İçeriğe atla

Mikro iğneleme

Bir hemşire mikro iğneleme aracı ile kollajen indüksyon terapisi uyguluyor.

Microneedling, dermarolling ya da mikro iğneleme gibi farklı formları ile de bilinen kollajen indüksiyon tedavisi (KİT),[1] derinin küçük, steril iğneler ile hızlı ve tekrarlayan bir şekilde delindiği kozmetik prosedürdür. KİT, transdermal ilaç verme ve aşılama gibi diğer deri üzerinde mikro iğneleme cihazlarının kullanıldığı işlemlerden farklıdır.

Araştırmalar devam etmekle birlikte işlem sivilce, kırışıklık ve yara izleri gibi bir dizi cilt probleminde kullanılan bir tekniktir.[2] Bazı çalışmalar ayrıca, minoksidil ile kombine edildiğinde, mikro-iğnenin saç kaybını sadece minoksidil kullanımına kıyasla daha etkili bir şekilde tedavi edebildiğini göstermiştir.[3]

Hastanın kendi kanından elde edilen ve kollajen üretimini artıran büyüme faktörleri içerebileceği düşünülen trombositten zengin plazma (PRP), dermatolojik otolog kan tedavisi şeklinde kollajen indüksiyon tedavisi ile birleştirilebilir.[4] Bu sıvı kollajen indüksiyon tedavisi sırasında ve sonrasında tüm tedavi alanına topikal olarak uygulanabilir veya izlere intradermal olarak enjekte edilebilir. Bu kombine tedavilerin etkinliği hakkında hâlâ bilimsel araştırmalar yürütülmekte olup, normal tedaviden daha etkili olup olmadıkları kesin değildir.[5] Enfeksiyon kontrolü hakkında eğitimsiz kişiler tarafından, tıbbi olmayan ortamlarda uygulandığı zaman, vampir maskesi olarak bilinen bu tedaviler için daha ciddi güvenlik kaygıları oluşur.[6][7] New Mexico Sağlık Bakanlığı, vampir maskesi sunan bu tür en az bir işletmenin "potansiyel olarak HIV, hepatit B ve hepatit C gibi kan kaynaklı enfeksiyonları müşterilere yayabileceği" şartlarda işletildiğini belirtmiştir.[6]

Kaynakça

  1. ^ ""Kollajen İndüksiyonu" hakkında her şey". www.haberturk.com. 22 Şubat 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Kasım 2019. 
  2. ^ Cohen, BE; Elbuluk, N (5 Kasım 2015). "Microneedling in skin of color: A review of uses and efficacy". Journal of the American Academy of Dermatology. 74 (2). ss. 348-55. doi:10.1016/j.jaad.2015.09.024. PMID 26549251. 
  3. ^ Dhurat R, Sukesh MS, Avhad G, Dandale A, Pal A, Pund P (Ocak–Mart 2013). "A Randomized Evaluator Blinded Study of Effect of Microneedling in Androgenetic Alopecia: A Pilot Study". Int J Trichology. 5 (1). ss. 6-11. doi:10.4103/0974-7753.114700. PMC 3746236 $2. PMID 23960389. 
  4. ^ Abuaf OK, Yildiz H, Baloglu H, Bilgili ME, Simsek HA, Dogan B (Aralık 2016). "Histologic Evidence of New Collagen Formulation Using Platelet Rich Plasma in Skin Rejuvenation: A Prospective Controlled Clinical Study". Ann Dermatol. 28 (6). ss. 718-724. doi:10.5021/ad.2016.28.6.718. PMC 5125953 $2. PMID 27904271. 
  5. ^ Hall, Harriet (3 Aralık 2018). "Vampire Facials". Skeptical Inquirer. CSI. 15 Ocak 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ocak 2019. 
  6. ^ a b Jennings, Rebecca (14 Eylül 2018), ""Vampire facials" are massively popular. And — surprise! — potentially dangerous", Vox, 4 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 14 Ocak 2019. 
  7. ^ Robertson, Michelle (14 Eylül 2018). "New Mexico officials urge 'vampire facial' spa clients to get HIV tests". San Francisco Chronicle. 26 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Eylül 2018. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Glokom</span> Görme kaybına yol açabilecek bir çeşit göz hastalığı

Glokom, göziçi sıvısının iyi boşalmaması yüzünden göz tansiyonunun artması.

<span class="mw-page-title-main">Cinsel yolla bulaşan hastalık</span> insan cinsel davranışı yoluyla bulaşan enfeksiyon

Cinsel yolla bulaşan hastalık (CYBH) veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyon (CYBE), daha eski adıyla zührevi hastalık, özellikle vajinal seks olmak üzere anal seks, oral seks, bazen de sürtünme yoluyla cinsel ilişkiyle bulaşabilen enfeksiyonların genel adıdır. CYBE'ler genellikle başlangıçta semptomlara neden olmadığından başkalarına bulaştırma riskleri fazladır. İngilizce literatürde Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon terimi, semptomatik hastalığı olmayan vakaları da kapsadığından cinsel yolla bulaşan hastalık veya zührevi hastalık terimlerinin yerine tercih edilmektedir. CYBE'lerin belirti ve bulguları olarak vajinal akıntı, penis akıntısı, cinsel organların üzerinde veya çevresinde ülserler ve pelvik ağrı sayılabilir. Bazı CYBE'ler kısırlığa neden olabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Minoksidil</span> minoxil

Minoksidil bir vazodilatör ilaçtır .Saç büyümesi sağlaması ve kelliği önlemesiyle bilinen bir etken maddedir. Androjenik alopesi başta olmak üzere birçok kellik türünün tedavisinde kullanılmaktadır.Ama tedavinin bırakılmasıyla birkaç ay içinde etkiler kaybolmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Cilt kanseri</span>

Cilt kanseri, deriden kaynaklanan kanserdir. Vücudun diğer kısımlarını istila etme veya yayılma yeteneğine sahip anormal hücrelerin türemesinden kaynaklanırlar. Bazal hücreli karsinom, Skuamöz hücreli karsinom ve melanom olmak üzere üç ana cilt kanseri türü vardır. İlk ikisi, daha az yaygın olan bir dizi cilt kanseri ile birlikte melanom dışı cilt kanseri olarak bilinir. Bazal hücreli kanser yavaş büyür ve etrafındaki dokuya zarar verebilir ancak uzak bölgelere yayılma veya ölümle sonuçlanma olasılığı düşüktür. Genellikle üzerinde küçük kan damarları bulunan parlak, ağrısız, kabarık bir cilt alanı olarak görülür veya ülserli kabarık bir alan olarak ortaya çıkabilir. Skuamöz hücreli cilt kanserinin yayılma olasılığı daha yüksektir. Genellikle üstü pullu sert bir yumru olarak ortaya çıkar ancak ülser de oluşturabilir. Melanomlar en agresif olanlardır. Belirtileri arasında boyutu, şekli, rengi değişen, düzensiz kenarları olan, birden fazla renge sahip, kaşıntılı veya kanayan bir ben yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Fizik tedavi</span> Engelli bir kişinin günlük yaşamda işlev görmesine yardımcı olan meslek

Fizik tedavi ya da İngilizce konuşulan ülkelerde yaygın adıyla fizyoterapi, yaralanma, hastalık, travma ya da yaşlılık gibi nedenlerle eksilme gösteren fonksiyonel hareketleri geri kazandırma amaçlı yapılan; elektrik akımı, sıcak ya da soğuk uygulaması, egzersizler ya da çeşitli uygulamalarla hastaların tedavisine verilen isimdir. Fizyoterapi, Tıp Fakültesinden sonra fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlık eğitimini almış olan hekimlerce (fiziatrist) tanısı konmuş çok geniş hastalık durumlarını kapsar. Uzman hekim tarafından tanısı konmuş tedaviyi üniversitelerin Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü lisans programlarından mezun sağlık çalışanları (fizyoterapist) planlar ve uygular.

<span class="mw-page-title-main">Hepatit C</span> Karaciğeri etkileyen enfeksiyon

Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur. Hastalığa, hepatit C virüsü (HCV) sebep olur. Hepatit C, genellikle herhangi bir belirtiye sahip değildir ancak kronik enfeksiyon, karaciğerde yara oluşumu ve uzun yıllar sonra siroza sebep olabilir. Aynı zamanda, bazı durumlarda, sirozlu hastalarda, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri ya da ölümcül kanamaya sebebiyet verebilecek, yemek borusu ve midedeki damarlarda aşırı şişmeye yol açabilir.

<span class="mw-page-title-main">Françoise Barré-Sinoussi</span>

Françoise Barré-Sinoussi, Fransız bir virolog ve Retroviral Enfeksiyonların Düzenlenmesi Bölümü Direktörü ve Paris, Fransa'daki Institut Pasteur'da profesördür. Fransa, Paris'te doğan Barré-Sinoussi, insan bağışıklık eksikliği virüsünün AIDS'in nedeni olarak tanımlanmasında bazı temel çalışmaları gerçekleştirdi. 2008'de Barré-Sinoussi, HIV'i keşfettikleri için eski akıl hocası Luc Montagnier ile birlikte Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'ne layık görüldü. 31 Ağustos 2015'te zorunlu olarak aktif araştırmadan emekli oldu ve 2017'de bir süre tamamen emekli oldu.

<span class="mw-page-title-main">Hepatit A</span> hepatit A virüsünün karaciğerde yol açtığı akut bulaşıcı hastalık

Hepatit A, hepatit A virüsünün (HAV) karaciğerde yol açtığı akut bir bulaşıcı hastalıktır. Çoğu vakada, özellikle küçüklerde çok az belirti verir ya da hiç vermez. Hastalığın bulaşması ile belirtilerin ortaya çıkması arasındaki süre iki ila altı haftadır. Hastalık belirti verdiğinde bu belirtiler tipik olarak sekiz hafta devam eder. Bu belirtiler arasında halsizlik, bulantı, kusma, ishal, sarılık, ateş ve karın ağrısı sayılabilir. Hastaların yaklaşık %10–15'inde hastalığın bulaşmasını izleyen altı ay içerisinde belirtilerin tekrarlandığı görülür. Akut karaciğer yetmezliği nadiren görülür ve daha çok yaşlılarda rastlanır.

<i>Coccidioides immitis</i>

Coccidioides immitis, güneybatı Amerika Birleşik Devletlerinin, kuzey Meksika'nın ve Batı yarımkürede başka birkaç bölgede toprakta bulunan patojenik bir mantardır.

XVII. Uluslararası AIDS Konferansı 3-8 Ağustos 2008'de Meksiko, Meksika'da düzenlendi. Konferansın teması "Şimdi Evrensel Hareket" idi.

<span class="mw-page-title-main">Hepatit B</span> İnsan viral enfeksiyonu

Hepatit B hastalığı (sarılık), karaciğeri etkileyen hepatit B virüsünün (HBV) neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır ve bir tür viral hepatittir. Hem akut hem de kronik enfeksiyona neden olabilir. Virüs bulaştıktan sonra hastalık bulgularını yaratması, sonrasında iyileşmesi ve virüse ait vücutta bir iz kalmaması akut enfeksiyon iken, virüsün karaciğer hücrelerine yerleşerek orada uzun süreli bulunması ve çoğalması ise kronik enfeksiyondur.

<span class="mw-page-title-main">Hepatit D</span>

Hepatit D, hem viroid hem de virüsoid ile benzerlikler paylaşan küçük, küresel zarflı bir partikül olan hepatit delta virüsünün (HDV) neden olduğu bir viral hepatittir HDV, bilinen beş hepatit virüsünden biridir: A, B, C, D ve E. HDV, yalnızca hepatit B virüsü (HBV) varlığında yayılabildiği için bir uydu virüs olarak kabul edilir. HDV bulaşı eş zamanlı olarak HBV enfeksiyonu yoluyla gerçekleşebilir (birlikte-enfeksiyon) ya da kronik hepatit B veya hepatit B taşıyıcılığında sonradan gelişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Tenofovir</span> kimyasal bileşik

Tenofovir disoproksil, kronik hepatit B ve HIV/AIDS'i önlemek ve tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır. HIV tedavisinde genellikle diğer antiretrovirallerle birlikte kullanılması önerilir. Yüksek risk altındaki kişilerde maruziyetten önce ve iğne batması yaralanması gibi potansiyel maruziyetten sonra HIV/AIDS'in gelişimini önlenmek için kullanılabilir. Hem tek başına hem de birlikte emtricitabine/tenofovir ve efavirenz/emtricitabine/tenofovir olarak formülüze edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Entecavir</span> Nükleozid ve Nükleotid Revers Transkriptaz İnhibitörleri

Entekavir (ETV) Hepatit B virüsü sebepli (HBV) enfeksiyonu tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. HIV/AIDS tedavisinde de yer almıştır. Entecavir, tablet veya solüsyon olarak ağızdan kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Membranöz glomerülonefrit</span>

Membranöz glomerülonefrit (MGN), çoğunlukla 30 ila 50 yaşları arasındaki, genellikle Kafkas kökenli insanları etkileyen, böbreğin yavaş ilerleyen bir hastalığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Portekiz'in uyuşturucu madde politikası</span>

Portekiz'in, "uyuşturucu stratejisi" olarak adlandırılan uyuşturucu politikası 2000 yılında uygulamaya konmuş ve Temmuz 2001'de yürürlüğe girmiştir. Yeni vakaların yaklaşık yarısının enjeksiyon uyuşturucu kullanımından kaynaklandığı tahmin edildiğinden, amacı ülkedeki yeni HIV/AIDS vakalarının sayısını azaltmaktı.

Kök kanal tedavisi

Kanal tedavisi, endodonti'de enfeksiyonun ortadan kaldırılması ve dekontamine edilmiş dişin gelecekteki mikrobiyal istiladan korunması ile sonuçlanması amaçlanan, enfekte diş pulpası için uygulanan bir tedavidir. Kök kanalları ve bunlarla ilişkili pulpa odası, sinir dokusu, kan damarları ve diğer hücresel varlıkların doğal olarak yaşadığı bir diş içindeki fiziksel oyuklardır. Bu öğeler birlikte diş pulpasını oluşturur.

Eozinofilik folikülit (EF), bilinmeyen bir neden dolayı ortaya çıkan bir kaşınan kızarıklıktır. Bu hastalık en çok HIV enfeksiyonu olan kişilerde görülür ancak HIV negatif kişilerde de ortaya çıkabilir, bu durumda eponim bir hastalık olan Ofuji hastalığı olarak bilinir. Eozinofilik folikülitte saç foliküllerinde kaşınan kırmızı şişlikler (papül) görülür, eozinofilik folikülit karnı ve bacakları etkilememekle birlikte üst vücudu tutar. Eozinofilik folikülit adı, hastalıkta görülen en belirgin bağışıklık sistemi hücreleri (eozinofil) ve saç folikülü tutulumunu ifade eder.

Berlin Hastası, 1998 yılında HIV tedavileri kesildikten sonra HIV viral yükünde uzun süreli "tedavi sonrası kontrol" sergilediği açıklanan Berlin, Almanya'dan kimliği bilinmeyen bir kişidir.

Temas sonrası önleme, maruziyet sonrası profilaksi ve maruziyet sonrası önleme olarak da bilinen temas sonrası profilaksi, enfeksiyonun ortaya çıkmasını önlemek için bir patojene maruz kaldıktan sonra başlatılan herhangi bir önleyici tıbbi tedavidir.