
Karaca Ahmet Sultan, Hacı Bektaş Veli’nin yanında dervişlik hizmeti yaptı. Üsküdar sınırları içinde, Gündoğumu Caddesi ile Nuhkuyusu Caddesi'nin birleştiği köşede "Karacaahmet Sultan Dergahı" ve türbesi vardır. Türbe Kanuni Sultan Süleyman'ın Bektaşi tarikatına mensup eşi Gülfem Hatun tarafından yaptırılmıştır.

Eyüpsultan ya da eski adıyla Eyüp, İstanbul ilinin Avrupa yakasında yer alan bir ilçesidir. 1936'da Fatih, Beyoğlu ve Sarıyer ilçelerinin bir bölümüyle kurulan Eyüpsultan ilçesinin yüzölçümü 242 km²'dir. 29 mahallesi bulunan Eyüpsultan ilçesinin nüfusu 2021 yılındaki Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 417.360'tır. İlçenin Haliç'in iç kesiminde kısa bir sahil şeridi, Karadeniz'de Akpınar ve Çiftalan köyleri arasında da uzun bir sahil şeridi vardır. Kurulduğunda bugünkü Sultangazi ilçesinin Eskihabipler Mahallesi dışında tamamını, Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa ilçelerini de kapsayan Eyüpsultan, bugünkü sınırlarına 2009'da Yayla mahallesini Sultangazi'ye vererek ulaşmıştır. Eyüpsultan ilçesi doğuda Sarıyer, güneydoğuda Kâğıthane ve Beyoğlu, güneybatıda Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa, güneyde Zeytinburnu ve Fatih, batıda Arnavutköy ve Sultangazi, güneybatıda Başakşehir ilçelerine komşudur.
Cerrahîlik bir İslâm tarikatı, Halvetîyye'nin kolu olan Ramazânîyye'nin alt şubesi. Cerrahîlik, adını kurucusu olan Nureddîn Muhammed ibn-i Abdullah er-Rûmî el-İstanbulî el-Cerrahî'den alır. 17. yüzyılın sonlarında kurulmuş olan Cerrâhî tarikatı, eski İstanbul'un en yaygın tarikatlarından biriydi.

Haliç, İstanbul'un Avrupa yakasını kaplayan Çatalca Yarımadası'nın güneydoğu ucunda, Boğaziçi girişinde, İstanbul ve Beyoğlu platolarını birbirinden ayıran deniz girintisi. Denizin kendisine ulaşan akarsu yatağının bir bölümünü istila etmesiyle meydana gelen yapının jeomorfolojik adı olan Arapça haliç sözcüğü, İstanbul halicinin kent açısından taşıdığı önemden dolayı Osmanlılar döneminden bu yana bir özel isim haline gelmiş, birçok semti kapsayan bir kent bölgesi adı olmuştur.

Özbekler Tekkesi, 1752'de Buharalı Nakşibendi dervişler tarafından Ahmet Yesevi geleneğinde Üsküdar, Sultantepe'de kurulan tekke. Türk Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu'ya asker ve cephane göndermede gizli bir üs olarak hizmet verdi. Halen Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olup müze olarak kullanılması gündemdedir. Üsküdar İlçesinin Sultantepe Mahallesi, Münir Ertegün Sokağın devamında mezarlık içerisinde yer almaktadır.
Gümüşhânevî dergâhı (Gümüşhânevîyye), Nakşibendi tarikâtının Halidî kolu olan dergâhtır.

Tekke, tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh gibi yapılardır. Osmanlı İmparatorluğu'nda tekke anlamında günümüz Türkiye'deki Müslüman Türkmen Alevî-Bektâşîlerin Cem Evi, yani Mescid'in yanı sıra dergâh, âsitane sözcükleri olarak kullanılmıştır. Bazı tarikatlarda hankâh ve âsitane yalnızca merkez tekkeye denir.
Zihgiri Kemal Mescidi, İstanbul'un Fatih ilçesine bağlı Çapa semtinde bulunan tarihi Osmanlı camilerinden birisidir. Zihgir; "ok atanların yay kirişlerini çekebilmek için başparmaklarına taktıkları halkalar" anlamına gelir; zihgiri kelimesi de bu kelime kökünden türemiştir.
Maarifî Camii ya da Muhammed Maarifî Camii, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Kartal ilçesi Kordonboyu mahallesinde bulunan tarihî bir camidir. Eskiden bir Rufai tekkesi olan cami, Rufailiğin Maarifiye kolunun kurucusu Şeyh Seyit Muhammet Maarifi tarafından inşa edildi. Yapının ilk önceleri şeyhin özel eviyken, daha sonraları kendi tarafından tam teşekküllü bir tekkeye çevrildiği sanılmaktadır.

Harabati Baba Tekkesi veya Sersem Ali Baba Dergâhı, MS 1538 yılında inşa edilmiş, günümüzde Makedonya'nın Kalkandelen şehrinde bulunan Osmanlı-Türk dini eserlerinden biridir.

Balaban Tekkesi Mescidi, İsfendiyar Tekkesi Mescidi ya da Yağcızade Tekkesi, İstanbul'un Üsküdar ilçesinin Mimar Sinan Mahallesi'nde yer alan, Osmanlı Dönemi'nden kalma tarihi bir mescittir. İsfendiyar namı ile ünlü Balaban Ahmet Baba tarafından yaptırılmıştır. Yapımına 1634 yılında başlanan mescit, 1 yıllık inşaat sürecinden sonra 1635 yılında ibadete açılmıştır. Mescit mimari olarak Osmanlı esintilerini yansıtmaktadır.
İskender Baba Tekkesi ya da Kaymakçı Tekkesi, İstanbul'un Üsküdar ilçesinin Ahmediye Mahallesi'nde yer alan, Osmanlı Dönemi'nden kalma tarihi bir tekkedir. Yeniçeri ağalarından Mehmet Efendi tarafından yaptırılmıştır. Yapımına 1544 yılında başlanan tekke, aynı sene ibadete açılmıştır.

Dolma Tekkesi veya Mustafa Baba Dolma tekkesi, MS 1770 yıllarda Arnavutluk Cumhuriyeti'ndeki Akçahisar kentinde bulunmakta olan Osmanlı-Türk tarihi dinî eserlerinden biridir. Tekke Bektaşi tarikât'a aittir. Dergâh, Akçahisar kalesi'nin içinde bulunmaktadır. Eski osmanlı câmii'nin üstünde yapılmış İskender Bey müzesinin yanındadır. Tekke'de Hacı Mustafa Baba Türbesi ve dergâhın kurucusu, Adem Ağa Toptani'nin mezarı bulunmaktadır.

Halveti Tekkesi Arnavutluk Cumhuriyeti'nin Berat kentinde bulunmakta olan tarihi Osmanlı-Türk dinî eserlerinden biridir. Dergâh, bir Sûfî mezhebi olan Halveti tarikât'a aittir. Tekke'nin yanında, Sultan Camii ve bir Kervansaray bulunmaktadır.
Dutluca, Tokat ilinin Sulusaray ilçesine bağlı bir mahalledir.

Lefkoşa Mevlevihanesi veya Mevlevi Tekkesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Kuzey Lefkoşa'da 1593 yılında Kıbrıs fatihlerinden Arap Ahmet Paşa tarafından kurulan mevlevihanedir. Semahane ve türbe kısmı günümüze kadar gelebilmiştir ve Mevlevi-Tekke Kültürü müzesi olarak kullanılmaktadır. Girne Kapısı yakınlarındaki Mevlevihane, Kıbrıs'ın Osmanlı döneminde en önemli yapılarından birisidir. Tarihi boyunca gemi ile hacca gidenlerin uğrak yeri olan mevlevihane, yetiştirdiği insanlar ve verdiği hizmetlerle Kıbrıs Türk tarihinin önemli kurumlardan birisi olmuştur. Dânişî ve İlmî mahlaslarıyla şiirleri olan Dânişî Ali Dede, Siyahi Mustafa Dede, Hızır Handi Dede, Siyahi Mustafa Dede'nin oğlu Arif Dede, Sadri Dede, Danişi Ali Dede'nin oğlu Muhammed Mukim Dede, Talib Dede, Nesib Dede, Müneccimbaşı Ahmed Dede, Derviş Lebib Lefkoşa Mevlevihanesi'nde yetişmiş şairler arasındadır. 17. yüzyılda bina bakımsızlıktan harap olunca Rumeli Beylerbeyi Ferhad Paşa Mevlevihane'yi yeniden inşa ettirmiş ve tekke kendi adıyla anılmıştır.

Kasabaköy Mahmutbey Camii (halk arasında Çivisiz Cami olarak bilinir) Kastamonu'ya 18 km uzaklıktaki Kasaba Köyü'nde bulunan 1366 tarihli cami.

Ertuğrul Tekke Camii, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinin Cihannüma Mahallesi, Serencebey Yokuşu'nda yer alan Osmanlı İmparatorluğu'nun bir camisidir. Geç Osmanlı dönemi camisi, kendisine ek olarak tekke, misafirhane, türbe, çeşme ve kütüphane'den oluşan bir külliye olarak inşa edilmiştir.

Aziziye Tekkesi veya Aziz Efendi Tekkesi, Kıbrıs'ın Lefkoşa şehrinde bulunan tarihî bir tekke yapısı ve bu tekkeye ait haziresidir. Lefkoşa'nın Belediye Pazarı semtinin güneydoğusunda yer alır. Türbenin içinde medfûn bulunan Aziz Efendi'nin, 1570-1571 yıllarında Lefkoşa'nın fethi sırasında bir alay müftüsü olduğuna inanılır. Osmanlılar'ın Lefkoşa'ya girdiği gün Ayasofya Katedrali bölgesinde öldü. Öldüğü yere önce bir kabir, daha sonra Padişah II. Selim'in emri ile kabrin üzerine bir türbe inşâ edildi. Sonraki yıllarda türbenin çevresine bir mescit ve odalar yapılarak bölge bir tekkeye dönüştürüldü.

Emir Buhari Tekkesi, İstanbul'un Fatih ilçesi Ayvansaray mahallesinde Osmanlı dönemi tarihi yapı. Korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillidir. 15. yüzyılda Nakşibendiliği İstanbul'a getiren Emir Buhari tarafından yaptırılmış, 19. yüzyılda yeniden inşa edilmiştir. Yıllarca metruk halde kalan yapı, 2008'de Fatih Belediyesi tarafından restore edilmiştir.