İçeriğe atla

Merkez sol

Merkez sol, siyasette sol ve merkez arasındaki görüşler bütünüdür. Fırsat eşitliği yoluyla toplumsal adaletin sağlanabileceği düşüncesini savunmaktadır.[1] Merkez sol siyaset, toplumun varsıl ve yoksul kesimleri arasındaki gelir farkını en aza indirmeyi amaç edinmiştir. Siyaseten ve toplumsal olarak radikal kararlar alınabilir. Bunun yanında reformist tutumlar ile de ekonomik ve sosyal politikalar sağlanabilir. Çoğulculuk taraftarı bir görüştür, toplumun (azınlıklar dahil) sosyal hak ve çıkarları el üstünde tutulur.

Merkez sol, zenginler ve yoksullar arasında büyük gelir farkını azaltmak için ılımlı önlemleri destekler. Bunlar arasında artan oranlı gelir vergisi, çocuk işçiliğini yasaklayan yasalar, asgari ücret yasaları, çalışma koşullarını düzenleyen yasalar, çalışma saatlerine sınırlamalar ve işçilerin örgütlenme hakkını güvence altına alan yasalar sayılabilir. Bununla birlikte, sonuçta tam bir eşitliğin mümkün olmadığını ve fırsat eşitliğinin toplumdaki sonuç eşitliğini bir dereceye kadar iyileştirebileceğini de kabul ederler.

Avrupa'da merkez sol, sosyal demokratları, ilericileri, yeşilleri ve ılımlı Hristiyan solu içerir. Liberalizmin bazı varyantları, özellikle sosyal liberalizm de merkez sol olarak kabul edilir. Amerika'da merkez sol aynı zamanda Hristiyan demokratlığının ekonomik açıdan ilerici biçimlerini de içerir ve bunların bazıları merkez sağın sosyal muhafazakarlığıyla siyasi açıdan kaynaşmış olabilir.[2][3][4]

Politikalar

Merkez sol, birkaç farklı inanç ve politika ile karakterize edilen bir siyasi ideolojidir. Bu politikalar ülkeye göre değişebilir, ancak bazı ortak noktalar vardır.

Merkez solun ana ideolojileri sosyal demokrasi, sosyal liberalizm, ilerlemecilik ve yeşil politikadır. Sosyal demokrasi, tüm vatandaşlar için eğitim, sağlık, çocuk bakımı ve sosyal hizmetler için kamu programları sağlamayı amaçlayan ılımlı bir sosyalizm biçimidir. Sosyal liberalizm, bireysel özgürlük ve eşitliğe odaklanan merkezci bir ideolojidir ve diğer ideolojilerle de eşleştirilebilir. İlerlemecilik sosyal reform ve değişime odaklanırken, yeşil siyaset çevre sorunları ve sürdürülebilirliğe odaklanır. Yeşil siyaset, soldaki diğer partilerle işbirliği yaparken kırmızı-yeşil ittifakı altında yer alabilir.

Dünya genelinde merkez sol gruplar genellikle çeşitli politikaları desteklemektedir. Bu politikalar arasında eğitim, evrensel sağlık hizmetleri, çocuk bakımı ve tüm vatandaşlar için sosyal hizmetler için kamuya ait veya sübvansiyonlu programlardan oluşan karma bir ekonomi yer almaktadır. Ayrıca yoksulluğun etkilerine karşı koymak ve hastalık, işsizlik veya emeklilik sonrası gelir kaybına karşı halkı güvence altına almak için bir sosyal güvenlik sistemini de desteklemektedirler. Merkez sol, işçi ve tüketici haklarını güvence altına alarak, işçilerin sendikalara erişimini, işçi katılımını, tüketici korumalarını ve adil piyasa rekabetini destekleyerek, özel teşebbüsün işçiler ve tüketiciler yararına devlet tarafından düzenlenmesini destekler. Ayrıca, vergi indirimleri ve yoksulluk sınırı altında olanlara devlet tarafından sağlanan sübvansiyonlar da dahil olmak üzere artan oranlı vergilendirmeyi desteklemektedirler. Buna ek olarak, hükûmet harcamalarını finanse etmek için katma değer vergisini ya da zaman zaman servet vergisini desteklemektedirler. Merkez sol aynı zamanda bayındırlık işleri ve Keynesyen ekonomi gibi devlet yatırımlarını ve harcamalarını da destekler.[5][6][7]

Merkez sağ partiler bazen bu konularda benzer pozisyonlar alabilirler.[5]

Tarih

Akademisyenler "merkez sol" teriminin kökeni konusunda hemfikir olmamakla birlikte, birçoğu bu terimin Fransa'da Bourbon Restorasyonu ile Temmuz Monarşisi arasında ortaya çıktığına inanmaktadır. Merkez sol hareketler 1860'lardan itibaren İspanya ve İtalya'da da ortaya çıkmıştır. İtalya'da merkez sol, liberal Camillo Benso ile ilerici Urbano Rattazzi arasında bir koalisyon olarak ortaya çıkmıştır. Günümüzde merkez sol pozisyonlar tipik olarak sosyal demokrasi, demokratik sosyalizm ve bazı liberal ya da Hristiyan demokrat ideolojilerle ilişkilendirilmektedir. Sosyalizmin yükselişi Liberallerin laissez-faire politikalarından uzaklaşarak daha müdahaleci politikalara yönelmesine neden olmuş, bu da temsili bir merkez sol ideoloji olarak Yeni Liberalizm veya sosyal liberalizmin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Şu anda Avrupa'daki merkez sol partiler sosyal demokrat Avrupa Sosyalistler Partisi ve ekolojist Avrupa Yeşiller Partisi altında birleşmiş durumdadır.[6][7][8]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Oliver H. Woshinsky. Explaining Politics: Culture, Institutions, and Political Behavior. Oxon, İngiltere, Birleşik Krallık; New York, New York, ABD: Routledge, 2008. s. 143
  2. ^ Oliver H. Woshinsky. Explaining Politics: Culture, Institutions, and Political Behavior. New York: Routledge, 2008, pp. 146.
  3. ^ Oliver H. Woshinsky. Explaining Politics: Culture, Institutions, and Political Behavior. New York: Routledge, 2008, pp. 143.
  4. ^ Chris Armstrong. Rethinking Equality: The Challenge of Equal Citizenship. Manchester University Press, 2006, p. 89.
  5. ^ a b John Lloyd (2 Ekim 2009). "Europe's centre-left suffers in the squeezed middle". Financial Times. 3 Ekim 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2009. 
  6. ^ a b "Spotlight on pollution and the environment". Workers Power. 8 Mayıs 2008. 3 Aralık 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2009. 
  7. ^ a b Tierra Curry (6 Kasım 2009). "Dirty Coal Czar Confirmed by Senate". Center for Biological Diversity. 18 Kasım 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2009. 
  8. ^ Michael Drolet (11 Ağustos 2003). Tocqueville, Democracy and Social Reform. Springer. s. 14. ISBN 9780230509641. 12 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Şubat 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Liberalizm, bireysel özgürlük üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür. Bireysel özgürlük ve bireysel haklar düşüncesiyle yola çıkan liberalizm, daha sonraki yıllarda farklı türlere bölündü ve bireylerin eşitlik ilkesinin de önemini vurgulamaya başladı. Klasik liberalizm bireysel özgürlüklerin rolünü vurgularken, sosyal liberalizm özgürlüğe vurgu yaptığı kadar; bireylerin eşitlik hakkı ilkesinin önemine vurgu yapar ve özgürlük ile eşitlik arasında denge kurmayı amaçlar. Liberal görüşü savunanlar geniş bir görüş dizisi benimsemekle birlikte genellikle ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, basın özgürlüğü, sivil haklar ve sivil özgürlükler, seküler devlet, liberal demokrasi, ekonomik ve siyasi özgürlük, hukukun üstünlüğü, özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi gibi fikirleri destekler.

Sosyal liberalizm, bireysel özgürlük ve sosyal adalet arasında denge kurmayı amaçlayan politik bir ideolojidir. Klasik liberalizm gibi bireyci ekonomiyi, sivil ve siyasi hak ile özgürlüklerin genişlemesi bakımıyla uyuşur ancak bunlara ek olarak hükûmetin meşru rolünün yoksulluk, sağlık ve eğitim gibi ekonomik ve sosyal konuları olduğunu da içeren sosyal piyasayı temel alır. Sosyal liberalizmde toplumun iyiliği bireyin özgürlüğü ile uyumlu görülür. İkinci Dünya Savaşı sonrasında sosyal liberal fikirler dünyanın birçok ülkesinde benimsenmiştir. Sosyal liberal düşünceler ile partiler merkez veya merkez sol olarak kabul edilir. Bununla birlikte, ülkelere göre farklı isimlendirmeler sosyal liberalizmi tarif etmektedir. Birleşik Krallık'ta yeni liberalizm, ABD'de modern liberalizm, Almanya'da sol liberalizm ve İspanyolca konuşulan ülkelerde ilerici liberalizm olarak adlandırılır.

Demokratik sosyalizm, sosyalist piyasa ekonomisi içinde ekonomik demokrasi, işyeri demokrasisi ve işçilerin öz yönetimine veya alternatif bir merkeziyetçi planlı sosyalist ekonomi biçimine özel bir vurgu yaparak, siyasi demokrasiyi ve bir tür sosyal sermayeli ekonomiyi destekleyen solcu bir siyaset felsefesidir. Demokratik sosyalistler, kapitalizmin doğası gereği özgürlük, eşitlik ve dayanışma değerleriyle bağdaşmadığını ve bu ideallerin ancak sosyalist bir toplumun gerçekleştirilmesiyle elde edilebileceğini savunuyorlar. Çoğu demokratik sosyalist, sosyalizme kademeli bir geçiş arayışında olsa da, demokratik sosyalizm, sosyalizmi kurmanın aracı olarak devrimci veya reformist siyaseti destekleyebilir. Demokratik sosyalizm, 20. yüzyılda Sovyetler Birliği'nde ve diğer ülkelerde tek parti devletine doğru gerilemeye karşı çıkan sosyalistler tarafından popülerleştirildi.

Sosyal demokrasi, reformist ve aşamalı yöntemlerle laissez-faire kapitalizminin yarattığı eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefleyen politik bir ideolojidir.

<span class="mw-page-title-main">Solculuk</span> toplumsal eşitliği ve eşitlikçiliği destekleyen siyasi ideolojiler, politik duruş

Solculuk, genellikle bir bütün olarak toplumsal hiyerarşiye veya belirli toplumsal hiyerarşilere karşı çıkarak, toplumsal eşitlik ve eşitlikçiliği destekleyen ve bunu sağlamaya çalışan siyasi ideolojiler yelpazesidir. Sol siyaset tipik olarak, taraftarlarının toplumda diğerlerine göre dezavantajlı olarak algıladıkları kişiler için endişe duymanın yanı sıra, uygulandıkları toplumun doğasını değiştiren radikal yollarla azaltılması veya ortadan kaldırılması gereken haksız eşitsizlikler olduğuna dair bir inancı da içerir.

Sağcılık, toplumsal hiyerarşiyi veya toplumsal eşitsizliği kabul eden veya destekleyen siyasal duruş veya etkinliktir. Toplumsal eşitsizlik, sağcılar tarafından; ya milletsel/ırksal farklılıklardan, ya dini ve inançsal farklılıklardan, ya kültürel ve sosyal farklılıklardan ya da piyasa ekonomisindeki rekabetten kaynaklandığı için kaçınılmaz, doğal, normal veya cazip bulunur. Sağ ve sol isimli siyasal kavramlar, Fransız Devrimi (1789-1799) zamanında, ayrı görüşteki siyasetçilerin Fransız parlamentosunun sağında veya solunda oturmalarından esinlenilerek oluşturulmuştur; parlamento başkanının sağındaki koltuklarda oturanlar, çoğunlukla monarşist Ancien Régime destekçilerinden oluşmuştur.

Mustafa Erdoğan, Ankara Hukuk Fakültesi mezunu. Aynı fakültede yüksek lisans ve doktorasını yaptı (1981-88). İdari yargıda hâkim olarak çalışırken 1985 yılında, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde akademik mesleğe intisap etti. Erdoğan, 1991 yılında Anayasa Doçenti oldu, 1997 yılında Profesörlüğe yükseldi. 1997-98 akademik yılında Amerika'nın Virginia eyaletindeki George Mason Üniversitesinde Fulbright bursiyeri olarak araştırmalar yaptı. İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde bir dönem dekanlık yaptı.

İlerlemecilik, ilericilik ya da progressivizm, her alanda ileri düzeyde önlemler uygulayarak insanların mevcut durumlarını iyileştirmeyi ve toplumun statüsünü yükseltmeyi amaçlayan, bu doğrultuda toplumsal reformu destekleyen politik felsefedir. Bilim, teknoloji, ekonomik kalkınma ve sosyal organizasyondaki ilerlemelerin insanın yaşam koşullarını geliştirmede büyük öneme sahip olduğunu ifade eden İlerleme Düşüncesine dayanır. Modern siyasette ilerlemecilik, siyasi değişim ve hükûmet eylemlerinin desteği yoluyla sıradan insanların çıkarlarını temsil etmeyi amaçlayan bir sosyal veya siyasi harekettir ve genellikle sol-liberal geleneğin bir parçası bağlamında düşünülür. Ancak bu, ideolojilerin eş anlamlı olduğu anlamına gelmez.

<span class="mw-page-title-main">Aşırı sol</span> politik konum

Aşırı sol, radikal sol veya ekstrem sol siyasi yelpazenin solunda standart siyasi solun ötesinde olan politikalardır. Terimin tek ve tutarlı bir tanımı yoktur; bazı bilim insanları bunu sosyal demokrasinin daha solunu temsil ettiği şeklinde değerlendirirken diğerleri bunu komünist partilerin soluyla sınırlı tutar. Bazı durumlarda aşırı sol, bazı otoriterlik biçimleri, anarşizm, komünizm ve Marksizm ile ilişkilendirilmiş veya devrimci sosyalizm, buna ek olarak ilgili komünist ideolojileri veya anti-kapitalizm ve küreselleşme karşıtlığını savunan gruplar olarak karakterize edilmiştir. Aşırı sol terörizm, ideallerini demokratik süreçleri kullanmak yerine siyasi şiddet yoluyla gerçekleştirmeye çalışan aşırıcı, militan veya isyankar gruplardan oluşur.

Ekonomik liberalizm, piyasa ekonomisinin bireyci hatlara dayanmasını ve üretim araçlarının özel mülkiyette olmasını destekler. Ekonomik liberaller, serbest ticareti ve açık rekabeti engellediği için piyasaya yapılan hükümet müdahalesine ve korumacılığa karşı çıkma eğilimindedir, ancak mülkiyet haklarını korumak ve piyasa başarısızlıklarını çözmek için yapılan hükûmet müdahalesini destekler. Ekonomik liberalizm, Büyük Buhran ve Keynesyenizm'in yükselişine kadar genel olarak klasik liberalizmin ekonomik modelini ifade etmek için kullanılmıştır.

Liberal sol veya sol liberal, liberalizm etkili birbirinden ayrı ideolojileri tanımlamakta kullanılabilmektedir. Aşağıda sıralanmış anlamlara gelebilir.

Klasik liberalizm, serbest piyasayı ve laissez-faire ekonomisini; sınırlı devleti, ekonomik özgürlüğü ve siyasi özgürlüğü vurgulayan, hukukun üstünlüğünün güvenceye aldığı sivil özgürlükleri savunan; liberalizmin bir dalı, felsefi ve politik ideolojidir. Klasik liberalizm, 19. yüzyılın başlarında, Avrupa ve Kuzey Amerika'da kentleşmeye ve Sanayi Devrimi'ne bir yanıt olarak önceki yüzyılın fikirleri üzerine inşa edilmiştir.

Sosyal bilimlerde, siyasi ideoloji, belirli bir toplumsal hareketin, kurumun, sınıfın veya büyük bir grubun etik ideallerini, prensiplerini, doktrinlerini, mitlerini veya sembollerini açıklayan ve toplumun nasıl çalışması gerektiğini ve belirli bir toplumsal düzen için bazı siyasi ve kültürel bir plan sunan bir dizi fikirler bütünüdür. Siyasi ideoloji, gücün nasıl dağıtılması gerektiği ve hangi amaçlar için kullanılması gerektiği konularıyla ilgilenir. Bazı siyasi partiler belirli bir ideolojiyi sıkı bir şekilde takip ederken diğerleri genel olarak ilgili ideolojiler grubundan ilham alabilir, ancak belirli bir ideolojiyi açıkça benimsemezler. Bir ideolojinin popülaritesi, bazen çıkarları doğrultusunda hareket eden ahlaki girişimcilerin etkisiyle de ilgilidir. Siyasi ideolojilerin iki boyutu vardır: (1) hedefler: toplumun nasıl organize edilmesi gerektiği; ve (2) yöntemler: bu hedefe ulaşmanın en uygun yolu.

<span class="mw-page-title-main">Hristiyan demokrasi</span>

Hristiyan demokrasi, merkez sağ bir ideolojidir. Bu ideoloji, ülke içinde "Hristiyanlık ilkelerinin" uygulamasına dayalıdır. Kamu içinde Hristiyan ahlakı, geleneği ve adetlerinin, modern ve demokratik bir biçimde uygulanmasını savunmaktadır. Hristiyan demokrasi ideolojisi, muhafazakârlık ve Katolik toplumsal öğretisinin etkisi altında, 19. yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkmıştır. Ekonomik olarak ise sosyal piyasa ekonomisini savunur. Latin Amerika'da bu sol ideolojiye dönüşmüşken, Avrupa'daki Hristiyan demokrat siyasi partiler genellikle muhafazakâr, liberal ve ılımlıdır.

Liberal muhafazakârlık, özel mülkiyet, serbest ekonomi girişimciliği ile halkın geleneksel, kültürel ve ahlaki değerlerini yönetime dahil eden; anayasal ve temsili hükûmeti savunan muhafazakâr bir siyasi ideolojidir.

Merkezcilik, toplumsal eşitliğin yanı sıra belirli bir sosyal hiyerarşinin kabul edilmesini veya desteklenmesini içeren siyasi bir bakış açısı veya duruştur. Bununla birlikte, merkezcilik, önemli ölçüde sağ veya sol yanlısı politika değişikliklerine karşı çıkar.

Aşağıdaki liste, dünya genelinde siyasi partiler ve gruplar tarafından kullanılan sembol ve işaretlerin bir örneğidir. Bazı semboller, dünya genelinde belirli bir ideoloji ya da hareketi ifade etmek amacı ile, bazıları ise belirli ideolojileri destekleyen partilerce ortak olarak kullanılmaktadır. Diğer simgeler ise, bölgesel farklılıklar gösterebilmektedir.

Ilımlı, özellikle siyaset ve din açısından radikal veya aşırı görüşlerin reddini belirleyen ideolojik bir kategoridir. Ilımlı, aşırı görüşlerden ve büyük sosyal değişimlerden kaçınarak herhangi bir ana akım pozisyonunu kabul eden biri olarak kabul edilir. Birleşik Devletler siyasetinde ılımlı, sol-sağ siyasi yelpazede merkezi bir konuma sahip olan biri olarak kabul edilir.

Sosyal demokrasi, sosyalizmin demokratik şekilde iktidara gelmesini ve ülkenin devrimle değil liberal demokrasiyle sosyalist olmasını savunmakta olan, Kautsky'nin temelini attığı revizyonist bir görüştür. Ferdinand Lassalle'nin devlet sosyalizmi fikirlerinden etkilenen demokratik bir sosyalist ideolojidir.

Yeşil sol, terim kullanıldığı ülkelerde çevrecilik, feminizm, sosyalizm ve pasifizm unsurlarını birleştiren siyasi bir görüşü ifade eder. İnsan dışındaki diğer türlerin haklarına doğru bir genişleme ile öncelikle sosyal adalet ve insan hakları odaklı bir ideolojidir. Karar alma süreçlerinde doğrudan katılım ile birlikte hiyerarşik tutumlar aşılmak istenir. Çevreye dair hedeflerini, kapitalist düzenle uzlaştırmaya çalışan merkez sol yeşil partilerin ile nadiren görülen ve anti-feminist görüşler içeren merkez sağ yeşil partilerden farklı biçimde, çevreye dair eşitlik vurgusunu öne çıkararak kullanır.