İçeriğe atla

Maydos Kilisetepe Höyüğü

Arkeolojik Höyük
Adı:Maydos Kilisetepe Höyüğü
il:Çanakkale
İlçe:Eceabat
Köy:Merkez
Türü:Höyük
Tahribat:Yapılaşma, yol[1]
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:5149 / 1
Tescil tarihi:05.02.1999
Araştırma yöntemi:Kazı

Maydos Kilisetepe Höyüğü, Çanakkale İli sınırları içinde, Gelibolu Yarımadası'nın Çanakkale Boğazı'na bakan tarafında, Eceabat İlçesi içinde yer alan bir höyüktür. Maydos Kale olarak da bilinmektedir. Tepe üzerinde Çanakkale Savaşı sırasında tahrip olan bir Orta Çağ kalesinin kalıntıları vardır.[2] Tepe, 200 x 180 metre boyutlarında ve 33 metre yüksekliktedir. Günümüzde denizden yaklaşık olarak 200 metre ilçeride bulunmaktadır.[3]

Araştırmalar

Höyük 1982 yılında Mehmet Özdoğan tarafından yürütülen yüzey araştırmalarında saptanmıştır ve ayrıntılı olarak incelenmiştir.[2] Höyükte kazı yapılmasına 2010 yılında Bakanlar Kurulunca karar verilmiştir. Bu kararda kazının Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden Doç. Dr. Göksel Sazcı başkanlığındaki bir ekipçe yürütülmesi öngörülmektedir.[4] Kazı çalışmalarında özellikle üzerinde durulan konu Erken Tunç Çağı – Orta Tunç Çağı geçiş evresine tarihlenen tabakaların araştırılmasıdır. Bu evre Troya çalışmalarında iyi anlaşılamamış bir evredir.[3]

Tabakalanma

Yüzeyden toplanan çanak çömlek buluntularına göre höyüğün Kalkolitik Çağ'dan Orta Çağ'a kadar kesintisiz iskan gördüğü anlaşılmaktadır. Mehmet Özdoğan Troya'daki tabakalanmanın benzer biçiminin burada da var olduğunu belirtmektedir. Çok geniş bir alana yayılan yerleşmenin Troya büyüklüğüne yakın olduğu öne sürülmektedir. Batı kesimde toprak çekilmesiyle oluşan kesitte en az 6 metre dolgu gösteren Troya III. – V. tabakaları olduğu görülmektedir. Tüm buluntulara dayanılarak Kilisetepe'nin Gelibolu Yarımadası'nın en büyük Erken Tunç Çağı yerleşimi olduğu anlaşılmaktadır.[2]

Diğer yandan 2011 kazılarında yüzey toprağı prehistorik dönemden Osmanlı dönemine kadar her çağdan malzeme vermektedir.[5] En üstten itibaren Bizans, Roma, Klasik, Arkaik, Geometrik dönem ve yangın geçirmiş Demir Çağı tabakaları ile Tunç Çağı tabakası belirlenmiştir.[6]

Buluntular

Yüzey araştırmalarında, batı kesimdeki kesitte Troya II. - V. tabakalarına tarihlenen 3 metre kalınlıktaki bir dolguda taş mimari kalıntılar vardır. Çanak çömlek buluntuları Erken Tunç Çağı II. ve III. evreler ile Orta Tunç Çağı'na geçiş (Troya I. – V. tabakaları) tarihlenen mallardır.[2]

Kazı çalışmalarında, yüzeyin hemen altında ortaya çıkarılan yakın zamana ait insan kemiklerinin, tepedeki ve yamaçtaki şapelle ilişkili din adamlarına ait olabileceği kabul edilmektedir.[3]

Açmalardan birinde, yangın izleri görülen kalın bir tabakada "Barbar malı" olarak adlandırılan çok sayıda üzeri parmak baskılı plastik bantlarla bezeli seramik parçaları ele geçmiştir. Barbar malı, Balkan Kavimleri'nin göçlerine denk gelen Troya VIIb Dönemi'ni karakterize eden bir seramik türüdür. Elde yapılmış, koyu renkli, kaba bir mal türüdür.[7]

Tahribat durumu

Tepenin güneybatı kesimine civardaki dolgunun tümüyle tahrip olmasına yol açan bir su deposu inşa edilmiştir. Su deposu için yapılan yol tepeyi dolaşıp üste ulaşmakta ve depoya varmaktadır. Burada kaçak kazı çukurları da bulunmaktadır. Tepenin kuzey eteğinde ise konut yapılaşması vardır. Batı kesiminden de, ovayla aynı düzeye gelecek ölçüde toprak çekilmiştir.[2]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 27 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Eylül 2012. 
  2. ^ a b c d e "TAY - Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Eylül 2012. 
  3. ^ a b c 33. Kazı Sonuçları Toplantısı (2011) Cilt 1, Sh.: 390
  4. ^ "comu.edu.tr". 30 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Eylül 2012. 
  5. ^ 33. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 391
  6. ^ 33. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 392
  7. ^ 33. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 393-395

İlgili Araştırma Makaleleri

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Toptepe Höyüğü, Trakya Bölgesi'nde Tekirdağ İl merkezinin doğusunda, Marmaraereğlisi'nin 4 km. batısında yer alan bir höyüktür. İlk yerleşim 70 metre genişlikteki denize doğru uzanan kayalık bir burun üzerinde kurulmuştur. Burnun iki yanındaki küçük koylar, bu balıkçı topluluğun kayık ya da sallarını çektikleri koylardı. Höyüğün hemen yanında küçük bir pınar vardır.

<span class="mw-page-title-main">Demircihöyük</span>

Demircihöyük, Bilecik il merkezinin yaklaşık olarak 25 km. batısında, Çukurhisar ilçesinin kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Eskişehir Ovası'nın batı kenarındaki höyük 80 metre çapında, 5 metre yüksekliktedir. Yerleşim gördüğü dönemlerde genişlik ve yüksekliğinin çok daha fazla olduğu yapılan sondajlardan anlaşılmaktadır. Buluntular Eskişehir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Haydardere, bir kıvrım yaparak tepenin kuzeyinden ve batısından geçmektedir. Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs tahribata neden olmuştur. Tümülüs, 38 metre çapında bir çevre duvarı üstüne kurulmuş olup, höyüğün eteklerinden alınan toprakla doldurulmuştur. Oluşan tepenin 19. yüzyıl sonlarında bölgeyi bir süreliğine işgal eden Rus kuvvetleri tarafından hazine aramak için düzleştirilmiş olduğu düşünülmektedir.

Küllüoba Höyüğü, Eskişehir İl merkezinin 35 km. güneydoğusunda, Seyitgazi İlçesi'nin 15 km. kuzeydoğusunda, Yenikent Köyü'nün 1.300 metre güneyindedir. Tepe, 300 x 150 metre ölçülerinde, 10 metre yükseklikte bir tepedir. Frigya dağlık bölgesinin kuzeyinde, yukarı Sakarya ovalarının batısında yer almaktadır. Ankara, Konya ve Afyon civarından gelen tüm doğal ulaşım hatları Küllüoba'nın bulunduğu bölgede birleşmektedir ve buradan batıya, Eskişehir, İznik, İnegöl ovalarına uzanır. Bu batıya giden yollar, Kuzey Ege, Güney Marmara, dolayısıyla Balkanlar'a devam eder.

Beşik - Yassıtepe Höyüğü, Çanakkale İl merkezinin güneydoğusunda, Yeniköy'ün yaklaşık olarak 2 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Troya'dan 7 km. mesafededir. Bu konumuyla doğal olarak Troya'nın uydu yerleşimlerinden biri olarak görülmektedir. Beşige Koyu kuzeyinde küçük bir burun üzerindedir.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Karahöyük 1, Konya İl merkezinin yaklaşık 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Konya il sınırları içinde birden fazla Karahöyük adlı yerleşim olduğu için bu höyük Karahöyük 1 olarak geçmektedir. Biri büyükçe olan on bir tepecikten oluşur. Bu tepeler üzerindeki yerleşim 1.000 x 500 metre genişliğe ulaşmaktadır. Açmalardan birinde 29 metrede ana toprağa ulaşılması, kalın bir dolgu tabakası altında olduğunu göstermektedir.

Kanlıgeçit Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 500 metre güneyinde, Haydar Dere'nin iki yanında yer alan bir höyüktür. Aşağı Pınar Höyüğü'nün 300 metre kadar batısındadır. Demiryolu ve Haydar Dere tarafından üçe bölünen höyüğün bu parçaları Kanlıgeçit Kuzey, Kanlıgeçit Doğu ve Kanlıgeçit Güney olarak adlandırılmıştır. Kanlıgeçit Kuzey nekropol alanı olup yayvan bir tepe görünümümdedir.

Eskiyapar Höyük, Çorum İl merkezinin güneyinde, Alaca İlçesi'nin 6 km. batısında, eski Eskiyapar Köyü altında, Hüseyinabad Ovası'nda yer alan bir höyüktür. Tarım, yapılaşma gibi nedenlerle köyün yol açtığı tahribatı önlemek ve kazı çalışmalarına olanak vermek için 1983-84 yıllarında köy taşınarak höyük açılmıştır. Tepe, 350 metreye varan çapı ile bölgenin büyük höyüklerinden biri olup 13 metre yüksekliktedir. Konum olarak Alacahöyük, Boğazköy ve Şapinuva (Ortaköy) gibi önemli Hitit merkezlerinin neredeyse geometrik ortasındadır.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Salat Cami Yanı, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi'nin yaklaşık 20 km. doğusunda, Dicle'nin bir kolu olan Salat Çayı kıyısında yer alan bir höyüktür. Höyükteki Neolitik yerleşim alanı 220 x 130 metrelik bir alana yayılmıştır. Kazı çalışmaları başlamadan önce höyükten sürekli olarak toprak alınması ve yapılaşma sonucunda tepenin büyük bir kısmı ortadan silinmişti.

Gavurtepe Höyük, Manisa İl merkezinin güneydoğusunda, Alaşehir İlçesi'nin güneybatısında, Gediz Ovası'nda Sarıkız Çayı'nın batı yakasında yer alan bir höyüktür. Yamaçları oldukça dik ve sarp bir tepedir. Bulunduğu yer olarak, hem batı kesimindeki yerleşimlerle, hem de Hitit topraklarının batı yerleşimleriyle ulaşım sağlayabilecek konumda görünmektedir. Öte yandan Gediz Vadisi üzerinden Balıkesir ve Denizli ulaşımları üzerindedir.

Hanay Tepe Höyüğü, Çanakkale il merkezinin güneydoğusunda, Kemerdere Vadisi'nin Menderes Ovası'na açıldığı yerde, Ezine İlçesi'nin yaklaşık 20 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda Bozköy - Hanaytepe olarak geçmektedir.

Karaağaçtepe Höyüğü, Çanakkale il merkezinin güneybatısında, Seddülbahir Köyü'nün yaklaşık olarak 3 km. kuzey-kuzeydoğusunda, Morto Koyu'ndan 1 km. mesafede, Kirte Deresi'nin sağ tarafında yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda, Heinrich Schliemann tarafından bu şekilde tanımlanmış olmasına dayanılarak Protesilaos Tümülüsü olarak da görülmektedir. Tepe, 100 metre çapında olup 8 metre yüksekliktedir. Günümüzde sahilden 1 km. kadar içeride olan Höyük'ün iskan edildiği dönemde deniz kenarında olduğu belirtilmektedir.

Kalanuro Tepesi, Çanakkale ilinde, Gelibolu İlçe merkezinin 8 km. güneybatısında, Sütlüce Köyü'nün 3 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Denizden 50 metre mesafede, Münip Bey Deresi'nin kuzey kenarında bir burun üzerindedir. Höyüğün eteklerinde iki tatlı su kaynağı vardır. Mehmet Özdoğan'ın bölgede yaptığı yüzey araştırmaları sırasında 1982 yılında tespit edilmiştir. Yüzeyden toplanan çanak çömlek buluntularına göre höyüğün Geç Kalkolitik Çağ'dan Klasik Dönem'e kadar iskan gördüğü anlaşılmaktadır. Höyüğün tepesinde Erken Tunç Çağı II. evre çanak çömleği bulunmuştur. Bu tabakanın oldukça kalın bir dolgu verdiği belirtilmektedir. Dilğer yandan Kumluca Ib ve Erken Demir Çağı buluntuları da ele geçmiştir.

Hacılartepe Höyüğü, Bursa il merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin güneyinde Örnekköy Köyü'nün yaklaşık olarak 1 km. batı-kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Ilıpınar Höyüğü'nün 750 metre güneydoğusundadır. Tepe, 150 x 4 metre boyutlarında çok küçük ve uzun bir yükseltidir.

Kandilli / Bahçehisar Höyüğü, Bilecik il merkezinin güney-güneydoğusunda, Kandilli Köyü'nün 4,3 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Eskişehir Ovası'nın batı kesimindeki tepe, ova seviyesinden 7,5 km. yükseklikte 400 metre uzunlukta oval biçimlidir. Bu ölçüyle bölgenin en büyük höyüklerinden biridir. Kuzey kesimi daha yüksek olup yukarı kent izlenimi vermektedir. Arkeoloji yayınlarında yakınındaki köyün adıyla Kandilli olarak geçmektedir. Turan Efe ise yerleşmeyi, yerel adlandırma olan Bahçehisar adıyla vermektedir.

Tilkiburnu Höyüğü, Kırklareli il merkezinin yaklaşık olarak 18 km. güneyinde, Babaeski İlçesi'ne 17 km. mesafede, Nacak Köyü'nün 750 metre doğusunda yer alan bir höyüktür. Şeytanderesi'nin doğu yakasındadır. Çanak çömlek dağılımına göre yerleşmenin 180 x 130 metrelik bir alana yayılmış olduğu ileri sürülmektedir. Kültür toprağının kalınlığı bir metredir.

Karayavşan Höyüğü, Ankara il merkezinin güneybatısında, Polatlı İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Karayavşan Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Polatlı – Haymana kara yolunun hemen kuzeyindedir. Tepe, 13 metre yükseklikte orta boy bir höyüktür.