İçeriğe atla

Makapansgat Taşı

Makapansgat Taşı.

Makapansgat Taşı veya Makapansgat Çakılı (günümüzden yaklaşık 2.500.000 ila 3.000.000 yıl önce), Güney Afrika'nın Makapan Vadisi'nde yer alan, içerisinde Australopitesen kalıntılarını da barındıran, arka ve ön yüzü de olan ayrıca insan yüzünün kaba bir tasviriymiş gibi görünmesini sağlayan doğal çentik ve aşınma desenlerine sahip bir çakıl taşıdır.[1] Bazı bilim adamları bu nesnenin bilinen en eski manuport olduğunu savunuyor.[1][2][3][4]

Tanım

Makapansgat çakılı 260 gram ağırlığında, 8,3 cm uzunluğunda, 7 cm genişliğinde ve 3,8 cm kalınlığında kırmızı-kahverengi jasperit benzeri bir taştır.[2]

Çakıl, 1925 yılında Güney Afrika'nın Mokopane kentinin kuzeyinde bulunan Makapan Vadisi'ndeki bir beyaz mermer mağarasında, yerel bir okul öğretmen olan Wilfred Eitzman tarafından bulunmuştur.[3] Daha da önemlisi, çakılın en yakın doğal kaynağından en az 4,8 km ötede bulunmasıdır.[4] Dart'a göre bu uzaklık 32 km'dir.[1] Bölge aynı zamanda Australopithecus'a ait kemikler de içeriyordu[3] bu bilgi daha sonra australopithecus ya da diğer erken homininler olarak genişletildi.[5]

Çentikleri ve aşınma izleri doğal bir şekilde jeolojik süreçlerle oluşmuştur ve üzerinde herhangi bir yapay değişiklik izine rastlanmamıştır.[2]

Yorumlama

Çakıl taşı kesinlikle yapay olarak müdahale edilmiş bir nesne olmasa da, bazı hominidlerin onu sembolik bir yüz ifadesi olarak kabul etmiş olabileceği, muhtemelen insan mirasındaki sembolik fikirlerin veya estetik anlayışın en eski örneği olarak mağaraya getirmiş olabileceği öne sürülmüştür. Bu olgu ise onu bilinen en eski manuport adayı yapar.[1][2][3][4]

Çakıl taşı literatürde tanımlanmış ve Kasım 1967'de The Roots of Art adlı televizyon programında yer almıştı. Ancak 1974 yılında, taşın bulunduğu kısa süre içinde onu ilk görenlerden biri olan Raymond Dart tarafından yeniden yorumlanana kadar dikkatleri üzerine çekmemişti. Eitzman, taşın yüz şekline benzemesi nedeniyle mağaraya getirilmiş olabileceğini öne sürmüştü. Dart ise taşa farklı açılardan bakıldığında başka yüzlerin de ortaya çıkabileceğini fark etti.[1]

Makapansgat çakılı, sanat teriminin olağan tanımlaması kullanılırsa sanat olarak görülemez çünkü çakıl doğal ortamında bulunmuştur, yapılmamıştır. Bununla birlikte, bir Australopithecus'un bu yüzü fark etmiş olması, erken hominidlerin sanat ve dilin gelişimi için gerekli olan sembolik düşünme kapasitesine sahip olduklarını gösterir.[6]

Tartışma

Erken hominidlerin bu nesneyi gerçekten bir yüz olarak görüp görmedikleri, bu nesneyle büyülü/metafizik ayinler yapıp yapmadıkları veya bu çakıl taşından sanatsal bir keyif alıp almadıkları belirsizliğini korumaktadır. Ayrıca nesneyle ilgili belirsizliği artıran faktörler; nesnenin mağaranın neresinde bulunduğu, kemiklerin hangi hominid türüne ait olduğu, bu kemiklerin hayvanlar tarafından mağaraya getirilip getirilmediği tam olarak bilinmemektedir.[7][8][9]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b c d e Dart, Raymond A. (1974). "The waterworn Australopithecine Pebble of many faces from Makapansgat". South African Journal of Science. ss. 70 (6). 21 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2023. 
  2. ^ a b c d Bednarik, Robert G. (1998). "The 'Australopithecine' Cobble from Makapansgat, South Africa". The South African Archaeological Bulletin. 53 (167): 4-8. doi:10.2307/3889256. ISSN 0038-1969. 17 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2023. 
  3. ^ a b c d Eitzman, Wilfred I. (1958). "Reminiscences of Makapansgat limeworks and its bone-breccial layers". South African Journal of Science. ss. 54 (7). 21 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2023. 
  4. ^ a b c "Emergence of higher thought 3.0-0.2 Ma B . P". Philosophical Transactions of the Royal Society of London. B, Biological Sciences (İngilizce). 292 (1057): 205-211. 8 Mayıs 1981. doi:10.1098/rstb.1981.0029. ISSN 0080-4622. 24 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2023. 
  5. ^ Bednarik, Robert G. "Pleistocene Palaeoart of Africa". Arts (İngilizce). 2 (1): 6-34. doi:10.3390/arts2010006. ISSN 2076-0752. 17 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2023. 
  6. ^ Gardner, Helen; Kleiner, Fred S. (2011). Gardner's art through the ages : a global history. Library Genesis. Australia ; United States : Wadsworth, Cengage Learning. ss. 15-16. ISBN 978-0-495-79986-3. 
  7. ^ David, Bruno (2017). Cave art. Thames & Hudson. s. 99. ISBN 9780500204351. 
  8. ^ Mcbrearty, Sally; Brooks, Alison S. (1 Kasım 2000). "The revolution that wasn't: a new interpretation of the origin of modern human behavior". Journal of Human Evolution (İngilizce). 39 (5): 453-563. doi:10.1006/jhev.2000.0435. ISSN 0047-2484. 28 Nisan 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2023. 
  9. ^ D'Errico, Francesco (5 Ağustos 2003). "The invisible frontier. A multiple species model for the origin of behavioral modernity". Evolutionary Anthropology: Issues, News, and Reviews (İngilizce). 12 (4): 188-202. doi:10.1002/evan.10113. 17 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Şubat 2023. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<i>Australopithecus</i> hominid cinsi

Australopithecus, Australopitekus ya da Australopitek, yaklaşık 4.2 milyon yıl öncesinden 1.2 milyon yıl öncesine dek Afrika'da yaşamış, insan benzeri iki ayaklı insansı cinsi. Taşılları, Doğu ve Güney Afrika boyunca dağılmıştır. Australopitekus, kesin biçimde hominin olarak değerlendirilen, bilinen en eski insansıdır. Homo cinsini oluşturan insanlara göre; daha kısa bacaklar, dolayısıyla daha kısa bir boy, daha uzun kollar ve el ile ayaklardaki ağaçsıl uyarlanmalar ile ayrılır.

<i>Homo habilis</i> Arkaik insan türü

Homo habilis, yaklaşık 2.3 ila 1.65 milyon yıl önce Doğu ve Güney Afrika'nın Erken Pleistosen'inden soyu tükenmiş bir arkaik insan türüdür. 1964'te türün tanımlaması üzerine, H. habilis oldukça tartışmalıydı ve birçok araştırmacı, o zamanlar bilinen diğer tek erken hominin olan Australopithecus africanus ile sinonim (eşdeğer) olmasını önerdi; ancak H. habilis, zaman geçtikçe ve ilişkili daha çok keşif yapıldıkça daha çok kabul gördü. 1980'lere gelindiğinde, H. habilis'in bir insan atası olduğu ve doğrudan modern insanlara yol açan Homo erectus'a evrimleştiği öne sürüldü. Bu bakış açısı şimdi tartışılıyor. Güvensiz tür tanımlamasına sahip birkaç örnek H. habilis'e atanmış, bu da türün bölünmesi için argümanlara, yani yalnızca ilkinin geniş destek aldığı "H. rudolfensis" ve "H. gautengensis" adlı yeni türlerin önerilmesine neden olmuştur.

<i>Australopithecus africanus</i> soyu tükenmiş hominid türü

Australopithecus africanus, yaklaşık 3.7 ila 2.1 milyon yıl önce Orta Pliyosen'den Erken Pleyistosen'e kadar Güney Afrika'da yaşamış, soyu tükenmiş bir australopitesin türüdür. A. africanus'un Homo ve Paranthropus'un, sadece Paranthropus'un veya sadece P. robustus'un atası olarak çeşitli şekillerde yerleştirildiği için diğer homininlerle nasıl bir ilişkisi olduğu açık değildir. "Küçük Ayak" örneği, iskeletinin %90'ı bozulmamış ve en eski Güney Afrika australopitesini olarak, en eksiksiz korunmuş erken hominindir. Bununla birlikte, bunun ve benzeri örneklerin "A. prometheus" olarak ayrılması tartışmalıdır.

<i>Australopithecus anamensis</i> soyu tükenmiş hominid türü

Australopithecus anamensis, yaklaşık 4,2 ila 3,8 milyon yıl önce yaşamış bir hominin türüdür, ve en eski Australopithecus türü olarak bilinir.

<i>Australopithecus garhi</i> soyu tükenmiş hominid türü

Australopithecus garhi; 2,5 milyon yıl önce, Erken Pleyistosen sırasında, Etiyopya'nın Afar Bölgesi'nde yaşamış, Bouri Oluşumundan bir australopitesine türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Hominina</span> australopitesinler, bipedal insansılar

Hominina veya Australopithecina ya da australopitesinler, insanla (Homo) yaşayan diğer herhangi bir insansı maymundan daha yakın akraba olan, iki ayak üzerinde yürüyen (bipedal) insansıları tanımlamak için kullanılan bir hominin alt oymağıdır. "Hominin" veya "hominid" terimleri genellikle australopitesinleri ifade eder. Australopitesinlerin iki ayak üzerinde durabilme yetisi ve kafatası yapısı Homo türlerine benzer. Beyinleri ise Homo türlerine (650–1600 cm³) göre oldukça küçüktür – 400–500 cm³ aralığındadır. Gruplama genel olarak Australopithecus cinsine ait türleri içerir. Bununla birlikte bazı yazarlar, Sahelanthropus, Orrorin ve Ardipithecus cinslerini de bu gruplamaya dahil ederler.

<i>Sahelanthropus tchadensis</i> soyu tükenmiş hominid türü

Sahelanthropus tchadensis, yaklaşık 7 milyon yıl önce, Çad'da yaşamış bir temel hominin türüdür. Sahelanthropus'un şempanzeninkinden ayrılmış insan soy ağacının en eski temsilcisi olduğu düşünülmektedir. Dik yürümek, bu türün ormanlar ve otlaklar da dahil olmak üzere çeşitli habitatlarda hayatta kalmasına yardımcı olmuş olabilir.

<i>Homo</i> i̇nsan ve yakın akrabalarını içeren insansı cinsi

Homo, modern insanı ve yakın akrabalarını içeren insansı cinsine verilen ad. Cinsin üyeleri genelde "insan" adıyla birlikte anılır. En erken üyesi, en eski kalıntıları 2.3 milyon yıl öncesine tarihlenen Homo habilis olup modern insan dışındaki yaşayan son türü olan Homo neanderthalensis'in (Neandertal) yaklaşık 40.000 yıl öncesine kadar yaşadığı düşünülmektedir. Homo floresiensis türünün ise 50.000 yıl öncesine kadar var olduğu düşünülüyor. Homo, Paranthropus cinsi ile birlikte, muhtemelen Australopithecus africanus ile kardeştir ve kendisi de Pan soyundan, şempanzelerden ayrılmıştır.

<i>Orrorin</i> Soyu tükenmiş memeli cinsi

Orrorin, Homininae içerisinde yer alan, primatların soyu tükenmiş bir cinsidir. Her ikisi de Kenya'da yer alan Miyosen tarihli Lukeino Oluşumu ve Pliyosen tarihli Mabaget Oluşumu'ndan çıkarılan örneklerinden bilinir. İki ayak üzerinde durabilen ilk hominidlerden olabileceği için paleoantropolojik açıdan önemli görülür.

İnsan evriminin fosil listesi, insanın evrimiyle ilgili birçok kayda değer primat fosilleri hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Genellikle her ne kadar eksiksiz ve tam kafatasları veya bütün bir iskelet fosili nadir olarak bulunmasıyla beraber sadece birkaç kemik parçalarından veya dişten oluşan parçalar hâlinde binlerce fosil buluntular da mevcuttur. Bu liste eksiklikleri tamamlamaktan ziyade insan evriminde en önemli buluntulardan bazılarını göstermeyi amaçlamaktadır. Listede yer alan fosiller radyometrik tarihleme yöntemi veya bulundukları katmanların yaşlarının hesaplanmasıyla belirlenmiş olan tahmini yaşlarına göre sıralandırılmıştır. Listede gösterilen fosillerin çoğu Homo sapiens'in doğrudan atası olmamakla beraber insanın doğrudan atalarıyla yakın ilgilidir ve bu yüzden insan soy çizgisinin araştırılmasında önemlidir. Yalnızca insana şempanzeden daha yakın olan ya da daha yakın olabilecek türlere ait fosiller listelenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İnsanlığın Beşiği</span>

İnsanlığın beşiği, 1999 yılında UNESCO tarafından dünya mirası listesine dahil edilen, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Gauteng il sınırları içerisinde bulunan, Johannesburg şehrinin yaklaşık 50 kilometre kuzeybatısında yer alan bir mevkidir. Kapladığı alan 470 km²'dir. Bölgede bir dizi kireçtaşı mağarası bulunmaktadır, aralarında Dr. Robert Broom ve John T. Robinson tarafından 1947 yılında keşfedilen 2.3 milyon yaşındaki Australopithecus africanus fosilinin bulunduğu Sterkfontein Mağarası da vardır.

<i>Homo naledi</i> soyu tükenmiş hominid türü

Homo naledi, orta Pleyistosen'den bir Homo türüdür. Güney Afrika Cumhuriyeti, Johannesburg yakınlarında, Rising Star isimli bir mağaranın, Dinaledi adlı bir odasının içinde 15 bireyine ait fosilleri keşfedilmiştir. Tür, boy ve vücut kütlesi yönünden, küçük-bedenli insan popülasyonları ile benzerdir; küçük kafatası hacmi ve kafatası şekli, erken Homo türleri –özellikle Homo habilis – ile benzerdir.

<span class="mw-page-title-main">Makapansgat</span>

Makapansgat, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Limpopo eyaletindeki Mokopane'nin kuzeydoğusunda, Makapansgat ve Zwartkrans Vadileri'nde yer alan bir arkeolojik alandır. Günümüzden 3.0 ila 2.6 milyon yıl öncesinetarihlenen Australopithecus fosil kalıntıları ile önemli bir paleontolojik alandır. 1999 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.

<i>Paranthropus robustus</i> soyu tükenmiş hominid türü

Paranthropus robustus, Güney Afrika'daki, İnsanlığın Beşiği'de Erken Pleistosen ve muhtemelen Orta Pleistosen döneminde yaklaşık 2,27 ila 0,87 milyon yıl önce yaşamış bir australopithecine türüdür. Kromdraai, Swartkrans, Sterkfontein, Gondolin, Cooper's ve Drimolen Mağaralarında tespit edilmiştir. İlk olarak 1938'de keşfedildi, tanımlanan ilk erken homininler arasındaydı ve Paranthropus cinsi için tip tür haline geldi. Bununla birlikte, bazıları tarafından Paranthropus'un geçersiz bir gruplama olduğu ve Australopithecus ile eşanlamlı olduğu iddia edilmiştir, bu nedenle tür genellikle Australopithecus robustus olarak da sınıflandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Sagital tepe</span>

Sagital tepe, diğerlerinin yanı sıra birçok memeli ve sürüngen kafatasının kafatasının tepesinin orta çizgisi boyunca uzunlamasına uzanan bir kemik sırtıdır. Bu kemik çıkıntısının varlığı, son derece güçlü çene kaslarının olduğunu gösterir. Sagital tepe, öncelikle ana çiğneme kaslarından biri olan temporal kasın bağlanmasına hizmet eder. Sagital tepe gelişiminin bu kasın gelişimi ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Sagital tepe, genellikle bir hayvanın gençlik döneminde, temporal çizgilerin yakınsaması ve kademeli olarak yükselmesinin bir sonucu olarak, temporal kasın büyümesiyle birlikte gelişir.

<span class="mw-page-title-main">Bodo kafatası</span> 600.000 yıllık hominid fosili

Bodo kafatası, soyu tükenmiş bir hominin türünün fosilidir. 1976'da Jon Kalb liderliğindeki bir keşif gezisinin üyeleri tarafından bulundu. Rift Vadisi Araştırma Misyonu, Bodo kafatasının yanı sıra Aşölyen aletlerinin ve hayvan fosillerinin bulgularına yol açan bir dizi araştırma yaptı. İlk keşif, daha düşük bir yüz bulan Alemayhew Asfaw ve Charles Smart tarafından yapıldı. İki hafta sonra Paul Whitehead ve Craig Wood yüzün üst kısmını buldular. Etiyopya'daki Awash Nehri'nin kuru dallarından birinin yüzeyi boyunca kafatası parçaları keşfedildi. Kafatası, eserler ve diğer hayvan fosilleri, nispeten geniş bir orta kum alanı üzerinde bulundu ve kafatasının yakınında sadece birkaç alet bulundu. Kafatası 600.000 yaşındadır ve şu anda H. bodoensis'in tip örneğidir.

Meganthropus, Endonezya'nın Pleistosen döneminden bilinen, hominin olmayan hominid insansılarının soyu tükenmiş bir cinsidir. Endonezya'nın Orta Cava kentindeki Surakarta yakınlarındaki Sangiran bölgesinde birkaç izole dişin yanında bulunan bir dizi büyük çene ve kafatası parçasından bilinmektedir. Cinsin uzun ve karmaşık bir taksonomik geçmişi vardır. Orijinal fosiller yeni bir türe, Meganthropus palaeojavanicus'a atfedildi, bu isim uzun bir süre geçersiz sayıldı ve cins adı fosiller için resmi olmayan bir isim olarak kullanıldı.

<span class="mw-page-title-main">Bolt'un Çiftliği</span> Paleontolojik sit alanı

Bolt'un Çiftliği, Güney Afrika'nın Gauteng eyaletinde, İnsanlığın Beşiği Dünya Mirası Alanı'nda yer alan bir paleontolojik sit alanıdır. 4.5 milyon yıl öncesine tarihlendirilen 30'dan fazla fosil yatağıyla, İnsanlığın Beşiği'nde keşfedilen en eski yerlerden biridir. Mağaraların aşınarak fosilleşmiş iç kısımlarını açığa çıkardığı çok sayıda oyuk, çukur ve ocaktan oluşur. Sit alanından, İnsanlığın Beşiği'nde ortaya çıkarılan hominid fosilleri gibi fosiller ortaya çıkmış olmasa da, Bolt'un Çiftliği, primatlar ve büyük kediler de dahil olmak üzere, Erken Pliyosen ve Plio-Pleyistosen faunasının çeşitli türlerine ait önemli bir fosil kaynağıdır.

<span class="mw-page-title-main">Oldovan</span>

Oldowan, tarih öncesi dönemlerde yaygın bir arkeolojik taş alet endüstrisiydi. Bu ilk taş aletler basitti ve genellikle başka bir taşla yontulmuş bir veya birkaç puldan yapılıyordu. Oldowan aletleri, Alt Paleolitik dönemde, 2,6 milyon yıl öncesinden en az 1,7 milyon yıl öncesine kadar, Afrika'nın büyük bölümünde eski Homininler tarafından kullanılmıştır. Bu teknolojik endüstriyi daha sofistike Aşölyen endüstrisi izledi.

<span class="mw-page-title-main">Tan-Tan Venüsü</span>

Tan-Tan Venüs'ü, Fas'ta bulunan bir taş figürüdür ve yaklaşık olarak günümüzden 500.000-300.000 yıl öncesine tarihlenmektedir. Bu figürün adı, bulunduğu bölgenin adı olan Tan-Tan'dan gelmektedir. Kendisi ve çağdaşı olan Berekhat Ram Venüsü figürü insan formunun en eski temsilleri olduğu iddia edilmektedir.