İçeriğe atla

Makaralı yay

Makaralı yay, okçulukta yaygın olarak kullanılan yay çeşitlerinden biridir. Yayın kolları makara sistemi sayesinde el ile daha kolay büküldüğü için daha kuvvetli, daha sert, daha az hareket eden yaylar kullanılabilir, ok daha yüksek hız ve kinetik enerjiyle fırlatılabilir. Bu yüzden enerji kol hareketinden çok, çok daha hafif olan ve kolay dönen makaraları çevirmeye ve asıl amaç olan okun gönderilmesine harcanır, daha verimlidir.

Çalışma prensibi

Makaralı yayda kiriş, karşı kol uçlarındaki makaralardan dolaştırılarak iki kat mekanik avantaj oluşturulur. Bu avantaj yayı gererken sert yayın kısa ve güçlü hareketini çeken elin kolay ve uzun hareketine, yay boşalırken de sert yayın kısa ve güçlü hareketini ok için uzun süreli bir ivmelenme hareketine dönüştürür. Bu da elin yayı daha rahat gerebilmesini, okun da daha fazla ivme kazanıp, daha kuvvetle, daha uzaktaki bir hedefe saplanabilmesini sağlar. Burada ayrıca makaraların tam dairevi olmayıp örneğin yumurtanın dikey kesitine benzer olması fazladan kolaylıklar sağlar:

  1. Yayı germenin erken kısmı ip "yumurtanın kavislice dibini" dolanırkendir, yani zorcadır, enerjinin çoğu bur evrede depolanır.
  2. Yayı germenin sona yakın kısmı "yumurtanın az kavisli yanını" dolanırkendir, yani kolaydır.
  3. Son nişan alınacak yerden sonraki kısmı "yumurtanın sivri ucunu" dolanırkendir, yani çok zordur, "dur/duvar" sinyali verir.
    1. Okçu kolay bölge sonunun nerede olduğunu görür, "duvarın dibinde" çok daha rahat bir şekilde nişan alabilir.
    2. Bu, yayın tutarlı bir nihai gerginlikle çekilebileceği, yani her seferinde aynı miktarda enerjinin depolanacağı, okun yaydan çıkış hızının her seferinde aynı olacağı, nereye gidebileceği hakkındaki tecrübelerimizin her seferinde geçerli olacağı demektir.
    3. Bu, yorulmadan ve zorlanıp el titremeden, daha uzun nişan alabilmek, bu yüzden hedefe daha güvenlice isabet ettirebilmek demektir.
    4. Bu, ayrıca ölçümlerini kontrol edecek vakit olacağı için yay üzerine türlü türlü hafif teknik edavatın monte edilebileceği, bunların okçuya yardım edebileceği demektir.

Makaralı Yayın Yapısı

Makaralı yay
Yay ucundaki kamın yakından görünümü
  • Makaralı yaylarda Riser(yayın ortası, sporcunun yayı tuttuğu kısım) genellikle alüminyum ve magnezyumdan yapılır. Genellikle makaralı yay riser'ları, sert ve bükülmez olmaları için "6061 alüminyum" adı verilen alüminyum, magnezyum ve silikon alaşımından yapılır.
  • Sistem temel olarak kamlar, kirişler(ipler) ve limbler(riser'ın altına ve üstüne bağlı bulunan tahta, karbon ve fiber gibi malzemelerden üretilen parçalar) üzerine kuruludur. Kamlar, kirişlerin dönerek gerilmesini sağlar, yay gerildiği zaman potansiyel enerjiyi taşıyan parçalar limb'lerdir. Kamlarda ve kirişlerde enerji depolanmaz.

Avantajları ve Dezavantajları

  • Makaralı yayların maksimum çekiş ağırlığına ek olarak tam çekişte ağırlık yüzdesi vardır. Örnek olarak makaralı bir yayın maksimum çekiş ağırlığının 14 kg (30 lb) ve bırakış yüzdesinin %50 olduğunu düşünelim. Bunun anlamı, çekiş ağırlığının çekiş mesafesinin 3/4'ü kadar bir mesafede maksimuma ulaşacağı ve bu noktadan sonra, eksentrik makaralar sarıldıkça, kaldıraç etkisiyle tam çekişte %50'lik bir çekiş ağırlığı düşüşü olacağıdır. Yani tam çekişte okçu yalnızca 7 kg'lık (15 lb) bir yük taşıyor olacaktır. Böylece okçu çok daha ağır yayları kullanabilmektedir. Ayrıca yay gerginken nişan alma süresi daha uzun olabilmektedir Bu özelliklerinden dolayı bu tip yaylar gittikçe popülerleşmektedir.
  • Makaralı yayda, gez ve göz parçacıklarının yerini bir su terazili mercek alır. Bu mercek sporcuya daha milimetrik nişan alma imkânı sağlar. Fakat spor okçuluğunda, puanlama sırasında hedefte X-10 olarak görünen puan, makaralı yaylar için 10-10 olarak geçer. Puanlarda bir eşitlik söz konusu olduğunda makaralı yay, olimpik yaya göre daha şanssızdır.
  • Ayrıca makaralı yaylar, yapıldıkları malzeme dolayısıyla, sıcaklık, nem gibi doğa değişkenlerine karşı daha dayanıklıdırlar. Yine de, sisteminin gerektirdiği uzun kirişler, daha büyük sürtünmeyle daha çabuk aşındıkları için, sık sık parçaların bakımları yapılmalıdır.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bisiklet</span> pedal çevirerek kas gücü ile çalışan kara aracı

Bisiklet ya da popüler olmayan eski adıyla velespit, motorsuz veya elektrik motorlu, iki veya üç tekerlekli, pedallı, insan gücü ile ilerleyen bir ulaşım aracıdır. 19. yüzyıl sonlarında bisiklet anlamında Arapça derrâce sözcüğünün kullanıldığı da belirtilmektedir. Halk dilinde bisiklet anlamında demirat, teker, yelatı gibi sözcüklerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Bisikletin eş anlamlısı olarak ise çiftteker ve çalınga sözcükleri bulunmaktadır. Ulaşım ve eğlencenin yanı sıra bisiklet sporunda da kullanılır. BMX, Dağ bisikleti, şehir (hibrit) bisikleti, tandem, tur bisikleti, yol bisikleti gibi türleri vardır. Vitesli ve vitessiz türleri bulunmaktadır.

Fizikte, kütle, Newton'un ikinci yasasından yararlanılarak tanımlandığında cismin herhangi bir kuvvet tarafından ivmelenmeye karşı gösterdiği dirençtir. Doğal olarak kütlesi olan bir cisim eylemsizliğe sahiptir. Kütleçekim kuramına göre, kütle kütleçekim etkileşmesinin büyüklüğünü de belirleyen bir çarpandır (parametredir) ve eşdeğerlik ilkesinden yola çıkılarak bir cismin kütlesi kütleçekimden elde edilebilir. Ama kütle ve ağırlık birbirinden farklı kavramlardır. Ağırlık cismin hangi cisim tarafından kütleçekime maruz kaldığına göre ve konumuna göre değişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Yay (silah)</span> kol kuvveti ile gerilip atılan, delici uzun menzilli savaş aleti

Yay, kirişi kol kuvvetiyle gerilip salıverildiğinde oku kontrollü bir şekilde çok uzaklardaki hedefe saplayabilen bir savaş, av ve okculuk sporu aletidir. Kavs veya kabza da denir.

<span class="mw-page-title-main">İçten yanmalı motor</span> yakıtın yanma odasında oksitleyici ile yandığı motor

İçten yanmalı motorlar, yakıt'ın motor içinde yanma odası adı verilen sınırlı bir alan içinde yakılması ile oluşan basıncın, piston denen parçayı hareket ettirmesi ile oluşan makinelerdir.

<span class="mw-page-title-main">Balıkçılık</span>

Balıkçılık; denizlerde, göllerde ve akarsularda balıkların ve diğer deniz ürünlerinin çeşitli yöntemlerle avlanmasıdır. Balığın yanı sıra midye, karides, ıstakoz, pavurya, istiridye ve ahtapotun hatta balina gibi deniz memelilerinin avlanması da balıkçılık kapsamına girer. Gölet, havuz ya da denizlerdeki suni tesislerde balık ve diğer deniz hayvanlarının üretilmesi de balıkçılığın bir parçasıdır. Amatör balıkçılık, ticari balıkçılık, zanaatkar balıkçılık, rekreasyonel balıkçılık, kültür balıkçılığı gibi balıkçılık yöntemleri bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Amortisör</span>

Amortisör, makinelerde çalışma sırasında meydana gelen sarsıntı ve titreşimlerin şiddetini ve etkisini azaltmak için kullanılan elemanlar. Amortisörler hareket yönüne ters, hız ile orantılı bir direnç gösterirler. Böylece sarsıntı ve titreşim doğuran enerjiyi ısıya çevirerek yutarlar. Her türlü darbeli çalışan makinelerde kullanılmalarına rağmen en yaygın kullanma alanı araçlardır.

<span class="mw-page-title-main">Kablo</span>

Kablo, elektrik akımı iletiminde kullanılan üzeri yalıtkan bir madde ile kaplı metalik bir iletken tel. Bir veya daha fazla tel, yalıtıcı bir maddeyle kaplanmıştır. İletkenler bakır veya alüminyumdan bir tek tel veya daha ince tellerden örülmüş, örgü tel olabilir. Aynı miktarda akımı taşıyabilmesi için alüminyum kabloların bakıra nispeten 1/2 çap daha büyük olmasını gerektirir. Dolayısıyla yer problemi olan yerlerde bakır kablo kullanılır. Alüminyum esasen fazla ağır olmayan havadaki hatlarda tercih edilir. Kabloların daha güçlü olması isteniyorsa, çelik örgülerle kuvvetlendirilir. Bunlar esas itibarıyla, ülke çapındaki yüksek gerilim hatları gibi havada yüksek geçen uzun hatlarda kullanılır. Kablodan istenilen güç, hem kendi ağırlığını hem de ek olarak, üzerinde donacak buzun veya yağacak karın ağırlığını taşımasıyla ilgilidir. Ayrıca rüzgarın sebep olacağı gerilim bu kuvvetin belirlenmesinde muhakkak hesaba katılmalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Köprü</span> iki yakayı birbirine bağlayarak yolu bir yandan ötekine eriştirmek için yapılan yapı

Köprü, nehir ve vadi gibi geçilmesi güç bir engelin iki kıyısını bağlayan veya herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan yapıdır.

<span class="mw-page-title-main">Taiciçüen</span>

Taiciçüen genellikle Tai-Chi olarak bilinen Çin Tao öğretisinden ortaya çıkmış evrenle uyumlanma, içrek savaş sanatıdır. Buradaki savaş sözcüğünü çatışma ile ilişkilendirilmemelidir. Dayanma gücü, dirlik, uyumu bulma mücadelesi daha uygun olacaktır. Tai-Chi'nin temel kökleri kadim iki kitaba dayanır. Birincisi, kökleri MÖ 3000'e kadar uzanan Değişimler/Dönüşümler kitabı olarak da bilinen Yi Çing, diğeri ise MÖ 5 yy.a uzanan Lao Zi'nin Dao (Yol) hakkında yazdığı Dao De Çing kitabıdır.

Orta Çağ'da savaş, genellikle Orta Çağ Avrupası'nda kullanılan savaş tarzını anlatmak için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Tatar yayı</span> ergonomik bir tahta gövdeye eklenmiş yaydan oluşan bir uzak mesafe silahı

Tatar yayı, kundaklı yay veya kurmalı yay, ergonomik bir tahta gövdeye eklenmiş yaydan oluşan bir kısa mesafe silahıdır. Çalışma prensibi, yayı gergin tutan tetiğin çekilmesiyle tahta gövdenin (kundak) üzerinde bulunan okun ileri fırlatılmasıdır. Menzili kısadır. En büyük özelliği kısa okları ve enerjisi sayesinde bütün parça levha zırhları bile çok iyi delmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Manyetik bant</span> veri depolama ortamı

Manyetik bant, ilk olarak 1928 yılında Almanya'da geliştirilmiş bir analog veri depolama ortamıdır. Bu süre zarfında, bant formülünde, ambalajlamada ve veri yoğunluğunda pek çok ilerleme gerçekleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Okçuluk</span>

Okçuluk, kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalıdır. Eski zamanlarda avlanmak, saldırmak vb. amaçlarla kullanılıyordu. Bu yay ve oklar basit bir yapıya sahiptir. Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları'nda olimpik programa alınmış, 1972'den beri aralıksız olarak programlarda yer almaktadır. Bu branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve Büyük Britanya söz sahibiyken, daha sonraki dönemlerde ABD, Rusya, İskandinav ülkeleri, İtalya ve Kore bu ülkeleri izlemiştir. 1931'de kurulan ve hâlen 140 ülkenin üye olduğu Uluslararası Okçuluk Federasyonu okçuluk dalında en büyük otoritedir.

<span class="mw-page-title-main">Shaolin Kung Fu</span>

Shaolin Kung-Fu, içerik olarak uzun zaman, uzun yol, güç, merhamet, silah, maharet, sevgi, erdem gibi derin anlamlar ifade eden bir dövüş sanatıdır.

<span class="mw-page-title-main">Salıncak</span>

Oturup sallanmaya yarayan oyuncak, mobilya, beşik veya yatak.

Olimpik yay, okçuluk sporunda yaygın olarak kullanılan yay türüdür. Basit olarak, yay kirişinin çekilmesiyle oluşan potansiyel enerjiyi oka aktararak oku atmaya yarayan ekipman olarak tanımlanabilir. Klasik Kızılderili ya da Hun yaylarının aksine, karbon, fiber, çelik gibi malzemeler kullanarak üretilir. Yayı çekmeyi, Kiriş adı verilen ipin, yayın alt ve üstündeki tahtaları yani limbleri geriye doğru esnetmesi sağlar. Yani esnek olan ip değil, alt ve üst limblerdir.

<span class="mw-page-title-main">Carrhae Muharebesi</span> roma-part savaşı

Carrhae Savaşı, MÖ 53 yılında, Carrhae şehri yakınlarında Roma Cumhuriyeti adına Romalı general Crassus ve Part İmparatorluğu adına spahbed ("General") Surena arasında yapılan ve Partlar adına mutlak bir zaferle sonuçlanan savaş.

Sürükleyici kuvvet, makine mühendisliğinde iki anlam ifade eder; bir aracın bir cismin yüzeyine uyguladığı toplam çekiş kuvveti veya hareket yönüne paralel olan toplam çekiş kuvvetine denir.

<span class="mw-page-title-main">Zihgir</span>

Zihgir ya da Okçuluk yüzüğü, başparmak çekişi tekniğinde kullanılan atış yüzüğü, okçuların sağ ellerinin başparmaklarına taktıkları, yayı çekerken parmağın incinmemesi için kullanılan halka şeklindeki yüzük. Eş anlamlı kullanımları, Osmanlıca 'zingir', 'zehgir' veya 'şast', Arapça kaynaklarda 'küştiban', İran kaynaklarında 'engüştvane', bulunmaktadır. Şast Farsçada 60 demektir ve zihgir adını buradan almaktadır. Zihgir (şast), atış sırasında işaret parmağının ilk boğumu, başparmak tırnağı üzerine konur; parmakların aldığı bu şekil, 60 sayısının karşılığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Rulman (makina elemanı)</span> Uygulanan hareketi, istenilen harekete çeviren ve sürtünmeyi azaltan mekanizma

Rulman, hareketli mekanik parçaları yataklayan(hareketlerini sınırlandıran), parçalar arasındaki sürtünmeyi azaltan bir makine elemanıdır. Yatağın tasarımı, örneğin, hareketli parçanın serbest doğrusal hareketini veya sabit bir eksen etrafında serbest dönümesini sağlayabilir; veya hareketli parçalara etkiyen normal kuvvetlere karşı direnç gösterir. Çoğu rulman, sürtünmeyi en aza indirerek istenen hareketi kolaylaştırır, sürtünmeden doğan doğrudan ve dolaylı enerji kayıplarını minimize eder. Rulmanlar, geometrisine, çalışma şekline, izin verilen hareketlere veya parçalara uygulanan yüklerin (kuvvetlerin) yönlerine göre geniş bir şekilde sınıflandırılır.