İçeriğe atla

McGurk etkisi

McGurk etkisiişitme ve görme duyuları arasındaki etkileşimin konuşma algısı üzerindeki etkisini gösteren algısal bir olgudur. Buna göre, bir sesin işitsel bileşeni ile başka bir sesin görsel bileşeninin eşleşmesi, farklı üçüncü bir sesin algılanmasına neden olur.[1] Konuşan kişiden gelen görsel bilgi (dudak hareketleri), sesin duyuluş biçimini etkiler.[2] Bu durum, dublaj yapılmış filmlere alışkın insanlar üzerinde çok etkili değildir. Çünkü dublaj oyuncuların dudak hareketlerini, yani görsel bilgiyi, önemsiz sayarak izleyicinin işitsel bilgiye odaklanmasını sağlar.[3] Eğer kişi düşük ses kaliteli işitsel bir bilgiyle, yüksek görüntü kaliteli görsel bir bilgiye aynı anda maruz kalırsa McGurk etkisi yaşamaya daha yatkındır.[4] Ayrıca görsel ve işitsel bilgiyi sentezleme kabiliyeti de kişilerin McGurk etkisi yaşayıp yaşamayacağı konusunda belirleyicidir. Duyusal sentez beceresi yüksek olan kişilerde bu etkinin görülme ihtimali oldukça yüksektir.[2] Bunların dışında insanlar beyin hasarı ve birtakım rahatsızlıkları da içine alan birçok faktöre bağlı olarak bu etkiyi farklı şekillerde tecrübe ederler.

Arka plan

McGurk etkisinden ilk kez 1976 yılında Herry McGurk ve John MacDonald tarafından yazılan "Hearing Lips and Seeing Voices" (Dudakları Duymak ve Sesleri Görmek) adlı makalede bahsedilmiştir.[5] Bu etki McGurk ve asistanı MacDonald, çocukların farklı gelişim evrelerinde dili nasıl algıladıklarına dair bir çalışma yaparken, bir videonun içinde konuşulandan farklı bir fonemle dublajlanması ile şans eseri keşfedilmiştir. Video geri sarıldığında, her iki araştırmacı da ağızdan çıkan veya dublajlanandansa üçüncü bir farklı fonem duydular.[6]

Görsel ve işitsel bilgilerden farklı olarak algılanan bu üçüncü ses, ara ses olarak tanımlanır. Örneğin, konuşmacının görsel olarak yani dudak hareketleriyle ‘ga-ga’ hecelerini söylediği ama hoparlörden ‘ba-ba’ sesinin geldiği bir video izlendiğinde deneğin algıladığı ses ‘da-da’ olur. McGurk ve MacDonald bunun ‘b’ ve ‘g’ seslerinin ortak, işitsel ve görsel özelliklerinden kaynaklandığına inanmıştır.[7] ‘ba’ işitseli ile ‘ga’ görselinin füzyonu sonucunda oluşan ‘da’ sesi ve ‘ga’ işitseli ile ‘ba’ görselinin kombinasyonu sonucunda oluşan ‘bga’ sesi birbiri ile alakasız görsel-işitsel uyaranlara yanıt olarak gözlemlenen iki çeşit yanılsamadır.[8] Bu durum, beynin gelen bilgiler hakkında en iyi tahminle bir bilinçlilik durumu sağlama çabası olarak açıklanır.[9] Gözden ve kulaktan gelen bilgilerin birbiri ile çelişmesi durumunda, görsel bilgiler beyin üzerinde daha büyük bir etkiye sahiptir ve bu etki sonucunda füzyon ve kombinasyon yanıtları oluşturulur.[9] McGurk etkisi şu şekilde özetlenebilir: Bakarsan ‘da’, bakmazsan ‘ba’ olur.

Görme, insanlar için temel (birincil) bir duyu iken,[2] konuşma algısı birden fazla duyudan gelen, özellikle duyma ve görme duyularından gelen, bilgileri içeren çok yönlü bir algılamadır. McGurk etkisi fonetik işlem sırasında ortaya çıkar çünkü işitsel ve görsel bilginin birleşmesi, konuşmayı algılama sürecinin başında gerçekleşir.[7] McGurk etkisi bir kişinin algısı üzerinde küçük bir etkiye sahip gibi görünen fakat oldukça güçlü bir etkidir. Bu durum bir kez fark edildikten sonra ortadan kalkan bazı optik yanılsamalardan farklıdır. Üzerinde yirmi yılı aşkın süredir çalışma yapan insanlar dahi bu etkinin gerçekleştiğinin farkında olduğunu bile bile McGurk etkisini tecrübe edebilirler.[8][10] Yalnızca konuşma-okuma durumundan, söylenenlerin çoğunu tanımlayabilen insanlar haricinde, çoğu insan sadece görsel sinyallerden gelen konuşmayı ayırt etmede oldukça sınırlı bir kapasiteye sahiptir.[2] Gürültülü bir ortamda, görsel konuşmanın işitsel konuşmanın anlaşılabilirliğini arttırma gibi bir kabiliyeti vardır.[2] Görsel ve işitsel bilgi uyumsuz bir şekilde eşleştirildiğinde, görülen konuşma iyi duyulabilir seslerin algılanmasını dahi değiştirebilir.[2] Normalde konuşma algısı işitsel bir süreç gibi düşünülür[2] fakat bilgi kullanımımız anlık, otomatik ve büyük ölçüde bilinçsizdir.[10] Dolasıyla doğru olarak kabul edilen şeylerin aksine konuşma sadece bizim duyduğumuz bir şey değildir.[10] Konuşma bütün seslerin beraber çalışmasıyla algılanır (görme, dokunma ve yüz hareketini dinleme).[10] Beyin algıladığının farklı duyusal katkılarının genellikle farkında değildir.[10] Dolasıyla beynin konuşmayı tanımlaması gerektiğinde, gelen bilgiyi duyduğunu mu yoksa gördüğünü mü ayırt edemez.[10]

McGurk etkisi tanık ifadeleri ile ilgili olarak da incelenmiştir. Wareham ve Wright'ın 2005'teki çalışmasına göre, tutarsız görsel bilgi, konuşulan telaffuzun algısını değiştirebilir; bu da aslında McGurk etkisinin günlük hayata birçok tesirinin var olduğunu gösterir. Hecelerle sınırı değildir; sözcüklerin tamamında da gerçekleşebilir[7][11] ve insanlar farkında olmadan, günlük etkileşimlerini etkileyebilir. Bu alandaki araştırmalar sadece teorik sorular hakkında bilgi sunmaz. Ayrıca konuşma parçalrın görsel ve sessel bütünleşmesiyle alakalı sorunları olan kişiler için tanı ve tedavi çıkarımları da sağlar.[12]

İç etkenler

Hasar

Her iki beyin yarım küresi de McGurk etkisi ile ilgilidir.[13] Görsel veya işitsel olarak algılanan konuşma bilgilerini bütünleştirmek için ikisi birlikte çalışır. Yüzleri, sağ ve kelimeleri, sol yarım küre sayesinde algılayan sağlak bireylerin McGurk tepkisi vermesi daha olasıdır.[13] Kallozotomi yapılmış, yani iki yarım küreyi birbirine bağlayan korpus kallozumu kesilmiş insanlarda da McGurk etkisi görülmektedir.[13][14] Fakat bu ihtimal oldukça düşüktür. Beyninin sol yarım küresinde doku bozulması yaşayan insanlarda görsel özellikler, konuşma ve dil tedavisi için önemli bir rol oynamaktadır.[13][14] Bu kişiler, normal kimselere oranla daha fazla McGurk etkisi göstermektedir.[14] Görsel bilgiler, bu bireylerin konuşma algısını önemli ölçüde etkilemektedir.[14] Eğer sol yarım küredeki hasar, görsellerin konuşma algısını etkilediği bölümdeyse, bu kişiler McGurk illüzyonuna karşı olan hassasiyetlerini kaybederler.[15] Sağ yarım küresi zarar görmüş insanlar, her ne kadar McGurk etkisini göstermek için hala bilgileri bütünleştirebiliyor olsalar da, bu kişilerin hem yalnız görsel hem de görsel ve işitsel bütünleştirme görevlerinde bir bozulma gerçekleşir.[15] İşitsel mesaj içerik açısından noksan fakat iyi işitilebilir olduğunda, görsel uyarıcı yalnızca performansı güçlendirmek için kullanıldığı takdirde bütünleştirme görülür.[15] Ayrıca, McGurk etkisi, beyninin sağ yarım küresi zarar görmüş insanlarda da normal gruplar kadar etkili değildir.

Hastalıklar

Disleksi

Disleksik, yani okuma güçlüğü çeken bireyler kendileriyle aynı kronolojik yaştaki normal grup bireylere göre daha az McGurk etkisi gösterirler.[16] Fakat genç bireylerle yaşlı bireyler grup olarak karşılaştırıldıklarında eş miktarda etki göstermişlerdir.[16] Disleksik bireyler füzyon cevaplarda farklılık göstermezken özellikle kombinasyon cevaplarda farklılık sergilerle.[16] McGurk etkisinin az olması, disleksisi olan bireylerin ünsüz harfleri üretme ve algılamada yaşadığı zorluklardan kaynaklanıyor olabilir.[16]

Özel dil bozukluğu

Özel dil bozukluğu olan çocuklar normale göre belirgin bir şekilde daha az McGurk etkisi sergiler.[17] Bu çocuklar konuşma algısında daha az görsel bilgi kullanırlar veya mafsallı jestlere karşı daha az dikkate sahiptirler fakat yalnızca işitsel olan belirtilere karşı herhangi bir algılama bozuklukları yoktur.[17]

Otistik spektrum bozukluğu

Otistik spektrum bozukluğu olan çocuklar diğerlerine göre belirgin bir şekilde daha az McGurk etkisi yaşarlar.[18] Eğer insan olmayan bir uyarıcıyla karşı karşıya kalırlarsa (örneğin zıplayan bir tenis topunun görüntüsü ile zıplayan bir plaj topunun sesi), bu durumda otistik spektrum bozukluğu olmayan çocuklarla benzer ölçüde McGurk etkisi sergilerler.[18] Daha küçük yaşta olan otistik spektrum bozukluğu olan çocuklar McGurk etkisini daha çok yaşarlar ve bu etki yaşın ilerlemesiyle birlikte azalır.[19] Yani onlar büyüdükçe gösterdikleri McGurk etkisi otistik spektrum bozukluğu olmayan çocuklara daha da yaklaşır. Aynı zamanda otistik spektrum bozukluğu olan çocuklarda McGurk etkisinin daha az olmasının, konuşmanın görsel ve işitsel entegrasyonundaki problemlerden değil, görsel ve işitsel bileşenlerin her ikisini de tanımlamadaki bozukluktan kaynaklı olduğu fikri orataya komuştur.[20]

Dil öğrenme bozuklukları

Dil öğrenme yetersizliği olan yetişkinler, diğer yetişkinlere göre çok daha az McGurk etkisi gösterir.[21] Bu kişiler görsel bilgiden diğer insanlar kadar etkilenmezler. Bu yüzden zayıf dil becerisi olan kişiler daha az McGurk etkisi göstermiş olacaktr.[21] Bu popülasyonda etkinin düşük olmasının bir nedeni de, beynin ön-arka bölgelerindeki veya sağ-sol loblarındaki aktivitelerin uyuşmazlığı olabilir.[21]

Alzheimer

Alzheimer hastaları, diğer insanlara göre daha az McGurk etkisi gösterirler.[22] Küçülmüş bir korpus kallozum, sık sık loblar arasında bir bağlantı kopukluğu gösterebilir.[22] Alzheimer hastalarındaki görsel uyarıcının daha az etkilenmesi daha az McGurk etkisi göstermelerinin bir diğer sebebidir.[22]

Şizofreni

McGurk etkisi şizofren bireylerde normal bireylerde olduğu kadar belirgin değildir. Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.[23] Şizofreni görsel-işitsel bütünleştirmenin gelişimini yavaşlatır ve gelişimin en üst noktaya ulaşmasına izin vermez. Fakat herhangi bir alçalma gözlenmez.[23] Konuşmaları algılarken, şizofrenlerin görsel ipuçlarından çok işitsel ipuçlarına güvenmeleri daha muhtemeldir.[23]

Söz yitimi

Söz yitimi hastalığı olan insanlar tüm koşullarda bozulmuş bir konuşma algısı gösterir (sadece görsel, sadece işitsel ve işitsel-görsel) ve dolayısıyla bu kişilerde küçük bir McGurk etkisi gözlemlenmiştir.[24] Söz yitimi hastaları en çok sadece görsel uyarıcı durumunda zorlanır; bu durum onların konuşma algısında işitsel uyarıcıları daha çok kullandıklarını gösterir.[24]

Dış etkenler

Çapraz seslendirme

Sesli harf kategorisindeki uyuşmazlık füzyon yanıtları için McGurk etkisinin büyüklüğünü önemli ölçüde azaltmıştır.[25] /a/ harfi olarak işitilen sembollerin görsel olarak /i/ harfi gibi telaffuz edilmesinin bu durumun tam tersine göre daha uyumlu olduğu görülmüştür.[25] Bu sonuç, /a/ sesinin geniş bir söyleyiş yelpazesine sahip olması ve bu yelpazenin /i/ sesi için daha sınırlı olmasından kaynaklanabilir,[25] böylece katılımcıların uyarıcılar arasındaki uyuşmazlıkları tespit etmesi daha kolay hale gelir.[25] /i/ harfinin içeriği en güçlü etkiyi sağlarken /a/ orta derecede bir etki sağlamış ve /u/ neredeyse hiçbir etkiye sahip olmamıştır.[26]

Ağız görünürlüğü

McGurk etkisi ağzın sağ tarafı görünür olduğunda daha güçlüdür.[27] İnsanlar konuşmacının ağzının sağ tarafından sol tarafa ve tüm ağza kıyasla daha çok görsel bilgi alma eğilimindedirler.[27] Bu yukarıda yarım küre bölümünde ele alınan yarım küresel dikkat faktörleriyle ilişkilidir.

Görsel dikkat dağıtıcılar

Dinleyicinin baktığı görsel bir dikkat dağıtıcı mevcut olduğunda McGurk etkisi daha zayıftır.[28] Görsel dikkat işitsel-görsel konuşma algısını hafifleştirir.[28] Dikkat dağılmasının başka bir şekli de konuşmacının hareketidir. Eğer konuşmacının yüzü/kafası hareketsizse güçlü bir McGurk etkisi ortaya çıkar.[29]

Hece yapısı

McGurk etkisi konuşmanın olmadığı bir ortamda da olabilir.[30] Fonolojik anlam McGurk etkisinin ortaya çıkması için gerekli bir koşul değildir fakat o, etkinin gücünü arttırır.[30]

Cinsiyet

Kadınlar erkeklerden daha güçlü bir McGurk etkisi gösterir. Kısa süreli görsel bir uyarıcıda, görselin işitsel konuşma üzerindeki etkisi kadınlarda erkeklerden önemli ölçüde daha fazladır ama tam bir uyarıcıda bu fark belirgin değildir.[29] Cinsiyete ilişkin başka bir durum da uyarıcı olarak erkek yüzleri ve sesleri ile kadın yüzleri ve seslerinin karşılaştırılması meselesidir. Ancak bu iki durumda da McGurk etkisinin gücünde bir farklılık yoktur.[31] Eğer bir erkek yüzüne bir kadın sesiyle dublaj yapılırsa veya tam tersi durumda, McGurk etkisinin gücünde yine de bir farklılık yoktur.[31] Duyulan sesin görülen yüzden gelmediğini bilmek -cinsiyetler farklı olsa bile- McGurk etkisini ortadan kaldırmaz.[32]

Aşinalık

Konuşmacıların yüzlerine aşina olanlar McGurk etkisine karşı konuşmacıların yüzlerine aşina olmayanlara göre daha az hassastır.[26] [33] Bunun yanı sıra ses aşinalığına ilişkin bir farklılık yoktur.[26]

Beklenti

Anlamsal örtüşme McGurk yanılsaması üzerinde dikkate değer bir etkiye sahip olmuştur.[34] Etki anlamsal olarak örtüşmeyen koşullara kıyasla anlamsal olarak örtüşen koşullarda daha sık deneyimlenir ve daha net olarak değerlendirilir.[34] Bir kişi belli bir görsel veya işitsel görünümü ona zemin hazırlayan anlamsal bilgiyi baz alarak beklediğinde McGurk etkisi büyük ölçüde artmıştır.[34]

Öz etki

McGurk etkisi dinleyici ayrıca konuşmacı veya sesi üreten kişi olduğunda da gözlemlenebilir.[35] Kendinize aynada bakarken ve görsel uyarıcıları, başka bir işitsel uyarıcıyı dinlerken telaffuz edince güçlü bir McGurk etkisi gözlenebilir.[35] Dinleyicinin işitsel uyarıcıyı, başka bir kişi çelişen görsel el, kol hakareti yaparken yumuşak bir şekilde söylediği koşulda da McGurk etkisi güçsüz olmasına rağmen görülebilir.[35]

Geçici eşzamanlılık

Geçici eşzamanlılık McGurk etkisinin mevcut olması için gerekli değildir.[36] Katılımcılar işitsel uyarıcılar görsel uyarıcıları 180 milisaniye(McGurk etkisinin zayıflamaya başladığı nokta) geciktirdiğinde bile işitsel uyarıcılar tarafından güçlü bir şekilde etkilenmişlerdir.[36] İşitsel uyarıcılar görsel uyarıcılardan önce geldiğinde eşzamanlılığın olmayışı durumunda daha az dayanma payı vardı.[36] McGurk etkisini büyük ölçüde güçsüzleştirmek için işitsel uyarıcıların görsel uyarıcılardan 60 milisaniye daha önce gelmesi veya görsel uyarıcıları 240 milisaniye geciktirmesi gerekmiştir.[33]

Fiziksel faaliyet yanıltması

McGurk etkisine göre dikkat, dokunsal bir faaliyete bölündüğünde büyük ölçüde azalır.[37] Dokunma, görme ve işitme gibi duyusal bir algıdır. Dolayısıyla dokunmaya verilen dikkatin artması işitsel ve görsel duyulara olan dikkati azaltır.

Sabit bakış

Gözler konuşma algısındaki işitsel ve görsel bilgiyi birleştirmek için sabitlenmeye ihtiyaç duymazlar.[38] Ayrıca McGurk etkisinde dinleyiciler, konuşmacının yüzünde odaklanma yerine göre bir farklılık gözlenmemektedir.[38] Dinleyici konuşmacının yüzünden başka bir yere odaklandığında da bu etki ortaya çıkmaz.[33] Bu etkinin anlamsız olması için, dinleyicilerin bakışı konuşmacının ağzından en az 60 derece sapmalıdır.[38]

Diğer diller

Farklı dile sahip insanlar konuşma algısındaki görsel bilginin doğruluğuna inanırlar. Fakat McGurk etkisi dilden dile farklılık göstermektedir. Felemenkçe,[39] İngilizce, İspanyolca, Almanca ve İtalyanca gibi dillerde McGurk etkisi daha güçlüyken; Japonca ve Çincede daha zayıf bir etkiye sahiptir.[39][40] McGurk etkisiyle ilgili araştırmalar daha çok İngilizce ve Japonca dilleri arasında yürütülmüştür. Buna göre McGurk etkisi Japon dinleyicilerde İngilizce dinleyicilere oranla daha azdır. .[39][41][42][43][44][45] Japonlarda göz kontağının kültürel olarak daha çok pratik edilmesi McGurk etkisi üzerinde bir etkiye sahip olabilir. Aynı zamanda Japoncanın dilsel ve hecesel yapısının da bir etkisi olabilir.[39] Japonlar gibi aynı zamanda Çinli dinleyiciler de görsel ipuçlarına daha az duyarlıdır ve Çinli dinleyiciler İngiliz dinleyicilere göre daha düşük bir etkiye sahiptirler.[39][43] Çalışmalara göre Japon çocukların altı yaşından sonra görsel etkiye karşı gelişimlerinde herhangi bir artış gözlenmezken İngiliz çocuklarda bu artış gözlenir. Ayrıca, Japonlar İngiliz dinleyicilere göre görsel ve işitsel uyarıcılardaki uyuşmazlığı daha iyi ayırt edebilirler.[39][42][44] Bunun altındaki sebep Japoncada ünsüz harf kümesinin olmayışıdır.[39][43] Konuşmanın anlaşılamayacak kadar gürültülü olduğu bir ortamda McGurk etkisi insanlara eşit bir şekilde uygulandığında, farklı dillere sahip olan insanlar görsel uyarıcılara başvururlar.[39][45] Bu durumda farklı dillerdeki konuşmayı algılayan kişilerde McGurk etkisinin görüldüğü ölçülmüştür.[32]

Duyma bozuklukları

Deneyler duyma güçlüğü çeken bireylerde ve koklear implanta sahip olan kişilerde de yürütülmüştür. Bu bireyler konuşmadaki görsel bilgiyi işitsel bilgiye göre kullanmaya daha çok meyillidir.[46] Normal duyuya sahip bireylere göre hece sayısı birden fazla olmadıkça bu etki bir farklılık göstermemektedir.[46] McGurk etkisine baktığımızda, işitsel çift dudaksıl ünsüzler (b, m ve p gibi) görsel damaksıl ünsüzlere (k ve g gibi) dublaj edildiğinde koklear implant kullanıcıları ve normal duyuya sahip bireyler aynı cevabı ürettiler.[46] Fakat işitsel dişsil ünsüzler (t, d, n ve l gibi) görsel çift dudaksıl ünsüzlere (b, m ve p gibi) dublaj edildiğinde cevaplar oldukça farklılık gösterdi. İşitme bozukluğu olan bireyler ve koklear implant kullanan bireylerde McGurk etkisi gözlemlense de bazı açılardan birbirinden farklılık gösterir.

Bebekler

Bebeklerin görsel-işitsel uyarıcılara olan dikkatini ölçerek, McGurk etkisiyle tutarlı olan tepkiler bulunabilir.[32] [33][47][48][49] Dakikalar önce doğmuş bebeklerden tutun da birkaç günlük bebeklere kadar, yetişkinlerin yüz ifadeleri bebekler tarafından taklit edilebilir. Doğumdan sonraki haftalarda bebekler dudak hareketlerini ve konuşmadaki sesleri ayırt edebilir.[50] Bu noktada, işitsel ve görsel bütünleştirme olabilir fakat bu uzman bir seviyede değildir.[48][50] McGurk etkisinin ilk belirtisi dört aylık bebeklerde gözlemlense de [47][48] beş aylık bebeklerde bu belirtiler daha fazladır.[32] [33][49][50] Uyarıcıya alışma sürecinin ardından uyarıcı değişimindeki (-ba sesi/-va görüntüsü ile -da sesi/-va görüntüsü) tepkiler McGurk etkisinin açık bir göstergesidir.[32][49] McGurk etkisinin gücü çocukluktan yetişkinliğe doğru artış gösteren gelişimsel bir özelliktir.[48][49][50][51]

Kaynakça

  1. ^ Nath, A. R.; Beauchamp, M. S. (Jan 2012). "A neural basis for interindividual differences in the McGurk effect, a multisensory speech illusion". NeuroImage. 59 (1). ss. 781-787. doi:10.1016/j.neuroimage.2011.07.024. PMC 3196040 $2. PMID 21787869. 
  2. ^ a b c d e f g Calvert, Gemma.; Spence, Charles; Stein, Barry E. (2004). The handbook of multisensory processes. Cambridge, Mass.: MIT Press. ISBN 978-0-262-03321-3. OCLC 54677752. 
  3. ^ Boersma, Paul (2011). "A constraint-based explanation of the McGurk effect" 17 Mayıs 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (PDF). Retrieved19 Ekim 2013.
  4. ^ Massaro, DW.; Cohen, MM. (Aug 2000). "Tests of auditory-visual integration efficiency within the framework of the fuzzy logical model of perception". Journal of Acoustical Society of America. 108 (2). ss. 784-789. doi:10.1121/1.429611. PMID 10955645. 
  5. ^ McGurk H., MacDonald J. (1976). "Hearing lips and seeing voices". Nature. 264 (5588). ss. 746-8. doi:10.1038/264746a0. PMID 1012311. 
  6. ^ "Haskins Laboratories">"The McGurk Effect: Hearing lips and seeing voices". 29 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ekim 2011. 
  7. ^ a b c Barutchu, Ayla (2008). "When /b/ill with /g/ill becomes /d/ill: Evidence for a lexical effect in audiovisual speech perception". European Journal of Cognitive Psychology. 20 (1). ss. 1-11. doi:10.1080/09541440601125623. 
  8. ^ a b Colin, C.; Radeau, M.; Deltenre, P. (2011). "Top-down and bottom-up modulation of audiovisual integration in speech". European Journal of Cognitive Psychology. 17 (4). ss. 541-560. doi:10.1080/09541440440000168. 
  9. ^ a b O’Shea, M. (2005). The Brain: A Very Short Introduction. Oxford University Press
  10. ^ a b c d e f Rosenblum, L. D. (2010). See what I'm saying: The extraordinary powers of our five senses. New York, NY: W. W. Norton & Company Inc.
  11. ^ Gentilucci, M.; Cattaneo, L. (2005). "Automatic audiovisual integration in speech perception". Experimental Brain Research. 167 (1). ss. 66-75. doi:10.1007/s00221-005-0008-z. PMID 16034571. 
  12. ^ Schmid, G.; Thielmann, A.; Ziegler, W. (2009). "The influence of visual and auditory information on the perception of speech and non-speech oral movements in patients with left hemisphere lesions". Clinical Linguistics and Phonetics. 23 (3). ss. 208-221. doi:10.1080/02699200802399913. 
  13. ^ a b c d 1. Schmid, G.; Thielmann, A.; Ziegler, W. (2009). "The influence of visual and auditory information on the perception of speech and non-speech oral movements in patients with left hemisphere lesions". Clinical Linguistics and Phonetics 23 (3): 208-221. doi:10.1080/02699200802399913.
  14. ^ a b c d 1. Baynes, K.; Fummell, M.; Fowler, C. (1994). "Hemispheric contributions to the integration of visual and auditory information in speech perception". Perception and Psychophysics 55 (6): 633-641. doi:10.3758/bf03211678.
  15. ^ a b c 1. Nicholson, K.; Baum, S.; Cuddy, L.; Munhall, K. (2002). "A case of impaired auditory and visual speech prosody perception after right hemisphere damage".Neurocase 8: 314-322. doi:10.1093/neucas/8.4.314.
  16. ^ a b c d Bastien-Toniazzo, M.; Stroumza, A.; Cavé, C. (2009). "Audio-visual perception and integration in developmental dyslexia: An exploratory study using the McGurk effect". Current Psychology Letters 25 (3): 2-14.
  17. ^ a b Norrix, L.; Plante, E.; Vance, R.; Boliek, C. (2007). "Auditory-visual integration for speech by children with and without specific language impairment". Journal of Speech, Language, and Hearing Research 50: 1639-1651. doi:10.1044/1092-4388(2007/111).
  18. ^ a b 1. Mongillo, E.; Irwin, J.; Whalen, D.; Klaiman, C. (2008). "Audiovisual processing in children with and without autism spectrum disorders". Journal of Autism and Developmental Disorders 38: 1349-1358. doi:10.1007/s10803-007-0521-y.
  19. ^ 1. Taylor, N.; Isaac, C.; Milne, E. (2010). "A comparison of the development of audiovisual integration in children with autism spectrum disorders and typically developing children". Journal of Autism and Developmental Disorders 40: 1403-1411. doi:10.1007/s10803-010-1000-4.
  20. ^ 1. Williams, J. H. G.; Massarob, D. W.; Peela, N. J.; Bosselerb, A.; Suddendorfc, T. (2004). "Visual-auditory integration during speech imitation in autism" 24 Eylül 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Research in Developmental Disabilities 25: 559-575. doi:10.1016/j.ridd.2004.01.008.
  21. ^ a b c 1. Norrix, L.; Plante, E.; Vance, R. (2006). "Auditory-visual speech integration by adults with and without language-learning disabilities". Journal of Communication Disorders 39: 22-36. doi:10.1016/j.jcomdis.2005.05.003.
  22. ^ a b c 1. Delbeuck, X.; Collette, F.; Van der Linden, M. (2007). "Is Alzheimer's disease a disconnection syndrome? Evidence from a crossmodal audio-visual illusory experiment". Neuropsychologia 45: 3315-3323.doi:10.1016/j.neuropsychologia.2007.05.001.
  23. ^ a b c 1. Pearl, D.; Yodashkin-Porat, D.; Nachum, K.; Valevski, A.; Aizenberg, D.; Sigler, M.; Weizman, A.; Kikinzon, L. (2009). "Differences in audiovisual integration, as measured by McGurk phenomenon, among adult and adolescent patients with schizophrenia and age-matched healthy control groups". Comprehensive Psychiatry50: 186-192. doi:10.1016/j.comppsych.2008.06.004.
  24. ^ a b 1. Youse, K.; Cienkowski, K.; Coelho, C. (2004). "Auditory-visual speech perception in an adult with aphasia". Brain Injury 18 (8): 825-834.doi:10.1080/02699000410001671784.
  25. ^ a b c d 1. Green, K. P.; Gerdeman, A. (1995). "Cross-modal discrepancies in coarticulation and the integration of speech information: The McGurk effect with mismatched vowels". Journal of Experimental Psychology: Human Perception and Performance 21 (6): 1409-1426. doi:10.1037/0096-1523.21.6.1409.
  26. ^ a b c 1. Walker, S.; Bruce, V.; O'Malley, C. (1995). "Facial identity and facial speech processing: Familiar faces and voices in the McGurk effect". Perception & Psychophysics 57 (8): 1124-1133. doi:10.3758/bf03208369.
  27. ^ a b 1. Nicholls, M.; Searle, D.; Bradshaw, J. (2004). "Read my lips: Asymmetries in the visual expression and perception of speech revealed through the McGurk effect".Psychological Science 15 (2): 138-141. doi:10.1111/j.0963-7214.2004.01502011.x.
  28. ^ a b 1. Tiippana, K.; Andersen, T. S.; Sams, M. (2004). "Visual attention modulates audiovisual speech perception". European Journal of Cognitive Psychology 16 (3): 457-472. doi:10.1080/09541440340000268.
  29. ^ a b 1. Irwin, J. R.; Whalen, D. H.; Fowler, C. A. (2006). "A sex difference in visual influence on heard speech". Perception and Psychophysics 68 (4): 582-592.doi:10.3758/bf03208760.
  30. ^ a b 1. Brancazio, L.; Best, C. T.; Fowler, C. A. (2006). "Visual influences on perception of speech and nonspeech vocal-tract events". Language and Speech 49(1): 21-53. doi:10.1177/00238309060490010301.
  31. ^ a b 1. Green, K.; Kuhl, P.; Meltzoff, A.; Stevens, E. (1991). "Integrating speech information across talkers, gender, and sensory modality: Female faces and male voices in the McGurk effect". Perception and Psychophysics 50 (6): 524-536.doi:10.3758/bf03207536.
  32. ^ a b c d e Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; :8 isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: )
  33. ^ a b c d e Calvert, Gemma.; Spence, Charles; Stein, Barry E. (2004). The handbook of multisensory processes. Cambridge, Mass.: MIT Press. ISBN 978-0-262-03321-3. OCLC 54677752.
  34. ^ a b c 1. Windmann, S (2004). "Effects of sentence context and expectation on the McGurk illusion". Journal of Memory and Language 50 (1): 212-230.doi:10.1016/j.jml.2003.10.001.
  35. ^ a b c 1. Sams, M.; Mottonen, R.; Sihvonen, T. (2005). "Seeing and hearing others and oneself talk". Cognitive Brain Research 23 (1): 429-435.doi:10.1016/j.cogbrainres.2004.11.006.
  36. ^ a b c 1. Munhall, K.; Gribble, P.; Sacco, L.; Ward, M. (1996). "Temporal constraints on the McGurk effect". Perception and Psychophysics 58 (3): 351-362.doi:10.3758/bf03206811.
  37. ^ 1. Alsius, A.; Navarra, J.; Soto-Faraco, S. (2007). "Attention to touch weakens audiovisual speech integration". Experimental Brain Research 183 (1): 399-404.doi:10.1007/s00221-007-1110-1.
  38. ^ a b c 1. Paré, M.; Richler, C.; Hove, M.; Munhall, K. (2003). "Gaze behavior in audiovisual speech perception: The influence on ocular fixations on the McGurk effect". Perception and Psychophysics 65 (4): 533-567. doi:10.3758/bf03194582.
  39. ^ a b c d e f g h 1. Hisanaga, S., Sekiyama, K., Igasaki, T., Murayama, N. (2009). Audiovisual speech perception in Japanese and English: Inter-language differences examined by event-related potentials. Retrieved from http://www.isca-speech.org/archive_open/avsp09/papers/av09_038.pdf 4 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  40. ^ 1. Bavo, R.; Ciorba, A.; Prosser, S.; Martini, A. (2009). "The McGurk phenomenon in Italian listeners". Acta Otorhinolaryngologica Italica 29 (4): 203-208.
  41. ^ 1. Wu, J. (2009). Speech perception and the McGurk effect: A cross cultural study using event-related potentials. Dissertation
  42. ^ a b 1. Gelder, B., Bertelson, P., Vroomen, J., Chin Chen, H. (1995). Inter-language differences in the McGurk effect for Dutch and Cantonese listeners. Retrieved fromhttp://www.isca-speech.org/archive/eurospeech_1995/e95_1699.html 10 Nisan 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  43. ^ a b c 1. Sekiyama, K (1997). "Cultural and linguistic factors in audiovisual speech processing: The McGurk effect in Chinese subjects". Perception and Psychophysics 59 (1): 73-80. doi:10.3758/bf03206849.
  44. ^ a b 1. Sekiyama, K.; Burnham, D. (2008). "Impact of language on development of auditory-visual speech perception". Developmental Science 11 (2): 306-320.doi:10.1111/j.1467-7687.2008.00677.x.
  45. ^ a b 1. Sekiyama, K., Tohkura, Y. (1991). McGurk effect in non-English listeners: Few visual effects for Japanese subjects hearing Japanese syllables of high auditory intelligibility. Journal of Acoustical Society of America, 90 (4, Pt 1), 1797-1805
  46. ^ a b c 1. Rouger, J.; Fraysse, B.; Deguine, O.; Barone, P. (2008). "McGurk effects in cochlear-implanted deaf subjects". Brain Research 1188: 87-99.doi:10.1016/j.brainres.2007.10.049.
  47. ^ a b 1. Bristow, D.; Dehaene-Lambertz, G.; Mattout, J.; Soares, C.; Gliga, T.; Baillet, S.; Mangin, J. F. (2009). "Hearing faces: How the infant brain matches the face it sees with the speech it hears". Journal of Cognitive Neuroscience 21 (5): 905-921.doi:10.1162/jocn.2009.21076.
  48. ^ a b c d 1. Woodhouse, L.; Hickson, L.; Dodd, B. (2009). "Review of visual speech perception by hearing and hearing-impaired people: Clinical implications".International Journal of Language & Communication Disorders 44 (3): 253-270.doi:10.1080/13682820802090281.
  49. ^ a b c d 1. Kushnerenko, E.; Teinonen, T.; Volein, A.; Csibra, G. (2008). "Electrophysiological evidence of illusory audiovisual speech percept in human infants". Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America 105 (32): 11442-11445. doi:10.1073/pnas.0804275105.
  50. ^ a b c d 1. Rosenblum, L. D.; Schmuckler, M. A.; Johnson, J. A. (1997). "The McGurk effect in infants". Perception & Psychophysics 59 (3): 347-357.doi:10.3758/bf03211902.
  51. ^ 1. Burnham, D.; Dodd, B. (2004). "Auditory-Visual Speech Integration by Prelinguistic Infants: Perception of an Emergent Consonant in the McGurk Effect".Developmental Psychobiology 45 (4): 204-220. doi:10.1002/dev.20032.

Bibliyografya

  • McGurk, H.; MacDonald, J. (1976). ''Hearing lips and seeing voices''. Nature 264 (5588): 746-748. doi:10.1038/264746a0. PMID 1012311.
  • Wright, Daniel; Wareham, Gary (2005). "Mixing sound and vision: The interaction of auditory and visual information for earwitnesses of a crime scene". Legal and Criminological Psychology 10 (1): 103-108. doi:10.1348/135532504x15240.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Agnozi, duyusal bilgiyi işleme yetersizliğidir. Genellikle özel bir duyu ya da hafıza kaybının olmadığı durumlarda nesneleri, kişileri, sesleri, şekilleri, kokuları tanıma yeteneğinin kaybıdır.

<span class="mw-page-title-main">Temporal lob</span> İnsanların beyninde bulunan dört lobdan biri

Temporal lob, memelilerin beynindeki serebral korteksin dört ana lobundan biridir. Temporal lob, memeli beyninin her iki serebral hemisferindeki lateral fissürün altındadır.

<span class="mw-page-title-main">Dikkat</span>

Dikkat, düşünceyi belli bir şey üstünde yoğunlaştırabilme gücü. Nesnel olarak, bütün duyumsal ya da belleğe yerleştirilmiş bilgilerden, daha sonra kullanmak için bir bölümünü seçmeyi gerektirir. Bir toplantıda konuşan çeşitli kişiler arasında yalnızca birini dinlerken bir resme bakarken şekilleri dikkate almaksızın yalnızca renklere yoğunlaşırken, kalabalıkta bir tanıdığı ararken ya da akıl bir problemi çözmeyi yoğunlaştırılırken, farklı verimlilik derecelerinde farklı dikkatler söz konusudur. Bireyin seçmek zorunda kalması algılamanın, düşünmenin ya da birçok şeyin aynı anda yapmanın bir sınırı olduğunu gösterir.Dikkat, bir bilginin belli öznel veya nesnel olarak dikkate alınan yönünü seçerek ona odaklanan, diğer bir taraftan o bilginin algılanabilen diğer yönlerini göz ardı eden davranışsal ve bilişsel süreçtir. Dikkat, sınırlı işlenen kaynakların paylaştırılmasıdır.

İşitsel seçici dikkat ya da seçici duyma, sinir sistemimizin bir parçası olan işitme sistemimizi ilgilendiren bir tür seçici algıdır. Seçici duyma insanların dikkatlerini belirli bir kaynaktan gelen sese veya konuşulan kelimelere odaklaması eylemidir. Çevremizden gelen pek çok gürültü ve sesin İşitme sistemitarafından duyulmasına rağmen, bunların sadece belirli bir kısmı beynimiz tarafından işlenir. Çoğu zaman, işitsel algı insanların duymakta en çok ilgilendikleri uyarıcılara yönelir. Krans, Isbell, Giuliano ve Neville tarafından 2013 yılında yayınlanan makaleye göre, seçici işitsel algı aynı zamanda gelen iki uyarıcıdan birini alındılarken diğerini göz ardı etme yeteneği olarak tanımlanabilir. Buna örnek olarak gürültülü bir sınıf ortamında, öğretmenine odaklanıp sınıf arkadaşlarından gelen sesleri göz ardı eden bir öğrenciyi verebiliriz. Bu bir "dar boğaz" örneğidir. Bu demektir ki aynı zamanda gelen verinin tamamı beynimiz tarafından işlenemez ancak duyusal verinin bir kısmı bu dar boğazı geçip işlenebilir. Fakat seçici duyma fizyolojik bir hastalık olarak algılanmamalıdır. Fizyolojik bir hastalık olmaktan öte, insanların çevreden gelen gürültü ve sesleri bloke etme yetenekleridir. Yıllardır, işitsel dikkatin seçiciliği üzerine yapılan araştırmalar artarak devam etmektedir.

Yankı belleği duyusal bellek kayıtlarından biridir; işitsel bilgiyi tutmaya özgü duyusal belleğin bir bileşenidir. Seslere yönelik duyusal bellek yalnızca insanların algıladıkları yankı belleğinin bir formudur. İçinde gözlerimizin uyarıları tekrar tekrar tarayabildiği görsel bellekten farklı olarak, işitsel uyarı tekrar tekrar taranamaz. Genel olarak, yankı bellekleri görüntüsel belleklerden biraz daha uzun zaman devreleri olarak depolanır. İşitsel uyarılar, işlenebilmeden ve anlaşılabilmeden önce kulak tarafından teker teker alınır/duyulur. Söz gelimi, radyoyu dinlemek bir dergi okumaktan çok daha farklıdır. Bir dergi tekrar tekrar okunabilirken, bir kişi belirli bir zamanda radyoya yalnızca bir seferlik kulak verebilir. Denilebilir ki yankı belleği bir bekleme tankı kavramı gibidir. Çünkü bir ses, takip eden ses duyulana kadar işlenmez (tutulur) ve ancak ondan sonra anlamlandırılabilir. Bu özel duyusal deponun büyük miktarlarda işitsel bilgiyi depolaması çok kısa bir zaman devresinde olabilmektedir. Bu yankısal ses zihinde yankılanır ve işitsel uyarının verilmesinden sonra çok bir kısa zamanda tekrarlanır (replay). Yankı belleği uyarıyı yalnızca bir dereceye kadar kabaca, primitif yönlerden şifreler, mesela ses perdesi (pitch), bağlantısız beyin bölgelerine yerleşimini belirler.

Proteus etkisi, çevrimiçi sanal oyun içindeki bireyin davranışlarının, kendi avatarının görsel özellikleri ile ilişkili olarak değişmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu değişim, o sanal ortama dahil diğer kullanıcıların bu karakterlerle tipik bir biçimde eşleştirdiği davranışlar hakkındaki bilgiden kaynaklanmaktadır. Değişken (protean) sıfatına benzer olarak, kavramın ismi Yunan tanrısı Proteus'un şekil değiştirme yeteneğine yapılan bir imadır. Proteus etkisi ilk kez 2007 Haziranında Stanford Üniversitesi'nde Nick Yee ve Jeremy Bailenson tarafından kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Zaman algısı</span>

Zaman algısı, psikolojide, bilişsel dilbilimde ve nörobilimde, birinin belirsiz olayların süresinin algılanması ve olayların gelişmesi ile ölçülen öznel deneyime veya zaman duygusuna atıfta bulunan bir çalışma alanıdır. İki ardışık olay arasındaki algılanan zaman aralığı algılanan süre olarak adlandırılır . Başka bir kişinin zaman algısını doğrudan deneyimlemek veya anlamak mümkün olmasa da, böyle bir algı nesnel olarak incelenebilir ve bir dizi bilimsel deney yoluyla çıkarılabilir. Bazı zamansal yanılsamalar zaman algısının altında yatan sinirsel mekanizmaları ortaya çıkarmaya yardımcı olur.

Dikotik (ikili) dinleme, seçici dikkati ve işitme(duyma) sistemi içinde beyin fonksiyonunun lateralizasyonunu araştırmak için yaygın olarak kullanılan psikolojik bir testtir. Dikotik (ikili) dinleme testi bilişsel psikoloji ve sinirbilim alanlarında kullanılır.

Baddeley'in Çalışma Belleği Modeli, Alan Baddeley ve Graham Hitch tarafından 1974'te ileri sürülen, daha kesin bir birincil bellek modeli sunmak amacıyla önerilen bir insan belleği modelidir. Çalışma belleği, birincil belleği tek bir birleşik yapı olarak düşünmek yerine birden çok bileşene böler.

<span class="mw-page-title-main">Birleştirme yanılsaması</span>

Birleştirme yanılsamaları, katılımcıların iki nesnenin özelliklerini tek bir nesnede birleştirdikleri psikolojik etkilerdir. Görsel birleştirme yanılsamaları, işitsel birleştirme yanılsamaları ve görsel ve dokunsal uyaranların kombinasyonları tarafından üretilen birleştirme yanılsamaları vardır. Görsel birleştirme yanılsamalarının, fiksasyona ve bir nesneye odaklanmak için ayrılan süreye bağlı olan görsel uzamsal dikkat eksikliği nedeniyle meydana geldiği düşünülmektedir. Bir nesneyi yorumlarken kısa bir süre içinde, görsel alandaki şekiller ve renkler gibi farklı bir alanın farklı yönlerinin karıştırılması zaman zaman çarpık olabilir ve bu da görsel birleştirme yanılsamalarıyla sonuçlanır. Örneğin, Anne Treisman ve Schmidt tarafından tasarlanan bir çalışmada, katılımcıların sayı ve şekillerin farklı renklerde görsel bir sunumunu izlemeleri gerekiyordu. Bazı şekiller diğerlerinden daha büyüktü ancak tüm şekiller ve sayılar eşit aralıklarla yerleştirilip sadece 200 ms boyunca gösterildi. Katılımcılardan şekilleri hatırlamaları istendiğinde, küçük yeşil bir daire yerine küçük yeşil bir üçgen gibi cevaplar verildi. Nesneler arasındaki boşluk daha küçükse, birleştirme yanılsamaları daha sık meydana gelir.

<span class="mw-page-title-main">Kokteyl partisi etkisi</span>

Kokteyl partisi etkisi; beynin, kişinin işitsel dikkatini belirli bir uyarıcıya odaklayıp, diğer bir dizi uyaranı filtreleyerek dışarıda bırakma becerisini ifade eden kavramdır. Tıpkı gürültülü bir partiye katılan bir kişinin ortam gürültüsünü yok sayarak tek bir sohbete odaklanabilmesi gibi. Dinleyiciler, hem farklı uyaranları farklı akışlara ayırma hem de daha sonra hangi akışların kendileri için en uygun olduğuna karar verme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle, kişinin duyusal belleğinin kişi farkında olmadan tüm uyaranları ayrıştırdığı ve ayrı bilgi parçalarını dikkat çekmelerine göre sınıflandırdığı öne sürülmüştür. Bu etki çoğu insanın tek bir sesi izleyip, diğerlerini görmezden gelmelerine izin veren mekanizmadır. Bir başka ifadeyle, dikkat yöneltilmeyen uyaranda geçen önemli kelimelerin hemen tespit edilebilmesine, örneğin birinin bir gürültü içinde kendi adı geçtiği zaman bunu fark etmesine, dair fenomenini tanımlar.

Modaliteler arası dikkat, dikkatin farklı duyulara dağıtılması anlamına gelir. Dikkat, duyusal uyaranları seçici olarak vurgulamanın ve görmezden gelmenin bilişsel sürecidir. Modaliteler arası dikkate göre, dikkat çoğu zaman aynı anda birden fazla duyusal modalite vasıtasıyla gerçekleşir. Bu modaliteler, görsel, işitsel, uzamsal ve dokunsal gibi farklı duyusal alanlardan gelen bilgileri işler. Bunların her biri belirli bir tür duyusal bilgiyi işlemek için tasarlanmış olsa da, aralarında önemli bir örtüşme vardır. Bu durum araştırmacıların dikkatini modaliteye özel mi yoksa paylaşılan "modaliteler arası" kaynakların sonucu mu olduğunu sorgulamasına sebep olmuştur. Modaliteler arası dikkat, dikkat işleme sürecini hem geliştirebilen hem de sınırlandırabilen modaliteler arasındaki örtüşme olarak kabul edilir. Modaliteler arası dikkatin verilen en yaygın örneği, Kokteyl Partisi Etkisi olarak bilinen bir kişinin daha az önemli olan diğer uyaranlar yerine önemli tek bir uyarana odaklanabilmesi ve onunla ilgilenebilmesi durumudur. Bu fenomen, diğer uyaranlar göz ardı edilirken bir uyaran için daha derin işlem seviyelerinin oluşmasına izin verir.

<span class="mw-page-title-main">Hareket Art Etkisi</span>

Hareket art etkisi, hareketli bir görsel uyarıcıyı sabit gözlerle belirli bir süre izlendikten ve ardından sabit bir uyarıcıyı sabitledikten sonra yaşanan görsel bir yanılsamadır. Sabit uyaran, orijinal uyarana zıt yönde hareket ediyor gibi görünür. Hareket art etkisinin, hareket adaptasyonunun sonucu olduğuna inanılmaktadır.

Algısal yük teorisi, dikkat ile ilgili psikolojik bir teoridir. Nilli Lavie tarafından doksanların ortalarında erken/geç seçim tartışmasına potansiyel bir çözüm olarak sunulmuştur.

İşitsel halüsinasyon veya paracusia, işitsel stimulus (uyartı) olmadan gerçek olmayan seslerin birey tarafından algılanması olarak karakterize edilen bir halüsinasyon türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Anne Treisman</span> İngiliz psikolog (1935 – 2018)

Anne Marie Treisman, bilişsel psikoloji alanında uzmanlaşmış bir psikolog.

İkonik hafıza, görsel alanla ilgili görsel duyusal bellek kaydı ve hızla bozulan görsel bilgi deposudur. Görsel kısa süreli bellek (VSTM) ve uzun süreli bellek (LTM) içeren görsel bellek sisteminin bir bileşenidir. İkonik bellek, çok kısa, kategori öncesi, yüksek kapasiteli bellek deposu olarak tanımlanır. Çok kısa bir süre için tüm görsel algımızın tutarlı bir temsilini sağlayarak görsel kısa süreli belleğe katkıda bulunur. İkonik hafıza, sakkadlar sırasında değişim körlüğü ve deneyimin sürekliliği gibi fenomenleri açıklamaya yardımcı olur. İkonik hafıza artık tek bir varlık olarak düşünülmemekte bunun yerine en az iki ayırt edici bileşenden oluşmaktadır. Sperling'in kısmi rapor paradigmasının yanı sıra modern teknikleri içeren klasik deneyler bu duysal hafıza deposunun doğası hakkında fikir vermeye devam etmektedir.

Tekrarlı ön-hazırlama etkisi, uyaranlar tekrar tekrar sunulduğunda davranışsal bir tepkideki gelişmelere gönderme yapar. Gelişmeler, doğruluk veya tepki süresi açısından ölçülebilir ve tekrarlanan uyaranlar önceki uyaranlarla aynı veya benzer olduğunda ortaya çıkabilir. Bu gelişmelerin kümülatif olduğu gösterilmiştir, bu nedenle tekrar sayısı arttıkça yanıtlar en fazla yedi tekrara kadar sürekli olarak daha hızlı olur. Bu gelişmeler, tekrarlanan maddeler yön, boyut ve konum açısından biraz değiştirildiğinde de bulunur. Etkinin boyutu, maddenin sunulduğu sürenin uzunluğu ve tekrarlanan maddelerin ilk ve sonraki sunumları arasındaki sürenin uzunluğuyla da ayarlanır.

Üst temporal sulkus (STS), beynin temporal lobundaki superior temporal girusu orta temporal girustan ayıran sulkustur. Bir sulkus, beynin en büyük kısmına, serebruma doğru kıvrılan derin bir oluktur ve bir girus, beynin dışına doğru kıvrılan bir sırttır.

<span class="mw-page-title-main">Sesleştirme</span>

Sesleştirme, Selenleme, İşitselleştirme veya Sonifikasyon bilgi iletmek veya verileri algılamak için konuşma dışı sesin kullanılmasıdır. İşitsel algı, görselleştirme tekniklerine alternatif veya tamamlayıcı olarak olasılıkları açan zamansal, uzaysal, genlik ve frekans çözünürlüğünde avantajlara sahiptir.