İçeriğe atla

Mahayana

Mahāyāna, (Sanskrit महायान mahāyāna, kelime olarak ‘Büyük Taşıt’ (“Maha” “büyük”, “yana” ise “taşıt”) anlamına gelir; Çince: 大乘, Dàchéng; Japonca: 大乗, Daijō; Vietnamca: Đại Thừa; Korece: 대승, Dae-seung; Thai: มหายาน, Maha Yan) Budizm’in üç ana kolundan biridir. Kaynağı Hint yarımadasıdır. Budizm’i Hinayana ve Mahayana olarak sınıflandırır. Vajrayana ise Mahayana Budizm’inin bir uzantısıdır. MS 1. yüzyılda Orta Asya ve Çin’e geçmiş, buradan da Doğu Asya’ya yayılmıştır. Günümüze hâlen uygulanmakta olduğu yerler Hindistan, Çin, Tibet, Japonya, Kore, Vietnam ve Tayvan’dır.

Kökeni

Mahayana’nın ayrı bir okul olarak ortaya çıkışı MÖ 1. yüzyılda Kuşan İmparatorluğu (günümüzde Pakistan içinde bir bölge) sınırları içinde gerçekleşmiştir. Burada bir hayli geliştirildikten sonra yaklaşık MS 2. yüzyıl civarında Çin’de yayılmaya başlamıştır. Mahayana Budizminin kökeni kesin olarak bilinemese de, kimi araştırmacılar tarafından Ekavyavaharika, Lokottaravadin ve Sautranika gibi eski okullarla arasında benzerlikler kurulmaktadır. Ancak 2. yüzyılda Nagarjuna tarafından kurulan Madhyamika okulu ilk Mahayana Budist okul olarak kabul edilir.

Doktrin

Mahayana yolunu benimseyenler, Budizm’in daha ortodoks kolu olan Theravada’yı (eskilerin yolu) biraz da küçümseyici bir ifadeyle Hinayana (küçük taşıt) olarak adlandırır. Günümüzde Sri Lanka, Myanmar, Tayland, Laos ve Kamboçya’da yaygın olan Theravada Budizmi ile Mahayana arasındaki temel ayrım Buda’nın doğası ve Budizm’de izlenmesi gereken ideal konularında ortaya çıkar. Theravada’da Buda’nın yolunu izleyip nirvanaya ulaşan kişiye arhat adı verilir. Mahayanacılar ise arhat idealini dar ve bencil bir amaç sayarlar ve karşılık olarak bodhisattva idealini savunurlar. Bodhisattva aydınlanmaya erişmiş, ancak Buda olmayı erteleyerek dünya üzerindeki tüm duyarlı canlılar Budalığa erişmedikçe doğum ölüm döngüsünden (samsara) ayrılmayı reddeden, yardıma ihtiyacı olanın yardımına koşan kişidir. Dolayısıyla bodhissatva’nın en önemli erdemi şefkat (karuna), Theravada’nın bilgelik erdeminden daha üstün sayılır.

Hinayana ve Mahayana arasındaki fark

Hinayana sözcük olarak “ küçük araba” ya da “ küçük yol” anlamına gelmektedir. Hina, yani “küçük” kelimesi, ruhu harekete geçirmeyi ifade etmektedir. Dört Yüce Gerçekten birincisi olan, acıların kavranması, edinilmiş davranışlarla acılardan kurtuluşu hedefler. Her kim bu söz konusu ruhsal enginliğe ulaşırsa (feragat olarak da adlandırılır) Mahayana’dan Hinayana’ya geçer. Bu arzular insan denilen canlı için bir nevi ufak güdülemedir. Her kim acılardan kurtulmak isterse, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeli ki büyük ruh enginliğine ulaşsın ve Mahayana’ya geçebilsin. Mahayana Budizm’inde acılardan kurtulma isteği her bir kişi için, daha doğrusu bütün canlılar için geçerlidir. Bir kişinin huzuru bütün insanlığın huzuru anlamına gelmektedir.

Mahayana Budizm’inin Avrupa kültürleriyle etkileşimi

Yunan ve Roma kültüründe ortaya çıkmış Yeni Platonculuk (Neoplatonizm) ve Mahayana Budizm’inin Hristiyanlık üzerinde önemli etkileri vardır. Bu birçok kültürü ve dini birbirine bağlayan bir köprü görevi görür. Örneğin bugün birçok İslam ülkeleri vaktiyle Yunan ve Budizm kültüründen etkilenmiştir; ancak Mahayana Budizm’inde bu konuda güvenli olarak yeterli bilginin mevcut olmadığını göstermektedir. Yeni Platonculuk (insanların ruhlarını kapladığı görülen derin dinsel ilgi) Yunan akılcılığının içinde felsefi olarak ele alınır.[]

Mahayana öğretisinin oluşumu

Büyük araba ya da büyük yol anlamına gelir ve amacı Samsara’dan bütün dünyevi zevklerden kurtulmaktır. Dharma çarkının ikinci evresinin öğretileri Buda aracılığıyla, Nagarjuna (Budist düşünür) ve Asanga (Budist topluluğu) tarafından ortaya konulmuştur. Bu bilgilere Buda’nın ölümünden yaklaşık 500 yıl sonra ulaşılmıştır. Mahayana Budizm’inin iki yolu vardır: Esas yol olan Nagarjuna ve geniş yol denilen Asanga. Birincisi yani Nagarjuna boşluk (Shunyata)

Asanga ise kendi yararından çok başkalarının yararını düşünen (özgeci) Bodhisattva davranışları üzerinde durmaktadır. Mahayana yandaşları, bu öğretilerin saklı kaldığı için yayılma imkânı bulamadığını belirtiyorlar. Nagarjuna Nagas’ın tantrik güçleri aracılığıyla boşluğa giden öğretileri oluşturur. Asanga ise inziva hayatından 12 yıl sonra ortaya çıkmış ve acıları etkilemiştir. Bunun sonucunda Buda Maitraya’nın öğretilerini elde etmiştir.

Bu düşünceye göre Buda ölmeden önce öğrencilerine yüksek düzeyde bir eğitim vermiştir ve geri kalan öğretileri Dharma çarkının ikinci evresini oluşturmaktadır. Bu evre daha sonralarda Mahayana geleneğinden (Küçük yol) etkilenmiş olan Dharma çarkının ilk evre öğretileri, aynı zamanda Mahayana’nın da bölümlerindendir ve bireysel kurtuluşa hizmet etmektedir. Mahayana yandaşları tarafından uygulanmaktadır. Çarkın üçüncü evresinin öğretileri (evrelerden oluştuğu için çark olarak nitelendirilir). Vajrayana Budizm’ine aittir. Elmas araba -Elmas Yol anlamına gelmektedir ve Buda Doğası, Utara-Tantra- Shastra metinlerinde yer almaktadır.

Öğretmen-öğrenci sistemi

Başkalarına yardımı esas alan Mahayana öğretisinin bir sonucu, öğrenci öğretmen uyumudur. Örneğin, Buda Amida’ya aşırı güvenmek, buna örnek olarak gösterilebilir. Buda Amida içimizdeki öğretmen anlamına gelir. Kişinin kendi acılarıdır. İyi bir Bodhisattva olan öğretmen, Prajnaparamita’yı (Sutra) anlayıp öğrenendir. Ancak bilinmesi gereken en önemli şey; Mahayana okulunda öğretmenin kendi yolundan, bağımlılık yaratmadan öğrenciyi aydınlığa ulaştırmasıdır. Aydınlığa giden yola, kişinin gücü ve motivasyonuyla çıkılır. Mahayana öğretmenleri, Bodhisattva’ları harekete geçirir ve on kuralı oluştururlar. Öğrencilere, Buda’nın öğretilerini öğreterek ve bunları uygulamaya sokarak yardım ederler ve onları aydınlığa ulaştırırlar. Bu nedenle Mahayana okulundaki öğretmenler “Buda” gibi kabul görürler. Öğrencinin bu duruma muktedir olması ve gerçekten bir motivasyonla kendini geliştirmesi gerekmektedir.

Mahayana öğrencisinin özellikleri

Hint Budist üstat Arjadeva’ya göre bir öğrenci şu özellikleri barındırmalıdır: tarafsız, zeki, istekli ve öğretmeye hevesli. Ayrıca hem iyi bir dinleyici hem de iyi bir öğretici özelliklerine sahip olabilmelidir. Öğrenci, bir mezhep yandaşı olmamalıdır (örneğin geleneğe ya da bir dine bağlı taraf tutmaması gerekir). İyi ve kötüye giden yolun ayrımını yapabilecek beceriye sahip olması gerekmektedir. Son olarak, öğrenci hakiki, özgeci bir motivasyonu barındıran kişi olmalıdır.

Mahayana öğretmeninin özellikleri

Yine üstat olan Asanga’ya göre, geleceğin Budası Maitreya’nın açıklamasına bakılırsa, bir öğretmen şu özelliklere sahip olmalıdır: Bir Mahayana öğreticisi olarak kendine güvenmeli, disiplinli olmalı ve öğretilerin sonucunda etkileyici bir sükûnete kavuşmuş olmalıdır. Öğrencilerden üstün olan, azimli, insanlara huzur veren, yazılı kaynakları iyi bilen, işine şevkle bağlı özelliklere sahip olmalıdır. Çıkarsız hizmet verebilmelidir. Bir öğretmen, boşluğu ifade eden Shunyata gibi gerçekliğin etkileyici bilgisine sahiptir ve öğrencilere bunları öğretebilme yeteneğine sahiptir. Öğrencilerin üzerlerinden korkaklık duygusunu atmalarını sağlar, onları yormadan, her birine devamlı cesaret verir.

Acılardan kurtuluş ve Aydınlanma

Buda öğretisinin ilk evresi, dört yüce gerçekle özetlenebilir. Dört Yüce Gerçekten, ilki yaşamın bütünüyle acı çekmek olduğu üzerinde durur. Amaç; açgözlülük, kin, cahillik gibi ruha acı veren kirlerden (Kleshas) arınarak acılardan kurtulup, özgürlüğe kavuşmaktır. Bu acılar, insan psikolojisinin temelini oluşturur. Kişi, ruhun bu zehirlerinden arınmayla ikinci gerçek olan acıların nedenlerini sorgulamaya geçer ve dördüncü gerçek olan sekiz aşamalı yolu pratik bir şekilde hayata geçirmesiyle Nirvana’ya ulaşır. Acılardan kesin kurtuluş olan Nirvana’ya ulaşmak ancak üçüncü gerçeklik aşamasında, Buda’nın onayıyla mümkündür. Budizm’e göre acılardan kurtulmuş, Nirvana’ya ulaşmış kişi artık iç huzura ermiş demektir. Gelişimin bu evresini tamamlamış, Nirvana’ya ulaşmış kişilere “Arhat” adı verilir. Ancak, Mahayana Budizm’ine göre bu kurtuluş ya da aydınlanma ile (Arhat ideali) kişi Buda unvanı alır. Bu bilgelik, Buda olmayı ve dünya üzerindeki bütün canlılara yardım edebilmeyi sağlar. Mahayana’ya göre bir Buda, kişinin geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki bütün Karmalarını bilir ve böylelikle bir Arhat olarak bencillikten uzaklaşıp başkalarına daha iyi yardımlarda bulunabilir. Öğrencilerin (Shravakas), Prateyabuddhas’ların (hiçbir öğreti yardımı almadan, kendi kendine aydınlığa ulaşmış kişilerin aydınlığa erişmesi ile Buda aydınlığı birbirinden farklıdır. Bu nedenle Buda’nın aydınlanması Mahayana Budizm’inde “Tam Aydınlık” olarak adlandırılır. Bu üç tür aydınlanmaya ulaşmak için bazı yollar vardır. Tam Aydınlığa giden yol Mahayana’da yer almaktadır ve Shravakas’ların izlemesi gereken sekiz aşamalı yolu içermektedir. Mahayana Budizm’ini takip eden bir kişi Bodhisattva’nın ilk seviyesini aştığı zaman Nirvana’ya ulaşabilir.

Mahayana Metinleri

Mahayana metinleri muhtemelen MÖ 1. yüzyılda yazılmaya başlandı. Prajna-Paramita sutralarında olduğu gibi kimi sutralar, Buda’nın saklı kalmış vaazları olarak tanıtılır. Kimilerinin ise diğer sutralarla birlikte kulaktan kulağa aktarıldığı, sonradan yazıya geçirildiği iddia edilmektedir. Kimi kaynaklar ise bu sutraların Buda döneminden sonra saklandığını, ancak daha sonraları mitolojik yollarla tekrar ortaya çıktığını savunur. Sutralara ek olarak yorumlardan oluşan çeşitli Mahayana metinleri de bulunmaktadır.

Tarihsel olarak en eski olduğu ispatlanan Mahayana metinleri, Prajna-Paramita Sutraları, Avatamsaka Sutra, Lotus Sutra, Vimalakīrti Sutra ve Nirvana Sutra’dır.

Mahayana Budistler kimi zaman Shakyamuni Buddha'nın öğretilerini üç genel kategoriye ayırır; buna "dharma çarkının evreleri" adı verilir: Hinayana, Prajna Paramita ve Tathagatagarbha öğretileri.

Budizm Çin ve Tibet’e yayıldıktan sonra Mahayana metinleri buralarda çevrilmiş ve Platform Sutra ve Sutra of Perfect Enlightenment gibi yeni metinler de eklenmiştir. Chan ustası Linji’ye ait Linji Lu’da daha sonradan eklenenler arasındadır. Budizmin Doğu Asya’da gelişimine paralel olarak Kore ve Japonya’da değişik metinler Mahayana metinlerine dahil edilmiştir. Örneğin, Kore’de Jinul yazmaları, Japonya’da Dogen'nin Shobogenzo’su gibi.

Mahayana okulunda okutulan eserler

Farklı Mahayana okullarında okutulan, Sanskritçe’den çevrilmiş eserler (Mahayana Sutra’ları), Pali- Kanon’dan (Budizm Kitabı) daha önemli ve ileri seviyede olan eserlerdir. Tripataka’nın (Budizm Kitabı) yanı sıra söz konusu bu kitaplar, Mahayana Sutra’larını içermektedir. Bu kitapta Shakyamuni Buda‘nın öğretileri Mahayana Budistleri tarafından bir araya getirilmiştir. Daha sonralarda Theravada Budistleri, bunları toplamış, bu nedenle öğretilerin temelleri sadece Pali-Kanon’larda yer almış ve bu kitabı kutsal kabul etmişlerdir. Theravadalılar’ın Mahayana kitaplarını neden reddettikleri ayrıntılı olarak Shantideva (Güney Hindistan Kralının oğlu) tarafından yazılan Bodhicharyavatara eserinin 9. bölümünde tartışılmaktadır. Bu reddediş ve ilgili diğer konular, Buda‘nın ölümünden yaklaşık 500 yıl sonra ortaya çıkan Pali metinlerinde de yer almaktadır. Bu yüzden, Mahayana yandaşları Pali metinlerini de kabul etmemişlerdir.

Amitabha Budizmi

Amitabha Budizm’i, duyular üstü Buda Amitabha’nın öğretilerini içeren, Mahayana okullarının yöneldiği Budist görüşüdür. 1.–2. yüzyılda Hindistan’da ortaya çıkmış, 5. yüzyılda Çin’e kadar ulaşmış ve Çin okullarınca benimsenmiştir.

Amitabha Budizm’i genelde Amidizm olarak nitelendirilir. Japoncada Amida, Sanskritçede ise Amitabha kelimeleriyle karşılık bulmaktadır. Amidizm, ruhani özelliklere sahip, Buda Amitabha’nın önderi olduğu bağımsız bir Budizm akımıdır. Bu Budizm’in temelini Amitabha’ya duyulan güven ve “Arık ülke” de yeniden doğumun beklentisi oluşturmaktadır. Arık ülke, Buda ve Bodhissattvalar’ın yaşadığı düşünülen, acılardan, kötülüklerden arınmış temiz, saf ülke anlamına gelmektedir. Günümüz insanlarının Nirvana’ya ulaşması mümkün olmadığı için onlara yardım edecek tek kişi Amitabha’dır. Çünkü Amitabha diğer varlıkları aydınlığa ulaştırmak için Bodhisattva’lık yemini etmiştir, diğer insanların tekrar doğumunu sağlamadıkça aydınlığa ulaşmamaya ant içmiştir. Bu nedenle her kim ona güvenir, onun adını içtenlikle anarsa, huzur dolu, cennet misali bir dünya olan Arık ülkede tekrar doğacaktır ve Nirvana’ya ulaşabilecektir.

Bugün Çin, Kore, Japonya, Tayvan, Vietnam, Singapur gibi Uzak Doğu ülkelerinde Amitabha’ya saygı duyulur ve onun Budist öğretisi geniş bir alana yayılmıştır. Meditasyon okullarında ise çok öneme sahip değildir ve sadece alt tabaka işçi sınıfı arasında yayılma gösterebilmiştir.

Mahayana Budizm’inde et tüketimi

Çoğu Mahayana Okulu et yemeyi yasaklamıştır. Lankavatara Sutra’sının 8. bölümünde, Bodhisattva’ların neden et yemedikleri ayrıntılı bir şekilde açıklanmaktadır. Mahayana inancına göre, et yemek korkuya neden olduğundan etten uzak durulmuştur. Et yenilmemesinin diğer bir nedeni de acılardan kurtulmaktır. Özellikle Tibet Budizm’indeki Mahayana okullarında ise sadece iklimsel duruma bağlı olarak et yenmektedir.

Ayrıca bakınız

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Budizm</span> Bir din ve hayat felsefesi

Budizm, bugün dünya üzerinde yaklaşık 500 milyonu aşkın inananı bulunan bir dindir. İlk önce Hindistan’da ortaya çıkmış, daha sonra zaman içinde Güneydoğu ve Doğu Asya’da yayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Buda</span> mükemmel aydınlanmaya erişen varlık

Buddha, Sanskrit dilinde “uyanmak, idrak etmek, bilinçlenmek” anlamına gelen “budh” fiilinin geçmiş zaman kipidir. "Uyanmış, idrak etmiş, bilinçlenmiş” anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Zen</span> aydınlanmacı bir yaşam felsefesi

Zen, kökeni Hindistan'daki Dhyana (ध्यान) okuluna kadar uzanan bir Mahāyāna Budist okulunun Japoncadaki ismidir. Hindistan'dan Çin'e geçen okul, burada Ch'an (禪) olarak ismini duyurmuştur. Tang Hanedanlığı döneminde Çin'de belli başlı Budist okullar arasına giren Ch'an, Çin'den Kore, Vietnam ve Japonya'ya yayılmıştır. 20. yüzyılda Batı'da tanınmaya başlanan bu okul, İngilizce ve diğer Batı dillerine Zen ya da Zen Budizm ismiyle girmiştir.

Dört Yüce Gerçek,, Gotama Buda’nın aydınlanmaya ulaştıktan sonra öğrettiği ilk öğretidir. Tüm Budist öğretinin temelini oluşturan bir anlayışı ifade eder. Dört Yüce Gerçek öğretisi Pali Derlemesi'nde Samyutta Nikaya yazmaları içerisinde yer almaktadır. Bu dört gerçek şunlardır:

  1. Dukkha - Yaşam acı doludur.
  2. Samudaya - Acıların sebebi cehalet, açgözlülük ve öfkedir.
  3. Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.
  4. Magga - Acıların sona ermesinin yolunu Sekiz Katlı Asil Yol gösterir.
<span class="mw-page-title-main">Gotama Buda</span> Budizmin kurucusu olan dinî öğretmen

Sidarta Gotama, yaygın olarak Buda olarak bilinir, MÖ 6 veya 5. yüzyılda Hindistan'da yaşadığı tahmin edilen ve Budizm'in kurucusu olduğu düşünülen din adamı. "Buda" bir lakap olup kendisine ölümünden yüzyıllar sonra atfedilmiştir. Sanskritçede "uyanmış kişi" anlamına gelen Buda, peşine düştüğü yaşam ve ölümün ardındaki gerçeğin arayışı sonucu Sidarta Gotama'da oluşan ruhani aydınlanmayı anlatmak için kullanılan bir ünvandır.

<span class="mw-page-title-main">Nagarjuna</span>

Nagarjuna, M.S. 2. yüzyılda yaşamış ve değilleme mantığıyla ün kazanmış olan ünlü Budist düşünür. Dünyayı anlama, yorumlama ve varlığın gizini çözme girişimlerinin zorunlu olarak sınırlarla karşılaşacağını ve eşyanın boş olduğunu öne süren Nagarjuna, yalnızca bilge kişinin, varlıkla ilgili olarak var mı yok mu sorusuna takılmadan, "ne var, ne yok" diyeceğini, her şeye tepeden bakacağını ve tartışmadan susacağını savunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Bodhisattva</span>

Bodhisattva, Budist düşüncede kendini tüm duyarlı canlıların Budalığa ulaşmasına yardımcı olmaya adamış kişidir. Sanskrit Bodhisattva kelimesi "aydınlanma ('bodhi') ve gerçek ('sattva')" kelimelerinden oluşmuştur.

Bodhi hem Pāli, hem de Sanskrit dillerinde "aydınlanma" anlamına gelen, ancak genellikle "uyanış" veya "bilmek" olarak çevrilen kavram. Budh kökü uyanmak, farkına varmak, bilmek, anlamak anlamına gelir; "Buddha" kelimesi ise "uyanmış olan" anlamında kullanılır. En yaygın olarak Budizm'de kullanılsa da, bodhi diğer Hint felsefelerinde de çeşitli bağlamlarda kullanılan bir kavramdır.

Maitreya, Budizm'de dünyanın sonu ve öbür dünya hakkındaki görüşlere göre bu dünyanın gelecek Buddhasıdır. Kimi zaman Geleceğin Budası olarak da adlandırılır.

Amitābha ya da Sonsuz Işık Budası Budizmin Mahāyāna okuluna ait yazmalarda adı geçen Buda'lardan biridir. Doğu Asya'ya özgü Arık Ülke mezhebinde en önemli Buda olarak kabul edilir. Vajrayana'da ise, Amitābha uzun ömürlülüğü ile tanınır. Amitābha Dharmakāra adında bir bodhisattva olarak yaşadığı sayısız yaşamlar boyunca yaptığı iyiliklerden biriktirdiği sonsuz erdemlere sahiptir.

Vajrayana Budizmi, farklı kaynaklarda Tantrik Budizm, Tantrayāna, Mantrayana, Mantranaya, Gizli Mantra, Ezoterik Budizm ve Elmas Taşıt adlarıyla da tanınır. Vajrayana Mahayana Budizminin bir uzantısıdır; felsefesinden çok benimsediği uygulamalarla ayrılır. Mahayana'da uygulamalar kabaca iki yola ayrılır: iyi niteliklerin mükemmelleştirilmesi metodu olan Sutrayana ve nihai Budalık hedefini yol olarak benimseyen Vajrayāna metodu. Vajrayana tam aydınlanmaya ulaşılmadan önce Buda-doğasının mistik tecrübe ile deneyimlenmesini gerektirir. Bu tecrübelerin aktarılması için, bir ezoterik bilgi kümesinin Budist tantrik yogiler tarafından toplanmış ve nesilden nesile aktarılmış olması gerekir. Uygulayıcı öncelikle yetkin bir ruhani öğretmen ya da guru tarafından kabul edilmelidir.

Theravada ; kelime anlamı olarak, "Yaşlıların öğretisi" ya da "Eski öğreti") günümüze ulaşan en eski Budist okuldur. Kökeni, Buda’nın ilk mensubu olan keşişler (rahipler) topluluğuna dayanmaktadır. Mahayana (büyük taşıt) geleneğinden gelen Budistler tarafından küçük taşıt olarak da adlandırılır. Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır. Yüzyıllardan beri Sri Lanka ve güneydoğu Asya'nın en yaygın dinidir. Aynı zamanda güneybatı Çin, Vietnam, Bangladeş, Malezya, Filipinler ve Endonezya'da kimi etnik gruplar tarafından izlenmektedir; Singapur ve Avustralya'da da gittikçe popülerlik kazanmaktadır. Günümüzde dünya çapında Theravada Budistlerin sayısı 100 milyonun üzerindedir. Ayrıca son yıllarda Theravada, Batı'da ve Hindistan'da da kök salmaya başlamıştır.

Mahayana sutraları geniş bir kapsamı olan, Mahayana Budistleri tarafından Buda'nın orijinal öğretisini temsil ettiği kabul edilen sutralar, yani yazılardır. "Mahayana"'dan bahseden ilk sutra, muhtemelen ilk defa 1. yüzyılda derlenen Lotus Sutra'dır.

Budizm genelde bir din olarak kabul edilir; ancak kimi zaman Budizm için “ruhani felsefe” tanımı da yapılmaktadır. Bunun nedeni Budizm'de mutlak bir yaratıcı tanrı fikri bulunmamasıdır. Buda'nın yaşadığı dönemlerden itibaren, bir yaratıcı kavramının bulunmayışı Budist düşüncenin ayırt edici özelliklerinden biri olagelmiştir. Budizmin yaklaşımı klinik ve sistematiktir; Dört Yüce Gerçek’te Buda ızdırap sorununu analiz etmiş, kökenindeki nedeni teşhis etmiş ve ızdırabı ortadan kaldıracak reçeteyi yazmıştır. Buda’nın öğretilerine göre, sekiz katlı asil yolu izleyen tüm duyarlı varlıklar, “bensizlik” (anatta) kavramının kavranması yoluyla cehaleti, dolayısıyla acıyı ortadan kaldırabilir. Bu nedenle, Budizm bir yaratıcı tanrı kavramına değil, ahlak, meditasyon ve bilgelik kavramlarına dayanmıştır. Bu açıdan Budizm, nihai bir "benlik" tanımlayan Hindu düşüncesiyle çelişir.

Budizm okulları, Budizm'in tarih sahnesine çıktığı M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren farklı coğrafyalarda yayılma olanağı bulmuş, girdiği yörenin kültürüne uyum sağlamıştır. Bununla birlikte aynı kültürden gelen Budist gelenekler içindeki yorum ve metotlardaki farklılıkların zamanla derinleşmesi biribirinden bağımsız, çeşitli okulların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Mahasanghika, eski bir Budizm okulunun adıdır. Siddhartha Gautama’nın ölümünden 140 yıl sonra Pataliputra tarafından üçüncü konseyde oluşturulmuştur. Bu konseyde Mâhadeva adlı keşiş diğer birçok keşişin de gözleminden kaçmayan bir gerçeği dile getirmiştir, bu gözleme göre bazı Arhat’lar ruhani bağlamda diğerlerine göre daha üstündü. Bu düşünceye keşişlerin çoğu katılmış; ama azınlık kabul etmemiş. Bu yüzden bu grup konseyden ayrılmış ve kendilerine Sthaviravadin adını vermişlerdir. Keşişlerin geri kalan kısmı ise; Büyük Sangha’nın bir teorisini öğrettikleri için Mahasanghika adını almışlardır.

Hinayana, Mahayana gibi Budizm'in iki ana kolundan biri.

Arhat; ağırbaşlı, layık kişi anlamına gelen Sanskritçe bir kelime. Budizm'de kin, nefret, cahillik gibi duygulardan arınmış kusursuz kişiler için kullanılan bir unvandır. Kişi nedensellik çemberinin on zincirini aşmıştır. Samsar'a geçmeden Nirvana'ya ulaşmayı hedefler.

<span class="mw-page-title-main">Çin'de Budizm</span>

Çin'de Budizm, MÖ 1. yüzyılda gelmiştir. Budizm, Çin kültürünü sanat, siyaset, edebiyat, felsefe, tıp ve malzeme kültürü gibi çok çeşitli alanlarda şekillendirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Budist felsefe</span>

Budist felsefe, Gotama Buda'nın ölümünden sonra Hindistan'daki çeşitli Budist okulları arasında gelişen ve daha sonra Asya'nın büyük kısmına yayılan felsefi araştırmalar ve araştırma sistemlerini ifade eder. Budist öğretilerinin yaşam, varoluş, bilgi, akıl, madde ve insan ahlakı değerlerine bakışı veya uygulanması, Budist felsefenin temel konusunu oluşturur. Buda’nın yaşamı boyunca kişisel olarak öğretilerini yazılı olarak kayıt etmemesinden dolayı, Budist felsefesi büyük oranda Budist okullarında geliştirilen Budist öğretilerinin yeniden inşası üzerine kurulmuştur. Budist felsefe’nin çalışma konusu, "Dukkha" kavramı ile başlar. Dukkha, Pali dilinde genellikle sefalet, mutsuzluk, keder, talihsizlik ve umutsuzluk anlamına gelir. Felsefe'nin amacına göre, Dukkha'dan Nirvana'ya ulaşmanın yolu dört asil hakikatte özetlenmiştir. Budizm’de Nirvana’ya ulaşmanın yolu hem felsefi akıl yürütme, hem de meditasyonu birleştirmekten geçer.