İçeriğe atla

Maçka Muharebesi

Trastenik-Meçka Muharebesi (Maçka Muharebesi)
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı
Tarih14 Kasım (eski takvim) / 26 Kasım - 30 Kasım (Eski takvim) / 12 Aralık 1877
Bölge
Günümüzde Kuzey Bulgaristan'da Romanya sınırı yakınlarındaki Rusçuk vilayetine bağlı Maçka, Kuruçeşme, Pirgovo ve Trastenik yerleşim birimleri, Bulgaristan
Sonuç Rus zaferi
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğuRus İmparatorluğu Rus İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
Mehmet Ali Paşa (Karl Detroa)
Süleyman Hüsnü Paşa
Assaf Paşa
III. Aleksandr (Rusya)
Korgeneral Pyotr Vanovski
Korgeneral Alexander Firks
Kayıplar
4,200 ölü ve yaralı 2,220 ölü ve yaralı

Maçka Muharebesi (Transtenik-Meçka Muharebesi), 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın doğu cephesine meydana gelen bir çatışmadır.

Pirgovo, Kuruçeşme, Meçka ve Trastenik köyleri günümüz Bulgaristan'ında Rusçuk vilayetine bağlı yerleşim birimleri olup Tuna Nehrinin hemen güney yakasında yer almaktadırlar. Tuna Nehrinin hemen güney yakasında yer alan ve nehri gören bu köyler 93 harbinde Bulgaristan'a giren Rus birlikleri için stratejik bir önem arz etmektedirler. Zira Rus ikmal hatları bu köylerden geçmesi yanında Plevne'yi kuşatan Rus güçleri kuşatmanın sağlanması ve olası Osmanlı saldırılarının engellenmesi babında bu köyleri elinde tutmak zorundaydı. Ayrıca Trastenik köyü yakınındaki tepeler bu bölgenin korunması babında stratejik önem arz etmekteydi. Bu köylerin elden çıkması demek Plevne'de zor durumdaki Osmanlı kuvvetlerine yardım etmek yanında Rusların ikmal ve iletişim hatlarının kopması neticesi zor duruma düşmeleri, Plevne kuşatmasının sona ererek Osman Paşa'nın Batı Tuna ordusunun serbest kalarak bölgedeki diğer Osmanlı Orduları ile birleşip Bulgaristan'daki Rus varlığını sona erdirmesi anlamına gelecekti. Ruslar bu durumu fark ettiklerinden bu bölgeye çeşitli birliklerini konuşlandırmışlardı. Ancak diğer taraftan kuvvetlerinin önemli bir kısmı Plevne'yi almaya çalışmakla meşgul olduğundan bu bölgedeki birlikler daha zayıf ve daha az takviye alır pozisyondaydı. Diğer taraftan Rusların bu stratejik noktaları ellerinde tutmaları aynı zamanda Osmanlı'nın en güçlü birliklerinin özellikle Osmanlı Balkan Ordusunun burada çakılı durumda kalıp Plevne'ye yardım götürememesine neden olmaktaydı. Diğer yandan bu bölgede muharebenin kazanılması, Rusların önemli bir kuvvetinin kuşatılmasını sağlayıp, Osmanlı ordusu için önemli bir stratejik mevki olan Tırnova şehrininde Ruslardan geri alınmasını sağlayabilecekti.[1][2]

Bu sebeple Rusları Bulgaristan'dan atmak ve Plevne'deki Osman Paşa kuvvetlerini kurtarmak isteyen Osmanlı ordusu Şıpka geçidi ile birlikte kritik önemde sahip bu bölgede mutlak bir hakimiyet kurmak zorundaydı. Plevne'de kuşatma altındaki ve Rus kuvvetlerinin önemli bir bölümünü yerlerinde çakılı durumda tutan Osman Paşa'nın Batı Tuna Ordusu birliklerinin durumu her gün daha da kötüleştiğinden Osmanlılar için balkanlarda savaşı lehlerine çevirme yönünde zaman hızla daralmaktaydı. Zira Plevne düşünce serbest kalan Rus birlikleri hızla Şıpka ve Osmanlı'nın Süleyman Paşa komutasındaki Balkan ve Ahmet Eyüp Paşa komutasındaki Doğu Tuna Ordusuna yöneleceklerinden buda Bulgaristan'ın Osmanlı İmparatorluğu elinden tamamen çıkmasına neden olacaktı. Yeni Osmanlı Kuvvetlerinin Başkumandanlığı'na getirilen Süleyman Paşa bu sebeple bu bölgede saldırıya geçmeye karar verdi.

Muharebe Planı

Osmanlı Ordusu (30,000 piyade, 1,800 süvari ve 54 top, Assaf Paşa komutasında), Rus Kuzey Grubunun sol kanadını ve 12.kolorduyu (15 tabur, 18 süvari bölüğü ve 72 toptan ibaret, korgeneral Pyotr Vanovski komutasında) bozmayı, yok etmeyi veya geriletmeyi hedeflemiştir. Rus Ordusu nehrin Trastenik, Meçka arasındaki bölümünü kontrol etmekteydi.Savunma hattı 10 kilometreyi bulmaktaydı. Muharebe Mehmet Ali Paşa (Karl Detroa) tarafından planlanmış olmasına karşın planı hayata geçirmek sözlerini tutamadığı için onun yerine atanan Süleyman Paşa'ya kalmıştı.Planın amacı Rus ordusunun sol kanadını yararak Plevne'yi kuşatan Rus birlikleri ile geri hatları arasındaki bağlantıyı koparmak ve böylece bu birlikleri geri çekilmeye zorlayarak veyahut sarıp yok ederek, Plevne'de zor durumdaki Osman Paşa'nın ordusunu kurtarmak[3] ve yardım sağlamak ve Tırnova şehrini geri almaktı.[1]

Muharebe

26 Kasım (E. T. 14 Kasım)

Osmanlı saldırısı 26 kasımda saat 8.00 sıralarında başladı. Bu sırada saldırıyı öğrenen XII.piyade tümeni komutanı Korgeneral Alexander Firks, sabit bir defans hattı kurmak yerine taktiksel yönden hareketli bir savunma stratejisini benimsedi. Süleyman Paşa Osmanlı ana saldırısının Trastenik köyündeki Rus hatlarının sol kanadına yapılmasını planlamıştı. Tepe hattı boyunca 150 feet kadar ilerleyen Osmanlı birlikleri burada 45. Azak Piyade alayı ve 46. Dniprovska Piyade alayının sert direnişi ile karşılaştı ve bu alayların karşı saldırısı neticesi saldırıya başladıkları hatlara kadar gerilediler.Yakındaki Pirgovo köyü yakınında daha güçlü şekilde saldırıya geçen Osmanlı birlikleri bu defa albay Sannikov komutasındaki 48. Odesa Piyade alayının direnişi ile karşılaşıp, bu alayın karşı saldırısı ile başlangıç hatlarına kadar gerilediler. Saat 13.00 sıralarında hem Pirgovo hem Trastenik köyündeki Rus sol kanadına yapılan saldırılar püskürtülmüştü. Kısa bir sessizlikten sonra Osmanlı birlikleri saat 15.00 sıralarında bu defa Rusların sağ kanadına doğru saldırıya geçti. Osmanlı saldırısı ilk başlarda başarı kazanır gibi oldu özellikle çetin muharebeler neticesi Rusların Kuruçeşme (Trastenik) köyünü savunan 48. Odesa Piyade alayı, kanattan sarma harekâtı sonucunda iyice zora düştü, 47.Ukrayna Piyade tümeni de zorlandı. Ancak buna rağmen Kuruçeşme (Trastenik) köyünü savunan Rus birlikleri sert direniş gösterdiler.Köyü savunan bir diğer alay olan 129.Beserabya alayının bu alaylara yardımı ve karşı saldırısı neticesinde Ruslar için kritik durum, lehlerine dönmeye başladı.Zor durumdan kurtulan 47. ve 48.piyade alaylarınında karşı saldırıya geçmesi ile Osmanlı birlikleri Trastenik köyünün kuzeydoğu yönüne çekilmek zorunda kaldılar.Rusların 1,509 ölü ve yaralı kaybına karşılık Osmanlılar 1,200 ölü ve yaralı verdiler.[3]

12 Aralık (E. T.: 30 Kasım)

İlk saldırının başarısızlığına karşın bu muharebeye katılan Osmanlı birliklerinin bir kısmı 4 Aralık 1877'de Elena Muharebesi'ni kazanıp Elena yerleşimini eline geçirip stratejik bir başarı kazandılar. Ancak bu başarı iyi değerlendirilemedi. Yine aralık ayının başlarında Süleyman Paşa, Osman Paşa'nın Plevne'deki birliklerini kuşatmadan kurtarıp, kuşatmayı yarmak için ikinci bir denemede bulunmaya karar verdi. Yine Rusçuk şehrine bağlı Pirgovo, Kuruçeşme, Meçka ve Trastenik köyleri hedeflendi. Ancak Ruslar ilk saldırı sonrası tekrar bir Osmanlı saldırısı olacağını düşünerek bulunduğu mevkileri iyice güçlendirip, birlikleri takviye etmişler; dahası yakın bölgelere ve Tuna Nehri kıyılarına, topçu bataryaları yerleştirmenin yanında bir de donanmaya ait Nikopol (Niğbolu) hücum botunu da Trastenik yakınına konuşlandırmışlardı. 12 Aralıkta Osmanlı ordusu saldırıya geçti.Osmanlı birliklerinin hareketli durumunu hemen fark eden nehrin kıyısındaki Rus topçuları Osmanlı kuvvetlerini bombardımana aldı. Bu bombardıman neticesinde çevredeki Rus kuvvetleri de durumdan haberdar olup saldırıya karşı konumlanmaya başladılar. Topçu ateşi ve bombardıman altında saat 8.30 sıralarında Osmanlı süvarileri Pirgovo köyü ve Kuruçeşme köyü yönünde saldırılara başladılar.Bunu hemden ardından topçu birliklerinin desteğinde Osmanlı Piyade kıtalarının saldırıları takip etti. Kuruçeşme köyü Osmanlıların eline geçse de Pirgovo ve Trastenik köylerindeki Osmanlı saldırıları geri püskürtüldü. Bu arada Rus hücumbotu Nikopol'de topçu atışları ile Rus kuvvetlerinin saldırılarını destekliyordu. Kıyı ve tümen bataryalarının, Nikopol gemisinin topçularının ateşine maruz kalan Osmanlı birlikleri büyük kayıplar verdiler. Rus sağ kanadı Osmanlı Ordusunun ele geçirdiği Kuruçeşme köyüne karşı saldırıya geçip köyü geri aldı. Osmanlı kuvvetleri bütün hatlarını Rusçuk-Kadakyoy arasındaki mevkiye çekmek zorunda kaldı. Süleyman Paşa çatışmaların kesilmesinden hemen sonra Plevne'nin düştüğünü ve Osmanlı Batı Tuna ordusunun Ruslara teslim olduğunu öğrendi ve hızla kuvvetlerini bölgeden çekmek zorunda kaldı.Bu saldırılarda Rusların 711 ölü ve yaralı kaybına karşılık Osmanlılar bunun dört katından fazla oranda (3.000-ölü ve yaralı)kayıp vermişlerdir.[3]

Sonuçları

Maçka Muharebesi ile Osmanlı ordusu, Rusları Bulgaristan'dan atma ümidini tamamen kaybetmiştir. Ruslar bu muharebeyi kazanarak Plevne'ye yardım ulaşmasını ve Tırnova'nın düşmesini engellemiştir. Bu arada Osmanlıların Balkan ordusunun en güçlü birliklerini, oyalayarak Plevne'nin düşmesi için vakit kazanmışlardır. Sonunda da Plevne düşmüş ve Batı Tuna ordusu tamamen savaş dışı bırakılmıştır.[2][3]

Kaynaklar

  • Liberation War 1877-1878 CI "P.Beron", Sofya, 1986, sayfa 79, 150 ve 151

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">93 Harbi</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında 1877-1878 yılları arasında yapılmış savaş

93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı padişahı II. Abdülhamit ve Rus çarı II. Aleksandr döneminde yapılmış olan bir Osmanlı-Rus Savaşı'dır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir. Hem Osmanlı Devleti'nin batı sınırındaki Tuna (Balkan) Cephesi'nde, hem de doğu sınırındaki Kafkas Cephesi'nde savaşılmıştır. Savaşa hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, çok ağır bir yenilgi almıştır. Savaşın başlıca sebepleri; Osmanlı Devleti'nde yaşanan azınlık isyanları, Rusya ve Batı Avrupa ülkelerinde, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Hristiyanların insan haklarının çiğnendiği konusunda oluşan tek taraflı kamuoyu, Rusya'nın Balkanlardaki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık istekleri ve Panslavizm akımıdır. Avrupa'nın büyük güçleri savaşı önlemek için İstanbul'da Tersane Konferansı'nı toplamışlar, ancak Osmanlı Devleti'ne yaptıkları taleplerin reddedilmesi üzerine savaş patlak vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Plevne Savunması</span> 93 Harbi sırasında yaşanmış bir kuşatma savaşı

Plevne Savunması ; 93 Harbi sırasında Plevne kentinin Rus İmparatorluk Ordusu tarafından kuşatılmasının ardından, kentin Gazi Osman Paşa komutası altındaki Osmanlı Ordusu tarafından Rus ve daha sonra Rumen taarruzlarına karşı 19 Temmuz ve 10 Aralık 1877 arasında 145 gün boyunca savunmasıyla gerçekleşen, 93 Harbi'nin en önemli muharebelerinden biridir. Osmanlı Ordusu, 145 gün boyunca sayıca kendisinden kalabalık olan Rus ve Rumen ordularının gerçekleştirdiği üç büyük taarruzu püskürtmüş ve Plevne'yi başarılı bir şekilde savunmuştur. Ancak, tüm bu taarruzlardan sonra Osmanlı kuvvetlerinin yiyecek ve cephaneleri tükenmiş ve buna ek olarak kış mevsiminin gelmesiyle şiddetli soğukla karşı karşıya kalıp bitap düşmüşlerdir. Kuşatmayı yarmak için düzenledikleri son bir huruç harekâtının da başarısızlıkla sonuçlanması ile, Osman Paşa kenti Rus ve Rumen ordularına teslim etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Balkan Savaşı</span> Balkan Birliği ile Osmanlı Devleti arasında 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913 tarihleri arasında gerçekleşen savaş

Birinci Balkan Savaşı, 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913'te Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı, Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı'ndan oluşan Balkan Birliği'nin Osmanlı Devleti'ne karşı başlattığı savaş. Bu savaş ile Balkan devletleri, Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki topraklarının büyük bir bölümünü ele geçirmiştir. Bu savaş sonucunda Osmanlı Devleti Edirne ve Kırklareli'ne kadar olan Midye-Enez Hattı'nın batısındaki tüm topraklarını Balkan devletlerine bırakmak zorunda kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Kırkkilise Muharebesi</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı arasında geçen savaş

Kırkkilise Muharebesi veya Kırklareli Muharebesi, Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı orduları arasında geçen Birinci Balkan Savaşı'nın bir parçası olan; 22 Ekim 1912 tarihinde başlayan ve 24 Ekim 1912'de Osmanlı ordusunun doğu Trakya'da yenilgisi, Bulgar zaferi ile son bulan; Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Balkan Savaşı'nı kaybetmesine sebep olan en önemli muharebelerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Gorni Dubnik Muharebesi</span>

Gorni Dubnik Muharebesi Osmanlı Devleti ile Rus İmparatorluğu arasında savaşılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın muharebelerinden biridir. Muharebe günümüzdeki Bulgaristan topraklarında yer alan Gorni Dubnik köyü civarında gerçekleşmiştir. Plevne kalesini düşürmek için Rus ordusu tarafından daha önce zayıflatılmış olan lojistik taburunu tamamen yok etmek ve desteği keserek kalenin düşüşünü hızlandırmak amacıyla Osmanlı güçlerine saldırması ile meydana gelmiştir.

Elena Muharebesi (12 Temmuz 1877; 4 Aralık 1877 ve 14 Aralık 1877 tarihlerinde Osmanlı Devleti ve Rus İmparatorluğu arasında gerçekleşen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın Tuna Cephesindeki muharebelerinden biri olan bir muharebeler silsilesidir. Gerçekleşen 3 ayrı muharebeden 1. ve 3. muharebeler Rus buna karşın 2. muharebe Osmanlı zaferi ile neticelenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Lüleburgaz Muharebesi</span>

Lüleburgaz Muharebesi veya Karaağaç Muharebesi ya da Pınarhisar Muharebesi, Birinci Balkan Savaşı'nda, 29 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında; Bulgaristan Krallığı ile Osmanlı İmparatorluğu ordusu arasında yapılan ve Bulgar ordusunun kesin zaferi, Osmanlı ordusunun ağır yenilgisi ile sonuçlanan muhârebedir. Bu muhârebe de Kumanova Muharebesi, Kırkkilise Muharebesi ve İmroz Deniz Muharebesi ile birlikte, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Balkan Savaşı'nı kaybetmesine sebep en önemli muhârebelerden biri olarak görülmektedir. Ayrıca I. Balkan Savaşı'nın asker katılımı bakımından en büyük ve en geniş katılımlı muhârebelerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Zivin Muharebesi</span>

Zivin Muharebesi 25-26 Haziran 1877 tarihinde, Rus İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında gerçekleşen ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanan muharebedir.

Ruslar 2. Plevne Savaşı ardından Niğbolu-Rusçuk ve Şıpka üçgeninde sıkıştırılmıştı. Osman Paşa Rusların bu durumundan yararlanmak ve Rumenlerle birlikte girişecekleri taarruzun önüne geçmek ve hazır zor durumda iken Rusları tümden bozguna uğratmak maksadı ile Tuna Doğu Ordusu ve Balkan Kolordusunun taarruza geçmesini ve kendi Plevne'deki birliklerinin de düşmanın sağ kanadı üzerine saldırıya girişmesini; padişah ve Osmanlı Başkumandanlığından istese de, kendisine Plevne'de kalması için emir verilmiştir. Tuna Doğu Ordusu komutanı Mehmet Ali Paşa ile Balkan kolordusu komutanı Süleyman Paşa'dan ise mümkün mertebe yapacakları saldırılarla Plevne'nin üstündeki yükün hafifletilmesi istendi.

<span class="mw-page-title-main">Focşani Muharebesi</span>

Fokşani Muharebesi, 21 Temmuz 1789'da Koca Yusuf Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Aleksandr Suvorov ve Prens Josias'ın emrindeki Avusturya-Rus güçlerini karşı karşıya getirmiştir. Avusturya ordusu içinde Macar piyadeleri ve süvarileri de vardı. Avusturya güçlerinin toplam 18.000 kişilik bir ordusu varken Rusların 7.000 askeri vardı. Osmanlıların toplam asker sayısı ise 30.000'di.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Çatalca Muharebesi</span>

Birinci Çatalca Muharebesi 17 ve 18 Kasım [E.U. 4-5 Kasım] 1912 tarihinde gerçekleşmiş ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesi'yle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">İkinci Çatalca Muharebesi</span>

İkinci Çatalca Muharebesi 3 Şubat 1913'ten başlayıp Londra Antlaşması’nın imzalanmasına kadar süren döneme kadar Bulgarlar ile Osmanlı İmparatorluğu arasında İstanbul için yapılan bir dizi çatışmalar silsilesinin genel adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kumanova Muharebesi</span> 23-24 Ekim 1912de yaşanmış ilk Balkan Savaşları muharebesi

Kumanova Muharebesi 23-24 Ekim 1912 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu topraklarının Sırbistan Krallığı'na yakın bölgesinde (Kumanova) yapılan bu muharebe Birinci Balkan Savaşı'nın başlıca muharebelerinden biridir. Savaş başlangıcından sonra kısa sürede Sırpların kazandığı önemli muharebelerden biri olup bu bozgun sonrası, özellikle firar eden askerlerden kaynaklı; ağır insan gücü kayıpları nedeniyle; Osmanlı yönetimi Vardar Ovası ve Makedonya'nın büyük kısmını, artlarında büyük miktarda top ve savaş malzemesi bırakarak terk etmek zorunda kalmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Manastır Muharebesi</span>

Manastır Muharebesi, bugünkü Makedonya'daki Manastır şehri yakınlarında Birinci Balkan Savaşı sırasında 16-19 Kasım 1912 tarihinde gerçekleşmiş bir muharebedir.

<span class="mw-page-title-main">Boze Muharebesi</span> 1789da Osmanlı yenilgisi ile sonuçlanan Osmanlı - Rus Savaşı

Boze Muharebesi ya da Rymnik (Rimnik) Muharebesi, 22 Eylül 1789'da Osmanlı ordusu ile Rus ve Avusturya orduları arasında yapılan ve ağır Osmanlı yenilgisi ile sonuçlanan bir muharebedir. Bu muharebe neticesi kuşatma altındaki İzmail, Akkerman ve Bender kalelerinin Rusların eline geçmesi, kuşatma altındaki Belgrad'ın Avusturya eline geçmesi iyice kolaylaştı. Savaşın yapıldığı Râmnicu Sărat Romanya'da bulan bir yerdir, bu bölge günümüzde Buzău (Boze) yönetim birimine bağlıdır. Bu bölgede Râmnicu Sărat nehri diğer adıyla Rimnik nehri olarak bilinen ve Siret Nehri'nin bir kolu olan nehir bulunmaktadır. Yine Siret'in bir kolu olan Buzau Nehri bu yakınlardan geçmekte ve Siret Nehri ile birleşmektedir. Bu sebeple bu muharebe Ramnicu Sarat şehri yakınlarında Ramnicu Sarat Nehri ve yakınlarında bulunan Boze Nehrinde yapıldığından Türk kaynakları bu muharebeyi Boze Muharebesi, yabancı kaynaklar ise Rymnik (Rimnik) Muharebesi olarak adlandırmaktadır. Bununla birlikte çeşitli yabancı kaynaklar, bu savaşın komutanı olarak yanlışlıkla Koca Yusuf Paşa'yı gösterirler oysaki Koca Yusuf Paşa Osmanlı kaynaklarına göre başarısızlıkları nedeniyle 1789 Mayıs ayında veziriazamlık görevinden alınıp, haziran 1789'da bu görev Cenaze Hasan Paşa'ya verildiğinden; bu muharebe de Osmanlı Veziriazamı komutasındaki bir ordu ile yapıldığından, bu muharebede Osmanlı Ordusunun komutanı Cenaze Hasan Paşa'dır. Hasan Paşa'ya bağlı Osmanlı süvari kuvvetlerinin komutanı ise Kemankeş Mustafa Paşa'dır.

Alinci Muharebesi, Sırp ve Osmanlı Orduları arasında yapılan 1.Balkan Savaşının parçası olan muharebedir.Bir kısım Makedon milisler ve askerler muharebede Sırp ordusu yanında savaşmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kırcaali Muharebesi</span>

Kırcaali Muharebesi Bulgaristan ve Osmanlı İmparatorluğu arasında yapılan Birinci Balkan Savaşı'nın bir parçası olan muharebedir. Bulgaristan'ın Haskovo Müfrezesi'nın Yaver Paşa komutasındaki Osmanlı'nın Kırcaali Müfrezesini yendiği muharebe, 21 Ekim 1912'de yapılmıştır. Böylece Kırcaali ve Doğu Rodop Bulgaristan'a kalıcı olarak katılmıştır. Her 21 Ekim'de Kırcaali'de bugünün kutlaması yapılıp bugün şehrin tatil günü kabul edilmektedir.

21-23 Ekim 1912 Tarihleri arasında Yunan Epir Ordusunun birlikleri ile Yanya Kolordusu kuvvetleri arasında gerçekleşen muharebedir. Yanya kolordusunun Balkan Savaşı'nda girdiği ilk muharebe olup Osmanlı zaferi ile sonuçlansa da bu muharebedeki bazı hatalar hemen ardından girişilen Gribova Muharebesi'ndeki yenilgi bu başarının kullanılamamasına neden olmuştur.

Birinci Yanya Muharebeleri, Birinci Balkan Savaşı sırasında Pista Muharebesi akabinde Yunanların doğrudan Osmanlı Yanya Kolordusundan Yanya Kalesi'ni almak için yaptığı saldırılardır. Yunanların Manalusa Muharebesi'nde zorlukla kazandığı küçük ilerleme haricinde muharebeler Osmanlı lehine sonuçlanmış hatta Osmanlılar asker kaybı pahasına firarlara rağmen Epir Ordusundan bir kısım ek topraklar kazanmış ve Yanya Kalesi üzerindeki saldırılar geçici sürede olsa engellenmiştir.