
Callisto, Jüpiter'in doğal uydularından biridir. Büyüklükte Jüpiter'in uyduları arasında ikinci, Güneş Sistemi'ndeki tüm uydular arasında üçüncü sırayı alır. 7 Ocak 1610 tarihinde Galileo Galilei tarafından bulundu ve o dönemde tanımlanan 4 Galilei uydusu içinde gezegene en uzaktaki olması nedeniyle Jüpiter'in 'IV' numaralı uydusu olarak adlandırılmıştır. Diğer Galilei uyduları ile yörüngesel rezonansda olmayan tek Galilei uydusudur. Güneş Sistemi'nde, üzerinde en çok krater bulunan gök cismidir. Yüzeyi son 4 milyar yıldır hiç değişmemiştir.

Amalthea, Jüpiter'in doğal uydularından biridir. Düzenli iç yörünge grubunun üyesidir. Galilei uydularından sonra ilk bulunan Jüpiter uydusudur. Bu nedenle 'Jüpiter V' adını almıştır.

951 Gaspra 30 Temmuz 1916'da G. Neujmin tarafından Rechen Enstitüsü, Simeis'te keşfedilen, asteroid kuşağı asteroidi. Galileo uzay aracı tarafından ziyaret edilmiştir. Güneş'ten ortalama olarak 330 milyon km uzaklıktadır. Boyutları 19x11x10 km'dir yani bu asteroid bir sosise benziyor da denebilir. Diğer asteroidlerden farklı ve ilginç bir şekilde bu asteroidin kuvvetli bir manyetik alanı bulunmaktadır.

10 Hygiea, Güneş Sistemindeki Asteroit kuşağında bulunan, hacim ve kütle bakımından dördüncü en büyük gök cismidir. Çapı 350–500 km arasında değişir ve kütlesi asteroit kuşağının toplam kütlesinin % 2,9'unu oluşturur. Karbonlu yüzeye sahip koyu C-tipi asteroitler sınıfının en büyüğüdür.

2060 Chiron, Dış Güneş Sistemi'nde Satürn ve Uranüs arasında yörüngede olan bir küçük Güneş Sistemi cismidir. Charles T. Kowal tarafından 1977 yılında keşfedilen cisim, Centaur cisimleri olarak bilinen yeni bir nesne sınıfının ilk tanımlanmış üyesidir. İlk önceleri asteroit olarak sınıflandırılmış ancak daha sonra aslında kuyruklu yıldız olduğu konusunda tartışma açılmıştır. Günümüzde her iki sınıfta da yer almaktadır. Chiron, adını Yunan mitolojisindeki centaur Chiron'dan almıştır.

Neptün'ün bilinen 16 uydusu vardır. Bunların içinde açık farkla en büyüğü; William Lassell tarafından, Neptün'ün keşfinden sadece 17 gün sonra gözlenen, Neptün etrafında dönen toplam kütlenin %99.5'ini oluşturan, ve ayrıca küresel şekle sahip olabilecek kadar kütleye sahip tek gök cismi olan, Triton'dur. İstisnai olarak, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm uydulara göre ters yönde bir yörüngeye sahiptir. Bu özelliği onun olduğu yerde oluşmadığını, Neptün tarafından yakalandığını gösteriyor. Eski bir Kuiper kuşağı cüce gezegeni olabilir. Triton yörüngesinde eş zamanlı olarak döner, yani Neptün'e hep aynı yüzü dönüktür. Gelgit ivmelenmesi nedeniyle de gezegenine gitgide yaklaşmaktadır, 3.6 milyar yıl sonra Roche limitine ulaştığında da parçalanarak yok olacaktır. 1989'da yaklaşık −235 °C sıcaklığıyla Triton,. Güneş Sistemi'ndeki en soğuk gök cismiydi.

Bir Kirkwood boşluğu, ana kuşak asteroitlerin yörüngelerinin yarı büyük eksenlerinin dağılımındaki bir boşluk veya çukurdur. Jüpiter ile yörüngesel rezonansların konumlarına karşılık gelirler.
Dünyadaki yaşamın evrimsel tarihi, fosil ya da günümüz yaşayan canlı organizmaların evrildiği süreçlerin izlerini takip eder. Yaşamın evrimsel tarihi, yeryüzünde yaşamın kökeninden, günümüzden yaklaşık 4,5 milyar yıl önceki bir tarihten, günümüze kadar uzanmaktadır. Günümüz tüm canlı türleri arasındaki benzerlikler, bilinen tüm canlı türlerin, evrim süreçleri içinde giderek birbirlerinden ayrıldığı ortak bir ataya sahip olduklarına işaret etmektedir.

Uranüs, güneş sisteminin yedinci gezegenidir ve bilinen 28 doğal uydusu vardır. Bu uydulara William Shakespeare ve Alexander Pope'un eserlerindeki karakterlerin isimleri verilmiştir. Titania ve Oberon adı verilen ilk iki uydu 1787 yılında İngiliz astronom William Herschel tarafından keşfedilmiştir. Bu keşifleri 1851 yılında William Lassell tarafından ve 1948 yılında Gerard Kuiper (Miranda) tarafından keşfedilen üç hidrostatik dengeye sahip uydu izlemiştir. Bu beş uydu gezegensel kütleye sahiptir ama güneşin etrafında dönmedikleri için cüce gezegen kategorisine alınmazlar. Kalan uydular 1985 sonrasında Voyager 2 uzay aracı ve dünya merkezli teleskoplar tarafından keşfedilmiştir.

Portia, Uranüs'ün iç uydusudur. 3 Ocak 1986'da Voyager 2 tarafından çekilen görüntülerden keşfedildi ve S/1986 U 1 geçici adı verildi. Uydu, adını William Shakespeare'in Venedik Taciri adlı oyununun kahramanı Portia'dan almıştır. Ayrıca Uranüs XII olarak da adlandırılır.

Bianca Uranüs'ün iç uydularından biridir. 23 Ocak 1986'da Voyager 2 tarafından çekilen görüntüler sayesinde keşfedildi ve geçici olarak S/1986 U 9 olarak adlandırıldı. Daha sonra uyduya, Shakespeare'in Hırçın Kız adlı oyunundaki Katherine'in kız kardeşinin ismi verilmiştir. Ayrıca Uranüs VIII olarak da bilinir.

Rosalind, Uranüs'ün iç uydularından biridir. 13 Ocak 1986'da Voyager 2 tarafından çekilen görüntülerden keşfedilmiş ve geçici olarak S/1986 U 4 adı verilmiştir. William Shakespeare'in Size Nasıl Geliyorsa adlı oyununda sürgüne gönderilen Dük'ün kızı olan Rosalind'in adını almıştır.
Robin M. Canup Amerikalı bir astrofizikçidir. Ana araştırma alanı gezegenlerin ve uyduların kökenleri ile ilgilidir. 2003 yılında Canup, Harold C. Urey Ödülü'ne layık görüldü.

Fortuna, en büyük ana kuşak asteroitlerinden biridir. John Russell Hind tarafından 22 Ağustos 1852'de keşfedildi ve adını Roma şans tanrıçası Fortuna'dan aldı. 1 Ceres'e benzer bir bileşime sahiptir; tholinler de dahil ilkel organik bileşiklerden oluşan, yoğun şekilde uzay etkisine maruz kalmış koyu renkli bir yüzeyi vardır.

Melpomene, büyük bir parlak ana kuşak asteroittir. JR Hind tarafından 24 Haziran 1852 tarihinde keşfedilmiştir. Adını Yunan mitolojisinde trajedi müzü Melpomene'den alır. S-tipi bir asteroit olarak sınıflandırılır. Silikatlar ve metallerden oluşur.
ICARUS, gezegen bilimi hakkında makaleler yazan bilimsel bir dergi. Resmî olarak Amerikan Astronomi Topluluğu'nun Gezegen Bilimleri Bölümü (DPS) tarafından onaylanmıştır. Dergi içinde; astronomi, jeoloji, meteoroloji, fizik, kimya, biyoloji ve Güneş Sistemi veya güneş dışı sistemlerin diğer bilimsel yönleriyle ilgili araştırmaların sonuçlarını içeren makaleler bulunmaktadır.

Pomona 81 kilometre (50 mi) çapında taşsı bir ana kuşak asteroitidir. Alman-Fransız gök bilimci Hermann Mayer Salomon Goldschmidt tarafından 26 Ekim 1854 tarihinde keşfedilmiş ve adını Roma mitolojisiinde meyve ağaçları tanrıçası olan Pōmōna'dan almıştır.
113 Amalthea, yaklaşık 50 kilometre (31 mi) çapında, asteroit kuşağının iç bölgelerinden gelen taşlı bir Florian asteroit ve ikili sistemdir. 12 Mart 1871'de Alman astronom Robert Luther tarafından Almanya'nın Düsseldorf kentindeki Bilk Gözlemevi'nde keşfedildi. Uzatılmış S-tipi asteroitin dönüş süresi 9,95 saattir. Adını Yunan mitolojisindeki Amalthea'dan almıştır. Amalthea'nın sözde bir uydusu Temmuz 2017'de duyuruldu, ancak daha sonra Temmuz 2021'de yazılım hatası olduğu anlaşıldı.
Concordia, 4,44 yıllık bir periyotla, 2,7 AU'luk bir yarı ana eksene ve 0,043'lük düşük bir eksantrikliğe sahip oldukça büyük bir ana asteroit kuşağı asteroididir. C-tipi bir asteroit olarak sınıflandırılır, yani yüzeyi çok karanlıktır ve bileşimi muhtemelen karbonludur.

Erato, asteroid kuşağının dış bölgesinden; yaklaşık 95 kilometre çapında, karbonlu bir Themis asteroitidir. 2004–2005 dönemindeki fotometrik ölçümlere göre, büyüklük olarak 0,116±0,005 genlik ile 9,2213±0,0007 saatlik bir dönme periyodu gözlemlendi.