İçeriğe atla

Merapi Yanardağı

Koordinatlar: 7°32′G 110°26′D / 7.533°G 110.433°D / -7.533; 110.433
Merapi Yanardağı
Yükseklik2,914 m
KonumJava / Yogyakarta (Endonezya)
Koordinat7°32′G 110°26′D / 7.533°G 110.433°D / -7.533; 110.433
TipiStratovolkan
Kaya Yaşı400,000 yaş
Son faaliyeti2010

Merapi yanardağı (Endonezce: Gunung Merapi), konik şekilli ve Java adasının merkezi ile Yogyakarta arasında bulunan yanardağ. Endonezya'nın en aktif yanardağıdır ve 1548'den beri düzenli olarak lav püskürtmektedir. İsim ateş dağı anlamına gelir. Yogyakarta şehrine çok yakındır ve binlerce insan yanardağ eteklerinde, denizden 1700 metre yükseklikte olan köylerde yaşamaktadır.

Yılın 300 günü dağdan dumanların yükseldiği gözlemlenmesine rağmen, birkaç kez faaliyete geçip ölümlere sebep oldu. 1994 yılında yaşanan patlama sonrası, yanardağın batısında çoğunlukla Muntilan şehrinde, zehirli gazdan 43 kişi hayatını kaybetti. Yogyakarta depreminden kısa süre önce 2006'da diğer büyük patlama yaşandı.

Jeolojik tarih

Merapi, güney Java'nın en genç yanardağlarından biridir. Hint-Avustralya Levhası'nın Avrasya Levhası'nın altına doğru kaydığı bir dalım bölgesinde bulunur. Endonezya'nın en az 129 yanardağından bir tanesidir, Pasifik Deprem Kuşağı'ndan ayrılan fay hattının bir bölümü Batı yarım küreden Japonya ve güney doğru Asya boyunca kesişir.

Stratigrafik analizlere göre Merapi alanındaki püskürmelerin, 400.000 yıl öncesinden başladığı ve 10.000 yıl öncesine dek sürdüğü, lavların tipik bir katılığa sahip olduğu ve yayılan lavların bazalt özelliği taşıdığı bilinmektedir. O zamandan beri indifalar patlama şeklinde, genelde lav domlarını yapışkan andezit lavlar oluşturmaktadır. Lav domlarının çöküşü genellikle, püskürme sütunlarıyla sonuçlanan piroklastik akıntıları ve daha büyük patlamaları oluşturur.

Tipik olarak, küçük indifalar iki üç yılda bir büyük olanlar ise her 10-15 yılda bir meydana gelirler. Dikkate değer patlamaların birçoğu ölümlere sebep vermiştir. Yeni yaşanmış ve tarihinde en şiddetli patlamalar 1006, 1786, 1882 ve 1887 yıllarında meydana geldi. 1930 yılında yaşaan patlamada 13 köy yıkıldı ve 1400 insan pirolastik akıntıdan öldü.

1006'da yaşanan büyük bir püskürme sonrası, Java merkezinin küllerle kaplandığı söylenir. Volkanik yıkımın Hindu Mataram Krallığını çöküşe götürdüğü düşünülse de, o çağdan kalma belgelerin yetersizliği nedeniyle kanıtlanamamıştır.

2006 indifası

Gözetim

Yanardağ 1924 yılından beri sismik olarak izlenmektedir.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yanardağ</span> Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu, genellikle koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ

Yanardağ ya da volkanik dağ, magmanın yeryüzünden dışarı püskürerek çıktığı coğrafi yer şekilleridir. Güneş Sistemi'nde bulunan kayalık gezegen ve uydularda birçok yanardağ olmasına rağmen, bu olgu, en azından Dünya'da, genellikle tektonik plaka sınırlarında görülür. Ne var ki, sıcak nokta yanardağlarında önemli istisnalar vardır. Yanardağların araştırıldığı bilim dalına volkanoloji denir.

<span class="mw-page-title-main">St. Helens Yanardağı</span>

St. Helens Dağı, ABD'nin Washington Eyaleti'nin güneyinde, 2.549 metre yüksekliğinde bir volkandır. Kuzey Amerika'nın batı kıyısında uzanan Pasifik Ateş Çemberi'nin sisteminin bir parçası olan, bir dizi volkanlar zinciri Cascade Sıradağları'nda yer alır. St. Helens Dağı, Pasifik Volkan Kuşağı'nın tüm yanardağları gibi büyük bir patlama enerjisi gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Erebus Dağı</span>

Erebus Dağı, Antarktika'daki Ross Adası'nın batısında bulunan ve dünyadaki etkin yanardağlar içinde en güneyde yer alan bir stratovolkandır. Ross Adası'nı oluşturan dört yanardağdan Erebus dışındakiler, sönmüş yanardağlardır.

<span class="mw-page-title-main">Tendürek Dağı</span> Türkiyede bir volkanik dağ

Tendürek Dağı (Ermenice:Թոնդրակ) Ağrı ve Van illerinin arasında İran sınırının yakınında bulunan bir stratovolkandır. Nuh'un Gemisi'nin muhtemel konumu yakınlarında olmasıyla bilinen bu yanardağ oldukça büyüktür; kurumuş lav akıntıları düz bir arazi üzerinde yaklaşık 650 km²'lik bir alanı kaplar. Dağın iki ana yapısı, zirve krateri olan Büyük Tendürek ve ana kraterin doğusunda bulunan Küçük Tendürek'tir. Yamaçları çok yumuşak olup, ismini aldığı kalkanı andırır. Tendürek Dağı'nın, Hawaii adasındaki volkanlar gibi akışkan lav püskürttüğü bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Stratovolkan</span> lav, tüf ve kül tabakasından oluşmuş, yüksek, konik biçimli bir volkan

Stratovolkan, pek çok sertleşmiş lav, tüf ve kül tabakasından oluşmuş, yüksek, konik biçimli bir volkandır. Bu volkanlar dik yamaçlarıyla ve periyodik patlamalarıyla tanınırlar. Bunlardan fışkıran lavın akışkanlığı azdır ve çok uzağa yayılmadan önce soğur ve sertleşir. Magmaları asidik ya da yüksek-orta düzeyde silika içeriklidir. Buna karşın bazik içerikli magmanın akışkanlığı yüksektir ve Hawaii'deki kalkan biçimli Mauna Loa dağı gibi yayvan dağları oluşturur. Pek çok stratovolkanın yüksekliği 2500 metreden fazladır. Türkiye'den Ağrı Dağı ve Nemrut Dağı birer stratovolkan tipindeki volkanlardır.

<span class="mw-page-title-main">Lav</span> yanardağ patlamasıyla çıkan erimiş kaya parçaları

Lav ya da püskürtü, yanardağ patlaması sırasında çıkan çok sıcak, sıvı ve akıcı erimiş maddeye denilmektedir. Yanardağ ağzından ilk çıktığında sıvı halde bulunmaktadır. Lavın sıcaklığı "700 °C "ile "1200 °C" arasında değişmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Eldfell</span> İzlandaya bağlı Heimaey Adasında bulunan 204 metre yüksekliğinde bir yanardağ

Eldfell, İzlanda'ya bağlı Heimaey Adası'nda bulunan 204 metre yüksekliğinde bir yanardağdır. 23 Ocak 1973 tarihinde Heimaey kasabasının hemen dışında bir alanda hiç beklenmedik bir biçimde harekete geçmiş ve büyük bir volkan felaketine neden olmuştur. Bu olaydan sonra İzlandalılar adaya Ateş Dağı anlamına gelen Eldfell demişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Süper yanardağ</span> süper lav volcano

Süper yanardağlar bilinen en büyük volkanlar olup normal yanardağların hilâfına magma haznesinin büyüklüğünden dolayı patlamalardan sonra bir volkan konisi yerine yerde dev boyutlarda kalderalar (göçükler) oluştururlar.

<span class="mw-page-title-main">Piroklastik akıntı</span>

Piroklastik akıntı, volkanlardan çıkan ve sıcak gazlardan beslenmiş kor halindeki kül ve lav parçaları ile volkanik yamaçlardan çok hızlıca aşağıya akan sıcak akıntılardır. Bu akıntılar saatte 200 km hıza ulaşabilirler. Piroklastik akıntılar iki ana bölümden oluşur. Bunlar yer çekimi etkisinin artışı ve şiddetli türbülans akıntılarıdır. Yer çekimi etkisinin artışı; piroklastik akıntıların bir bakıma çığ ve heyelanlara benzer bir şekilde hareket etmesine sebep olur. Bunlar, lav parçalarından ve hareketli kütlede sıkışan havanın ısınıp genleşmesiyle açığa çıkan gazlar tarafından harekete geçerler. Bu gazlar, tabandaki kayaçlar ile akan malzeme arasındaki sürtünmeyi azaltır. Şiddetli türbülans akıntıları ise; ortamdaki kül ve pumis parçaları ile sürtünmenin en aza indirgenmesine katkıda bulunan önemli mekanizmalardan birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Volkan kemeri</span>

Volkan kemeri. Stratovolkan, aynı zamanda kompozit volkan olarak da bilinir, uzun boylu konik volkan birçok lav, tefra, pamis ve volkanik kül katmanları tarafından sertleşerek inşa edilmiştir. Kalkan volkanların aksine strato volkanlar ve dik profilleri ve periyodik patlamalı püskürmeler ile karakterize edilirler. Bazı çökmüş kraterler ile kalderalarda bu şekilde adlandırılır. Genellikle stratovolkanlar yüksek viskoziteden dolayı uzağa yayılmadan önce soğur ve katılaşırlar. Bu lav oluşturan magma daha az bir miktarda viskoz mafic magma ile yüksek-orta derecede silika içermektedir. Geniş felsik, lav akıntıları nadirdir,15 km (9,3 mi) kadardır. Stratovolkanlar erüptif malzemelerin sıralı dökülmeleri itibaren inşa edilen kendi kompozit yapısı nedeniyle bazen “kompozit volkan” da denir. Onlar daha az yaygın olan kalkan volkanların aksine volkan tipleri arasında en yaygın olanlardandır. İki önemli Stratovolkan olan Krakatoa en iyi bilineni ve Vezüv 1883'teki patlama Pompei ve Herculaneum kasabalarnı önemli oranda tahrip etti. Aynı zamanda bu patlama binlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Katmai Dağı</span> Amerikada bir dağ

Katmai Dağı, ABD'nin Alaska eyaletinin güneyinde Alaska Yarımadası üzerinde tümüyle Katmai Ulusal Parkı ve Koruma Bölgesi içinde bulunan masif bir aktif stratovolkan dağıdır..

<span class="mw-page-title-main">Mauna Loa Dağı</span> Hawaiide bulunan aktif yanardağ

Mauna Loa Dağı, Amerika Birleşik Devletleri'de Büyük Okyanus adalarından oluşan Hawaii eyaleti'nin Big Island 'nın güneyinde yer alan Hawaii Yanardağlar Ulusal Parkı içerisinde yer alan 4.169 metre rakımlı bir aktif kalkan volkan. Hawaii dili ile bu dağın "Mauna Loa" olan ismi "Uzun Dağ" anlamına gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Novarupta</span>

Novarupta, ABD'nin Alaska eyaletinin güneybatısında ve Alaska Yarımadası üzerinde bulunan bir aktif yanardağdır.

<span class="mw-page-title-main">Tüf</span>

Tüf, bir volkanik patlama sonucu ortaya çıkan volkanik küllerden oluşan kaya türüdür. Tüf kimi zamanlarda inşaat malzemesi olarak kullanılan farklı bir kaya anlamına da gelir. %50’den daha fazla tüf içeren kayalar tüflü olarak kabul edilir. Tüf tortul veya magmatik kayaçlar olarak sınıflandırılabilir. Sedimantolojik terimler ile açıklanmasına rağmen magmatik petroloji bağlamında incelenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Hekla</span> İzlanda’nın güneyinde bir stratovolkan

Hekla 1.491 metre yüksekliğinde İzlanda'nın güneyinde bulunan bir stratovolkandır. Hekla İzlanda'nın en aktif volkanlarından biridir. 874 yılından bu yana 20 patlama meydana gelmiştir. Avrupalılar bu yanardağı "Geçiş" olarak nitelendirirlerdi. Hekla uzun bir volkanik sırt parçasıdır. Bu sırtın en aktif kısmı yaklaşık 5,5 kilometre uzunluğunda Heklugja adında bir fissür olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Tambora Dağı</span> Sumbawadaki aktif bir stratovolkan

Tambora Dağı veya Tomboro Dağı, Endonezya'nın Küçük Sunda Adaları'ndan biri olan ve hem kuzeyi hem de güneyi okyanusal kabuk ile çevrili Sumbawa'daki aktif bir stratovolkandır. Tambora, altındaki aktif yitim zonu tarafından oluşturulmuştur. Bu da Tambora Dağı'nın 4.300 metre (14.100 ft) yüksekliğe ulaşmasını sağlamıştır. Yanardağ, Nisan 1815'teki patlamasından önce Endonezya takımadasında en yüksek zirvelerden biriydi. Dağın içindeki büyük bir magma odasının on yıllar boyunca dolmasıyla 1815'te meydana gelen patlama ile dağdaki volkanik olaylar tarihi bir zirveye ulaştı.

<span class="mw-page-title-main">Sunda Yayı</span>

Sunda Yayı, Sumatra ile Cava adalarını ve Sunda Boğazı ile Küçük Sunda Adaları'nı meydana getiren volkanik bir yaydır. Bu adaların topoğrafik omurgasını bir volkan zinciri oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">1631 Vezüv Yanardağı Patlaması</span>

1631 Vezüv Yanardağı Patlaması, İtalya'nın Napoli şehrinde bulunan Vezüv Yanardağı'nın 1631 yılının Kasım ayında yarattığı püskürtme ile oluşan patlama. 16 Kasım 1631'de başlayan patlama, sonraki gün doruğuna ulaşıp sona erdi. Volkan Patlama İndeksi VPI-5 olarak tanımlanmıştır. Patlamanın ardından birçok köy lav akıntılarının altında kalmıştır. Patlamanın sonucu olarak yaklaşık 3000 ila 6000 arasında insanın hayatını kaybettiği düşünülmektedir. Son 1800 yılda Akdeniz'de yaşanan en kötü patlamalar arasında üçüncü sıradadır.

<span class="mw-page-title-main">2021 Semeru yanardağ patlaması</span>

Semeru Yanardağı, 4 Aralık'ta Endonezya'nın Doğu Cava eyaletindeki Cava adasında aralıklarla patlamaya başladı. 9 Aralık itibarıyla Ulusal Felaket Yönetim Ajansı'nın resmi açıklamasına göre kırk üç kişi öldü, on iki kişiden haber alınamadı.

<span class="mw-page-title-main">Ol Doinyo Lengai</span>

Ol Doinyo Lengai, Maasai dilinde "Tanrı'nın Dağı" anlamına gelen adıyla, Tanzanya'nın Arusha Bölgesi'ndeki Natron Gölü'nün güneyinde, Gregory Rift'te bulunan aktif bir yanardağdır. Doğu Afrika rift'i volkanik sisteminin bir parçası olarak, natrokarbonatit lav üretir. Ol Doinyo Lengai'nin 1960 patlamasıyla, karbonatit kayaçlarının magmadan türetildiği görüşünü doğrulayan jeolojik araştırmalara yol açtı.