İçeriğe atla

Malatya Katliamı

Malatya Katliamı
Türkiye'de sağ-sol çatışması
12 Eylül Darbesi'ne giden süreç
BölgeMalatya, Türkiye
Tarih17-20 Nisan 1978
HedefAleviler
Solcular
Saldırı türü
Katliam
Ölü8
Yaralı100
İşleyenler

Malatya Katliamı veya Malatya Olayları, 17-20 Nisan 1978'de Türkiye'nin Malatya ilinde meydana gelen Alevilere dönük şiddet olayları ve cinayetler. Dönemin Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu'nun öldürülmesi üzerine ülkücü ve İslamcı grupların şehrin Alevi ve solcu mahallelerine girmeleri ve şiddet kullanmaları ile gelişmiş olaylarda 3'ü çocuk olmak üzere 8 kişi öldürülmüş, 20'si ağır olmak üzere 100 kişi yaralanmış ve yaklaşık 1000 iş yeri ve ev tahrip edilmiştir.[1]

Arka plan

1973 genel seçimlerine göre Malatya'da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Millî Selamet Partisi (MSP) en büyük partileri oluşturmaktaydı. İslamcı olarak tanımlanmış MSP Sünni ve sağcı kesimlerin desteğini alırken, CHP genellikle Alevi ve solcu gruplar tarafından desteklenmekteydi. Bu bağlamda kentte sağ ve sol ayrımı artmaya, Komünizmle Mücadele Derneği, Ülkü Ocakları, Akıncılar Derneği gibi sağ derneklerin yanı sıra sol örgütlenmeler de kurulmaya ve yaygınlaşmaya başlamıştır. 1977 genel seçimlerinde de bu kutuplaşma gözlemlenmiş, bu seçimlerde MSP ile Milliyetçi Hareket Partisi önemli derecede oy artışı yaşamıştır.[2]

1968'den katliama geçen süre içerisinde Malatya'da Kemal Abbas Altunkaş'ın darp edilmesi (1968), Hekimhan Olayı (1968), 2 Şubat Mitingi (1975), 15-16 Şubat Olayları (1975) ve Akçadağ Öğretmen Okulu Olayı (1975) gibi huzursuzluk ve şiddet olayları yaşanmıştır.[3]

Olaylar

Hamit Fendoğlu'nun öldürülmesi

Olaylar Hamido lakaplı belediye başkanı Hamit Fendoğlu'nun evine gönderilen paketteki bombanın patlaması ve kendisi, gelini ve 2 torununun bu patlamada ölmesi üzerine başlamıştır. Paketin 7 Nisan 1978'de Ankara'dan gönderildiği tespit edilmiştir. Aynı tarihte postaya verilmiş ve benzer yapıya sahip 3 tane daha bombalı paket, Fendoğlu'nun dışında Pazarcık CHP İlçe Başkanı Memiş Özdal'a, devrin Adıyaman Emniyet Müdür Yardımcısı Abdülkadir Oltu'ya ve Adanalı iş insanı Ahmet Akalın'a gönderilmiştir.

Bombanın kim veya hangi kuruluş tarafından gönderildiği hakkında görüş birliği olmamakla birlikte, ilerleyen günlerde gazetelerin yayınladığı haberlere göre araştırmacılar bombaların ancak Ankara Nükleer Araştırma Merkezinde üretilebileceğini açıklamış ve bu kurumda arama yapılmıştır. Tesiste çalışan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Muharrem Şemsek ve birkaç kişi gözaltına alınmış, Nükleer Araştırma Merkezi bir süre için kapatılmıştır. Şemsek ve diğer tutuklular daha sonra serbest bırakılmıştır.[4] MHP'li yetkililer bombanın sağcı gruplar tarafından gönderildiği iddiasını yalanlamış ve bombanın komünist gruplar tarafından yollandığını iddia etmiştir.[5] Ortadoğu gazetesi suikastin "solcuların ve onlarla işbirliği halindeki bölücülerin eseri olduğuna dair" bir bant ele geçirdiklerini iddia etmiştir.[6]

Saldırılar ve tahrip olayları

Hamit Fendoğlu'nun öldürülmesinden kısa bir süre sonra, Fendoğlu'nun evinin önünde yaklaşık 100 kişilik bir grup birikmiştir. Hastaneye götürüldükten sonra hastane önünde toplanan yaklaşık 1000 kişilik bir grubun sloganlar atarak şehre yürüdüğü ve saldırı eylemlerinde bulunmaya başladığı rapor edilmiştir.[2]

Suikastten bir gün sonra, 18 Nisan 1978'de Fendoğlu'nun bağlı olduğu Bulgurlu/İzollu Aşireti'nden ve çevre köylerden on bini aşkın kişi şehre gelmiştir. Çoğunluğu genç insanlardan oluşan grup "Kahrolsun Komünizm, Katil Ecevit, Müslüman Türkiye, Dan Dan Dan Hamido'ya intikam" sloganları ile Alevi ve solcu kesimin yaşadığı mahallelerine doğru yürümüştür. Maskeli kişilerin de yer aldığı grup, CHP, TÖB-DER, TÜM-DER ve Tütüncüler Derneği gibi siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin il binalarıyla, Gayret, Görüş, Ekspres, Baydağı, Güneş gazetelerinin matbaa ve idarehanelerini, tekel ve gazete bayilerini tahrip etmiş veya ateşe vermiştir. Solcu ve Alevilere ait önceden işaretlenmiş iş yerleri de tahrip edilmiştir.[2]

Aynı gün saldırganlar arasında bulunan İnönü Üniversitesi öğrencisi Tahir Kökçü, nereden geldiği belli olmayan bir kurşun nedeniyle öldürülmüştür. Malatya Cumhuriyet Savcısı Necati Sezener ile Adıyaman'dan gelen Jandarma Komando Birliği komutanı Yüzbaşı Arif Doğan saldırıya uğramış, her ikisi de bıçak ve kurşunla yaralanmıştır. Devlet Hastanesi Başhekimi Yüksel Fenercioğlu da saldırganlar tarafından ateşli silahlar vasıtasıyla yaralanmıştır. Milliyet, belediye hoparlörlerinden "Din elden gidiyor, camilere bomba konuluyor" anonsları yapıldığını bildirmiştir. Takip eden zamanda saldırgan gruplar 14 ile 15 yaşlarındaki Naci Erguvanlı, Özcan Türksever ve Sait Hazar adlı lise öğrencilerini kafalarına ateş etmek suretiyle öldürmüştür.[2]

İlerleyen günlerde saldırılar Malatya'nın mahallelerine yayılmış ve pek çok kişi yaralanmıştır. Bu sırada şehrin ana su deposuna çok miktarda zehir atıldığı iddiası kısa süre içinde tüm kente yayılmıştır. Bunun üzerine Valilik, kent suyunun içilmemesini istemiş ve tahlil sonuçların gelmesinin beklenmesini bildirmiştir. Bazı kişiler zehirlendikleri şüphesiyle hastanelere başvurmuştur. Doğu Özel Hastanesine zehirlenme şikayetiyle 200'e yakın kişinin başvurduğu rapor edilmiştir. Buna karşın tahliller suda zehir olmadığını ortaya koymuştur.[2]

Saldırı ve tahrip olayları 17 Nisan akşamından 20 Nisan'a kadar sürmüş ve 3 gün sonra kontrol altına alınmıştır. Katliam esnasında büyük çoğunluğu solcu ve Alevilere ait olan 1000'e yakın iş yeri tahrip edilmiş ve yakılmıştır.[2]

Sonuç

Katliam sonucunda oluşan tahribat dolayısıyla katliamdan etkilenen kesimler zamanla Malatya'dan göç etmiştir. İlerleyen yıllarda ekonomik açıdan iyi olan kesimler Mersin, Adana, İstanbul ve İzmir illerine göç etmişken, geri kalanlar köylerine dönmüştür. Göçler, Malatya'nın kültürel, etnik, dini ve siyasi yapısında önemli değişimler meydana gelmesine neden olmuştur.[3]

Tepkiler

Bülent Ecevit (Başbakan): "Malatya olayının rastlantı olmadığı, ülkede kutuplaşmayı körüklemek isteyen güçlerin, örgütlerin payının olduğu söylenmektedir. Muhalefet partileri Malatya'daki olaylara tam olarak temas etmemişlerdir, çünkü taraf tutmaktadırlar... Barışa razı olmayanlar vardır..."[7]

Yaşar Okuyan (MHP Genel Başkan Yardımcısı): "Komünist alçaklar tarafından hunharca öldürülen Malatya Belediye Başkanı, değerli dava insanı merhum Fendoğlu'nun gerçek katillerini CHP iktidarı himayesine almaktadır. Ve milliyetçilere iftira savurmaktadır..."[5]

Süleyman Demirel (AP Genel Başkanı): "Hadiselerin altında komünizm, yıkıcılık ve bölücülüğün bulunduğunu henüz hükûmet hiç dillerine almıyor. Türkiye'yi rahatsız eden gerçek sebep budur... Bu olayların gerçek sebebini anlamaktan aciz bulunan hükûmetin gaflet uykusundan uyanması için daha kaç vatandaşımız can verecektir? Bu hükûmet gaflet uykusundadır...[8]

Alpaslan Türkeş (MHP Genel Başkanı): "Ecevit ve İçişleri Bakanını, bizim hakkımızda ima yolu ile de olsa öne sürdükleri iddialarını ispata davet ediyorum. Bu iddialarını ispat edemedikleri takdirde dünyanın en alçak ve en şerefsiz insanları olacaklardır..."[9]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Kaleli, Lütfe (2017). Geçmişten Günümüze Dinsel Katliamlar: Geçmişten Günümüze Dinsel Katliamlar. Berfin Basın Yayın ve Tic. Ltd. Şti. ISBN 978-605-4399-55-0. 25 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2020. 
  2. ^ a b c d e f "Malatya Katliamı". psakd.org. 18 Eylül 2010. 18 Eylül 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2020. 
  3. ^ a b "Türkiye'de ayrımcılık raporu" (PDF). Mazlumder. s. 319. 30 Ağustos 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). 
  4. ^ Cumhuriyet, Tercüman, Son Havadis, Hürriyet ve Milliyet'in 19 ile 20 Nisan 1978 tarihli yayımları
  5. ^ a b Tercüman, 21.04.1978
  6. ^ Ortadoğu Gazetesi, 23 Nisan 1978
  7. ^ Hürriyet, 19. 04. 1978
  8. ^ Tercüman, 20.04.1978
  9. ^ Son Havadis, 21.04.1978

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Süleyman Demirel</span> 9. Türkiye cumhurbaşkanı (1993–2000)

Süleyman Sami Demirel, 1993-2000 yılları arasında Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Türk mühendis, siyasetçi ve devlet adamı.

<span class="mw-page-title-main">16 Mart Katliamı</span>

16 Mart Katliamı, 16 Mart 1978 günü İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde 7 öğrencinin ölümü, 41 öğrencinin de yaralanmasıyla sonuçlanan bombalı ve silahlı saldırıdır.

Çorum Olayları veya Çorum Katliamı Çorum'da 1980 Mayıs-Temmuz aylarında meydana gelen, siyasi ve dini temelli olarak ortaya çıkan kanlı olaylardır. Ülkücülerin, Alevi mahallesi olarak bilinen Milönü mahallesine saldırması üzerine, çoğu Alevi olmak üzere resmî kaynaklarca 57 yurttaşın ölümü ve yüzlercesinin yaralanmasıyla sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bülent Ecevit</span> 16. Türkiye başbakanı

Mustafa Bülent Ecevit, Türk gazeteci, şair, yazar, çevirmen ve siyasetçidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin eski başbakanı, çalışma bakanı, devlet bakanı ve başbakan yardımcısıdır. 1974, 1977, 1978-1979 ve 1999-2002 yıllarında beş kez Türkiye başbakanlığı görevini üstlenmiştir. 1972-1980 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanlığında, 1987-2004 yılları arasında ise Demokratik Sol Parti genel başkanlığında bulunmuştur. 1961-1965 yılları arasında İsmet İnönü tarafından kurulan hükûmetlerde çalışma bakanı olarak yer almıştır. Ecevit, 20 Temmuz 1974 tarihinde ilk Kıbrıs Harekâtı'nı, 14 Ağustos 1974 tarihinde ise "Ayşe tatile çıksın." parolasıyla ikinci harekâtı başlatmıştır. 1999'da PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilmesini sağlamıştır. 1974'te genel af, 2000'de eşi Rahşan Ecevit'in etkisi ile Rahşan Affı'nı çıkarmıştır. Anne tarafından dedesi olan Medine Harem Şeyhi Hacı Emin Paşa'dan kendisine kalan Medine'deki yüklü mirası 2005 yılında Türk hacılarının yararlanması koşuluyla devlete, Diyanet İşleri Başkanlığına bağışlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">1977 Türkiye genel seçimleri</span> TBMM 16. dönem milletvekillerini belirleyen seçim

1977 Türkiye genel seçimleri, 5 Haziran 1977 tarihinde TBMM 16. dönem milletvekillerini belirlemek için yapılan genel seçimlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Bülent Ecevit'e suikast girişimleri</span>

Bülent Ecevit'e suikast girişimleri, 1970'li yıllarda Türk siyasetçi Bülent Ecevit'e karşı yapılmış tümü başarısızlıkla sonuçlanmış suikast girişimleri.

<span class="mw-page-title-main">Milliyetçi Cephe hükûmetleri</span> Sağ eğilimli AP, MSP, MHP ve CGPnin sol eğilimli CHPnin yeniden iktidar olmasını ve gelişmesini engellemek için kurduğu hükûmetler

Milliyetçi Cephe hükûmetleri, 1975 ve 1977 yıllarında TBMM'de grubu bulunan sağ eğilimli partiler tarafından kurulan koalisyon hükûmetleridir. 1975'te AP-MSP-MHP-CGP koalisyonu birinci, 1977'de AP-MSP-MHP koalisyonu ikinci Milliyetçi Cephe hükûmetini oluşturmuştur.

Hamit Fendoğlu, Hamido adıyla tanınan Türk politikacı ve eski Malatya Büyükşehir Belediyesi başkanı. Eşi 1922 doğumlu olan ve 2022'de 100 yaşında ölen Mukaddes Fendoğlu, gelini Hanife Fendoğlu ve yeğeni ise Mehmet Celal Fendoğlu'dur.

<span class="mw-page-title-main">Milliyetçi Hareket Partisi</span> Türkiyede bir siyasi parti

Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye'de etkinlik gösteren bir siyasi partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "MHP" şeklindedir. 9 Şubat 1969 tarihinde Alparslan Türkeş liderliğinde kurulan partinin simgesi üç hilaldir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından kurulan 67. Hükûmeti destekleyen 50 milletvekiliyle bir grubu bulunur. Genel başkanı Devlet Bahçeli olan parti ideoloji olarak; aşırı sağcı, aşırı milliyetçi ve Avrupa şüphecisidir. Parti genellikle neo-faşist olarak tanımlanır ve bazı şiddet yanlısı paramiliter gruplar ve organize suç örgütleri ile bağlantılıdır.

<span class="mw-page-title-main">Millî Görüş</span> İslamcı ve muhafazakâr ideoloji

Millî Görüş veya Erbakancılık, Necmettin Erbakan tarafından kurulan, 1969 yılında "Bağımsızlar Hareketi" ile başlayan ve ilk olarak Millî Nizam Partisi ile partileşerek günümüze kadar gelen İslamcı ideoloji ve siyasi akım. Günümüzde Türkiye'de Yeniden Refah Partisi ile Saadet Partisi resmî olarak Millî Görüş ideolojisini benimsemektedir. Ancak her iki parti de Millî Görüş'ün tek temsilcileri olduklarını iddia edip birbirlerini Millî Görüş'e karşı ihanetle suçlamaktadırlar.

Maraş Katliamı veya Maraş Olayları, 19 Aralık ile 26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta meydana gelen Aleviler'e, Kürtler'e ve solculara yönelik katliamdır. Yedi gün süren olaylar sırasında iddianameye göre 111 kişi öldürüldü. Aleviler'e ait 559 ev yakıldı, 290'a yakın iş yeri tahrip edildi. 23 yıl süren davalar sonunda 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezası aldı. Katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ise ulaşılamadı. 12 Eylül Darbesi'ne sebep olan olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.

Çevrimli katliamı 11 Haziran 1990'da Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinin Çevrimli köyüne PKK militanları tarafından gerçekleştirilen katliam. Katliamda 12'si çocuk, 7'si kadın 27 kişi öldü, 6 kişi yaralandı. PKK'lılar ile çıkan çatışmada 4 korucu ve 1 PKK'lı öldü.

<span class="mw-page-title-main">2015 Suruç saldırısı</span>

2015 Suruç saldırısı, diğer adıyla Suruç Katliamı, 20 Temmuz 2015'te yerel saatte 12.00 civarında Şanlıurfa ilinin Suruç ilçesinde düzenlenen bombalı intihar saldırısı. Saldırıda, saldırgan dâhil 34 kişi öldü, 100'den fazla kişi yaralandı. Saldırı; aralarında Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin (ESP) gençlik kolu Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin de bulunduğu 300 kişinin Amara Kültür Merkezi bahçesinde Irak ve Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Kobani Kuşatması sonrası, Kobani'nin yeniden inşa çalışmaları konusunda basın açıklaması yaptığı sırada meydana geldi. Saldırıyı IŞİD üstlendi. Canlı bombanın da IŞİD ile ilişkisi olan Dokumacılar grubu mensubu Şeyh Abdurrahman Alagöz olduğu belirlendi.

Türkiye'de sağ-sol çatışması, 1968 yılında başlayıp 12 Eylül 1980 Darbesi'ne kadar süren bir siyasal şiddet sürecidir. Sağcı ve solcuların mahalleleri kapatması, katliamlar, sokaklarda kim tarafından işlendiği bilinmeyen cinayetler ve bombalı saldırılar nedeniyle süreç bazı kesimler tarafından "örtülü iç savaş" ve "küçük çaplı iç savaş" olarak da adlandırılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Mart 2006 Diyarbakır olayları</span>

Mart 2006 Diyarbakır olayları, 28-31 Mart 2006 tarihleri arasında Diyarbakır'da yaşanan protestolar ve sonrasında gerçekleşen toplumsal olaylardır.

Türkiye'de 12 Eylül 1980 Darbesi'ne giden süreç ; Türkiye'de siyasi, ekonomik, sosyal krizlerin yaşandığı ve 4.250'den fazla kişinin öldürüldüğü dönemdir. "Örtülü iç savaş" ve "küçük çaplı iç savaş" olarak da tanımlanmıştır.

Bu sayfada, 1977 yılında Türkiye'de görevdeki siyasi kurumlar ve kişiler, yaşanan olaylar, doğan ve ölen kişiler yer alır.

Bu sayfada, 1978 yılında Türkiye'de görevdeki siyasi kurumlar ve kişiler, yaşanan olaylar, doğan ve ölen kişiler yer alır.

Bu sayfada, 1980 yılında Türkiye'de görevdeki siyasi kurumlar ve kişiler, yaşanan olaylar, doğan ve ölen kişiler yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Malatya'da 1977 Türkiye yerel seçimleri</span>

11 Aralık 1977 Yerel Seçimleri'nde Malatya Belediyesi ile 8 ilçenin ve 22 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.