
Tenis, raket ve topla iki kişi arasında ya da ikişer kişilik iki takım arasında oynanan olimpik bir spor. Oyuncular raketleri ile içi boş lastik bir tenis topunu ağ (file) üzerinden rakibinin sahasına (kort) atmaya çalışırlar. Kort toprak kort, çim kort ve sert kort türlerinde olur. Kurallar dahilinde en çok puanı alan oyuncu kazanır.

Türk müziği, Türklerin Orta Asya'dan beri geliştirdikleri, bugünkü özellikleri Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar döneminde belirginleşen müzik tarzı. Musiki, Osmanlı döneminde halk ve üst kültür çevrelerinde birbiriyle ilişkili, fakat karakterleri farklı iki ana dal olarak gelişmiştir. Osmanlı'nın son dönemindeki modernleşme hareketleriyle Batı etkisi görülmeye başlanmış, bu etki Cumhuriyet döneminde daha da artmıştır.

Ut ya da Ud, telli bir müzik aleti. Kelimenin aslı Arapçada sarısabır veya ödağacı anlamındaki el-oud dan gelir. Baştaki el- sözcüğünün, bazı dillerde olup bazılarında olmayan harf-i tarif olduğunu bilen Türkler bu edatı atmış, geriye kalan oud kelimesini de - gırtlak yapıları ayna uygun olmadığı için - "ut" şekline sokmuşlardır. Dillerinde tanım edatı olan batılılar, 11-13. yüzyıllar arasındaki Haçlı Seferleri sırasında tanıyıp Avrupa'ya götürdükleri bu saza, fr:luth, en:lute, de:Laute, it:liuto, Alaut (İsp.)Laúd, Luit (Dat.) gibi hep L ile başlayan isimler vermişlerdir. Hatta saz yapıcılığı anlamında kullanılan lütiye kelimesi de yine lütfen yapılmadır.
Evcara (Evc-ÂrÂ), Klasik Türk müziğinde bir makam. Irak perdesindeki Hicaz beşlisine Nim Hicaz perdesinde Hicaz dörtlüsünün eklenmesiyle oluşmuş inici bir makamdır. Zirgüleli Hicaz Makamının Irak perdesindeki şeddidir. Seyir; tiz durak Eviç perdesi civarından seyre başlanır, eviç perdesinde eksik segah çeşnisi ile yarım karar yapılır, Nim Hicaz perdesinde asma karar yapılır. Yeden Acem Aşirandan sonra karar Iraktır. Evcara Eserler

Kabartma veya diğer adıyla rölyef, yüzey üzerine yapılan yükseltme ya da çökertmelere denir.
Retorik ya da eski ismiyle Belagat, etkileyici ve ikna edici konuşma sanatıdır. Sözcük güncel kullanımda "etkileyici ve ikna edici olmakla beraber içtenlikten veya anlamlı içerikten yoksun lisan" anlamında da kullanılır. Kavram Yunanca rhētorikos (ῥητορικός) "hitabet" kavramından türemiştir. Antik Yunanistan'da MÖ 5. yüzyılda Sokrates çevresindekiler tarafından kullanılmış olan bu kelime, ilk kez Platon’un Gorgias adlı eserinde geçmiştir.

Tiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilemesi amacıyla hazırlanmış gösterilerdir. Farklı bir şekilde duyguların ve olayların hareket (jest) ve konuşmalarla anlatılmasıdır. Genel olarak temsil edilen eser anlamında da kullanılır. Tiyatro eseri, olayları oluş yoluyla gösterir. Bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. Yaygın bir deyişle tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı olarak Shakespeare'in sözüyle de ifade edilir.
Kafiye ya da uyak, şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliğidir. Şiirde uyak, dize sonlarında bulunan farklı görevlerdeki ekler veya anlamları ayrı sözcükler arasında görülür. Dize sonlarında yinelenen aynı görevdeki ekler ya da sözcükler uyak değildir. Bunlara redif denir.
Hasan Ferit Alnar, Türk bestecidir. Türk Beşleri arasında yer alır.

Zengîler, 12. ve 13. yüzyıllarda Mezopotamya ve Suriye'de hüküm sürmüş Türk devletidir. İlk hükümdarı İmâdüddin Zengî'dir.

Azerbaycan müziği, Kafkas, Orta Asya ve İran ağırlıklı etkileri görülür. Tar, kemençe, ut, bağlama, balaban, zurna, kaval, nağara, garmon, tütek, tef ve davul kullanılan başlıca müzik aletleridir.
Muhittin Şerif Targan, Türk besteci, ud ve çello virtüözü, portre ressamı.
Mutlu Torun, Profesör, Ud ve gitar sanatçısı ve bestecidir. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Yüksek Mimarlık Bölümü'nü bitirmiştir. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda öğretim üyeliği yapmıştır. Türkiye'nin en geniş çevrelerce kabul görmüş ud metodunun yazarıdır. Mevlevi âyini, ilahi, saz eseri, şarkı, film ve reklam müzikleri gibi formlarda tek ve çok sesli eserler bestelemiş ve bunlardan bazıları ödül almıştır. Ud icrasında Şerif Muhittin Targan ekolünün takipçisi olarak tanınmıştır. Halen Haliç Üniversitesi Konservatuvarı'nda profesör öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
İbrahim Can, Türk şarkıcı-şarkı yazarı.
Muqam, Uygur Türkçesinde "muqam" olarak söylenen "makam" sözcüğü Arapça kökenli olup, yer, mevki, derece anlamlarının yanı sıra müzikte sistemleştirilmiş bir bütün müzik eserini ifade eder. “Türkçe Sözlük’te "makam" sözcüğü müzikle ilgili olarak “Türk müziğinde bir dizinin işleniş biçimine verilen ad” şeklinde açıklanmıştır. Uygur Türkleri arasındaki “muqam” ise belirli düzen ve kurallar içerisinde sistemleştirilmiş büyük hacimli musiki eserler için kullanılmaktadır.

Muğam,, esas Azerbaycan müziğidir. Tasnif ve âşık ile tezat oluşturur. Muğam sözü, Arapçadaki makam sözünden türemiştir. Tahminen 14. yüzyıla kadar yakın doğu ülkelerinin ortak müziği olmuş ama daha sonra ortaya çıkan siyasi-iktisadi değişikliklerden dolayı parçalara ayrılmıştır. Klasik doğu muğamı aslen 12 tür ve 6 koldan oluşmaktadır. Asli muğamlar: Uşşak, Neva, Buselik, Rast, Irak, İsfahan, Zirefkand, Büzürk, Zengüle, Rehavi, Hüseyni ve Hicaz; kolları ise, Şahnaz, Selmek, Maya, Nevruz, Kerdaniye ve Güvaşt'tan oluşmaktadır.

Müzik açısından tel; gitar, arp, piyano, keman ailesi gibi telli çalgılara takılan, doğal veya yapay liflerden ya da metalden üretilmiş ve gerildiğinde vurmak, çekmek ya da üzerinde yay gezdirmekle titreşerek ses çıkaran malzemedir.

Nâsır-ı Hüsrev, İsmailî şair, filozof, seyyah.
Hey Onbeşli, Anadolu'da yaygın olarak söylenen, Anadolu dışında da çeşitlemeleri bulunan bir türküdür.

Nubar Tekyay veya doğum adı ile Nubar Çömlekçiyan, Türkiye Ermenisi keman virtüözü ve besteci.