İçeriğe atla

Meteorit avcılığı

Çölde meteorit arama çalışmaları

Meteorit avcılığı, meteoritleri arama ve toplama faaliyetidir. Meteoritleri aramakla uğraşan kişiye meteorit avcısı denir. Meteorit avcıları, hafta sonları veya işten sonra arama yapan amatörler ya da geçimini sağlamak için meteorit toplayan profesyoneller olabilir. Her ikisi de genellikle meteoritleri keşfetmek için metal dedektörleri veya mıknatıslar gibi araçlar kullanırlar.

Arama

Metal dedektörleri, avcıların dağınık bir arazideki meteoritleri bulmasına yardımcı olur
Meteorit avcıları belirli özelliklere sahip numuneler ararlar, fakat potansiyel bir meteoritin gerçek olup olmadığını anlamanın tek yolu nitelikli bir meteorit uzmanı tarafından yapılacak laboratuvar analizidir.

Meteorit, demir veya taşsı demir türündeyse, bir mıknatıs (genellikle bir çubuğun ucuna monte edilen) onu toprak yüzeyinden kaldırabilir veya bir metal dedektörü genellikle toprağın birkaç santim altından tespit edebilir. Düşen meteoritlerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan taşsı meteoritler, metal dedektörünü tetiklemek için yeterli miktarda nikel demir içeriğine sahip olmayabilirler. Büyük ve çok hassas metal dedektörlerinin yanı sıra yeraltı radarı (GPR), LIDAR ve hatta mayın dedektörleri de kullanılabilir.[1]

Meteoritler Dünya'nın her yerine eşit olarak düşseler de, yıllık yağış miktarının fazla olduğu bölgelerde genellikle yüzeyde kalamazlar. Yeni düşmüş bir meteorit birkaç ay içinde bulunamazsa, alüvyonla gömülme veya bitki örtüsüyle örtülme olasılığı yüksektir. Bazı kutup ve çöl bölgelerinin, meteoritleri korumak için uygun yerler olduğu kanıtlanmıştır ve görsel avcılık için mükemmel yüzey alanları sağlayabilirler.

Ekonomik veya bilimsel değer

Meteoritler, gezegen bilimi üzerine çalışan bilim insanları ve koleksiyoncular için çok değerli olabilir. Tek tek taşlar sadece gram ya da yüzlerce kilogram ağırlığında olabilir. Değerleri, nadirliğine ve bileşimine, ayrıca bulundukları koşullara göre büyük ölçüde değişir.

Türkiye'de meteorit avcılığı

Türkiye'de meteorit avcılığı ekonomik değerinden dolayı son dönemlerde oldukça popüler hale gelmiştir.[2] Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ÇOBİLTUM - Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi[3] ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA)[4] laboratuvarlarında meteorit analizleri yapılabilmektedir. 2021 yılında gerçekleştirilen TUBİTAK 2204 C Kutup Araştırmaları Proje yarışmasında Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri kendilerinin tasarlayarak kumanda ettikleri insansız hava aracı "Meteor Avcısı" uçağı ile Türkiye 2'ncisi oldu.[5] 81,4 kilogram (179 lb) ağırlığıyla Türkiye'de bulunmuş en ağır 3. meteorit olan Dokuzağaç meteoriti, Haziran 2015'te Osman Hazer tarafından Van Gölü kıyısında bulunmuştur.[6]

Meteoritler, ekonomik ve bilimsel açıdan değer taşıyan maddi varlıklardır. Göktaşlarının yeryüzüne düşmesi ile birlikte bu varlıkların mülkiyetinin kime ait olacağı konusu da gündeme gelmiştir. 2019 yılı itibarıyla bu konu hakkında Türk Hukukunda bir düzenleme bulunmadığı gibi, henüz bir inceleme de yapılmamıştır. Türk Hukuku açısından söz konusu cisimlerin mülkiyetinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun taşınır mülkiyetine ilişkin hükümleri (m.762-777) çerçevesinde değerlendirilerek çözüme bağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.[7]

Antarktika'da meteorit avcılığı

Antarktika'da, koyu renkli meteoritler ile karla kaplı yüzey arasındaki keskin kontrastın yardımıyla meteorit araması.

Antarktika'da arama yapmak oldukça pahalıdır ve bu nedenle sadece iyi finanse edilmiş kuruluşlar tarafından gerçekleştirilebilir. Antarktika'da bulunan meteoritlerin yaklaşık yarısı ANSMET (Antarktika Meteorit Arama Programı) tarafından bulunmuştur. ANSMET programı, bilimsel araştırma için mevcut olan dünya dışı materyalin önemli bir kaynağıdır. Geri kalan kısmın çoğunluğunu Japon buluntuları oluştururken, Çin ise yakın zamanda araştırmalara başlamıştır.[8]

Antarktika'da, yılda yaklaşık 3 m hızla denize doğru ilerlerken Doğu Antarktika Buz Örtüsü'nün Transantarktik Sıradağları ile buluştuğu yerde olduğu gibi meteorit avcıları tarafından kullanılan popüler bir jeolojik özellik, doğal olarak eğimli bir ovanın yükselen bir sırtla buluştuğu bir alandır. Eğimli ova-dağ sırtı kombinasyonu, yerçekimiyle hareket eden buzul tabakasının keskin bir şekilde yukarı doğru yükselmesine olanak sağlar. Bu yükselme sırasında, şiddetli rüzgarlar ve süblimleşme etkisiyle açığa çıkan kar ve buzu temizler, böylece gömülü meteoritler etkili bir şekilde bir araya toplanır ve onları dağ sırtı boyunca yüzeyde bırakır.[9]

1984 yılında Antarktika'nın Allan Tepeleri'nde bulunan ve genellikle ALH 84001 olarak kısaltılan ünlü 1,93 kilogram (4,3 lb) ağırlığındaki Allan Hills 84001 meteoritinin Mars'tan geldiğine inanılmaktadır.[10] 1996 yılında NASA bilim insanları, içerdiği karbonat küreciklerine dayanarak bu meteoritin mikroskobik Mars bakterilerinin kanıtlarını içerebileceğini açıkladılar.[11]

Meteorit avcılığı heyecanı

2013 Çelyabinsk olayında olduğu gibi, bir meteorun havada patlamasının ardından çok sayıda küçük meteorit genellikle son noktadaki hızda (terminal hızı) yere düşebilir.[12] Bu durum meydana geldiğinde yerel halk ve okul çocukları potansiyel değerlerinden dolayı genellikle bu parçaları bulmaya ve toplamaya çalışırlar. Çelyabinsk meteoru olayında kar yığınlarının içinde, karın dış yüzeyinde oluşan görünür bir delik takip edilerek birçok parça bulunmuştur.[12]

Ayrıca bakınız

  • Göktaşı bilimi sözlüğü

Kaynakça

  1. ^ Rare meteorite found in Kansas field 28 Ağustos 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., NBC News, 16 Ekim 2006.
  2. ^ İhlas Haber Ajansı (16 Aralık 2015). "Yeni ekmek kapısı: Göktaşı". Milliyet. 24 Mart 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2024. 
  3. ^ "Meteorit Analizleri". ÇOMÜ- Bilgi İşlem Daire Başkanlığı. 24 Mart 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2024. 
  4. ^ "GÖKTAŞI (METEORİT) ANALİZİ". Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü. 24 Mart 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2024. 
  5. ^ "TÜBİTAK 2204-C Türkiye 2.ciliği Meteor Avcısı 26 (MA-26)". Eskişehir Tepebaşı İçe Milli Eğitim Müdürlüğü. 24 Mart 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2024. 
  6. ^ "Yeni Türk Meteoritleri: Kanatlı ve Dokuzağaç". Türk Meteorit Çalışma Grubu (TMÇG). 19 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Eylül 2023. 
  7. ^ Karauz, Agah Kürşat (2019). "Göktaşlarının Mülkiyeti Meselesi". Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 68 (2). ss. 445-478. doi:10.33629/auhfd.637424. 13 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2024. 
  8. ^ Leonard David. Hundreds of Meteorites Uncovered in Antarctica 5 Şubat 2024 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., SPACE.com web sitesi, 23 Ocak 2012.
  9. ^ Mary Roach. Meteorite Hunters 9 Haziran 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Discover, 1 Mayıs 1997.
  10. ^ "Meteoritical Bulletin Database: Allan Hills 84001". 2 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Mart 2024. 
  11. ^ McKay, David S.; ve diğerleri. (1996). "Search for Past Life on Mars: Possible Relic Biogenic Activity in Martian Meteorite ALH84001". Science. 273 (5277). ss. 924-930. Bibcode:1996Sci...273..924M. doi:10.1126/science.273.5277.924. PMID 8688069. 
  12. ^ a b Kramer, Andrew E. (18 Şubat 2013). "Russians Wade Into the Snow to Seek Treasure From the Sky". New York Times. 21 Şubat 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Şubat 2013. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Mars</span> Güneş Sisteminde Güneşe en yakın 4. gezegen

Mars, Güneş Sistemi'nin Güneş'ten itibaren dördüncü gezegeni. Roma mitolojisindeki savaş tanrısı Mars'a ithafen adlandırılmıştır. Yüzeyindeki yaygın demir oksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için "Kızıl Gezegen" olarak da bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Meteoroit</span> Güneş Sisteminde bulunan,  büyüklüğü kumdan kaya boyutuna kadar değişebilen enkaz parçacığı

Meteoroit, dış uzayda bulunan küçük bir kaya veya metal cisimdir. Meteoroitler, asteroitlerden önemli ölçüde daha küçük ve boyutları taneciklerden bir metreye kadar değişen nesneler olarak ayırt edilirler. Meteoroitlerden daha küçük nesneler, mikrometeoroit veya uzay tozu olarak sınıflandırılır. Pek çoğu kuyruklu yıldızlardan veya asteroitlerden gelen parçalardır, diğerleri ise Ay veya Mars gibi gök cisimlerinden çarpma etkisiyle fırlatılmış olan uzay enkazıdır.

<span class="mw-page-title-main">Astrobiyoloji</span> Dünyadaki ve uzaydaki yaşamın incelenmesi ile ilgilenen dirim bilimi dalı

Astrobiyoloji ya da eksobiyoloji, disiplinlerarası bir bilim olup, özellikle evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alır; bir başka deyişle, evrende biyolojik kökenin, evrimin, dağılımın ve canlıların geleceğinin incelenmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Meteor yağmuru</span> dünya atmosferine giren meteoroid geçişlerinin neden olduğu göksel olay

Meteor yağmuru, bir miktar meteorun gece gökyüzündeki bir noktadan ortaya çıkarak ışık yaydığı gözlemlenen göksel bir olaydır.

<span class="mw-page-title-main">Kondirit</span>

Kondrit, ait oldukları ana cismin erimesi veya farklılaşması sonucu değişime uğramamış taşsı bir meteorittir. Yapısındaki çeşitli boyutlarda, kondrül adı verilen küreciklerden dolayı bu ismi almışlardır. Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinde çeşitli toz ve küçük tanelerin birikerek ilkel asteroitleri oluşturmasıyla meydana gelmişlerdir. Bu tür cisimlerden bazıları bir gezegenin çekim kuyusuna yakalandığında gezegenin yüzeyine doğru bir yörüngeye girerek en yaygın meteorit türü haline gelir. Kondritlerin toplam meteorit popülasyonuna katkıları için tahminler, %85,7 ila %86,2 aralığında değişmektedir.

<span class="mw-page-title-main">ALH 84001</span>

ALH 84001 ya da Allan Hills 84001 Antarktika'da Allan Tepeleri olarak adlandırılan bölgede, 27 Aralık 1984 tarihinde ANSMET projesi için meteor parçaları arayan bir ekip tarafından bulunan göktaşıdır. Kısaca SNC grubu göktaşı olarak sınıflandırılan, aslında daha öce bulundukları yerlere göre adlandırılmış shergottite, nakhlite ve chassignite gibi bazı özellikleri bu gruba uymasa da ALH 84001'in de Mars kökenli bir göktaşı olduğu düşünülmüştür. Bulunduğunda 1,93 kg ağırlığında olan göktaşının mikroskobik düzeyde Mars bakteri fosilleri içerdiğinin açıklanması üzerine dünya basınının dikkatleri göktaşına çekilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Meteorit</span> dış uzaydan gelen ve dünyaya çarpan katı enkaz parçası

Meteorit; kuyruklu yıldız, asteroit veya meteoroit gibi dış uzay kaynaklı bir cismin, bir gezegen veya uydunun yüzeyine ulaşmak üzere atmosferden geçişinde sağlam kalabilmiş katı bir enkaz parçasıdır. Orijinal nesne atmosfere girdiğinde, sürtünme, basınç ve atmosfer gazlarıyla kimyasal etkileşim gibi çeşitli faktörler, ısınmasına ve enerji yaymasına neden olur. Daha sonra bir meteor haline gelir ve kayan yıldız olarak da bilinen bir ateş topu oluşturur. Gök bilimciler en parlak örneklerine "bolit" adını verirler. Meteor, daha büyük olan cismin yüzeyine ulaştıktan sonra meteorit haline gelir. Meteoritlerin boyutları büyüklük açısından farklılıklar gösterir. Jeologlara göre bolit, bir çarpma krateri oluşturacak kadar büyük bir meteorittir.

<span class="mw-page-title-main">Kozmik toz</span>

Kozmik toz, uzayda var olan bir tozdur. Çoğu kozmik toz parçacığı, mikrometeoroitlerde olduğu gibi birkaç molekül ile 0,1 mm (100 µm) arasında ölçülür. Daha büyük parçacıklara ise meteoroit denir. Uzaydaki tüm tozun küçük bir kısmı yıldızların bıraktığı yoğunlaşmış maddeler gibi daha büyük ateşe dayanıklı mineraller içerir. Buna yıldız tozu denir. Yerel yıldızlararası ortam olan Yerel Kabarcığın toz yoğunluğu ortalama 10-6 x toz parçacığı/m³ 'tür ve her toz parçacığı yaklaşık 10–17 kg'lık bir kütleye sahiptir.

Göktaşı bilimi (Meteoritik), meteorlar, göktaşları ve meteoroidlerle ilgilenen bilim dalıdır. Kozmokimya, mineraloji ve jeokimya ile yakından ilintilidir.

<span class="mw-page-title-main">Meteorit sınıflandırması</span> Meteoritlerin kökenlerine ve ortak özelliklerine göre bilimsel sınıflandırılması

Göktaşı biliminde, bir meteorit sınıflandırması benzer meteoritleri gruplandırmaya çalışır ve bilim insanlarının tartışmalarında standart bir terim kullanmalarına olanak tanır. Meteoritler özellikle mineralojik, petrolojik, kimyasal ve izotopik özellikler olmak üzere çeşitli özelliklere göre sınıflandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Meteorit şok seviyesi</span>

Meteorit şok seviyesi, olağan bir kondrit meteorit matrisinin kırılma derecesinin bir ölçüsüdür. Bir meteoroitin ana cismini etkileyen çarpışmalar çok büyük basınçlar oluşturabilir. Bu basınçlar kayaları ısıtır, eritir ve deforme eder. Buna şok başkalaşımı denir. Meteoritlere genellikle şok başkalaşımı (metamorfizm) seviyesini gösteren 1 ila 6 arasında bir derecelendirme verilir. Bununla birlikte şok derecesi bir meteorit içinde santimetre ölçeğinde değişebilir.

Meteorit düşüş istatistikleri, Dünya'ya düşen meteoritlerin gerçek miktarını yaklaşık olarak hesaplamak için gezegen bilimciler tarafından sıklıkla kullanılır. Meteorit düşüşleri, düşmelerine tanık olunduktan hemen sonra toplanan meteoritlerdir, oysa meteorit buluntuları daha sonra keşfedilir. Düşüşlerden 30 kat daha fazla buluntu olmasına rağmen, meteorit türlerinin ham dağılımı Dünya'ya düşenlerin gerçek durumunu doğru bir şekilde yansıtmaz. Bunun nedenleri arasında aşağıdakiler gösterilebilir:

<span class="mw-page-title-main">Brahin (meteorit)</span>

Brahin, 1810 yılında Belarus'ta bulunan taşsı-demir (pallasit) bir meteorittir. Bu, eski Sovyetler Birliği'nde bulunan ikinci meteorittir. Ayrıca, Bragin veya Bragim olarak da adlandırılır. Küçük kesilmiş dilimlerin uygun fiyatı nedeniyle koleksiyoncular arasında oldukça yaygındır.

<span class="mw-page-title-main">Demir meteorit</span> meteorik demir adı verilen demir-nikel alaşımından oluşan meteorit

Demir meteoritler, genellikle iki mineral fazı kamasit ve taenit içeren ve büyük ölçüde meteorik demir olarak bilinen demir-nikel alaşımından oluşan bir meteorit türüdür. IIE demir meteorit grubu hariç, demir meteoritlerin çoğu gezegenimsi cisimlerin çekirdeklerinden kaynaklanır.

Piroksen pallasit küçük grubu, pallasit meteoritlerinin (taşsı-demirler) bir alt bölümüdür. Piroksen içeren tek pallasit oldukları için bu şekilde adlandırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Akapulkoit</span> akondrit grubu

Akapulkoitler, taşsı meteoritlerin ilkel akondrit sınıfının bir grubudur.

<span class="mw-page-title-main">Mesosiderit</span> taşsı-demir meteorit sınıfı

Mesosideritler, yaklaşık eşit miktarda metalik nikel-demir ve silikattan oluşan bir taşsı-demir meteorit sınıfıdır. Bunlar düzensiz bir dokuya sahip breşlerdir. Silikatlar ve metal sıklıkla topaklar veya ince çakıllar halinde, ayrıca ince taneli iç içe geçmeler şeklinde oluşur. Silikat kısmı olivin, piroksenler ve Ca bakımından zengin feldspat içerir ve bileşim olarak ökrit ve diyojenitlere benzer.

<span class="mw-page-title-main">Meteorit aşınması</span> Bir meteoritin karasal değişimi

Meteorit aşınması, bir meteoritin karasal değişimi anlamına gelir. Çoğu meteorit, Güneş Sistemi'nin en eski dönemlerine tarihlenir ve gezegenimizde bulunan en eski malzemelerdir. Yaşlarına rağmen karasal çevre etkilerine karşı dayanıksızdırlar. Su, klor ve oksijen, meteoritler yere ulaştıkları anda saldırırlar.

<span class="mw-page-title-main">Meteorit buluntusu</span>

Meteorit buluntusu, insanlar tarafından bulunan ancak düşüşü gözlemlenmemiş bir meteorittir. Bu meteoritler, binlerce yıl boyunca Dünya'nın yüzeyinde kalmış ve bu nedenle de değişen derecelerde aşınmaya maruz kalmış olabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Saçılma alanı</span> meteorit parçalarının düştüğü alan

Saçılma alanı veya dağılma alanı terimi, tek bir düşme olayında tüm meteoritlerin düştüğü alanı ifade etmek için kullanılır. Bu ifade aynı zamanda büyük bir meteoritin çarpması sonucu oluşan tektitlerin bulunduğu alan için de sıklıkla kullanılır.