İçeriğe atla

Menteşe Höyüğü

Arkeolojik Höyük
Adı:Menteşe / Yenişehir Höyüğü
il:Bursa
İlçe:Yenişehir
Köy:Menteşe
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:9343
Tescil tarihi:19.09.2002
Araştırma yöntemi Kazı

Menteşe Höyüğü, Bursa İl merkezinin doğu-kuzeydoğusunda, Menteşe Köyü'nün yaklaşık 500 metre güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Yenişehir Ovası'nın kuzeybatısında olup, 100 x 4 metre boyutlarındadır. Ilıpınar Höyüğü'ne 25 km. mesafededir.[2] Yakın zamanlara kadar tepenin birkaç yüz metre mesafesinde bataklık bir alan vardı. Bu bataklık alan antik çağlarda geniş bir alana yayılmış bir göldü.[3] Höyük'te ele geçen buluntular İznik Müzesi'nde sergilenmektedir.[4]

Kazılar

Höyükte Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü adına James Mellaart 1960 yılında, David French de 1961 yılında yüzey araştırmaları yapmışlardır. Kazılar ise Hollanda Arkeoloji Enstitüsü (Nederlands Instituut In Turkije – NIT) ve bu kuruluşa bağlı Hollanda Yakındoğu Enstitüsü (Nederlands Instituut voor het Nabije Oosten –NINO),[5] Tarım Devrimi'nin Yakındoğu'dan Avrupa'ya yayılmasında Kuzeybatı Anadolu'nun işlevini belgelemek için uzun soluklu bir projesinin Ilıpınar Höyüğü kazıları[6] ardından ikinci adımı olarak 1997 yılında Jacob Roodenberg başkanlığında yine Ilıpınar kazı ekibi tarafından[7] ve İzmit Müzesi'nin katılımıyla başlatılmıştır.[2]

Tabakalanma

Yüzeyden 30 cm. derinden itibaren Roma buluntularıyla birlikte prehistorik buluntular, birbirine karışmış halde bulundu. Bu karışık duruma arazideki çok sayıdaki tarla faresinin yuva açma çabalarının neden olduğu anlaşılmaktadır. Açılan sondajda, kültür dolgusunun 5,5 metre derinlikte olduğu görülmektedir. Bununla birlikte kazılarda ana toprağa ulaşılamamıştır. Tam belirlenme olmasa da üç tabaka görülmektedir. En üstteki tabaka Ilıpınar VA tabakasına benzerliği dolayısıyla Erken Kalkolitik Çağ'a tarihlenmektedir. Onun altındaki 2. tabaka sadece yanık dolgularla temsil edilmektedir. 3. tabaka ise Geç Neolitik Çağ'a tarihlenmektedir.[2]

Buluntular

Mimari olarak bir avlunun ortasında bir fırın ve kare şeklinde bir ocak bulunmuştur. Yağmur suları ve atık sular için açılan kanallar vardır. Yoğun yanık alanlar ve taş yığınlar görülmektedir.[2]

Gömütlerin tümü 1. tabakada bulunmuştur. Açığa çıkarılan sekiz gömütün üçü çocuk, beşi bireylere aittir. Oval çukurlara hocker (ana rahmindeki pozisyon) durumunda gömülmüşlerdir. Bir çocuk mezarındaki boncuklar ve iki kaba yapılı çanak çömlek dışında gömüt armağanı yoktur. Bir kadın mezarında rastlanan çürümüş ahşap parçaları, ölülerin ahşap kalaslar üzerine yatırılarak gömüldüğü şeklinde yorumlanmaktadır. Boyları yaklaşık 1,55 metre olan brakisefal ırktan bu insanların çoğunda kemik ve eklem sorunları olduğu görülmektedir. Erkeklerle kadınlar arasında belirgin boy farkı yoktur. İskelet dişlerinin incelenmesinde hem tarımcı, hem de avcı-toplayıcı topluluklara özgü bulgular saptanmıştır. Höyükteki yerleşme, çanak çömlek ve gömüt gelenekleri yönünden Ilıpınar Höyüğü VA tabakası kültürüyle aynı görülmektedir.[2]

Yuvarlak ya da oval planlı, basit dal örgülü, çukur tabanlı mimari buluntular, Ulubat Gölü kıyısındaki Aktopraklık Höyük'de, İstanbul civarındaki Fikirtepe ve Temenye'de (Pendik) de görülen bir mimaridir.[8]

Değerlendirme

Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü'nün Neolitik Devrim'in Yakondoğu'dan Avrupa'ya yayılmasını belgelemeyi amaçlayan projesinin ikinci adımı olan höyükteki kazılardan daha önce Ilıpınar Höyük'te kazı yapılmıştı. Bu höyükteki bulgularla birleştirildiğinde Menteşe Höyük yerleşiminin MÖ 7. binyılın ikinci yarısından itibaren başladığı, ilk yerleşimin Ilıpınar Höyük'ten birkaç yüzyıl daha erkene dayandığı anlaşılmaktadır.[6] Menteşe Höyük ana toprağının bir metre üstüne kadar çıkan en eski tabaka, kırık çakmak taşı, kemik ve boyunuz aletler, öğütme taşları, hayvan kemikleri ve çömlek parçalarından oluşan dolgunun radyokarbon tarihlemesi MÖ 6.500 – 6.400 tarihlerini vermektedir. Bu bulgu da Ilıpınar'dan birkaç yüzyıl öncesini göstermektedir. Bu tarihleme ayrıca Menteşe Höyük'ü Orta Anadolu'nun Orta Neolitik Çağ'ına yerleştirmektedir.[9]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 20 Mayıs 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Nisan 2012. 
  2. ^ a b c d e "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Nisan 2012. 
  3. ^ 23. Kazı Sonuçları Toplantısı (2001) Cilt 2, Sh.: 123
  4. ^ "Kültür ve Turizm Bakanlığı". 19 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Nisan 2012. 
  5. ^ "paleoberkay - Hollanda Arkeoloji Enstitüsü". 14 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Nisan 2012. 
  6. ^ a b NIT Araştırma Projesi 16 Ocak 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. – Nederlands Instituut in Turkije (Hollanda Araştırma Enstitüsü)
  7. ^ "Bursa Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi". 4 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Nisan 2012. 
  8. ^ Arkeoloji Dergisi XIII (2009/1)[] sh.: 8
  9. ^ 23. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 124

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yeşilova Höyüğü</span> İzmir, Türkiyede arkeolojik sit

Yeşilova Höyüğü İzmir'in en eski yerleşim birimidir. Bornova ilçesinin Karacaoğlan mahallesinde, Manda çayı kıyısında bulunan bir höyüktür. Yer olarak Işıkkent Eğitim Kampüsü'nün doğusuna, Bornova Anadolu Lisesi'nin güneybatısına düşmektedir. Yerleşim olduğu dönemlerde İzmir Körfezi iki kilometre daha içerideydi, bölge bugünkünden daha sulaktı ve daha zengin bir flora ile faunaya sahipti. Bornova Ovası'nın orta kesimindeki Yeşilova Höyüğü, Yassıtepe Höyüğü ve İpeklikuyu Höyüğü, günümüz İzmir'inde ilk düzenli yerleşimlerin olduğu noktalardır. Diğer yandan alan olarak bakıldığında Batı Anadolu'daki en büyük yerleşimdir. Günümüzde, Bornova Ovası yüzeyinin 4-5 metre altında kalmış durumdadır.

Ulucak Höyüğü, İzmir yakınlarında, Ankara yolu üzerinde, Kemalpaşa'nın 7 km kuzeybatısındaki Ulucak köyünde bulunan bir arkeolojik yerleşimdir. İzmir sınırları içinde bilinen ilk çiftçi köy yerleşimidir.

Hayaz Höyük, Adıyaman ilinin Samsat ilçesine bağlı Hayaz köyü yakınında bulunan arkeolojik bir yerleşmedir. Samsat ilçesinin 17 km. güneyinde bulunan köy ve höyük daha sonra Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmıştır. Göl oluşmadan önce Fırat ile onun bir kolu olan Kalburcu Çayı'nın birleştiği noktada bulunmakta idi.

<span class="mw-page-title-main">Köşk Höyük</span> Niğde il merkezine 17 km mesafedeki bir höyük

Köşk Höyüğü, Niğde il merkezine 17 km mesafede bulunan bir höyüktür. Höyük 80 metre çapında 15 metre yüksekliktedir. Kazılarda ulaşılan buluntular Niğde Müzesinde sergilenmektedir. Müze'de diğer buluntular yanında MÖ 4883 yılına tarihlenen bir Kalkolitik ev modeli, birebir ölçülerde sergilenmektedir.

Kavuşan Höyük, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 10 km güneydoğusunda, Şeyhan Deresi ile Dicle'nin birleştiği bölgenin hemen doğusunda yer alan bir höyüktür. Dicle kıyısından 65-70 metre kadar güneydedir. Höyüğü kuzey yarısı Dicle tarafından yenmiş olup, güney yamaçları ise Şeyhan Deresi alüvyonlarıyla örtülmüştür. Yüzey de yaygın tarım yapılmasıyla tahrip olmuştur. Höyük boyutları 175 x 75 metre olup, yükseklik kuzey kesimde 8 metre iken güneyde 2 metre kadardır. Alan olarak 1,5 hektar olduğu belirtilmektedir.

Mezraa - Teleilat Höyüğü, Şanlıurfa il merkezinin kuzeybatısında, Birecik ilçesinin 5 km güneyinde, Mezraa Köyü'nün hemen batısında ve kısmen altına yayılmış olan bir höyüktür. Yayıldığı alan 7 hektar olan höyük 450 x 160 metre boyutlarında olup 4 metre yüksekliktedir.

Çine Tepecik Höyük, Aydın İl merkezinin güneyinde, Çine İlçesinin 5 km. batısında, Karakollar Köyü'nün 3 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Çine Çayı'nın 1 km. doğusunda bulunan höyük 120 x 40 metre boyutlarında olup 9 metre yüksekliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Hacılar Höyük</span>

Hacılar Höyük, Burdur İl merkezinin 26–27 km güneybatısında yer alan bir höyüktür. Toroslar'ın kuzeye uzanan sırtları arasında oluşmuş bir vadide bulunmakta olup batısında Koca Çay akmaktadır.

Fikirtepe Höyüğü, İstanbul İli'nin Anadolu yakasında, Kadıköy İlçe merkezinin birkaç kilometre doğusunda, Fikirtepe Tepesi'nin doğu kenarında yer alan bir düz yerleşmedir. Denizden 26 metre yükseklikteki yayvan bir tepenin güney-güneydoğu kesiminde, Kalamış Koyu'nda Marmara Denizi'ne dökülen Kurbağalıdere'ye doğru uzanan yamaçta bulunmaktaydı. Günümüz yerleşiminin altında kalmış ve tümüyle tahrip olmuştur. Yerleşmenin Kalamış Koyu'na mesafesi 1.300 metre, Kadıköy Koyuna ise 2 km.dir. eski çağlarda çevrenin ormanlık olduğu, bu yüzden balıkçılık, avcılık ve sınırlı ölçüde de olsa tarım olanaklarına sahip olduğu düşünülmektedir.

Barcın Höyük, Bursa İl merkezinin doğusunda, Yenişehir İlçesi'nin 4 km. batısında, Barcın Köyü'nün 3–4 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Yenişehir Ovası'ndaki tepe 100 metre çapında ve 4 metre yüksekliktedir. Arkeoloji yayınlarında Yenişehir Batı Höyüğü ve Yenişehir 2 olarak da geçmektedir. Esasen bulunduğu bölge Üyecek Mevkii, tepe de Üyecek Tepe olarak bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Demircihöyük</span>

Demircihöyük, Bilecik il merkezinin yaklaşık olarak 25 km. batısında, Çukurhisar ilçesinin kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Eskişehir Ovası'nın batı kenarındaki höyük 80 metre çapında, 5 metre yüksekliktedir. Yerleşim gördüğü dönemlerde genişlik ve yüksekliğinin çok daha fazla olduğu yapılan sondajlardan anlaşılmaktadır. Buluntular Eskişehir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Haydardere, bir kıvrım yaparak tepenin kuzeyinden ve batısından geçmektedir. Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs tahribata neden olmuştur. Tümülüs, 38 metre çapında bir çevre duvarı üstüne kurulmuş olup, höyüğün eteklerinden alınan toprakla doldurulmuştur. Oluşan tepenin 19. yüzyıl sonlarında bölgeyi bir süreliğine işgal eden Rus kuvvetleri tarafından hazine aramak için düzleştirilmiş olduğu düşünülmektedir.

Ilıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir. Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir. Höyüğün ilk yerleşmede dahi eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Aktopraklık Höyüğü</span>

Aktopraklık Höyüğü, Bursa İl merkezinin 25 km. güneybatısında, Nilüfer İlçesi'nin batısında, Ulubat Gölü'nün doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Akçaları Sırtı Höyüğü ve Aktopraklık Mevkii olarak da bilinmektedir.

Kusura Höyük, Afyon İl merkezinin 55 km. güneybatısında, Sandıklı İlçesi'nin 12 km. güneyinde, Kusura Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Tepe 400 metre çapında, 14 metre yüksekliğindedir.

Yassıhöyük, Denizli İl merkezinin güneydoğusunda, Acıpayam İlçe'sinin 8 km. kuzeyinde, günümüzde belde olan Yassıhöyük Köyü'nün hemen kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğü oluşturan iki tepeden büyük olanı 350 x 200 metre boyutlarında, 14 metre yükseklikte, diğer ise 190 x 150 metre boyutlarında ve 5 metre yüksekliktedir. Kültür toprağı ova tabanından en az 4 metre daha derine uzanmaktadır. Denizli İli, Acıpayam ilçesinin Yassıhöyük Köyü yakınlarındaki aynı adla bilinen höyük, arkeoloji yazınında Yassıhöyük 1 olarak geçmektedir.

Karaağaçtepe Höyüğü, Çanakkale il merkezinin güneybatısında, Seddülbahir Köyü'nün yaklaşık olarak 3 km. kuzey-kuzeydoğusunda, Morto Koyu'ndan 1 km. mesafede, Kirte Deresi'nin sağ tarafında yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda, Heinrich Schliemann tarafından bu şekilde tanımlanmış olmasına dayanılarak Protesilaos Tümülüsü olarak da görülmektedir. Tepe, 100 metre çapında olup 8 metre yüksekliktedir. Günümüzde sahilden 1 km. kadar içeride olan Höyük'ün iskan edildiği dönemde deniz kenarında olduğu belirtilmektedir.

Kumartepe, Şanlıurfa il merkezinin 1,5 km kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin kuzeydoğusunda, İğdeli Köyü'nün kuzeyinde yer alan bir düz yerleşmedir. Günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmıştır. Barajın yapımından önce Fırat'ın güney kıyısında, İncesu Vadisi ile Fırat Vadisi'nin birleştiği yerdeydi.

Hacılartepe Höyüğü, Bursa il merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin güneyinde Örnekköy Köyü'nün yaklaşık olarak 1 km. batı-kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Ilıpınar Höyüğü'nün 750 metre güneydoğusundadır. Tepe, 150 x 4 metre boyutlarında çok küçük ve uzun bir yükseltidir.

Kale Doruğu Höyüğü, Samsun il merkezinin yaklaşık olarak 40 km. güneyinde, Kavak İlçesi'nin Yeni Camii Mahallesi'nde yer alan bir höyüktür. Bazı yayınlarda yerleşmeden hatalı olarak Kale Doruğu yerine Kavak olarak söz edilmektedir. Tepe, yaklaşık olarak 350 x 250 metre boyutlarında olup 25 metre yüksekliktedir. Dik yamaçlı bu tepenin üzerinde bir kale kalıntısı vardır. Kavak Ovası'na hakim durumdaki yerleşme Samsun – Havza – Amasya doğal yolu üzerinde yer alır.