İçeriğe atla

Molly Maguires

Molly Maguires İrlandalı gizli bir örgüttür. Tarihçilere göre “Mollie”lerin ABD Pennsylvania’daki kömür madenlerinde Amerikan İç Savaşından itibaren 1876 yılında başlayan davalarına kadar örgütlü oldukları düşünülmektedir. Molly Maguires örgütünün bu dönemdeki madenlerde yaşanan suç teşkil eden olaylardan, adam kaçırmalardan vb sorumlu oldukları, bir tek Pinkerton ajanının şahitliğiyle iddia edilmiştir. Diğer örgüt üyelerinin ifadeleri ve itiraflarının baskı altında alınmış olması kuvvetle muhtemeldir.

Suçlamalara dayanak olarak bir takım İrlandalı madencinin suç işlemek için bir araya gelmiş olabileceği iddiasının doğru olabileceği mümkündür ancak mahkemelerde tüm suç olaylarının arkasında Molly Maguires örgütü olduğuna dair kuvvetli bir basınç oluşmuştur. Bunun sebebi işçiler arasındaki ekonomik mücadelenin içinde çekirdek halinde militan işçilerin bulunuyor olması olarak açıklanabilir. Bahsedilen tarihsel dönemde şiddetin çok yaygın olduğu da unutulmamalıdır. Soruşturmanın, duruşmaların ve infazların bazı ayrıntıları çok nahoştur. Bölgedeki en güçlü sanayici için ajan olarak çalışan Pinkerton mensubu, yürüttüğü takip sırasında Molly Maguires üyesi olduğundan şüphelendiği işçileri elinde delil olmaksızın takip ettirmiş, pusuya düşürmüş ve hatta öldürmüştür. Bu takiplerden ve cinayetlerden işçilerin aileleri de kurtulamamıştır. Molly Maguires örgütünün çökertilmesiyle ekonomik kazanç sağlayacak olan sanayici patron, davalarda bir savcı olarak yer almıştır. Molly tarihi, kişisel intikam peşinde olan bir gizli örgüt tarihi olarak veya patronlara karşı örgütlenen işçilerin mücadelesi olarak farklı şekillerde anlatılır. Örgüte üyeliğin gizli bir sendikaya üyelikten ne kadar farklı olduğu bilinmemektedir. Örgüt, kendisi hakkında arkasında yazılı hiçbir belge bırakmamış olduğundan dolayı örgüte dair bilgiler sınırlıdır ve örgütle ilgili olarak yazılan akademik yazıların neredeyse tamamı taraflıdır.

İrlanda’da Molly Maguires

Örgüt İrlanda kökenlidir, İrlanda’da 18.yüzyılda itibaren Whiteboys, Peep O’Day Boys gibi gizli örgütler kurulmuştur. Molly Maguires ile ilgili akademik bir araştırma yapan tarihçi Kevin Kanny örgütün geçmişini Ribbonmen ve daha önceden ise Defenders adlı örgütlere bağlar. Diğer bir örgüt olan Ancient Order of Hibernians (AOH) ise Molly Maguires ile sürekli ilişkilendirilmiştir. Bu örgüt ABD’de kurulmuştur ve bir dayanışma vakfı gibi çalışmaktadır. Bu farklı örgüt isimlerinin tek bir örgütün farklı isimlendirilmesi olduğu da iddia edilmektedir. İrlanda kökenli örgütlerin çoğu gizlidir ve bazıları da şiddete başvurmaktadır. Ribbonmen ismi bir örgüte ait bir isim olmakla beraber kırsal İrlanda’da bu isim gizli örgütün uyguladığı şiddeti temsil etmektedir. Kırsal alandaki isyanlar toprak kullanımına dair anlaşmazlıklara kadar indirgenebilir. Küçük ölçekli patates tarımı yapan aileler, mera alanlarını çitle çevirdikleri için hayvancılığa karşı doğrudan bir tehdit olarak algılanmıştır. Kırsal çıkar çatışmaları çoğunlukla çitlerin parçalanması, ekili alanların harap edilmesi bazen de küçük ve büyükbaş hayvanların telef edilmesi şeklinde olmaktaydı. Molly Maguires örgütü ve onun gibi örgütlerin varoluş sebebi ise toprak ağalarının uyguladığı zorbalığa karşı çıkmak olagelmiştir. Toprak ağasının sistemine polis ve mahkeme de dahil olduğundan doğal olarak bu kurumlar da hedef alınmaktaydı. Molly Maguires ve öncesindeki örgütler zaman zaman toprakağalarının topraklarını da ele geçirip yoksul köylülüğe veriyorlardı. Molly Maguire örgütünün hakim olduğu önemli bölgelerden Donegal’de ele geçirilen topraklar orada daha önceden çalışan köylülerin isteklerine göre dağıtılmıştır. Bu anlaşmalar yazılı olmadığı için hatırlandığı sürece geçerliydi. Toprak ağaları bu toprakları hayvancılık için kullanmaya başladığında ise direniş başlıyordu. Birçok toprak sahibi ve onların ajanları Protestan iken Molly Maguires örgütü Katoliklerden oluşmaktaydı. Bu da ayrı bir karmaşıklık katıyordu duruma. Tüccarlar, değirmenciler ve diğer meslek sahipleri çoğunlukla tehdit ediliyor, fiyatları düşürmeleri isteniyor, karşı koyanlar dövülüyor, bazen de öldürülüyordu. Yerel Molly Maguires liderlerinin bazen kadın kılığında dükkânlara gidip yardım istedikleri, dükkân sahibinin olumsuz cevabı üzerine diğer örgüt üyelerinin hemen olaya müdahil olup dükkândaki mallara zorla el koyup, bunları halka ücretsiz dağıttıkları anlatılır. Örgütün ismine dair de yerel efsaneler mevcuttur. Molly parasız olduğu için evinden atılan bir dul kadındır, komşuları onun öcünü almak için gizli bir şekilde örgütlenmişlerdir. Diğer bir efsaneye göre ise Molly yerel bir meyhane işleten bir kadındır. Başka bir efsanede ise Molly geceleri gizli örgüt üyeleine kırsalda yol gösteren genç ve cesur bir kadındır.

ABD’de Molly Maguires

Molly Maguires tarafından bir patrona gönderilen tehdit mektubu

Birçok tarihçiye göre ABD’ye yoğun olarak gelen İrlandalı göçmenler buraya Molly Maguires örgütünü de bir şekilde getirmişlerdir. Çoğunlukla kömür madenlerinde çalıştıkları için Pennsylvania’ya bağlı Lackawanna, Luzerne, Columbia, Schuylkill, Carbon ve Norhumberland gibi kentlerde örgütlüdürler. İrlandalı maden işçileri daha önceden toprak ağalarına karşı uyguladıkları baskı, gözdağı ve şiddeti buradaki maden şirket patronlarına karşı kullanacaklardır. Ancak bölgedeki patronlar da gizli bir örgüt hayaletinin varlığını kullanmışlardır. Sanayici patron Franklin Gowen hakkını ısrarla arayan militan bir işçinin Molly Maguires olmaktan suçlanarak rahatlıkla asılabileceğini belirtmiştir.

Sektörün Durumu

1870’lerde demiryolları ve kömür madenleri büyük ve güçlü finans kurumlarınındı. Maden şirketleri yurtdışından getirdikleri ucuz işçileri ABD’de servet kazanmak vaadiyle ülkeye getirmekteydi. Hayvanlar gibi demiryolları ve gemilerle istiflenerek taşınan işçiler, çoğunlukla İngilizce bilen işçilerin yerine işe alınmışlardı. İngilizce bile bilmeyen göçmen işçiler çok zor koşullarda çalışırlardı ve çoğunlukla korkunç kazalarda can verirlerdi. Schuylkill County, Pennsylvania’daki kömür madenlerinde 22 bin kömür işçisi çalışmaktaydı. Bu işçilerden 5500 tanesinin ise yaşları 7 ile 16 arasında değişmekteydi. Bu işçiler günde 1 ila 3 dolar gibi ücret kazanmaktaydılar. Maden işçisinin sıradan bir günü sürekli lambasının loş ışığı altında ve pis sular içinde sürünerek etrafındaki kömürleri kazmayla çıkartmaya çalışarak geçmekteydi.

Felaket

Ücretler çok azdı, çalışma koşulları çok kötüydü ve ölümlü kazalar her yıl yüzlü rakamlarla ifade ediliyordu. 6 Eylül 1869 tarihinde Luzerne’deki bir madendeki yangında 110 madencin yanarak ölmüştü. Kurbanların aileleri maden şirketini ikinci bir çıkış açmadığı için suçlamıştı. İkinci bir çıkış kapısı ve havalandırma sistemleri pahalı ama kesin sonuç veren güvenlik önlemleri olduğu için patronlar tarafından sürekli reddedilmiştir. 7 yıllık dönemde sadece Schuylkill County’de 565 madenci ölmüş, 1655 işçi de ciddi şekilde yaralanmıştı. İşçilerin karşılaştığı sorunlar sadece bunlarla kalmıyordu. İşçilerin geldiği ülkeye göre de ayrımcılık yapıldığı için ülkeye ilk gelen İrlandalılar aşağılanmış ve cinayete varan fiziksel saldırılara maruz kalmışlardı. Molly Maguries örgütünün bölgede güçlenmesinde bu tutumun da payı büyüktür.

Ekonomik kriz işçileri vurur

1873-1879 yılları arasındaki ekonomik kriz ülkenin tarihindeki en derin krizlerdendir. Aşırı ekonomik büyümeyi takip eden borsanın çöküşü para arzında küçülmeyi tetiklemiştir. 1877 yılına gelindiğinde çalışabilen her 5 işçiden 1 tanesi tamamen işsiz, 2 tanesi sadece 6 ay iş sahibi, 1 tanesi de yarı zamanlı işlerde çalışabilmektedir. Ancak krzi sadece işçileri vurmaktadır, demiryolu patronları zengin kompartmanlarda seyahat etmeye devam etmekte, aç işsizlerin kızgın bakışlarını görmezden gelmektedir.

Maden patronları Molly Maguires’e karşı

Philadelphia ve Reading Demiryolları şirketi başkanı Franklin Gowen, Molly Maguires ile başa çıkmak için Pinkertonlarla anlaşır. Pinkerton Ajansı ise ajan olarak işçilerin arasına adamlarını sokacaktır. Ajanlarının adı James McParlan, James McKenna takma adını kullanacak ve zamanla örgüte girerek, kıdemli bir yönetici olacaktır. Ajanın amacı polise gerekli delilleri toplayıp tüm örgütü çökertmektir. Uzun bir süre bir ilerleme kaydedemeyen McParlan umutsuzluğa kapılsa da sendikalar güçlenecektir. Patorn Gowen ise saldırmaya hazırlanmaktadır. Molly Maguires’in gizlilik sebebiyle Ancient Order of Hibernians örgütünü paravan olarak kullandığı iddia edilmektedir. Parlan’a göre Schuylkill bölgesinde 450 Molly Maguires üyesi vardı. Goewn güçlene işçi örgütlenmesinin ve Molly Maguires’in gücünü kesin olarak kırmak için ücretlerde indirim yaptığını açıklar ve sonunda maden işçileri 1 Ocak 1875 günü greve giderler. Hibernians üyesi ve sendikacı Edward Coyle 2 ay sonra Martta öldürülür. Örgütlülüğe karşı başka cinayetler de yaşanır. Patronların amacı kendilerine bağlı paralı silahlı grupların işçilere saldırmasıyla Molly Maguires’in sahneye çıkacağını öngörürler. Bu saldırıları McParlan yönlendirir ve Molly Magures üyesi olduğundan şüphelendiği işçilerin aileleri de dahil olmak üzere saldırılar düzenler. Parlan ihbar ettiği evlerdeki kadın ve çocukların da ayırt edilmeden öldürüldüğünü görünce istifa mektubunu Pinkertonlara gönderir, istifası reddedilir. Grevci işçilerin önderleri sadece sendikacılık yaptıkları için hapsedilirler ve saldırılar sonucu işçilerin morali bozulur. Ayrıca patron yanlısı ajan provokatörler tarafından kundaklanan madenler gibi korku salıcı eylemler Molly Maguires’e atfedilince kamuoyu da buna inandırılır. Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır. Sonuçta 6 aydan sonra maden işçileri ücretlerindeki azalöayı kabul ederek yenişmiş bir şekilde işe dönmeyi kabul ederler. Ancak az da olsa bir grup direnmeye devam eder. Molly Maguires örgütüne katılımlar hızlanır. Grevden önce Molly’lerin yüzüne bakmayan Parlan’ın anlatımlarına göre şimdi onları içtenlikle karşılayıp beraber iş yapmak istediklerini bildirmekteydiler. Mahkeme ve yargı süreci İrlandalı bir işçinin gözünden bakıldığında oyalayıcı, geciktirici ve hiç de adil olmayan bir sistemdir. Dahası tüm yargı sisteminde hiç İrlandalı yoktur, hep Galler, Almanya ve İngiltere’den gelenler önemli mevkilere yükselmişlerdir. Düzenin adalet sisteminden ümidini kesen işçiler adalet için molly Maguires’e gelirler. Militan işçileri de öldüren patronlar artık rahat değillerdir.

Parlan örgütte yükselir

Grevden sonraki dönemde artık neredeyse her gün bir Mollie öldürülüyor, diğeri çarmıha geriliyor, bir grev kırıcı öldürülüyordu. Postane yakılıyor, tren raydan çıkartılıyor, madende yangın çıkıyordu. Parlan ise yavaş yavaş örgütte yükselmekte ve Mollie düşmanlarını öldüren örgüt üyelerini saklamaktadır. Öldürüleceğini öğrendiği bir maden patronunun hayatını kurtarmaya çalışsa da başarılı olamayacaktır. Örgütü tümden çökertmeye yetecek delilin elde edilip edilmediği düşünüldüğü bir sırada kimliği açığa çıkar.

Mahkemeler

Schuylkill Bölge Savcısı Franklin Gowen aynı zamanda Pinkertonları kiralayan demiryolları şirket sahibidir. Molly Maguires örgütünün işlerini son derece engellediğini belirten Goewn dava sürecine aktif olarak dahil olacaktır. İlk mahkemedeki sanıklar McGeehan, Carroll, Duffy, James Boyle ve James Roarity, Mayıs 1876 tarihinde Benjamin Yost’u öldürmekten yargılanırlar. Sendikacılara karşı isnat edilen suçlamaların asılsız olduğu ve şahit olarak duruşmaya getirilen patronun adamı Kerrigan’ın cinayeti işediği açığa çıkınca dava düşer. 2 ay sonra dava yeniden görülür, Kerrigan serbest kalır ve 5 mahkûm da suçlu bulunural idam cezasına çarptırılırlar. Tom Munley’in davası ise ilginçtir. Kendisi madenci formen Thomas Sanger’i öldürmekle suçlanmaktadır. Ancak tek şahit Pinkerton ajanı Parlan’dır. Parlan cinayeti gören bir şahitin olduğunu ve ona göre suçlunun Munley olduğunu iletir. Şahit ise Munley’i teşhis edemez. Buna rağmen mahkeme Parlan’ı dikkate alır ve Munley’i suçlu bularak idama mahkûm eder. McParlan’ın şahitliğiyle toplam 10 madenci Molly Maguires üyesi olduğu iddiasıyla asılır. Savunma sürekli McParlan’ın bir ajan provokatör olduğunu, bilgisi olmasına rağmen bazı insanları uyarmayarak cinayetlerden sorumlu olduğunu belirtir. Parlan ise Hibernians ve Molly Maguires örgütünün bir ve aynı olduğunu, sanıkların tamamının suçlu olduğunu dile getirir. Parlan’ın maden sendika liderlerini de hapse atma planı ise suya düşecek ve sendika yönetimi aklanacaktır.

İnfazlar

21 Haziran 1877 tarihinde altı kişi Pottsville Schuylkill Hapishanesinde, dört kişi de Mauch Chunk Carbon County Hapishanesinde asılarak idam edilir. İnfazlardan önce askerî birlikler süngü takarak hapishane etrafında güvenliği sağlar. İnfaz saatlerinde her yandan gelen işçiler ve aileleri sessiz bir şekilde infaz edilenlere son kez desteklerini verirler.

Yargı sürecine eleştiriler

Dava süreçlerinden sonra infazlarla sonlanan süreç hakkında çok yorum yapılmıştır. Carbon County hakimlerinden John Lavelle daha sonra yaptığı açıklamalarda yargı sürecinin devlet egemenliğinin özel şirketlere teslim edildiği bir süreç olduğunu, soruşturmayı özel bir şirketin gerçekleştirdiğini, sanık oldukları iddia edilen kişileri özel güvenlik şirketinin tutukladığını ve maden şirket yöneticilerinin savcı olduklarını, devletin ise sadece idam sehpasını sağladığını belirterek tüm süreci eleştirir.

Popüler kültüre etkileri

  • Amerikan beyzbol ligindeki Cleveland takımının adı 1912-1914 yılları arasında Cleveland Molly McGuires olmuştur.
  • Yaşanan olayları anlatan ve başrolde Sean Connery’nin oynadığı The Molly Maguires filmi 1970 yılında çevrilmiştir.
  • Sherlock Holmes’un The Valley of Fear adlı macerası kısmen Molly Maguires’e bağlıdır.
  • İrlandalı folk grubu The Dubliners Molly Maguires adlı şarkılarını örgüte ithaf etmiştir.

Ayrıca bakınız

Konuyla ilgili başlıca yazılı eser

  • Dewees, Francis P. The Molly Maguires: The Origin, Growth, and Character of the Organization (1877; 1964) ISBN 0-8337-0848-1

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu</span> Türkiyede bir işçi sendikaları konfederasyonu

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, 13 Şubat 1967 tarihinde Türk-İş'ten ayrılan Maden-İş, Lastik-İş, Basın-İş ve bağımsız Gıda-İş, Türk Maden-İş (Zonguldak) sendikaları ve onların genel başkanları olan Kemal Türkler, Rıza Kuas, İbrahim Güzelce, Mehmet Alpdündar ve Kemal Nebioğlu tarafından kurulan işçi sendikaları konfederasyonudur. 12 Eylül Askeri Darbesi ile kapatılmasının ardından 19 Ocak 1992 tarihinde yeniden kurulmuştur. DİSK, bağımsız bir sınıf ve kitle örgütüdür.

<span class="mw-page-title-main">Lucky Luciano</span> İtalyan-Amerikalı çeteci (1897 – 1962)

Charles "Lucky" Luciano, İtalyan kökenli Amerikalı bir gangsterdir.

<i>Billy Elliot</i>

Billy Elliot, 2000 yılı Birleşik Krallık yapımı Stephen Daldry filmi. Yönetmenin ilk uzun metrajlı filmidir. Durham'da kurgusal bir kasaba olan Everington'da geçer. Karakterler, 11 yaşındaki Billy, kömür madeni işçisi babası, ağabeyi ve Billy'nin dans öğretmenidir. Senaryo yazılırken, kısmen A.J. Cronin'in The Stars Look Down adlı romanından esinlenilmiştir. Bu kitap da Billy Elliot gibi İngiliz maden işçilerinin grevini ve işçilerden birinin oğlunun geleneklere karşı çıkarak kendi yolunu bulmasını konu alır.

<span class="mw-page-title-main">Kanlı Pazar (1905)</span> II.Nikolayın askerleri tarafından işçilere karşı yapılan silahlı katliam

Kanlı Pazar, 22 Ocak 1905'te Petersburg'da işçilerin Çar II. Nikolay'a bir dilekçe sunmak üzere Kışlık Saray'a doğru sakin ve barışçıl bir yürüyüşe geçmeleri üzerine çarın askerleri tarafından bu barışçı yürüyüşe katılan silahsız yaklaşık 100.000 işçiye toplu tüfekli acımasızca açılan ateş sonucu 1000'den fazla ölü, 2000'den fazla yaralı ile sonuçlanan tarihi olay. Bu yürüyüşü Papaz Georgy Gapon adında bir Ohranka ajanı örgütlemişti. Eylemciler iş gününün 8 saate indirilmesini, asgari ücretin daha adil olmasını ve fazla mesainin kaldırılmasını istemekteydi.

<span class="mw-page-title-main">Polonya Halk Cumhuriyeti</span>

Polonya Halk Cumhuriyeti, Polonya'nın 1952-1989 yılları arasındaki resmî adı. II. Dünya Savaşı'nın sonunda, savaş öncesi Polonya topraklarının bir kısımına Sovyetlerin Almanlardan aldıkları toprakların da dahil edilmesiyle kuruldu. Polonya Halk Cumhuriyeti COMECON ve Varşova Paktına üyeydi.

<span class="mw-page-title-main">Rus Devrimi (1905)</span>

1905 Rus Devrimi, Rus İmparatorluğu çapında geniş yankı bulan kitlesel siyasi eylemlerdir. 1905 Moskova Ayaklanması örneğinde olduğu gibi, bazı eylemler doğrudan hükûmeti hedef almıştır. Saldırılar, işçi grevleri, köylü ayaklanmaları ve askeri isyanlar şeklinde gelişmiştir. Olaylar sonucunda anayasal monarşiye geçiş yapılmış ve Çarlık Duması kurulmuş, çok partili seçimler yapılmış, 1906 Anayasası meydana getirilmiştir. Ancak Çarlık rejiminin yıkılması ve bazı bölgelerdeki bağımsızlık yönünde yapılan silahlı ayaklanma girişimleri başarısız olmuş ve bastırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Pinkerton</span> özel bir dedektiflik şirketi

Pinkerton Ulusal Dedektif Ajansı, kısaca Pinkertonlar, 1850 yılında Allan Pinkerton tarafından kurulan özel bir ABD güvenlik ve dedektiflik şirketi. Başkan Abraham Lincoln'u hedef alan bir suikast planını ortaya çıkartarak ünlü olan Pinkerton, daha sonra Amerikan İç Savaşı sırasında Lincoln'un kişisel güvenliğini sağlamıştır. Pinkertonlar güvenlikten özel askeri görevlere kadar her türlü işte görev almışlardır. Pinkertonlar gücünün zirvesindeyken Amerikan Ordusu'ndan daha çok silahlı özel güvenlik elemanına sahip olmuş, özel bir ordu gibi davranabilecekleri korkusu yüzünden Ohio devleti sınırları içinde faaliyetleri yasaklanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Allan Pinkerton</span>

Allan Pinkerton, İskoç dedektif ve casus, ABD'deki ilk dedektif ajansı olan Pinkerton Ajansını kurmasıyla bilinir.

Deadwood, ABD yapımı Western tarzı televizyon dizisidir. David Milch tarafından yazılan dizi 21 Mart 2004 ile 27 Ağustos 2006 tarihleri arasında 12 bölümden oluşan 3 sezon olarak HBO televizyon kanalında gösterilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">1918-1919 Alman Devrimi</span> devrim

1918–1919 Alman Devrimi ya da Kasım Devrimi, I. Dünya Savaşı'nın sonunda Friedrich Ebert önderliğinde anayasal monarşiden parlamenter demokrasiye geçiş sürecidir. Savaşın Almanya’nın aleyhine gelişmesinden dolayı Alman halkının üzerinde oluşan gerilim, ülkede yeni bir rejimin kurulması gerektiği düşüncesini ön plana çıkarmıştı. Devrimin amacı monarşi rejiminin yerine demokratik bir cumhuriyet kurmaktı. Bu hedef, İmparator II. Wilhelm’in tahttan çekilmesiyle sonuçlanan, 1 hafta, 4 gün süren ilk aşamada gerçekleşti. Almanya’daki radikal solcular komünist bir rejim kurmak istediği için bu devrim, komünist devrimciler ile anti-komünistler arasındaki bir iç savaşa dönüştü; bu durum, devrimin ikinci aşamasını yarattı. İkinci aşama tam olarak 9 ay, 1 hafta sürdü ve yönetim biçimi parlamenter demokrasiye dayanan Weimar Cumhuriyeti'nin zaferiyle sonuçlandı.

<i>The Molly Maguires</i> (film)

The Molly Maguires, 1970 ABD yapımı filmdir. Arthur H. Lewis’in romanından uyarlanan filmde yönetmenlikte Martin Ritt, başrollerde ise Sean Connery ile Richard Harris görev yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ludlow Katliamı</span>

Ludlow Katliamı, ABD’nin Colorado eyaletinde Colorado Fuel & Iron Company'de çalışan ve grev yapan madencilerin kaldığı 1200 kişilik çadır pansiyonlarının 20 Nisan 1914 günü, Rockefellerler'e bağlı kiralık özel askerler tarafınca taranması ve ateşe verilmesi olayı.

Yeni Çeltek olayları ya da Yeni Çeltek direnişi, 12 Eylül Darbesi öncesi süreçte Amasya'da Yeni Çeltek maden bölgesinde işçilerin greve gitmeleriyle başlayıp askerlerin müdahalesi ile büyüyen işçi eylemi.

Şirvan maden kazası 17 Kasım 2016 tarihinde Siirt'in Şirvan ilçesindeki Madenköy yakınlarındaki bakır madeninde meydana gelen ve 16 işçinin ölümüyle sonuçlanan kaza.

<span class="mw-page-title-main">Ulusal Yeniden Yapılanma Süreci</span>

Ulusal Yeniden Yapılanma Süreci 1976-1983 dönemi arasında Arjantin devletini yöneten askerî diktatörlük dönemini anlatır. Rejimin temeli 24 Mart 1976 tarihinde Devlet Başkanı Isabel Martínez de Perón'a karşı düzenlenen başarılı darbeyle atılır. İktidarı alan cunta, Kirli Savaş adı verilen ve sivil halka karşı çok çeşitli suçların işlendiği bir süreç başlatmıştır. Rejim 1982 yılında İngiltere'ye karşı başlattığı Falkland Savaşı'nda yenilince toplumsal muhalefet yükselişe geçmiş ve cuntacılar 1983 yılında iktidarı bırakmak durumunda kalmıştır. Takip eden demokrasi döneminde hayatta kalmış olan önde gelen darbecilerin çoğu mahkeme önüne çıkmış ve hapis cezaları almıştır.

Kömür Savaşları, Amerika Birleşik Devletleri'nde kabaca 1890 ile 1930 arasında gerçekleşen bir dizi silahlı işçi-işveren anlaşmazlıklarının bir sonucuydu. Çoğunlukla Doğu'da, özellikle Apalaş'da meydana gelmelerine rağmen, yüzyılın başından sonra Colorado'da önemli miktarda şiddet olayları gerçekleşmiştir.

Valdez, Amerika Birleşik Devletleri'nin Colorado eyaletinde yer Las Animas ilçesinde yer alan, belediyeye ait olmayan bir şehirdir. 1907'den 1960'a kadar Valdez, Colorado Fuel & Iron Şirketi'nin en üretken ve en büyük ikinci madeni olan Frederick kömür madeni için bir şirket kasabası olarak görev yaptı. Valdez CDP'nin nüfusu 2020 Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Sayımı'na göre 46'dır.[1] Trinidad Postanesi bölgeye hizmet vermektedir.[2]

<span class="mw-page-title-main">Marikana katliamı</span>

Marikana katliamı 16 Ağustos 2012 tarihinde Güney Afrika Cumhuriyeti'nde Rustenburg Marikana'daki Lonmin şirketine ait platinyum madeninde sürmekte olan grev sırasında Güney Afrika Emniyet Müdürlüğüne bağlı polisler tarafından 34 işçinin öldürülmesini anlatır. Katliam apartheid rejiminin devrilmesinden sonra sivillere karşı yapılan ilk katliamdır.

2023 Eskişehir maden grevi, Eskişehir’in Mihalıççık ilçesindeki Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali olarak faaliyet gösteren kömür maden ocağında çalışan Doruk Madencilik işçilerinin maaş, tazminat ve diğer haklarını alamadıkları gerekçesiyle 28 Ağustos 2023 tarihinde başlattıkları ve 31 Ağustos günü kendilerini maden ocağına kilitleyerek açlık grevi kararı almasıyla devam eden grevlerdir.

PEO, Tüm Kıbrıs İşçi Federasyonu Kıbrıs Cumhuriyet'indeki sendikaları kapsayan bir şemsiye örgüttür. Tüm Kıbrıs Sendikalar Komitesi'nin devamı olarak kurulmuştur. 1948'de Kıbrıs Maden Şirketi'nin madenlerinde yapılan grevlerde etkili olmuş ve AKEL'le yakın ilişki içerisinde olmuştur.