İçeriğe atla

Mycoplasma bovis

Mycoplasma bovis
Biyolojik sınıflandırma
Âlem: Bacteria
Şube: Firmicutes
Sınıf: Mollicutes
Takım: Mycoplasmatales
Familya: Mycoplasmataceae
Cins: Mycoplasma
Tür: M. bovis
Mycoplasma bovis

Mycoplasma bovis, Mycoplasma cinsinin 126 türünden biridir. Yaşayan en küçük hücredir ve doğada anaerobiktir. Herhangi bir hücre duvarı içermez ve bu nedenle penisilin ve başka beta laktam antibiyotiklere dayanıklıdır.

Mycoplasma bovis, başlıca sığırları etkiler ve başka çiftlik (üretim) hayvanları üzerinde etkisi çok azdır. Atları ve/veya evcil hayvanları etkilemez, ancak diğer hayvanlar Mycoplasma bovis için taşıyıcı olabilir.[1] Mycoplasma bovis, sağmal ineklerde mastit, inek ve buzağılarda artrit, buzağılarda pnömoni ve geç dönem düşüğü de olasılıkla kapsayan başka çeşitli hastalıkların da içinde olduğu birtakım hastalığa neden olur. Enfekte ineklerin hepsi hastalanmaz, bazıları hastalanmadan hastalığı yayar, görünüşte sağlıklı ineklerin taşınması durumu çiftlikler arasında bulaşmaya fırsat doğurur.[2]

Belirti ve bulgular

Mastit

Bir ineğin gangrenöz mastiti, 10. Gün; Yeşil ok: Meme ucunun tam nekrozu; sarı oklar: Gangrenöz dokunun sınırları, ancak nekrotik alan memenin üst bölümünde iyi sınırlanmamış.

Mastit, potasyum ve laktoferrinde azalmaya neden olabilir. Aynı zamanda, sütteki ana protein olan kazeinin azalmasıyla sonuçlanır. Sütteki kalsiyumun çoğu kazein ile ilişkili olduğundan, kazein üretiminin bozulması sütteki kalsiyumun azalmasına katkıda bulunur.[3] Süt proteini, işleme ve depolama sürecinde daha fazla bozulmaya uğrar. Mastitli ineklerden alınan süt de daha yüksek somatik hücre sayısına sahiptir. Genel olarak, somatik hücre sayısı ne denli yüksek olursa süt kalitesi o denli düşük olur.

Sığır solunum hastalığı

Sığır solunum hastalığı (SSH) olgularının başlangıcında, akciğerler ve hava yolları genellikle ağrılıdır, bu nedenle hayvan hava yolunu hafif, geçici, yumuşak öksürük ile temizlemeye çalışacaktır.[4] 40 °C (104 °F) üstü ateş SSH'nin en erken belirtilerinden biridir.[5]

  • Depresyon
  • İştahsızlık
  • Durgunluk
  • Solunum belirtileri:
    • Hızlı, sığ solunum
    • Öksürme

Artrit

Artritten etkilenen sığırlar, doğrulma ve eklemlerde şişme de içinde olmak üzere kımıldamakta güçlük çeker. Bazı salgınlarda çok sayıda topal buzağı bulunurken, bazılarında buzağılar etkilenmez. Bazı buzağıların şişmiş eklemleri vardır, bu öyle acı vericidir ki bu buzağılar yemliklere ve su yalaklarına yürümek istemez. Seyrek durumlarda, buzağılarda omurga sorunları, yorgunluk, sinirlilik, kas atrofisi, yalama, çiğneme ve ısırma olabilir.[6]

Önleme

Sığırların Mycoplasma bovis'e ve başka patojenik bakterilere yakalamasını önlemenin birçok yolu vardır.[7]

Hayvanların taşınması

Hayvan taşıma araçları kullanımdan önce ve sonra dezenfektanlarla temizlenmelidir. Çevresel sürüntüler alınmalı ve örnekler bir mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilmelidir. Herhangi bir zararlı bakteri saptanırsa başka önlemler alınmalıdır.[8]

Ziyaretçiler

Bir çiftliği yalnızca yetkili kişilerin ziyaret etmesine izin verilmelidir. Ziyaretçiler temiz giysiler ve ayakkabılarla gelmelidir. Varış ve ayrılıştaki dezenfektan, bakterilerin yayılmasını azaltabilir. Örneğin, çiftliğin girişinde dezenfektanlı bir su paspası kullanılabilir.

Haftalık muayene ve bakım

Bütün alanların ve donanımların haftalık temizliği, hayvanların hastalanma şansını azaltır. Ayrıca, besleme yeri kabını temizlemek ve besini kuru tutmak önemlidir. Sınır çitinin 6 inçlik bir boşlukla iki katına çıkarılması, hayvanların komşu hayvanlarla temas etmesini önler.

Geçmiş ve sınıflandırma

Mycoplasma bovis, ilk olarak 1961'de Amerika Birleşik Devletleri'nde mastitli bir ineğin sütünden yalıtılmıştır.[9] Başlangıçta Hale ve arkadaşları tarafından biyokimyasal tepkimeler ve sığır mastiti ile ilişkisi temelinde Mycoplasma agalactia bovis olarak tanımlanmıştır. Daha sonraki çalışmalar, serolojik yanıtlara ve DNA homoloji çalışmalarına dayanarak, yeni mikoplazmanın farklı bir tür olduğunu doğrulamış ve bu türün adı Mycoplasma bovis olarak değiştirilmiştir.[10]

Haziran 2017 itibarıyla, yalnızca iki OECD ülkesinin (Yeni Zelanda ve Norveç) Mycoplasma bovis içermediği hesaplanmaktadır, ancak Temmuz 2017'de Oamaru, Yeni Zelanda yakınlarındaki bazı sığırların Mycoplasma bovis pozitif olduğu saptanmıştır; bkz. 2017 Mycoplasma bovis salgını.

Ekonomi kaybı

Mycoplasma bovis nedeniyle iki kıtada yalnızca tahmini olarak ekonomik kayıplar vardır. Avrupa'da Mycoplasma bovis nedeniyle tahmini kayıp yılda yaklaşık 576 milyon eurodur.[11] ABD'deki toplam zararın 108 milyon dolar olduğu tahmin edilmekte. Mastit, kilo alımının olmaması ve karkas değerinin düşmesi nedeniyle oluşan ABD kayıpları 32 milyon dolar değerindedir.[12] Hükûmet ve çiftçilerin Mycoplasma bovis'i kontrol etmesi çok pahalıdır. Ayrıca, süt üretimini etkiler ve tedavi maliyeti yüksektir. İnekler çiftçinin çoğunun ana gelir kaynağı olduğu için, birçok hükûmet ekonomiyi etkileyen gelir kaybı ve stok değeri için çiftçilere geri ödeme yapmak zorundadır.

Tedavi

Mikoplazma türleri bakteriler için alışılmadık özelliklere sahiptir. Diğer bakterilerin aksine, hücre dışındaki kültürlerde yaşayabilir ve hücre duvarından yoksundur. Bazı antibiyotikler hücre duvarlarına zarar vererek çalışır, bu nedenle bunlar Mycoplasma türleri üzerinde işlememektedir. Bununla birlikte, hücre duvarına etki etmeyen tetrasiklinler, makrolidler veya eritromisin gibi antibiyotikler tarafından öldürülebilir. Draxxin (tulatromisin) ve Resflor Gold, sığırlarda Mycoplasma bovis'i tedavi etmek için onaylanan tek ilaç bunlardır, ancak Florfenicol (Nuflor) ve Batril de kullanılabilir. Antibiyotik tedavisi ile tedavinin normal süresi 10-14 gündür.[13]

Aşılama

Birkaç aşı bulunmaktadır: Pulmo-GuardMpB, Mycomune Mycoplasma Bovis bacterin ve Myco-BacTM B.[14]

Kaynakça

  1. ^ "Bacterial disease mycoplasma bovis found in New Zealand cows for the first time". NZ Herald (İngilizce). 25 Temmuz 2017. 17 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Haziran 2018. 
  2. ^ "Mycoplasma bovis - fact sheet". Ministry for Primary Industries (İngilizce). 15 Mart 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Haziran 2018. 
  3. ^ "Understanding the Basics of Mastitis". Virginia Cooperative Extension. 1 Mayıs 2009. 2 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Haziran 2018. 
  4. ^ "Bovine Respiratory Disease (BRD)". Zoetis US. 1 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mart 2020. 
  5. ^ "Bovine Respiratory Disease - Beef Cattle Research Council". Beef Cattle Research Council. 3 Eylül 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mart 2020. 
  6. ^ Maunsell (Temmuz 2011). "Mycoplasma bovis infections in cattle". Journal of Veterinary Internal Medicine. 25 (4). ss. 772-783. 
  7. ^ "Abortion in cattle". Partners in Reproduction. MSD Animal Health. 17 Eylül 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mart 2020. 
  8. ^ "What you need to know about the Mycoplasma bovis infection". Dairy NZ. 15 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mart 2020. 
  9. ^ Hale (1962). "Bovine mastitis caused by a Mycoplasma species". Cornell Veterinarian. Cilt 52. ss. 589-91. 
  10. ^ Askaa (1976). "NOTE: Elevation of Mycoplasma agalactiae subsp. bovis to Species Rank: Mycoplasma bovis (Hale et al.) comb. nov". International Journal of Systematic Bacteriology. 26 (3). ss. 323-325. 
  11. ^ Pfützner (1996). "Mycoplasma bovis as an agent of mastitis, pneumonia, arthritis and genital disorders in cattle" (PDF). Scientific and Technical Review. 15 (4). World Organisation for Animal Health. ss. 1477-1494. 15 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 1 Mart 2020. 
  12. ^ Edward (1 Şubat 1956). "The Classification and Nomenclature of Organisms of the Pleuropneumonia Group". Journal of General Microbiology. 14 (1). ss. 197-207. 
  13. ^ Anderson, David E.; Rings, Michael, (Ed.) (2008). Current Veterinary Therapy: Food Animal Practice (5.5bölüm=Vaccines bas.). St Louis, Missouri: Saunders. ss. 192-193. ISBN 9781416035916. 
  14. ^ "Recommendations on control of Mycoplasma bovis infection in beef feedlots" (PDF). NDSU Agriculture and Extension. 1 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 17 Haziran 2018. 

Konuyla ilgili yayınlar

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bovin süngerimsi ensefalopati</span> nörodejeneratif bir sığır hastalığı.

Bovin süngerimsi ensefalopati (BSE) veya daha yaygın ismiyle deli dana hastalığı, ölümcül, 20. yüzyıldaki keşfiyle birlikte bulaşma mekanizması biyologları şaşırtan nörodejeneratif bir sığır hastalığıdır. Sığır ölümleri diğer korkulan sığır hastalıklarındaki oranlara göre kıyaslanamayacak kadar küçük olsa da insanlarda da görülmesi nedeniyle BSE ilgi çekmiştir. İnsanlarda Creutzfeldt-Jakob hastalığının bir çeşidine (vCJD) neden olduğu düşünülmektedir. Bu hastalığa yeni tip Creutzfeldt-Jakob hastalığı da denmiştir. Çok tehlikeli bir hastalıktır, inekler arası salgına neden olabilir. Hastalığın etkeni prion denen enfeksiyöz karakterde bir proteindir. Hastalığın ilerleyişini durduran bir tedavi bulunmamaktadır. Prion denen proteinin yok edilmesi için bir organizmanın içindeki neredeyse tüm proteinlerin yok edilmesi gerekmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Sığır</span> geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı

Sığır, memeliler (Mammalia) sınıfının, çift toynaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasının sığırlar (Bovinae) alt familyasından evcil büyükbaş hayvan. Çoğunlukla evcil olan, kaba ve hantal yapılı, kuyrukları püsküllü, boynuzlu büyükbaş hayvanlardır. Mideleri dört gözlüdür ve geviş getirirler. Üst çenelerinde kesici dişleri bulunmaz. Otları alt çenelerinin dişleriyle keserler. Boynuzları daimidir. Kırıldığında bir daha yeniden çıkmaz.

<i>Mycobacterium bovis</i> Bakteri türü

Mycobacterium bovis, yavaş büyüyen, aerobik bir bakteridir ve sığırlarda tüberküloz hastalığı etkenidir. Mycobacterium bovis sığırlardan insanlara geçerek tüberküloz hastalığı oluşturabilmektedir.

<i>Mikoplazma</i>

Mikoplazma (Mycoplasma) hücre duvarı bulunmayan bir bakteri cinsidir. Bir hücre duvarı olmadığı için hücre duvarı sentezini engelleyerek etki eden penisilin veya diğer beta-laktam antibiyotikler gibi çok yaygın kullanılan antibiyotiklerden etkilenmezler. Bunlar parazitik veya saprotrofik olabilirler. Çeşitli türleri insanlarda patojeniktir. M. pneumoniae atipik pnömoni ve diğer solunum yolu hastalıklarında ve M. genitalium, pelvik inflamatuar hastalık için etkendir. Mikoplazmalar şimdiye kadar keşfedilmiş en küçük canlı hücrelerdir. Oksijensiz yaşayabilir ve tipik olarak yaklaşık 0,1 mikrometre çapındadırlar.

Mycoplasma agalactiae,  mikoplazma cinsine ait olan bir bakteri türüdür. Mikoplazma cinsine ait bakterilerin hücre zarını çevreleyen bir hücre duvarı yoktur. Hücre duvarı olmadığından penisilin, beta-laktam antibiyotikleri gibi hücre duvarı üretimini hedef alan antibiyotikler etki edememektedir. Mikoplazmalar bugüne dek keşfedilmiş en küçük bakterilerdir, oksijensiz yaşayabilir, çapları yaklaşık 0.1 µm kadardır.

Mycoplasma adleri, mikoplazma cinsinde bulunan bir bakteri türüdür. Bu bakteri cinsinde hücre zarını çevreleyen bir hücre duvarı yoktur. Hücre duvarı olmadığından penisilin, beta-laktam gibi hücre duvarı üretimini hedefleyen birçok antibiyotik mikoplazmalara etkiyememektedir. Mikoplazmalar bugüne dek bulunmuş en küçük bakteri hücreleridir, oksijensiz yaşayabilirler, çapları yaklaşık 0.1 µm kadardır. Keçide enfeksiyona neden olduğu belirlenmiştir. Türün soyu G145(ATCC 27948 veya CIP 105676) soyudur. Bu türün genomu belirlenmiştir. M. adleri Gram -'dir, yuvarlak veya kokobasil bir biçimde görünürler. Türün bireylerinin çapı 300 ila 600 nanometre arasında değişir, her biri tek bir sitoplazma zarı ile çevrilidir. Besi yerinde "sahanda yumurta" görünümlü koloniler oluştururlar. Anaerop bakteridirler.

Mycoplasma faucium, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma buccale, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma lipophilum, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma amphoriforme, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma pirum, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma primatum, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mikoplazma spumans, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma arginini, Mycoplasmataceae ailesinin üyesi olan bir bakteri türüdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0,1 µm çapındadır.

Mycoplasma alkalescens, Mycoplasmataceae ailesinin üyesi olan bir bakteri türüdür.

Mycoplasma agassizii, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma spermatophilum, Mycoplasma adı verilen bir bakteri cinsinden olan bir türdür. Bu bakteri cinsi, kendi hücre zarlarını çevreleyen bir hücre duvarından yoksundur. Hücre duvarı olmadan, penisilin veya hücre duvarı üretimini hedefleyen diğer beta-laktam antibiyotikler gibi yaygın antibiyotiklerin birçoğundan etkilenmez. Mikoplazmalar; henüz keşfedilmiş en küçük bakteri hücreleridir, oksijen olmaksızın hayatta kalabilir ve genellikle yaklaşık 0.1 µm çapındadır.

Mycoplasma hyopneumoniae, domuzları etkileyen oldukça bulaşıcı ve kronik bir hastalık olan enzootik domuz pnömonisine neden olduğu bilinen bir bakteri türüdür. Diğer molliküt (mollicute) türleri gibi, M. hyopneumoniae'nin boyutu küçüktür (400-1200 nm), küçük bir genomu vardır ve hücre duvarından yoksundur. Karmaşık beslenme gereksinimleri ve mikoplazma kültürü ile ilişkili yüksek bulaşma olasılığı nedeniyle laboratuvarlarda büyütmek zordur. Bakteriyi başarıyla büyütmek için, %5-10'luk karbondioksitli ortam gereklidir ve ortam, asit renk kayması göstermelidir.

Mycoplasma orale, Mollicutes sınıfında bulunan küçük bir bakteridir. İnsanlarda yaşayan, özellikleri iyi bilinen bir zorunlu hücre içi parazit grubu olan Mycoplasma cinsine aittir. Ayrıca bağışıklık sistemi yetmezliği olan insanlarda fırsatçı bir patojen olduğu bilinmektedir. Diğer Mycoplasma türlerinde olduğu gibi M. orale, peptidoglikan hücre duvarından yoksun olmasından dolayı birçok antibiyotikle kolayca tedavi edilmez. Bundan dolayı bu tür tıp alanı ile ilgilidir, çünkü doktorlar bu mikrop ile enfeksiyondan muzdarip hastaları tedavi etme göreviyle karşı karşıyadır. Küçük bir fiziksel boyut, küçük bir genom boyutu ve sınırlı bir metabolizma özelliklerine sahiptir. Laboratuvar deneylerini sık sık kontamine ettiği de bilinmektedir. Bu bakteriler fizyolojik ve morfolojik olarak Mycoplasma cinsindeki kardeş türlerine çok benzer; ancak son keşifler bu mikroba ilişkin hala yanıtlanmamış birçok soru bırakmaktadır.

Mycoplasma incognitus, çeşitli hastalıkları tetikleyen hastalık yapıcı bir etmen olmasının yanı sıra Mycoplasma cinsinden olan insanlarda istilacı bir bakteri türüdür. Bu hastalıklardan bazıları AIDS, Kronik Yorgunluk Sendromu, Tip 1 Diyabet, Parkinson Hastalığı ve Romatoid Artrittir. M. incognitus'un, mikoplazmadan çıkarılan Visna virüsü ile birlikte Brucella bakterisinin mutasyona uğramış bir formu olduğu düşünülmektedir. M. incognitus, immünomodülatör bir etkendir, yani bağışıklık sisteminin antikor üretme yeteneğini azaltarak bağışıklık yanıtını zayıflatabilir. Bu mikoplazma türü oldukça bulaşıcıdır; ter ve kan gibi vücut sıvıları yoluyla kişiden kişiye geçebilir. M. incognitus bir mikoplazma olduğundan, bir hücre duvarına sahip değildir, bu da penisilin veya hücre duvarını hedefleyen diğer antibiyotikler gibi birçok farklı antibiyotiğe doğal olarak bağışık olduğu anlamına gelir. Bununla birlikte, bu yeni mikoplazmanın daha sonraları farklı olmasına karşın, Mycoplasma fermentans formuna yakın olduğu belirlenmiştir.