İçeriğe atla

Mizosofi

Vikisözlük'e taşıBu maddenin Vikisözlük'e düşünülmektedir.
Bir ansiklopedi maddesinden çok, bir sözlük maddesine benzeyen bu metni Vikisözlük kriterlerine göre düzenleyerek, Vikisözlük'e taşıyabilirsiniz.ara
Eğer maddeyi düzenleyerek ansiklopedik bir yapıya kavuşturabilirseniz, bu uyarıyı lütfen kaldırınız.

Mizosofi, bilgi ve/veya bilgelik düşmanlığı anlamına gelen kavram. Benzeri bir başka kavram mizolojidir.

Kelimenin köken bilgisi

Mizosofi, antik Yunancada nefret, tiksinti anlamına gelen μῑσέω (mīséō) ile yine antik Yunancada bilgi, bilgelik anlamına gelen σοφία (sophía) kelimelerinden türetilmiştir.

Kelimenin kaynağı

Kelime ilkin 1789'da Fransız yazar Abbé Capmartin de Champy'in 1789'da yayınlanan Philosophie des lettres, qui aurait pu tout sauver. Misosophie voltairienne, qui n'a pu que tout perdre adlı eserinde kullanılmıştır. Sözlüklerde ise ilk olarak 1878 yılında yayınlanan Charles Porterfield Krauth'in A Vocabulary of the Philosophical Sciences adlı sözlüğünde yer almıştır. İngilizce edebi eserlerde ise ilk kullanıldığı yer 1930'larda Samuel Taylor Coleridge'nin ölümünden sonra yayınlanan "Notes of Hooker" adlı eseri olmuştur.[1] Coleridge'in eserinde kelimenin kullanıldığı bağlam şu şekildedir:

"Tür ve kaynak bakımından farklılık gösteren sadece iki felsefe okulu vardır ve olabilir. Düzey ve tâli farklılıklar pek çok olabilir; ancak bunlar farklı felsefeler değil deha, yetenek ve öğrenme derecelerine sahip farklı öğretmenler, farklı filozoflar tarafından yönetilen okulları oluşturmaktadır. Burada psiloloji (boş gürültü sevgisi) ve misosofi okulları söz konusu değildir."

Kelimenin sıfat biçimi olan Mizosofik (misosophical) Oxford Sözlüğüne göre 1937'de Philosophy: the journal of the British Institute of Philosophy adlı dergide kullanılmıştır.[2]

Felsefe tarihinde mizosofi/mizoloji

Mizosofi kelimesine yakın bir ifade olan Misoloji Platon'un Phaedo diyaloğunda mizantropi ile yan yana anılır. Diyalogta geçtiği şekliyle Sokrates, ölüme mahkûm edilip cezanın infaz edilişinden önceki saatlerde öğrencilerine mizantropiyi bir kişinin doğru söylediğine inandığı bir diğer kişinin kötülüğünü ve güvenilmezliğini keşfettikten hiçbir insana güveninin kalmayışı ve söylediği hiçbir sözü kabullenmeyişi olarak tanımlar ve mizolojinin de benzer bir duygudan doğduğunu ifade eder.[3]

Kaynakça

  1. ^ "Misosophy: hatred of wisdom. A label applied to Voltaire, Schopenhauer, Nietzsche, Papists, Positivists, and Calvinists". 29 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2024. 
  2. ^ "OED: Oxford English Dictionary". 29 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2024. 
  3. ^ "Dale, Jacquette, "Socrates on the Moral Mischief of Misology" Argumentation (2014) 28:s.4-5". 29 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2024. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkçe</span> Türk halkının Oğuz Türkçesi dili

Türkçe ya da Türk dili, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da konuşulan, Türk dilleri dil ailesine ait sondan eklemeli bir dildir. Türk dilleri ailesinin Oğuz dilleri grubundan bir Batı Oğuz dili olan Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Dil, başta Türkiye olmak üzere Balkanlar, Ege Adaları, Kıbrıs ve Orta Doğu'yu kapsayan eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulur. Ethnologue'a göre Türkçe, yaklaşık 90 milyon konuşanı ile dünyada en çok konuşulan 18. dildir. Türkçe, Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ulusal resmî dil statüsüne sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Frithjof Schuon</span>

Frithjof Schuon, Perennelialist veya Gelenekselci düşünce okuluna ait, Alman asıllı İsviçreli bir metafizikçiydi. Metafizik, maneviyat, dini fenomen, antropoloji ve sanat üzerine İngilizceye ve diğer birçok dile çevrilmiş yirmiden fazla Fransızca eserin yazarıydı. Aynı zamanda ressam ve şairdi.

Aporia, genel olarak konuşmacının konunun hangi yönü takip etmesi gerektiği, konuya nereden başlanıp nerede bitirileceği, ne deneceği hakkında yolunu yitirdiği durumun adı olarak ya da konuşmacının ne söyleyeceğini ya da düşüneceğini bilmediği bir durumda başvurduğu, genellikle yapmacıklı kuşku ifadesi olarak tanımlanır. Etimolojik olarak, "Aporia" kelimesi, Yunanca ἀπορία kelimesinden gelir ve "geçişin olmaması", "çıkmaz", "geçişte zorluk", "şaşkınlık" anlamlarına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Ksenofon</span> Yunan tarihçi, yazar, filozof ve asker

Ksenofon, Sokrates'in öğrencisi olan Yunan filozof, yazar, tarihçi ve asker.

John Langshaw Austin, OBE, FBA, gündelik dili incelemek suretiyle insan düşüncesini analiz etmeye çalışan ve söz eylem kuramını geliştiren İngiliz dil felsefecisidir.

İşrâkîlik veya illüminasyonizm, kelime anlamı olarak ışığın açılması ya da güneşin doğması anlamındaki işrâk kelimesinden gelmektedir: Hakikatin direkt olarak ortaya çıkması, açılması anlamındadır. Hem felsefi hem de mistik boyutları olan bir akım olarak varlığını sürdürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Mantinealı Diotima</span>

Mantinealı Diotima, bir Antik Yunan'ın adı veya takma adıdır. Mantinealı Diotima'nın Arkadya'da bir rahibe olduğu varsayılmaktadır. Sokrates'in hocası olduğu bildirilmektedir. Böyle bir kişinin olup olmadığı bir bilmeceye dönüşmüş görünmektedir. Ancak Antik yazarların onun varlığından kuşku duymadıkları söylenebilir. Platon'un Symposium ("Şölen") diyaloğundaki karakter, muhtemelen MÖ. 440 civarında yaşadığı belirtilen gerçek bir tarihi figürdür. Diyalogdaki Sokrates karakteri tarafından aktarılan Eros fikirleri ve doktrini, bugün Platonik aşk olarak bilinen kavramın kökenidir. Platon, bu diyalogda Diotima'nun ağzından, Eros'u anlatır ve onu "güzellik sevgisi" anlamında tanımlayarak aşk'ı yüceltir.

Fusus'ül Hikem, ünlü sufi Muhyiddin İbn Arabi'nin başyapıtıdır. Geleneksel tasavvufi eserlerden farklı metafizik ve teosofik içerikte bir eserdir. Eserde Kur'an'da adı geçen 27 peygamber, hikmetin çeşitli yönlerinin tecessümü olarak ele alınır ve incelenir. Küçük boyutlu olan Fusus'ül Hikem'in pek çok şerhi yapılmıştır. İlk Türkçe şerh Abdullah Bosnevi'ye, sonuncusu ise Ahmed Avni Konuk'a (ö.1938) aittir.

<span class="mw-page-title-main">Baphomet</span>

Baphomet veya Bafomet, 14. yüzyıl başlarında Katolik Kilisesi tarafından aforoz edilen Tapınak Şövalyeleri'nin taptığı iddia edilen şeytanî figür. Tarihte bir ilah olarak ilk 1307 yılında kullanılmış olsa da Baphomet terimi 19. yüzyılda popülerize edilmiştir. Özellikle bu tarihten sonra Eliphas Levi tarafından çizilmiş "Sabbat Keçisi" olarak da anılan eser ile Baphomet karakterize edilmeye başlanmıştır. Bu tasvir erillik ve dişilik, iyi ve kötü, aşağı ve yukarı gibi zıt kavramları içerir.

<span class="mw-page-title-main">Felsefe</span> soyut, genel ve temel birtakım probleme ilişkin yapılan sistematik çalışma

Felsefe veya düşünbilim; varlık, bilgi, değerler, gerçek, doğruluk, zihin ve dil gibi konularla ilgili soyut, genel ve temel problemlere ilişkin yapılan sistematik çalışmalardır. Felsefe ile uğraşan kişilere filozof denir.

<span class="mw-page-title-main">Filozof</span> kapsamlı bir felsefe bilgisi olan kişi

Filozof, felsefe ile uğraşan kişidir. Filozof kelimesi Antik Yunanca bilgelik aşığı anlamına gelen φιλόσοφος (filasofos) kelimesinden gelir. Cicero ve Diogenes Laertius’un, Eflâtun’un öğrencisi Herakleides Pontikos’un bugün elde bulunmayan bir eserine dayanarak verdikleri pek kesin olmayan bir rivayete göre filozof kelimesini ilk kullanan düşünür Pisagor olmuştur.

Süleyman'ın Özdeyişleri kitabı, Tanah'taki Ketuvim'de bulunan bir kitaptır ve kısaca Özdeyişler veya Meseller olarak anılır. Orijinal İbranice'de kitabın adı "Süleyman'ın Meselleri" anlamına gelen "Mişle Şlomo"dur. Yunanca tercüme olan Septuagint (LXX)'te kitabın adı "paroimai paroimiae" ("Özdeyişler") ve Latince tercüme olan Vulgata'de "proverbia"dır.

<span class="mw-page-title-main">Oyuncu</span> film, televizyon, tiyatro veya radyoda çalışan kişi

Oyuncu, dramatik bir yapımda rol alan ve sinema, televizyon, tiyatro veya radyoda bir karakteri canlandıran sanatçı. Aktör kelimesi Antik Yunancadaki ὑποκριτής (hypokrites) kelimesinden gelmektedir. Bu kelime, "oynayan, canlandıran kişi" anlamına gelir ve bu yüzden "aktör" kelimesi de oyunculuk yapan kişiyi temsil eder.

<span class="mw-page-title-main">Alasdair MacIntyre</span>

Alasdair Chalmers MacIntyre, öncelikle ahlaki ve politik felsefeye katkısı ile tanınan, aynı zamanda felsefe ve teoloji tarihindeki çalışmaları ile tanınan İskoç filozof.

Ahlâki psikoloji ya da ahlâk psikolojisi hem felsefe hem de psikoloji alanlarını ortak bir zeminde inceleyen çalışma alanıdır. Tarihsel olarak, ahlaki psikoloji terimi, ahlaki gelişim çalışmasını ifade etmek için nispeten daha dar bir şekilde kullanılmıştır. Ahlaki psikoloji sonuç olarak etik, psikoloji ve zihin felsefesinin kesişimindeki çeşitli konulara daha geniş olarak değinmeye başlamıştır. Alanın bazı ana konuları ahlaki yargı, ahlaki akıl yürütme, ahlaki duyarlılık, ahlaki sorumluluk, ahlaki motivasyon, ahlaki kimlik, ahlaki eylem, ahlaki gelişim, ahlaki çeşitlilik, ahlaki temeller, ahlaki karakter, fedakarlık, psikolojik egoizm, ahlaki şans, ahlaki tahmin, ahlaki duygu, duygusal tahmin ve ahlaki anlaşmazlık olarak verilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Antik Yunan felsefesi</span>

Antik Yunan felsefesi, MÖ. 6. yüzyılda başlamış ve Hellenistik çağ ile Roma İmparatorluğu arasında devam etmiştir. Felsefe kelimesi Yunanlar tarafından kullanılmaya başlandı. Önceleri bilimi, matematiği, siyaseti ve etiği de kapsayan bir terimdi. Yunan felsefesi Batı medeniyetinin bir ürünüydü. Roma'da, Rönesans'ta, Aydınlanma çağında ve İslam filozofları tarafından kullanıldı. Yunan felsefesi Antik Yakın Doğu felsefesinden etkilenmiş olabilir.

Dimitri Gutas, Yale Üniversitesi Yakın Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Bölümü'nde Arap ve İslami Çalışmalar profesörü olan Amerikalı bir Arabist ve Helenisttir..

<span class="mw-page-title-main">Jamboree</span>

İzcilikte bir jamboree, ulusal veya uluslararası düzeyde toplanan büyük bir İzciler topluluğudur.

<span class="mw-page-title-main">İran felsefesi</span> Doğu felsefesinin bir kolu

İran felsefesi veya Fars felsefesi, Doğu felsefesinin bir parçası olup, oldukça zengin ve eski bir tarihe sahiptir. İran felsefesi'nin kökeni eski İran'da Hint-İran kökleriyle ortaya çıkan ve Zerdüşt öğretilerinden büyük ölçüde etkilenen, felsefi gelenek ve düşünceler zamanına kadar uzanmaktadır. Pers bölgesinde bağımsız felsefi düşüncenin ortaya çıkışını, M.Ö. 1500’ler de Avesta metinleri aracılığı ile tarihleyen Hint-İranlılar’dan öğrenmekteyiz. Zerdüşt'ün görüşlerinin, Yahudilik ve Orta Platonizm dönemi fikirleri aracılığıyla, Batı Avrupa kültürlerini de etkilediğini görmekteyiz.

Bilgi, muhakeme, argüman, söz anlamlarına gelen logostan nefret etme anlamına gelen kavram. Benzeri diğer bir kavram Mizosofi'dir.