İçeriğe atla

Mustafa Hayri Öğüt

Mustafa Hayri Öğüt
Doğum1895
Ma‘mûretü'l-Azîz Vilayeti, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm17 Eylül 1979 (84 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Defin yeriAkçaabat, Trabzon
Yerine geldiğiMuhammed Kürki
Dinİslam (Sünni (Hanefi))

Mustafa Hayri Malatyevî olarak da tanınan Mustafa Hayri Öğüt (Hacı Mustafa Hayri, Hayri Baba) (d. 1895, Malatya – ö. 17 Eylül 1979, İstanbul), Türk mutasavvıf. Bir Kâdirî Şeyhi, Kâdirî-Hâlisiye Meşâyihi, Mürşid-i Kâmil, Kutb-ul Aktâb ve Maliye Varidat Memuru idi.[1]

Hayatı

Ömrünün yaklaşık çeyrek asrı Osmanlı Devleti'nin son dönemlerine, yarım asırdan fazlası da Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve sonraki dönemlerine denk gelmiş dönemin Kâdirî meşayihlerinden kabul edilen Mustafa Hayri (Soyadı kanunundan sonra Öğüt soy ismini almıştır) aslen Malatyalıdır. 1895 yılında bugünkü adıyla Malatya ilinde doğmuştur.[2]

Dönemin olumsuz siyasi havasına rağmen İslâm tasavvuf hayatını gönüllere nakşedebilmek için büyük sıkıntılara göğüs germiştir. Göz önünde bulunması için Malatya'nın Kemaliye ilçesine göçe mecbur edilerek memurluk görevi yaptırılmıştır.[3]

Malatya'da memurluk vazifesini icra ederken 1957 yılında Kars'a görevli gönderilmiş, bu görevi esnasında Kars'ta ve Erzurum'un İspir ilçesinde birçok mürid yetiştirmiştir.

1960 yılında Ankara Üreğil'e yerleşmiş; Üreğil, Boğaziçi, Gülbahçe, Mamak gibi semtlerden birçok müridânıyla zikir ve sohbetlerde bulunmuştur. Tedavi nedeniyle zaman zaman İstanbul'a uğramıştır. Burada da pek çok talebe yetiştirmiş ve Boğaziçi'nde bir mescit yaptırmıştır.[4]

1965'te ise kalıcı olarak İstanbul'a yerleşmiştir.[5] Ölüm yılı 1979 olup, mezarı Trabzon İli, Akçaabat İlçesi, Sarıtaş Mahallesi'nde Şehitlik Tepesi'nde bulunmaktadır.

Vaazlarında ve dinî hususlardaki izahatlarında Ehl-i Sünnet titizliği gözlenmektedir. Namaz kılmanın önemi,[6] tasavvuf ehlinin yaptığı rabıtaya Ehl-i Sünnet ulemasının cevâzı,[7] sufî görünümlü aldatan kimselerin bulunduğu, gerçek evliyanın kerâmet talibi olamayacağı[8] ve bunun gibi pek çok farklı konuyla ilgili sohbetlerine, kendi orijinal ses kayıtlarından ulaşma imkânı bulunmaktadır. Bu ses kayıtları hâli hazırda web ortamında mevcuttur.

Mustafa Hayri Efendi, sünnet-i seniyyeye her hâlinde uymaya çalışırdı. Tevazuu elden hiç bırakmamaya gayret gösterirdi. Muhataplarını ihlâsa yönlendirirdi.[9]

Sağlığında birisi vekaleten olmak üzere iki kere hac vazifesini ifâ etmiş, bir kere umreye gitmiştir.[5]

Hayatı hakkındaki eserler incelendiğinde pek çok kişiyi halife, serzâkir, nâib ve nakîb olarak görevlendirdiği ve binlerce talebe yetiştirdiği görülmektedir.[10]

Soyu

Mustafa Hayri, İslâm Peygamberi Nebi Muhammed'in soyundan olup Seyyid Battal Gazi'nin torunlarındandır.[11] Meşhur Anadolu Erenlerinden Velî Koca Vaiz de[12] onun büyük dedelerindendir. Kesin olmamakla beraber bir rivayete göre de Kâdirî Tarikâtı kurucu piri Abdülkâdir Geylânî'nin oğlu Salih'in soyundandır.[13]

Malatya'da Koca Vaizoğulları ismiyle meşhur geniş bir aileye mensuptur.[14] Soyadı kanunundan sonra bu aile “Öğüt” soy ismini almışlardır.

Dedesi (babasının babası) Münir Efendi, ninesi Zeynep Hanım'dır. Bunların oğlu olan Mustafa Hayri de Mustafa Hayri Öğüt ile aynı ismi taşıyan babasıdır.[15]

Münir Efendi oğlu Mustafa Hayri bir subaydı, Zahide Hanım ile evli ve iki çocuk babasıydı. Büyük çocuğu Fahriye Hanımdı. O, ikinci çocuğu olan Mustafa Hayri'nin doğumundan 33 gün önce Malatya'nın Akçadağ kazasında vazife başında iken köylüler tarafından vurularak şehit edilmişti,[12] Akçadağ'da metfundur.[15]

Ablası Fahriye Hanımın evlenip yuvadan ayrılması üzerine Mustafa Hayri annesiyle baş başa kaldı. Fakat henüz 6 yaşında iken annesinin de amansız bir hastalığa yenik düşmesiyle hem yetim hem de öksüz kalmış oldu. Bundan sonra bakımını ninesi Zeynep Hanım üzerine aldı. Ablası Fahriye Hanım ise genç yaşlarda ölmüştür.[16]

Evlilikleri

Ümmühan Hanım ile ilk evliliğini yaptı ve iki çocuğu oldu. Fakat Ümmühan Hanım sarılık geçirdi ve hem kendisi hem de yeni doğan bebeği öldü (1922). İlk oğulları olan Bahaeddin ise 1972'de ölmüştür.[17] İzmit-Derince Tütün Çiftliği'nde metfundur.

Ümmühan Hanımın vefatından sonra 1923 yılında Bedriye Hanım ile evlendi ve kendisinden yedi çocuğu oldu. Sırasıyla isimleri şöyledir: Abdülkadir, Hacı Ömer, Ali Haydar, Hacı Muhammed, Hatice, Fatma, Emine.

İkinci zevcesi Bedriye hanımın 1949 yılında vefat etmesi üzerine Şaziye Hanım ile evlendi ve kendisinden üç çocuğu (sırasıyla Zahide, Ali Rıza ve Mustafa Hayri) dünyaya geldi. Şaziye Hanım 1995'te ölmüştür.[18]

Öğrenim Hayatı

İlk tahsilini Malatya'da tamamladı. Hâfız Nâfiz Bey'in (eniştesi) ile beraber İstanbul'a gitti.[19] İstanbul'da Rüşdiye'ye yazıldı.

Rüştiyeden mezun olduktan sonra Harbiye'ye öğrenimine devam etti.

18-19'lu yaşlarında zuhûr eden 1. Dünya Savaşı'na iştirak etti.[20] Savaş esnasında, harita memurluğu[19] ve harple ilgili bazı evrakları Medine'ye ulaştırma vazifesi kendisine verildi.[20] Bu görev esnasında esir düştü, iki kere ölüm tehlikesi atlattıysa da sağ salim Medine'ye varmaya muvaffak oldu.[21]

Tasavvuf Yoluna Girişi

Mustafa Hayri'nin Kâdirî tarikatına intisap süreci Malatya Söğütlü Camii'nde Muhammed Kürkî ile karşılaşması ile başlamıştır. Muhammed Kürkî'yi evine davet eden Mustafa Hayri, sufîlerin yapageldikleri toplu zikir merasimi icra edildikten sonra Muhammed Kürkî'nin teklifi üzerine onu mürşidi olarak kabul etmiş, böylece Kâdirî Tarikatı Hâlisiyye koluna bağlanmıştır.[22]

Hacı Mustafa Hayri büyük bir gayretle mürşidinin hizmetine koyularak O'nun pek çok duasını almış, övgülerini ve mânevi himmetlerini kazanmıştır.[23]

Mustafa Hayri, mürşidi ile birçok yolculuk yapmış, birçok beldeyi birlikte ziyaret ederek tasavvuf yolunu buralarda yaşayan insanlara anlatmışlardır.

Diyarbakır'da bulundukları esnada şeyhi Muhammed Kürkî, İsa peygamberin havarilerinin kaldığını söylediği bir mağaraya girerek burada halvette bulunmuş, Mustafa Hayri Efendi de bu esnada kendisinin yakın hizmetini görmüştür.[24]

Mustafa Hayri, mürşidinin vefat tarihi olan 1929'dan beri sufîler arasında manevi bakımdan en büyük derece kabul edilen Kutbu'l-Aktab'lık vazifesini ifa ettiğini ifade etmiştir.[25]

Mürşidinin Ölümü

Muhammed Kürkî vefatından önce ağır şekilde hastalanmış bunun üzerine Mustafa Hayri, mürşidinin yaşadığı Elazığ'ın Köhenk köyüne onu ziyarete gitmiştir.

Ziyaret esnasında mürşidi, kendisine şu nasihatlerde bulunmuştur:

Sana on iki tarikattan icazet veriyorum. Senin zamanında önemli bir harp olmaz. Senden sonra âlem değişir. Benî esfel seninle uğraşır ama muvaffak olamazlar. Ben ölünce benden kalan emanetleri alırsın. Mezarımı yaparsın.”[23]

Ziyaretin ardından Mustafa Hayri Malatya'ya dönmüş ancak burada vazifesine devam ederken birkaç ay sonra mürşidinin vefat haberini almıştır (1926).[26] Derhal Köhenk köyüne gelen Mustafa Hayri Efendi, mürşidinin defin işleriyle bizzat ilgilenmiş ardından da mürşidinin kendisine bıraktığı seccade, asâ ve cübbe gibi emanetleri alarak geri dönmiştür.[23]

İrşat Faaliyetleri

Büyük sıkıntılar görmüş olmasına rağmen; bir an olsun tarikat dersleri vermekten, toplu zikir halkaları kurmaktan geri kalmamış, tasavvuf hizmetine sadık kalmış, Ümmet-i Muhammed'in irşâdı, İslâm'ın yanlış fikirlerden muhafazası için çabalar sarf etmiş, pek çok fedakârlıklar yaparak İslâm'a hizmet etmiştir. Ankara, Isparta, İstanbul, Kars, Konya, Kayseri, Trabzon ve kısaca doğuda ve batıda sayılamayacak kadar çok müridi olmuş, ders halkaları kurulmuştur.

Tarikat Silsilesi

Kaynaklarda geçen tarikat silsilesi listesi şu şekildedir: (Silsile-i Zeheb)

1. Nebi Muhammed Mustafa

2. Aliyyü'l-Mürtezâ b. Ebî Tâlib

3. Hüseyin b. Ali

4. Zeyne'l-Âbidîn

5. Muhammed Bâkır

6. Ca'feru's-Sâdık

7. Mûsâ Kâzım

8. İmâm Aliyyü'r-Rızâ

9. Ma'rûf Aliyyü'l-Kerhî

10. Seriyyü's-Sekâtî

11. Cüneyd-i Bağdâdî

12. Ebû Bekir Delfî b. Ca'feri'ş-Şiblî

13. Ebü'l-Fadl Abdülvâhid b. Abdülaziz Temimî

14. Ebü'l-Ferec Yûsufu't-Tarsûsî

15. Ebü'l-Hasan Ali b. Muhammed b. Yûsufu'l-Karsiyyü'l-Hakkârî

16. Kâdi'l-Kudât Ebû Saîdi'l-Mübârek b. Aliyyü'l- Mahzûmiyyü'l-Bağdâdî

17. Muhyiddîn Abdülkâdir Geylânî el-Hasenî el-Hüseynî

18. Abdürrezzâk

19. Osmânü'l-Geylânî

20. Yahyâ el-Basrî

21. Nûreddîn-i Şâmî

22. Abdurrahmâni'l-Hasenî

23. Burhaneddîni'z-Zencerî

24. Muhammed Ma'sûmi'l-Medenî

25. Abdürrezzaku'l-Hamevî

26. Hüseyni'l-Ezmirânî

27. Ahmed-i Hindi'l-Lahorî

28. Mahmudu'z-Zengeniyyi't-Talebânî

29. Ahmed et-Talebâniyyü'l-Kerkükî

30. Ziyaüddîn Abdurrahmân-ı Hâlis Talebânî (Kerkükî)

31. Osman Avni Urfevî

32. Ömer Hüdaî Köhengî

33. Muhammed Kürkî

Abdülkādir-i Geylânîye ulaşan diğer silsile listesi ise şöyledir: (Silsile-i Müzehheb)

1. Nebi Muhammed Mustafa

2. Aliyyü'l-Mürtezâ b. Ebî Tâlib

3. Hasan el-Basrî Ebû Saîd b. Yesâr

4. Habîb el-Acemî

5. Dâvud et-Tâî

6. Ma'rûf Aliyyü'l-Kerhî

7. Seriyyü's-Sekâtî

8. Cüneyd-i Bağdâdî

9. Ebû Bekir Delfî b. Ca'feri'ş-Şiblî

10. Ebü'l-Fadl Abdülvâhid b. Abdülaziz Temimî

11. Ebü'l-Ferec Yûsufu't-Tarsûsî

12. Ebü'l-Hasan Ali b. Muhammed b. Yûsufu'l-Karsiyyü'l-Hakkârî

13. Kâdi'l-Kudât Ebû Saîdi'l-Mübârek b. Aliyyü'l-Mahzûmiyyü'l-Bağdâdî

14. Muhyiddîn Abdülkādir-i Geylânî el-Hasenî el-Hüseynî[27]

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisinde Kâdiriyye icâzetnâmelerinde tarikat silsile listesinin Ali’ye iki şekilde ulaştığı, bu silsilelerden ilkine “silsile-i zeheb”, diğerine (Hasan-ı Basri ile ulaşan) “silsile-i müzehheb” denildiği ifadesi yer almaktadır."[28]

Kâdiriyye Tarîkatı:

Kâdirî Tarîkatı Abdülkâdir Geylânî'nin kurmuş olduğu ilk İslam ehli sünnet sûfî tarîkatıdır. Kurucusu olan Abdülkādir Geylânî'nin (d.1077/1078, Neyf, İran – v.1166, Bağdat) İslâm tarihinde önemli bir konuma sahip olduğu görülmektedir. Kâdiri tarikatı gümüzde de dünyanın pek çok bölgesinde bağlıları bulunan bir tarîkattır.

Hâlisiyye Şubesi:

Abdurrahman Halis Kerkükî (1797-1858), Kâdirî tarîkatının Hâlisiyye kolunun kurucusudur.

Kaynaklarda Osman Avnî'nin Hâlisiyye kolunun Anadolu’ bölgesindeki ilk şeyhi olduğu, 1780'li yıllarda dünyaya gelmiş olabileceği, ceddinin de kendisi gibi Kâdirî meşâyıhı oldukları, Kitap ve Sünnete bağlılık hususunda son derece titiz bir mürşid-i kâmil olduğu, başka tarîkatlardan müridlerin ulaşamadıkları kemâlatı tamama erdirmek için kendisine bağlandıkları meşhûr bir zât olduğu, Hâlisiyye Şubesi şeyhleri umumen sırrî bir özelliğe sahip olduklarından kitap yazma eylemlerinin kendilerin pek fazla görülmediği, Osman Avni'nin bu sebepten veya gözlerinin zâhiren görmemesi sebebiyle herhangi bir kitap yazmadığı, pek çok mürîdan ve halîfe yetiştirerek son derece mühim bir vazife ifâ ettiği, Hâlisiyye şubesinin bugün memleketimizin birçok ilinde, Irak'ta, Avrupa ve Amerika kıtaları gibi dünyanın çeşitli yerlerinde İslâm'a hizmetlerini sürdürmekte olduğunu ifade edilmektedir.[29]

Abdurrahman Hâlis Kerkükî, Kurtlar Vadisi Irak Filminde bütün toplum kesimlerini kucaklayan, sözüne itibar edilen ve uzlaştırıcı kişiliği, örnek davranışlarıyla öne çıkan bir mürşid-i kâmili temsil etmektedir.[30]

Halifelerinden Abdullah Demircioğlu'nun Dilinden Mustafa Hayri Malatyevî

Kendisiyle 10 yıla yakın bir beraberliğinin olduğunu, sosyal yönü itibarıyla aktif ve babacan bir tavrının olduğu, ahlakının yüksek seviyede olduğunu, herkesi rahmetle, merhametle, şefkatle kucakladığını, kendisini ziyaret edenlerden sorularına İslâmiyet dairesinde yardımcı olduğunu, nazik ve kimseyi kırmayan ve sosyal yönü itibarıyla çok geniş bir kimse olduğunu böylelikle Nebi Muhammed'in hayatını yansıtan, onun ahlakı ile ahlaklanmış yüce bir şahsiyet olduğunu ifade etmiştir.

Ayrıca kendisini ziyaret edenlere özel bir nazarının olduğunu, onlarda bir dalma hali gerçekleştiğini ve böylelikle o kişilerin kalplerinden geçenleri bir mânâ gözü ile okuduğunu, ziyaret edenlerin gönüllerinin sevgi ve muhabbetle hemen ona aktığını ifade etmiştir.

Esas itibarıyla çok fazla konuşmadığını fakat sohbetlerinde Hâlisiyye kolunun öneminden ve nasıl kurulduğu hakkında doyurucu bilgiler verdiğini ayrıca zamanının Kutbu'l-Aktab'ı olduğunu bildirerek, Onun "eğer isteseydi meşhur bir kimse olabileceğini ama gizli kalmayı tercih ettiğini" bildirmiştir.[31]

Ölümü

84 senelik ömrü sonunda Suâdiye'deki evinde ölmüştür. O, ardında binlerce derviş, nâib, nakîb, serzâkir, pek değerli halifeler bırakarak vazifesini bihakkın yerine getirmiştir.[32]

Kabirleri, Trabzon ili Akçaabat ilçesi Şehitlik Tepesi'ndeki türbededir.

17.09.1979 Pazartesi günü saat 11.30'a gelirken ani bir sayha atmıştır. Bu esnada başında Yasin-i Şerif okunurken, oğlu Seyyid Mustafa Hayri de kulağına kelime-i şehadeti telkin ederken bu arada ikinci bir sayha atmıştır. Başında Kur'an okuyan halifelerinden Hafız Mustafa Yaşar İşçi şöyle anlatıyor:

“Kulağımı ağzına dayadım. Titrek bir sesle, Peygamber Efendimizin vefat ederken söylediği ‘Allahümmeğfirlî verhamnî ve elhıknî bi'r-refîki'l a'lâ’ dua cümlesini söylüyordu. Bunu iki defa tekrar etti. Üçüncü seferinde duayı tamamlayamadı ve son nefesini verdi."[33]

Mustafa Hayri'nin ölümünden sonra naaşı bütün hazırlıklar tamamlanarak Salı günü öğle namazından sonra Akçaabat'a doğru yola çıkarıldı ve Çarşamba günü öğle namazını müteakiben toprağa verildi.[34]

Kaynakça

  1. ^ Miftâhu’l-İrşâd. Hafız Mustafa Yaşar İşçi. s. 448. 
  2. ^ Halisa ve Seçkinleri. Mehmet Albayrak. Basılmamış Kitap. s. 25. 
  3. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 73. 
  4. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 74. 
  5. ^ a b Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 75. 
  6. ^ "H. Mustafa Hayri Baba Malatyavi(ks) - Berat kandili 1.bölüm 12-08-1976". 27 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2021. 
  7. ^ "Hayri Baba Hazretlerinin Almanyadaki müridlerine nasihatları". 27 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2021. 
  8. ^ "H.Mustafa Hayri Malatyavi(ks) - Hüddam (Cin) ile aldatanlara dikkat ediniz". 27 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2021. 
  9. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 77. 
  10. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 78. 
  11. ^ “Hacı Mustafa Hayri Öğüt”, Sahabeden Günümüze Allah Dostları, X. Ali Haydar Bostancı. Şule Yayınları, İstanbul 1996. s. 260. 
  12. ^ a b Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 67. 
  13. ^ Hacı Mustafa Hayri Baba Hazretlerinin Kendi sesinden müritlik hayatı. 27 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2021. 
  14. ^ "1930 Yılında Malatya'da yerleşik aileler". 11 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Haziran 2021. 
  15. ^ a b Miftâhu’l-İrşâd. Hafız Mustafa Yaşar İşçi. s. 444. 
  16. ^ Halisa ve Seçkinleri. Mehmet Albayrak. Basılmamış Kitap. s. 26. 
  17. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 68. 
  18. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 76. 
  19. ^ a b Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 67. 
  20. ^ a b Halisa ve Seçkinleri. Mehmet Albayrak. Basılmamış Kitap. s. 26. 
  21. ^ Halisa ve Seçkinleri. Mehmet Albayrak. Basılmamış Kitap. s. 27. 
  22. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. ss. 67-68. 
  23. ^ a b c Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 72. 
  24. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 71. 
  25. ^ "Mustafa Hayri Öğüt (ks.)". Zuhur Dergisi. 29 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Haziran 2021. 
  26. ^ Halisa ve Seçkinleri. Mehmet Albayrak. Basılmamış Kitap. s. 50. 
  27. ^ Halisa ve Seçkinleri. Mehmet Albayrak. Basılmamış Kitap. ss. 1-3. 
  28. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Kādirîyye, Cilt 24. Nihat Azamat. Türkiye Diyanet Vakfı. s. 131. 10 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Haziran 2021. 
  29. ^ "KÂDİRÎYYE TARÎKATI HÂLİSİYYE ŞUBESİ MÜRŞİDLERİNDEN URFALI DEDE OSMAN AVNÎ BABA (v.1300/1883)". İsa Çelik, Mikail Dumlu. TÜRÜK Uluslararası Dil Edebiyat ve Halk Bilimi Araştırmaları Dergisi. 29 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Haziran 2021. 
  30. ^ "KÂDİRÎYYE TARÎKATI HÂLİSİYYE ŞUBESİNİN KURUCUSU ŞEYH ABDURRAHMAN HÂLİS KERKÜKÎ (Sheikh Abdurrahman Halis Kerkuki The Founder Of Khalisiyya Branch Of Qadiriyya Order)". Mikail Dumlu. A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 38, Erzurum 2008. 27 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Haziran 2021. 
  31. ^ "Hacı Mustafa Hayri Baba Malatyevî Hazretlerini Rahmet ve Minnet ile Anıyoruz (1895 – 1979)". Zuhur Dergisi. 9 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Haziran 2021. 
  32. ^ Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu. Mehmet Akbaş. Aybil Yayınları. s. 78. 
  33. ^ Miftâhu’l-İrşâd. Hafız Mustafa Yaşar İşçi. s. 469. 
  34. ^ Miftâhu’l-İrşâd. Hafız Mustafa Yaşar İşçi. s. 470. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Nakşibendilik, 14. yüzyılda Orta Asya'da Buhara çevresinde gelişen ve adını kurucusu sufi alim Bahâeddin Nakşibend'den alan tasavvuf tarikatı.

Kadirilik ya da Kadiriyye, Seyyid Abdülkâdir Geylânî tarafından 12. yüzyılın başlarında kurulan tarikattır.

<span class="mw-page-title-main">Abdülkâdir Geylânî</span> Alim, mutasavvıf

Muhyiddin Ebû Muhammed Abdülkādir b. Ebî Sâlih Mûsâ Zengîdost el-Geylânî ya da daha bilinen adıyla Abdülkādir Geylânî, Büyük Selçuklu Devleti döneminde, günümüz İran'ının Hazar Denizi kıyısındaki Gilan Eyaleti'nde doğan âlim ve mutasavvıf olan Kadiriye tarikatının kurucusu ve İslam filozofu. Türbesi Bağdat'tadır.

Tarikat veya tarik kelimesi "yol" tarikat "yollar" anlamına gelir, "Allah'a ulaştıran yol" mânâsında kullanılmaktadır. Tarikatlar Selçuklu ve Osmanlı'ya özgü düşünce ve inanç hareketleri olarak değerlendirilmektedir. Birçok tarikatın menşei Hicri 5./Miladi 11. asırda Abdülkâdir Geylânî'nin yolundan gidenler tarafından oluşturulan Kadiri Tarikatıdır. Ebû Sâlih Muhyiddîn Abdülkâdir Geylânî, neseben hem Hasanî ve hem de Hüseynîdir. Abdulkadir Geylânî'nin soyundan gelen evlat ve torunları da yaşadıkları muhitlerde “şerîf”, “şurefâ”, “seyyid” olarak anılmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Turgay Şeren</span> Türk futbolcu

Turkay Sabit Şeren, Türk millî futbolcu, teknik direktör, futbol yorumcusu ve spor yöneticisidir. Kaleci pozisyonunda görev alan oyuncu, futbolculuk kariyerinin tamamını Galatasaray'da geçirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Rıza Nur</span> Türk siyasetçi

Rıza Nur, Türk siyasetçi, hekim ve yazardır.

Menemen Olayı ya da Kubilay Olayı, 23 Aralık 1930 günü, İzmir'in Menemen ilçesinde, askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki'nin şeriat isteyen bir grup tarafından öldürülmesi olayıdır. Şeriat ile laiklik arasındaki mücadeleyi vurgulaması açısından Cumhuriyet tarihinin önemli olaylarından biri kabul edilir. Olayların ardından bölgede sıkıyönetim ilan edilmiş, General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Divanıharp'te failler idam dâhil çeşitli cezalara çarptırılmıştır.

Cerrahîlik bir İslâm tarikatı, Halvetîyye'nin kolu olan Ramazânîyye'nin alt şubesi. Cerrahîlik, adını kurucusu olan Nureddîn Muhammed ibn-i Abdullah er-Rûmî el-İstanbulî el-Cerrahî'den alır. 17. yüzyılın sonlarında kurulmuş olan Cerrâhî tarikatı, eski İstanbul'un en yaygın tarikatlarından biriydi.

Râbıta, bir tasavvuf terimi. Tasavvufta belirli tarikatlarda bulunan bir uygulamaya verilen isimdir. Etimolojik açıdan râbıta sözcüğü rabt kökünden türemiştir ve “birleştirmek” ve “bağlamak” anlamlarına gelmektedir. Tasavvufta ise müridin, konsantre olup şeyhini aklında canlandırarak şeyhinden yardım istemesi, şeyhinin yardımı ile Allah'tan feyz alması anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Nazi Almanyası</span> 1933ten 1945e dek Nazi Partisi yönetimindeki Almanya

Nazi Almanyası, Almanya’nın 1933 ile 1945 yılları arasında, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) idaresi altında, tek parti rejimine dayalı yönetim sistemiyle “Führer” unvanlı hükûmet (1933-1945) ve devlet başkanı (1934-1945) Adolf Hitler’in liderliğinde egemenlik sürdüğü döneme verilen isim. Alman tarihi içerisinde “Reich”ların üçüncüsüdür; bundan dolayı Üçüncü Reich ismiyle de nitelendirilir.

Rüfailik ya da Rifâiyye, tasavvufi inanışa göre kurucusu ve piri Ahmed er Rüfâi olan İslamîyetin bir tarikatıdır.

Galibîlik, Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu tarafından kurulmuş tarikattır. Kuşçuoğlu, 1993 yılında Kâdirî ve Rufaî tarikatlarının birleşiminden yeni bir kol olarak ayrı bir tarikat verildiğini ilân etti ve hâli hazırda var olan 12 tarike ek olarak kendi ismiyle anılan Gâlibîlik tarikatını 13. tarik olarak tanıttı.

<span class="mw-page-title-main">Zahid Gilani</span> İranlı ilahiyatçı (1216-1301)

Zahid Gilani tam adıyla Tâcüddîn İbrahim b. Rûşen Emîr b. Bâbil b. Bîdâr el-Kürdî es-Sencânî Zahidiyye tarikatının şeyhi ve mutasavvıf.

Menzil Cemaati, Nakşibendiye'ye bağlı olup Türkiye'deki cemaatler arasında en fazla mensubu olanlardan biridir. Siirt civarından Adiyaman'ın Kahta ilçesi Menzil köyüne gelip yerleşen Abdulhakim Erol tarafından kurulmuştur. 12 Temmuz 2023'e kadar Cemaatin lideri Abdülbaki Erol'du. Erol'un ölümü üzerine yerine oğlunun geçeceği düşünülmüştür ancak 24 Temmuz tarihinde cemaat içinde bir uzlaşmaya varılamadığından, üç oğlu arasında ayrılmıştır.

Sebeilik (Sebe’îyye); İslâm dinine ilk defa Allah'ın insanlara hulûl ederek insanın ulûhiyeti ilkesini sokan "ʿAbdullah bin Sebe" isimli Yemenli bir Yahudi tarafından Ghulat fikirler üzerine inşâ edilerek kurulmuş olan mezhep. Günümüzde Nusayrî inancında hâkim olan Ali'nin ulûhiyeti ve tanrısallığı ilkesi, Alevi fırkaları içerisine ilk defa bu mezhep mensûpları tarafından taşınarak karıştırılmıştır.

İsmet Yamanoğlu, Türk millî futbolcu ve teknik direktör. Futbolculuk döneminde forvet pozisyonunda görev yapmıştır. Futbolculuk döneminde "tahta bacak" takma adıyla da anılmaktaydı.

Mehmet Babalık, Türk teknik direktördür.

Mehmet Şadi Çalık, Türk çağdaş heykel sanatının öncülerinden.

<span class="mw-page-title-main">Mehmet Uygun (ressam)</span>

Mehmet Uygun Türk ressam.

<span class="mw-page-title-main">Muhammed Laz (dayı)</span>

Muhammed Laz, 1647 ve 1653 yılları arasında Tunus'ta Dayılık yapan Osmanlı devlet adamıdır. Ahmed Hoca'nın ölümüyle Dayı olmuştur. Rivayetlere göre hayır sahibi ve dayılık yaptığı dönemde çok sevilen biriydi. 1631'den 1705'e kadar Tunus'un yönetiminde söz sahibi olan Muradi ailesine mensuptu.