlikle reddetmekten: Kadınlarımızdaki gurur, kibir, tembellik ve kumarhane masrafını iyileştirmekten: Tutum, öngörü ve ölçülülük bir damarı tanıtmaktan: Ülkemizi sevmeyi öğrenmekten, bu konuda Laplandlılar ve Topinamboo'nun sakinlerinden bile farklı olduğumuz: Düşmanlıklarımızı ve fırkalarımızı terk etmekten ve Yahudiler gibi davranmamaktan, şehirleri alınırken birbirlerini öldürenler: Ülkemizi ve vicdanlarımızı hiçbir şey için satmamaya biraz dikkat etmekten: Kiracılarına en azından bir derece merhametli olmayı öğretmekten. Son olarak, dükkân sahiplerimize dürüstlük, çalışkanlık ve beceri ruhu aşılamaktan, eğer şimdi sadece yerli mallarımızı almaya karar verilirse, hemen bizi fiyat, ölçü ve kalite konusunda kandırmak ve bizi üstüne gitmek için birleşecekler ve daha adil bir iş yapma teklifinde bulunmayı hiçbir zaman yapmamışlardır, hatta sık sık ve samimiyetle bunu yapmaları için davet edilmelerine rağmen. Bu yüzden tekrar ediyorum, hiç kimse bu gibi çarelere ve benzerlerine ilişkin olarak en azından bunları uygulamaya koyma niyetinde samimi ve içten bir girişim olacak bir umut ışığı olmadıkça bana bunlardan bahsetmesin.

Nüfus çözümleri

George Wittkowsky’nin ileri sürdüğüne göre, “Alçakgönüllü bir Öneri”de Swift’in asıl hedefinin İrlanda’daki kötü şartlardan ziyade, insanların sosyal ve ekonomik sorunlara karşı geliştirdikleri mantık dışı pek çok fikirden oluşan ruh halidir.[3] Swift özellikle nüfus ve iş gücü anlamındaki sorunlara dair “herşeyin çözümü” denilebilecek mucizevi çözüm önerilerini eleştiriyordu. Bu tarz çözümler içinden en hatırda kalanı “fakir insanların anonim bir şirket tarafından idare edildiği” öneriydi.[4] Buna cevaben Swift'in Alçakgönüllü Öneri'si fakirlere dair 18.yüzyılın başlarında popular olan sert bir projeydi

Retorik

Yazar Charles K. Smith, Swift'in retorik tarzının okuyucuyu tiksindirmekle ve İrlandalılara acımakla ikna ettiğini iddia eder. Swift'in stratejisi iki katmanlıdır, öncelikle "tuzak" kullanarak İrlandalılara sempati uyandırmak ve yine aynı cümle içinde, "ayrıntılı ve retorik vurguyla ezici yoksulluğu" vurgulayan ve duyguları yalnızca kendi sınıfının diğer üyelerine karşı olan anlatıcıya karşı antipati yaratmak.[5][6] Swift'in yoksulluğun sarsıcı ayrıntılarını kullanması ve anlatıcısının bu ayrıntılara soğukkanlı bir şekilde yaklaşması, "iki zıt bakış açısı" yaratır ve "okuyucuyu, belki de bilinçsizce, Swift'in daha az bağlı bir şekilde görmemizi retorik olarak yönlendirdiği bir konuyu 'melankolik' bir uzaklıkla görebilen bir anlatıcıdan uzaklaştırır." [5]

Swift, önerenin İrlandalıları hayvanlardan bahsedilirken kullanılan bir dili kullanarak daha da aşağılamasını sağlar. Lewis, konuşmacının İrlandalıları tanımlamak için "hayvancılık sözlüğünü" kullandığını savunuyor. Çocuklar bir kez ticarileştirildikten sonra, Swift'in retoriği kolayca "insanları hayvanlara, sonra ete ve mantıklı olarak, kilo başına bir fiyata değer taşıyan yüke" dönüştürebilir.

Swift, önerenin ciddi tavrını kullanarak önerisinin saçmalığını vurgular. Konuşmacı, argümanını yaparken, Swift'in zamanından gelen (Latince retorisyen Quintilian'dan türetilen) geleneksel, ders kitabı onaylı argüman sıralamasını kullanır. "Düzeninin hemen hemen anlaşılamaz sapkınlığına karşı dikkatli kontrol" ile "önerinin saçmalığı" arasındaki karşıtlık, okuyucunun "böylesine pervasız bir planı önermek için böyle sapkın değerler ve varsayımların gerekli olduğunu düşünmek zorunda kalmasına yol açar".

Etkiler

Alçakgönüllü Bir Öneri'yi yazarken Swift'in aklından geçenler ve nelerden esinlendiği pek çok akademisyence tartışma konusu olmuştu.

Tertullian'ın Apolejetik Eserleri

James William Johnson'a göre Alçakgönüllü Bir Öneri çok büyük oranda,

Roma'daki Hristiyanların Zulmünü ironik bir biçimde saldıran Tertullian'ın Apolejetik Eserleri'nden etkilenmiştir. Johnson, Swift'in bu iki durum arasında çok fazla benzerlik gördüğünü düşünür. Ayrıca Swift'in, Tertullian'ın tarzına karşı da bir yakınlık duyduğunu, eserlerinin yapısal benzerliklerinden yola çıkarak gözlemleyebildiğini söyler. Insan yemek gibi bir ortak ana temaya sahip olan eserlerde varılan sonuç da benzerlik gösterir: " İnsanın alçaklığı öyle bir şeydir ki, insanlar kendi zalimliklerini, kurbanlarını insanlık dışı olmakla suçlayarak aklamaya çalışacaklardır.”

Defoe'nun The Generous Projector (Yüce gönüllü bir planlama*)

Swift'in Alçakgönüllü Öneri'sinin, Daniel Defoe’nun 1728’de kaleme aldığı “Yüce Gönüllü Bir Planlama, ya da Cinayetleri ve Diğer Korkunç Suçları Önlemek için Yetimlere ve Öksüzlere bir Hastane Yapılması için Arkadaşça bir Öneri” adlı denemesine bir cevap niteliğinde yazılmış olabileceği de söylentiler arasındadır.[7]

Mandeville'in “Modest Defence of Publick Stews”adlı eseri (Genelevlerin Mütevazı Savunması*)

Bernard Mandeville'in “Genelevlerin Mütevazı Savunması”, kamu ve devlet kontrolündeki genelevlerin başlatılmasını istedi. 1726 tarihli makale, kadınların çıkarlarını kabul ediyor ve tam anlamıyla bir hiciv olmasa da Jonathan Swift'in başlığına ilham kaynağı olabileceği düşünülüyor. Mandeville, 1705 yılına gelindiğinde “Arıların Hikayesi” adlı fablı ile toplumdaki ahlaksızlıklar ve kamu yararları üzerine yaptığı tartışmalarla zaten adını duyurmuştu.

John Locke'un “Hükümet Üzerine İlk İnceleme”si

John Locke, Swift’in eserine şöyle yorumladı: "Sir Robert'in söylediği gibi, eskiden insanların çocuklarını satmaları ve hadım etmeleri yaygınsa, bırakın öyle olsun, onları terk ettiklerini kabul edelim; hatta eğer isterseniz buna, onları sofraları için besleyip yemek üzere doğurduklarını da ekleyin. Eğer bu, bunu yapma hakkını kanıtlıyorsa, aynı argümanla zina, ensest ve sodomiyi de haklı çıkarabiliriz, zira bunların da hem eski dönemlerde hem de modern çağda örnekleri vardır. Bu günahların sanırım en büyük ağırlaştırıcı sebebi, doğanın temel amacı olan insan soyunun artmasını ve türün en yüksek mükemmellikte devamını, ailelerin ayrımını ve evlilik yatağının güvenliğini tehdit etmeleridir." (Birinci İnceleme, bölüm 59).

Ekonomik Temalar

Robert Phiddian “Have you eaten yet? The Reader in A Modest Proposal" adlı makalesinde Mütevazi bir Öneri'ye iki farklı açıdan bakıyor ve Swift'in sesiyle Öneren'in sesinin ayrımının altını çiziyor. Okuyucunun, Swift'in ironik tonuyla Öneren'in bariz ekonomik dışavurumları arasındaki ayrımı farkedebilmesinin önemini vurguluyor. Okuyculara “anlatıcının kastettikleriyle tekstin kendisi arasında bir boşluk olduğunu ve bu parodi üzerinden bir ahlaki-politik argüman öne sürüldüğünü” hatırlatıyor.

Swift'in önerisinin ciddi bir ekonomik öneri olmadığı aşikardır, fakat yine de “Swift's Modest Proposal: The Biography of an Early Georgian Pamphlet"in yazarı George Wittkowsky, eseri tamamiyla anlayabilmek için Swift’in döneminin ekonomisini de anlamanın önemli olduğunu ileri sürer. Wittowskyye göre 18.yüzyıl İngilteresinde iş teorileri ve ticaret üzerine odaklı yeterli eleştiriler yapılmamıştır. “Eğer bir kimse “Alçakgönüllü bir Öneri”yi basit bir durum eleştirisi gibi görürse, söylenebilecekler bellidir; şartlar kötüydü ve Swift’in ironisi bu gerçeği muhteşem bir şekilde açığa çıkardı.”

"İnsanlar bir milletin zenginliğidir”

18. yüzyılda yeni bir sanayi çağının başında, "insanların ulusun zenginliği olduğu"na inanılıyordu ve yüksek ücretlerin işçilerin daha az çalışması anlamına geldiği için işçilere düşük ücret ödeyen bir ekonomiye genel bir güven vardı. Ayrıca, "merkantilist görüşe göre, hiçbir çocuk sanayiye girmek için çok genç değildi". O zamanlarda, "önceki günlerin biraz daha insancıl tutumları neredeyse tamamen ortadan kalkmıştı ve işçi bir meta olarak görülmeye başlanmıştı".

Louis A. Landa, İrlanda ekonomisinin insan kaynaklarını daha uygun şekilde kullanarak "ulusa zenginlik kaynağı olma" fırsatı vermesinin daha sağlıklı olacağını, aksi takdirde insanların "dilenciliğe ve hırsızlığa yönelmek zorunda kalacaklarını" belirttiği uygun bir analiz yapmıştır. Bu fırsat, çiftçilere çalışmaları için daha fazla para vermeyi, mesleklerini çeşitlendirmeyi veya hatta insanlarını köleleştirerek para kullanımını azaltmayı ve İrlanda'da finansal birikim oluşturmayı içerebilir. Landa, "Swift, insanların ulusun zenginliği olduğu ilkesinin, yalnızca İrlanda'ya kölelik veya yamyamlık izin verildiği takdirde geçerli olduğunu savunuyor" diye yazdı.

Landa, Swift'in "Mütevazı Bir Öneri" eserini, 18. yüzyılda popüler ve haksız bir merkantilizm ilkesinin eleştirisi olarak sunar: "insanlar ulusun zenginliğidir". Swift, İrlanda'nın vahim durumunu vurgular ve İrlanda örneğinde, sadece nüfusun artmasının her zaman daha büyük zenginlik ve ekonomi anlamına gelmediğini gösterir. Kontrolsüz ilke, ekonomik veya siyasi bir şekilde üretmeyen bir kişinin ülkeyi daha zenginleştirdiğini değil, fakirleştirdiğini göz ardı eder. Swift ayrıca bu gerçeğin, merkantilist felsefeyi bir paradoksa dönüştürdüğünü fark eder: Bir ülkenin zenginliği, vatandaşlarının çoğunluğunun fakirliği üzerine kuruludur. Ancak Landa, Swift'in sadece ekonomik ilkeleri eleştirmekle kalmadığını, aynı zamanda İngiltere'nin İrlandalı vatandaşların doğal haklarını inkâr ettiğini ve onları sadece bir meta olarak görerek insanlıktan çıkardığını da belirtiyor.

Halkın Tepkisi

Allen Bathurst

Swift'in makalesi yayımlandıktan sonra Britanya toplumunda bir tepki yarattı. Eser, aristokrasiye yönelikti ve onlar da buna karşılık verdi. Toplumun birkaç üyesi Swift'e eseriyle ilgili yazdı. Lord Bathurst'un (12 Şubat 1729–30) mektubu, mesajı kesinlikle anladığını ve eseri bir komedi olarak yorumladığını belirtiyordu: "Ben de hemen Lady Bathurst'a sizin tavsiyeniz olarak bunu önerdim, özellikle de görülebilecek en tombul, en güzel şey olan son doğan oğlumuzla ilgili; ama o öfkeye kapıldı ve bana, sizin yönlendirmenizi takip etmeyeceğini, oğlumuzu bir rahip olarak yetiştireceğini ve ülkenin nimetlerinden faydalanarak yaşayacağını söylememi istedi; ya da bir avukat olacak ve böylece kendisi yenmek yerine başkalarını yiyecekti. Öfkeli kadınların ne söylediklerine asla dikkat etmediklerini bilirsiniz; ama kendisi çok mantıklı bir kadındır, neredeyse onu sizin görüşünüze ikna ettim; ve ona, durumlar böyleyken, dokuz çocuğun hepsini geçindiremeyeceğimizi söyledikten sonra, en küçüğün en büyükler için servet kazandırmasının makul olduğunu düşünmeye başladı. Bu şekilde bir adam ailevi görevini daha cesurca ve gayretle yerine getirebilir; çünkü ikiz çocuk sahibi olursa, birini satmak diğerini geçindirmeye yardımcı olabilir. Ya da herhangi bir kaza sonucu, karısı bir çocukla yatarken, başka bir kadından ikinci bir çocuk sahibi olursa, iki çocuktan en tombulunu elden çıkarabilir ve bu da diğerini yetiştirmeye yardımcı olur. Bu plan, üzerine düşündükçe daha makul görünüyor; ve bu kesinlikle İrlanda ile sınırlı kalmamalı; çünkü büyük ihtimalle, çok kısa sürede burada da oradaki kadar fakir olacağız. Gerçekten, bu işi daha da ileri götüreceğimizi ve lüksümüzü sadece çocuk yeme ile sınırlamayacağımızı düşünüyorum; çünkü geçen gün Westminster-hall yakınlarında büyük bir toplantıya göz attım ve onların büyük, tombul bir adamı [Walpole] kızarttıklarını gördüm. Kendi adıma, ondan bir dilim yeme isteğim en ufak bile yoktu; ama, doğru tahmin ettiysem, dört veya beş kişi ona şiddetle saldırmak istiyordu. Peki, elveda, artık bitirmemi dilediğinizi anlıyorum, oysa bunu çok daha uygun bir şekilde yapabilirdim."

Kaynakça

  1. ^ A Modest Proposal, by Dr. Jonathan Swift. Project Gutenberg. 27 Temmuz 2008. 12 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2012. 
  2. ^ Swift notes that "the number of Popish infants, is at least three to one in this kingdom, and therefore it will have one another collateral advantage, by lessening the number of Papists among us."
  3. ^ Wittkowsky, Swift’s Modest Proposal, p. 76
  4. ^ Wittkowsky, Swift's Modest Proposal, p. 88
  5. ^ a b Smith, Toward a Participatory Rhetoric, p. 136
  6. ^ Smith, Toward a Participatory Rhetoric, p. 135
  7. ^ Waters, Juliet (19 Şubat 2009). "A modest but failed proposal". Montreal Mirror. 27 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2012. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Coğrafya</span> karasal yüzeyi, bu yüzeyler içerisinde yaşayan toplulukları ve birbirleriyle etkileşim halinde olan bölgeleri, yerleri ve konumları inceleyen bilim

Coğrafya; beşerî (insanî) sistemleri ve yeryüzünü araştıran, bunlar arasındaki ilişkiyi neden-sonuç ve dağılış ilkesine bağlı olarak inceleyen ve sorgulayan bir bilim dalıdır. Yer ve insanlar arasındaki ilişkiler coğrafyanın konusunu oluşturur. Coğrafya sözcüğü Yunanca “γεωγραφία” gaia (yer) ve gráphein sözcüklerinden türemiştir. Türkçesi yerçizim sözcüğüdür. Zamanımızdan 2200 yıl önce coğrafya terimini ilk kullanan kişi Eratosthenes olmuştur. Gregg ve Leinhardt (1994), coğrafyayı 4 özellikle karakterize edilen bir disiplin olarak tanımlamaktadırlar:

<span class="mw-page-title-main">Başkent</span> devletin yönetim merkezi olan şehir

Başkent veya başşehir, bir devletin yönetim merkezi olan şehir. Bir ülkedeki hükûmet merkezidir. Bazı monarşilerde, başkent hükümdarın sürekli ikamet ettiği şehri temsil eder. Demokrasilerde genellikle meclis ve diğer hükûmet organları başkentte bulunur. Diplomatik ilişki içerisinde bulunulan ülkelerin büyükelçilikleri de genellikle başkentte yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Romantizm</span> sanat akımı

Romantizm veya Coşumculuk, 1800 ve 1850 yılları arasında Avrupa'da edebiyatı, müziği, felsefeyi ve sanatı etkileyen entelektüel bir akımdı. Bir ölçüde Sanayi Devrimi'ne, Aydınlanma Çağı'na aristokratik sosyal ve siyasi düzenine, doğanın bilimsel rasyonalizasyonuna ve klasisizme tepki olarak doğan, doğaya ve duygulara verdiği önemle bilinen bir akımdır. Ortaya çıkışında ise 1789 Fransız İhtilali sonrasındaki toplumsal, siyasal ve düşünsel yapının etkileri vardır.

<span class="mw-page-title-main">Merkantilizm</span> Politik ve iktisadî bir teori

Merkantilizm, bir ekonominin ihracatını en üst düzeye çıkarmak ve ithalatını en aza indirmek için tasarlanmış milliyetçi bir ekonomi politikasıdır. Başka bir deyişle, ülke içindeki kaynak birikimini en üst düzeye çıkarmayı ve bu kaynakları tek taraflı ticaret için kullanmayı amaçlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Jonathan Swift</span>

Jonathan Swift, İrlandalı şair, yazar ve siyasetçi.

Ütopya; aslında olmayan, tasarlanmış ideal toplum.

<span class="mw-page-title-main">Lucius Annaeus Seneca</span>

Lucius Annaeus Seneca, Romalı düşünür, devlet adamı, oyun yazarı. Roma Stoası döneminin kurucu filozofları arasındadır. Sokrates’in bilgi görüşü ve Kinikler’in doğaya uygun yaşama ideali Seneca'nın üzerinde oldukça büyük bir etki yaratmıştır. Ona göre felsefe, ruhu geliştirip aydınlatan, yaşama düzen veren, karşısına çıkan sorulara cevap vermekte aracı olacak başlıca disiplindir ve bunu elde etme amacı gören araç ise akıldır.

<i>Murphy</i> (roman) Samuel Beckett romanı

Murphy, Samuel Beckett'in üçüncü kurgusal düz yazı çalışmasıdır. Roman, yazarın Fransızca yazdığı pek çok eserinin aksine, İngilizce yazılmıştır. 42 kez reddedildikten sonra, Beckett'in ressam arkadaşı Jack Yeats'in tavsiyesi üzerine Routledge tarafından basılmıştır.

<i>Gulliverin Gezileri</i> roman

Gulliver'in Gezileri, İrlandalı yazar Jonathan Swift'in 1726 yılında tamamladığı hiciv türündeki roman. Swift bu romanında hem insan doğasını hem de gezi yazılarını hicveder. Gulliver'in Gezileri, Swift'in en ünlü eseri olmasının yanı sıra İngiliz Edebiyatı klasikleri arasında sayılır. Genel kanının aksine bir çocuk kitabı değil, ağır politik eleştiriler içeren bir kurgudur.

Molly Maguires İrlandalı gizli bir örgüttür. Tarihçilere göre “Mollie”lerin ABD Pennsylvania’daki kömür madenlerinde Amerikan İç Savaşından itibaren 1876 yılında başlayan davalarına kadar örgütlü oldukları düşünülmektedir. Molly Maguires örgütünün bu dönemdeki madenlerde yaşanan suç teşkil eden olaylardan, adam kaçırmalardan vb sorumlu oldukları, bir tek Pinkerton ajanının şahitliğiyle iddia edilmiştir. Diğer örgüt üyelerinin ifadeleri ve itiraflarının baskı altında alınmış olması kuvvetle muhtemeldir.

<span class="mw-page-title-main">Basileios</span>

Kayserili Basil veya Büyük Basil, Ariusçu'lara karşı Kilise'nin resmî öğretilerini savunmasıyla öne çıkan Kilise Babası'dır. Kaisareia piskoposu ve Kapadokya metropoliti olmuş ve birçok kitap yazmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Özgür İrlanda Devleti</span> 1922-1937 yılları arasında kuzeybatı Avrupada egemen olan devlet

Özgür İrlanda Devleti, 6 Aralık 1921 tarihinde Britanya hükûmeti ve İrlanda milliyetçilerinin imzaladığı İngiliz-İrlanda Antlaşması sonucunda kurulan bir dominyondur.

Sol milliyetçilik, eşitliğe, halk egemenliğine ve self determinasyona dayalı bir milliyetçilik akımıdır. Kökleri Fransız Devrimi'ndeki jakobenizme dayanır. Sol milliyetçilik anti emperyalizmi benimser. Sol milliyetçilik, etnik milliyetçiliği ve faşizmi reddeder; buna rağmen sol milliyetçiliğin bazı minör formları tahammülsüzlük ve ırksal önyargıyı içerisinde barındırır.

<span class="mw-page-title-main">Bilim insanı</span> bilimsel çalışmalarla uğraşan kimse

Bilim insanı, bilimci veya bilimadamı-bilimkadını, evrene ilişkin olgulara ve değişkenlere yönelik bilimsel veri elde etme yöntemlerini kullanarak sistematik bir şekilde bilgi elde etmeye çalışan kişidir. Daha sınırlı anlamda ise bilimsel yöntem kullanan bir bireydir. Kişi bilimin bir veya birden fazla alanında uzman olabilir. Bilim insanları; fiziksel, matematiksel ve sosyal alanlar da dâhil olmak üzere bilimin tüm alanlarında araştırmalar yaparlar. Onlar olaylar hakkında soru soran ve bu soruları sistematik olarak cevaplama yoluna giden insanlardır. Doğaları gereği meraklı ve iyi organize insanlardır. Diğer insanların aksine, bilim insanları bir şeyleri gözlemleme yeteneğine ve gözlemlediklerinde bir şeyler görebilme yetisine sahip olurlar.

Temel gelir veya vatandaşlık geliri, bir devletin tüm vatandaşlarına düzenli diğer gelirlerinden ya da servetlerinden bağımsız olarak toplumun bir bireyi olmaları nedeniyle düzenli bir gelir sağlamasını öneren sosyal güvenlik kuramıdır.

<span class="mw-page-title-main">Charlotte Perkins Gilman</span> Amerikalı sanatçı ve yazar (1860 – 1935)

Charlotte Perkins Gilman ya da Charlotte Perkıns Stetson, önde gelen Amerikalı feminist, sosyolog, romancı, kısa hikâye, şiir ve kurmaca olmayan metinler yazarı ve sosyal reform eğitmeni. Ütopik bir feministti ve alışılmışın dışındaki konsept ve yaşam tarzından dolayı gelecek nesillere örnek teşkil etti. Bugün onun en çok hatırlanan eseri, derin bir doğum sonrası psikozundan sonra yazdığı yarı otobiyografik kısa hikâyesi "The Yellow Wallpaper"dır.

<span class="mw-page-title-main">Latin edebiyatının gümüş çağı</span> 14-550 yılları arasını kapsayan Roma edebî dönemi

Latin edebiyatının gümüş çağı, Latin edebiyatının 14'ten I. Justinianus'un 550'de hukuk alanında yaptığı yeniliklere dek olan dönemini kapsayan dönem. Roma İmparatorluğu ve daha sonrasında Bizans İmparatorluğu etki alanında geliştiğinden dolayı İmparatorluk Dönemi olarak da adlandırılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">İrlanda'da İslam</span>

İrlanda'da içinde belgelenmiş İslam tarihi 1950'lere dayanmaktadır. İrlanda'daki Müslümanların sayısı 1990'lardan bu yana çoğunlukla göç yoluyla artmıştır. 2022 İrlanda nüfus sayımına göre ülkede ikamet eden Müslümanların sayısı 81.930'dur.

<span class="mw-page-title-main">İrlanda edebiyatı</span>

İrlanda edebiyatı, İrlandalı yazarlar tarafından İrlandaca, Latin, İngilizce ve İskoçça dillerinde yazılar eserlerin tümünü içerir. Kaydedilen en eski İrlanda yazıları yedinci yüzyıldan kalmadır ve hem Latince hem de Erken İrlandaca yazan keşişler tarafından yapılmıştır. İrlandalı keşişler, kutsal yazıya ek olarak, hem şiir hem de mitolojik hikâyeler kaydettiler. The Táin ve Mad King Sweeny gibi masallar da dahil olmak üzere İrlanda mitolojik yazılarının büyük bir hayatta kalan gövdesi var.

<span class="mw-page-title-main">Jean Giono</span> Fransız yazar (1895 – 1970)

Jean Giono, bir Fransız yazardır.