
Tevrat, İbrani Kutsal Kitabı'nın ilk beş kitabının, yani Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye kitaplarının derlemesidir.

Eski Ahit veya Eski Antlaşma, Kutsal Kitap'ın İbranice kaleme alınmış olan ilk kısmına Hristiyanların verdiği isimdir. Yahudilerin Tanah ve Müslümanların Tevrat ve Zebur olarak kabul ettikleri kitapları içinde barındırır. Kutsal Kitap'ın birinci yüzyılda Grekçe kaleme alınan yazılarına "Yeni Ahit" adı verildi. İnançlı Yahudilerce "Yeni Ahit" kabul edilmez. Toplam 39 bölümden oluşur. Eski Ahit; Tevrat, Tarihsel Kitaplar, Şiirsel Kitaplar, Peygamberlik Kitapları olarak 4 temel bölüme ayrılır.

Kitâb-ı Mukaddes, Mukaddes Kitap veya Kutsal Kitap, Eski Ahit ve Yeni Ahit'i kapsayan, Hristiyan inanışının temelini oluşturan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan kitaptır.

Tanah/Tanak, Yahudiliğin ana mukaddes metinlerini oluşturan kitapların kanonik bir koleksiyonudur. Hristiyanlar tarafından İbranice Mukaddes Kitap ya da Eski Ahit denir. Metinlerin neredeyse tamamı Kutsal İbranice ile yazılmış olup, ufak bir bölümü de Kutsal Aramiceyle yazılmıştır.

Süleyman'ın Mabedi veya Birinci Mabet,, günümüzde Kudüs'ün Eski Şehri'deki Tapınak Dağı'nda MÖ 964'te yapımına başlanmış ve MÖ 957'de bitirilmiş devasa bir Yahudi mabediydi. Adını bizzat yapım emrini veren Yehuda ve İsrail Krallığı kralı Süleyman'dan almıştır. Fakat bu mabede Yahudiler tarafınca Süleyman'ın Mabedi değil, "Mukaddes Ev" anlamına gelen Beit HaMiqdaş denir.

Yehuda Krallığı, Yakup'un 12 oğlundan biri olan Yehuda'nın, Güney Levant'ta kurduğu Yehuda kabilesinin gelişip monarşi sistemine dönüşmesi ile oluşmuş bir Demir Çağı krallığı. Birinci dönemde, Tevrat'a göre İsrail Krallığı'nın kralı Şaul'un ölümüyle Yehuda topraklarında bir krallık oluştu ve bu krallığın başında Yehuda kabilesinin lideri Davud geçti. Yedi yıl Yehuda'nın krallığını yaptıktan sonra İsrail Krallığını tekrar bir araya getirdi ve başkenti Kudüs yaptı. İkinci dönem ise Yehuda Krallığı dendiğinde akla ilk gelen dönemdir. MÖ 930'da Birleşik İsrail Krallığı ikiye bölündü. Davud'un torunu Rehoboam'ı kendilerine kral olarak seçmek istemeyen kuzeydeki on kabile kendi (ikinci) İsrail Krallığını oluşturdu ve güneydeki iki kabilenin krallığını yapan Rehoboam Yehuda Krallığı'nın lideri oldu. Bazen bölünmeden sonraki İsrail Krallığı'na Kuzey Krallığı Yehuda Krallığı'na da Güney Krallığı denir. Yehuda'nın varlığı MÖ 587 yılında II. Nebukadnezar önderliğindeki Babil İmparatorluğu'nun Kudüs Kuşatması ile son bulmuştur. Babillilerin bölgeyi fethiyle birinci Tapınak yıkıldı ve Yahudiler bölgeden sürüldü.

Birleşik İsrail Krallığı Tanah'ta anlatıldığı üzere İsrail topraklarında MÖ 1050 ve MÖ 930 yılları arasında var olmuş bir birleşik monarşiydi.

Yehoyakin, Babil kralı MÖ 6. yüzyılda kendisini tahtından edip sürgüne gönderene kadar Yehuda Krallığı'nın kralıydı. Yehoyakin hakkındaki bilgilerin çoğu Eski Ahit'ten gelmektedir. Irak'ta yapılan kazılar sonucu bulunan Yehoyakin'in İstihkak Tabletleri'yle Yehoyikan'ın varlığı su üstüne çıkarıldı. Bu tabletler Babil'in İştar Kapısı'nın yakınlarında bulunmuş olup tarihi yaklaşık MÖ 592'ye dayandırılır. Çivi yazısıyla yazılan tablette Yehoyakin'in ("Ya-'-ú-kinu") ve beş oğlunun Babil'deki yemek harçlığıyla ilgili bilgi mevcuttur. Babil kayıtlarıyla İbrani dini kayıtlar kıyaslandığında Yehoyakin'in sürgündeki süresi doğru bir şekilde hesaplanabilmektedir. Bir ölçüde, Kudüs'ün düşüşü MÖ 597'ye dayandırılabilir.

Yahudilikte Yeruşalim veya Yahudilikte Kudüs, MÖ 10. yüzyıldan beri Yahudilerin odağı ve ruhani merkezi olmuştur; 4 kutsal şehirden en kutsalıdır:
- "Üç bin yıl önce, tahta geçip on iki kabileyi bir araya getiren Davud, ulusları Kudüs'te birleştirilip İsrail'i oluşturuldu... Bin yıl boyunca Kudüs, özgür Yahudilerin, kraliyet ailesinin, yasama konseyinin ve mahkemelerin mekanını oluşturdu. Sürgünde, Yahudi ulusu antik başkentleriyle ilişkilendirildi. Yahudiler, her nerede olurlarsa olsunlar, şehrin yeniden kurulması için dua ettiler."
- "Yahudilerin Kudüs ile olan bağı asla kesilmedi. Üç milenya boyunca Kudüs, Yahudi inancının merkezi oldu ve nesiller boyunca sembolik değerini korudu."
- "Yahudilikte Kudüs'ün merkeziyeti o kadar güçlüdür ki seküler bir Yahudi dahi ona olan bağlılığını dile getirip onsuz modern bir İsrail Devleti düşünemez... Yahudiler için, sırf var olduğu için, Kudüs kutsaldır... Yine de Kudüs'ün kutsal karakteri üç bin yıl öncesine dayanır."
- "3000 yıl önce Davud Kudüs'ü başkent yaptığından beri şehir Yahudi varlığı açısından merkezi rol oynamaktadır."
- "Yahudiler için bu şehir üç bin yıl boyunca ruhani, kültürel ve ulusal yaşamın odağı olmuştur."
- "Kudüs 3000 yıl önce Yahudi halkının merkezi olmuştur."
- "Yahudi halkı kaçınılmaz bir şekilde Kudüs şehrine bağlıdır. Başka hiçbir şehir tarihte, politikada, kültürde, dinde, ulusal yaşamda ve halkın şuurunda Kudüs'ün yerini almamıştır. Yaklaşık MÖ 1000'lerde Kral Davud şehri Yahudi devletinin başkenti yaptığından beri Yahudi halkının ulusal kimliğinin en derin ifadesi olmuştur."
- Kudüs, Yahudi dini idrağına uzunca bir süredir yerleşmiştir ve Yahudiler, Samuel Kitabı ve Zebur'da anlatıldığı gibi, Kral Davud'un şehri ele geçirmek ve burada bir tapınak kurmak istemesini çalışmış ve kişiselleştirmişlerdir. Kral Davud'un Kudüs'e olan arzusu popüler dua ve şarkılarda yer bulmuştur. Yahudiler, Kudüs'ün ileride tüm insanoğlunun ibadet merkezi ve dünyanın ruhani başkenti olacağına inanmaktadır.
Krallar Kitabı, Kral David'in ölümünden Yekoniya'nın Babil'de esir düşmesine kadar geçen 400 yıllık sürede antik İsrail ve Yehuda krallıklarıyla ilgili hikâyeleri anlatır. Yeşu, Hâkimler ve Samuel kitaplarının bulunduğu bir dizi tarihsel kitabın sonuncusudur ve ana amacı Yahudi krallığın Babilliler tarafından neden yıkıldığını dini açıdan anlatmak ve sürgünden dönüşün temelini hazırlamaktı.

Hezekiel kitabı, Tanah'taki Son Peygamberlerin üçüncü kitabı olup Yeşaya ile Yeremya kitaplarından sonra ve On iki küçük peygamber kitaplarından önce gelir. Bu sıralama Hristiyanlık'taki Eski Ahit'ten biraz farklıdır. İsmini, görümlerinin kaydedildiği, MÖ 6. yüzyılda yaşamış rahip ve peygamber Hezekiel'den alır.
Hagay kitabı, Eski Ahit veya Tanah'ın, Küçük peygamberler veya "Onikiler" denen kitaplar dizisinde yer alır. İki konudan oluşan kısa bir kitaptır. Kitapta anlatılanların geçtiği tarih Tapınağın terar inşasından önce MÖ 520 civarıdır. Bu dönemde, Yahudilerin topraklarına dönmesine yardım eden Zerubbabel gibi Pers kralları yaşamıştır.
Zekeriya kitabı, Tanah ve Kutsal Kitap'taki oniki küçük peygamber kitaplarından sondan bir öncekidir ve peygamber Zekeriya'ya dayandırılmaktadır.
Ağıtlar kitabı peygamber Yeremya tarafından şiirsel bir kitap olarak yazılan Tanah'ın Ketuvim kitabında bir metindir. MÖ 6. yüzyılda Kudüs ve Tapınağın yıkılmasına karşı tutulan yasla ilgilidir.
Daniel kitabı, Tanah'ın Ketuvim kitabına bağlı bir metindir. Daniel kitabında, kendisinin ve Yehudalı yandaşlarının Babil'e sürgüne gönderildiği ve burada Nebukadnezar'ın nazarında iyi yerlere gelindiği anlatılır. Saray hikâyeleri, Nebukanezar, Belşazzar ve Medli Darius'un iktidarlık dönemlerini kapsar. Kitap, dört "ilahi" kehanet görümleriyle son bulur.
Nehemya kitabı, Tanah'ın Ketuvim kitabında bulunan bir metindir. Büyük ölçüde birinci tekil kişinin anıları olarak aktarılır. Kitapta, Pers sarayı yetkilisi bir Yahudi olan Nehemya'nın Kudüs duvarlarını ördürttüğü, şehre olan bağlılığı ve şehir halkının Tanrı'nın kanunlarına olan bağlılığı anlatılır. Kitapta anlatılanlar MÖ 5. yüzyılın ikinci yarısında geçmektedir. Ezra kitabıyla birlikte, Tanah'taki tarihi metinlerin sonuncusunu oluşturmaktadır.

Belşazzar'ın Ziyafeti, Rembrandt'ın Babil'in son kralı Belşazzar'ı resmettiği büyük ebatlı yağlı boya tablodur.

Babil ya da Babylon, Irak'ın başkenti Bağdat'ın güneyinde yer alan antik şehirdir. Babil'in Asma Bahçeleri antik dünyanın yedi harikasından biri oldu. İştar Kapısı da kentin öne çıkan simgelerinden biriydi.
Yahudiliğin kökenleri, özellikle çok tanrılı antik Kenan dininden evrimleşen, daha sonra Babil diniyle birlikte var olan ve Babil inancının unsurlarını, Tanah'ın erken peygamberlik dönemi kitaplarında yansıtıldığı gibi Yahova'ya ibadete bağlayarak bir araya getiren (Synkretizm), çok tanrılı antik Sami dinlerinin ortasındaki Tunç Çağı'na uzanır.

Babil'in Düşüşü, Yeni Babil İmparatorluğu'nun M.Ö. 539 yılında Ahameniş İmparatorluğu tarafından fethedilmesiyle meydana gelen çöküşünü ifade eder. Bu olay, M.Ö. 556 yılında genç kral Labaşi-Marduk'u devirerek tahta çıkan Nabonidus'un (Nabû-na'id) saltanatının sonunu işaret ediyordu. Nabonidus yönetimi sık sık askeri yetenekleriyle tanınan ancak siyasi becerileri zayıf olan oğlu Belşazzar'a devretti. Sonuç olarak, rahipler ve askeri sınıf da dahil olmak üzere Babil toplumunun pek çok üyesi tarafından sevilmiyordu.