İçeriğe atla

Müslüman mezarlığı

Müslüman mezarlığı, İslam dininin emirlerine göre oluşturulmuş mezarların bulundugu defin alanlarıdır.

İslam dini insan ve toplum hayatına dair bir takım hukuksal duzenlemeler getirdiği gibi ölen bir müslümanın bedeniyle ilgili de bazı hükümler getirmiştir. Bu hükümler, ölü bir müslümanın toprağa gomulmesi kesin emrinin yer aldığı kutsal kitap Kur'an dışında genelde İslam dininin peygamberi Muhammed'in uygalamalariyla düzenlenmiştir. Muhammed, savaş dışında Medine'de ölen kişileri ileride hüküm belirtecek bazı uygulamalarla Baki Mezarlığına defnetmistir. Ayrıca savaş sırasında ölen kişilerin de nasıl defnefilecegini göstererek sehitlerin defni konusunda İslam'daki hükümleri belirlemiş ve bu hükümler günümüze kadar uygulanmış, her müslüman toplumun bazı kulturel özelliklerine göre farklı defin gelenekleri oluşmuştur.

İslam'da ölüm

Belarus'ta Tatar müslümanların mezarları

İslam'a göre insanın esas unsuru ruhtur ve bedeni öldükten sonra önemsizdir. Onun için İslam peygamberi Muhammed mezarların gereksiz saygı unsurlarından temizlenmesini istemiştir. Buna rağmen sonradan Müslüman olan topluluklar bu nihai emre rağmen mezarlarina değer verip onları bakımlı kılmaya önem vermiştir. Muhammed'in bu görüşü en açık şekilde bugün Mekke ve Medine mezarlıklarında görülür. Pek çok İslam büyüğünün mezarı gösterişsiz bir sekilde yer alır ve Suudi Araplar tarafından bir cazibe merkezi haline gelmesine izin verilmez.

Terim

İslam dininde ölen bir kişinin cesedine ne yapılacağına dair hukukî terime defin denir.[1]

İslam hukukçuları buna dair ilk olarak Kur'an'dan delil getirir ve Adem'in iki oğlundan Kabil'in Habil'i öldürmesini ve onun ölü bedenini ne yapacağını düşünürken bir karganın ölmüş bir karganın bedenini gömmesini anlatan ayeti esas alarak ölünün gömülmesi gerektiğini "ittifakla" kabul ederler. Bu ayete dayanarak ölü insan bedeninin yakma, suya bırakma, açık alanda çürümeye terketme gibi diğer metotların haramliğına hükmederler.

Diğer ikincil kaynak olan olan hadislerde peygamber Muhammed'in ölen her kişiyi gömdüğü ve hatta gömmeyle ilgili emirleri sahih ve mutevatir haberlerde görülür.

Buna dayanarak İslam hukukçuları ölü bedenin gömülmesi ve buna dair uygulamaları belirlemiştir. Bu konuda her İslam mezhebinde ittifak vardır.

Ölü bir bedenin gömülmesi İslam hukukuna göre farzı kifayedir. Buna ölünün yıkanması, kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınması da dahildir.

İslam'da mezarlık

Ölülerin usulüne göre veya şehitlik gibi usul dışı gömüldüğü gömü alanlarına "müslüman mezarlığı" veya "müslüman kabristanı" denir.

Arapça'da aynı anlama gelen makber ve kabir, Farsçada kabristan, guristan terimleri kullanılmaktadır. Türkçe'de yaygın olarak mezar veya daha az sıklıkla kabir terimi kullanılır. Bir dini yapının etrafında bulunan gömü alanlarına ise "hazire" denmektedir.

İlk mezarlıklar tabii olarak Muhammed'in ölü gömdüğü mezarlıklarla ilişkilendirilir. Muhammed'in normal şartlarda ölen bir müslümanı yıkayıp kefenleyip cenaze namazını kılarak Medine'deki Baki Mezarlığıa gömdüğüne dair haberler vardır. Yine savaş alaninda ölen müslümanları yıkamadan olduğu gibi savaş alanına gömdüğüne dair haberler de vardır. İşte bu İslam'da şehitlik kavramının çıkış noktası olmuştur.

Muhammed peygamber Medine'deki Baki Mezarlığına defnettigi Osman bin Maz'un'un mezarının baş tarafına yerinin belli olması için bir taş koymuştur.[2] Bu daha sonra müslüman mezarlarında bir defin geleneği haline gelmiş mezarların baş tarafına müslüman toplumun kültür ve sanat anlayışını yansıtan mezar taşları konulmuştur. Bazı müslüman mezarlarında ise ayak ucuna da taş konulması geleneği yaygındır.

Muhammed sonrasında ilk halife Ebu Bekir zamanda şehitlerin gömü alanı uygulaması devam etti ancak haberlerden ölenlerin oturduğu şehrin mezarlarına Müslüman usulüne göre gömüldüğü anlaşılıyor.

Fetihler sırasında ilk kez Arabistan dışına çıkan müslümanlar savaşlarda ölen şehitlerini savaş alanında veya ona yakın yerleşim yerlerine defnederek ilk müslüman mezarlarını oluşturmaya başladılar. Bu mezarlara Muhammed peygamberin sahabelerinin de defnedilmesi nedeniyle fetihten sonra buraya yerleşen müslümanların da buraya gömülmek istemesiyle bu mezarlıklar yüzlerce yıl boyunca büyüdü ve tarihi önemi arttı. Bu mezarliklarin ilklerinden birisi Şam'da bulunan Babus Sağir ve Kahire'deki Karafe mezarliklaridir.

Kaynakça

  1. ^ "DEFİN". TDV İslâm Ansiklopedisi. 25 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Temmuz 2024. 
  2. ^ kurul.diyanet.gov.tr https://kurul.diyanet.gov.tr/Cevap-Ara/376/kabir-veya-turbe-yaptirmanin-hukmu-nedir. Erişim tarihi: 14 Ekim 2024.  Eksik ya da boş |başlık= (yardım)

İlgili Araştırma Makaleleri

Vehhabîlik ya da Vahhabizm, İslam'a bağlı Sünni-Hanbelî mezhebinin bir altkolu olan ve 18'inci asırda Muhammed bin Abdülvehhâb tarafından başlatılmış fikir akımıdır. Muhammed bin Abdülvehhâb kendi düşüncelerini Kur'an ve Hadislerde olmayan her şeyin reddi, esas İslam'a dönüş olarak tanımlar. Abdülvehhâb'ın etkilendiği İbn Teymiyye ve Ahmed bin Hanbel gibi İslam alimlerinin düşüncelerinin ve şirk olarak görülen şeylere karşı duruşlarının etkisi Vehhabîlik akımında baskındır. Vahhabi(zm) terimi Abdülvehhâb'ın şahsı tarafından kullanılmadı, hatta bazı taraftarları "Selefî" terimini kullanmayı tercih ederek "Vahhabi" kullanımını reddederler. Bunun bir sebebi ise Muhammed bin Abdülvehhâb'ın yeni bir İslam yorumu getirmediği ve esas İslam'ı, Ahmed bin Hanbel'i takip ederek tekrar canlandırdığı düşüncesidir. Vehhabîlik tanımlamasını nadir olarak benimseyen Vehhabîler olsa da, sıklıkla bu mezhepte olmayanlar tarafından onları tanımlama amacıyla kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Ali</span> İslam Devletinin dördüncü halifesi ve Şiilerin birinci imamı

Ali bin Ebu Talib, İslam Devleti'nin 656-661 yılları arasındaki halifesi. İslam peygamberi Muhammed'in damadı ve amcası Ebu Talib'in oğlu olan Ali, Muhammed'in İslam'a davetini kabul eden ilk erkek kişidir. Sünni İslam'a göre Ali, dört halifenin sonuncusu, Şii İslam'a göre ise imamların ilki ve Muhammed'in hak vârisidir. Şii ve Sünni İslam arasındaki farklılaşmanın ana nedeni Muhammed'in gerçek vârisinin kim olduğu konusundaki görüş farklılığından ileri gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Mezar</span> bir ölünün gömüldüğü yer

Mezar, gömüt veya kabir, ölen birinin ya da bir hayvanın gömülü olduğu yer anlamına gelir. Bazı toplumlarda ölüler yakılırken İslam, Hristiyanlık ve Musevilik gibi tek tanrılı dinlerde ölülerin mezar içinde diğer hayata geçmek için beklediğine inanılır. Tarihte büyük devlet yöneticileri için anıt mezarlar yapılmıştır. Mısır'daki piramitler ve Tac Mahal bunlardan bazılarıdır. Mezarların topluca bulunduğu alana mezarlık denir.

Berzâh, Arapça kökenli bir söz olup, coğrafyada bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, kıstak, anlamına gelmektedir. İslam eskatolojisinde ise öldükten sonra ölenlerin ruhlarının gittiği ve kıyamete kadar kaldıkları düşünülen âlem veya mekândır. Kâbir âlemi olarak da bilinir. Kur'an'da üç yerde geçen berzah kelimesi engel, iki şey arasındaki perde anlamlarında kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Karacaahmet Mezarlığı</span> İstanbulun Üsküdar ilçesindeki bir mezarlık

Karacaahmet Mezarlığı, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde yer alan İstanbul'un en büyük ve aynı zamanda en eski mezarlığıdır.

İlk Müslümanlar, İslam'ı ilk kabul eden sahabelerdir.

<span class="mw-page-title-main">Edirnekapı Şehitliği</span> İstanbulda mezarlık

Edirnekapı Şehitliği, İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde bulunan tarihi bir mezarlıktır.

<span class="mw-page-title-main">Zeynelâbidîn</span> Alinin torunu, Muhammedin torununun oğlu

Zeynelâbidîn, Ali bin Hüseyin veya Ali el-Asgar, İslam peygamberi Muhammed'in torunu olan Hüseyin'in oğullarından biridir. Annesi ise İran'ın fethinden sonra Müslüman olup, Hüseyin ile evlenen son Sasani İmparatoru III. Yezdigirt'in kızı olan Sasani-Pers prensesi Şehri Bânû Gazele'dir. İsnâaşeriyye’nin dördüncü ve İsmâiliyye’nin üçüncü imamı kabul edilir, tâbiîndendir.

Fatıma bint Esed, Esed bin Haşim'in kızı, Ebu Talib'in eşi, Şiilerin ilk İmamı, Sünnilerin dördüncü halifesi olan Ali bin Ebu Talib'in annesi, İslam peygamberi Muhammed'in kızı olan Fatıma bint Muhammed'in kayınvalidesi, Muhammed'in öksüz ve yetim olduğu günlerde eşiyle birlikte bakımını üstlenendir. Hatice bint Hüveylid'den sonra müslüman olan ilk kadındır.

<span class="mw-page-title-main">Baki Mezarlığı</span>

Baki Mezarlığı veya Cennetü'l-Baki, Suudi Arabistan'ın Medine şehrinde bulunan bir mezarlıktır. Müslümanların Medine’deki ilk mezarlığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Mikdâd bin Amr</span>

Mikdâd bin Amr, bilhassa Şiilerce önem verilen dört sahabedendir. Şiilerce Ali'nin yolundan gittiğine inanıldığından hürmet edilir ve en çok saygı duyulan sahabelerdendir. Ömer'in halifeliği zamanında Mısır'ın fethine katıldı ve onunla beraber Suriye'deki Cabiye'yi ziyaret etti. Muaviye'nin valiliği sırasında Kıbrıs'a gönderdiği orduda yer aldı. Bedir Muharebesi'nde elini kaybeden Mikdâd bu savaştaki az sayıda Müslüman süvarilerinden biri olduğundan dolayı "Farisü Rasûlallah" olarak bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Tabut</span> ölülerin gömülmek için koyulduğu sal

Tabut, ölünün içine konulduğu sandık biçiminde araç, sal, ölü salı.

<span class="mw-page-title-main">Cenaze (İslam)</span> Dini Gelenek

İslâm dininde cenazenin defnedilmesiyle ilgili kurallar öngörülmüştür. Cenazeyi bu kurallara göre defnetmek farz-ı kifâyedir, bir grup Müslümanın yapmasıyla görev yerine getirilmiş olur.

<span class="mw-page-title-main">Muâz bin Cebel</span> Muhammedin sahabisi ve fıkıh bilgini

Muâz bin Cebel, İslam peygamberi Muhammed'in sahabisi ve fıkıh bilgini.

<span class="mw-page-title-main">Safiyye bint Huyey</span>

Safiyye bint-i Huyey bin Ahtab, İslâm peygamberi Muhammed'in eşi. Asıl ismi Zeyneb'tir.

<span class="mw-page-title-main">Rukiyye bint Muhammed</span> İslam peygamberi Muhammedin kızı

Rukiyye bint Muhammed veya Rukiye, İslam peygamberi Muhammed'in eşi Hatice bint Hüveylid'den olan kızıdır. Daha sonraları üçüncü halife olacak Osman ile evlendi ve çiftin Abdullah adında bir oğulları oldu.

<span class="mw-page-title-main">Osman bin Maz'un</span>

Osman bin Maz'un, İslam peygamberi Muhammed'in sahabesi.

Mugire bin Şu'be, İslam peygamberi Muhammed'in sahabesi ve Emevîler döneminde devlet adamı.

<span class="mw-page-title-main">Defin</span> ölen bir kişiyi bir yere koyma eylemi

Defin ya da ölü gömme, cenaze töreni'nden sonra ölü bir insan ya da hayvanı toprağa gömme işidir. Toprağın eşilerek mezar adı verilen çukurun açılması, ölü beden ile türlü nesnelerin bu çukura konulması ve mezarın toprakla kapatılması yoluyla yapılmaktadır. Örneklerine insanlık tarihinin ilk yıllarından başlayarak rastlanan defin işleminin ölüye gösterilen saygıyı ifade ettiği düşünülmektedir. Defin, ahiret inancının olduğu toplumlarda ölümden sonra yaşamın başlangıcı olarak kabul edilen bir aşamadır.

Ebû Hammâd Ukbe b. Âmir b. Abs El-Cüheynî, Ashab-ı Suffa, Mısır valisi.