İçeriğe atla

Mutlak kulak

Mutlak kulak ya da mutlak perde yeteneği, duyulan bir notayı bir referans almadan, başka bir notayla karşılaştırmadan tanıyabilme yeteneği. Ayrıca kusursuz perde ve mükemmel perde olarak da bilinir.

Eğitilmemiş ve nota bilgisi olmayan kişilerde de bulunabilir. Doğuştan gelebileceği gibi sonradan da kazanılıp geliştirilebilir. Anjelika Akbar doğuştan bu yeteneğe sahiptir. 4 yaşındayken bu yeteneği fark edilmiştir.

Ayrıca bakınız

  • Mutlak kulaklı kişiler

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hamparsum Limonciyan</span>

Hamparsum Limonciyan veya Baba Hampartsum, Osmanlı Ermenisi bestekâr ve müzik hocası.

Ney, üflemeli çalgıdır. Kaşgarlı Mahmut, Divân-ı Lügati't-Türk adlı Türk kültür ve dilini anlatan eserinde, sagu denilen, "erler" için düzenlenen, ölüm, erdem ve acıları anlatan törenlerde kullanıldığını aktarmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Segâh</span>

Segâh (Segah), Klasik Türk müziğinde si perdesine yakın seste bir nota ve bu perdeyi karar sesi almış bir makamdır.

<span class="mw-page-title-main">Nikolay Rimski-Korsakov</span>

Nikolay Rimski-Korsakov, Rusça: Николай Андреевич Римский-Корсаков Rus müzisyen, besteci ve müzik eğitimcisi. Rus beşleri olarak adlandırılan 19. yüzyıl Rus bestecileri grubundandır. Eserlerinde Rus halk müziği ve doğu ezgilerine yer vermesi ve kendine özgü bir orkestrasyon tekniği kullanması ile tanınır. İspanyol Kapriçyosu (1887), Şehrazat Senfonik Süiti (1888), Rus Paskalya Uvertürü en ünlü eserlerindendir.

<span class="mw-page-title-main">Georg Wilhelm Friedrich Hegel</span> Alman filozof

Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Alman filozof.

Legato, italyanca bir sözcüktür, "bağlı" anlamına gelir. Ardışık notaları, aralarında hiçbir kopukluk olmaksızın bağlı çalmaya denir.

<span class="mw-page-title-main">Klarnet</span> üflemeli bir çalgı türü

Klarnet, sert ve dayanıklı ağaçlardan genellikle de abanoz ağacından yapılan üflemeli bir çalgı türüdür. Bir çeşit sert kauçuk olan ebonitten, ayrıca metalden yapılanları da vardır.

<span class="mw-page-title-main">Kılavuzluk</span>

İnisiyasyon (Süluk) ya da kılavuzluk kimi ansiklopedilerde bireyin spiritüel gelişimi için, ‘spiritüel tesir’i alıp aktarabilen bir üstadın sert ve sürekli kontrolü altında, bir düzen ve disiplin içinde, sınavlara dayalı tarzda, metotlu olarak eğitimi şeklinde tanımlanmaktadır. İnisiyasyon sözcüğünün kökeni, Latincede “bir yere girme, iştirak etme, kabul edilme, başlama” anlamındaki “initium” sözcüğüdür. Osmanlı tarikat geleneğinde bulunan “süluk” kelimesi de, “iplik, sıra, dizi, yol, meslek, tutulan yol” anlamlarındaki Arapça “silk” sözcüğünden gelmektedir. Bir inisiyasyonda üstat tektir, öğrenci ancak inisiyasyonu tamamladığı zaman inisiye olur. İnisiyasyonu tamamlamamış olanlara inisiye denmez.

Caz, ilk kez ABD'nin güney eyaletlerinde, 1900'lerin başında gelişmeye başlamış bir Afro-Amerikan müzik türüdür. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında New Orleans, Louisiana'daki Afrikalı-Amerikalı topluluklarda ortaya çıktı. Caz müziği, mavi notalar, senkop, swing, çoklu ritim, atışma ve doğaçlama tekniklerini kullanır; Afrikalı-Amerikalı ve Batı müziği tekniklerinin harmanlanmasıdır. Bu müziğin dünya ile tanışması ise 1917 yılında Dixieland Jazz Band'in ilk plaklarının piyasaya çıkmasıyla olmuştur. 1920 ile 1930'larda popülerliğinin artmasıyla başta ABD olmak üzere tüm dünya genelinde Caz Çağı yaşanmıştır. Caz yalnızca geçmişte değil, bugün dahi çok sevilen ve ünü gün geçtikçe artan müzik türlerinden biridir. 1920'lerin Caz Çağı'ndan bu yana, geleneksel müzik ve popüler müzikte önemli bir müzikal ifade biçimi olarak kabul edilmiştir.

Oktav, müzikte bir ses aralığıdır. Bir oktavın yüksek notasının ses dalgası frekansı (perdesi), aynı oktavın alçak notasının iki katıdır. Örneğin orta C üzerindeki A notasının uluslararası standart frekansı 440 hertz'dir.Bu A notasının üzerindeki oktav 880 hertz ile titreşirken, altındaki oktav 220 hertz ile titreşir.

<span class="mw-page-title-main">Keman</span>

Keman, viyola ve viyolonselin de bulunduğu violin ailesinin en yüksek tondan çalan, en küçük üyesidir. Dört teli vardır. Akort sesleri pesten tize sol, re, la ve mi'dir.

<span class="mw-page-title-main">Görecilik</span>

Görecilik ya da rölativizm, felsefe tarihinde sürekli gündemde yer almış olan bir yönelim biçimidir. Felsefenin alt bölümlerinden epistemoloji ve etik alanlarında göreceli yaklaşımlar özellikle etkili olmuştur. Bilgi anlayışında mutlak ve nesnel gerçek anlayışından ayrılır, bilginin kesinliğinden ve genel geçerliliğinden şüphe eder. Bütün bilgilerin göreli olduğu önermesi bu akımın başlıca argümanıdır. Etikte ise görecilik mutlak ahlaki değerlerin varlığını ve olabilirliğini yadsır. Bunlara göre bilgi ya da ahlaki değerler tarihsel koşullara, dönemlere, toplumlara, kültürlere ve kişilere göre değişim gösterir. Bilim felsefesinde de etkili olmuştur; özellikle 20. yüzyılda Kuantum fiziğine bağlı bilimsel ve kuramsal gelişmelerden sonra görecelilik gelişme göstermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Parfüm</span>

Parfüm, genellikle sıvı halde olan, insan vücuduna, hayvanlara, yiyeceklere, nesnelere ve yaşam alanlarına hoş bir koku vermek için kullanılan hoş kokulu uçucu yağlar veya aroma bileşikleri (kokular), sabitleyiciler ve çözücülerin karışımıdır. Parfümler, hoş bir koku yayan maddeler olarak tanımlanabilir. Aromatik kimyasalların ve esansiyel yağların yapay karışımlarından oluşurlar. 1939 Nobel Kimya Ödülü sahibi Lavoslav Ružička, 1945'te "bilimsel kimyanın ilk günlerinden günümüze kadar parfümlerin, yöntemler, sistematik sınıflandırma ve teori açısından organik kimyanın gelişimine önemli katkılarda bulunduğunu" belirtmiştir.

Porte ya da dizek, üzerine notaların yerleştirildiği, 4 eşit aralık ve birbirine paralel 5 çizgiden ve bir donanım bölümünden oluşan şekildir. Genelde portenin donanımına değiştirici diyez veya bemol işaretleri, ritim rakamları yazılır. Notaların üzerine yazıldığı eşit aralıklı beş çizgi ve dört aralıktan oluşan şekle porte (dizek) denir. Çizgiler aşağıdan yukarıya doğru sayılır.

İngiliz yazar J. K. Rowling'in yarattığı Harry Potter serisinde sihir, doğanın kanunlarını geçersiz kılmak için kullanılabilecek doğaüstü bir güç olarak tasvir edilmiştir. Seride birçok kurgusal büyülü yaratık bulunduğu gibi sıradan hayali yaratıklar roman dünyasında yeni sihirli özellikler sergilemektedir. Nesneler de, büyülenebilir ya da büyülü özelliklerle geliştirilebilir. İnsanlar küçük bir kısmı büyü gücüne sahiptir ve bu insanlar büyü gücüne sahip olmayan muggleların aksine "cadı" ve "büyücü" olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Empati</span>

Empati, eşduyum ya da duygudaşlık, bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir. Kendi duygularını başka nesnelere yansıtmak anlamında da kullanılır.

Kodaly öğrenme yöntemi, Macar besteci ve müzik eğitimcisi Zoltan Kodaly (1882-1967) tarafından geliştirilmiş bir müzik eğitimi yöntemidir. Bugün bu yöntem hala Macaristan’da temel müzik eğitimi olarak kullanılmaktadır.

Perde, bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Perde, bir notanın frekans değeriyle ilişkilidir. Bu nedenle zaman zaman perde ve nota sözcükleri eşanlamlı olarak kullanılır. Perde sözcüğü aynı zamanda telli çalgılardaki fret kısmını belirtmek için de kullanılır.

Malavi başbakanı, Afrika ülkesi Malavi'de bağımsızlığın kazanıldığı 1964 yılından rejim değişikliğine gidildiği 1966 yılına kadar hükûmetin başında yer alan kişiye verilen unvandır. 1966 yılında gerçekleştirilen rejim değişikliği sonrasında mutlak monarşiden cumhuriyete geçiş sürecinde bu makamda ortadan kaldırılarak tüm yetki ve görev devlet başkanında toplanmıştır.

Fa diyez notası Fa notasının yarım perde üzerindeki notanın adıdır. Fa notasının başına diyez işareti eklenerek elde edilir. Sol bemol'ün enharmoniğidir. Klavyenin üzerinde üç siyah tuştan sol baştaki Fa Diyez'dir. Diyezli tonlarda ilk eklenen diyezdir. Piyanoda yedi adet Fa diyez bulunur. Fa diyez Fransızcadan dilimize geçmiş olup İngilizce de bu notaya F sharp denir.