
Antik Roma, MÖ 9. yüzyılda İtalya Yarımadası'nda kurulan Roma şehir devletinden doğarak tüm Akdeniz'i çevreleyen bir imparatorluk hâline gelen medeniyetin adıdır. Yaklaşık 2.200 yıl boyunca varlığını sürdürmüş olan Roma uygarlığı bir monarşiden oligarşi ve cumhuriyetin bileşimi bir demokrasiye ve daha sonra da otokratik bir imparatorluğa dönüşmüştür.

Latium Batı İtalya'da bulunan, Antik Roma'ya başkentlik yapmış olan Roma'nın kurulduğu bölge. Latium ilkin verimli volkanik topraklardan oluşan küçük bir araziydi. Bölgeyi Latinler iskan etmiştir. Tiber Nehri'nin sol şeridinde, kuzeyde Anio Nehri'ne ve güneydoğusu boyunca Pomptina Palus'a, en güneyde ise Circeius Dağı'na uzanan bölgede lokalizasyonu yapılmıştır. Tiber'in sağ şeridi Etrüsk şehri Veii ve diğer sınırlar da diğer İtalik kavimerce çevrelenmiştir. Roma sırasıyla önce Veii'yi ve onun İtalik komşularını mağlup ederek sınırlarını kuzeydoğuda Apenninus Dağlarına kadar, güneydoğuda ise Pomptina'ya kadar genişletmiştir. Günümüzdeki ardılı Lazio hala büyük bir şehir olsa da antik Latium'un yarısı kadar dahi değildir.

İtalik diller, bilinen ilk üyeleri MÖ 1. milenyumda İtalyan Yarımadası'nda konuşulmuş olan bir Hint-Avrupa dil ailesi koludur. Eski dillerinin en önemlisi, milattan önce diğer İtalik halkları fetheden Antik Roma'nın resmi dili olan Latinceydi. Diğer İtalik diller; MS ilk yüzyıllarda, konuşanları Roma İmparatorluğu'nda asimile olduğundan ve Latinceye kaydıklarından dolayı yok oldu. MS 3. ve 8. yy. arasında Halk Latincesi, günümüzde ana dil olarak konuşulan tek İtalik dil grubu olan Latin (Romen) dillerine ayrıldı, ayrıca Edebi Latince de hayatta kaldı. Latincenin yanında bilinen diğer antik İtalik dilleri; Faliskçe, Umbriyaca ve Oskanca ve Güney Pikencedir. Yarımadada konuşulmuş ve sınıflandırması tartışmalı olan diğer İtalik diller Venetçe ve Sikulcadır. Uzun zaman önce yok olmuş bu diller, yalnızca arkeolojik bulgulardaki birkaç yazıttan bilinmektedir.

Latinler, bugünkü Lazio'ya tekâbül eden bölgede yaşamış olan eski bir İtalik halk. Bağımsız şehir devletlerinde yaşamışlarsa da, ortak bir dilleri (Latince), ortak dinî inançları ve yakın akrabalıkları vardı. Aeneas'ın kayınpederi Latinus'un torunları olduklarına inanırlardı. Latin şehirleri birbirleriyle ticaret yapmak ve birbirlerinin şehirlerinde ikamet etmek için ortak haklar geliştirmişlerdi. Antik Roma'nın toprak talepleri diğer Latinleri MÖ 341'de Roma'ya karşı birleştirmiş, ancak zafer Roma'nın olmuştu. Sonuç olarak Latin devletlerinin bazıları Roma devletine bağlanmış ve halklarına da Roma vatandaşlığı verilmişti. Kalanlar ise Roma müttefiki olmuş ve bazı imtiyazlar elde etmişlerdir. Roma'nın İtalya'da genişlemesiyle 'Latin' kelimesi etnik bir terim ve hukukî bir kategori haline gelmiştir. Günümüzün Latin halkları ise İtalyanlar, İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve Rumenlerdir.

Klasik antik çağ, MÖ 8. yüzyıl ile MS 5. yüzyıl arasındaki Greko-Romen dünyası denen, Antik Yunanistan ve Antik Roma'nın iç içe geçmiş uygarlıklarını kapsayan, Akdeniz merkezli kültürel tarih dönemidir. Bu çağ, hem Yunan hem de Roma toplumlarının geliştiği ve Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya'nın büyük bölümünü etkileyen bir dönemdir.

Kolhis ya da Kolhis Krallığı, Karadeniz'in doğu kıyılarında, bugünkü Gürcistan'ın batısında kurulmuş Antik Çağ krallığıdır.

Latino-Faliskan veya Latin-Falisk dilleri, Hint-Avrupa dil ailesinin İtalik koluna ait bir dil grubudur. MÖ 1. milenyumun başlarında İtalya'da yaşayan Latin-Falisk halkları tarafından konuşulmuştur.

Venetler, Romalılar döneminde Aremorica olarak bilinen, günümüz Fransası'nın Bretonya yarımadasında yaşamış olan Kelt kökenli, denizci kabile. Günümüzdeki Vannes şehri, ismini bu kabileden alır.

Teramo İtalya'da Abruzzo bölgesinin merkezi ve aynı adı taşıyan Teramo ili merkezi olan bir kenti ve bir komundur.

Şamaş Tableti, 1881'de Güney Irak'taki antik Babil şehri Sippar'dan keşfedilen taş bir tablettir. Günümüzde British Museum'un antik Orta Doğu koleksiyonunun önemli bir parçası olarak sergilenmektedir. Kral Nabu-apla-iddina'nın yaklaşık olarak MÖ 888-855 tarihlerindeki saltanatına tarihlenmektedir.

Osko-Umbriya, Sabelik veya Sabel dilleri, Antik Roma'nın gücünün genişlemesiyle yerini Latinceye bırakmadan önce Osko-Umbriyalılar tarafından Merkez ve Güney İtalya'da konuşulmuş Hint-Avrupa dilleri olan İtalik dillerin soyu tükenmiş bir grubudur. Yazılı tasdikleri MÖ 1. milenyumun ortasından MS 1. milenyumun ilk yüzyıllarına kadar gelişmiştir. Diller neredeyse sadece yazıtlardan - özellikle Oskanca ve Umbriyaca - biliniyor ama Latincede bazı Osko-Umbriyaca alıntı kelimeler de var. Oskanca ve Umbriyaca'nın iki ana kolunun yanında Güney Pikence, Sabel dillerinin üçüncü bir kolunu gösterebilir. Tüm dilsel Sabel bölgesi bir lehçe sürekliliği olarak da kabul edilebilir. "Küçük lehçelerin" çoğundan elde edilen kanıtların azlığı, bu tespitleri yapmanın zorluğuna katkıda bulunuyor.

Umbriyaca, eski İtalyan bölgesi Umbriya'da Umbri tarafından konuşulmuş olan soyu tükenmiş bir İtalik dildir. İtalik diller içinde, Oskan grubuyla yakından ilişkilidir ve bu yüzden de - modern bilimde genellikle yerine Sabel kullanılan - Osko-Umbriya dilleri grubunda onunla ilişkilendirilir. Bu sınıflandırma ilk kez formülleştirildiğinden beri, eski İtalya'daki bir dizi başka dilin Umbriyaca ile daha yakından ilişkili olduğu keşfedildi. Bu nedenle bir grup - Umbriya dilleri - onları içerecek şekilde tasarlandı.
Marsi; 19. yüzyılın sonlarında tarım arazisi için boşaltılan Fucinus Gölü'nün doğu kıyısındaki Marruvium'u merkez edinen, Eski İtalya'daki bir İtalik halktı. Yaşadıkları bölge bugün Marsica olarak adlandırılıyor. Roma Cumhuriyeti döneminde bölge halkı şimdi Marsice olarak adlandırılan bir dili konuşuyordu. Birkaç yazıt ve açımlama (glos) ile tasdiklenmiştir. LINGUIST List, onu Umbriya dil grubuna dahil ediyor.
Pelinyi veya Paeligni; bugün Merkez İtalya, Abruzzo'da olan Peligna Vadisi'nde yaşamış olan bir İtalik kabileydi.

Hernikler veya Hernici; Antik İtalya'da, güney sınırlarında Volski ve kuzey sınırlarında Ekler (Aequi) ile Marsi olmak üzere Fucine Gölü ve Sacco Nehri (Trerus) arasındaki Latium'da yaşamış olan bir İtalik kabileydi.

Faliskçe veya Faliskanca, Güney Etrürya'da yaşamış antik Falisklerin (Falisci) konuştuğu soyu tükenmiş bir İtalik dildir. Latince ile birlikte, İtalik dillerin Latin-Falisk grubunu oluşturur. Dilin - Latincenin yavaş yavaş nüfuz etmesiyle birlikte - en az MÖ 150'ye kadar devam etmiş olması muhtemel görünmektedir.

Vestince, Roma Cumhuriyeti'nden kalan yalnızca iki yazıtla belgelenmiş soyu tükenmiş bir İtalik dildir. Antik çağda, o zamanlar Doğu-Merkez İtalya'daki Gran Sasso'dan Adriyatik Denizi'ne kadar, şimdiki Abruzzo bölgesinde yaşamış olan Vestinler (Vestini) tarafından konuşulduğu düşünülüyor. Vestini, Romalıların halk için kullandığı bir egzonimdir. Varsayılan dili, İtalik'ten öteye sınıflandırmak için yeterince kanıt bulunmamaktadır. Vestince, Roma'nın hemen doğusundaki Apeninler'in küçük bölgelerinde konuşulan ve genellikle "küçük lehçeler" diye adlandırılan az sayıdaki tasdiklenmiş İtalik dillerden biridir. Şu anda kesin sınıflandırmaları hakkında bir uzlaşma bulunmamaktadır.

Ekçe veya Aequi dili; Romalıların, Ekler (Aequi) ve Aequium sömürgecileri (Aequicoli) diye adlandırdığı, Kuzeydoğu Latium'un Alban Tepeleri'nde ve onların doğusundaki Merkez Apeninler'de yaşamış olan halk tarafından, erken ve orta Roma Cumhuriyeti döneminde yani yaklaşık MÖ 5. yüzyıldan Roma ordusuna yenilip ardından Romalılaştıkları MÖ 3. yüzyıla kadar konuşulduğu düşünülen soyu tükenmiş bir İtalik dildir. Bölge, Roma'dan gelen Latince konuşan kişiler tarafından yoğun bir şekilde kolonize edildiğinden oradaki yazıtların çoğu Latincedir. Farklı bir lehçede olduğu görülen iki tarihsiz yazıt; bilim insanları tarafından aslında, Roma öncesi kabilenin tümünün dilini temsil ettiği varsayımıyla Ekçe olarak adlandırılmıştır. Dilin, Hint-Avrupa dil ailesinin İtalik koluna ait olduğu bilgisinden fazlasını söylemek için yeterli metin bulunmamaktadır.

Volskice; Volski tarafından konuşulmuş, Oskanca ve Umbriyacayla yakından ilişkili olan bir Osko-Umbriya diliydi.
Eski İtalik yazıları veya Eski İtalik alfabeleri, MÖ 700 ile MÖ 100 yılları arasında İtalya Yarımadası'nda o dönemde konuşulan çeşitli diller tarafından kullanılan eski bir yazı sistemi ailesidir. En dikkate değer üyesi Etrüsk alfabesidir ki bu alfabe, bugün Türkçenin de dahil olduğu 100'den fazla dil tarafından kullanılan Latin alfabesinin de atasıdır. Kuzey Avrupa'da kullanılmış olan runik alfabelerin, bu alfabelerin birinden ayrı olarak MS 2. yy'da türediğine inanılıyor.