
Celalettin Arif, İstanbul Barosu'nun eski başkanlarından olan Celalettin Arif, TBMM'nin kurulması ile birlikte yürütme görevi verilen I. İcra Vekilleri Heyeti ve (ismen) II. İcra Vekilleri Heyeti'nde Adliye Vekilliği ve TBMM 1. Dönemde Erzurum milletvekilliği yapmış hukukçu ve siyasetçidir.

Ata Bey ya da Ataullah Bey (Atay) (d. 1882, Nevşehir - ö. 1 Ocak 1931, Ankara), Osmanlı Meclis-i Mebûsanı'nın son döneminde ve TBMM'nin ilk üç döneminde Niğde milletvekilliği yapmış, ayrıca iki dönem Dahiliye Vekilliği (İçişleri Bakanlığı) görevini yürütmüş bir siyasetçi ve idarecidir.

Abdullah Azmi Torun, Türk siyasetçidir.

Mehmet Vehbi Çelik, Osmanlı Meclis-i Mebûsanı'nda 1. Dönem ve 4. Dönem Konya, TBMM 1. Dönem Konya milletvekilliği yapmış, IV. İcra Vekilleri Heyeti'nde Şeriye ve Evkaf Vekilliği yapmış bir din ve siyaset adamıdır.

Mustafa Fevzi Sarhan, Türk hukuk, din ve siyaset adamıdır.

Musa Kazım Onar, Türk siyasetçidir.

Ahmet Nebil Yurter,, Türk siyasetçi ve din adamı.

Ahmet Mazhar Kansu, Türk devlet adamı, vali, milletvekili ve yönetici.

Abdülhamid Hamdi,, Türk siyasetçi.

Mustafa Şeref Özkan Türk siyasetçi.
Es-Seyyid Medenî Mehmed Nuri Efendi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son şeyhülislamıdır.
Taşpınarlı Hacı Atıf Efendi, Türk siyasetçi, din adamı.

Musa Kazım Efendi (1858–1920), Osmanlı Devleti'nin son yıllarında 4 kez şeyhülislamlık görevini üstlenmiş din adamı. Kendisi Nakşibendi'ydi. Ayrıca İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesiydi.

Mehmet Raif Dinç, Türk hukukçu ve siyasetçi.

Hasan Fehmi Tümerkan, Türk siyasetçi.

Veli Saltıkgil ya da Veliddin, Türk siyasetçi.
Süleyman Sırrı Gedik, Türk siyasetçi.

Yusuf Behçet Gücer, Türk siyasetçidir.

Ali Haydar Gürbüzler, Ahıskalı Ali Haydar Efendi adı ile tanınan Türk hukukçu, dersiam, müderris, din adamı, mutasavvıf ve İstanbul ilinin Fatih İlçesi Çarşamba semtinde bulunan İsmet Efendi Dergâhı'nın son şeyhi. Nakşibend tarikatı, Halidiye kolunun son halkalarından olup Yahyalı İsmet Efendi silsilesinden gelen Nakşi şeyhi, İsmailağa Cemaati'nin lideri ve şeyhi olan Mahmut Ustaosmanoğlu'nun mürşididir.

Mekteb-i Nüvvâb, Tanzimat döneminde yeniden düzenlenen ilmiye teşkilâtı bünyesinde kadılık yerine oluşturulan ve "nâib" denilen şer'î hâkimlerin yetiştirilmesi amacıyla kurulan bu okul daha sonra Mekteb-i Kudât adıyla tanınmıştır.