İçeriğe atla

Mihail Burces

Mihail Burces
İoannis Skilicis'in vakainamesinden bir minyatür, Burces (duvara yaslı merdivene tırmanan) komutasından Bizans kuvvetleri tarafından 28 Ekim 969 günü Antakya'nın kuşatılması
Doğumca. 930/35
Ölüm996 sonrası
BağlılığıBizans İmparatorluğu
RütbesiAntakya doux, strategos
Çatışma/savaşlarıAntakya Kuşatması (968-969), Bardas Skleros'un isyanı, Orontes Muharebesi

Mihail Burces (YunancaΜιχαήλ Βούρτζης, Arapça: Miḥā’īl al-Burdjī; ca. 930/35 – 996 sonrası)[1] 10. yüzyılın en önde gelen Bizans generallerinden biriydi. Antakya'yı 969'da Araplardan geri almasıyla dikkat çekti, ancak İmparator II. Nikiforos'un gözünden düştü. Buna kızan Burces, birkaç hafta sonra Nikiforos'a suikast düzenleyen komplocular ile güçlerini birleştirdi. Burces, İmparator II. Basileios ile isyancı Bardas Skleros arasındaki iç savaşta önemli bir rolde yeniden ortaya çıktı ve bağlılığını önce imparatordan isyana çevirdiyse de sonra tekrar geri döndü. Yine de, Basileios tarafından Antakya doux'u olarak yeniden atandı, Fâtımîler karşı verdiği savaşta başarısız olduğu için görevden alındığı 995 yılına kadar bu makamda kaldı.

Hayatı

II. Nikiforos ve I. İoannis yönetiminde kariyeri

Mihail Burces, 11. yüzyılda Bizans askeri aristokrasisinin en büyük kabilelerinden biri haline gelen Yukarı Fırat bölgesinden gelen Burces ailesinin ilk önde gelen üyesidir.[2] İsmin Arapça burç ya da Trabzon yakınlarındaki Burtzo veya Soteropolis yer adından geldiği ileri sürülmüştür. Aynı şekilde ailenin etnik kökeni de bilim adamları arasında tartışılmaktadır: Vitalien Laurent ve Jean-Claude Cheynet Arap kökenini öne sürerken, Peter Charanis ve Nicholas Adontz Ermeni kökenini savunmaktadırlar.[3][4]

Mihail Burces'in doğum tarihi bilinmemektedir, ancak 930 ile 935 arasında bir yere yerleştirilmesi gerekmektedir.[4] İlk olarak 968'in sonlarında İmparator II. Nikiforos Fokas (h. 963-969) tarafından Amanos Dağları'nın güney uç noktalarında Mauron Oros ("Kara Dağ") isimli küçük themaya patrikios ve Stratigos olarak atandığında bahsedilir. Yeni inşa edilen Pagras kalesinde üssü olan Burces ve bin adamına, Arapların elindeki Antakya şehrinin kuzey yönünü kontrol etmekle görevlendirildi.[2][3][5] 969 sonbaharının sonlarında Nikiforos'un yokluğunda şehre saldırmama emrine karşı gelen Burces, şehrin içindeki bir haini, duvarın ana kulelerinden birini teslim etmeye ikna etti ve 28 Ekim'de hemen işgal etti. Daha sonra, stratopedarches Petros önderliğindeki takviye kuvvetleri gelip şehri Bizanslılar için güvenli hale getirene kadar, üç gün boyunca şehrin savunucularının tekrarlanan saldırılarına karşı bu mevkiyi savundu.[2][3][6] Bu başarıdaki büyük rolüne rağmen, emirlerine itaat etmemesi veya başka bir anlatıma göre şehri ateşe verip, çoğunu yok ettiği için İmparator Nikiforos onu görevinden aldı ve bir akrabası olan Eustathios Maleinos'u ilk Antakya valisi olarak atadı[2][3][7]

Bu muameleden öfkelenen Burces, aralarında İoannis Çimiskes'in de bulunduğu, Nikiforos'tan hoşnutsuz olan bir dizi önde gelen generalin katıldığı bir komploya katıldı.[8] 10/11 Aralık 969 gecesi, aralarında Çimiskes ve Burces'in de bulunduğu bu komploculardan bir grup, deniz yoluyla imparatorluk Bukoleon Sarayı'na erişim sağlayıp, imparatoru öldürüp ve yerine Çimiskes'i yerleştirdiler.[7]Whittow 1996, s. 354 II. Nikiforos suikastındaki önemli rolüne rağmen, tarihsel kaynaklar Çimiskes'in hükümdarlığı (h. 969-976) süresince Burces'den neredeyse hiç bahsetmez. Sadece Antakyalı Yahya, 971 yazında 12.000 adamla bir deprem sonrasında Antakya surlarında yapılan onarımları denetlediğini ve Patrik Hristoforos'un katillerinden birini infaz ettiğini kaydeder, ancak orada vali olarak komuta kademesinde olduğu kesin değildir. Bunun yerine, Çimiskes'in Ocak 976'da öldüğü sırada, İoannis Skilicis, Bardas Skleros'un ordusunda Stratelatai seçkin tagmasını komuta ettiği bildirir.[3][9]

II. Basileios yönetiminde kariyeri

İmparator II. Basileios (h. 976-1025) ile kardeşi ve ortak imparator VIII. Konstantinos

Çimiskes'in ölümü anında, imparatorluk gücü meşru imparatorlara, genç kardeşler II. Basileios (h. 976-1025) ile VIII. Konstantinos'e (1025'e kadar ortak imparator, 1025-28 arası tek imparator) geri döndü. Bununla birlikte, gençlikleri ve deneyimsizlikleri göz önüne alındığında, hükûmet esasen güçlü parakoimomenos Basileios Lekapenos tarafından uygulanmaya devam etti. Parakoimomenos, güçlü Anadolu kodamanlarından birinin tahtı ele geçirip Fokas ve Çimiskes gibi iki genç imparatorun sözde "koruyucusu" olarak hüküm sürmek için yapacağı herhangi bir hamleyi engellemek için hemen harekete geçti.[10] Bunu Doğu'daki en önemli ordu mevkilerinde genel bir değişiklik izledi ve Skilicis gibi daha sonraki tarihçiler tarafından aşırı güçlü strategoi konumunu zayıflatma hareketi olarak yorumlandı. Bu noktada Burces, Antakya merkezli Kuzey Suriye'deki birliklerin komutanlığına atandı; gerçekten de o, Antakya doux'u olarak adlandırılan ilk kişi gibi görünmektedir.[4][11] Skilicis'e göre, bu hareket parakoimomenos tarafından, imparatorluğun kıdemli generallerinden biri olan ve akrabası Çimiskes altında de facto ikinci komutan olan Skleros[3] ile olan yakın ilişkisinden onu uzaklaştırmak için tasarlandı çünkü Skleros tahtı gasp edebilecek en önemli adaydı.[10] Burces, atanmasından hemen sonra Fâtımî kontrolündeki Suriye'nin içlerine bir baskın yaparak Trablusşam'a ulaştı ve bol ganimetle geri döndü.[12]

Ancak ilkbaharda, Mezopotamya doux'u olarak atanan Bardas Skleros isyan çıkardı ve kendisini Malatya'daki üssünde imparator ilan etti.[10] o zaman Kilikya valisi olan Eustathios Maleinos'un ordusuna katılması ve isyancıların Aladağlar'ı geçmesini engellemesi için Konstantinopolis ordusunu kuzeye yönlendirdi. Burces, oğlunu Antakya'nın kontrolüne bırakarak itaat etti ve kuzeye yürüdü.[3][13] Bununla birlikte, 976 sonbaharında Lykandos eyaletindeki Lapara kalesinde meydana gelen muharebede, birleşik sadık güç bozguna uğradı ve vakainamelere göre ilk geri çekilen Burces oldu.[3][14][15] Skilicis'in işaret ettiği gibi, Burces'in muharebe sırasındaki davranışları ya korkaklığa ya da kötülüğe atfedildi; kesinlikle kısa bir süre sonra imparatorluk kampını terk etti ve Skleros'a katıldı. Aynı dönemden Antakyalı Yahya'ya göre Burces önce Anatolikon Theması'nda bir kaleye kaçtı, ancak Skleros onu takip etti ve tarafına geçmeye ikna etti.[3] Burces'in dönmesi, Skleros'un Antakya'nın kontrolünü de beraberinde getirdi: Burces, oğlu Konstantinos'un kendisine katılmasını emretti ve şehir, kısa süre sonra Skleros'a katılan başka bir Arap olan Ubaydallah tarafından devrilen Arap Kulayb'ın eline bırakıldı.[3][16] 977 yazında, Kütahya'dan Konya'ya ilerleyen imparatorluk ordusunun operasyonlarının gölgesinde Skleros'un kuvvetlerinin komutasına Burces ve Romanos Taronitis konuşlandırıldı. Halep'ten gelen haraç kervanının varlığı, isyancıların kanlı bir yenilgisiyle sonuçlanan Oxylithos'ta hazırlıksız bir çatışmada iki gücü birbirine karşılaştırdı.[3][4][17] Bundan sonra, Burces tekrar taraf değiştirdi ve artık Bardas Fokas liderliğindeki imparatorluk ordusuna yeniden katıldı.[2][3]

Burces'in ertesi on iki yıldaki kariyeri hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.[3] Kendisine karşı isyan eden askeri liderler arasında benzersiz bir şekilde, II. Basileios, Burces güvenmeye devam etti ve bu kez Bardas Fokas'ın başka bir isyanının ardından, 989'da Antakya doux'luğu kritik pozisyonunu yeniden emanet etti.[2][18] Kasım 989'da Burces şehri, imparatora sadece aylar önce teslim olan Bardas'ın oğlu Leo Fokas'tan devraldı.[3][19] İki imparatorluk Halep'in Hamdani emirliği üzerindeki kontrolü ihtilafında, Burces, ertesi birkaç yıl boyunca, Fâtımîler ile yenilenen bir savaş mücadelesinde imparatorluk sınırının savunmasına öncülük etti.[20]

991'de Halep'in Hamdani emiri Sa'düd Devle'ye Fâtımîlerin yardımıyla Halep'i ele geçirmeye çalışan isyancı Bakcur'u yenmesini için askeri yardım sağladı.[3] Ertesi yılın başlarında, Mançutekin komutasındaki bir Fâtımî ordusu Halep'e ilerledi. Mançutekin, Burces'e bir elçi göndererek, çatışmasının Halep ile olduğunu ve Bizanslıları içermediğini iddia etti, ancak Burces haberciyi tutuklattı. Epemiye yakınlarındaki savaşta Hamdanileri yendikten sonra, Mançutekin 33 gün boyunca Halep'i kuşattı, ardından güçlerinin bir kısmını geride bıraktı ve geri kalanını şehre yardıma gelen Burces ile yüzleşmeye yönlendirdi. Siderophygon'da (Arapça Jisr al-Hadith) Burces ve adamları yenildi. Mançutekin başarısını, Burces'in yeğeninin komutasındaki Imm kalesini ele geçirip onu ve 300 askeri esir alarak, Bizans topraklarında Germanikeia'ya (Kahramanmaraş) kadar bir yağma baskınına çıkarak sürdürdü. Fâtımî generali Halep'e döndü, ancak alamadı ve yıl içinde geri çekildi.[3] Hemen hemen aynı dönemde, Antakya'nın limanı olan Laodicea'nın Müslüman nüfusu isyan çıkardı, ancak Burces bunu bastırmayı başardı ve halkı Küçük Asya'daki Bizans topraklarının iç bölgelerine sürgün etti.[3][21]

993 yazının sonlarında Mançutekin, Şam'a güvenli bir şekilde dönmeden önce Epemiye ve Larissa'yı (Şayzar) ele geçirip Antakya civarındaki Bizans vilayetinde akınlarına devam ederek başka bir sefer daha başlattı.[3] 994 baharında Mançutekin bir kez daha Halep'e doğru hareket etti. Hamdaniler'in yardım çağrılarına yanıt veren II. Basileios, Burces'in yardımına gelmesini emretti ve magistors Leo Melissenos'u takviyelerle birlikte Suriye'ye gönderdi. Ancak Bizans ordusu, Mançutekin tarafından 15 Eylül 994'te Asi Nehri kıyılarında bir muharebede iki kanattan saldırıya uğradığında şaşırdı ve ağır bir şekilde yenilgiye uğradı. Mançutekin, Azez'i ele geçirdi ve Halep kuşatmasına II. Basileios'un ertesi yıl bir yıldırım seferi ile kesilene kadar devam etti.[3][22][23] Bu başarısızlıklar ve 992'de Fâtımî büyükelçisini hapse atarak çatışmayı şiddetlendirdiği yönündeki suçlamalar, Basileios'un yerine Damian Dalassenos'u getirmesine neden oldu.[24][25]

Bundan sonra Mihail Burces hakkında başka hiçbir şey bilinmemektedir ve 995 sonbaharında bir ara ölmüş olabilir.[4] Ancak, en az üç oğlu vardı, Mihail, Theognostos ve Samuil, 1025/26'da VIII. Konstantinos'e karşı komplo kurdukları için Mihail'in oğlu Konstantinos kör edildiği için biliniyordu.

Kaynakça

Özel
  1. ^ Cheynet & Vannier 1986, s. 18.
  2. ^ a b c d e f ODB, ss. 317–318.
  3. ^ a b c d e f g h i j k l m n o p q r s PmbZ, Michael Burtzes (#25253).
  4. ^ a b c d e Stouraitis 2003.
  5. ^ Holmes 2005, s. 332.
  6. ^ Whittow 1996, s. 353.
  7. ^ a b Holmes 2005, ss. 332–333.
  8. ^ Whittow 1996, ss. 353-354.
  9. ^ Holmes 2005, ss. 337-338.
  10. ^ a b c Whittow 1996, s. 361.
  11. ^ Holmes 2005, ss. 338-339.
  12. ^ Holmes 2005, ss. 339–341.
  13. ^ Holmes 2005, s. 341.
  14. ^ Holmes 2005, s. 357.
  15. ^ ODB, s. 1178.
  16. ^ Whittow 1996, s. 362.
  17. ^ Whittow 1996, s. 363.
  18. ^ Magdalino 2003, ss. 93–94.
  19. ^ Holmes 2005, s. 345.
  20. ^ Holmes 2005, ss. 306ff., 346.
  21. ^ Trombley 1997, s. 269.
  22. ^ Trombley 1997, ss. 269–270.
  23. ^ Holmes 2005, ss. 346–347.
  24. ^ Magdalino 2003, s. 55.
  25. ^ Holmes 2005, s. 347.
Genel
Önce gelen
Leo Fokas (genç)
Antakya Doux
989–995/6
Sonra gelen
Damian Dalassenos

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">I. İoannis</span>

I. İoannis Çimiskes, Bizans imparatoru. 969-976 yılları arasında hüküm süren Çimiskes Balkanlar ve Suriye'yi egemenliği altına alarak imparatorlukta düzeni sağlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">II. Basileios</span> Makedonyalı Hanedanından Bizans imparatoru

II. Basileios 960'tan 15 Aralık 1025'e kadar Bizans imparatoru unvanını taşımıştır. I. Basileios ile başlayan Makedonyalı hanedanından olup, II. Romanos ile Theofano'nun oğludur. 960'tan 963'e kadar babası II. Romanos ile; 963'ten 969'a kadar II. Nikiforos ile ve 969'dan 976'ya kadar I. İoannis ile kardeşi olan VIII. Konstantinos ile birlikte daha çok sembolik olarak ortak imparatorluk unvanı taşımıştır. 976'dan 15 Aralık, 1025'e kadar imparatorluk gücünü tam olarak yüklenmiş; ancak kardeşi VIII. Konstantinos sembolik ortak imparatorluğunu korumuştur.

<span class="mw-page-title-main">II. Nikiforos</span>

II. Nikiforos Fokas, 963-969 arasında Bizans imparatoru. Müslüman Araplara karşı elde ettiği askerî başarılar 10. yüzyılda Bizans İmparatorluğu'nun yeniden güçlenmesini sağlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">VIII. Konstantinos</span>

VIII. Konstantinos, 962-1025 yılları arasında kardeşi II. Basileios'la birlikte ortak imparator, 1025-1028 yılları arasında ise tek başına tahtta kalan Bizans imparatoru.

Bardas Fokas, hüküm süren Makedon Hanedanı'na yanında ya da karşı üç isyanın bariz bölümlerinde yer almış Bizans İmparatorluğu'nun öne çıkan generali.

Josef Bringas, Bizans İmparatorluğu'nda VII. Konstantinos ve II. Romanos dönemlerinde önemli hadım yönetici, daha sonra etkili hükümdar naibi. II. Nikiforos'un 963 yılında imparatorluk tacına yükselişi karşısında başarısız bir muhalefet göstermiş, bir manastıra sürgüne gönderilmiş ve 965 yılında orada ölmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Bardas Skleros</span>

Bardas Skleros, 976–979 yılları arası İmparator II. Basileios'a karşı yapılmış geniş çaplı Anadolu isyanına önderlik etmiş Bizans generali.

<span class="mw-page-title-main">Nikiforos Uranos</span> Bizanslı general

Nikiforos Uranos, Latin dillerinde Nicephorus Uranus, İmparator II. Basileios hükümdarlığı döneminde yüksek rütbeli general ve bürokrat. İmparatorun en yakınlarından biriydi, Avrupa'da Bulgarlara karşı savaşta faaldi, Sperkhios Muharebesi'nde ve 11. yüzyılın ilk on yılında Basileios'un gölge naibi olduğu dönemde Suriye'de Araplara karşı büyük bir zaferler elde etmiştir. İyi eğitimli birisi olarak, askerî talimat (Taktika) ve birçoğu günümüze ulaşmış şiirler ve Hagiografiler yazmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Arap-Bizans savaşları (780-1180)</span>

780-1180 yılları arasında Bizans İmparatorluğu ile Abbâsî ve Fâtımî halifelikleri, Irak, Filistin, Suriye, Anadolu ve Güney İtalya bölgelerinde Doğu Akdeniz'de üstünlük sağlamak için bir dizi muharebede savaşmışlardır. Belirsiz ve yavaş sınır savaşları sonrasında, 10. yüzyılın sonu ve 11. yüzyılın başlarında neredeyse kesintisiz Bizans zaferleri dizisi, üç Bizans imparatorunun, yani II. Nikiforos, I. İoannis ve nihayet II. Basileios'un, başarısız Herakleios Hanedanı yönetiminde 7. yüzyıl Arap-Bizans savaşları sırasında İslam'ın yayılışı ile kaybedilen toprakları tekrar ele geçirmelerine neden oldu.

<span class="mw-page-title-main">Maraş Muharebesi (953)</span> Savaş

Maraş Muharebesi (953), Maraş yakınlarında, Bardas Fokas komutasındaki Bizans İmparatorluğu güçleri ile Bizanslıların 10. yüzyılın ortalarında en önemli düşmanlarından biri olan Hamdanilerin Halep Emiri Seyfü'd Devle arasında yapıldı. Araplar, sayıca az olmalarına rağmen, Bizanslıları yendi. Doğu ordularının komutanı Bardas Fokas, ciddi bir yara alarak savaş alanından zar zor kurtuldu. Bardas Fokas'ın küçük oğlu ve Seleukia valisi Konstantin Fokas savaş sırasında Hamdanilere yakalanarak, hastalıktan ölene kadar Halep'te bir esir tutuldu. 954'teki ve 955'teki yenilgilerle birleşen bu bozgun, Bardas Fokas'ın görevden alınmasına ve onun yerine en büyük oğlu II. Nikiforos Doğu'daki orduların komutanlığına getirilmesine sebep oldu.

<span class="mw-page-title-main">Orontes Muharebesi</span>

Orontes Muharebesi, 15 Eylül 994'te Mihail Burces komutasındaki Bizanslılar ile Hamdani müttefikleri karşısında Şam'ın Fâtımî veziri Türk general Mançutekin'in güçlerine karşı yapıldı. Savaş Fâtımî zaferiyle sonuçlandı.

<span class="mw-page-title-main">Andrassos Muharebesi</span>

Andrassos veya Adrassos Muharebesi, 8 Kasım 960 tarihinde Leo Fokas liderliğindeki Bizanslılar ile emir Seyfü'd Devle komutasındaki Hamdaniler'in Halep Emirliği kuvvetleri arasında, Toros Dağları üzerinde tanımlanamayan bir dağ geçidinde yapılan bir muharebeydi.

<span class="mw-page-title-main">Epemiye Muharebesi</span> Arap-Bizans savaşlarında Fâtımîler zaferi

Epemiye Muharebesi Bizans İmparatorluğu ile Fâtımîler arasında 19 Temmuz 998'de gerçekleşen çatışmadır. Muharebe, kuzey Suriye'nin kontrolü üzerindeki iki güç ile Halep'in Hamdani emirliği arasındaki bir dizi askeri çatışmanın bir parçasıydı. Bizans bölge komutanı Damian Dalassenos, Jaysh ibn Samsama komutasındaki Fâtımî destek ordusunun Şam'dan gelmesine kadar Halep'i kuşatıyordu. Sonraki muharebede Bizanslılar başlangıçta galip geldi, ancak yalnız bir Kürt atlı, Bizans ordusunu paniğe sürükleyerek Dalassenos'u öldürmeyi başardı. Kaçan Bizanslılar daha sonra Fâtımî birlikleri tarafından büyük can kaybıyla takip edildi. Bu yenilgi, Bizans imparatoru II. Basileios'u bir sonraki yıl bölgede kişisel olarak sefer yapmaya zorladı ve 1001'de iki devlet arasında on yıllık bir ateşkes imzalandı.

Damian Dalassenos Bizanslı aristokrat ve Dalassenos soylu ailesinin bilinen ilk üyesidir. 996-998'de Antakya askeri valisi (doux) olarak yaptığı hizmetle tanınır. 19 Temmuz 998'de Epemiye Muharebesi'nde öldürülene kadar Fâtımîlere bir miktar başarıyla savaşmıştı.

Theofilaktos Dalassenos, 11. yüzyılda önemli görevler üstlenmiş Bizanslı aristokrat ve Dalassenos soylu ailesinin bir üyesidir.

Mançutekin Fâtımî Halifesi Azîz'in askeri bir kölesiydi (Gulam). Türk kökenlidir, Azîz yönetiminde önde gelen Fatımi generallerinden biri oldu, Suriye'de Hamdaniler ve Bizanslılara karşı savaşmıştır. Hâkim'in ilk yıllarında Berberilerin hakim olduğu rejime başkaldırdı, ancak yenildi ve esaret altında öldü.

<span class="mw-page-title-main">Antakya Kuşatması (968-969)</span>

Antakya Kuşatması (968-969) Bizans İmparatorluğu'nun Antakya'yı yeniden ele geçirmek amacıyla Hamdaniler'e karşı başlattığı kuşatmadır.

Arkadiopolis Muharebesi, 970 yılında Bardas Skleros komutasındaki Bizans ordusu ile Rus ordusu arasında gerçekleşmiştir. Rus ordusunda müttefik Bulgar, Peçenek ve Macar birlikleri de bulunuyordu. Önceki yıllarda Rus hükümdarı Svyatoslav, Bulgaristan'ın kuzeyini fethetmiş ve artık Bizans'ı tehdit ediyordu. Rus kuvvetleri Trakya üzerinden Konstantinopolis'e doğru ilerlerken Skleros'un kuvvetleriyle karşılaştılar. Ruslardan daha az sayıda adama sahip olan Skleros, bir pusu kurup kuvvetlerinin bir kısmıyla Rus ordusuna saldırdı. Bizanslılar geri çekiliyormuş gibi davrandılar ve Peçenek birliklerini pusuya çekerek onları bozguna uğratmayı başardılar. Rus ordusunun geri kalanı ise Bizanslıların saldırıları sonucu ağır kayıplar vermiştir. Bu savaş, Bizans İmparatoru I. İoannis'in iç sorunlarını çözmesi ve büyük bir sefer düzenlemesi için zaman kazandırması bakımından önemliydi; bu sefer sonunda ertesi yıl Svyatoslav'ı yenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Pankaleia Muharebesi</span> 978 muharebesi

Pankaleia Muharebesi, 978 veya 979 yılında Bizans İmparatoru II. Basileios'a sadık olan Genç Bardas Fokas komutasındaki ordu ile isyancı general Bardas Skleros'un kuvvetleri arasında gerçekleşmiştir. Sonuçta Bardas Skleros'un yenilgiye uğramasına ve sürgüne gönderilmesine yol açmıştır. Kaynaklar olayların ardışıklığı ve yeri konusunda belirsizdir; bu nedenle daha önceki bilim insanları, İoannis Skilicis'in görüşlerini izleyerek Pankaleia Muharebesi'ni sadık güçler için kesin zafer olarak Mart 979'da gerçekleştiğini düşünürken, bugün Diyakoz Leon'un anlatımına göre bu savaş Haziran 978'de gerçekleşmekte ve Fokas için bir yenilgi olarak kabul edilmektedir.

Ebu 'l-Ma'ali Şerif, daha çok onursal unvanı Sa'düd Devle, Suriye'nin kuzeyinin çoğunu kapsayan Halep Hamdânî Emirliği'nin ikinci hükümdarıydı. Emirliğin kurucusu Seyfü'd Devle'nin oğlu olan bu kişi, genç yaşta tahta çıktı ve Bizans İmparatoru II. Nikiforos'un iki yıl içinde ülkesinin batı kısımlarını fethederek Halep'i bir haraçgüzar devlete dönüştürdüğü büyük bir saldırının ortasındaydı. 977 yılına kadar çok sayıda isyan ve firarla karşılaşan Sa'd, babasının veziri Karkuya'nın elinde bulunan kendi başkentine bile giremedi. Büveyhîler ile yakın ilişkiler sürdürerek Cezire'nin bazı bölgelerinde otoritesini yeniden kurmayı başardı; ancak yönetimi, Mısır'daki Fâtımîler tarafından desteklenen valisi Bakcur'un isyanıyla kısa sürede tehdit altına girdi. Sa'd ise Bizans, Büveyhiler ve Fâtımîler arasındaki bağlılığında dalgalanmalar yaşamaya devam etse de, giderek daha fazla Bizans yardımına güvenmeye başladı.