İçeriğe atla

Meta-analiz

Meta-analiz, bilimdeki en yüksek bilgi biçimidir.
1.000'den fazla diffüz intrinsik pontin glioma ve diğer pediatrik glioma vakalarının bir meta-analizinin grafiksel özeti. Burada ilgili mutasyonlar ve jenerik sonuçlar hakkındaki bilgiler taranan birincil literatürden damıtılmıştır.

Meta-analiz, birden fazla bilimsel çalışmanın sonuçlarını birleştiren istatistiksel analizdir. Meta-analizler, aynı soruyu ele alan birden çok bilimsel çalışma olduğunda ve her bir çalışmanın bir dereceye kadar hataya sahip olması beklenen ölçümleri bildirdiği durumlarda kullanılır. Burada amaç, bu hatanın nasıl olduğuna bağlı olarak bilinmeyen ortak gerçeğe en yakın havuzlanmış bir tahmin elde etmek için istatistik yaklaşımlarını kullanmaktır. Bu nedenle Metabilimin temel metodolojisidir. Meta-analiz sonuçları, kanıta dayalı tıp literatürü tarafından en güvenilir kanıt kaynağı olarak kabul edilmektedir.[1][2][3]

Meta-analizler yalnızca bilinmeyen etki büyüklüğünün tahminini sağlamakla kalmaz aynı zamanda farklı çalışmalardan elde edilen sonuçları karşılaştırma ve çalışma sonuçları arasındaki kalıpları, sonuçlar arasındaki anlaşmazlık kaynaklarını veya gün ışığına çıkabilecek diğer ilginç ilişkileri belirleme kapasitesine de sahiptir.[4]

Bununla birlikte meta-analizle ilgili bazı metodolojik problemler de vardır. Tek tek çalışmalar; sorgulanabilir araştırma uygulamaları (ör. veri tarama, veri gözetleme, araştırmaları bırakma) veya dergi düzeyindeki yayın yanlılığı nedeniyle sistematik olarak önyargılıysa, genel tedavi etkisinin meta-analitik tahmini gerçek etkinliğini yansıtmayabilir.[5][6] Meta-analiz, heterojen çalışmalar arasındaki farklılıkların ortalamasını almakla da eleştirilmiştir, çünkü bu farklılıklar potansiyel olarak klinik kararlarda bilgilendirici olabilir.[7] Örneğin, çelişkili sonuçlar bildiren iki randomize kontrollü çalışmada (RKÇ) farklı tedavi etkileri yaşayan iki hasta grubu varsa, meta-analitik ortalama, elma ve portakalların ağırlığının ortalamasına benzer şekilde hiçbir grubu temsil etmeyebilir. Sonuç ne elmalar ne de portakallar için doğrudur.[8] Bir meta-analiz gerçekleştirirken araştırmacı, çalışmaların nasıl aranacağına karar verme, bir dizi nesnel kritere dayalı çalışmaları seçme, eksik verilerle ilgilenme, verileri analiz etme ve açıklama veya seçim yapma dahil olmak üzere sonuçları etkileyebilecek bazı seçimler yapmaktadır.[9] Bu durum bir meta-analizin tamamlanmasında yapılan bu metodolojik seçimlerin sonuçları etkileyebileceği için meta-analizi esnek hale getirir.[10] Örneğin, Wanous ve meslektaşları (a) iş performansı ve tatmin ilişkisi, (b) gerçekçi iş ön izlemeleri, (c) rol çatışması ve belirsizliği bağıntıları ve (d) iş olmak üzere dört başlık altında dört çift meta-analiz incelediler. Sonuçta memnuniyet ve devamsızlık ilişkisini incelediklerinde araştırmacılar tarafından yapılan çeşitli yargılamaların nasıl farklı sonuçlar ürettiğini göstermişlerdir.[11]

Meta-analizler, her zaman olmamakla birlikte genellikle sistematik inceleme prosedürünün önemli bileşenleridir. Örneğin, tedavinin ne kadar iyi olduğunu daha iyi anlamak için bir tıbbi tedavinin birkaç klinik denemesi üzerinde meta-analiz yapılabilir. Burada Cochrane Collaboration[12] tarafından kullanılan terminolojiyi takip etmek ve "araştırma sentezi" veya "kanıt sentezi"nin birleştirme gibi diğer yönlerini bırakarak kanıtları birleştirmenin istatistiksel yöntemlerine atıfta bulunmak için "meta-analiz"i kullanmak uygundur. Bir meta-analiz ikincil bir kaynaktır.[13][14] Ayrıca aynı seçim kriterlerinden geçmemiş veya aynı araştırma metodolojilerinin hepsine aynı şekilde uygulanmamış çok sayıda kohort olduğu durumlarda tek bir çalışmaya meta-analiz de uygulanabilir. Bu koşullar altında her kohort ayrı bir çalışma olarak ele alınır ve çalışma çapında sonuçlar çıkarmak için meta-analiz kullanılır.[15]

Kaynakça

  1. ^ Herrera Ortiz AF., Cadavid Camacho E, Cubillos Rojas J, Cadavid Camacho T, Zoe Guevara S, Tatiana Rincón Cuenca N, Vásquez Perdomo A, Del Castillo Herazo V, & Giraldo Malo R. A Practical Guide to Perform a Systematic Literature Review and Meta-analysis. Principles and Practice of Clinical Research. 2022;7(4):47–57. https://doi.org/10.21801/ppcrj.2021.74.6
  2. ^ "Levels of Evidence". Centre for Evidence-Based Medicine (CEBM). University of Oxford. March 2009. 9 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2021. 
  3. ^ Developing NICE guidelines: the manual (PDF). Londra: National Institute for Health and Care Excellence. 2014. 10 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 21 Aralık 2020. 
  4. ^ "Meta-Analysis". Modern epidemiology. 3rd, thoroughly revised and updated. Philadelphia: Lippincott Williams and Wilkins. 2008. s. 652. ISBN 978-0-7817-5564-1. 
  5. ^ Beyond Versus: The Struggle to Understand the Interaction of Nature and Nurture (İngilizce). MIT Press. 9 Mayıs 2014. ISBN 978-0-262-02737-3. 
  6. ^ Methods of Meta-Analysis: Correcting Error and Bias in Research Findings. Newbury Park, California; London; New Delhi: SAGE Publications. 1990. 
  7. ^ "Is meta-analysis of RCTs assessing the efficacy of interventions a reliable source of evidence for therapeutic decisions?". Studies in History and Philosophy of Science. 91: 159-167. February 2022. doi:10.1016/j.shpsa.2021.11.007. PMID 34922183. 
  8. ^ "Meta-analysis: statistical alchemy for the 21st century". Journal of Clinical Epidemiology. The Potsdam International Consultation on Meta-Analysis. 48 (1): 71-79. January 1995. doi:10.1016/0895-4356(94)00110-C. PMID 7853050. 
  9. ^ "Meta-analysis: Its strengths and limitations". Cleveland Clinic Journal of Medicine. 75 (6): 431-439. June 2008. doi:10.3949/ccjm.75.6.431. PMID 18595551. 
  10. ^ "Is meta-analysis the platinum standard of evidence?". Studies in History and Philosophy of Biological and Biomedical Sciences. 42 (4): 497-507. December 2011. doi:10.1016/j.shpsc.2011.07.003. PMID 22035723. 
  11. ^ "The role of judgment calls in meta-analysis". Journal of Applied Psychology. 74 (2): 259-264. 1989. doi:10.1037/0021-9010.74.2.259. ISSN 0021-9010. 
  12. ^ "Glossary: meta-analysis". The Cochrane Collaboration. 20 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  13. ^ Research Methods for the Behavioral Sciences (İngilizce). Cengage Learning. 1 Ocak 2018. s. 36. ISBN 978-1-337-61331-6. Some examples of secondary sources are (1) books and textbooks in which the author describes and summarizes past research, (2) review articles or meta-analyses... 
  14. ^ Research Methods, Statistics, and Applications (İngilizce). SAGE Publications. 2 Şubat 2018. ISBN 978-1-5063-5046-2. The most common types of secondary sources found in academic journals are literature reviews and meta-analyses. 
  15. ^ "Genome-wide association study in 8,956 German individuals identifies influence of ABO histo-blood groups on gut microbiome". Nature Genetics. 53 (2): 147-155. February 2021. doi:10.1038/s41588-020-00747-1. PMID 33462482. 

Dış bağlantılar

Vikiversite'de
Meta-analiz ile ilgili kaynaklar bulunur.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yüksek tansiyon</span> atardamarlardaki kan basıncının yükseldiği kronik bir tıbbi durum

Yüksek tansiyon da denilen hipertansiyon, atardamarlardaki kan basıncının sürekli yükseldiği uzun süreli tıbbi bir durumdur. Yüksek tansiyon genellikle semptomlara neden olmaz. Ancak felç, koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon, periferik arter hastalığı, görme kaybı, kronik böbrek hastalığı ve demans için önemli risk faktörüdür.

<span class="mw-page-title-main">Aspirin</span> ağrı, ateş ve iltihaplanmayı azaltmak için kullanılan bir ilaç

Asetilsalisilik asit (ASA) olarak da bilinen aspirin, ağrı, ateş ve/veya inflamasyonu azaltmak için ve antitrombotik olarak kullanılan nonsteroid antiinflamatuar bir ilaçtır (NSAID). Aspirinin tedavi etmek için kullanıldığı spesifik inflamatuar durumlar arasında Kawasaki hastalığı, perikardit ve romatizmal ateş yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Romatoid artrit</span>

Romatoid artrit (RA), öncelikle eklemleri etkileyen uzun süreli bir otoimmün hastalıktır. Tipik olarak sıcak, şiş ve ağrılı eklemlerle sonuçlanır. Ağrı ve sertlik genellikle istirahatten sonra kötüleşir. En yaygın olarak, bilek ve eller tutulur ve aynı eklemler tipik olarak vücudun her iki tarafında tutulur. Hastalık ayrıca cilt, gözler, akciğerler, kalp, sinirler ve kan dahil olmak üzere vücudun diğer kısımlarını da etkileyebilir. Bu, düşük alyuvar sayısı, akciğer çevresinde iltihaplanma ve kalp çevresinde iltihaplanma ile sonuçlanabilir. Ateş ve düşük enerji de mevcut olabilir. Genellikle semptomlar haftalar ve aylar içinde kademeli olarak ortaya çıkar.

<span class="mw-page-title-main">Parasetamol</span> ateş düşürücü ve ağrı kesici özelliklere sahip kimyasal bileşik

Parasetamol, ateş ve hafif ila orta şiddette ağrı tedavisinde kullanılan opioid olmayan analjezik ve antipiretik bir ajandır. Reçetesiz satılan yaygın bir ilaçtır ve yaygın marka isimleri arasında Tylenol ve Panadol bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kalp krizi</span> Kalbin bir kısmına kan akışının kesilmesi

Kalp krizi, kalp enfarktüsü ya da akut miyokard enfarktüsü, kan akımının azalması veya durması sonucunda koroner arterlerden birinde meydana gelen enfarktüs ile karakterize edilir. Tipik belirtiler arasında, sıklıkla sol omuz, kol veya çeneye yayılan, göğüs kemiğinin arkasında (retrosternal) göğüs ağrısı veya rahatsızlığı bulunur. Bu ağrı, bazen mide yanması gibi algılanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Obsesif kompulsif bozukluk</span> istenmeyen ve tekrarlanan düşünceler, duygular, fikirler (obsesyonlar) veya bir şey yapmaya itici hissettiren davranışları (kompulsiyonlar) içeren anksiyete bozukluğu

Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), bireyin rahatsız edici düşüncelere sahip olduğu ve/veya belirli rutinleri, sıkıntıya yol açacak veya genel işlevi bozacak ölçüde tekrar tekrar yapma ihtiyacı hissettiği zihinsel ve davranışsal bir bozukluktur. Adından da anlaşılacağı gibi, OKB'nin birincil belirtileri obsesyonlar ve kompulsiyonlardır. Obsesyonlar, endişe, iğrenme veya rahatsızlık duyguları yaratan, kalıcı, istenmeyen düşünceler, zihinsel görüntüler veya dürtülerdir. Yaygın obsesyonlar arasında bulaşma korkusu, simetri takıntısı, din, cinsiyet ve zarar hakkında zorlayıcı düşünceler yer alır. Kompulsiyonlar, obsesyonlara yanıt olarak ortaya çıkan, tekrarlayan eylem veya rutinlerdir. Yaygın kompulsiyonlar arasında aşırı el yıkama, temizlik, bir şeyleri düzenleme, sayma, güvence arama ve bir şeyleri kontrol etme sayılabilir. OKB'li birçok yetişkin, kompulsiyonlarının bir anlam ifade etmediğinin farkındadır, ancak obsesyonların neden olduğu sıkıntıyı gidermek için yine de bunları gerçekleştirirler. Kompulsiyonlar o kadar sık meydana gelir ki, tipik olarak günde en az bir saat sürer ve kişinin yaşam kalitesini bozar.

<span class="mw-page-title-main">Majör depresif bozukluk</span> Düşük benlik saygısı ve normalde eğlenceli aktivitelere ilgi veya zevk kaybı ile birlikte her şeyi kapsayan düşük ruh hali

Majör depresif bozukluk, majör depresyon veya klinik depresyon, en az iki hafta boyunca, farklı türden günlük hadise ve tecrübeler karşısında, sabit bir şekilde düşük ruh halinde bulunulması ile karakterize edilen bir zihinsel hastalıktır. Hastalık, tıbbi teşhisi ancak bir uzman tarafından konulabilecek bir hastalıktır. Hastalık, halk arasında kullanılan depresif olma durumu ile alakalı olmayıp, bu ruh hallerinden her yönden ve tamamen ayrılan bir hastalık türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Antidepresan</span> Majör depresif bozukluk ve anksiyete gibi rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılan psikiyatrik ilaçlar

Antidepresanlar, majör depresif bozukluk gibi bazı duygudurum bozukluklarını, bazı anksiyete bozukluklarını ve bazı kronik ağrı durumlarını tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Antidepresanların yaygın yan etkileri arasında ağız kuruluğu, kilo alımı, baş dönmesi, baş ağrısı, cinsel işlev bozuklukları ve duygusal körelme bulunur. Antidepresanlar, çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler tarafından alındığında intihar düşüncesi ve davranışı riskinde artışa neden olabilir. Antidepresanların özellikle ani bir şekilde kesilmeleri sonucunda, antidepresan yoksunluk sendromu ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Depresif duygudurumu</span> düşük ruh hâli

Depresif duygudurumu, depresyon ya da bunalım, bir olay karşısında duyulan beklentilerin olumsuz yönde olması veya beklentilerin olumsuz yönde gittiği sanrısıdır. Bu duygu çoğu zaman; hiçbir zaman ve hiçbir şekilde gerçekleşemeyecek olan veya böyle olacağı sadece düşünülen beklentiler söz konusu olduğunda kendini belli eder. Umutsuzluk, özellikle öncesinde bu beklentiyi elde edemeyen insanların yaşayacağı bir duygudur.

Osteoartrit veya Osteoartroz, Amerika Birleşik Devletleri'nde 7 yetişkinden 1'ini etkileyen, eklem kıkırdağı ve altındaki kemiğin yıkımından kaynaklanan dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Dünyadaki engelliliğin dördüncü önde gelen nedeni olduğuna inanılıyor. En yaygın semptomlar eklem ağrısı ve sertliğidir. Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaşça ilerler. Diğer belirtiler arasında eklem şişmesi, hareket açıklığının azalması ve sırt etkilenmesinde kol ve bacaklarda zayıflık veya uyuşma şeklindedir. En sık tutulan eklemler, parmak uçlarına yakın iki eklem ve başparmaktaki dip eklem, diz ve kalça eklemleri ve boyun ve bel eklemleridir. Semptomlar işe ve normal günlük aktivitelere engel oluşturabilir. Diğer bazı artrit türlerinin aksine, iç organlar etkilenmez. Sıklıkla el küçük eklemlerini, diz, kalça ve omurga eklemlerini etkilemektedir. Diz eklemi tutulumu gonartroz, kalça eklemi tutulumu koksartroz olarak da adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Anksiyete bozukluğu</span> günlük durumların aşırı, mantıksız bir kaygıya sebep olduğu bilişsel bozukluk

Anksiyete bozuklukları, belirgin ve kontrol edilemeyen anksiyete ve korku duyguları ile karakterize edilen bir grup zihinsel bozukluklardır. Bu durumlar, bireylerin sosyal, mesleki ve kişisel işlevselliğini önemli ölçüde bozar. Anksiyete, huzursuzluk, alınganlık, kolay yorulma, konsantrasyon güçlüğü, kalp hızında artış, göğüs ağrısı, karın ağrısı gibi fiziksel ve bilişsel belirtilere yol açabilir ve belirtiler bireyler arasında değişiklik gösterebilir.

<span class="mw-page-title-main">Beta blokör</span> kardiyak aritmileri yönetmek ve ilk kalp krizinden sonra kalbi ikinci bir kalp krizinden korumak için kullanılan ilaç sınıfı

Beta blokörler, aynı zamanda β-blokerler olarak da yazılır, çoğunlukla anormal kalp ritimlerini (aritmi) tedavi etmek ve ilk kalp krizinden sonra kalbi ikinci kalp krizinden korumak için kullanılan bir ilaç sınıfıdır. Ayrıca, yüksek tansiyon tedavisinde yaygın olarak kullanılır ancak artık çoğu hastanın ilk tedavisi için ilk tercih değildirler.

<span class="mw-page-title-main">Orta kulak iltihabı</span> orta kulağın iltihaplanması

Orta kulak iltihabı veya otitis media, orta kulağın bir grup iltihabi hastalığıdır. İki ana tipten biri olan akut orta kulak iltihabı (AOKİ), genellikle kulak ağrısı ile ortaya çıkan hızlı başlangıçlı bir enfeksiyondur. Küçük çocuklarda bu durum kulağın çekilmesi, ağlamanın artması ve uykusuzlukla sonuçlanabilir. Yemek yemede azalma ve ateş de görülebilir. Diğer ana tip efüzyonlu orta kulak iltihabıdır (EOKİ), tipik olarak semptomlarla ilişkili değildir, ancak bazen bir dolgunluk hissi tanımlanır; orta kulakta enfeksiyöz olmayan sıvının varlığı olarak tanımlanır ve genellikle bir akut orta kulak iltihabı atağından sonra haftalar veya aylar boyunca devam edebilir. Kronik süpüratif orta kulak iltihabı (KSOKİ), altı haftadan uzun süre kulaktan akıntı ile birlikte delikli bir timpanik membranla sonuçlanan orta kulak iltihabıdır. Akut orta kulak iltihabının bir komplikasyonu olabilir. Ağrı nadiren mevcuttur. Her üç orta kulak iltihabı türü de işitme kaybı ile ilişkili olabilir. EOKİ'ye bağlı işitme kaybı olan çocuklar işaret dilini öğrenmezlerse bu durum öğrenme yeteneklerini etkileyebilir.

Diyabetik nöropati, diyabetes mellitus ile ilişkili sinir hasarı bozukluklarıdır. Bu durumların, diyabetik nöropatide birikebilen makrovasküler koşullara ek olarak sinirler sağlayan küçük kan damarlarını içeren diyabetik bir mikrovasküler hasara yol açtığı düşünülmektedir. Diyabetik nöropati ile ilişkili olabilen nispeten yaygın durumlar arasında şunlar yer alır: üçüncü, dördüncü veya altıncı kranyal sinir felci, mononöropati, mononöropati multipleks, diyabetik amiyotrofi, ağrılı bir polinöropati, otonom nöropati ve torakoabdominal nöropati.

Nootropikler veya nootropik ilaçlar, sağlıklı bireylerde dikkat, hafıza, yaratıcılık ve motivasyon gibi zihinsel fonksiyonları artırmaya yönelik kullanılan çeşitli ilaç ve gıda takviyelerine verilen ortak ad. 2018 yılı itibarıyla bu gruba giren pek çok madde hala araştırma aşamasında olup etkileri tam olarak belirlenmemiştir.

Doymuş yağ, yağ asidi zincirlerinin tümü veya ağırlıklı olarak tek bağlara sahip olduğu bir yağ türüdür. Bir yağ iki çeşit daha küçük molekülden yapılır: gliserol ve yağ asitleri. Yağlar uzun karbon (C) atom zincirlerinden yapılır. Bazı karbon atomları tek bağlarla (-C-C-) ve diğerleri çift bağlarla bağlanır. Çift bağlar, tek bağlar oluşturmak için hidrojen ile reaksiyona girebilir. Buna doymuş denir çünkü ikinci bağ kırılır ve bağın her yarısı bir hidrojen atomuna (doymuş) bağlanır

<span class="mw-page-title-main">Lamotrijin</span> epilepsi ve bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan bir antikonvülsan ilaç

Lamotrijin (Lamotrigine) ya da bilinen ticari ismiyle Lamictal veya Pinral, epilepsi, tedavisinde ve bipolar bozuklukta depresif atakların tekrarını geciktirmek veya önlemek için kullanılan antikonvülsan bir ilaçtır. Epilepsi kavramına fokal nöbetler, tonik-klonik nöbetler ve Lennox-Gastaut sendromundaki nöbetler dahildir. Bipolar bozuklukta, lamotrijinin akut depresyon safhasını güvenilir bir şekilde tedavi ettiği gösterilememiştir. Ancak günümüzde semptomatik olmayan bipolar bozukluğu olan hastalar için gelebilecek depresyon atakları riskini azaltmada etkili görünmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Bupropion</span> depresyon ve sigarayı bırakma için ikame edilmiş katinon ilacı

Bupropion, ilk ticari isimleri olan Wellbutrin ve Zyban olarak da bilinen ilaçtır. Öncelikle majör depresif bozukluğu tedavisinde ve sigarayı bırakmada destek amaçlı kullanılan atipik antidepresandır. Bupropion etkili bir antidepresan kabul edilir ancak antidepresan tedavide birinci basamak kullanılmakta olan seçici serotonin geri alım inhibitörü'ne (SSRI) tam yanıt alınmayan durumlarda ek ilaç olarak da kullanılmaktadır. Bupropion'u diğer antidepresanlardan ayıran birkaç özelliği vardır: Genellikle cinsel işlev bozukluğuna ve kilo alımına neden olmazlar ve uyku hali ile ilişkili değildirler. Ayrıca hipersomniya ve yorgunluk semptomlarını iyileştirmede SSRI'lardan daha etkilidir.

<span class="mw-page-title-main">Sosyal araştırma</span>

Sosyal araştırma, sosyal bilimciler tarafından sistematik bir plan izlenerek yürütülen araştırmalardır. Sosyal araştırma metodolojileri nicel ve nitel olarak sınıflandırılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Selekoksib</span>

Celebrex markası altında satılan Selekoksib bir COX-2 inhibitörü ve nonsteroid antiinflamatuar ilaçtır (NSAID). Osteoartrit, yetişkinlerde akut ağrı, romatoid artrit, ankilozan spondilit, ağrılı adet kanaması ve jüvenil romatoid artritte ağrı ve iltihabı tedavi etmek için kullanılır. Ailesel adenomatöz polipozisi olan kişilerde kolorektal adenom riskini azaltmak için de kullanılabilir. Ağızdan alınır. Faydalar genellikle bir saat içinde görülür.