İçeriğe atla

Mycoplasma gallisepticum

Mycoplasma gallisepticum
Mycoplasma gallisepticumun elektron mikroskobu görüntüsü; görüntüdeki çubuğun ölçeği 140 nm'dir.
Biyolojik sınıflandırma
Âlem: Bacteria
Şube: Firmicutes
Sınıf: Mollicutes
Takım: Mycoplasmatales
Familya: Mycoplasmataceae
Cins: Mycoplasma
Tür: M. gallisepticum
Mycoplasma gallisepticum

Mycoplasma gallisepticum, Mollicutes sınıfına ve Mycoplasmataceae familyasına ait bir bakteridir. Tavuklarda kronik solunum yolu hastalığının (CRD) ve hindi, tavuk, av kuşları, güvercinler ve her yaştan ötücü kuşlarda bulaşıcı sinüzitin (IS) sorumlusu olan etkendir.[1][2] Bu türlerin yanı sıra bıldırcın ve sülünlerde göz ve yüz şişkinlikleri ile ağır seyreden bir hastalık tablosu oluşturmaktadır.[3]

Mikoplazmoz, Mikoplazma bakterilerinin enfeksiyonudur. Mikoplazmalar birçok ayırt edici özelliğe sahiptir. Mikoplazmalar; hücre duvarlarından yoksundur, oldukça değişken yüzey proteinlerine, ayırt edici nitelikte bir hücre zarına sahiptir ve kendi kendini kopyalayan en küçük prokaryotlardır. Mikoplazma insanlarda, hayvanlarda, böceklerde ve bitkilerde hastalığa neden olabilir.[4] Mikoplazma, solunum sistemi yollarında olduğu gibi konak epitel hücrelerine bağlanır ve bu da hücre hasarına ve enflamatuvar yanıta neden olur. Şu anda bilinen 100'den çok Mikoplazma türü vardır. Aşağıdakiler yabani kuşlardan izole edilmiştir: Mycoplasma buteonis, Mycoplasma corogypsi, Mycoplasma falconis, Mycoplasma gypis, Mycoplasma sturni ve Mycoplasma gallisepticum.[5] M. gallisepticum yabani kuşlar üzerinde en önemli etkiye sahiptir olandır. Son dönemlerde kümes hayvanlarında da giderek yaygınlaşmış ve çeşitli test metotları ile tespit edilebilir hale gelmiştir.[3]

Geçmiş

Hastalık ilk olarak 1905'te tanımlanmıştır. Evcil kümes hayvanlarında bulunan bir solunum yolu hastalığı olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte, bundan sorumlu etken olan Mycoplasma gallisepticum, kültürde 50 yıl boyunca çoğaltılamamıştır.[5]

1980 yılında M. gallisepticum Colorado, Georgia ve Kaliforniya'daki yabani hindilerden izole edilmiştir. Bunun nedeni, beslenme süresi boyunca yabanıl hindiler ve evcil kümes hayvanları arasındaki karışım ve yakın temastır. Bu durum, yabanıl hindi yenileme programlarında hastalık ve sağlık izleme protokolleri konusunda artan bir farkındalık sağlamıştır. Bu protokolleri bugün hala devlet yaban yaşamı kuruluşları izlemektedir.[5]

Ev çütresi (al şakrak kuşu, Haemorhous mexicanus), yasa dışı hale gelen evcil hayvan ticareti serbest bırakıldıktan sonra 1940'larda Kaliforniya'dan Doğu ABD'ye getirilmiştir. O zamanlar ev çütrelerine Hollywood çütresi denmekteydi.[6] Ocak 1994'te, Maryland ve Virginia'nın bir bölümü de içinde olmak üzere Washington DC bölgesinde M. gallisepticum belirtileri gösteren ilk ev çütreleri gözlenmiştir.[7] 1994 kışında ev çütrelerinde, M. gallisepticum'un neden olduğu mikoplazma kaynaklı konjonktivit salgını baş gösterdi.[5] 1994 yılında Kuzey Amerika'da, Ev Çütresi Hastalığı Anketi kullanılarak M. gallisepticum'un yayılımına ve yaygınlığına ilişkin veri toplama çalışmaları gerçekleştirildi. Birkaç yıl sonra orta Atlantik eyaletlerinde başlayan salgın, ev çütrelerinin bütün doğu nüfusuna yayıldı. Bu hastalığa sahip olan tek ev çütreleri doğu Amerika Birleşik Devletlerine götürülenlerdir. Bu ev çütrelerinin hastalığa direncinin düşük olduğuna inanılmaktadır, çünkü ev çütreleri piyasaya sürülmüş ve yüksek ölçüde soy içi üreme gerçekleştirmiştir. Hastalık Rocky Dağları tarafından durdurulmuştur.

Klinik bulgular

Ev çütreleri (Al şakrak kuşu)

Ev çütrelerinde (Haemorhous mexicanus) M. gallisepticum enfeksiyonu; göz çevresinde (perioküler) şişme, şişmiş göz kapakları, göz ve burun akıntısı, görme bozukluğu, depresyon ve kilo kaybı belirtileri ile konjonktivite neden olur. Bu belirtiler, ev çütresi popülasyonları artan avlanma ve görme bozukluğundan dolayısıyla travmaya yatkınlığı nedeniyle ev çütrelerinin azalmasına neden olur.[5] Ev çütresi konjonktiviti; en sık, kuşların kuş yemliklerini kullandığı soğuk aylarda görülür ve kuşların yemlikleri terk etmeye gönülsüz olmasına neden olabilir. Kuşların gözlerini dallara ya da kuş yemliklerine sürttüğü görülmüştür, bu da hastalığın yayılmasına yardımcı olabilir.[4]

Tavuklar

Tavuklarda M. gallisepticum'un bazı önemli klinik belirtileri arasında öksürük, hapşırma, hafif veya belirgin raller ve solunum güçlüğü gibi solunum sıkıntısı belirtileri bulunmaktadır.[8] Göz kapaklarında şişme, gözde akıntı ve görme kaybı, bu hastalık için de çok önemli olan bulgu ve belirtilerdir.[6] Düşük üretkenlik, bacak sorunları, burun akıntısı, bodurluk, iştahsızlık, yavaş büyüme, kuluçka veriminde azalma, civciv canlılığında azalma ve anormal tüyler de hastalığın ilgili klinik belirtilerindendir.[9] Tavuklarda M. gallisepticum enfeksiyonları göreli olarak hafif akıntılısinüzit, trakeit ve hava kesesi yangısı (hava sakküliti) ile sonuçlanır.

Hindiler

M. gallisepticum, hindilerde sinüzit, zatürre ve hava kesesi yangısını tetikleyebilen solunum yolu enfeksiyonuna neden olur. Enfeksiyöz sinüzit ile kuşlarda öksürük, sinüslerde şişme, burun ve göz akıntısı, trakeal raller, soluk darlığı, görme bozukluğu, depresyon ve kilo kaybı belirtileri vardır. Hastalık ölüme bile neden olabilir ve özellikle E. coli ile birleştiğinde ortaya çıkar. Hindilerde salgınlar erken yaşta genellikle 8 ila 15 hafta arasında görülür ve kuşların yaklaşık %90'ı belirti gösterir.[5] Damızlık dişilerle birlikte yumurta üretiminde bir düşüş olabilir. "Büyüyen kuşlarda seyrek olarak bir ensefalitik türev görülür. Bir tenovajinit de gelişebilir ve organizma, enfekte olmuş erkek kuşların yumurta kanalında ve sperminde bulunabilir, bu da yumurtada ve sonunda da genç kümes hayvanlarında enfeksiyona neden olur.".[10]

Diğer kuş türleri

Bu hastalıktan etkilenen başka kuş türleri güvercinler, kınalı keklikler, bıldırcınlar, ördekler, kazlar, sülünler, papağanlar ve tavus kuşlarıdır. Yabanıl ev çütreleri ve Kuzey Amerika'daki bazı benzer türler dışındaki çoğu ötücü kuş bu hastalığa dirençlidir.[8] Bu hastalığın bulaşmış olduğu bazı egzotik kuşlar arasında büyük flamingolar, İspanya'daki yabanıl bayağı doğanlar ve sarı enseli Amazon papağanları bulunmaktadır.[11] Bazı kanatlı türlerinde hastalık süreci daha ağır seyredebilmektedir. Buna örnek olarak sülünler ve bıldırcınlar verilebilmektedir. Bu türlerde göz şişlikleri oldukça büyüktür ve akıntı fazladır[3]

Bulaşım

M. gallisepticum, enfekte olmuş yetiştiricilerden yavrulara geçtiği yol olan bazı kümes hayvanı yumurtalarından da bulaşabilir. Ayrıca, M. gallisepticum bulaşıcı aerosoller yoluyla ve yem, su ve çevreye bulaşmasıyla araç gereç ve ayakkabılardan gelebilecek fomitler üzerindeki insan etkinliği yoluyla bulaşabilir.[5] Kuşlar stres altındayken, sürüden yayılan aerosoller ve solunum yoluyla bulaşım daha hızlı gerçekleşebilir. Bulaşım bir sürüde olduğunda kuşların, insanların ve enfekte türlerin fomitlerinin hareketinden doğrudan ve dolaylı temasla gerçekleşir. Birçok salgında sürüdeki enfeksiyonun kaynağı bilinmemektedir. Enfeksiyona ve bulaşıma neden olabilecek bazı kaynaklar soğuk hava, kötü hava kalitesi, eş zamanlı enfeksiyonlar ve bazı canlı virüs aşılarıdır.[8]

Tanı

M. gallisepticum'u izolasyonundaki en büyük başarı, canlı yakalanmış veya yeni ölü kuşlardan alınan doku sürüntülerinden elde edilmiştir. Son dönemlerde yapılan çalışmalarda genellikle ölü kanatlılardan elde edilen sonuçların daha güvenilir olduğu tespit edilmiştir.[3] Dondurulmuş kadavralardan örnek almak güçtür. Sürüntü çubukları; göz kapaklarının içinden, sinüsten ve trakeden alınır. Trakeal svab örnekleri, direkt dokulardan yahut vücudun diğer organlarından alınan svablardan daha iyi birer örneklemdir.[3] M. gallisepticum'u tanılamak için birçok seroloji testi yapılabilir: Serum plakası aglütinasyon (SPA) testi, hemaglütinasyon inhibisyon testi (HI) veya enzime bağlı immünosorbent analizi (ELISA). SPA testi daha yaygın kullanılır, çünkü tanı yöntemleri arasında en basit ve en ucuz olandır.[5] Serolojik testlerin yanı sıra moleküler metotlardan olan Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR) testi de gerçekleştirilebilmektedir. Yapılan çalışmalarda serolojik testlerin PCR metodundan elde edilecek sonuçlar olmaksızın yorumlanamayacağı ifade edilmiştir.[3][12] Hastalığın erken ve ileri döneminde antikor yanıtlarının değiştiği ve test metoduna göre sonuçların değişkenlik gösterdiği saptanmıştır.[3]

Sağlık kaygıları

M. gallisepticum solunum yolu hastalığına neden olur ve kuşları temas ettikleri herhangi bir hastalığa karşı savunmasız hale getirerek bağışıklık sistemini zayıflatır. Gözlerin kenarlarında küçük kabarcıklar belirecek ve sinüsler şişecektir. Bir kez enfekte olduklarında, yaşam boyunca hastalık taşıyıcısı olurlar. Bazı kuşlar hastalığa karşı iyi direnç gösterirken diğerleri ölebilir; bazıları hastalanıp iyileşir, bazıları ise hiçbir belirti göstermeyebilir. Şimdilik insanlar için risk bulunmamaktadır. Evcil hayvanlar için büyük bir kaygı vardır ve yabani kuşlar ve evcil kümes hayvanları arasında herhangi bir etkileşimin önlenmesi gerekir. Hastalıktan etkilenen yabani kuş türleri bulaştırıcıdır ve genellikle yerli türlerle yakın temasta bulunur.[5]

Yaban yaşamı rehabilitasyonu ve tedavisi

Yaban yaşamı rehabilitasyonu görevlileri, M. gallisepticum enfeksiyonunu kuş gribi, klamidyoz, Newcastle hastalığı, bulaşıcı bronşit, kafa travması ve kuş çiçek virüsü gibi benzer klinik belirtilere sahip enfeksiyonlarla yanlış tanı koymamaya dikkat etmelidirler. M. gallisepticum, tilozin, tetrasiklin veya oftalmik gentamisinli oral enrofloksasin gibi antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Bunlar yiyecek, su veya enjeksiyon yoluyla verilir. Özellikle tilozin yemde iyi sonuçlar verir.[1] Bununla birlikte, tedavi edilen kuşlar uzun süre kapalı alanda tutulmalı ve izole edilmelidir, çünkü kuşlar asemptomatik taşıyıcı olabilir. Bu noktada, daha önce enfekte olmuş kuşların hala M. gallisepticum ile enfekte olup olmadığını doğrulamak çok zordur. Yabanıl popülasyonlarda hastalık kontrolü için tedavi ve salım akıllıca değildir.[5]

Ekonomik etki

Mycoplasma gallisepticum'un dünya çapında kümes hayvanı endüstrisine her yıl 780 milyon dolardan fazla zarara mal olduğuna inanılmaktadır. Amerika Birleşik Devletlerinde yalnızca yumurta üretimi için 120 milyon doların üzerinde bir maliyete sahip olduğuna inanılmaktadır.[2] Enfeksiyonun daha fazla yayılmasını önlemek için bütün bir sürüyü ayrı tutmak gerekebilir.

Hastalık; yem ve büyüme üretiminde düşüşe, hayvan leşlerinin kınanmasına ve yavrularda yavaş büyümeye neden olmasından dolayı ciddi ekonomik kayıplar meydana gelmiştir.[5] Ayrıca, tavukların 45 haftalık yumurtlama döngüsünde yaklaşık 16 yumurta kaybettikleri de belgelenmiştir. Bu yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'nde yılda yaklaşık 140 milyon dolarlık bir kayıp anlamına gelmektedir.[13]

Kaynakça

  1. ^ a b Mercia, Leonard (2001). Storey's Guide to Raising Poultry. 1. North Adams, MA: Storey Publishing. pp. 272–73.
  2. ^ a b Hennigana (30 Aralık 2011). "Detection and Differentiation of Avian Mycoplasmas by Surface-Enhanced Raman Spectroscopy Based on a Silver Nanorod Array". Applied and Environmental Microbiology. 78 (6). ss. 1930-1935. 
  3. ^ a b c d e f g Tekkalan, Mümtaz Recep, (2020), [1][], Kümes Hayvanlarında Mycoplasma gallisepticum'un Tespiti için Lam Aglütinasyon, ELISA ve PCR Testlerinin Karşılaştırılması, 36-52
  4. ^ a b U.S. Geological Survey [USGS]. (1999). Field Manual of Wildlife Diseases: General Field Procedures and Disease of Birds. Biological Resources Division Information and Technology Report 1999–2001.
  5. ^ a b c d e f g h i j k Thomas, NJ; Hunter, DB and Atkinson, CT (2007). Infectious Diseases of Wild Birds. Blackwell Publishing, Ames, Iowa, USA.
  6. ^ a b Michigan Department of Natural Resources. (2013). Mycoplasmosis 21 Şubat 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  7. ^ Cornell Lab of Ornithology. (2013). House Finch Disease 23 Eylül 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  8. ^ a b c "Mycoplasma gallisepticum Infection in Poultry" 25 Mart 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. in The Merck Veterinary Manual for Veterinary Professionals (2013).
  9. ^ The Poultry Site. (2013). Mycoplasma gallisepticum infection, M.g., Chronic Respiratory Disease – Chickens 25 Mart 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  10. ^ Valks, M. and Burch, D. (2002). The Treatment and Control of Mycoplasma Infections in Turkey 18 Şubat 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Octagon Services Ltd., Old Windsor, Berks, United Kingdom.
  11. ^ The Center for Food Security & Public Health. (2013). Avian Mycoplasmosis (Mycoplasmagallisepticum) 12 Nisan 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  12. ^ Gondal, M.A., Rabbani, M., Muhammad, K., Yaqub, T., Babar, M.E., Sheikh, A.A., Ahmad, A., Shabbir, M.Z. ve Khan, M.I., (2015), Characterization of Mycoplasma gallisepticum Isolated From Commercial Poultry Flocks, The Journal of Animal & Plant Sciences, 25(1)
  13. ^ Peebles, E.D. (2012). "Mycoplasma gallisepticum in the commercial egg-laying hen: an historical perspective considering effects of pathogen strain, age of bird at inoculation, and diet on performance and physiology". The Journal of Applied Poultry Research. 21 (4). ss. 897-914. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bruselloz</span>

Bruselloz, Malta humması veya Akdeniz humması, da denilen Brucella spp. bakterileri yüzünden ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Botulizm</span>

Botulizm veya botulismus, Clostridium botulinum bakterisinin ürettiği toksinden kaynaklanan bir zehirlenme türü. Çoğunlukla, evde hazırlanmış ve uygun şekilde sterilize edilmemiş konservelerden kaynaklanır. Bununla birlikte açık yaralardan da enfeksiyon kapılabilir. C. botulinum bakterisi toprak altında oksijensiz ortamda yaşar ve ısıya dayanıklı sporlar üretir. Sporların tamamen yokedilmesi için, gıdaların en az 120 °C sıcaklıkta kaynatılması gerekir ki bu sıcaklığa ancak düdüklü tencerede veya endüstriyel ocaklarda ulaşılır. Normal tencerede kaynatma yeterince güvenli değildir. Ancak, konservede üreyen bakterilerin ürettiği zehir ısıya çok dayanıklı değildir ve gıdalar yemeden önce en az 2 dakika 70 °C sıcaklıkta pişirilirse toksinler tamamen yokolur.

<span class="mw-page-title-main">Evcil hayvanlar</span> İnsanlarla birlikte yaşayan ve insanlar tarafından evcilleştirilen hayvanlardır

Evcil hayvanlar.

<span class="mw-page-title-main">Domuz gribi</span> Bir virüsün sebep olduğu, solunum yolları enfeksiyonu ile meydana çıkan, bazen öldürücü olan hastalık

Domuz gribi, Orthomyxoviridae ailesinden, herhangi bir virüs tarafından oluşmuştur. Domuzlarda oluşan virüse çok benzediği için adına Domuz Gribi denmektedir. Hastalık tıp alanında İngilizce swine influenza virus kelimelerinin baş harflerinin bir araya getirilmesiyle kısaca SIV olarak adlandırılır. Bilinen tüm SIV tipleri ya Influenzavirus A (çoğunlukla) ya da Influenzavirus C (ender) tipindedir. Aşısı bulunmaktadır. 2009 salgınına neden olan virüs, influenza A virüsünün alt türlerinden biri olan H1N1'dir.

<i>Mycobacterium bovis</i> Bakteri türü

Mycobacterium bovis, yavaş büyüyen, aerobik bir bakteridir ve sığırlarda tüberküloz hastalığı etkenidir. Mycobacterium bovis sığırlardan insanlara geçerek tüberküloz hastalığı oluşturabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Spiroket</span>

Spiroketler, "Spirochaetes" şubesinin ‘‘Spirochaetia’’ sınıfında yer alan bakterilerdir. İnsan sağlığı açısından Treponema, Borrelia, Leptospira gibi cinsleri önemlidir.

<span class="mw-page-title-main">Bulaş</span>

Biyoloji ve tıpta bulaş, bir bulaşıcı hastalığın enfekte konakçıdan, doğal konaklardan, vektörlerden veya portörlerden başka canlılara geçmesine denir. Hastalık bulaştıran canlı bazı durumlarda hasta olmayabilir.

<span class="mw-page-title-main">Kuş yemi</span>

Kuş yemi, kuşlar tarafından yenen bir besin türüdür. Genellikle tohum çeşitleri, kuruyemiş veya kuru meyve çeşitleridir. Çoğu kuş yemleri ile ticari kümes hayvanları beslenir. Ayrıca insanlar evcil hayvanları veya yabani kuşları beslemek ve kuş beslemede kuş yemini de kullanırlar. Çeşitli kuş yemi türleri, etçil veya nektar yiyen kuşlar için, beslenebilecek kuş türlerini yansıtır.

Mycoplasma amphoriforme, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma hyorhinis, Mycoplasmatales ailesinin bir üyesidir. Bu bakteri genellikle domuzların solunum yollarında ve nadiren insanların derisinde bir komensal olarak bulunur. Enzootik domuz pnömonisi, domuz üreme ve solunum sendromu gibi hastalıkların gelişimini kolaylaştırdığı ve şiddetlendirdiği düşünülmektedir. Seyrek olarak, başka bakterilerin katılımı olmadan domuz yavrularında mikoplazma artritine, mikoplazma poliserozitine veya mikoplazma septisemisine neden olabilir. Bu, poliartrit veya poliorosit olarak kendini gösterir.

Mycoplasma synoviae, mikoplazma cinsinin üyesi olan bir bakteri türüdür. Kuşların eklemlerinde, kemiklerinde ve solunum sisteminde hastalıklara neden olur. Dünyada her yerinde bulunur ve enfeksiyon; enfeksiyöz sinovit, kuş mikoplazmozu, bulaşıcı sinüzit ve mikoplazma artriti olarak adlandırılabilir. Enfeksiyon yumurta üretiminde düşüşe neden olabileceğinden dolayı ekonomik yönden öneme sahiptir. Hastalık en çok tavuklarda görülür ve bulaşma hem dikey hem de yatay olarak gerçekleşir.

Mycoplasma meleagridis, hindilerde hava sakkülitinden, kas-iskelet sistemi ve üreme sistemi bozukluklarından sorumlu küçük bir bakteridir.

Mycoplasma bovis, Mycoplasma cinsinin 126 türünden biridir. Yaşayan en küçük hücredir ve doğada anaerobiktir. Herhangi bir hücre duvarı içermez ve bu nedenle penisilin ve başka beta laktam antibiyotiklere dayanıklıdır.

Mycoplasma ovipneumoniae, en yaygın olarak küçükbaş hayvanlarda yaşayan ve bu hayvanları etkileyen mikoplazma cinsinin üyesi olan bir bakteri türüdür. M. ovipneumoniae, hem primer atipik pnömoniye neden olabilen, hem de enfekte olmuş hayvanları Mannheimia haemolytica da içinde olmak üzere başka etkenlerle ikincil pnömoniye yatkın hale getirebilen evcil koyunlar, evcil keçiler, Amerika yaban koyunları, dağ keçileri ve diğer Caprinae ailesi üyelerinin solunum patojenidir. M. ovipneumoniae'nın patojenitesine katılan mekanizmaları içerisinde, M. ovipneumoniae'nin kendi polisakkarit kapsülü aracılığıyla geviş getiren hayvanların silli epitellerine tutunan makrofaj etkinliğini değiştirme, siliyer antijenler için otoantikor üretimi ve lenfositlerde etkinliğin baskılanması gösterilebilir; bunların hepsi, koyun ve öteki geviş getirenlerde gelişen hastalıklara katkıda bulunan önemli etkenlerdir. Bu bakteri, ayrıca diğer bakteriyel ve viral enfeksiyonlara zemin hazırlayan bir etken davranışı sergileme yeteneğine sahiptir.

Mycoplasma hyopneumoniae, domuzları etkileyen oldukça bulaşıcı ve kronik bir hastalık olan enzootik domuz pnömonisine neden olduğu bilinen bir bakteri türüdür. Diğer molliküt (mollicute) türleri gibi, M. hyopneumoniae'nin boyutu küçüktür (400-1200 nm), küçük bir genomu vardır ve hücre duvarından yoksundur. Karmaşık beslenme gereksinimleri ve mikoplazma kültürü ile ilişkili yüksek bulaşma olasılığı nedeniyle laboratuvarlarda büyütmek zordur. Bakteriyi başarıyla büyütmek için, %5-10'luk karbondioksitli ortam gereklidir ve ortam, asit renk kayması göstermelidir.

Kanatlı tifosu ya da Tavuk tifosu. Kanatlı hayvanlarda, etkeni Salmonella gallinarum olan bir enfeksiyon hastalığı.

<span class="mw-page-title-main">Newcastle hastalığı</span>

Newcastle hastalığı, etkeni Avian Paramiksovirüs - 1 (APMV-1) olan, kuş hastalığıdır.

Scrapie koyun ve keçilerin sinir sistemlerini etkileyen ölümcül, dejeneratif bir hastalıktır. Birkaç bulaşıcı spongiform ensefalopatiden (TSE) biridir ve bu nedenle priondan kaynaklandığı düşünülmektedir. Scrapie en az 1732'den beri biliniyor ve insanlara bulaşabilir görünmüyor.

<span class="mw-page-title-main">Kedi sağlığı</span>

Evcil kedilerin sağlığı, veteriner tıpta iyi çalışılmış bir alandır.
Konular arasında bulaşıcı hastalıkları, genetik hastalıkları ve bu hastalıkların önlenmesini; diyeti, beslenmeyi ve kısırlaştırma gibi cerrahi işlemleri içerir.

<span class="mw-page-title-main">Ruam</span>

Ruam atlarda, katırlarda ve eşeklerde görülen zoonotik bulaşıcı bir hastalıktır. Köpekler, kediler, domuzlar, keçiler ve insanlar tarafından da bulaştırılabilir. Burkholderia mallei bakterisi ile oluşan enfeksiyondan kaynaklanır.